Alphonse Daudet Kimdir (Kısaca)

Alphonse Daudet Kimdir (Kısaca)

Alphonse Daudet (13 Mayıs 1840, Nîmes, Fransa – 16 Aralık 1897, Paris, Fransa)

Tanınmış bir Fransız romancısıdır. Nîmes’de doğdu. Çocukluğu zorluklar içinde geçtiğinden okula gidemediği oldu. 1856’da öğretmen yardımcısı olarak çalışmak üzere Alais’deki koleje girdi, ertesi yıl da Paris’e gitti. Burada ilk yazdığı şiirler «Les Amoureuses» (Aşık Kadınlar) adı altında, 1858′ de, yayınlandı. Böylece edebiyat çevresinde kendini tanıtmış olan Daudet «Figaro» gazetesinde çalışmaya başladı.

Daudet’nin roman sayılabilecek ilk uzun eseri 1868’de yayınlanan «Le Petit Chose» (Küçük) tür. Bu eserinde kendi gençlik yıllarını büyük bir içtenlikle ve hüzünle dile getirmiştir. En tanınmış romanı ise 1872’de yayınlanan «Tartarin de Tarascon» (Taraşcon’lu Tartarin) dir. Bu kitapta yarattığı Tartarin adı bir tipin avcı, dağcı ve sömürgeci olmak üzere üç çeşit hayatındaki maceralarını anlatmıştır.

Daudet, edebiyatta realist bir yazar olarak kabul edilir. Fakat gerçekleri duygulu bir şair açısından görmesi onu zamanının realist yazarlarından ayırır. En çok İngiliz romancısı Dickens’in etkisi altında kalmıştır. Fransız edebiyatında o zamana kadar olayları, şahısları, onların davranışlarını, âdet ve alışkanlıklarını anlatmakta bu derece başarı sağlamış başka yazar yetişmemiştir.

Daudet çok sevilen çocuk hikâyeleri de yazmıştır. Karısı da bir romancı olan Daudet’nin evlilik saadet içinde geçmiştir. Fakat ömrünün son yıllarında uykusuzluk hastalığı çekmiş, 1897’de Paris’te ölmüştür.


Değirmenimden Mektuplar

Ünlü Fransız yazarı Alphonse Daudet yi tanıtan ilk eseri 1866′ da yayınlanan «Değirmenimden Mektuplar» dır. Daudet’nin şiir dolu üslûbu hakkında bir fikir verebilmek için bu eserden «Yıldızlarla Çoban» adındaki hikâyeden bir parça sunuyoruz

Geceyi açıkta geçirmişseniz bilirsiniz ki, herkesin uyuduğu saatlerde, yalnızlığın, sessizliğin içinden esrarlı bir âlem uyanır. O zaman kaynaklar daha tiz perdeden şarkı söyler, göllerde küçük alevler yanar Dağın bütün hayaletleri serbestçe gelir sanki dalların uzadığı, otun yerden bittiği duyuluyormuş gibi, Havada sürtünmeler, fark edilmeyen gürültüler vardır Gündüz canlıların âlemidir, gece, eşyanın cümbüşü Eğer alışık değilseniz, bu sizi korkutur.

Aşağıda pırıl pırıl bir gölden, uzun ve hazin bir çığlık koptu, kıvrım, kıvrım bize doğru yükseldi. O anda sanki işittiğimiz bu feryat yanında bir de ışık götürüyormuş gibi başlarımızın üstünden bir yıldız aktı.

kaynak:nkfu

Sen de Yorum yazmalısın bence.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir