Yazar Arşivi Aslen Nereli

Tayyar Rahmiye Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

Milli Mücadele kadın
kahramanlarından. Raziyeler Köyü / Kaypak Bucağı / Osmaniye doğumlu. Yaşadığı
bölge düşman işgaline uğradığında milli kuvvetlere katıldı. 1920’de 9. Tümenin
Fransızlarla girdiği muharebeye kendi müfrezesiyle katıldı. Başlıca görevi,
keşif ve cephe gerisinde kundakçılık yapmaktı. Osmaniye yakınlarındaki
demiryolu tünelini patlatarak düşmanın cephane ikmalini büyük sekteye uğrattı.
Siperinden çıkıp düşman hattında şehit düşen askerleri sırtında kendi
bölgelerine getirmesiyle “uçan” anlamındaki “Tayyar” lakabını aldı.

Osmaniye’deki Fransız karargâhına
düzenlenen saldırıda askerlerin tereddüt etmesi üzerine, “Ben kadın olduğum
halde ayakta duruyorum da siz erkek olarak yerlerde sürünmeye utanmıyor
musunuz?” diyerek arkadaşlarını hücuma teşvik etti. Aynı muharebede ateş
hattında kalan iki arkadaşını korumak için ileriye doğru atıldığında şehit oldu.

KAYNAK: İhsan Işık / Ünlü Kadınlar
(Türkiye Ünlüleri Ansiklopedisi, c. 6, 2013).

biyografya

Etiketler, ,

Monica Molina kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Monica Molina, İspanyol pop, slow ve geleneksel İspanyol ve Latin müzikleri temalarını işleyen ses sanatçısı, bestekâr, müzisyen ve oyuncudur.

Monica Molina, 24 Ocak 1968 tarihinde Madrid, İspanya’da İspanyol şarkıcı ve aktör Antonio Molina‘nın sekiz çocuğundan yedincisi olarak doğmuştur. Tam adı Mónica Molina Tejedor’dur. Monica’nın babası İspanya‘nın ‘efsane’ şarkıcılarından Antonio Molina, Kız kardeşi Angela Molina ise Avrupa sineması için vazgeçilmez bir oyuncudur. Diğer kardeşi Micky de yine bir sinema oyuncusu. Albümlerine imzasını atan ve yanından hiç ayrılmayan Noel ise kendisi gibi bir müzisyen ve şarkılarının bestecisi ve söz yazarıdır.

aslennereli.com

17 yaşında şan dersleri almaya başlayan Monica Molina, ilk albümünü 1999 yılında çıkarmıştır. Kısa zamanda çok sayıda Altın Plak kazanmasının yanı sıra, Latin Grammy Ödülleri’nde “En İyi Şarkıcı” ve İspanya Müzik Ödülleri’nde de “En İyi Çıkış Yapan Şarkıcı” unvanlarını elde ederek hatırı sayılır başarılar elde etmiştir.

Türkiye‘yi, özellikle İstanbul‘u çok sevdiğini birçok röportajında dile getiren Mónica, Türkiye‘de çeşitli Jazz festivallerine katılmıştır ve konserler vermiştir. İstanbul‘a ilk defa 2002 yılında gelip konser vermiştir. O günden beri İstanbul’da, Ankara’da, Bursa’da onlarca konser verdi.

Monica Molina, İspanya‘nın en ünlü oyuncularıyla çok sayıda önemli sinema filminde, televizyon dizisinde, tiyatro oyunlarında rol almıştır.

Oyuncu Jose Coronado ile evlendi. 5 Aralık 2002 tarihinde Candela adında bir kızı oldu. Nana para Candela adlı şarkısını aktör José Coronado ile olan evliliğinden doğan tek çocuğuna ithaf etmiştir.

Monica Molina, İspanya’nın başşehri Madrid‘de yaşamaktadır.

2006 yılında İstanbul konserinde Leman Sam ile el ele şarkılar söyledi.

2007 yılında yaptığı “Autoretrato (Kendi Portrem)” adlı albümünün kapağı İstanbul manzaralı olan Monica Molina, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın teklifi üzerine Türkiye’nin tanıtımı adına bir klibini İstanbul‘da çekmiştir.

2013 yılında babasının efsaneleşen şarkılarını “Mar Blanca” adında bir albümde toplayan Monica Molina, 2016 yılında Türkiye’ye gelip şarkılarını senfoni orkestrası eşliğinde dünyada ilk kez Bodrum’da seslendirdi.

Monica Molina, 17 Kasım 2020 tarihinde İstanbul Cemal Reşit Rey Salonu’nda bir konser verdi.

Albümleri :
2012 – Mar Blanca
2007 – Autorretrato
2006 – A vida
2003 – De cal y arena
2001 – Vuela
1999 – Tu despedida

Filmleri ve Dizileri :

2006-2009 – Amar en tiempos revueltos (Cora Ramos/Cantante) (Tv Dizisi)
2001 – Papá (Eva) (Tv Dizisi)
1998 – Hermanas (Consuelo) (Tv Dizisi)
1998 – Periodistas (Mabel) (Tv Dizisi)
1997 – Más que amigos (Eva) (Tv Dizisi)
1996 – Aquel lugar de La Mancha (Video)
1995 – Así en el cielo como en la tierra (Lola Fajardo) (Sinema Filmi)
1995 – Belmonte (Consuelo) (Sinema Filmi)
1994 – Encantada de la vida (Tv Dizisi)

1994 – El baile de las ánimas (Mónica) (Sinema Filmi)
1993 – La ardilla roja (Chica pelo rojo) (Sinema Filmi)
1992 – Luz negra (Luz) (Sinema Filmi)
1992 – Demasiado corazón (Chica) (Sinema Filmi)
1992 – Amor en off (Sinema Filmi)
1991 – Sedem jednou ranou (Frantiska) (Sinema Filmi)
1991 – Martes de carnaval (María del Campo) (Sinema Filmi)
1989 – Sé que estás ahí (Kısa Film)
)
1989 – Die Besteigung des Chimborazo
1987 – Material urbà (Maite) (Sinema Filmi)
1986 – La mitad del cielo (Rosa joven) (Sinema Filmi)
1986 – El viaje a ninguna parte (Sinema Filmi)

Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , , ,

Özcan Kadıoğlu kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Dünya Gazetesi Köşe Yazarı

Özcan Kadıoğlu, 1 Ağustos 1968 tarihinde Burdur’un Bucak ilçesinde doğmuştur. İlk, orta ve lise eğitimini Bucak’ta tamamladı. 1986 – 1990 yılları arasında Ankara’da Gazi Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümünde lisans eğitimini tamamladı. 1990 – 1995 yılları arasında yine Gazi Üniversitesi Fen Fakültesinde yüksek lisansını yaptı.

aslennereli.com

Özcan Kadıoğlu, üniversiteden mezun olduktan sonra Ankara‘da 4 yıl öğretmenlik yaptı. 1995 yılında öğretmenlik mesleğinden ayrılarak ticaret hayatına başladı ve halen devam ediyor.

İngilizce bilen Özcan Kadıoğlu, evlidir ve 2 kızı vardır.

Antalya Lara’da “La Bergamote” adlı bir pastane sahibidir.

Özcan Kadıoğlu, Dünya Gazetesi’ndeki ekonomi yazılarıyla tanınmaktadır.

1 Kasım 2015‘te yapılan 26.Dönem Milletvekili Seçimlerinde MHP tarafından Antalya milletvekili adayı oldu. İyi parti kurulduktan sonra İyi partiye geçen Özcan Kadıoğlu, İYİ Parti‘de Ekonomi Politikaları Başkan Yardımcılığına atandı.
Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Hasan Can Kaya kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Hasan Can Kaya, 16 Aralık 1989 tarihinde İstanbul‘un Güngören ilçesinde doğmuştur. Aslen Malatyalıdır. Lise yıllarında espri yeteneğini fark ederek tiyatroya yöneldi.

BKM’nin “Çok Güzel Hareketler Bunlar” programında yazarlık yaptı. Kendi yazdığı hikayeleri ve senaryoları film yapmak isteyen Hasan Can Kaya bir süre senaristlik yaptı. Hasan Can Kaya “1 Erkek 1 Kadın 2 Çocuk ” dizisinde senaristlik yaparken dizi ekibinin de desteği ile 2014 yılında Leman Kültür Beşiktaş’ta stand up gösterileri yapmaya başladı.

aslennereli.com

2008 -2015 yılları arasında yayınlanan ve Demet Evgar ile Emre Karayel‘in başrollerini paylaştıkları “1 Erkek 1 Kadın 2 Çocuk”dizisinde senarist ekibinde çalıştı.

Hasan Can Kaya, 2020 yılının ilk ayında Youtube‘da kanal açarak kendi programını yapmaya başladı.

Hasan Can Kaya, “Konuşanlar Talk Show” projesi ile ilk zamanlar hiç izlenilmese de pandemi dönemi ona yaradı ve milyonlar tarafından izlenmeye başladı. Konuşanlar Talk Show programı seyircilerin gönüllü olarak maliyetini karşıladığı özel bir program olarak yayınlarına devam etti. Teknik ekip çalışanları da Hasan Can Kaya’ya inandığı için çok az bir para karşılığında program çekimlerini yaptı. Hasan Can Kaya stand up yaparak hayatını kazanmaya devam ediyor.

YouTube kanalı üzerinden yayınlanan “Konuşanlar Talk Show” programında ünlü isimleri konuk alan Hasan Can Kaya‘nın programı 17 Kasım 2020 tarihinden itibaren Acun Ilıcalı‘nın yeni platformu Exxen ile anlaştı.

Filmleri ve Dizileri :
2019 – Seksenler (TV Dizisi) (Ses teknisyeni – 1 bölüm)
2018-2019 – Çocuklar duymasın (TV Dizisi) (Ses teknisyeni – 23 bölüm)
2018 – Bebek Geliyorum Demez (Sinema filmi) (ses kayıtçısı)
2017-2018 – Aslan Ailem (TV Dizisi) (ses operatörü – 15 bölüm)
2016-2017 – No: 309 (TV Dizisi) (ses operatörü – 65 bölüm)
2015 – Manda yuvası (Sinema filmi) (ses operatörü)
2014 – Uzun Yol (Sinema filmi) (boom operatörü)
2008 -2015 – 1 Erkek 1 Kadın 2 Çocuk (TV Dizisi) (Senarist ekibinde)

Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , , ,

Halit Yerebakan kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Halit Yerebakan, 8 ağustos 1982 tarihinde İstanbul‘da doğmuştur. Aslen Rize Ardeşenlidir. Bir süre İstanbul’da Erenköy İlkokulu’nda 3 yıl eğitim aldıktan sonra New York‘un Manlius Eagle Hill okulunda ilkokul ve ortaokulunu tamamladı. Tekrar Lise eğitimi için İstanbul‘a geri döndü. Kasımoğlu kolejinde Lise eğitimini tamamlayan Halit Yerebakan, 2000 yılında İstanbul Bilim Üniversitesi‘nde Tıp fakültesini kazanarak eğitimine devam etti. 2006 yılında Tıp fakültesini başarı bursu ile tamamlayan Halit Yerebakan zorunlu hizmetini tamamlamak için Erzincan‘a gitti. Ayrıca tıp uzmanlık sınavını kazanarak Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesinin Kalp ve Damar Cerrahisi alanında ihtisas eğitimi alarak 2012 yılında tamamladı.

aslennereli.com

Halit Yerebakan, 2001-2003 yıllarında Şişli Florence Nightingale hastanesinde Prof.Dr. Bingür Sönmez ve Prof. Dr. Belhan Akpınar’ın yanında stajyer olarak kalp cerrahisindeki eğitimine başlamıştır. 2003 yılında New York Presbyterian hastanesinde Prof.Dr. Mehmet Öz’ün yanına araştırma asistanı olarak kabul edilmiş ve 3 ay süre ile Prof.Dr. Mehmet Öz’ün yanında çalışmıştır. 2004 yılında Avrupa’da önemli bir minimal invaziv kalp cerrahisi kliniği olan Belçika’da OLV Ziekenhuis Aalst’da stajyer aktif cerrah olarak 3 ay süre ile görev yapan Dr.Halit Yerebakan, devam eden yıllarda Dubai Wellcare Hospital, Frankfurt Goethe Üniversitesi gibi merkezlerde gözlemci olarak bulunmuştur. 2006 yılında Cenevre Üniversitesi kalp ve damar cerrahisi kliniğine asistan olarak ve New York Presbyterian hastanesine ise kalp ve damar cerrahisi alanında kök hücre uygulamalarında araştırma görevlisi olarak kabul edilen Dr. Halit Yerebakan yurt dışında meslek hayatına başlamak yerine ülkemizde Yeditepe Üniversitesi hastanesinde kalp ve damar cerrahisi eğitimini almak üzere tıpta uzmanlık sınavında en yüksek kalp cerrahisi puanı ile uzmanlık eğitimine başlamıştır.

2003 yılında başlayan Prof.Dr. Mehmet Öz ile olan birlikteliğini Türkiye’ye taşımış, ülkemizde televizyon programının Türkiye sitesinde hasta sorularını yanıtlayan hekim olarak görev yapmıştır.

Yeditepe Üniversitesi hastanesinde 2008 yılında Prof.Dr. Süha Küçükaksu başkanlığında başlatılan kalp yetersizliği cerrahisi programında Prof.Dr. Süha Küçükaksu’nun asistanlığını yürüten Dr.Halit Yerebakan, bir vakıf hastanesinde uygulanan ilk kalp transpantasyonu ve İstanbul’da ilk kalp destek sistemleri uygulamalarında cerrahi ekip içerisinde yerini almıştır.

Prof.Dr. Süha Küçükaksu’nun desteği ile 2010 şubat ayında Paris’te gerçekleştirilen total yapay kalp cerrahisi eğitimini alan Dr.Halit Yerebakan 2010 yılından itibaren Prof.Dr. Ergun Demirsoy’un asistanı olarak Yeditepe Üniversitesi hastanesinde araştırma görevlisi işine devam etmiştir. 2011 yılında kabul edildiği Columbia Universitesi College of Physicians and Surgeons Tıp Fakültesinde çalışmalarına devam etmek üzere bağlı bulunduğu üniversiteden görevlendirilmiş, buradaki çalışmaları neticesinde ise dünyanın en büyük kalp nakli serisi üzerine yapmış olduğu tezi ile Mayıs 2012 yılında uzman olmuştur.

Uzman olarak mesleğine adımını attığı ilk gün dünyanın en iyi kalp nakli eğitim merkezi Columbia Universitesi’nde kalp nakli araştırma ve koordinasyon ekibinde doktora sonrası araştırma görevlisi olarak göreve başlamıştır. Halit Yerebakan, Columbia Universitesi College of Physicians and Surgeons Tıp Fakültesinden sonra uzman olarak yeni başlamış olmasına rağmen tamamı uluslararası ve önemli kongrelerde sunulmuş 100’e yakın literatür çalışması bulunmaktadır.

2011-2014 yılları arasındaki yoğun bilimsel çalışmaları sonucunda Tübitak’tan araştırma burs ödülü, American Heart Association araştırma ödülü, American Association of Thoracic Surgeons Öğrenci Programı ödülü ve ayrıca Columbia Üniversitesi Enstitü destekli araştırma projelerifonu kapsamında 4 ayrı ödül almıştır.

Bilimsel çalışmalarında daha meslek hayatının başında olmasına rağmen akademisyen indeksinde yükselmeye başlayan Yerebakan, 2017 yılının Mart ayında Türkiye’de girmiş olduğu doçentlik sınavını kazanarak Türkiye’nin en genç kalp cerrahisi doçentleri arasına adını yazdırmış ve öğretim üyesi olarak halen Yeditepe Üniversitesi’nde çalışmaktadır.

Halit Yerebakan, Kalp cerrahisi alanında en önemli derneklerden olan American Association of Thoracic Surgeons’da ve sadece dünyada 25 kalp cerrahının aday olduğu 2013 yılı Evarts Graham ödülüne Columbia Universitesi tarafından, çalışmaları göz önünde bulundurularak aday gösterilmiştir. Ayrıca 7 deneysel proje yürütmekte olup Bu projelerden iki tanesi American Heart Association, bir tanesi American Association of Thoracic Surgeons ve kalan dört çalışması ise IIG ödülleri desteğinde yürütmektedir.

Halit Yerebakan, kalp cerrahisi dışında kendisini sağlık sisteminin ve toplumsal sağlığın geliştirilmesi çalışmalarına adamış, uluslararası kalite belgelendirme kuruluşlarından eğitim almış ve medikal cihaz üreten firmalarda kalite yönetim sistemi uygulamalarında baş denetçi olarak Auditor Training Institute tarafından sertifikalandırılmıştır. Tıbbi cihaz üretimi konusunda teknik uzmanlık deneyiminin yanı sıra ülkemizde Sağlık Bakanlığı Sağlık Politikaları Kurulu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Hayatı Kurulu’nda görevlerde bulunmuştur. Halen aktif olarak Yeşilay Cemiyeti’nde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır.

Dr.Halit Yerebakan’ın anti-aging ve koruyucu hekimlik konusunda çeşitli toplantılarda sunumları bulunmaktadır. Medikal teknik dergisinde ilk olarak 2003 yılında yazarlık yapmaya başlayan Halit Yerebakan’ın Ulusal kongrelerde, yayınlarda ve uluslararası yayınlarda çeşitli yazıları bulunmaktadır.

Halit Yerebakan, 2011- 2012 yıllarında ABD’de kalp ve akciğer nakli konusunda Columbia Universitesinde doktora sonrası araştırma görevlisi olarak çalıştı.

Halit Yerebakan, Esra Yerebakan ile evli olup Rana adında bir kızı, Ömer Metin adında bir oğlu vardır.

Doktor olmanın latince öğretmen kelimesinden geldiğine, insanlara sağlık bilgilerini tıp terminolojisini kullanmadan ve keyif alarak öğretebileceğine inanan Halit Yerebakan toplum sağlığının geliştirilmesi üzerine çalışmalarına devam etmiş ve 100’den fazla bölümden oluşan 3 sezon boyunca TRT1 ekranlarında İyi Fikir’de sağlık günü sunuculuğu, ATV‘de yayınlanan Sağlıklı Mutlu Huzurlu programında 100’den fazla bölümde daimi konuk ve 2017 yayın yılında TRT1 ekranlarında hafta içi her gün yayınlanan Doktor Geldi programında sunuculuk yapmıştır.

21 Nisan 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı tarafından organize edilen Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi’nde Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halit Yerebakan’a “Tıp Medya Ödülü” verildi.

Yeditepe Üniversitesi‘nde Baş Hekim Yardımcısı olan Halit Yerebakan daha önceden TRT 1’de yayınlanan “İyi Fikir” programında sunuculuk yapmış olup 2017 yılında yine TRT 1’de yayınlanan “Halit Yerebakan’la Doktor Geldi” programını sunmaktadır.

Daily Sabah ve Günaydın Gazeteleri’nde haftada 3 gün köşe yazarlığı yapan ve araştırarak her konudan sağlık içeriği yazarlığı yapan Halit Yerebakan ayrıca Amerika’da ulusal en çok satanlar arasında yer alan ¨Fat Chance¨ ve “Sweet Poison” gibi eserlerin ön sözünü yazmıştır. Yine 2017 yılında, kalp dostu bir günlük hayatın gereklerini anlatan ve okuyucularına kalplerini daha yakından tanıtan “Dr. Halit Yerebakan’la Hayatın Ritmi” adlı kitabını çıkarmıştır.

Halit Yerebakan kariyer kronolojisi :
2001/2003 – Şişli, Florence Nightingale Hastanesi / Kalp Cerrahisi (Stajyer)
2003 – Columbia Üniversitesi New York Presbyterian Hastanesi (Araştırma Asistanı)
2004 – Belçika’da OLV Ziekenhuis Aalst / Kalp Cerrahisi (Stajyer Cerrah)
2006 – Cenevre Üniversitesi / Kalp ve Damar Cerrahisi (Asistan)
2006 – New York Presbyterian / Kalp Ve Damar Cerrahisi alanında Kök Hücre uygulamalarında (Araştırma Görevlisi)
2008/2010 – Yeditepe Üniversitesi / Kalp Yetersizliği Cerrahisi (Asistan)
2011/2012 – Columbia Universitesi College of Physicians and Surgeons Tıp Fakültesi (Kalp Nakli Araştırma ve Koordinasyon)
2012 – Yeditepe Üniversitesi’nde Baş Hekim Yardımcısı

Kitapları :
2017 – Dr. Halit Yerebakan’la Hayatın Ritmi

Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Muhittin Korkmaz kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

G.O.R.A.’da sık sık “Komutan Logar, bir cisim yaklaşıyor efendim!” repliğini kullanan Tihulu adlı karakteri canlandırdı.

Muhittin Korkmaz, 17 Ekim 1953 tarihinde Gaziantep’de doğmuştur. Uzun yıllar boyunca tiyatrolarda oyuncu olarak görev yaptıktan sonra Bursa Devlet Tiyatrosu’ndan emekli oldu.

aslennereli.com

2002 yılında Cem Yılmaz ile birlikte Telsim reklamlarında Huluti isimli karakteri oynadı. Ardından 2003 yılında çekilen Cem Yılmaz’ın filmi “G.O.R.A” da sık sık “Komutan Logar, bir cisim yaklaşıyor efendim!” diyen Tihulu karakterini canlandırdı.

1.52 cm boyunda olan Muhittin Korkmaz, Tümay Özokur ajansına bağlı olarak çalışmaktadır.

2005 yılında Tunç Başaran‘ın yönettiği “Sinema Bir Mucizedir” filminde Akif karakterini canlandırırken başrollerde Kadir İnanır ve Fatma Girik oynamıştır.

2005 yılında senaryosunu Levent Kazak‘ın yazdığı, Ezel Akay‘ın yönettiği, başrolleri Haluk Bilginer ve Beyazıt Öztürk‘ün oynadığı “Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?” filminde oynadı.

2006 yılında Ömer Faruk Sorak‘ın “Sınav” filminde rol aldı.

2008 yılında Cem Yılmaz’ın filmi “A.R.O.G”da, 2009 yılında “Yahşi Batı” ve 2014 yılında “Pek Yakında” filmlerinde oynadı.

Muhittin Korkmaz, 2016 yılında Sermiyan Midyat‘ın yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği absürd bir hint komedisi olan “Bir Baba Hindu” adlı sinema filminde Sermiyan Midyat ve Nicole Faria, Şafak Sezer, Burak Satıbol, Zeynep Kankonde, Ayhan Taş, Begüm Öner, Hakan Akın, Füsun Demirel, Bülent Kayabaş, ile birlikte oynadı.

Muhittin Korkmaz, Engin Korkmaz ile evlidir. Cem Korkmaz (d.1987) adında bir oğlu vardır. Oğlu 1 Kasım 2017 tarihinde intihar ederek yaşamına son verdi.

Muhittin Korkmaz, 24 Kasım 2020 tarihinde 67 yaşında öldü.

Filmleri ve Dizileri :
Oyuncu :
2019 – Hayatta Olmaz (Sinema Filmi)
2017 – Deli Aşk (Nazim Dayı) (Sinema Filmi)
2017 – Arif V 216 (Sezar)(Sinema Filmi)
2016 – Bir Baba Hindu(Muttalip) (Sinema Filmi)
2015 – Şeytan Tüyü (Kasacı Turan)(Sinema Filmi)
2015 – Sihirbazlık Okulunda Bir Türk (Asa Hocası) (Sinema Filmi)
2014 – Pek Yakında (Boğaç Boray’ın Asistanı) (Sinema Filmi)
2009 – Yahşi Batı (Günah Çıkaran Kovboy) (Sinema Filmi)
2008 – A.R.O.G (Tihulu) (Sinema Filmi)
2006 – Sınav (Jokey Sadettin) (Sinema Filmi)
2006 – Komedya (Çaycı) (TV Dizisi)
2006 – Kadın Severse (Çaycı Muharrem) (TV Dizisi)
2005 – Sinema Bir Mucizedir / Büyülü fener (Akif) (Sinema Filmi)
2005 – Pembe & Mavi (Mutti) (TV Dizisi)
2005 – Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü (Eredna) (Sinema Filmi)
2005 – Emret Komutanım (Bölüm Oyuncusu) (TV Dizisi)
2005 – Belalı Baldız (Cevdet) (TV Dizisi)
2003 – Hayat Bilgisi (Kopil Ali nin Babası) (TV Dizisi)
2003 – G.O.R.A (Tihulu) (Sinema Filmi)
2002 – Çekirdek Aile (Recepsiyonist) (TV Dizisi)
2002 – Yarım Elma (Profesör) (TV Dizisi)
2002 – Bayanlar Baylar (Postacı) (TV Dizisi)
2002 – Aslı ile Kerem (Ahçı/Mafya) (TV Dizisi)
2001 – Bizim Otel (Ceset) (TV Dizisi)
2000 – Üvey Baba (Pire Nuri) (TV Dizisi)

Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Kenan Işık kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Tiyatro, dizi ve sinema oyuncusu ve sunucu

aslennereli.com

Kenan Işık’ın tam adı Yusuf Kenan Işık’dır. 1947 yılında Malatya Yeşilyurt’ta doğmuştur. Devlet Demiryolları’ndan emekli bir memur çocuğu olan Kenan Işık, aslen Giresun‘lu bir ailenin çocuğudur. Babası Mevlit Bey, annesi Fahriye Hanım’dır. İlkokulda müsamerelerden başlayarak hep tiyatro ile ilgili oldu. Orta okul öğrenimi sırasında Malatya Halkevi’nde amatör tiyatro yapmaya başlamış, lise öğrenimini sırasında William Shakespeare‘da okurken ise Meydan Sahnesi’ne girmiştir. 17 yaşında profesyonel tiyatrocu olan Işık, Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun olduktan sonra 1973 yılında dışarıdan sınavlara girerek Devlet Tiyatrosu sanatçısı oldu ve bu kurumda uzun yıllar oyuncu, yönetmen ve oyun yazarı olarak görev yaptı.

Onlarca oyun yazdı, sahneye koydu. Oyuncu, yazar yönetmen ve seslendirme sanatçısı olarak 30’un üzerinde ödül aldı.

1996 yılında “İstanbul Şehir Tiyatrolarına Genel Sanat Yönetmeni” olarak atandı Sanatçı devam eden kariyeri süresince çok sayıda tiyatro oyunu yazmıştır. 2000 yılında Devlet Tiyatrolarından emekli olmuştur.

ABD, Almanya, Polonya gibi ülkelerde tiyatro araştırmaları yaptı. “Uluslararası Tiyatro Enstitüsü” (ITI) ve “Türk Oyun Yazarları Derneği”nde yönetim kurulu üyeliklerinde bulundu. Çeşitli gazete ve dergilerde “Kültür ve Sanat” üzerine yazdığı yazıların yanı sıra “Yeni Yüzyıl”, “Yeni Bin Yıl” ve “Akşam” gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı. Aynı zamanda çeşitli kitaplarda “Kültür ve Sanat” üzerine bölümler yazdı. Çeşitli ulusal ve uluslararası konferans ve toplantılarda moderatör ve konuşmacı olarak görev aldı. 2002- 2005 yılları arasında İstanbul Kültür Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yaptı.

“Behçet Bey’in Fötr Şapkası”, “Bebek Uykusu”, “Olmayan Kadın”, “Aşk Hastası” oyunlarının yanı sıra “Keloğlan ve Zülfüsarı” adlı bir de çocuk oyunu yazdı.

Ahmet Hamdi Tanpınar‘ın “Huzur”, Karen Blixen‘in “Ölümsüz Öykü” adlı yapıtlarını ve Turhan Selçuk‘un “Abdülcanbaz” adlı çizgi romanını oyunlaştırıp sahneye koydu.

“Bebek Uykusu” ve “Olmayan Kadın” oyunları ile “Kültür Bakanlığı” en iyi oyun yazarı ödülü, “Behçet Bey’in Fötr Şapkası” ile İş Bankası oyun yarışmasını, “Keloğlan ve Zülfüsarı” adlı oyun ile TBMM çocuk oyunları yarışmasından mansiyon, “Olmayan Kadın” ile “Uluslararası Tiyatro Enstitüsü Avrupa Ödülü”nü kazandı. “Huzur” ise “Türk Yazarla Birliği”nin en iyi uyarlama ve Bakırköy Belediye Tiyatrosu en iyi oyun ödülünü aldı.

Kenan Işık, 1974 yılında Köşe yazarlığı sırasıyla Resmî Gazete (1973-1995), Yeni Yüzyıl (1995-1998), tekrar Resmî Gazete (1998-2000), Yeni Binyıl (2000) ve Akşam (2000-2002) gazetelerinde çalıştı. Televizyon ekranlarında başrollerini Gülben Ergen ve Haldun Dormen ile paylaştığı “Dadı” adlı dizide rol aldı.

4 Nisan 2005 tarihinde Star Tv’ye geçerek 12 Haziran 2005 tarihine kadar Star Haber’i sundu. 20 Ağustos 2005 tarihinde Star Haber’i bıraktı ve tekrar oyuncu oldu.

Eski adıyla Kim Beş Yüz Milyar İster? olan Kim Beş Yüz Bin İster? “En son şekli ile de kim milyoner olmak ister?” adlı yarışma programının sunucusu olarak daha geniş kitle tarafından tanındı.

Oyun yazarlığının yanı sıra yönetmen olarak da pek çok ödüle layık görülerek, iki kez “Kültür Bakanlığı” en iyi yönetmen, “Ulvi Uraz” en iyi yönetmen, iki kez “İsmet Küntay” en iyi yönetmen, “Oyun Yazarları Derneği” en iyi yönetmen, “Makedonya Festivali”nde jüri özel ödülünü, Nazım Hikmet‘in “İvan İvanoviç Var Mıydı Yok Muydu” oyunu ile “Türkiye Eleştrimenler Birliği” ödülünü, “Avni Dilligil” en iyi yönetmen ve yine Aziz Nesin‘in “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” oyunu ile “Avni Dilligil” en başarılı prodüksiyon ödüllerini kazandı.

2 Kasım 2009 de GYTE (Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü )Türkçe Topluluğu, “Türkçeyi Güzel ve Etkili Kullanma Ödülü” ile ödüllendirdi.

“Araf Yazıları”, “Geçti Gitti Kirpiklerimin Arasından”, “Uyarlama Oyunları” ve “Tiyatro Oyunları” adlı kitapları ve şiir kaseti var.

2007 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığında Müşavir olarak görev aldı. 2008 yılında bu görevinden kendi isteği ile ayrıldı. Hala İstanbul Büyükşehir Belediyesinde Sanat Danışmanığı ve ATV’de İcra Kurulu Üyeliği görevlerini sürdürmektedir.

Kenan Işık, 1981 yılında diş hekimi Beril Işık’la ikinci evliliğini yaptı. Ahmet (d.1982) ve Mehmet (d.1996) adlarında iki çocuğu var.

21 Mart 2014 günü spor sonrasında girdiği saunadan sonra fenalaşarak dengesini kaybedince düşüp, kafasını yere vurduğu için beyin kanaması geçiren Kenan Işık, hemen ameliyata alındı. Koma hali devam ediyor.

2014 Ağustos ayında tedavisine devam etmek için eşi Beril Işık tarafından Almanya’ya götürülen Kenan Işık, tedaviye olumlu cevap verip; bakışlarıyla etrafındakini takip edebiliyor ve artık gözleriyle iletişim kurabiliyor. Kimi zaman da ayakta durabiliyor, vücudunu artık tamamen kendisi tutabiliyor, dik durabiliyor. Daha önce bunların hiçbirini yapamıyordu.

2016 yılı 53’üncü Uluslararası Antalya Film Festivali açılış töreninde Mehmet Aslantuğ tarafından Yıldırım Önal Anı Ödülü; Kenan Işık adına oğlu Mehmet Işık’a verildi.

Filmleri:
1990 – Hanımın Çiftliği (Bulut Aras’ı seslendirmiştir)
1991 – Sızı
1993 – Süper Baba
1997 – Sıcak Saatler
2002 – Yeşil Işık
2001-2002 – Dadı (Dizi)
2007 – Fikrimin İnce Gülü (Dizi)
2009 – Dünya Bir Oyun Sahnesi
2010 – 2011 – Kelimenin Gücü

Yönettiği Bazı Tiyatro Oyunları:
2012 – Aşk Hastası : Kenan Işık – Ankara Devlet Tiyatrosu
2006 – Ölümsüz Öykü : Karen Blixen Kenan Işık – İstanbul Şehir Tiyatrosu
2000 – İvan İvanoviç Var Mıydı Yok Muydu? : Nazım Hikmet – Bakırköy Belediye Tiyatrosu
1999 – Aşk Hastası : Şeyh Galib – İstanbul Şehir Tiyatrosu
1998 – Huzur : Ahmet Hamdi Tanpınar – İstanbul Şehir Tiyatrosu
1995 – Kıyamet Sularında : Civan Canova – İstanbul Devlet Tiyatrosu
1994 – Olmayan Kadın : Kenan Işık – İstanbul Devlet Tiyatrosu
1993 – Abdülcambaz : Turhan Selçuk – İstanbul Devlet Tiyatrosu
1992 – Macbeth : William Shakespeare – İstanbul Devlet Tiyatrosu
1990 – Ahmetlerim : Necati Cumalı – İstanbul Devlet Tiyatrosu
1989 – Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz : Aziz Nesin – İstanbul Devlet Tiyatrosu
1992 – Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz : Aziz Nesin – Ankara Devlet Tiyatrosu
2008-2013 – Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz : Aziz Nesin – İstanbul Şehir Tiyatrosu
1988 – Bebek Uykusu : Kenan Işık – İstanbul Devlet Tiyatrosu
1991 – Bebek Uykusu : Kenan Işık – Bursa Devlet Tiyatrosu
1987 – Matmazel Helsinka : Georgas Astolas – Ankara Devlet Tiyatrosu
1987 – Afife Jale : Nezihe Araz – Ankara Devlet Tiyatrosu
1991 – Afife Jale : Nezihe Araz – İstanbul Devlet Tiyatrosu
1986 – Türkmen Düğünü : Ali Yörük – Adana Devlet Tiyatrosu
1985 – Öyle Bir Sevgiki : Loleh Bellon – Ankara Devlet Tiyatrosu
1984 – Toroslardan Öteye : Orhan Asena – Ankara Devlet Tiyatrosu
1983 – Bozkır Güzellemesi : Nezihe Araz – Ankara Devlet Tiyatrosu
1973 – Bir Tavsiye Mektubu : Ephraim Kishon – Bursa Devlet Tiyatrosu
1973 – Strindberg Oyunu : Fredrick Dürrenmatt – Bursa Devlet Tiyatrosu

Yazdığı Senaryolar:
1991 – Yarına Gülümsemek
1991 – Anadolu’nun Kadın Erenleri
1992 – Taşların Sırrı

Oynadığı Tiyatro Oyunları:
1985 – Bir Sabah Gülerek Uyan : Necati Cumalı – İstanbul Devlet Tiyatrosu
1982 – Üç Kız Kardeş : Anton Çehov – Ankara Devlet Tiyatrosu
1980 – Kral Lear : William Shakespeare – Ankara Devlet Tiyatrosu
1980 – O Güzelim Kaymaklı Dondurma Rengi Elbise : Ray Bradbury – Ankara Devlet Tiyatrosu
1975 – Marıus : Marcel Pagnol – Ankara Devlet Tiyatrosu

Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , , , ,

Fulya Öztürk kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Fulya Öztürk, 1989 yılında Adana’da doğmuştur. Liseyi Adana Gündoğdu Koleji’nde bitirdi. Üniversiteyi İstanbul’da Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde tamamladı. Üniversiteyi kazandığı ilk yıl televizyonculuk macerası başladı. Doğan TV’nin “Staj On Air” programıyla Star TV iç yapımlarda staj yaptı.

aslennereli.com

Fulya Öztürk, profesyonel iş hayatına 2008 yılında CNN TÜRK Programlar Departmanı’nda başladı. Dr. Elif Ilgaz Aydınlar’la Yaşama Sevinci ve Cem Seymen’le İş Seyahati programının prodüktörlüğünü yaptı. Başkent İletişim Akademileri’nde Diksiyon ve Drama eğitimi aldı.

Fulya Öztürk, 2011 yılından bu yana CNN TÜRK Haber Merkezi’nde çalışıyor. 2014 yılından beri de “Muhabirlik” yapıyor.

Fulya Öztürk’ün hazırladığı haberler arasında; Kobani’den kaçan Suriyeli Besma’nın hikayesi” ve “üniversite hastanelerinde hasta yakınlarından istenen medikal malzeme” haberi, “Türkiye’de Romatolog yok”, “Bir doktorun 36 saat nöbet çilesi” haberleri ve Avrupa‘ya kaçmak için İzmir‘e gelen Suriyelilerin kaçak yollarla nasıl göç ettiklerini anlattığı “Sığınamayanlar Belgeseli” çok ses getirdi.

İnsana dair her şeyin içinde olmayı çok seven Fulya Öztürk, ilkokul yıllarından üniversite yıllarına kadar Keman ve Türk Sanat Müziği eğitimi aldı. Adana’da konserlere çıktı. Fulya Öztürk için müzik bir tutku ve en fazla özlediği ve mutlu olduğu yer Barcelona imiş.
Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Adolf Hitler kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Adolf Hitler, 1889 Avusturya doğumlu devlet başkanı. Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’nin (NSDAP) yani Nazi Partisi’nin lideri olan Hitler, 1933’de Almanya‘nın başbakanı oldu. 1934’de kendisini Almanya’nın Führeri (lideri) ilan eden Hitler, 1945‘deki ölümüne kadar Alman halkını peşinden sürüklemeyi başardı. Almanya‘nın üstün ırk olduğuna inandı ve Almanca konuşan herkesi tek bir çatı altında toplamayı amaç edindi. Hitler, bu uğurda birçok Yahudi‘yi ve diğer azınlık mensuplarını katletti.

aslennereli.com

Adolf Hitler, 20 Nisan 1889’da Alois (Schicklgruber) Hitler (1837-1903) ve Klara Pölzl’in (1860-1907) üçüncü çocuğu olarak Yukarı Avusturya’da, Almanya sınırına çok yakın küçük bir kasaba olan, Braunau am Inn’de dünyaya geldi. Ev kadını olan annesi Klara, Alois Hitler’in 3. eşi ve aynı zamanda da ikinci dereceden kuzeniydi. Aralarındaki akrabalık nedeniyle kilisenin özel izniyle evlenen çiftin Gustav ve Ida adındaki ilk iki çocukları daha bebekken ölmüş, Adolf’dan sonra dünyaya gelen Edmund ise sadece 6 yaşına kadar hayatta kalabilmişti. 21 ocak 1896’da ise kız kardeşi Paula Hitler dünyaya geldi.

Gümrük memurluğu yapan babası Alois Hitler’in, 2. eşinden de Alois Jr. ve Angela isimlerinde iki çocuğu vardı. Gayri meşru olarak dünyaya gelen Alois, 39 yaşına kadar annesinin soyadını (Schicklgruber) taşıdı. Ziyaret ettiği doğum kayıtlarından sorumlu bir rahibin, üvey babasının ‘Johann Georg Hiedler’ olduğunu (bir diğer olasılık ise kardeşi Johann Nepomuk Hiedler’di) kanıtlamasıyla ‘Hiedler’ soyadını kullanmaya başladı. Hiedler, Huetler ve Huettler gibi şekillerde telaffuz edilen soyadı, son olarak Hitler şeklinde yerleşti. (Sonraları Adolf, politik düşmanları tarafından soyadının aslında Hitler olmadığı, Schicklgruber olduğu suçlamalarıyla karşılaştı. Ayrıca 2. Dünya Savaşı sırasında, Alman şehirleri üzerinden ‘Heil Schicklgruber’ (Yaşasın Schicklgruber) ibaresi taşıyan broşürler uçaklardan atılarak müttefik propagandası olarak da kullanıldı.)

Alois Hitler Adolf Hitler’in babasıAlois Hitler

Yasal olarak Hitler soyadı ile dünyaya gelen Adolf’un anneannesinin ismi de Johanna Hiedler’di. İsmi eski Almanca’da ‘asil kurt’ (Adolf = nobelity + wolf) anlamına gelen Adolf, akrabaları arasında kısaca ‘Adi’ ismiyle biliniyordu. (Adolf Hitler, yakın çevresiyle arasında, 1920’lerin başlarından 3. hükümetin düşüşüne kadar ‘Wolf ‘ takma adını kullandı. Hatta bu durum Avrupa kıtasındaki çeşitli merkezlerin isimlerinde de etkili oldu. Doğu Prusya’da Wolfsschanze, Fransa’da Wolfsschlucht, Ukrayna’da Werwolf gibi.)

Babasının çıkan tayinleri nedeniyle Braunau’dan Passau’ya ardından Lambach’a, Leonding’e ve Linz’e taşınmalarıyla, ilkokul eğitimini çeşitli okullarda alan Adolf, başarılı bir öğrenciydi.

En çok tarih ve coğrafya derslerinde başarı gösteriyordum. İşte bu sıralarda “milliyetçi” oldum ve tarihin gerçek anlamını anlamayı, idrak etmeyi ve bu konuya nüfuz edebilmeyi öğrendim. Zevklerim, beni babamın hayatına benzer bir hayata itmiyordu. Konuşma yeteneğim, çocukluk arkadaşlarıma verdiğim, ikna edici ve daha doğrusu kandırıcı söylevlerle oluşmaya başladı. Kendi kendimi zor idare edebilen küçük bir lider olmuştum. Bu arada iyi bir öğrenci olduğumu da söyleyebilirim. Çalışmak bana kolay geliyordu. Boş zamanlarımda “Lambach Chanoine”lerin yanında şan dersleri takip ediyordum. (Kavgam, Bölüm. 1)

Linz’de başladığı lisede ise 1. sınıfı yeniden tekrarlamak zorunda kaldı. Kendisi gibi memur olmasını isteyen babasının aksine, Adolf ona direniyordu ve ressam olmak istiyordu.

Konuşma yeteneğim babam tarafından takdir edilmiyordu. Ailem benim davranışlarımdan dolayı endişeleniyordu. Konuşma hevesim yavaş yavaş kaybolurken, kişiliğime daha uygun becerilerim ortaya çıktı. Babamın kütüphanesinde elime geçen askeri konularla dolu çeşitli kitapları ve 1870 – 1871 Alman Fransız savaşlarına ait yazıları büyük bir dikkatle okuyordum. Kısa zamanda kahramanlık, ahlaki düşüncelerimde birinci sıraya geçti. Savaşa ve askerliğe ait şeylerin tamamını her türlü kaynaktan toplamaya başladım. (Kavgam, Bölüm. 1)

Çizimlerine ve resimlerine çok güvenen Adolf, bu konudaki direnişine hiç ara vermiyordu. (1. Dünya Savaşı’na katılmasından önce, Hitler’in 2000’den fazla çizimi ve resmi vardı.)

Bir vakitler kendi hayatının en büyük halkalarını oluşturan şeyin, benim tarafımdan kabul edilmemesine bir türlü akıl erdiremiyordu, işte bu yüzden babamın kararı basit, emin ve çok doğaldı. Hayat kavgasının kazandırdığı çelik gibi bir karaktere sahip olan babam, benim, daha doğrusu tecrübesiz bir delikanlının geleceği hakkında karar vermesine izin vermiyordu. Fakat sonunda iş bambaşka oldu. (Kavgam, Bölüm. 1)

Hitler’in babası geçirdiği felç nedeniyle 3 ocak 1903’te öldü. Babasının ölümünden 3 yıl sonra, liseyi terk edip, yetim çocuklar pansiyonuna yerleşen Adolf, annesinin de desteğiyle bohem bir hayat sürdürmeye başladı.

Benim için meslek problemi, tahmin ettiğimden çok daha kısa bir süre içinde çözülecekti. Çünkü, babam daha ben on üç yaşındayken ansızın vefat etti. Bir felç darbesi, babamı en güçlü döneminde iken yere vurdu. O dünyadaki hayatını acı çekmeden sona erdirdi. Fakat bizi büyük bir üzüntünün içine attı. Babamın en büyük isteği, oğlunu, kendisinin ilk günlerinde çektiği yokluklardan kurtarmak için bana meslek sahibi olmamda yardım etmekti. Bu isteğini gerçekleştiremedi. Fakat bilinçsiz bir biçimde benim içime, ikimizin de aklımızdan geçirmediğimiz bir geleceğin tohumlarını ekmişti. (Kavgam, Bölüm. 1)

Adolf, ağır şekilde hastalandı ve doktor tavsiyesiyle liseden bir yıl kadar uzak kaldı. Bu dönem boyunca çizimlerine devam etti.

Ciğerlerim feci şekilde hasta idi. Doktor anneme beni, gelecekte bir kalem odasına kapamamaya ve özellikle en az bir yıl Realschule’deki öğrenimime ara vermeyi öğütledi. Gizli isteklerimin ve daha da kararlı mücadelelerimin hedefi böylece bir hamlede sağlanmış oluyordu. Hastalandığım için annem Realschule’yi bırakarak akademiye girmeme rıza gösterdi. (Kavgam, Bölüm. 1)

1907 yılında başvurduğu Viyana Güzel Sanatlar Akademisi (Academy of Fine Arts Vienna) tarafından ressamlığa uygun olmadığı gerekçesi ve yeteneklerini mimarlık alanında geliştirmesi öğüdüyle reddedildi. Adolf, bu öğüdü yerine getirmeyi çok istemesine rağmen bunun için teknik alt yapısı ve lise diploması olması zorunluydu.

Annesinin hastalığı ortaya çıktığında geçim kaynakları neredeyse kurumak üzere olan Adolf, kendisine bağlanan yetim aylığıyla geçiniyordu. Bu yüzden Viyana’ya gitme kararı aldı.

Bir çanta dolusu elbise ve çamaşırla Viyana‘nın yolunu tuttum, içimde sarsılmaz bir irade vardı. Babam elli yıl önce kaderini zorlamayı başarmıştı. Babam gibi yapacaktım. Ama ben “adam” olacaktım, memur değil. (Kavgam, Bölüm. 1)

1907’nin 21 aralık gününde, annesi iyice ilerleyen göğüs kanseri nedeniyle hayatını kaybetti. Hitler, çok büyük bir üzüntüye boğulmuştu. Artık tek isteği Güzel Sanatlar Akademisi’ne girebilmekti.

Babama saygı ile bağlanmıştım, annemi ise sevmiştim. (Kavgam, Bölüm. 1)

1908’de bir kez daha başvurduğu akademinin, onu yeniden reddetmesinin ardından umutlarını da yitirmiş bir şekilde tamamen parasız kaldı. Yetim maaşının kendi payına düşen kısmını da kardeşi Paula’ya veren Adolf, 21 yaşındayken halasından kalan az miktardaki miras parasının da bitmesiyle 1909’da evsizler yurduna yerleşti. Posta kartlarından kopyaladığı manzara resimlerini, dükkanlara ve turistlere satarak geçinmeye çalışan Adolf, 1910 yılında çalışan fakir adamların kaldığı bir eve yerleşti.

Nihayet on dört on beş yaşıma geldiğimde siyasetten bahsedildiği sıralarda Yahudi kelimesini duymaya başladım. Bu sözler ben de az da olsa bir itiraz etme duygusu uyandırıyordu. Mezhepler dolayısıyla çıkan kavga ve çekişmeleri gördüğüm vakit içimde nahoş hisler kabarıyordu.

Almanla Yahudi arasındaki farkın sadece dinler arasında olduğunu zannediyordum. Hatta sürekli zulümlere hedef olmalarını, din farkına veriyor ve bu yüzden de kendilerine antipati beslemiyordum.”

İşte kafam bu düşüncelerle dolu olarak Viyana‘ya geldim. O günlerde Viyana‘da iki milyon kişi yaşıyordu ve bu nüfusun iki yüz bini Yahudi idi. İşte ben bunun farkında değildim. İlk günlerde gözlemlerim ve düşüncelerim, yeni değer ve fikirlerin giriştikleri hücuma pek o kadar karşı koyacak kuvvette değildi. Nihayet içimde ağır ağır sükûnet ortaya çıkmaya başladığı ve bu hummalı hayaller açıklığa kavuştuğu sıralarda, Yahudi meselesi ile burun buruna geldiğim an ki, etrafımı çepeçevre saran dünyaya çok daha dikkatli bakmaya başladım.

Yahudi meselesi ile karşılaşmamdaki şekil bana pek hoş gelmedi. Ben o sıralarda Yahudi‘yi sadece başka bir dine mensup bir kimse olarak kabul ediyordum. Dini çekişmelerden ve dini inanışlardan çıkan her türlü düşmanlığı, hoşgörü ve insaniyet adına daima kınamaktan da kendimi alamıyordum. Bu arada Viyana‘nın Yahudi aleyhtarı basının tutumu da bana medeni bir milletin örf ve geleneklerine yakışmaz gibi geliyordu. (Kavgam, Bölüm. 1)”

Viyana’dayken, ilk kez içinde Doğu Avrupa’daki birçok Ortodoks Yahudi (Hitler’e göre ırkçı teorilerle karışık, geleneksel dinci ve önyargılı, geniş bir yahudi kitlesi) için, anti-semitist düşünceler barındırmaya başladı. Zamanla Lanz von Liebenfels’in ırk ideolojileri ve anti-semitizm hakkındaki yazılarından ve Vienna Belediye Başkanı, aynı zamanda Hıristiyan Sosyal Partisi’nin (Christian Social Party) kurucusu ve tarihin en şiddetli demagoglarından Karl Lueger ve Pan-Germanic Away from Rome! Hareketi’nin (pan-Germanic Away from Rome! Movement) lideri Georg Ritter von Schönerer gibi politikacıların yarattığı polemiklerden etkilendi. Daha sonra yazdığı Kavgam (Mein Kampf) adlı kitabında, dine bağlı anti-semitizm karşıtlığından, nasıl tam tersi bir zemine (anti-semitizmi ırkçı zeminde desteklemeye) geçiş yaptığını anlattı.

Hitler Yahudileri, kendi tanımladığı Ari Irk’ın doğal düşmanları olduğunu iddia etmeye başladı ve Avusturya’daki krizden de onları sorumlu tuttu. Aynı zamanda kendi Anti-semitizmini Anti-Marxism ile karıştırarak, sosyalizmin ve özellikle de liderleri arasında birçok Yahudi bulunduran Bolşevizmin keskin hatlarını tanımladı. Almanya’nın uğradığı askeri bozgundan 1917 Devrimlerini sorumlu tutarak, yahudilere Almanya İmparatorluğu’nun askeri yenilgisinin ve sonuç olarak ortaya çıkan ekonomik problemlerin de suçlusu kabul etti.

Çok Uluslu Avusturya Monarşi Krallığı Parlementosu’ndaki patırtılı sahnelerden çıkardığı genellemeyle, demokratik parlementer sistemin aşağılığına ve bayağılığına dair sabit bir inanç geliştirdi. Bu da kendi politik görüşlerinin temeli biçimlendirdi. (Yakın arkadaşı ve oda arkadaşı August Kubizek’e göre ise Hitler o dönemde politikadan çok Vilhelm Richard Wagner’in operalarıyla ilgilenmekteydi.)

Babasından kalan mal varlığının son parçasıyla mayıs 1912’de, Münih’e gitti. her zaman gerçek Almanya’da yaşamak istemişti. Mimariyle ve Houston Stewart Chamberlain’ın yazılarıyla daha da ilgilenmeye başladı .

1912 yılının baharında Münih‘e gittim, Sanki yıllarca orada oturmuşum gibi şehir bana hiç yabancı gelmedi, incelemelerim beni defalarca bu Alman sanatının merkezine götürmüştü. Münih bilinmezse Almanya görülmüş sayılamayacağı gibi, Münih tanınmadıkça Alman sanatı hakkında da bir fikre sahip olunamaz. (Kavgam, Bölüm. 4)

Münih’e gitmesi, bir süreliğine Avusturya’daki askerlik görevinden de kaçmasını sağladı fakat sonrasında Avusturya Ordusu tarafından tutuklandı. Yapılan fiziksel inceleme ve pişmanlık savunması sonrasında askerlik için elverişsiz sayıldı ve Münih’e dönmesine izin verildi. Buna rağmen ağustos 1914’de Almanya 1. Dünya Savaşı’na girdiğinde acilen Bavyera kralı 3. Ludwig’den Bavyera alayında savaşmak için izin ricasında bulundu. İsteği kabul edildi ve Hitler gönüllü olarak Bavyera ordusuna katılmış oldu.

Siyasi sebeplerden dolayı önce Avusturya‘yı terk ettim. Habsbourglar Devleti için mücadele etmek istemiyordum. Fakat milletim ve imparatorluk için her an ölmeye hazırdım. 3 Ağustosta Kral Üçüncü Louis’ye bir dilekçe sundum ve Bavyera alayına girmek lütfunun benden esirgenmemesini talep ettim. Hiç şüphe yok ki o günlerde özel kalem daireleri pek meşguldü, işte bundan dolayı, hemen ertesi günü, isteğimin kabul edildiği haberini ve bir Bavyera alayına müracaat emrini alınca pek çok sevindim. Birkaç gün zarfın da ancak altı yıl sonra sırtımdan çıkaracağım üniformamı giydim işte benim ve her Alman için şu ölümlü hayatın en unutulmaz ve en yüce zamanı bu suretle başladı. (Kavgam, Bölüm. 4)

Fransa ve Belçika’da, 16. Bavyera Yedek Alayı karargahında haberci olarak aktif hizmette bulunan ve düşman ateşine maruz kalan Hitler, yanındaki diğer askerlerin aksine yemeklerden ya da zor koşullardan asla şikayet etmedi. Bunun yerine sanat ya da tarih hakkında konuşmayı tercih eden Hitler, ordu gazetesi için bazı karikatürler ve eğitsel çizimler de yaptı. Görevini yaparken ki sürati ve başarısı nedeniyle ilki aralık 1914’de İkinci Sınıf Demir Haç (Iron Cross, Second Class) ve diğeri de ağustos 1918’de ve er düzeyindeki bir askere nadir olarak verilen bir onur olan Birinci Sınıf Demir Haç (Iron Cross, First Class) olmak üzere iki askeri nişan aldı.

Hitler alayı terketmek istememesine rağmen, gene de ‘liderlik özelliklerinin yeteri çerçevede olamadığı’ gerekçesiyle rütbesi yükseltilmedi. Bazı kaynaklara göre ise yükseltilmemesinin asıl nedeni Alman vatandaşı olmamasıydı. Alay karargahındaki görev mevkisi çokça tehlike içermesinin yanısıra ona sanat çalışmalarını sürdürmesi için de zaman veriyordu. Ekim 1916’da Fransa’nın kuzeyinde bacağından yaralanan Hitler, mart 1917’de ön saflardaki görevine geri döndü. Hitler, düşman ateşiyle yaralanması nedeniyle aynı yıl Gazi Nişanı aldı.

15 ekim 1918’de savaşın sona ermesinden kısa bir süre önce, Hitler zehirli gaz saldırısından dolayı geçirdiği geçici körlük nedeniyle, savaş meydanındaki askeri hastaneye götürüldü. David Lewis ve Bernhard Horstmann gibi bazı psikologlara göre ise bu geçici körlüğün sebebi geçirdiği bir histeri kriziydi. Hitler, hayatının amacının Almanya’yı kurtarmak olduğuna iyice ikna olmuştu.

Uzun zamandır Almanya’ya hayran olan Hitler, hala Alman vatandaşı olmamasına rağmen savaş sırasında da tutkulu bir vatansevere dönüştü. Alman ordusu hala düşman topraklarını tutmaktayken, kasım 1918’de Almanya’nın teslim olmasıyla şoka uğradı. Birçok Alman milliyetçisi gibi o da savaş alanında değil masada yenilmelerini tasvir eden ‘sırtından bıçaklandığına inandı. Buna neden olan politikacılar daha sonra ’Kasım Suçluları’ olarak adlandırıldılar.

Versay Antlaşması, Almanya’yı çeşitli topraklardan yoksun bırakırken, Rhineland’i askeri güçlerden temizledi ve zorlu ekonomik yaptırımlar yükledi. Antlaşma aynı zamanda da Almanya’yı, Büyük Savaş’ın tüm dehşetinin suçlusu ilan etti ve miktarı belirlenmemiş bir tazminat yükümlülüğü getirdi. Sonrasında, miktar (Dawes Plan), (the Young Plan) ve (the Hoover Moratorium) antlaşmalarıyla tekrar tekrar revize edildi. Antlaşma, Almanlar tarafından aşağılanma olarak görülen, tüm suçun kendilerine yüklenmesinin yanında, silahlı güçlerin neredeyse tamamının kaldırılması, hava gücü ve denizaltılar olmadan, sadece 6 savaş gemisine ve silahlı araçları olmayacak 100.000 kişilik bir orduya izin verilmesi gibi ağır hükümler içeriyordu.

Bu antlaşma, hem sosyal hem de politik şartlar açısından Hitler ve partisinin (National Socialist Party) kendilerine güç arayışı sırasında oldukça önemli bir faktör oldu. Almanya’yı ayağa kaldırmak için, antlaşmanın Kasım Suçluları tarafından imzalanmasını kullanmaya karar verdiler ve Paris Konferansı sırasında çok az seçim hakları olmasına rağmen, onları günahkeçisi yaptılar.

1. Dünya Savaşı’ndan sonra Hitler orduda kaldı ve Münih’e döndü. Burada (sonraki demeçlerinin aksine) öldürülen Bavyera Başbakanı Kurt Eisner’in cenaze yürüyüşüne katıldı. Münih Sovyet Cumhuriyeti’nin (Munich Soviet Republic) kaldırılmasından sonra Bavyera Reichswehr Grubu Karargahında, Eğitim ve Propaganda Bölümü (Education and Propaganda Department (Dept Ib/P) of the Bavarian Reichswehr Group) tarafından organize edilen ve Yüzbaşı Karl Mayr’ın ‘sosyal düşünce’ kurslarında yeraldı. Bu grubun anahtar amacı, savaşın patlak vermesi ve Almanya’nın yenilgisi için bir günah keçisi yaratmaktı. Günah Keçileri, uluslararası Musevi halkı, koministler ve parti çemberi dışındaki politikacılar kabul edildi. Bunlar özellikle de Weimar Koalisyon (Weimar Coalition) partilerindekiler ve ‘Kasım Suçluları’ olarak anılan politikacılardı.

Temmuz 1919’da askeri organizasyon (Reichswehr) içerisindeki İstihbarat Birliği’nde çalışmak üzere, polis casusları atadı. Bu casusların amacı, diğer askerleri benzer fikirlerle etkilemek ve imkanlar dahilinde bir sosyalist olması düşünülmüş Alman İşçi Partisi (German Workers’ Party (DAP)) adındaki küçük partiye sızmayı mümkün kılmaktı. Hitler, bu denetleme sırasında politikacı Anton Drexler’in, toplumun tüm üyelerinin ortak dayanışmasıyla ve sosyalizmin Yahudi karşıtı bir versiyonu olup, güçlü, aktif bir hükümeti onaylayan ve antisemitik, milliyetçi, anti-kapitalist ve de Marksizm karşıtı fikirlerine hayran kaldı.

Burada ayrıca partinin ilk kurucularından ve gizli Thule Society’nin de üyesi olan, Dietrich Eckart’la da tanıştı. Eckart, Hitler’in akıl hocası oldu. Onunla fikir alış-verişlerinde bulundu, ona nasıl giyinmesi ve nasıl konuşması gerektiğini öğretti ve ve onu geniş bir çevreye tanıttı. Hitler ona teşekkürünü kitabının ikinci bölümündeki övgüleriyle yaptı.

Ordudan mart 1920’de terhis olan Hitler ve eski üstleri, böylelikle parti aktivitelerinde tam zamanlı yeralmaya başladılar. 1921’in başlarında Hitler, konuşmalarıyla çok geniş kitlelerin önünde bile son derece etkili hale geldi. Hitler, şubat ayında Münih’te yaklaşık 6 bin kişilik bir kalabalığın önünde konuştu. Merkezi Münih’de olan partinin amacı Yahudi toplumunu ortadan kaldırmaktı. Bir süre sonra Hitler’in parti içindeki gücünün arttığını gören yöneticilerin onu diktatör tavırları yüzünden eleştirmeleri nedeniyle 11 temmuz 1921’de partiden istifa etti. Fakat Hitler’in yokluğunun partinin sonu olduğunu farkeden yöneticiler onu yeniden çağırdılar v ebu kez başkan olarak geri dönen Hitler, gücünü ilk önce aralarında kurucu üye Anton Drexler’in de olduğu kızgın komite üyelerini bastırdı. Bunun üzerine komite geri çekildi ve Hitler’in istekleri parti içinde oya sunuldu ve Hitler 1’e karşı 543 oy aldı. 29 Temmuz 1921’de Partinin lideri (Führer) ilan edildi ve adını Nasyonel Sosyalist Alman İşçiler Partisi (National Socialist German Workers Party – NSDAP) olarak değiştirdi.

1924’de hükümeti devirmeye çalışan fakat bunda başarılı olamayan ve geri döndüğü sırada intiharı düşünen Hitler tutuklandı. Birahane Olayı adı verilen bu eylem sebebiyle yargılandı ve 1 nisan 1924’de 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bu dönemde Kavgam adlı kitabı yazan Hitler, 20 aralık 1924’de halk için tehlike oluşturmadığı gerekçesiyle serbest bırakıldı.

Serbest kalmasının ardından Almanya’daki politik ortam sakinleşmiş, ekonomi iyiye gitmeye başlamıştı. 1928’de 12 milletvekili ile parlamentoya giren Partisi, 1929 Dünya Ekonomik Krizi’nin ardından 1930 seçimlerinde oyların %18’ini alarak 107 milletvekiliyle parlementoya girdi. 31 Temmuz 1932’deki genel seçimde oyların %37’sini alan Nazi Partisi ocak 1933’de Katolik Merkez Parti ile bir koalisyon hükümeti kurması amacıyla, Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg tarafından başbakan olarak atandı. Katolik Merkez Parti ile anlaşma sağlanamayınca Hitler, Milliyetçi Parti’nin desteğiyle yeni bir genel seçime gitmek istedi.

Çeşitli endüstri ve finans kuruluşlarından büyük parasal destekler alarak ve devletin olanaklarını da kullanarak büyük bir seçim kampanyası yürütmesinin yanısıra, 27 şubat 1933’de Reichstag’ta çıkan yangının ardından Cumhurbaşkanı Hinderburg’a anayasanın kişi hak ve özgürlükleriyle ilgili maddelerini ortadan kaldıran bir kararname imzalatan Hitler, kendi partisi ve Milliyetçiler dışındaki tüm partilerin yayınlarını ve seçim çalışmalarını da durdurttu. 5 Mart 1933 günü yapılan seçimin sonunda oyların %44’ünü alan Nazi Partisi, hemen ertesi gün parlamentodan “Reichstag’ın tüm yetkilerini dört yıl süre ile kabineye devrettiğini” söyleyen bir yetki kanunu çakarttı.

23 Mart 1933’de ise “Halkta ve Almanya’daki Sıkıntının Kaldırılmasına Dair Kanun” (Gesetz zur Behebung der Not von Volk und Reicht) adı altında bir yetki tasarısının kabul edilmesini sağlayarak yürütme ve yasama erklerini eline aldı. Diğer partileri yasaklayan Hitler, yaptığı propagandalarla ve ikna kabiliyetini sayesinde bütün Alman halkını Nazi bayrağı altında birleştirdi ve kendisini, Almanya‘nın büyük lideri ilan etti. Alman ekonomisini kalkındıracağını sözünü savaş hazırlığı yaparak tutan Hitler, iş sahası oluşturdu ve büyük otobanlar inşa ettirdi.

Tüm halkı Alman ırkının üstün ırk olduğuna inandıran Hitler, ülkedeki Yahudileri ve diğer azınlıkları hedef olarak gösterdi. Bunun üzerine önce ülke genelinde daha sonra da 2. Dünya Savaşı süresince işgal edilen tüm topraklarda yaklaşık 5.5 milyon Yahudi ve yarım milyon çingene öldürüldü. Hitler, Alman ırkını iyileştirmek adı altında binlerce zihinsel engelli insanı da öldürttü.

Hitler tüm Almanca konuşan insanları bir çatı altında toplamak amacıyla önce Avusturya‘yı, daha sonra Çekoslavakya ve Polonya‘yı işgal etti. Bu işgallerin sonucu olarak Batı Avrupa ülkelerini ve Rusya‘yı karşısına aldı. Savaşın çok geniş bir cephede yapılıyor olmasının yanısıra; tarihçilere göre Almanya’nın, Napolyon Bonapart‘ın yaptığı hatayı tekrarlayarak Rusya‘ya kış mevsiminde savaş açması ve sonra ABD‘nin de savaşa dahil olması onlara yenilgiyi getirdi.

1944’ün sonunda Kızıl Ordu, son Alman güçlerini de Sovyetlerden temizledi ve Avrupa’nın merkezine ilerlemeye başladı. Batı güçleri de Almanya’ya hücum etmekteydi ve Almanya, savaşı askeri açıdan kaybetmiş durumdaydı. Fakat Hitler, düşman güçlerle hiçbir antlaşmaya yanaşmadı ve kalan Alman askeri gücü, savaşmaya devam etti ve aynı zamanda katliamı da sürdürdüler.

Nisan 1945’de generalleri, Sovyet güçlerinin Berlin’e yaklaştıklarını kendisine bildirmesine ve Bavyera’ya ya da Avusturya’ya uçmasını önermelerine rağmen, Berlin’de kaldı. Buarada SS lideri Heinrich Himmler, kendi başına Almanya’nın anlaşmaya hazır olduğunu bildirdi ve Hermann Göring ise Bavyera’dan Hitler’e, o Berlin’de sıkışıp kaldığına göre bundan böyle kendisinin Almanya’nın liderliğini sürdürebileceğine dair bir telgraf yolladı. Hitler ise her ikisini de partiden attırdı ve onları vatan haini ilan etti.

30 Nisan 1945’de Sovyet güçleri iyice içerilere girip artık sokak sokak Hükümet Başkanlığı’na yaklaştığında, Hitler bulunduğu başmerkezde (Führerbunker) kendi kafasına bir kurşun sıkarak intihar etti. Aynı zamanda bir miktar siyanür içtiği anlaşılıyordu. Hitler’in ve 1 gün önce evlendiği Eva Braun’un cesetleri yardımcıları tarafından bir bomba kraterine konularak benzinle yakıldı ve Hitler’in isteğiyle köpeği Blondi de zehirlenerek öldürüldü. Ardından da Führerbunker bahçesine gömüldüler.

Rus güçleri içeri girip cesetleri bulduğunda ise diş kayıtlarıyla yapılan otopside teşhis edilen Adolf Hitler’in ve Eva Braun’un cesetleri, bir çeşit türbe haline gelmelerini önlemek için bir süre dolaştırıldıktan sonra, gizli Sovyet departmanı SMERSH tarafından Magdebug’daki yeni başmerkezlerinde gömüldü. 1970’de tesisin Doğu Almanya’ya devri sırasında ise kalanlar mezardan çıkarılarak tamamen yakıldı ve külleri Elbe Nehri’ne döküldü.

Hitler’in ölümün ardından yıkıma devam etmeleri için emirler bırakmış ve vasiyetnamesinde diğer Nazi liderlerini görmezden gelerek Grand Admiral Karl Dönitz’i Almanya Başkanı, Joseph Goebbels’i de Başbakan olarak göstermişti. Buna rağmen Joseph Goebbels ve eşi Magda 1 Mayıs 1945’de intihar etti.

Almanya’nın 2. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkmasıyla ve 12 yıl süren Hitler iktidarının ardından Hitler, Nazi Partisi ve Nazizmin sonuçları tüm dünyada kötü kabul edildi.
Kaynak:Biyografi.info

Atilla Yeşilada kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Gazeteci, Ekonomist ve TV programı sunucusu

Atilla Yeşilada, 1961 yılında Bahariye, İstanbul‘da doğmuştur. 1980 yılında ST George Avusturya lisesinden mezun oldu. 1978 yılında AFS (Amerika Lise Değişim Programı) bursuyla ABD, Wisconsin Eyaletinde bir yıl lise öğrenimine devam etti. Üniversite eğitimini ABD‘nin Illinois Eyaletinde Eastern Illinois Üniversitesinde Ekonomi ve İşletme dalında yaparak tamamladı. Ekonomi branşında Kaliforniya Üniversitesi Santa Barbara Kampüsü’nde üst lisans yaptıktan sonra, New York Eyaleti; Troy, Rensselaer Polytechnic Institute Üniversitesi’nde Finansal Ekonomi dalında doktora çalışmaları yaptı.

aslennereli.com

Atilla Yeşilada, 1989 yılında bir yıl The Jerome Levy Institute’da araştıra uzmanı olarak görev yapmıştır. Eş zamanlı olarak çeşitli Amerikan Üniversitelerinde ekonomi ve finans dersleri verdi.

Atilla Yeşilada, 1990 yılında Türkiye‘ye dönerek 2011 yılına kadar Global Menkul Değerler, Eczacıbaşı Menkul Değerler ve Ege Yatırım olmak üzere çeşitli aracı kurumlarda araştırmadan sorumlu genel müdür yardımcısı olarak görev yaptı.

2001 yılında Murat Üçer ile birlikte halen 20 Gelişmekte Olan Ülke’de faaliyet gösteren ve araştırma ürünlerini dünyaca ünlü çokuluslu şirket ve fon yöneticilerine pazarlayan GlobalSource Partners’ın Türkiye danışmanları oldu.

2001-2011 yılları arasında CNBC-E, Habertürk, Business Channel ve CemTV’de ekonomi ve haber analiz programları da sundu. Halen GlobalSource Partners vasıtası ile 100’den fazla yabancı müşteriye İstanbulanalytics markası altında ise 30 Türk kuruma araştırma ve danışmanlık hizmetleri sunnaktadır.

Hormonlu Büyüme Yılları ve Muhalif Bir Ekonomistin Güncesi adlı iki kitabı olan Atilla Yeşilada, yıllardır çeşitli internet sitelerinde de yazılar yazmaktadır. YouTube’ta ekonomi üzerine yaptığı yayınlarla oldukça geniş bir kitleye ulaşmaktadır.

Kitapları :
2020 – Ekonominin Bitiş Düdüğü ve Başlama Vuruşu
2019 – Ekonomide Sonuna Geldiğimiz Yollar
2018 – Hormonlu Büyüme Yılları
2017 – Muhalif Bir Ekonomistin Güncesi

Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Ayşe Böhürler kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Ayşe Böhürler, 1963 yılında Nevşehir, Ürgüp’de doğmuştur. Orta öğrenimini İstanbul Erenköy Kız Lisesi’nde tamamlayan Ayşe Böhürler, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler bölümünde okudu.

aslennereli.com

Çeşitli sivil toplum kuruluşları ve girişimlerinde aktif roller alan Ayşe Böhürler’in yazı ve araştırmaları gazete ve dergilerde yayınlandı. 1992-1995 tarihleri arasında İzlenim dergisinde editör olarak çalıştı. Daha sonra da Aksiyon dergisinde ‘Aile ve Eğitim’ bölümü editörlüğü görevi yaptı. 1995-2007 arasında Kanal 7 televizyonunda sabah kuşağı, tartışma programları, belgeseller, kültür-sanat programları, sorumlusu ve yapımcısı olarak görev yaptı.

Ulusal ve Uluslar arası kadın çalışma guruplarının içinde yer aldı. Avrupa başkentlerinde (Lahey, Stockholm, Londra 2004- 2006) Kadının insan hakları ihlalleri temalı toplantılar hazırladı.

2005-2008 yılları arasında Duvarların Arkasında belgesel ismi ile 13 İslam ülkesinde kadınların durumunu araştıran 200 kadın ile röportajı içeren belgeseller yaptı. Umman, Yemen, Sudan, Lübnan, Mısır, Suriye, Endonezya, Malezya, Cezayir, İran, Filistin, Ürdün, Pakistan, Türkiye‘deki kadın sorunlarını ele alan belgeseller ulusal ve uluslararası kanallarda yayınlandı.

2009 yılında bu belgesel serisinin bir devamı olarak İngiltere’de ki müslüman kadınları anlatan “Biz İngiliz Müslüman Kadınlar“ adlı bir belgesel hazırladı.

Ayşe Böhürler, 2008 yılında belgesel yapımcılığı için Yasemin Pınarık ile ‘AjansY’ adlı bir şirket kurdu. Kendi kurduğu yapım ajansında çalışan Ayşe Böhürler, kültür ve kadın alanlarında belgeselleri var. Duvarların Arkasında/Müslüman Ülkelerde Kadın (13 bölüm), “Biz İngiliz Müslüman Kadınlar“, “Hayme Ana”, “Orhun Yazıtlarından Nobel’e Türk Edebiyatı ”, “Ali Emiri Efendi”, “Avrupa’nın Mültecilerle İmtihanı, “Anadolu İrfanı” yapımcısı olduğu belgeseller arasında yer alıyor.

Ayşe Böhürler, 2010 Avrupa Kültür Başkenti ilan edilen İstanbul için 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti Danışma kurulu üyeliği yaptı. Müsiad Araştırma ve Yayın Komisyonu üyesi. 2017 yılında Kültür Şurası Medya Komisyonu Başkanı olarak görev yaptı. Halen Yenişafak Gazetesi’nde yazıyor.

Ayşe Böhürler, Fatih Böhürler ile evli idi. 2010 yılında boşandı. 3 çocuğu vardır. 20 Nisan 2014 tarihinde Ayşe Böhürler’in oğlu Zeyd Böhürler ile Hüsna Şişman evlendi. Çiftin nikahını İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş kıyarken, çiftin şahitliğini ise TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, AK Parti İstanbul Milletvekili Nimet Baş ile eski Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç yaptı.

Ak parti kurucu üyeleri arasında yer alan Ayşe Böhürler, 2007 yılı seçimlerinde AKP’den milletvekili adayı oldu. 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin 27. Dönemi milletvekili seçimlerinde AKP’den İstanbul 2. Bölgeden 16. Sırada milletvekili adayı oldu ancak seçilemedi.

Ayşe Böhürler, 2001-2012 yılları arasında AKP Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) üyeliği görevini yürüttü.

2016 yılında Şanlıurfa’nın AKP’li Haliliye Belediyesi’nin düzenlediği “1’inci Göbeklitepe Belgesel Film Yarışması”nda jüri üyeliği yaptı.

Kitapları :
2008 – Duvarların Arkasında: Müslüman Ülkelerde Kadın
2010 – Yazmasam ölürdüm: günümüz yazarlarının dilinden edebiyat izleri
2015 – Bi Ters Bi Düz
2017 – Mülteci parfümü: adım adım savaştan kaçış

Hazırladığı Belgeseller :
2005 – 2008 – Duvarların Arkasında/Müslüman Ülkelerde Kadın (13 bölüm),
2009-2011 – “Biz İngiliz Müslüman Kadınlar“,
2009-2011 – “Hayme Ana”,
2009-2011 – “Orhun Yazıtlarından Nobel’e Türk Edebiyatı ”,
2009-2011 – “Ali Emiri Efendi”,
2009-2011 – “Avrupa’nın Mültecilerle İmtihanı,
2009-2011- “Anadolu İrfanı”.

Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Ron Klain kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

20 Ocak 2021 tarihinde göreve başlayacak olan ABD Başkanı Joe Biden’in özel kalem müdürüdür.

Ron Klain, 8 Ağustos 1961 tarihinde Indianapolis, Indiana, ABD’de doğmuştur. Ailesi Yahudi olan Ron Klain’in babası Stanley Klain inşaat müteahhidi, annesi ise Sarann Warner bir seyahat acentesi sahibidir. Lisesiyi North Central High School’da okudu ve 1979 yılında mezun oldu. 1983 yılında Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. 1987 yılında Georgetown Üniversitesinde doktorasını tamamladı.

aslennereli.com

Ron Klain, mezuniyeti sonrasında Yargıtay başkanı Byron White’ın yanında 1987 ve 1988 yıllarında hukuk memuru olarak, 1989 ve 1992 yılları arasında (United States Senate Committee on the Judiciary) Amerika Birleşik Devletleri Senatosu Yargı Komitesinde Baş Danışman olarak görev yaptı.

1995 yılında Senatör Tom Daschle, onu Senato Demokratik Liderlik Komitesi’nin Personel Direktörü olarak atadı.

Ron Klain, eski başkanlar Barack Obama ve Bill Clinton ile Demokrat başkan adayları Al Gore, John Kerry, Hillary Clinton‘ın seçim kampanyalarında da danışman görevinde bulundu.

Ron Klain, ABD Başkanı Bill Clinton döneminde başkan yardımcısı olan Al Gore’nın yanında 1 Kasım 1995 – 3 Ağustos 1999 tarihleri arasında özel kalem müdürü olarak görev yaptı. Ron Klain, Ağustos 1999‘da Al Gore‘un kampanya başkanı Tony Coelho tarafından görevden alındıktan sonra Ekim 1999’da O’Melveny & Myers hukuk firmasının Washington DC ofisine katıldı. 2000 yılında tekrar Al Gore‘un seçim kampanyasında görev aldı.

2004 yılı ABD Başkanlık seçim kampanyasında Demokrat Parti’den aday adayı olan Wesley Clark‘ın danışmanı olarak çalıştı. Wesley Clark’ın adaylıktan çekilmesinden sonra, genel seçim sırasında, Ron Klain, Demokrat Parti’den aday olan John Kerry‘nin kampanyasının perde arkasında yoğun bir şekilde yer aldı.

Ron Klain, 2005 yılından itibaren Ekim 2014 tarihine kadar Revolution LLC’de Baş Hukuk Müşaviri ve Case Holdings’in Başkanı olarak görev yaptı.

Ron Klain, ABD Başkanı Barack Obama döneminde başkan yardımcısı olan Joe Biden’in yanında 20 Ocak 2009 – 14 Ocak 2011 tarihleri arasında özel kalem müdürü olarak görev yaptı. Ron Klain, 14 Ocak 2011 tarihinde özel sektörde bir pozisyon için Beyaz Saray’dan ayrıldı.

Barack Obama tarafından 22 Ekim 2014 – 15 Şubat 2015 tarihleri arasında Beyaz Saray Ebola Müdahale Koordinatörü olarak görevlendirildi. Halk sağlığı konusunda hiçbir eğitimi ve uzmanlığı olmaması sebebi ile eleştirilen Ron Klain’in 15 Şubat 2015 tarihinde görev süresi bitti.

2015 yılından itibaren Skoll Vakfı Küresel Tehdit Fonu için harici danışman olarak çalıştı ve yatırım şirketi Revolution LLC’de İcra Kurulu Başkan Yardımcısı ve Baş Hukuk Müşaviri olarak görev yaptı.

Ron Klain, Avukat ve çevre aktivisti Monica Medina ile evlidir. Hannah, Michael ve Daniel adlarında 3 çocuğu vardır.

3 Kasım 2020 tarihinde yapılan ABD Başkanlık seçim kampanyasında Demokrat Parti adayı Joe Biden’in kıdemli danışmanı olarak katıldı. ABD Başkanı seçilen Joe Biden 20 Ocak 2021 tarihinde göreve başladığında Ron Klain’in özel kalem müdürü olacağını 11 Kasım 2020 tarihinde açıkladı.
Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Prof.Dr.Ayşegül Füsun Eyüboğlu kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Prof. Dr. Ayşegül Füsun Eyüboğlu, Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesidir.

Ayşegül Füsun Eyüboğlu, 1965 yılında Ankara’da doğmuştur. ilkokuldan sonra 1976-1983 yılları arasında ortaokul ve liseyi Ankara’da Atatürk Anadolu Lisesinde okudu. 1983-1990 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde eğitimini tamamlayıp doktor olarak mezun oldu. 1991- 1996 yılları arasında Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Merkezinde Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanlık eğitimini yaptı.

aslennereli.com

Ayşegül Füsun Eyüboğlu, 1990 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden doktor olarak mezun olduğunda atandığı Uşak Devlet Hastanesi Acil Servisinde Pratisyen Doktor olarak 1991 yılına kadar görev yaptı.

Prof. Dr. Ayşegül Füsun Eyüboğlu,1994- 1996 yılları arasında Doktora Sonrası Araştırmacı olarak ABD’de Pennsylvania Üniversitesi Göğüs Hastalıkları ve Yoğun Bakım Bölümü, Pulmoner İmmünoloji Ünitesinde Granülomatoz hastalıklar immunolojisi çalışmalarında bulundu.

1997-1999 yılları arasında Ankara’da Uzman Doktor olarak Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalında görev yaptı. Burada 2000 yılının Kasım ayında Yardımcı Doçent, 2007 yılının Nisan ayında Profösör oldu.

Ayşegül Füsun Eyüboğlu, Başkent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı doktoru olarak görev yapmaya devam etmektedir.

Prof. Dr. Ayşegül Füsun Eyüboğlu, 10 Ocak 2020’de oluşturulan Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesidir.

2019 Aralık ayında Çin‘de nükseden koronavirüs (Kovid-19) ile birlikte Dünya Sağlık Örgütü böyle bir pandemik hastalığın varlığını ortaya koydu. Daha sonra ise Sağlık Bakanlığı doğru kararlar verebilmek için öğretim üyelerinden oluşan bilim kurulu kurma kararı aldı.

Koronavirüs Bilim Kurulu’nda yer alan bazı isimler şu şekilde:
Prof. Dr. Ateş Kara,
Prof. Dr. Tevfik Özlü,
Prof. Dr. Alpay Azap,
Prof. Dr. Canan Ağalar,
Prof. Dr. Recep Öztürk
Prof. Dr. Mehmet Ceyhan
Prof. Dr. İlyas Dökmetaş

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Füsun Öner Eyüpoğlu, koronavirüsün sigara içen kişilerde etkisinin daha fazla olduğunu belirterek “Sigara içenlerde akciğer hücreleri yüzeylerinde gelişen değişiklikler sonucunda koronavirüslerin solunum yolu hücrelerine girişi kolaylaşıyor” dedi. Türk Toraks Derneği Solunum Sistemi Enfeksiyonları Çalışma Grubu Üyesi ve Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Füsun Öner Eyüboğlu astım, KOAH ve solunum sıkıntısı yaşayan, sigara kullanan kişilerde koronavirüsün oluşturduğu etkileri anlattı. Prof. Dr. Eyüpoğlu üst solunum yolu enfeksiyonları ve akut bronşitin yüzde 90-95 oranında nedeninin virüsler olduğunu, genel olarak grip virüsü dışında, solunum yolu enfeksiyonlarına yol açan virüslere yönelik etkin bir ilaç ya da aşı bulunmadığını söyledi. Prof. Dr. Eyüpoğlu, antibiyotiklerin yalnızca bakteriler ile gelişen enfeksiyonlarda etkili olduğunu, virüs enfeksiyonlarında kullanılmadığını bildirerek virüs enfeksiyonlarının şiddetinin iki etkene göre farklılık gösterebildiğini belirtti.

‘SİGARA SAVUNMA SİSTEMİNİ BOZAR’
Prof. Dr. Eyüpoğlu, sigara içenlerde koronavirüsün etkilerinin daha fazla hissedilebileceğini kaydederek “Bağışıklık sistemi virüsü yenmekte önemli bir faktördür. Genel olarak, bağışıklık sistemimiz yaşlılarda, altta yatan kronik hastalığı olanlarda, kanser hastalarında, iyi beslenmeyenlerde, bedensel ya da ruhsal olarak aşırı yorgun olan bireylerde daha zayıf oluyor. Bu bireylerde virüs enfeksiyonları daha ağır seyrediyor. Tütün ve tütün ürünleri sigara, nargile gibi kullanımı da solunum yollarının savunma mekanizmalarını bozuyor ve COVID-19 dahil pek çok solunum yolu enfeksiyonunun gelişimini kolaylaştırıyor. Sigara içenlerde akciğer hücreleri yüzeylerinde gelişen değişiklikler sonucunda koronavirüslerin solunum yolu hücrelerine girişi kolaylaşıyor. Salgın sürecinde yapılan çalışmalarda sigara içenlerde ağır zatürre ve solunum yetmezliği ile seyreden COVID-19 vakalarının daha sık olduğu ve bu grupta ölüm riskinin daha yüksek olduğu saptanmış. Sigara, hava yolları ve akciğer dokusunda savunma sistemini bozar. Bu nedenle her türlü enfeksiyon daha kolay gelişir ve ağır seyreder. Solunum yetmezliği daha kolay gelişir. Bu nedenle sigara kullanan vatandaşlarımızdan pek çok hastalığın önemli nedeni olan sigarayı en kısa sürede bırakmalarını tavsiye ediyorum” diye konuştu.

‘HAYVANLARDA KONAKLAYAN VİRÜS İNSANA BULAŞIYOR’
Prof. Dr. Eyüpoğlu, bazı solunum virüslerinin ana konağının çeşitli hayvanlar olduğunu anımsatarak “Örneğin influenza virüsünün ana konağı su kuşlarıdır. Günümüzdeki son salgına neden olan koronavirüsün de ana konağının yarasalar olabileceği düşünülüyor. Hayvanlarda konaklayan, ancak geçirdikleri mutasyonlar sonucu insan hücrelerini de enfekte eden bu virüs artık insandan insana bulaşıyor. Solunum yoluyla bulaşan virüs hızla yayılarak dünya nüfusunu etkiliyor. Koronavirüsün kuluçka dönemi 2-14 gün arasında. Kuluçka dönemi sırasında hastalık belirti vermiyor. Temel olarak ateş, öksürük ve nefes darlığına yol açıyor. Bazı hastalarda boğaz ağrısı ve burun akıntısının da olduğu görülüyor” dedi.

‘GEREKMEDİKÇE HASTANEYE GİTMESİNLER’
Prof. Dr. Eyüpoğlu, KOAH gibi kronik akciğer hastalarının kapalı ve kalabalık ortamlarda bulunmaktan kaçınmalarını önererek, “Bu kişilere gerekmedikçe hastaneye gitmemelerini öneriyoruz. Çünkü hastaneler kalabalık ve KOAH hastalarının bu virüsü kapmaları önemli bir sağlık sorunu haline gelebilir. Öte yandan 60 yaş üstü vatandaşlarımız da kalabalık ve kapalı ortamlarda bulunmaktan sakınmaları COVID-19 riskini düşürecektir. COVID-19’a yönelik henüz etkin bir ilaç geliştirilmedi. Yine bu enfeksiyondan koruyacak bir aşı da henüz mevcut değil. Aşı geliştirme çabaları en az üç ülkede Çin, ABD ve İngiltere’de başladı. Ancak herhangi bir aşının en acil koşullarda insanların kullanımına sunulması en az 12 aylık bir süre gerektiriyor” ifadelerini kullandı.

‘VİRAL ENFEKSİYON İLAÇLARINI KOMBİNE EDİYORUZ’
Prof. Dr. Eyüpoğlu, koronavirüse karşı birebir etkin bir ilaç olmadığını tekrarlayarak, “Elimizde var olan bu tip viral enfeksiyonlar bu tip enfeksiyonlarda kullandığımız ilaçları kombine ediyoruz. Daha çok Çin ve diğer ülkelerdeki tecrübelerden yararlanmaya çalışıyoruz. Antibiyotik mutlaka kullanılıyor. Kronik hava yolu hastalığı olan kişilerde solunum sıkıntısı daha ağır seyredebilir. Yine bu hastalığını yüzde 15’i ağır solunum sıkıntısıyla gidebilmekte. Ve bunların da bir kısmı maalesef yoğun bakımlarda kaybedilmekte. Yoğun bakım desteği gerektiren hastalara farklı formlarda solunum yoluyla alınan nefes açıcı ilaçları uyguluyoruz” dedi.
Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Nalan Kuruçim kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

2020 yılında Antalya’da yapılan 57. Altın Portakal Ulusal Film Yarışmasında En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü “Hayaletler” filmindeki performansıyla Nalan Kuruçim ve İnsanlar İkiye Ayrılır filmindeki rolüyle Nezaket Erden arasında paylaştırıldı.

Nalan Kuruçim, 31 Ekim 1971 tarihinde Ankara’da doğmuştur. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Ankara’da tamamladıktan sonra Gazi Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun oldu.

aslennereli.com

Nalan Kuruçim, İstanbul’da Müjdat Gezen Kültür Ve Sanat Merkezinde oyunculuk üzerine eğitim aldıktan sonra 1995 yılında oyunculuğa başladı. Tuhaf Bir Gece ve Çiçek Taksi dizilerinde oynadı. İsmini Leyla ile Mecnun dizisinde Erdal Bakkal’ın karısı Nurten rolüyle duyurdu.

Nalan Kuruçim, 2018 yılında başrollerinde Ekin Koç, Farah Zeynep Abdullah, Fikret Kuşkan’ın oynadığı jokey Halis Karataş’ın hayatının işlendiği “Bizim İçin Şampiyon” filminde Halis Karataş’ın annesi Nurten karakterini canlandırdı.

2020 yılında Antalya’da yapılan 57. Altın Portakal Ulusal Film Yarışmasında En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü “Hayaletler” filmindeki performansıyla Nalan Kuruçim ve İnsanlar İkiye Ayrılır filmindeki rolüyle Nezaket Erden arasında paylaştırıldı.

“Hayaletler” filmi önce de Selanik Film Festivali’nde, Cross-Roads Co-Production’da Jüri Özel Ödülü ve Senaryo Ödülü olmak üzere iki ödül kazanmıştı. Azra Deniz Okyay‘ın yazıp yönettiği filmde; Nalan Kuruçim, Beril Kayar, Emrah Özdemir ve Dilayda Güneş gibi oyuncular var.

Nalan Kuruçim, Radikal Gazetesi Kültür Sanat Editörü Cem Erciyes ile evlidir.

Ödülleri :
2020 – 57. Altın Portakal Ulusal Film Yarışması, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü (Hayaletler)

Filmleri ve Dizileri :
2021 – Hilal, Feza and Other Planets (Siklamen) (Sinema Filmi)
2020 – Hayaletler (İffet) (Sinema Filmi)
2018 – 2019 – Sen Anlat Karadeniz (Türkan Dağdeviren) (TV Dizisi)
2018 – Bizim İçin Şampiyon (Meliha Karataş )(Sinema Filmi)
2018 – Aydede (Necla) (Sinema Filmi)
2018 – Tuzdan Kaide (Sinema Filmi)
2017 – Yol kenarı (Sinema Filmi)
2017 – İşe Yarar Bir Şey (Mehlika) (Sinema Filmi)
2014 – Kuzu (Güllü) (Sinema Filmi)

2011 – 2014 – Leyla ile Mecnun (Nurten) (TV Dizisi)
2013 – Daire (Sinema Filmi)
2012 – Azap Çavuşu (Kısa Film)
2012 – Şimdiki Zaman (Öfkeli Müşteri) (Sinema Filmi)
2010 – Akasya durağı (TV Dizisi)
2009 – Babam Büfe (Video)
2009 – Büyük oyun (Merciye)(Sinema Filmi)
2009 – Canım ailem (TV Dizisi)
2004 – Büyük yalan (Nuriye) (TV Dizisi)
2003 – Kampüsistan (Melek) (TV Dizisi)
2003 – Giz (Sinema Filmi)
2002 – Yarım elma (TV Dizisi)
2001 – Baba Ocağı (TV Dizisi)
2001 – Aşkım aşkım (TV Dizisi)
2001 – Tatlı Hayat (Nezihe) (TV Dizisi)
2001 – Yeditepe İstanbul (Firdevs) (TV Dizisi)
1997 – Kara melek (İpek) (TV Dizisi)
1997 – Ruhsar (Cilveloy) (TV Dizisi)
1995 – Çiçek Taksi (TV Dizisi)
1995 – Tuhaf Bir Gece (TV Dizisi)

Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Dündar Kılıç kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Sürmene’li ünlü kabadayı.

aslennereli.com

Dündar Kılıç, 1935 yılında, Trabzon’a bağlı olan Sürmene ilçesinde dünyaya geldi. Tam adı Ali Dündar Kılıç olan dünlü kabadayı, dokuz yaşındayken ailesi ile beraber Ankara’ya taşındı.

10 yaşındayken ilk silahına sahip olan Kılıç, 14 yaşına geldiğinde ilk defa tutuklanarak adli makamların ilgisini üzerine çekmişti. 1960’lı yıllarda, Ankara bölgesindeki en tanınmış suçlulardan birisiydi. Ruhsatsız kumar oynatarak nüfuzunu geliştiren Kılıç, sadece daha önce suç işlemiş olan insanlardan para topladığı için yer altı camiasında iyi bir üne sahipti. 1960 yılında, işlediği bir cinayetten dolayı tutuklandı ve 1965 yılına kadar cezaevinde kaldı.

1965 yılında, cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul’a taşındı. Çeşitli tarihlerde, işlediği farklı suçlardan dolayı gözaltına alındı. 15 Ağustos 1972‘de Diyarbakır ve Siirt İlleri Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından THKO örgütüne yataklık yapmaktan yakalandı. 1984 yılında, MIT tarafından başlatılan Babalar Operasyonu çerçevesinde yakalandı ve de 11 ayrı suçtan suçlu bulunarak Mamak Cezaevi’ne kapatıldı.

Kılıç’ın kızı Uğur Kılıç, kocası olan ve de ünlü bir mafya babası olarak tanınan Alaattin Çakıcı’nın adamları tarafından 1995 yılında öldürüldü. Bu olaydan sonra Kılıç ve Çakıcı arasında beklenen çatışma olmadı; bu durumun sebebi otoriteler tarafından tespit edilemese de sonucu kimse için rahatsızlık verici olmadı.

10.000’in üzerinde öğrencinin eğitim harcamalarını karşılayan Kılıç, eli bol bir hayırsever olarak görülüyordu. 10 Ağustos 1999 tarihinde, Amerikan Hastanesi’ndeki odasında tedavi altındayken, üst solunum yolundaki problemlerden dolayı hayatını kaybetti.

Ünlü kabadayı Alaattin Çakıcı’nın kayınpederi olan Dündar Kılıç’ın hayatı, yeğeni Mustafa Dündar Kılıç tarafından 2006 tarihinde kitaplaştırıldı. Kurtlar Sofrasında Son Kabadayı adını taşıyan 120 sayfalık kitap, Kitaplık yayınları tarafından yayınlandı. Popüler T.V. dizisi Kurtlar Vadisi’ndeki Laz Ziya adlı karakterin de Kılıç’tan esinlenerek yaratıldığı idda edilmiştir.
Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Lance Stroll kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Yarış Pilotu olan Lance Stroll, Formula 1 takımlarından Racing Point için yarışmaktadır.

Lance Stroll, 29 Ekim 1998 tarihinde Kanada’da Quebec Eyaletinin Montreal şehrinde Lawrence Stroll, Claire-Anne Stroll çiftinin oğlu olarak doğmuştur. Lance Stroll, Circuit Mont-Tremblant pistinin sahibi milyarder Lawrence Stroll ve Belçikalı moda tasarımcısı Claire-Anne Callens’ın oğludur. Lance Stroll’ün Chloe adında bir ablası vardır.

aslennereli.com

Yarış kariyerine 10 yaşında kartingle başlayan Lance Stroll, Kanada ve Kuzey Amerika’da sayısız yarış ve şampiyonluklar kazandı. 2010 yılında, Ferrari Sürücü Akademisi’nin üyesi oldu.

Lance Stroll’ün ilk otomobil yarışları Ferrari Sürücü Akademisi tarafından düzenlenen şampiyona dışı bir seri olan 2014 Florida Kış Serisinde oldu.

11 Kasım 2015 tarihinde Ferrari Driver Academy’den ayrılarak Formula 1 takımlarından Williams Grand Prix takımına test pilotu olarak hizmet vermek üzere geçti. 2017 yılında da Williams Grand takımında yarıştı.

Formula 1’deki ilk yarışı 26 Mart 2017 tarihinde Melbourne‘deki 2017 Avustralya Grand Prix yarışıdır.

Lance Stroll, 2014 yılında İtalya F4 şampiyonu oldu, 2015 yılında Toyota Yarış Serisi şampiyonu, 2016 FIA Avrupa Formula 3 şampiyonu oldu. 2010-2015 yılları arasında Ferrari Sürücü Akademisi’nin bir parçasıydı. 2017 yılında Williams-Mercedes takımına katılarak Formula 1‘e adım attı.

Lance Stroll, İlk Formula 1 derecesini 25 Haziran 2017 tarihinde Azerbaycan‘nın Bakü kentinde gerçekleşen 2017 Azerbaycan Grand Prix yarışında 3. sırada bitirerek elde etti. Çaylak sezonundaki bu üçüncülük ile podyuma çıkan en genç ikinci sürücü oldu. 2018 sezonunu takviminde yer alan 21 yarışın 2’sinde ilk 10’a girdi, 2 yarışta finişi göremedi. Sezonu 6 puanla 18. sırada tamamladı.

30 Kasım 2018 tarihinde Racing Point Force India takımı Stroll’ün 2019 Formula 1 sezonu’nda Racing Point-Mercedes ile yarışacağını açıkladı

15 Kasım 2020 tarihinde İstanbul‘da yapılan Formula 1 Türkiye Grand Prix’sine Racing Point pilotu Lance Stroll ilk sıradan başladı. Ancak yarışın birincisi Lewis Hamilton oldu.
Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Armen Sarkisyan kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Ermenistan Cumhurbaşkanı

Armen Sarkisyan, 23 Haziran 1953 tarihinde Erivan, Ermenistan’da doğmuştur. Tam adı Armen Vardanoviç Sarkisyan’dır. Önceki Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ile Armen Sarkisyan’ın bir akrabalık bağı yoktur.

aslennereli.com

1970–1976 yılları arasında Erivan Devlet Üniversitesinde okuyarak mezun oldu. Erivan Devlet Üniversitesi Fizik ve Matematik Fakültesinden mezun olduktan sonra aynı üniversitede 23 yaşında öğretim üyesi olan Armen Sarkisyan, Cambridge Üniversitesi‘nde ve Londra Üniversitesi Matematik Enstitüsü’nde 1984-1985 ve 1989-1991 yılları arasında yabancı araştırmacı ve öğretim üyeliği yapmıştır. Armen Sarkisyan aynı zamanda Harvard Üniversitesi ve Kennedy Üniversitesi Yönetim Kurul üyesi idi.

2000 yılında Britanya vatandaşlığı için başvuru yaptı ve 2002 yılında da vatandaşlığı aldı. Daha sonra 2011’de Britanya vatandaşlığından çıktı.

Armen Sarkisyan Dünya’nın birçok ülkesinde sanayi çeşitli alanlarda faaliyet gösteren 15 şirketten ibaret olan Knightsbridge Group şirketinin kurucusudur. 2000 yılından beri Eurasia House International şirketinin kurucu başkanıdır. Sarkisyan aynı zamanda British Petroleum, Alcatel ve Telefonica gibi dünya devlerinin danışmanı.

Armen Sarkisyan, 1992-1995 tarihleri arasında Ermenistan’ın Londra Büyükelçisi görevine atandı. 4 Kasım 1996 – 20 Mart 1997 tarihleri arasında 5. Ermenistan Başbakanı olarak görev yaptı. Hükümetini 4 aya kadar yürüttükten sonra sağlık durumundan dolayı görevden istifa ettiği açıklamıştı.

1998 – 8 Nisan 2018 tarihleri arasında Ermenistan‘ın Birleşik Krallık Büyükelçisi olarak Londra’da bulundu.

Armen Sarkisyan, 2 Mart 2018 tarihinde yapılan seçim ile Ermenistan‘ın 4. Cumhurbaşkanı oldu. 9 Nisan 2018 tarihinde önceki Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’dan görevi teslim aldı.

Armen Sarkisyan, Nouneh Sarkisyan ile evlidir.
Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Alaattin Çakıcı kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Alaattin Çakıcı, 20 Ocak 1953 tarihinde Trabzon ili Arsin ilçesi Fındıklı köyünde Kafkasya mültecisi, Türkmen kökenli bir ailenin çocuğu olarak doğmuştur. Annesinin adı Şakire Çakıcı, babası Ali Çakıcı’dır. Fahrettin Çakıcı ve Gençağa Çakıcı adında erkek kardeşi, Gamze Çakıcı ve Leyla Çakıcı adlarında kız kardeşi vardır. Babası Ali Çakıcı kan davası nedeniyle tüm ailesini alarak İstanbul’a göç etti. Alaattin Çakıcı, çocuk denecek yaşta ailesiyle birlikte İstanbul ili Kağıthane ilçesi Gültepe semtine taşındı ve baba Ali Çakıcı burada bir kahvehane işletmeye başladı.

Alaattin Çakıcı, Gültepe ve çevresinde dik kafalı, asi, hırçın, kavgacı, gördüğü haksızlığa anında sert tepki veren bir delikanlı olarak temayüz etti. Gençliğinde birkaç yaralama olayından sorumlu tutuldu. Alaattin Çakıcı İstanbul’da ilk olarak bir çiçekçinin öldürülmesinde azmettirici olarak yargılandı ve mahkum oldu. Kısa süreli cezaevinde yattı.

aslennereli.com

Milliyetçi muhafazakar aile yapısına sahip oluşundan dolayı 1980 öncesi kamplaşmada babası Emin Ali ÇAKICI, kardeşi Gençağa ÇAKICI ile beraber MHP-Ülkü Ocakları saflarında yer aldı. 18 Eylül 1978 tarihinde dönemin solcuları tarafından amcasının oğlu Necati ÇAKICI öldürüldü. Kız kardeşi Gamze ÇAKICI Gültepe Harmantepe Meydanında kendilerine ait bir büfede diri diri yakılmak istendi. Alaattin Çakıcı da 1979 yılında 5 kurşuna hedef oldu ama ölümden kurtuldu. 5 Mayıs 1980 de ise babası Ali ÇAKICI düzenlenen bir saldırıda öldürüldü.

Maruz kaldığı bu saldırılar karşısında geri adım atmadı. Mücadele azim ve kararlılığı daha da güçlendi. MHP-Ülkü Ocaklarının her kademesinde aktif olarak rol aldı.

1980 Askeri Darbesi ile birlikte suçlandığı silahlı eylemler nedeniyle tutuklandı. Askeri Cezaevlerinde yattı. MHP ve ülkücü kuruluşlar davasında yargılandı ve 41 kişinin ölümünden sorumlu tutuldu. Aleyhinde somut delil bulunamaması nedeniyle de 1982 yılında serbest bırakıldı. Cezaevinden tahliye edildiği 1980 sonrası döneminde gençlik yıllarında etkisi altında kaldığı kabadayılık alemine yöneldi. 1982 yılında tahliye olunca etrafına topladığı arkadaşlarıyla önce “kumar borcu tahsilatına” girişen Çakıcı, sonrasında işadamlarından haraç almaya başladı.

1984 yılında senet tahsilatı işleriyle uğraştı. Bu faaliyetleri nedeniyle yavaş yavaş tanınmaya başlandı. Senet tahsilatı çalışmaları sırasında ülkücülüğünü öne çıkarması sebebiyle ‘ülkücü mafya’ kavramının yerleşmesine neden oldu. İmzası ise belden aşağı sıkılan kurşundu.

Ancak Asıl şöhretini gece alemlerinde kazandı. Medyatik eylemler yaptı. Gece kulüplerine 10-15 kişi olarak gidiyor, 4-5 masa birden işgal ediyordu. Bazen masanın yerini beğenmeyip hır çıkaran, bazen de istediği şarkının söylenmemesine kızan Çakıcı, adamlarına verdiği talimatla eğlence yerini dağıttırıyordu. Elbette asıl amacı eğlence yerinin haracını almaktı. Nitekim 1983 yılında Golden Key adlı eğlence yerinin sahibinden haraç isteyen Çakıcı, sahnedeki şarkıcının sözlerine sinirlenip mekanı dağıttırmıştı. Sahnede bulunan sanatçı Kadir Soyer, Benim için önce Allah peygamber ve karım gelir” deyince sinirlenen Çakıcı, gayri meşru bir çocuğu olduğunu bildiği türkücü Gönül Öner’in Allah ve Peygamberle bir tutulmasına çok kızmıştı. Kendisi Golden Key’in sahibi Aydın Sayağ’ı döverken adamları mekanı dağıtmıştı.

İhracatta vergi iadesi adı altında yüzde 40’a kadar varan ödemeler yapan devleti soyan hayali ihracatçılardan haracını tahsil eden Alaattin Çakıcı, bunların arasındakilerin en ünlüsü olan Turan Çevik’ten de payını almıştı. Çevik’ten her ay 10 milyon lira alan Çakıcı toplam 160 milyon lira tahsil etmişti.

Çakıcı, Kulüp85, Elma Kabare, Maksim gibi eğlence yerlerinde kazandığı ülkücü mafya namını başkent Ankara’da sürdürme niyetindeydi. Haydar Koç, Kürt İdris ve İnci Baba gibi kişiler ise, Ankara’da etkinlik kazanmaya başlayan Alaattin Çakıcı’nın faaliyetlerini yakından izliyorlardı. Ancak o dönemde yapacakları çok fazla bir şeyleri yoktu. Çünkü Çakıcı MİT ile irtibatlanmıştı.

Yeraltı dünyasının ünlüleriyle zaman zaman kapışan Alaattin Çakıcı, asıl gücünü MİT ile ilişkileri sayesinde sağladı. Türkiye’nin Dev-Sol ve PKK terör örgütleriyle mücadele ettiği dönemde, 1986 yılında, MİT Müsteşar Yardımcılığı’na getirilen Hiram Abas’ın daha sonra Kontr-Terör Dairesi olan Güvenlik Daire Başkanlığı’nı kurması, Alaattin Çakıcı’nın hayatını da yakından etkileyecekti.

Dairenin başına Mehmet Eymür getirilirken operasyonlar, Özel Harp Dairesi’nde görevli Yarbay Korkut Eken, Binbaşı Yavuz Ataç ve Kaşif Kozinoğlu tarafından yürütülecekti. Alaattin Çakıcı’nın MİT ile olan ilişkileri bu kişiler üzerinden yürüyecekti. Ancak Alaattin Çakıcı’yı MİT’e lanse eden kişinin ise, başka birisi olduğu söyleniyordu.

1987 yılında yapılan Babalar Operasyonu ile yer altı dünyasının birçok ünlüsü sorgulardan geçirilirken Alaattin Çakıcı, yıldızının parladığı bir dönem yaşıyordu. Korkut Eken, Mehmet Eymür ve Yavuz Ataç’ın yakından şahit olduğu ve 26 Ocak 1989 tarihinde Dedeman Oteli’nde ateş edilmesi olayı ise, bu gücün göstergesiydi.

MİT elemanı Süleyman Seba’nın 1984 yılında Beşiktaş Spor Kulübü Başkanı seçildiğinde güvenliğinin Alaattin Çakıcı’ya emanet edilmesi ise, aslında işbirliğini 1987 öncesine de dayandığını gösteriyordu.

Bu konuda resmi bilgi olmamasına rağmen Dev-Sol adlı terör örgütü liderlerine yönelik yapılacak eylemlere karşı MİT aracılığıyla kullanılan kişiler arasında Çakıcı ve arkadaşları da vardı.

Çakıcının MİT tarafından ASALAya karşı Lübnan ve Yunanistan‘da kullanıldığı iddialarına, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren “Devlet bu tür adamları yararlı olacaksa kullanır” diye yanıt verdi.

Eski MİT Müsteşarı olan Şenkal Atasagun’un 16 Temmuz 1987 tarihinde Güvenlik Daire Başkanlığı’na yazdığı resmi bir yazıda önermesi neticesinde, Alaattin Çakıcı, 3-12 Ağustos 1987 tarihleri arasında, Türkiye’nin yıllarca savaştığı bir terör örgütüne karşı Avrupa’da yürütülmesi planlanan, ancak hedefin, bulunduğu bölgedeki polise sızdığı için iptal edilen bir operasyonda, MİT’in elemanı olarak birkaç adamı ile birlikte yer aldı. MİT elemanı Tarık Ümit ve Yavuz Ataç‘la birlikte, planlanan bir faaliyetle ilgili olarak yurtdışına yollandılar. Bu Alaattin Çakıcı’nın yurtdışına ilk çıkışıydı. Çakıcı ekibiyle planlanan faaliyet gerçekleşmedi. On gün sonra Türkiye’ye döndü.

O yıllar Ermeni terör örgütü Asala ile mücadele etmek için Alaattin Çakıcı’ya teklif edildiğinde kabul etti. Kontr-terör dış ve iç operasyonlar birimi kapsamında özel askeri eğitime tabi tutuldu. Eğitim sonrası tim komutanı olarak görevlendirildi. Kendisine Atilla kod ismi verildi ve yurtdışı seyahatleri için kırmızı pasaport temin edildi. Bu yetkilendirme ile Türkiye, Balkanlar, Avrupa, Amerika, Kafkasya, Ortadoğu, Uzakdoğu faaliyet yürüttüğü eylem alanları oldu.

MİT eski Kontr-Terör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür, Alaattin Çakıcı MİT tarafından 1990’lı yıllarda da kullanıldığını belirtiyordu.

1990 yılında ise adamlarıyla gittiği Kabare’de olay çıkarıp, arkasında darmadağın bir eğlence mekanı ve kapıda bir kurşun deliğiyle iki boş kovan bıraktı. 1990 yılının Ekim ayında Muazzez Abacı’nın sahne aldığı Maksim Gazinosu’nda “Gala” gecesinde havaya ateş etmekten yakalandı. Ortaköy Memo’s ta bir kişinin yaralanması nedeniyle tutuklandı.

1991 yılının Ağustos ayında Yeniköy’deki Sabancı Korusu içindeki Şemsa’ya gidip, Ali Şen (spor adamı)’in oğlu Adnan Şen’in de bulunduğu gruba masadan kalkmalarını söyledi ve grubun direnmesi üzerine Adnan Şen, bunun bedelini dayak yiyerek ödedi. Araya Sakıp Sabancı’nın Turgut Özal’ı sokmasıyla iki taraf barıştırıldı.

1994 yılında Emlakbank Genel Müdürü Engin Civan’ın, işadamı Selim Edes’den aldığı rüşveti geri ödememesi üzerine paranın tahsilatı için Çakıcı’nın eşi Uğur Kılıç’tan Semra Özal’ın ricası ile Alaattin Çakıcı görevlendirildi. Engin Civan’ın ödeme yapmayı kabul etmemesi üzerine 19 Eylül 1994 tarihinde Fulya civarında 4 kurşunla vurularak yaralandı. Dündar Kılıç savcılıkta aradaki hatırlı kişinin Semra Özal olduğunu söyledi.

Alaattin Çakıcı, bu arada Türkiye’de Başbakanların, bakanların, bürokratların kara kirli paracı hayali ihracatçı sözüm ona işadamlarının da korkulu rüyası oldu. Son durumdan dolayı şimşekleri üzerine çekti. İnterpol aracılığıyla kırmızı bültenle her yerde aranmaya başlandı.

Bir yandan Engin Civan’ın yaralanmasına, diğer taraftan Ocak 1995’de eski karısı Uğur Kılıç’ı öldürtmeye azmettirmekten aranan Çakıcı, Şubat 1995’te gazete ve televizyonlara “bülten” şeklinde faks çekerek Dev-Sol lideri Dursun Karataş’ı öldüreceğini bildirdi.

Erol Evcil ile Alaattin Çakıcı arasındaki menfaat ilişkileri güçlenmeye başlamıştı. Çakıcı, bir bakıma Evcil ile bir ortaklık kurmuş ve iş dünyasında istediklerini yaptılar.

Erol Evcil ile Cavit Çağlar’ın arasında bulunan iplik ticaretinden doğan problem için devreye giren Alaattin Çakıcı, Erol Evcil’in 2,8 milyon dolara aldığı fabrikayı Cavit Çağlar’a 10 milyon dolara sattı. Bu paranın 4,5 milyon doları Alaattin Çakıcı’ya ödendi.

Alaattin Çakıcı, 1972 yılından beri Gönül Kurtuluş Hanım ile evlidir. Ali Çakıcı (d.1985) adında oğlu ile Aytül ve Betül adlarında kız çocukları vardır.

Alaattin Çakıcı, bir ara eşi Gönül Kurtuluş Hanımdan boşanıp ünlü kabadayılardan Dündar Kılıç’ın kızı Uğur Kılıç ile 20 Mayıs 1991 tarihinde Trabzon’da evlendi. Araları çeşitli sebeplerle açıldı ve 4 Kasım 1994 tarihinde boşandı. Boşandıktan sonra aralarındaki husumet bitmedi. 20 Ocak 1995 tarihinde Alaattin Çakıcı konuşmak için Uğur Kılıç’ı Uludağ’da otele davet etti ve orada Alaattin Çakıcı’nın adamı 3 kurşunla Uğur Kılıç’ı öldürdü. Uğur Kılıç’ı öldürttüğü iddiasıyla yargılanan Alaattin Çakıcı, önce ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Çakıcı’nın bu cezası, ağır tahrik ve sanığın duruşmalardaki iyi hali gözününde bulundurularak 19 yıl 2 aya indirildi. Alaattin Çakıcı Yurtdışına kaçtı. Çakıcı’nın yurtdışında kaldığı süre içinde Belçika, ABD, İtalya, Güney Afrika, Fransa, Brezilya, Singapur ve Japonya‘da dolaştığı belirlendi.

Daha sonra yine ilk eşi Gönül Kurtuluş Hanım ile evlendi.

Alaattin Çakıcı, 17 Ağustos 1998 tarihinde Türk ve Avusturya polisiyle birlikte düzenlenen bir operasyonla, modacı Canan Yaka ile şarkıcı Selçuk Ural‘ın kızı Aslı Ural‘la birlikte Fransa‘nın Nice kentinde yakalandı. Kısa bir süre sonra da Türkiye’ye idam gerektiren suçlardan yargılanmamak üzere koşullu iade edildi. Alaattin Çakıcı 14 Aralık 1999 tarihinde Kartal cezaevine konuldu. Uzun bir yargılamadan sonra 29 Kasım 2002 tarihinde serbest bırakıldı.

Alaattin Çakıcı, cezaevi günlerinde Erol Evcil’den kaynaklı olarak Nuri Ergin‘le ters düştü. Medya önünde karşılıklı hakaretler edildi. Bu dönemde Çakıcı, adamlarına Karagümrük’de bulunan Ergin kardeşlerin kahvehanesine adamlarına 26 Mart 2000 tarihinde baskın düzenletti ve 15 kişiyi yaralattı.

7 Nisan 2004 tarihinde Yargıtay 1.Ceza Dairesi Karagümrük Baskını davasından 3 yıl 4 aylık hapis cezasını onayladı. 5 Mayıs tarihinde İstanbul DGM Çakıcı için cezasının onaylanması sebebiyle yakalama emri çıkarttı ancak Çakıcı 3 Mayıs 2004 tarihinde yurtdışına kaçtı. 14 Temmuz 2004 tarihinde Avusturya’nın Graz kenti yakınlarında, yakalandı. Çakıcı’nın üzerinden emekli MİT görevlisi Faik Meral’e ait pasaport çıktı. 5 Ekim 2004 Tarihinde Viyana Eyalet mahkemesi Alaattin Çakıcı’nın Türkiye’ye iadesine karar verdi. Türkiye’ye tekrar iade edildi. 14 Ekim 2004 tarihinde Tekirdağ F Tipi Cezaevi’ne konuldu.

15 Temmuz 2016 tarihinde Bolu F Tipi Cezaevi’ne nakledildi. Burada kaldığı süre boyunca sürekli hastaneye kaldırılan Çakıcı, Mart 2017 tarihinde İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’nde bağırsak fıtığı operasyonu geçirdi. Tedavisi tamamlanan Çakıcı’nın, Bolu F Tipi Cezaevi’nden Kırıkkale’nin Keskin ilçesindeki F Tipi Cezaevi’ne nakledilmesine karar verildi.

30 Mart 2017 tarihinde Bolu F Tipi Cezaevinde hükümlü iken Alaattin Çakıcı’ya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘a hakaret ettiği gerekçesiyle 10 ay hapis cezası verildi.

Alaattin Çakıcı, infaz düzenlemesi sonrasında 16 Nisan 2020 tarihinde 00.30’da hükümlü olarak bulunduğu Ankara Sincan Cezaevi’nden çıkarak tahliye oldu.
Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , , , ,

Fatma Uruk kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Fatma Uruk, 1988 yılında İzmir‘de doğmuştur. 2006 yılında başladığı Orta Doğu Teknik Üniversitesi İktisat bölümünden 2013 yılında mezun oldu. Stajını Ağustos 2010 – Ekim 2010 aylarında Ankara’da Vakıf Bank’da yaptı.

aslennereli.com

2012 yılında Akdan Danışmanlık şirketinde 4 ay çalıştı. 2013 yılından itibaren QNB Finansbank’da çalışmaktadır.

Milli serbest dalışçı olan Fatma Uruk, aynı zamanda bunlar dışında, gönüllü olarak sivil toplum kuruluşlarında gençlik projelerinde yer almaktadır.

Küçük yaşlarda dünya serbest dalış rekortmeni Yasemin Dalkılıç‘ın belgeselini izledikten sonra bu spora merak sardı.

Fatma Uruk, üniversite eğitimi sırasında dalış kulübüne üye oldu ve lisans eğitimi yanı sıra dalışa yönelik teorik eğitimler aldı. Kendini hazır hissettiğinde 2008 yılında Türkiye Şampiyonası’na katıldı ve 3. olarak milli takıma seçildi.

2009 yılında Dinamik Apnea Türkiye Şampiyonası’nda Türkiye ikinciliği elde etti. Aynı yıl Antalya-Kemer’deki Avrupa Şampiyonası’nda havuz branşında sualtında tek nefesle 101 metre giderek yarışmayı 10. sırada bitirip milli sporcu unvanını aldı.

2014 yılında Küp Apnea branşında denizde 10 metre derinlikte 95 metre kat ederek Türkiye ikincisi oldu.

Dünya’da ilk 5 dereceleri ve 20’ye yakın ulusal madalyası vardır.

2015 yılında koşu antrenmanı sırasında ciddi bir kaza geçirdi ve vertigo oldu, doktorların uyarılarına rağmen hedefinden vazgeçmedi. Buna rağmen 2015 yılında yapılan bir derinlik yarışmasında Türkiye ikincisi oldu.

2015 yılında Küp apne disiplininde yapılan yarışmalarda Milli Sporcu Fatma Uruk, denizin 10 metre altındaki kılavuz ipin etrafında tek nefeste kaydettiği 96.98 metrelik mesafesiyle dünya dördüncülüğünü elde etti.

2017 yılında Yunanistan’da Amorgos Adası’ndaki yaklaşık 90 sporcunun katıldığı uluslararası turnuva olan Authentic Big Blue’da ip destekli sabit ağırlık kategorisinde Türkiye rekoru kırdı ve bu branşta üçüncülük madalyası aldı.

Türkiye Sualtı Sporları Federasyonuna bağlı olarak 2018 yılında Dünya Şampiyonası’nda yarışan Serbest Dalış Milli Takımı’mız Aris Moukas ve Bilge Çingigiray’ın antrenörlüğü ve Özgür Alemdar’ın idari direktörlüğünde Derya Can, Şahika Ercümen, Yaren Türk, Fatma Uruk, Rüstem Derin ve Mahmut Fatih Sevük’ten oluşuyor. Fatma Uruk ise 1.31 dakikada gerçekleştirdiği 31 metrelik dalışıyla Türkiye üçüncüsü oldu.

2019 yılında Antalya‘nın Kaş ilçesi’nde Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu tarafından düzenlenen Serbest Dalış Paletli Sabit Ağırlık ve Küp Apnea Türkiye Şampiyonası’nda Dünya Serbest Dalış Rekortmeni Şahika Ercümen, 70 metre ile kendisine ait olan Türkiye rekorunu 72 metre ile kırarak, yeni Türkiye rekoru ile şampiyon olurken, ikinciliği 40 metre ile Fatma Uruk aldı.

Fatma Uruk, 2020 Mart ayında Serbest dalışta dünya rekoru denemesi için gittiği Meksika‘nın Valladolid kentine koronavirüs engeline takıldı. Virüsün yaygın olduğu dönemde yolculuk yapmayı göze alamadığından orada kaldı.
Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Sadık Albayrak kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Sadık Albayrak İslam Medeniyeti Vakfı’nın da kurucusudur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘nın damadı Berat Albayrak’ın babasıdır.

Sadık Albayrak, 13 Şubat 1942 tarihinde Trabzon’un Of ilçesine bağlı Yenice Köyü’nde doğmuştur. Dini bilgileri ve Kur’an’ı köyündeki cami imamından öğrendi. Babasının manifatura dükkanı açması sebebiyle ailesiyle Trabzon‘a taşındılar. İlkokulu Trabzon’da Cudibey İlkokulu’nda 1954 yılında bitirdi. Ardından İmam Hatip Okulu’na gitti. 1962 yılında İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’ne girdi. 1966 yılında mezun oldu. 1964 yılında İstanbul Sultanahmet Camii kürsü vaizliğine tayin edildi.

aslennereli.com

Sadık Albayrak, askere gittiği 1967 ortalarına kadar öğrenciliği sırasında, ayrıca Beyazıt, Şehzadebaşı, Fatih gibi İstanbul’un “Selatin Camileri”nde irşad (doğru yolu göstermek) görevlerinde bulundu.

Öğrenciliği sırasında 1964-1967 yılları arasında Yeşilay gençlik başkanlığını devam ettirdi. Okullar arasındaki münazara yarışmalarının düzenleyicisi ve yöneticisi oldu. Yüksek İslam Enstitüsü öğrenci derneği üyeliği ile beraber Mezunlar Derneği başkanlığını da bir müddet sürdürdü. Bu arada İslam Medeniyeti Vakfı’nın kurucusu oldu. 1970 yılından itibaren, İstanbul Müftülüğü’ne bağlı Şeriyye Sicilleri Arşivi’nde 8 yıl uzman olarak çalıştı. Günlük yazıları ve eserleri, memurin kanununa aykırı görülerek, memuriyetine 1978’de son verildi.

Sadık Albayrak, 1977 yılında MSP’den (Millî Selamet Partisi) Trabzon Milletvekili adayı oldu. 1977 yılında İskilipli Atıf Hoca’nın bir eserinden ötürü, Necip Fazıl Kısakürek ile beraber, İstanbul Toplu Basın Mahkemesi’nde yargılandı. 1981 yılında ise bir eserinden dolayı mahkûm oldu. 1982-1983 yıllarında 9 ay kadar Silivri Kapalı Cezaevi’nde yattı.

1980‘lerden beri Recep Tayyip Erdoğan ile arkadaştır.

1991-1995 yılları arasında Refah Partisi üyesi idi ve 1991 ve 1995 seçimlerinde Refah Partisi İstanbul milletvekili adayı oldu. 1999 seçimlerinde Fazilet Partisi’nden İstanbul milletvekili adayı oldu. 27 Mart 1994 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ın Büyükşehir Belediye başkanı olduğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde 1996 yılında kültür danışmalığına başladı.

Yeni Şafak gazetesinde bir dönem köşe yazarlığı yapan Sadık Albayrak, son yarım yüzyıl içinde kültürel mirasımızı ortaya çıkarmak için araştırmalar yapan bir bilim ve fikir adamıdır. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi din ve düşünce hayatı, ilim adamları hakkında inceleme ve araştırmalarıyla tanındı.

Sadık Albayrak, gazeteclik yapmıştır ve yaklaşık 40 kitabın yazarıdır. 1970’li yıllarda Babıâli’de Sabah, Yol, Ufuk, Yeni İstiklal, Sebil, vb. gazete ve dergilerinde yazıları çıktı. 1977 Martında çıkmaya başlayan Yeni Devir gazetesinde ‘Mizan’ başlığı altında günlük yazmaya başladı. 1979 yılından itibaren Milli Gazete’de ‘Mizan’ köşesindeki yazmaya başladı. 1981’de Türkiye Yazarlar Birliği tarafından ‘Son Devir Osmanlı Uleması’ eserinden dolayı birincilik ödülüne layık görüldü.

Sadık Albayrak, 1972 yılında Kıymet Albayrak (Keleş) ile evlendi. Berat Albayrak (d. 1978) ve Serhat Albayrak (d. 1973) adlarında iki oğlu vardır. 11 Temmuz 2004 tarihinde oğlu Berat Albayrak, o zamanki başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın kızı Esra Erdoğan ile evlendi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile dünür olunca Yeni Şafak gazetesindeki köşe yazarlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki danışmanlık görevlerini bıraktı.

Kitapları :
1971 – Sömürüye Karşı İslâm
1973 – Türkiye’de Din Kavgası
1974 – Budin Kanunnâmesi ve Osmanlı Toprak Meselesi
1974 – Son Devrin İslâm Akademisi – Darül Hikmet-il İslamiye
1977 – Şeriattan Laikliğe
1978 – Devrimin Çakıl Taşları
1979 – Şeriat Yolunda Yürüyenler ve Sürünenler (25 İslam aliminin mücadelesi hk,)
1980 – 1981 – Son Devir Osmanlı Uleması
1981 – Doğunun İsyanı
1981 – Rahmet ve Savaş Peygamberi
1984 – Cezaevi Notları
1986 – Manaho Deresi (Cezaevi Notları, gençlik dönemi anıları)
1987 – Taşlaşma-Çağdaşlaşma (12 Eylül sonrası Milli Gazete’deki yazıları)
1987 – İrticanın Tarihçesi-1: 31 Mart Gerici Bir Hareket mi?
1989 – İrticanın Tarihçesi-2: Meşrutiyet İslâmcılığı ve Siyonizm
1989 – İrticanın Tarihçesi-3: Cumhuriyete Doğru-Hilafetin Sonu
1989 – İrticanın Tarihçesi-4: Devrimler ve Gerici Tepkiler
1989 – İrticanın Tarihçesi-5: Tek Parti Dönemi ve Batıcılık
1989 – Siyasi Boyutlarıyla Türkiye’de İslâmcılığın Doğuşu
1990 – Türk Siyasî Hayatında MSP Olayı
1990 – MSP Davası ve 12 Eylül
1990 – Çağdaş Devrim Yobazları
1991 – İslâm Dünyası Nereye Gidiyor?
1992 – 22’sinde Bir Şehid / İbrahim Edhem
1992 – Hilafet ve Halifesiz Müslümanlar
1994 – Meşihat-Şeriat-Tarikat Kavgası
1997 – Eski İstanbul’da Sosyal Hayat ve Çevre
1998 – Osmanlı’da Sosyal Yapı ve İstanbul
2020 – Meşrutiyet İstanbul’unda Kadın ve Sosyal Değişim

Sadeleştirme – Derleme – Tenkid – Tahlil:
1973 – A’mak-ı Hayal Filibeli Ahmed Hilmi’den)
1974 – Huzur-u Akl-ü Fende Maddiyun Meslek Dalaleti (Filibeli Ahmed Hilmi’den)
1975 – Şeriat Medeniyeti (İskilipli Atıf Efendi’den)
1975 – Frenk Mukallitliği ve İslâm (İskilipli Atıf Efendi’nin Frenk Mukallitliği ve Şapka adlı eseri ve kitaplaşmamış yazılarından sadeleştirme)
1976 – Afgani’ye Reddiye (Filibeli Ahmed Fevzi’den)
1980 – Hilafet ve Halifesiz Müslümanlar (Mustafa Zihni Paşa’dan)
1981 – İslam Mezhepleri ve Tarikatleri Tarihi (Haydarizade İbrahim Efendi’den)
1990 – İskilipli Atıf Efendi ve Tüm Eserleri
1990 – Tahirü’l Mevlevî – Matbuat Alemindeki Hayatım ve İstiklal Mahkemeleri
1992 – Hilafet-i Muazzama-yi İslamiye (Mustafa Sabri Efendi’den)

Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Azra Deniz Okyay kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Küçük Kara Balıklar (2013) ve Sulukule Mon Amour (2016) gibi kısa filmleriyle tanınan Azra Deniz Okyay’ın ilk uzun metraj filmi Hayaletler, Eylül 2020’de dünya prömiyerini 77. Venedik Film Festivali’ne yaptı.

Azra Deniz Okyay, 1983 yılında İstanbul’da doğmuştur. 12 yaşında fotoğraf çekmeye başladı, 14 yaşında fotoğraf sanatçısı Dora Günel‘in asistanı olarak çalıştı. 16 yaşında ilk kısa filmi “Cengiz”i çekti. Pierre Loti Lisesi’ni bitirdikten sonra Paris‘te Sorbonne Nouvelle‘de lisans ve yüksek lisansını tamamladı. Sorbonne’da okurken aynı dönemde Ecole des Hautes Etudes sicence Sociale’da Sosyoloji bölümünde iki sene izleyici öğrenci olarak devam etti.

aslennereli.com

Azra Deniz Okyay, Michel Gondry‘nin reklam ve klip prodüksiyon şirketi Partizan’da uzun bir sure çalıştı. Sonra Premiere-Heure’de 1,5 sene boyunca Junior Sanat Yönetmeni olarak çalıştı. 2009 yılında Parisli müzik grubu SHERAFF için çektiği video klip, San Fransisco Frozen Film Festivalinde En İyi Müzik Videosu seçildi. 2010 yılında Türkiye‘ye döndü ve yapım şirketi Depo Film’in ilk kadın yönetmeni olarak çalışmaya başladı.

2013‘te yazıp yönettiği “Küçük Kara Balıklar” adlı kısa filmi, !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde En İyi Kısa Film, Barcelona Bağımsız Filmler Festivali’nde En İyi Görüntü, Hangi İnsan Hakları Film Festivali’nde En İyi Kısa Film ve İzmir Kısa Film Festivali’nde En İyi Performans ödüllerini kazandı.

2016 yılında, iki genç kadının dans ile direniş hikâyelerini anlattığı kısa belgeseli “Sulukule Mon Amour”, !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde özel online gösterimiyle bir kaç gün içinde 20 binden fazla kişi tarafından izlendi ve BFI, IDFA gibi önemli festival programlarında gösterildi. Yazıp yönettiği “Hayaletler“, ilk uzun metraj filmidir

Azra Deniz Okyay’ın ilk uzun metraj filmi “Hayaletler”, Eylül 2020 ayında dünya prömiyerini yaptığı Venedik Film Festivali’nin ‘Eleştirmenlerin Haftası’ bölümünde (Grand Prize) Büyük Ödül’ü kazandı.

Azra Deniz Okyay’ın Hayaletler filmi 2020 Ekim ayında Antalya’da yapılan 57. Altın Portakal Ulusal Film Yarışması En İyi Yönetmen Ödülünü kazandı.

“Hayaletler” filmi önce de Selanik Film Festivali’nde, Cross-Roads Co-Production’da Jüri Özel Ödülü ve Senaryo Ödülü olmak üzere iki ödül kazanmıştı. Azra Deniz Okyay’ın yazıp yönettiği filmde; Nalân Kuruçim, Beril Kayar, Emrah Özdemir ve Dilayda Güneş gibi oyuncular var.

Ödülleri :
2020 – 77. Venedik Film Festivali, 35. Eleştirmenlerin Haftası Bölümü, Büyük Ödül. (Hayaletler)
2020 – Altın Portakal Ulusal Film Yarışması En İyi Yönetmen Ödülü (Hayaletler)
2020 – 57. Altın Portakal Ulusal Film Yarışması En İyi Film Ödülü (Hayaletler)
2020 – Selanik Film Festivali’nde, Cross-Roads Co-Production’da Jüri Özel Ödülü (Hayaletler)
2014 – 3. Atıf Yılmaz Kısa Film Yarışması, İkincilik Ödülü. (Küçük karabalıklar )
2013 – 14. İzmir Kısa Film Festivali, Ulusal Yarışma, En iyi Performans Ödülü. (Küçük karabalıklar )
2013 – !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nde En İyi Kısa Film ödülü (Küçük karabalıklar )
2013 – Barcelona Bağımsız Filmler Festivali’nde En İyi Görüntü ödülü (Küçük karabalıklar )
2013 – Hangi İnsan Hakları Film Festivali’nde En İyi Kısa Film ödülü (Küçük karabalıklar )

Filmleri ve Dizileri :
Yönetmen :
2020 – Hayaletler (Sinema Filmi)
2017 – Aslanlar ve ceylanlar (Belgesel Kısa Film)
2016 – Sulukule mon amour (Belgesel Kısa Film)
2013 – Küçük karabalıklar (Kısa Film)
2007 – Ayrilik (Kısa Film)
2006 – La clowne (Belgesel Kısa Film)
2004 – Ayrılık (Kısa Film)
2002 – Cengiz (Kısa Film)

Senaryo :
2020 – Hayaletler (Sinema Filmi)
2017 – Aslanlar ve ceylanlar (Belgesel Kısa Film)
2013 – Küçük karabalıklar (Kısa Film)
2007 – Ayrılık (Kısa Film)
2006 – La clowne (Belgesel Kısa Film)

Yapımcı :
2013 – Küçük karabalıklar (Kısa Film)
2007 – Ayrılık (Kısa Film)
2006 – La clowne (Belgesel Kısa Film)

Oyuncu :
2013 – Küçük karabalıklar (Kısa Film)
2007 – Ayrılık (Kısa Film)

Besteci :
2017 – Aslanlar ve ceylanlar (Belgesel Kısa Film)

Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Nezaket Erden kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

2020 yılında Antalya’da yapılan 57. Altın Portakal Ulusal Film Yarışmasında En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü “Hayaletler” filmindeki performansıyla Nalan Kuruçim ve “İnsanlar İkiye Ayrılır” filmindeki rolüyle Nezaket Erden arasında paylaştırıldı.

Nezaket Erden, 1990 yılında Mersin’de doğmuştur. Erden ilkokul, ortaokul ve lise öğrenimini Mersin‘de tamamladıktan sonra Galatasaray Üniversitesi‘nde felsefe okumak üzere İstanbul‘a yerleşti. Üniversite öğrenimi süresince tiyatro eğitimlerine katıldı.

aslennereli.com

Nezaket Erden, Vahide Gördüm, Altan Gördüm ve Tolga Örnek tarafından kurulmuş olan Akademi 35,5 Sanat Evi’nde burslu olarak eğitim aldı. Galatasaray Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden mezun olur olmaz Kadir Has Üniversitesi’nde Film ve Drama-Oyunculuk Programı’nda yüksek lisans eğitimine devam etti. Yüksek lisans eğitimini 2016 Haziran ayında başarıyla tamamladı.

Nezaket Erden, 2015 yılında Acun Ilıcalı’nın kanalı Tv8‘de yayınlanan sunuculuğunu Burcu Esmersoy’un yaptığı, senaryolarını Gani Müjde ve Gülse Birsel’in hazırladığı ve jüri üyeliğini Haluk Bilginer, Gani Müjde, Gülse Birsel’in yaptığı “Komedi Türkiye” adlı yarışma programına katıldı.

Nezaket Erden, 2017 yılında “Sevgili Arsız Ölüm” adlı tek kişilik tiyatro oyununda rol almıştır.

Nezaket Erden, 2018 yılında kurulan Tiyatro Hemhâl’in; Hakan Emre Ünal ve Ayşe Draz ile birlikte kurucularındandır

Nezaket Erden, oyuncu Hakan Emre Ünal ile evlidir.

2020 yılında Antalya’da yapılan 57. Altın Portakal Ulusal Film Yarışmasında En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü “Hayaletler” filmindeki performansıyla Nalan Kuruçim ve İnsanlar İkiye Ayrılır filmindeki rolüyle Nezaket Erden arasında paylaştırıldı.

Ödülleri:
2020 – 57. Altın Portakal Ulusal Film Yarışması, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü (İnsanlar İkiye Ayrılır)
2019 – Savaş Dinçel Ödülleri – “En İyi Kadın Oyuncu”
2018 – Direklerarası Tiyatro Ödülleri, “Tek Kişilik Prodüksiyon” – Sevgili Arsız Ölüm
2018 – Sadri Alışık Tiyatro Ödülleri, “Üstün Akmen Genç Oyuncu Ödülü” – Sevgili Arsız Ölüm
2018 – Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB) Ödülleri, “Yılın Kadın Oyuncusu” – Sevgili Arsız Ölüm
2018 – Üstün Akmen Tiyatro Ödülleri, “Yılın Kadın Oyuncusu” – Sevgili Arsız Ölüm

Tiyatro Oyunları :
2018 – Tırnak İçinde Hizmetçiler : Hakan Emre Ünal – Tiyatro Hemhâl
2018 – 2020 – Sevgili Doktor : Anton Çehov – Tiyatro Hemhâl / Tiyatro Lika
2017 – Sevgili Arsız Ölüm: Latife Tekin – Tiyatro Hemhâl

Filmleri ve Dizileri :
2021 – Between Two Dawns (Serpil) (Sinema filmi)
2021 – Aykut Eniste 2 (Sinema filmi)
2020 – Baraj (Nermin) (Tv Dizisi)

2020 – İnsanlar İkiye Ayrılır (Tilbe) (Sinema filmi)
2020 – Climate Change (Iklim)(Kısa film)
2020 – Nasipse Adayız (Nurse Pınar) (Sinema filmi)

Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Berkun Oya kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Berkun Oya, 3 Mart 1977 tarihinde Bursa’da doğuştur. Çerkes asıllıdır. Özel Koç Lisesi’nden mezun olduktan sonra girdiği Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nden 1998 yılında mezun oldu.

aslennereli.com

Berkun Oya, 1999 yılında Ali Atay ile birlikte İstanbul’da Krek Tiyatro Topluluğunu kurdu.

2003 yılında İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun talebi üzerine, Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun “Yaban” adlı romanını oyunlaştırdı. 2008 Avrasya Uluslararası Film Festivali’nde jüri üyesi olarak görev aldı.

2010 yılında International Royal Court Residency programı dahilinde, The Royal Court Theatre’da tamamladığı Güzel Şeyler Bizim Tarafta tiyatro oyunu ile, 2011 yılında Heidelberg Stückemarkt Tiyatro Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü aldı.

2011 yılından beri Berkun Oya ve Ali Atay tarafından Santral istanbul’da kurulan Krek Tiyatronun atölye çalışmalarında Berkun Oya, Celal Kadri Kınoğlu, Levent Kazak, Levent Erden, Bahar Kerimoğlu gibi isimlerle birlikte tiyatro eğitimi vermektedir.

CNN Türk‘te Defakto diye bir program hazırlayıp sundu.

2004 yılında senaryosunu Nuran Devres’in yazdığı “Sahra” dizisinde Arzum Onan, Okan Şenozan, Neslihan Yeldan, Serhat Tutumluer, Mazlum Kiper, Semih Sergen, Jeyan Mahfi Tözüm, Ahmet Mümtaz Taylan, Bülent Emrah Parlak ile beraber rol aldı.

Berkun Oya, 22 Haziran 2015 tarihinde 123 grubunun solisti Dilara Sakpınar ile Bozcaada’daki düğün ile evlendi

Ödülleri :
2013 – 1. Yeni Tiyatro Dergisi Emek ve Başarı Ödülleri Aydın Arıt Yılın Yazarı Ödülü, Babamın Cesetleri
2011 – Heidelberg Stückemarkt – En İyi Yönetmen Ödülü, Güzel Şeyler Bizim Tarafta
2009 – 13. Afife Tiyatro Ödülleri Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü, En Başarılı Yerli Oyun Yazarı Ödülü, Bayrak (oyun)
2008 – Strasbourg International Film Festival – En İyi Yönetmen Ödülü, İyi Seneler Londra
2004 – İstanbul Üniversitesi, Yılın En İyi Yönetmeni Ödülü, Yangın Duası – İstanbul Devlet Tiyatrosuİstanbul Kültür Sanat Vakfı
2004 – 28. İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri, En İyi Işık Ödülü, Yangı Duası – İstanbul Devlet Tiyatrosuİstanbul Kültür Sanat Vakfı
2003 – 27. İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri, Yılın Yerli Oyun Yazarı Ödülü, Op’la Zo’nun Dramı
– 3. Tiyatro Tiyatro Dergisi Ödülleri, Yılın En İyi Oyun Yazarı, Adamlar
2002 – 25. Avni Dilligil Ümit Veren Tiyatro Topluluğu Ödülü, Krek Tiyatro Topluluğu

Yazdığı Tiyatro Oyunları:
2017 – Bayrak : Krek Tiyatro Topluluğu
2012 – Babamın Cesetleri : Krek Tiyatro Topluluğu
2010 – Güzel Şeyler Bizim Tarafta : Krek Tiyatro Topluluğu
2010 – Hoop Gitti Kafa : Krek Tiyatro Topluluğu
2009 – Bomba (oyun) : Krek Tiyatro Topluluğu
2008 – Bayrak (oyun) : Krek Tiyatro Topluluğu
2004 – Yangın Duası : İstanbul Devlet Tiyatrosu
2003 – Yaban (oyun) : “Yakup Kadri Karaosmanoğlu‘nun aynı adlı romanı oyunlaştırma” İstanbul Devlet Tiyatrosu
2002 – Adamlar : Krek Tiyatro Topluluğu
2001 – Op’la Zo’nun Dramı : Krek Tiyatro Topluluğu
2001 – Adam Yiyen Adamlar : Krek Tiyatro Topluluğu
2001 – Anne Bitti : Krek Tiyatro Topluluğu
2000 – Pasta ve Telaş : Krek Tiyatro Topluluğu
1999 – Eller Yukarı Bu Bir Oyundur : Krek Tiyatro Topluluğu

Oynadığı Tiyatro Oyunları:
2004 – Yangın Duası : Berkun Oya – İstanbul Devlet Tiyatrosu
2002 – Adamlar : Berkun Oya – Krek Tiyatro Topluluğu
2001 – Op’la Zo’nun Dramı : Berkun Oya – Krek Tiyatro Topluluğu
1999 – Oyunun Oyunu : Michael Frayn – Kent Oyuncuları

Filmleri ve Dizileri :
Yönetmen:
2007 – İyi Seneler – Londra (Sinema Filmi)

Senaryo :
2017 – Masum(TV Dizisi)
2016 – Vlucht HS13 (10 episodes, 2016)(TV Dizisi)
2015 – Analar ve Anneler (TV Dizisi)
2013 – 2014 – İntikam (TV Dizisi)
2012 – Son (TV Dizisi)
2007 – İyi Seneler – Londra (Sinema Filmi)
2007 – Deliler / Rapor (TV Filmi)
2003 – Şapkadan Babam Çıktı (TV Dizisi)
2001 – Kör Talih (TV Dizisi)

Oyuncu :
2017 – Masum (Otelci) (TV Dizisi)
2004 – Sahra (Hossein) (TV Dizisi)
2002 – Havada Bulut (TV Dizisi)
2000 – Filler ve Çimen (Camoka’nın Adamı) (Sinema Filmi)
2000 – Baykuşların Saltanatı (TV Dizisi)

Kurgu :
2007 – İyi Seneler – Londra (Kurgu) (Sinema Filmi)

Eser :
Masum (Bayrak isimli tiyatro oyunundan)(TV Dizisi)

Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Ahmed Celaleddin Paşa (Serhafiye) Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

Osmanlı
Asker, Siyasetçi, İstihbarat Şefi (?, İstanbul Ö. ? 1908’den sonra). Sultan II.
Abdülhamid’in güvenini kazanarak serhafiye (Baş İstihbaratçı, İstihbarat Şefi)
oldu. Osmanlı Teşkilat-ı Mahsusa’nın baş ajanı olarak, Mısır ve Avrupa’ya
kaçmış Jön Türklerin faaliyetlerini izlemeye ve önlemeye çalıştı.

Serhafiye
Ahmed Celaleddin Paşa,  daha sonra
Contraxeville’de yaptığı antlaşmayla bir grup Jön Türk’ün İstanbul’a dönmesini
ve bazı Jön Türk gazetelerinin kapatılmasını sağladı. Sultan’ın vaatlerini tutmadığını
görünce muhalefete geçti. Paris’e yerleşerek Jön Türkler’i maddi bakımdan
destekledi. Sultan II. Abdülhamid’e ihanet ederek, ona suikast düzenlemek
amacıyla cemiyet kurdu. İstanbul’a fedai sokmaya çalıştı.

2018’de
TRT ekranlarına gelen Payitaht Abdülhamid dizisinde 
Serhafiye Ahmed Celaleddin
Paşa rolünü Cem Uçan canlandırdı. (
http://www.biyografya.com/biyografi/1988)

 

KAYNAKÇA:
Ahmed Celaleddin Paşa (Milliyet Büyük Larousse Sözlük ve Ansiklopedisi 1. Cilt,
1974),.

biyografya

Etiketler, , ,

Selçuk Geçer kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Selçuk Geçer, 1972 yılında Eskişehir’de doğmuştur. 1986 – 1989 yılları arasında Eskişehir’de Ahmet Kanatlı lisesinde okudu. Lise yıllarında yüzme sporu ile ilgilendi. Üniversite eğitimini 1990 – 1994 yılları arasında Gazi Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünde tamamladı.

aslennereli.com

Selçuk Geçer, 3 Mayıs 2003 tarihinde evlendi. 2 çocuğu vardır.

Türkiye’nin önde gelen firma ve kurumlarına marka ve iletişim danışmanlığı hizmeti vermektedir. Uzmanlık alanları Ekonomi Haberciliği, Medya İlişkileri ve Haber sunumu. Medya Sektöründe uzun yıllar Ekonomi Birimlerinin yönetici kadrolarında bulundu. Halk Emeklilik, Gateway, Intercity gibi firmalarda Kurumsal İletişim Müdürlüğü yaptı.

Ekonomi habercisi, yorumcu ve analist olan Selçuk Geçer, İstanbul FM, Expo Channel, Kanal 9, Kanal E, Kanal 24, KRT TV, Bloomberg HT, Business Channel, CNBC-e gibi kanallarda iş adamı, siyasetçi ve CEO’ların katıldığı programlar yaptı. Yeni Şafak gazetesinde yayınları yayınlandı.

2006 yılında Mercek Altı Tartışma Programı İle Ziraatçiler Derneği Yılın Ekonomi Habercisi ödülünü aldı. 2007 yılında Yılın ekonomi müdürü gibi ödüller aldı.

Ocak 2007 – Temmuz 2012 yılları arasında Kanal 24 TV Ekonomi Müdürlüğü görevi yaptı. 2012 yılında Kanal 24 TV Ekonomi Müdürlüğü görevinden istifa eden gazeteci Selçuk Geçer, Cem Medya Grubu’nun yeni Genel Yayın Yönetmeni oldu.

Temmuz 2012 yılında BloombergHT’te Çalışmaya Başladı. Bloomberg HT Kanalı’nda “SELÇUK GEÇER ile REEL SEKTÖR” Programı’nın Modoratörlüğünü yapmaya devam etmektedir. Geçer aynı zamanda KRT TV’ de her hafta Pazartesi günleri yayınlanan 3GEN programında ekonomi analizleri yapmakta. Geçer, aynı zamanda Türkiye’nin önde gelen firma ve kurumlarına marka ve iletişim danışmanlığı hizmeti vermektedir.

2015 yılında Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkan Yardımcılığı yapan Selçuk Geçer, 2019 Ocak ayından itibaren Youtube kanalı üzerinden dolar altın borsa ve ekonomi üzerine videolar çekerek yayınlar yapmaktadır.
Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , , , ,

Prof.Dr.Uğur Şahin kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Türk kökenli Alman immünolog ve onkolog. Almanya’da Mainz merkezli biyoteknoloji şirketi BioNTech’in kurucu ortağı ve CEO’sudur.

Uğur Şahin, 19 Eylül 1965 tarihinde Hatay‘ın İskenderun ilçesinde doğmuştur. Annesi Kadriye Şahin, babası İhsan Şahin’dir. 1969 yılında Almanya‘nın Köln şehrindeki Ford Motor Company fabrikasında çalışan babasının yanına annesi ile birlikte göç etti. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Almanya’da yaptıktan sonra Köln Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1984–1990 yıllarında lisans eğitimini tamamlayarak doktor oldu. 1993 yılında Köln Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde ihtisas eğitimini bitirdi. 1999 yılında ikinci ihtisas eğitimini Saarland Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yaptı.

aslennereli.com

2000 yılında Mainz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde çalışmaya başladı ve orada profesör oldu.

Uğur Şahin, 1985 yılında 20 yaşında henüz öğrenci iken bir laboratuvarda çalışmaya başladı. 1990’ların başında önce Köln Üniversitesi‘nin lösemi bölümünde, ardından sekiz yıl Saarland Üniversitesi‘nde iç hastalıkları ile hematoloji-onkoloji doktoru olarak çalıştı.

Uğur Şahin, kanser immünoterapilerini geliştiren Ganymed İlaç’ı kurdu ve 2016 yılında Astellas Pharma firmasına sattı.

Almanya’da Mainz merkezli biyoteknoloji şirketi BioNTech‘in kurucu ortağı ve CEO‘su olan Uğur Şahin, aynı zamanda Mainz Johannes Gutenberg Üniversitesi Tıp Merkezi’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır.

Yüksek verimli immünolojik yöntemler ve biyoenformatik yaklaşımlar kullanarak kanser hedefi keşfinde öncü olan Uğur Şahin, yeni kanser biyobelirteçlerini ve hedeflenen tedavi platformlarını kapsayan 70’ten fazla bağımsız patent başvurusuna sahiptir.

İstanbul‘dan Almanya‘ya göç eden bir doktorun kızı olan ve Almanya’da doğup büyüyen, Almanya’da Üniversite eğitimi sırasında Mainz Johannes Gutenberg Üniversitesi Tıp Merkezinde çalışan Özlem Türeci ile tanıştı. Uğur Şahin, 2002 yılında Özlem Türeci ile evlendi. 2006 doğumlu bir kız çocukları vardır.

Piyasa değeri 20 milyar euro olan BioNTech şirketinin sahibi olan Uğur Şahin, eşi Özlem Türeci ile birlikte Almanya‘nın en zengin 93’üncü çifti arasında yer almaktadır.

2019 yılında bilim ve teknoloji alanında iki yılda bir İran‘ın Müslümanlara verdiği, İran kaynaklı Mustafa Bilim ve Teknoloji Vakfı tarafından ödüllendirildi.

Prof.Dr. Uğur Şahin, 2008 yılında eşi Özlem Türeci ve Christoph Huber ile ortak olarak BioNTech şirketini kurdu. Burada yıllar içinde tıp alanında pek çok araştırma yaptı. BioNTech’te bugün 80 civarında bilim insanı kanser üzerine araştırmalar yapıyor. BioNTech şirketi Eylül 2019’da Bill ve Melinda Gates Vakfı ile HIV ve tüberküloz tedavilerine yönelik de bir anlaşma imzalamıştı. 2020 yılında koronavirüs pandemisiyle birlikte şirket, ilaç devi Prifzer ile SARS-Cov-2 aşısı geliştirmek için bir anlaşma yaptı. Avrupa Birliği, iki şirketin ortak girişiminden aşı almak için 200 milyon dozluk bir sözleşme imzaladı. Aşının başarıya ulaşması durumunda Japonya 120, ABD 100 ve Birleşik Krallık da 30 milyon dozluk aşı almak için sözleşme imzalamıştı.

İmmünolog ve onkolog olan Prof.Dr. Uğur Şahin, daha önce de eşiyle birlikte kurucusu olduğu Ganymed adlı ilaç şirketinin Bilimsel Tavsiye Kurulu Başkanı olarak görev yapıyordu. Uğur Şahin, 2001’de kurdukları ilk şirketleri Ganymed’i 2016 yılında Japon şirket Astellas’a 1.4 milyar Euro’ya satmışlardı.

Prof. Dr. Uğur Şahin, BionTech şirketinde 2020 yılının kasım ayında koronavirüse (kovid-19) karşı üretmeyi başardıkları BNT162b2 isimli aşı müjdesiyle de tüm dikkatleri üzerine çekti. ABD merkezli Pfizer ile geliştirdikleri koronavirüs aşısında yüzde 90 başarıya ulaştıklarını açıkladı.

BioNTech, aşı üretimi için merkezi İsviçre‘de yer alan Novartis şirketinin Marburg şehrinde bulunan ve 300 çalışanı olan tesisini satın aldığını açıkladı.

Ödülleri :
2019 – Mustafa Bilim ve Teknoloji Vakfı ödülü

Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Dr.Özlem Türeci kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Türk kökenli Alman immünolog Özlem Türeci Almanya’da Mainz merkezli biyoteknoloji şirketi BioNTech‘in kurucu ortağıdır.

Özlem Türeci, 1967 yılında Lastrup, Almanya’da doğmuştur. Babası İstanbul‘da bir doktor olan Türeci’nin ailesi, Özlem Türeci’nin doğumundan önce Almanya‘ya göçmüş. Özlem Türeci, Saarland Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu.

aslennereli.com

Uğur Şahin, eşi Özlem Türeci ile birlikte kanser immünoterapilerini geliştiren Ganymed İlaç’ı 2001 yılında kurdu ve 2016 yılında Astellas Pharma firmasına sattı.

BioNTech şirketinin kurucularından Özlem Türeci, on yıl boyunca Klinik ve Bilimsel Danışma Kurulu’nda görev yaptıktan sonra 2018‘de BioNTech Tıp Şefi oldu.

Özlem Türeci, aynı zamanda Kanser İmmünoterapi Derneği Başkanıdır.

Özlem Türeci, Almanya’da Üniversite eğitimi sırasında Mainz Johannes Gutenberg Üniversitesi Tıp Merkezinde çalışırken tanıştığı Uğur Şahin ile 2002 yılında evlendi. 2006 doğumlu bir kız çocukları vardır.

Piyasa değeri 20 milyar euro olan BioNTech şirketinin sahibi olan Uğur Şahin, eşi Özlem Türeci ile birlikte Almanya‘nın en zengin 93’üncü çifti arasında yer almaktadır.

Prof.Dr. Uğur Şahin, 2008 yılında eşi Özlem Türeci ve Christoph Huber ile ortak olarak BioNTech şirketini kurdu. Burada yıllar içinde tıp alanında pek çok araştırma yaptı. BioNTech’te bugün 80 civarında bilim insanı kanser üzerine araştırmalar yapıyor. BioNTech şirketi Eylül 2019’da Bill ve Melinda Gates Vakfı ile HIV ve tüberküloz tedavilerine yönelik de bir anlaşma imzalamıştı. 2020 yılında koronavirüs pandemisiyle birlikte şirket, ilaç devi Prifzer ile SARS-Cov-2 aşısı geliştirmek için bir anlaşma yaptı. Avrupa Birliği, iki şirketin ortak girişiminden aşı almak için 200 milyon dozluk bir sözleşme imzaladı. Aşının başarıya ulaşması durumunda Japonya 120, ABD 100 ve Birleşik Krallık da 30 milyon dozluk aşı almak için sözleşme imzalamıştı.

İmmünolog ve onkolog olan Prof.Dr. Uğur Şahin, daha önce de eşiyle birlikte kurucusu olduğu Ganymed adlı ilaç şirketinin Bilimsel Tavsiye Kurulu Başkanı olarak görev yapıyordu. Uğur Şahin ve eşi Özlem Türeci, 2001’de kurdukları ilk şirketleri Ganymed’i 2016 yılında Japon şirket Astellas’a 1.4 milyar Euro’ya satmışlardı.

Prof. Dr. Uğur Şahin ve eşi Özlem Türeci, BionTech şirketinde 2020 yılının kasım ayında koronavirüse (Kovid-19) karşı üretmeyi başardıkları BNT162b2 isimli aşı müjdesiyle de tüm dikkatleri üzerine çekti. ABD merkezli Pfizer ile geliştirdikleri koronavirüs aşısında yüzde 90 başarıya ulaştıklarını açıkladı.

BioNTech, aşı üretimi için merkezi İsviçre‘de yer alan Novartis şirketinin Marburg şehrinde bulunan ve 300 çalışanı olan tesisini satın aldığını açıkladı.
Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Jill Biden kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Amerika Birleşik Devletleri Başkanlarından 46. Başkanı olan Joe Biden’in eşidir.

Jill Biden, 3 Haziran 1951 tarihinde Hammonton, New Jersey, ABD’de 5 kız kardeşin en büyüğü olarak doğmuştur. Asıl adı Jill Tracy Jacobs’dur. Babası İtalyan asıllı Donald Carl Jacobs, annesi, İngiliz ve İskoç asıllı Bonny Jean (Godfrey) Jacobs’dur. Jill Biden, Willow Grove, Pennsylvania’da büyüdü. Upper Moreland Lisesinden 1969 yılında mezun oldu. Pensilvanya eyaletinde Philadelphia şehrinin kuzeybatısında yer alan Radnor Township’de bulunan Villanova Üniversitesinden mezun olarak öğretmen oldu. Pennsylvania’da bulunan West Chester Üniversitesinde yüksek lisansını tamamladı.

aslennereli.com

2007 yılında Delaware Üniversitesinde eğitim dalında doktora yaptı. Washington DC‘ye taşınmadan önce Delaware’de öğretmen olarak çalıştı. 1993 yılından 2008 yılına kadar Delaware Teknik ve Topluluk Koleji’nde İngilizce ve yazma eğitmeni olarak çalıştı.

Jill Biden, 1975 yılında kardeşi aracılığıyla Joe Biden ile tanıştı. Joe Biden o sırada senatördü. O sırada öğrenciliği devam eden Jill Biden, kendisinden 9 yaş büyük Joe Biden‘ı ilk gördüğünde “Bin yıl geçse de bu iş olmaz diye düşündü”. Ancak çıkmaya başladıkları ilk gün çok iyi anlaştıklarını gördü. Joe Biden, ona tam 5 kez evlenme teklif etti. En sonuncusunu kabul etti ve 17 Haziran 1977 tarihinde New York‘ta evlendiler. 8 Haziran 1981 tarihinde Ashley Biden adında bir kızları oldu.

Joe Biden’in 1972 yılında trafik kazasında ölen ilk eşinden olan Joseph Robinette “Beau” Biden III (d.1969), R. Hunter Biden (d.1970), adlarında iki oğluna da annelik yaptı. 30 Mayıs 2015 tarihinde Joseph Robinette “Beau” Biden III beyin kanserine yenilerek 46 yaşında öldü.

Evlilikleri :

1.eşi: Jill Biden, Şubat 1970 – Mayıs 1975 yılları arasında Amerikan futbolu oyuncusu olan Bill Stevenson ile evli idi.
2.eşi: 17 Haziran 1977 tarihinde Joe Biden ile New York‘ta evlendi. Ashley Biden (d.1981) adında bir kızı vardır.

Mesleğine duyduğu sevgiyi “öğretmenlik benim işim değil hayatım” sözüyle anlatan Jill Biden, eşi Joe Biden’in Başkan Yardımcılığı görevini üstlendiğinde de o ingilizce öğretmenliğini sürdürdü. Eşi 2009-2017 yıllarında Barack Obama döneminde başkan yardımcılığı görevini yürütürken Jill Biden, da ikinci first lady lakabıyla anıldı. Bu dönemde eğitim, asker ailelerin desteklenmesi ve meme kanserinin önlenmesi konusunda çalışmalar yürüttü. Dönemin ‘First Lady’si Michelle Obama ile gazilerin ve ailelerinin eğitim programlarına ve istihdam kaynaklarına erişmesine yardım etmeyi içeren Güçleri Birleştirme Girişimini başlattı.

Jill Biden, 1993 yılında kurulan ve Delaware eyaletindeki okullara ve diğer gruplara ücretsiz meme sağlığı bilinçlendirme programları sunan, kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Biden Meme Sağlığı Girişimi’nin başkanıdır. Sonraki 15 yıl içinde organizasyon 7.000’den fazla liseli kıza meme sağlığı konusunda bilgi verdi.

2009 yılından itibaren Kuzey Virginia Üniversitesi’nde İngilizce profesörü olarak çalışan Jill Biden, ABD tarihinin maaşlı bir işte çalışan ilk ‘Second Lady’si oldu.

Jill Biden, 2012 yılında torunu Natalie’nin deneyimlerinden yola çıkarak “Don’t Forget, God Bless Our Troops: With Audio Recording” (Unutma, Tanrı Birliklerimizi Korusun) adlı bir çocuk kitabı yazdı.

3 Kasım 2020 tarihinde yapılan seçimlerde eşi Joe Biden’in seçilerek Amerika Birleşik Devletleri Başkanlarından 46. Başkanı olmasıyla Jill Biden de ‘First Lady’ oldu.

Yazdığı Kitaplar :
2020 – Joey: The Story of Joe Biden
2019 – Where the Light Enters: Building a Family, Discovering Myself/ Işığın Girdiği Yer: Bir Aile Kurmak, Kendimi Keşfetmek
2012 – Don’t Forget, God Bless Our Troops: With Audio Recording

Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Mustafa Topaloğlu kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Türkücü

aslennereli.com

Mustafa Topaloğlu, 1957 yılının son aylarında Artvin, Hopa’da doğdu. Artvin Hopalı bir baba ve Trabzonlu annenin 11 çocuklarından biri olan Mustafa Topaloğlu, fakir bir ailede çocukluk geçirdi. Çocukluğu Sakarya Karasu’da geçti. Mustafa Topaloğlu, okul yıllarında Kur’an-ı Kerim‘i ezberleyerek hafız olduğunu söyledi. “Sömestr tatillerinde din hocalarımdan ders alıyordum ve büyük bir aşkla Kur’an-ı ezberlemek için uğraşıyordum. Kur’an-ı Kerim‘i ezberledim ve hafız oldum. Kendimi hem dini hem de beşeri ilimle donattım” dedi. Babasının din adamı olmasını önerdiğini ancak kendisinin müziğe yöneldiğini belirtti.

Oy Oy Emine” şarkısıyla ünlendi. Mustafa Topaloğlu, sıradışı hikaye ve konuşmalarıyla adından çok söz ettirmektedir. Özellikle uzaylılarla ilgili konuşmalarından dolayı Uzaylı Türkücü Mustafa Topaloğlu olarak tanınır.

1 Eylül 2003 de vefat eden abisi Müzik yapımcısı Hilmi Topaloğlu ve Burhan Aydemir’le birlikte 1992 yılında Nokta Müzik firmasının kurulumunda bulundu. Bir müddet sonra Mustafa Topaloğlu firmadan ayrıldı. Hilmi Topaloğlu, Burhan Aydemir’le birlikte yoluna Prestij Müzik olarak devam etti.

Mustafa Topaloğlu, 1986 yılında şarkıcı Leyla Somer ile 4 yıl süren bir birliktelik yaşamıştır.

İlk eşi Hasibe Hanımdan bir kızı ve Çağlayan Topaloğlu (d.1985) adında bir oğlu vardır.

1998 yılından beri İmam nikahlı eşi Derya Abnat Hanımdan Irmak (d.2002) adında bir kızı, “Hilmi Uzay” (d.2006) adında bir oğlu var.

Resmi nikahlı eşi Hasibe Hanım boşanmaya yanaşmadığı için, Mustafa Topaloğlu‘nun kendisinden 25 yaş küçük imam nikahlı eşi Derya Abnat Hanım, “Topaloğlu” soyadını kullansın diye ünlü türkücünün babası tarafından kendi nüfusuna yazdırılmış.

Survivor Ünlüler Gönüllüler’in ikincisi olan Survivor 2012‘ye katılan Mustafa Topaloğlu yarışmaya katıldığı sırada 55 yaş civarında bulunmaktadır. 2012 yılında Acun Ilıcalı‘nın sunduğu bu yarışmada Nihat Altınkaya birinci olmuştur. Yarışmada Ünlüler takımında yarışanlar Alp Kırşan, Almeda Abazi, Anıl Tetik, Doğuş, Merve Büyüksaraç, Mustafa Topaloğlu, Nihat Altınkaya, Sibel Tüzün olmuştur. Gönüllüler takımında Hasan Yalnızoğlu, Ece Begüm Yücetan, Asena Erdem, Cevher Pekçiçek, Gülen Sezmiş, Hayim Kohen, Serhat Özcan 2, Şansın Tokyay yarışmıştır.

8 Nisan 2016 tarihinde vizyona giren ve yönetmenliğini Deniz Denizciler‘in yaptığı “Türk Lokumu” adlı sinema filminde Alper Rende, Oya Aydoğan, Metin Yıldız, Muhlis Asan gibi isimlerle beraber rol almıştır.

Teklileri:
2012 – Gerizekalı Sevgilim
2011 – Bürütüs
2009 – Obama

Albümleri :
1983 – Emine
1984 – Muallim
1989 – Bizim Dügün
1990 – Hedef Insanlık
1992 – Konuş
1999 – Makbule
2000 – Memisler
2004 – Yakarim Alim Allah
2005 – Taktım
2007 – Beraber
2007 – Beyaz Gelin
2008 – Canım
2009 – Kafam Bozuk Bu Sıralar
2010 – Keyf
2013 – Deme
2016 – Türk Lokumu

Filmleri :
2011 – Müziklerin Efendisi (TV Dizisi)
2008 – Nekrüt (Başkan) (Sinema Filmi)
2007 – Çılgın Dersane Kampta (Coğrafya Öğretmeni Mustafa) (Sinema Filmi)
2007 – Çılgın Dersane (Felsefe Öğretmeni Mustafa) (Sinema Filmi)
2005 – Dikkat Şahan Çıkabilir (TV Dizisi)
2002 – Reyting Hamdi (TV Dizisi)
1987 – Sevdim Seni (Sinema Filmi)
1982 – Dünyamı Yıkmasaydın (Sinema Filmi)

Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , , ,

İpek Çeken kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

İpek Çeken, 1966 yılında Ankara‘da doğmuştur. Babası Nuri Çeken, Devlet Opera ve Balesi Başkemancısıydı. Ankara Namık Kemal İlkokulunda başladığı sonra TED Ankara kolejinde devam ettiği ilkokul, orta okul ve lise eğitimini tamamladı. Hacettepe Üniversitesi, Ankara Devlet Konservatuarı’ndan 1988 yılında derece ile mezun oldu ve İhsan Doğramacı Üstün Başarı ödülünü almıştır.

aslennereli.com

İpek Çeken, Tiyatro ile birlikte müzik çalışmaları da yapmış olup TRT Ankara Çocuk Korosu ve TRT Ankara Gençlik Korosunda korist olarak çalışmalarda bulundu. Ayrıca tiyatro oyunculuğu ile birlikte aynı zamanlarda Ankara Devlet Tiyatrosu Müdür Yardımcılığı ve 7 yıl Müdürlüğü görevlerinde de bulundu.

Tiyatro oyunculuğunun yanı sıra reklam filmleri, televizyon dizilerinde, eğitim ve magazin programlarında oyuncu ve sunucu olarak da yer aldı.

2005 Mart ve Nisan aylarında 6 hafta boyunca Amerika Birleşik Devletlerinin Kültür Değişim Programı çerçevesince Amerikan Hükümeti tarafından davet edilip, Tiyatro Festivallerine ve eğitim kurumlarındaki seminerlere katılıp, Amerikalı önemli yönetmen ve oyuncularla mesleki görüş alış verişinde de bulundu.

1993 yılında başlayıp 1350 bölüm devam edip 1999 yılında sona eren “Ferhunde Hanımlar” adlı dizide Nevzat karakterini canlandırdı. Dizide Beyhan Saran, Baykal Saran, Güven Hokna, Melek Baykal, Şahap Sayılgan, Tamer Karadağlı, Ayşenil Şamlıoğlu, Meral Niron, Hatice Aslan, Hakan Salınmış gibi oyuncular oynamıştır.

2002 yılında “Teyzemin Nesi Var?” adlı dizide başrol oynadı.

İpek Çeken, Prof. Dr. Mehmet Zülküf Önal ile evlidir. Bir kızı vardır.

Tiyatro :
1987-1988 – David ve Lisa – Dr.Thedore Isac Rubin – 100.Yil Kültür Merkezi, Ankara
1987-1988 – Yedi Kocalı Hürmüz – Sadık Şendil – Büyük Tiyatro, Ankara
1988-1989 – Ayrılık Oyunu – Margeurita Duras – Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu, Bursa
1988-1989 – Bati Yakasının Hikayesi – Leonard Bernstein – Atatürk Kültür Merkezi, Istanbul
1989-1990 – Fil Adam – Bernard Pomerance – Şinasi Sahnesi, Ankara
1991-1992 – Düsler Yolu – Tennessee Williams – Şinasi Sahnesi, Ankara
1992-1993 – Bir Sehnaz Oyun – Turgut Özakman – Sinasi Sahnesi – Büyük Tiyatro, Ankara
1996-1997 – Gazap Üzümleri – John Steinbeck – Irfan Şahinbas Atölye Sahnesi, Ankara
1997-1998 – Marius – Marcel Pognol – Küçük Tiyatro, Ankara
1999-2000 – Özgürlük Oyunu – Adem Atar – Altındağ Tiyatrosu, Ankara
2000-2001 – Tanrılar Erkek Olunca – Hasan Öztürk – Şinasi Sahnesi – Küçük Tiyatro, Ankara
2001-2002 – Seferi Ramazan Beyin Nafile Dünyası – Oktay Arayıcı – Küçük Tiyatro, Ankara
2006-2007 – Elele – Refik Erduran, Murat Atak – Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi, Ankara
2008-2009 – Suçlu Yürekler – Beth Henley, Ajlan Büyüktürkoğlu – Şinasi Sahnesi, Ankara
2012-2013 – 33 Varyasyon – İskender Altın – Akün Sahnesi, Ankara

Filmleri ve Dizileri:
2013 – Unutma Beni (Gülten) (TV Dizisi)
2011 – Keşanlı Ali Destanı (Zilli Zarife) (TV Dizisi)
2008 – Bizim Evin Halleri (Salise) (TV Dizisi)
2002 – Teyzemin Nesi Var? (Saadet) (TV Dizisi)
2001 – Düşler Yolu (TV Dizisi)
2000 – Bizim Evin Halleri (Sally) (TV Dizisi)
1993 -1999 – Ferhunde Hanımlar (Nevzat )(TV Dizisi)

Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Demet Işıl Yılmaz kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

25 Ağustos 1988 yılında İstanbul, Fatih’te dünyaya gelmiş olan Demet Işıl Yılmaz’ın kızlık soyadı İlhan’dır. Sezen Aksu (Gülümse), Yavuz Bingöl, Yonca Lodi, Sertab Erener, Emre Altuğ ve Mezdeke gibi ünlü isimlerin prodüktörü Metin İlhan’ın kızıdır.

Annesi Mürşide Şenel, ablası Başak İlhan ve kendisi ile beraber 4 kişilik ailesinin en küçük ferdi olarak yaşamına başlayan Demet Işıl Yılmaz, anne ve babasının ayrılığı üzerine Antalya’ya yerleşmiş ve ilk, orta, lise öğrenimini Antalya Koleji’nde görmüştür.

aslennereli.com

Üniversite ve medya hayali ile geldiği İstanbul’da İstanbul Ticaret Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri bölümünü kazanan Demet Işıl Yılmaz 2005 senesinden itibaren çalışmaya başlamıştır.

Önce Kanal D Esra Ceyhan ve Seda Sayan’ın programlarında konuk asistanı olarak başladığı medya kariyerinde sırasıyla Atv’de Seyfi Dursunoğlu ile Huysuz’la Görücü Usulü, Kanal 7’de İkbal Gürpınar ile Film Gibi ve son olarak Tvem’de Teknoklik ve Başka Sohbetler programlarında hem sunuculuk hem de yapımcılık yapmıştır.

2009 yılında mezun olduktan hemen sonra kısa bir süre eğitim aldığı Video yapımcılığı konusunda uzmanlaşmak isteyen Demet Işıl Yılmaz, Doğan Medya Grubu bünyesindeki E-Kolay, net video servislerinin başına geçmiş ve Mahmure.com bünyesinde Türkiye’nin ilk kadın programını dijital ortamda yapmıştır.

2011 yılında transfer olduğu Hürriyet bünyesinde çalışmaya başlayan Demet Işıl Yılmaz, Hürriyet web tv kurulumunda rol oynamış ve hemen ardından Mynet.com Nasıl Tv kuruluşunun başına geçmiştir.

2012 yılında ilk kitabı 25’i çıkaran Demet Işıl Yılmaz, teknolojinin de ilerlemesiyle birlikte ikinci kitabını da dijital ortamda çıkarmış ve bu kitaba da Öyle Evlenilmez Böyle Evlenilir ismini vermiştir.

Mynet.com video servislerinin başına geçtikten hemen sonra yükselmeye devam eden Demet Işıl Yılmaz 2017 yılında Mynet.com lifestyle genel yayın yönetmenliğinden istifa ederek, kariyerine ara vermiş ve 2018 yılında Youtube kanalıyla iş hayatına geri dönmüştür.

2013 yılında görkemli bir düğün ile evlendiği Reklamcı Ali Gökçe Yılmaz ile birlikteliğinden 2017 yılında Ali Emir Yılmaz adında bir erkek evlat dünyaya getiren Demet Işıl Yılmaz Youtube kanalına anne&çocuk içerikleriyle başlamıştır. Kısa sürede tanınan ve mesleki anlamda da bilgilerini izleyiciyle buluşturan Demet Işıl Yılmaz, Ayvansaray ve İstinye Üniversitelerinde hoca olarak ders vermeye ve söyleşiler düzenlemeye başlamıştır. Tüm bunlara ek olarak seminerlerde de söyleşilerde de konuşmacı olarak çalışmaya devam eden Demet Işıl Yılmaz, 2019 Kasım ayında kanser olduğunu öğrenmiş ve bu süreci de sevenler ile Youtube kanalı aracılığıyla paylaşmıştır.

Lenf metastazlı meme kanseri tedavisi görmeye başlayan Demet Işıl Yılmaz 2019 yılının ortalarında ülkeye gelen pandemi sebebi ile tüm kanser hastalarının sesi olmaya başlamış, evde kal videoları ile tüm dünyada Youtube’un partneri olarak röportajları ve haberleri yayınlanmaya başlamıştır.

2020 Ekim ayında tüm sevenleri ve takipçilerine verdiği Kanseri yenme videosu ile hayatına bambaşka bir yön veren Demet Işıl Yılmaz’ın tüm mücadelesini anlattığı kanalı milyonlarca kişi tarafından izlenmiş, yazdığı yeni kitabı ‘Mecburiyetsiz’ tüm hastalara ithaf edilmekte ve Destek yayınlarından çıkması beklenmektedir.

Kitapları :
2020 – Mecburiyetsiz
2015 – Öyle Evlenilmez Böyle Evlenilir
2012 – 25

Youtube Kanalı
https://www.youtube.com/demetisilyilmaz07

HAKKINDA HABERLER:
Posta gazetesi röportaj:
https://www.posta.com.tr/yazarlar/safak-costu/demet-isil-yilmaz-2265303

Euronews haber:
https://tr.euronews.com/2020/04/17/kanser-hastasi-demet-isil-yilmaz-koronavirus-nehirse-kanser-bir-okyanus-instagram-gunluk

Akşam gazetesi röportaj:
https://www.aksam.com.tr/cumartesi/mucadelesi-guzel-kadin/haber-1081277

Mynet.com haber:
https://www.mynet.com/youtuber-demet-isil-yilmaz-hem-iyilesti-hem-iyilestiriyor-190101214749

Onedio haber:
https://onedio.com/haber/pelin-cini-yazio-demet-isil-yilmaz-a-bana-kanseri-anlat-dedim-koku-pelin-koku-hasta-olmayan-bilmez-bilemez-kemoterapi-butun-hucrelerini-olduruyor-ve-sen-icin-cururken-kokusunu-aliyorsun-935468

Haberler.com
https://www.haberler.com/kanser-hastasi-demet-isil-yilmaz-koronavirus-13134329-haberi/

Egemenlik.com haber
https://www.egemenlik.com.tr/videolu-haber-unlu-youtuber-demet-isil-yilmaz-kanseri-yendi/1885/

Gazete birlik haber
https://www.gazetebirlik.com/haber/demet-isil-yilmaz-kanseri-yendi-7890/

Cnn Türk haber
https://www.cnnturk.com/arama?q=demet-isil-yilmaz

Ekşi Sözlük
https://eksisozluk.com/demet-isil-yilmaz–4017625

Kadıköy Life haber
https://www.kadikoylife.com/amp/demet-ve-ali-cennette-dunyaevine-girdi%C2%85/

Aktüel haber

Demet Işıl Yılmaz bu haberi davul zurna ile kutladı

Biyografi haber:
https://www.ozelliklerine.com/demet-isil-yilmaz-kimdir-kimin-kizi/

Metin Hara Röportaj:
https://www.youtube.com/watch?v=Dk9HAkX8588
Kaynak:Biyografi.info

Etiketler,

Mehmet Güllüoglu kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Mehmet Güllüoglu, 2013-2017 yılları arasında Türk Kızılayı Genel Müdürü ve 2017 yılından itibaren (AFAD) Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Başkanıdır.

Mehmet Güllüoglu, 1982 yılında Konya’da doğmuştur. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden doktor olarak mezun olan Mehmet Güllüoglu, Aile Hekimliği, İnsani Sağlık Yardımları, Avrupa Birliği projeleri gibi çeşitli eğitim programlarını başarıyla tamamladı. Sivil toplum kuruluşları bünyesinde çok sayıda insani yardım çalışmalarına katıldı.

aslennereli.com

Mehmet Güllüoglu, Yeryüzü Doktorları Derneği’nde yöneticilik görevlerinde bulundu. Sağlık alanında Filistin (Batı Şeria ve Gazze), Mısır, Ürdün, Lübnan, Suriye, Katar, Kenya ve Somali’de yürütülen çalışmalarda gönüllü doktor olarak görev aldı. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ve Yeryüzü Doktorları Derneğinde yöneticilik yapan, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Doktora Programı’na devam etmekte olan Dr. Güllüoğlu, 2013-2017 yılları arasında Türk Kızılayı Genel Müdürlüğü görevini üstlendi.

Mehmet Güllüoglu, 2013-2017 yılları arasında Türk Kızılayı Genel Müdürlüğü görevinde bulunduğu süre zarfında Türk Kızılayı bünyesinde kurulan Göç Hizmetleri Müdürlüğü’nün ve daha birçok projenin hayata geçirilmesinde önemli rol oynadı. Türk Kızılayı Genel Müdürü olarak görev yaptığı süre zarfında 3 milyon Suriyeli misafirin Türkiye‘de insani koşullarda yaşamasını sağlamaya yönelik çalışmalara liderlik etti.

İyi derecede İngilizce bilen Dr. Mehmet Güllüoğlu, evlidir ve iki çocuğu vardır.

Dr. Mehmet Güllüoğlu,5 Ağustos 2017 tarihinde Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) görevine atandı. Halen Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) görevini sürdürmektedir.

Dr. Güllüoğlu, aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulu Üyesi olarak çalışmalarını ifa etmektedir.
Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

William Wallace kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

İskoçya‘nın en büyük ulusal kahramanlarından biri olan William Wallace, ülkesinin İngilizlerden kurtulması için mücadele etmiştir. İskoçya’nın halk kahramanı William Wallace’ın hayatı, 1995 yılında Cesur Yürek (Braveheart) ismiyle beyaz perdeye uyarlandı.

William Wallace, 1270 yılında Elderslie, Birleşik Krallık’da doğmuştur. William Wallace, Fransa‘daki papazlara katılan iki amcası tarafından eğitilmiştir.

aslennereli.com

Bazı tarihçiler William Wallace‘ın 1270’de doğduğunu iddia ederken, 16. yüzyıl kitabı “William Wallace’ın Tarihi ve İskoç Hadiseleri” (History of William Wallace and Scottish Affairs) William’ın 1276’da doğduğunu söylüyordu. Kesin kanıtların olmamasından dolayı Wallace’ın doğum tarihi ve doğum yeri tartışılmaktadır.

Tarihe göre Wallace’ın doğum yeri Renfrewshire’deki Paisley yakınlarında Elderslie’dır. Fakat, bazı biyograflar onun doğum yerinin Ayrshire, Kilmarnock yakınlarında olduğunu belirtmiştir.

William Wallace’nin eşi Marion Braidfute Lanark İngiliz şerifi Sir William Heselrig tarafından 1297 yılında öldürüldü. Bunun üzerine William Wallace de William Heselrig’i öldürdü. Daha sonra yapılan Loundoun Hill (Darvel-Ayrshire) yakınlarında, Ayr’daki savaşı Wallace kazandı.

İskoçya’nın İngiltere’ye başlattığı isyanda 1297 yılının Ağustosunda William Wallace’nin adamlarıyla Stirling’deki Andrew de Moray’ın ordusuna katıldı. 11 Eylül 1297’de Wallace, İngilizlerin sayıca üstünlüğüne rağmen Stirling Köprüsü Muharebesi’ni kazandı.

İngilizlere karşı kazandığı bir dizi zaferin ardından İskoçya kralı John Balliol’dan sonra kral olacak olan Robert Bruce, Wallace’i şövalye ve “İskoçya’nın koruyucusu ve ordularının lideri” olarak ilan etti. Wallace tahttan indirilmiş bulunan John Balliol adına ülkeyi yönetmeye başladı.

İskoçya’nın özgürlük savaşı niteliğini taşıyan ilk savaş olan 22 Temmuz 1298 tarihinde gerçekleşen Falkirk Savaşı’nda İskoç süvarilerin ihaneti sonucunda William Wallace önderliğindeki İskoç Ordusunu, I. Edward önderliğindeki İngiliz Ordusu mağlup etti.

William Wallace, Eylül 1298’de İskoçya‘nın Koruyuculuğundan istifa etti. 1302’de Wallace barış hareketini reddederken, Robert Bruce Kral Edward’la barış yaptı.

İskoç soylularının çoğunun 1304’te Edward’ın egemenliğini kabul etmesinden sonra İngilizler Wallace’ın peşini bırakmadılar. 5 Ağustos 1305 tarihinde İskoç şövalye Sir John de Menteith’in onu Edinburgh yakınlarındaki Robroystoun’da İngiliz askerlerine teslim etti.

Londra‘ya gönderilen William Wallace, vatan hainliğinden suçlandı ve krala (İngiliz kralına) ihanet suçundan yargılandı. Kayıp olan John Balliol onun resmi İskoç kralı olmasına rağmen Wallace suçlu ilan edildi. Krala ihanet suçundan yargılanan William Wallace bu iddiaya şöyle karşılık verdi : ” ona bağlı kalacağıma dair hiçbir zaman yemin etmedim.”

23 Ağustos 1305 günü duruşmadan sonra Wallace mahkeme salonundan çıkarıldı. Üstsüz bir şekilde Smithfield pazarında at tarafından çekildi, elleri iplerle bağlı, ayaklar atın arkasında bağlı bir şekilde darağacında asıldı, fakat ölmek üzereyken bırakıldı. Hareketsiz, bitkindi. Asıldıktan sonra henüz ölmeden bağırsakları çıkarıldı. Bütün bu işkencelere rağmen yine de kraldan af dilemedi ve kafası gövdesinden ayrıldı ve vücudu dört parçaya bölündü. Kafası daha sonralardan kardeşi John ve Sir Simon Fraser’ın da kafasının asıldığı Londra köprüsüne asıldı. Kol ve bacakları, Newcastle, Berwick, Stirling ve Perth’de ayrı ayrı sergilendi.

William Wallace, Kral I. Edward‘ın döneminde İngiltere‘ye karşı yapılan direnişte vatandaşlarına önderlik eden İskoç şövalyedir.

İskoçya‘nın en büyük ulusal kahramanlarından Sir William Wallace ülkenin İngiliz egemenliğinden kurtulması için yürütülen uzun mücadelenin ilk yıllarında İskoç direniş kuvvetlerine önderlik etti.

Direniş döneminde yakalanmasından önce Stirling Köprüsü Savaşı’nda büyük bir zafer elde eden Wallace, bu başarısı ile İskoçya’da halen daha ulusal bir kahraman olarak anılmaktadır.

İskoçya’nın en büyük ulusal kahramanlarından biri olan William Wallace, ülkesinin İngilizlerden kurtulması için mücadele etmiştir. İskoçya‘nın halk kahramanı William Wallace’ın hayatı, 1995 yılında başrolünde Mel Gibson’ın oynadığı ve yönetmenliğini Mel Gibson’ın yaptığı Cesur Yürek (Braveheart) ismiyle beyaz perdeye uyarlandı.

William Wallace, 23 Ağustos 1305 tarihinde Smithfield Birleşik Krallık’da 35 yaşında idam edilerek öldürülmüştür.
Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Kamala Harris kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Kamala Harris, 20 Ekim 1964 tarihinde Oakland, Kaliforniya, ABD’de doğmuştur. Annesi Shyamala Gopalan Harris Hindistan asıllı bir bilim kadını, babası Donald J. Harris Jamaika asıllı Stanford Üniversitesi’nde ekonomi profesörüdür. Anne ve babası O 7 yaşında iken boşandı. Maya adında bir kız kardeşi vardır. Kamala Harris annesinin görevleri nedeni ile 12 yaşından itibaren liseyi bitirene kadar Kanada’da büyüdü. Kamala Harris, “siyah okulu” olarak anılan başkent Washington DC’deki Howard Üniversitesi’nde siyaset bilim ve ekonomi üzerine lisans eğitimini tamamladı. Ardından San Francisco yakınlarındaki Hastings College of Law’da hukuk eğitimini tamamlar tamamlamaz eyalette suç oranlarının yüksek olduğu Alameda County’de savcı olarak göreve başladı.

aslennereli.com

Kamala Harris, 2003 yılında San Francisco bölge savcısı oldu. Bu göreve gelen ilk siyah ve Asya kökenli kadın olma özelliğine sahip.

Kamala Harris, 2010 yılında yapılan Kaliforniya eyalet seçimlerinde Kaliforniya eyaletinin ilk kadın başsavcısı oldu. ABD‘deki sistemde bu makam adalet bakanlığı anlamına da geliyor. 2014 yılına kadar bu görevde kaldı. Burada ilk defa uyuşturucu suçuna bulaşmış kişilerin hapse girmek yerine liseden mezun olmalarına veya iş bulmalarına olanak sağlayan “hayata dön” programını başlattı; ırkçılıkla mücadele ve ceza-usul adaletini sağlama dallarında programlar yürüttü. Polis cinayetlerini izlemek açısından memurların üzerlerine ilk kez vücut kameraları yerleştirilmesini sağladı.

2016 yılında Demokrat Parti’den California Senatörü olarak seçildi.

Kariyerindeki tüm bu başarılar ve ilkler Kamala Harris‘in 2017’de ABD’nin ikinci siyah kadın senatörü ve ilk Hint asıllı senatör olmasının önünü açtı. Kaliforniya’dan seçildiği senatörlük görevinde, iç güvenlik soruşturmalarından, hükümet işlerinden, istihbarattan, bütçeden ve adaletten sorumlu komitelerde görev yaptı. Kamala Harris yine Senato’daki görevi sırasında, Donald Trump’ın Yüksek Mahkeme üyeliğine aday gösterdiği Yargıç Brett Kavanaugh’nun, cinsel saldırı suçlamalarıyla ilgili Senato’da yürütülen soruşturmasında Kavanaugh’ya yönelttiği “zor sorular” ile adından söz ettirdi.

Kamala Harris, senatör olduktan sonra 2019 yılında ABD Senatosu’na 1915 olaylarını soykırım olarak tanınması için önerge verdi. Verdiği önerge ise ABD Başkanı Donald Trump’tan dönmüştü.

Harris, senatörlüğü döneminde ABD Başkanı Donald Trump‘ın özellikle Orta Doğu politikalarının yanlış olduğunu söyledi. Donald Trump‘ın Suriye‘deki askerlerini geri çekme kararının yanlış olduğunu belirterek yönetime sert eleştiriler yöneltti.

Gazeteci Cemal Kaşıkçı‘nın 2018‘de Suudi Arabistan‘ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda hayatını kaybetmesinin ardından ABD‘nin Riyad ile ilişkilerini gözden geçirmesi çağrısı yapmıştı.

Senatör Kamala Harris, siyasi kariyerine 2019 yılında Demokrat Parti’den ABD Başkanlığı yarışına girerek devam etti. Adaylığı ilk başta büyük bir coşkuyla karşılansa ve televizyondaki tartışma programlarında rakiplerine karşı başarılı bir performans sergilese de hızlı yükseldiği anketlerde düşüşe geçince Aralık 2019’da başkanlık yarışından çekildi. Kamala Harris’in vaat ettiği değişimler arasında yargı sisteminde reform ve ırk adaletini sağlama tasarısı vardı.

Kamala Harris, başkanlık yarışından çekildikten üç ay sonra başkanlık için Joe Biden’ı desteklediğini, “Ülkemize şerefle hizmet etmiş bir kişi ve ona her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Onun bir sonraki ABD Başkanı olarak seçilmesi için elimden gelen her şeyi yapacağım” diyerek duyurdu.

Kamala Harris, 22 Ağustos 2014 tarihinde avukat Douglas Emhoff ile evlendi.

3 Kasım 2020 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri‘nde yapılan başkanlık seçimlerinde Başkan seçilen Demokrat Partili Joe Biden, yardımcısı olarak Kamala Harris‘i seçti.

Kamala Harris, 49. başkan yardımcısı olarak ABD‘nin seçilmiş Başkanı Joe Biden‘la birlikte 20 Ocak 2021‘de yapılacak devir teslim töreninde yemin ederek göreve başlayacak.
Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , , , , ,

Servet Yardımcı kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Servet Yardımcı, Yardımcı Grup Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) 1. Başkan Vekilidir.

Servet Yardımcı, 1957 yılında Rize’de doğmuştur. Annesi Saymur Yardımcı, Babası Şevket Yardımcı’dır. 4′ü erkek, 5′i kız olmak üzere 9 kardeştirler. AK Parti İstanbul eski milletvekillerinden ve Milli Savunma Bakan Yardımcısı Hasan Kemal Yardımcı‘nın kardeşidir. Servet Yardımcı, yurt dışında eğitim gördü.

aslennereli.com

Servet Yardımcı, babası Şevket Yardımcı’nın ölümünden sonra geride kalan şirketlerinin; kardeşleri ile birlikte ortağıdır. Servet Yardımcı, gemicilik sektöründeki kabotaj uygulamasına dikkat çekerek “Bahsi geçen şirketler Avrupa’da kabotaj taşımacılığı yapan aktif şirketler” olduğunu söylemiştir. Servet Yardımcı, Yardımcı Grup Yönetim Kurulu Başkandır.

Fenerbahçe kongre üyesi olan Servet Yardımcı, (TFF) Türkiye Futbol Federasyonu‘na ilk kez Hasan Doğan döneminde seçilirken, Mahmut Özgener‘in döneminde başkanvekili oldu ve Mehmet Ali Aydınlar‘ın döneminde yine yönetim kurulu üyesi seçildi.

Başta memleketi Rize olmak üzere birçok şehirde yaptığı yardımlarla tanınan Servet Yardımcı’nın adı Rize Üniversitesi‘ne bağlı Rize Tıp Fakültesi ve birçok okula verilmiştir.

1998-2007 yılları arasında Bahamalar’ın İstanbul fahri başkonsolosu olarak görev yaptı.

Rizespor’da da yöneticilik yapan Servet Yardımcı, üç dönemdir TFF‘de çeşitli görevlerde bulunuyor.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) 1. Başkan Vekili Servet Yardımcı, 5 Nisan 2017 tarihinde Finlandiya‘nın Başkenti Helsinki‘de yapılan 41. UEFA Kongresi’nde yapılan seçimi kazandı ve yönetim kuruluna girdi. Yardımcı bu başarısıyla Şenes Erzik’ten sonra UEFA yönetim kuruluna giren ilk Türk oldu.

Servet Yardımcı, evlidir ve 2 çocuğu vardır.

1 Haziran 2019 tarihinde Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) başkanı olan Nihat Özdemir’in yanında yine 1. Başkan Vekili Servet Yardımcı oldu.
Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Lütfi Elvan kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

25 Aralık 2013 tarihinde Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’na atandı.
Lütfi Elvan, 12 Mart 1962 tarihinde Karaman, Ermenek’de doğmuştur. Baba adı A. Nuri, anne adı Samiye’dir. Hayriye Servi adında ablası vardır.

aslennereli.com

İlkokula Karaman’ın Ermenek ilçesinde başladı.İlkokulu bitirmeden Ailesi ile birlikte Konya’ya taşındılar, ilkokul, ortaokul ve lise tahsilini Konya’da tamamladı. 1983 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi’nden mezun oldu. 1983 yılında Milli Eğitim Bakanlığı bursunu birincilikle kazanarak Etibank Genel Müdürlüğü adına İngiltere’ye gitti. İngiltere’de Leeds Üniversitesi’nde maden ve yöneylem araştırması alanında, “Kısa Dönem Maden Üretim Planlamasında Optimal Üretim Sisteminin Belirlenmesi” teziyle M.Phill derecesini 1986 yılında aldı. Türkiye’ye döndü.

Türkiye’ye döndükten sonra Etibank’ta yüksek mühendis olarak göreve başladı. 1987-89 yılları arasında, Etibank Genel Müdürlüğü Yöneylem Araştırması Grubunda mühendis olarak çalıştı. Bilgisayar destekli madencilik uygulamalarının Etibank Genel Müdürlüğü’nde yaygınlaştırılması çalışmalarına öncülük etti.

Daha sonra 1993 yılında gittiği Amerika Birleşik Devletleri‘nde ise Delaware Üniversitesi’nde ekonomi dalında yüksek lisans eğitimini 1995 yılında bitirdi.

1989 yılında, DPT Müsteşarlığında Uzman Yardımcısı olarak göreve başladı. 1989-90 yılları arasında Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü’nde çalıştı. 1990-93 ve 1995-96 yılları arasında İktisadi Sektörler Başkanlığında Madencilik Sektöründen sorumlu Uzman Yardımcısı ve Uzman olarak çalıştı.

1996 yılında, Kalkınmada Öncelikli Yöreler Dairesi Başkanı olarak atanan Elvan, 2002 yılı sonuna kadar bu görevini yürüttü. 1999 yılında OECD Kırsal Kalkınma Çalışma Grubu Başkan Yardımcılığına seçildi. Kasım 2002 tarihinde Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşar Yardımcılığına atanan Elvan’ın; üretim planlaması, madencilik, dinamik programlama, teşvik sistemi ile bölgesel ve yerel kalkınma alanlarında yurtiçi ve yurtdışında, Türkçe ve İngilizce yayımlanmış makale ve tebliğleri bulunmaktadır

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı ve AB Müzakere İzleme ve Yönlendirme Komitesi Üyesi olarak görev yaptı.

2002 yılında başladığı Devlet Planlama Teşkilat Müsteşarlığı görevinden 22 Temmuz 2007 seçimlerine katılmak için istifa etti. Ve 23. Dönem Karaman AKP Milletvekili seçildi. 23. Dönem’de Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu ve AB Uyum Komisyonu Üyesi oldu.

Daha sora da 24. Dönem Karaman AKP Milletvekili seçildi. 24. Dönem’de Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığına seçildi.

2014 seçimleri için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday gösterilen Binali Yıldırım‘ın yerine 25 Aralık 2013 tarihinde Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’na atandı. Recep Tayyip Erdoğan‘ın Cumhurbaşkanı olmasından sonra Başbakan olan Ahmet Davutoğlu‘nun 29 Ağustos 2014 tarihinde kurduğu 62. Türkiye Hükûmetinde yine Türkiye Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakan olarak görevlendirildi.

62.hükümette kısmi değişiklikte Ulaştırma bakanlığı yanında başbakan yardımcılığı ve hükümet sözcülüğü görevi de verilmiştir. 25 Aralık 2013 – 6 Mart 2015 tarihleri arasında Türkiye Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı olarak görev yaptı.

Lütfi Elvan, Zeliha Elvan ile evli ve 2 çocuğu vardır.

7 Haziran 2015 Pazar günü yapılacak olan 25. Dönem Milletvekili Genel Seçimi için mevzuat gereği Lütfi Elvan bulunmuş olduğu Türkiye Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı görevinden 6 Mart 2015 tarihinde istifa etti. Yerine Türkiye Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşarı Feridun Bilgin Anayasa’nın 114. maddesi uyarınca 7 Mart 2015’ten geçerli olmak üzere atandı.

7 Haziran 2015 Türkiye genel seçimlerinde Antalya ve 1 Kasım 2015 Türkiye genel seçimlerinde Mersin milletvekili olarak seçildi.

24 Kasım 2015 tarihinde Başbakan Ahmet Davutoğlu‘nun hazırlayıp sunduğu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayladığı 64. Hükümet kabinesinde Başbakan Yardımcısı olarak görevlendirildi.

Ak Parti’nin 22 Mayıs 2016 tarihinde yapılan kongresinde genel başkanlığa talip olmayan Ahmet Davutoğlu‘nun yerine Ak Parti genel başkanı seçilen Binali Yıldırım‘ın aynı gün 65. Hükümet’i kurma görevini alarak 27 kişilik kabinesini kurdu ve Lütfi Elvan’ı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın onayı ile Kalkınma Bakanı olarak görevlendirdi.

19 Temmuz 2017 tarihinde yapılan kabine değişikliği ile Lütfi Elvan Kalkınma Bakanı olarak görevlendirildi. 9 Temmuz 2018 tarihine kadar bu görevinde kaldı. O tarihte Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlandığı için bakanlık kaldırıldı.

24 Haziran 2018 tarihinde yapılan 27.dönem milletvekili seçimlerinde AKP’den Mersin milletvekili olarak seçilmiştir. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığı görevini yürüttü.

8 Kasım 2020 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığı görevinden istifa eden Berat Albayrak‘ın yerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 10 Kasım 2020 tarihinde Lütfi Elvan getirildi.
Kaynak:Biyografi.info

Berat Albayrak kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadıdır.

2015 yılı Milletvekili seçimlerinde İstanbul 1. bölge 6. sıradan AKP milletvekili seçilen Berat Albayrak, 24 Kasım 2015 – 10 Temmuz 2018 tarihleri arasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görev yaptı. 24 Haziran 2018 seçimlerinde yeniden AKP İstanbul milletvekili seçildi ve 9 Temmuz 2018 tarihinde Başkan Recep Tayyip Erdoğan‘ın açıkladığı yeni sistemin ve hükümetin Hazine ve Maliye Bakanı olarak görevlendirildi.

Berat Albayrak, 21 Şubat 1978 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Babasının adı Sadık Albayrak’dır. Aslen Trabzon’un Of ilçesinin Yenice köyündendir. Serhat Albayrak adında abisi vardır.

aslennereli.com

Liseyi Özel Fatih Koleji’nde okudu. İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Daha sonraki yıllarda 2002 yılında ABD. New York‘taki Pace Üniversitesi Lubin School of Business’te finans üzerine yüksek lisans yaptı. Burada da Esra Erdoğan ile tanıştı.

MBA (Master of Business Administration; İşletme Yönetimi Yüksek Lisansı) eğitimi sırasında Çalık Holding bünyesinde görev yaptı. Türkiye’ye döndükten sonra enerji kaynaklarının finansmanı üzerine bir de doktora yaptı.

1996 yılından itibaren profesyonel meslek hayatına başladı. 1999 yılından itibaren de Çalık Grubu’nun yurtiçi ve yurtdışı şirketlerinde çeşitli görevlerde çalıştı. 2002 yılında çalıştığı Çalık Holding’in ABD ofisinde Finans Direktörlüğü ile görevlendirildi. 2006 yılında Türkiye’ye döndü ve Çalık Holding’in Mali İşler Genel Müdür Yardımcılığı görevine getirildi.

2007 yılında 29 yaşındayken Çalık Holding’e (CEO) Genel Müdür olarak görevlendirildi. Aynı zamanda grup içi firmalarda da Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Recep Tayyip Erdoğan‘ın damadı olan Çalık Holding Üst Yöneticisi (CEO) Berat Albayrak 2013 yılı sonu itibari ile bu görevinden ayrıldı.

Berat Albayrak, 2014 yılında Sabah gazetesinde “Yeni Türkiye yeni ekonomi” başlıklı köşe yazısıyla köşe yazarlığı yaptı.

Berat Albayrak, Turkuvaz Grubu’nun çeşitli yayın organlarında yönetim kurulu üyesi. İTO kayıtlarına göre Albayrak; Turkuvaz Radyo Televizyon Haberleşme ve Yayıncılık, Matbaacılık Yayıncılık, Teknik Hizmetler Sanayi, Kitapçılık Yayıncılık, Mobil Hizmetler, Filmcilik Prodüksiyon, Haber Ajansı, ATV Televizyon Prodüksiyon, Televizyon ve Radyo İşletmeciliği, Reklam Pazarlama Danışmanlık, Yayın Hizmetleri, Dağıtım Pazarlama, Aktif Televizyon Prodüksiyon, Medya Yayın Hizmetleri, TV Hizmetleri ve Görsel İşitsel İletişim anonim şirketinin yönetim kurulu üyeliğini yapıyor.

Berat Albayrak, 9 Nisan 2014 tarihinde kurduğu BTİ Eğitim Kurumları şirketinde Yönetim Kurulu Başkanlığı da yapıyor. Şirket kurulurken 50 bin lira olan sermaye 12 Eylül 2014 tarihinde sermaye 500 bin liraya çıkarıldı. Şirketin faaliyet alanı, “yurtiçi ve dışında eğitim sektöründe faaliyette bulunmak, anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise, yüksekokul ve hazırlık sınıfları açmak, açılmış okulların işletilmesini deruhte etmek, kurs tertiplemek, bir üst sınıfa hazırlık dershaneleri, özel öğrenci yurtları, pansiyonlar, laboratuarlar, atölyeler, kız ve erkek meslek okulları ve yabancı dil öğretimi yapan okullar açmak” olarak sıralanıyor.

2 Ekim 2014 tarihinde abisi Serhat Albayrak ve Ömer Faruk Kalyoncu ile birlikte “Nun Eğitim ve Kültür Vakfı’nı” kurdu.

Berat Albayrak, 11 Temmuz 2004 tarihinde o zaman ki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük kızı Esra Erdoğan ile Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre Merkezi’nde evlendi. Ahmet Akif Albayrak (d. 29 Aralık 2006), Emine Mahinur Albayrak (d.2009), Sadık Eymen Albayrak (11 Aralık 2015), Hamza Salih Albayrak (29 Haziran 2020) adında 4 çocuğu vardır.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın kıydığı nikahın şahitliğini Ürdün Kralı Kral II. Abdullah, Pakistan Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref, Romanya Başbakanı Adrian Nastase, Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül yaptı.

2015 yılı Milletvekili seçimlerinde İstanbul 1. bölge 6. sıra AKP milletvekili adayı oldu. 7 Haziran 2015 tarihinde yapılan seçimde milletvekili seçilmiştir.

12 Eylül 2015 tarihinde yapılan AK Parti 5. Olağan Kongresi’nde Başbakan Ahmet Davutoğlu, yeniden AK Parti Genel Başkanı seçilirken; (MKYK) Merkez Karar ve Yönetim Kurulu seçimlerinde de Berat Albayrak seçilerek Parti yönetimine girmiştir.

1 Kasım 2015 tarihinde yapılan seçimlerde yine İstanbul milletvekili seçilmiştir.

24 Kasım 2015 tarihinde Başbakan Ahmet Davutoğlu‘nun hazırlayıp sunduğu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayladığı 64. Hükümet kabinesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görevlendirildi.

Ak Parti’nin 22 Mayıs 2016 tarihinde yapılan kongresinde genel başkanlığa talip olmayan Ahmet Davutoğlu‘nun yerine Ak Parti genel başkanı seçilen Binali Yıldırım‘ın aynı gün 65. Hükümet’i kurma görevini alarak 27 kişilik kabinesini kurdu ve Berat Albayrak’ı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın onayı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görevlendirdi.

19 Temmuz 2017 tarihinde yapılan kabine değişikliği ile Berat Albayrak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı olarak görevlendirildi.

24 Haziran 2018 tarihinde yapılan genel seçimlerde İstanbul 1.bölgeden AKP milletvekili seçildi.

Berat Albayrak, 9 Temmuz 2018 tarihinde Başkan Recep Tayyip Erdoğan‘ın açıkladığı yeni sistemin ve hükümetin Hazine ve Maliye Bakanı oldu.

Berat Albayrak, 8 Kasım 2020 tarihinde sağlık sorunlarını gerekçe göstererek Hazine ve Maliye Bakanı görevinden istifa etti.
Kaynak:Biyografi.info

Esra Erdoğan kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Esra Erdoğan, 1981 yılında İstanbul’da doğmuştur. Annesi Emine Erdoğan, babası T.C. 27. Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Ahmet Burak Erdoğan (d.1979) , Necmettin Bilal Erdoğan (d.1980), Sümeyye Erdoğan (d. 1985) adlarında kız kardeş ve abileri vardır.

aslennereli.com

İstanbul’da Kadıköy İmam hatip lisesinden mezun olduktan sonra, Üniversiteyi ABD‘de Indiana Üniversitesi‘nde okudu. 2003 yılında mezun oldu. Ardından California’da Berkeley Üniversitesi‘nde lisansüstü eğitim aldı

2010 yılında Esra Erdoğan Albayrak, Ümraniye Belediyesi’nce yürütülen okula ve okuma-yazma kurslarına gidemeyen engellilere evlerinde eğitim verilmesini öngören “Biz Gönüllüyüz, Biz Öğretiriz” kampanyası kapsamında gönüllü öğretmen oldu

Esra Erdoğan, 2007 yılında Çalık Holding‘e Genel Müdür olarak atanan Berat Albayrak ile 11 Temmuz 2004 tarihinde Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre Merkezi’nde evlendi. Ahmet Akif Albayrak (d. 29 Aralık 2006), Emine Mahinur Albayrak (d.2009), Sadık Eymen Albayrak (11 Aralık 2015), Hamza Salih Albayrak (29 Haziran 2020) adında 4 çocuğu vardır.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın kıydığı nikahın şahitliğini Ürdün Kralı Kral II. Abdullah, Pakistan Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref, Romanya Başbakanı Adrian Nastase, Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül yaptı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın damadı olan Çalık Holding Üst Yöneticisi (CEO) Berat Albayrak 2013 yılı sonu itibari ile görevinden ayrıldı.

31 Ekim 2012 tarihinde yapılan Yeşilay’ın 69. olağan genel kurulu toplantısında 12 kişilik yönetim kurulu içine Esra Erdoğan (Albayrak) da seçilmiştir.
Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Abbas Güçlü Kimdir?

Abbas Güçlü… Gençlerin bakış açısını ekranlara taşmakla ünlenen Abbas Güçlü 1957 yılında Ankara Haymana’da dünyaya gelmiştir. Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi’nden mezun olan Abbas Güçlü, 1985 yılında Milliyet gazetesi’nde çalışma hayatına başlamıştır.

Türkiye’de öğrencilerle yakın ilişkiler kuran ve öğrencilerin sesini en çok duyuran gazeteci olarak tanınan Abbas Güçlü, yazar kimliğinin yanısıra, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Temel Gazetecilik dersleri vermektedir.

Abbas Güçlü, 2011 yılı YGS sınavındaki “şifre skandalı”nı ortaya çıkaran kişi olmuştur. YGS şifre sisteminin takipçisi olmuştur.

Genç Bakış‘tan önce Kanal D’de ‘Halkın Gündemi’ ve ‘Karne’ adlı programlarını hazırlayan Abbas Güçlü daha önce de TRT’de ‘Sonsuz Yarış’ adlı eğitim programını hazırlamıştı.

Abbas Güçlü halen Milliyet Gazete’sinde aktif olarak kaşe yazıları yazmaktadır…

Kaynakça: gazete oku

Etiketler

Abdulkadir Selvi Kimdir?

Abdulkadir Selvi… Yaptığı haberler ve yazdığı yazılarla son yıllarda yıldızı parlayan nadir gazetecilerden biri olan Abdulkadir Selvi, 1964 yılında Sivas Yıldızeli’nde doğdu. Yüksek öğrenimini Gazi Üniversitesi Metalurji Bölümü’nde tamamlayan Selvi, Yeni Nesil ve Yeni Asya gazetelerinde çalıştıktan sonra HBB TV’de muhabir ve haber müdürü olarak görev yaptı. Bu kanalda “Politika Gündemi” isimli programı hazırlayarak sundu. TGRT’de Ankara Haber Müdürlüğü görevini üstlendi.

2001 yılından bu yana Yeni Şafak Gazetesi’nde haber müdürü olarak görev yaptı. Abdulkadir Selvi Erhan Seven ile birlikte Muhsin Yazıcıoğlu’nu anlatan “İşkence Koğuşlarından Siyaset Meydanlarına : Alperen” adlı kitabı kaleme aldı. 2011 yılında ise “Ateşten Yıllar : Siyasette Said Nursi Tartışması” adlı kitabını yayınlandı.

Son yıllarda popülaritesi artan Abdulkadir Selvi, Hürriyet Gazetesi’nin yazar kadrosuna dahil oldu. Selvi evli ve 3 çocuk babasıdır.

Abdulkadir Selvi

Kaynakça: gazete oku

Etiketler

Abbas Güçlü Tüm Yazıları

Etiketler

Abdulkadir Selvi Tüm Yazıları

Etiketler

Abdullah Ağar Tüm Yazıları

Etiketler

Abdullah Ağar Kimdir?

Abdullah Ağar… “Terör uzmanı” sıfatıyla TV’lerde doğru yorum yapan nadir kişilerden biri.. Yeni Birlik Gazetesi’nde yazıyor ama, bir çok televizyon kuruluşunun görüşlerine ihtiyaç duyduğu bir uzman..  1967’de Ankara’da doğdu. Ankara’da okudu. 1989 yılında Kara Harp Okulu’ndan mezun olduğunda, bölücü terörün ve diğer bölücülüklerin ne anlama geldiği pek çokları tarafından anlaşılamamıştı. Birinci tercihten “Piyade”, özel kura çekerek “Komando”, sonra da Özel Kuvvetler’de Tim Komutanı oldu. İlk kıt’ası Bolu Komando Tugayına ayak basar basmaz Güneydoğu’ya; Güneydoğu’ya vardığı ilk gece de ilk operasyonuna çıktı…

Görev yaptığı Bolu Komando Tugayı’nın, Özel Kuvvetler’in ve Kayseri Hava İndirme Tugayı’nın kışlalarını hemen hiç görmedi. Bestler, Gabar, Cudi, Kuzey Irak… Menteş, Azerbaycan, Devegeçidi… Dicle, Ergani, Baykan, Lice, Kulp… Siirt, Şırnak, Diyarbakır… Ve adı sayılamayan daha nice kırsal, meskûn mahal ve dağlarda geçen 6 yılın ardından, artık dağlardan inerken, aldığı kurşun yaralarıyla belinde oluşan bir nişan, komutanlığını yaptığı birliklerden de 11 şehit ve 25 gazisi vardı.

Toprak Mehmet’e Susamışsa “Ülkem, Bayrağım, Onurum”, Ağar’ın yazdığı kitapların dördüncüsü… Bunun ardından diğerleri de gelecek. “5. Tim” Güneş Doğsun İsteriz, “Ölüm Dağları Bekler” Cudi Dağı ve “Türk Komandoları” Silahın Zülfikar’ın Olsun Mehmetçik isimli kitaplarıyla yazınımızda yer alan Ağar, Türk insanının fazlasıyla etkileyen ve çok daha fazlasıyla etkileyeceği anlaşılan bir dönemi dağda olanlarıyla anlatıyor. Abdullah Ağar halen Yeni Birlik Gazetesi‘nde yazmaktadır…

Abdullah Ağar

Kaynakça: gazete oku

Etiketler

Abdullah Büyük Kimdir?

Abdullah Büyük… Gazetecilik değil asıl mesleği,  bir çok akademisyen gibi Abdullah Büyük de Akit Gazetesi’nde görüşlerini paylaşıyor sevenleriyle, ya da kendisini sıkı takip eden okuyucularıyla..

İmam Hatip’lik görevini Konya”da yaptı ve hem vaizlik yaptı hem de müftü yardımcılığı . Yıl 1980’ni gösterdiğinde, yani 12 Eylül darbesi ile birlikte Abdullah Büyük Hoca için, Diyanet’in kapıları kapanmış oldu. Sivas Zaralı’dır Abdullah Hoca, 1948 doğumludur. Erzurum’da okudu İmam Hatip’i 1974 yılında bitirdikten sonra Konya Yüksek İslam Enstitüsü’nde okudu ve başarılı bir öğrenci olarak buradan mezun oldu. 

Abdullah Büyük Hoca da, 12 Eylül’ün mağdurlarından biri. Cezaevi’ne atıldı 12 Eylül’de.. 

1982 – 2002 yılları arasında değişik alanlarda hizmetlerde bulunmuştur. Ribat camiası olarak, insana yönelik hizmet yatırımlarını öne alarak, “Önce insan sonra müessese” prensibine sadık kalmıştır.

Buna örnek olarak Ribat Eğitim Vakfı, Ribat Aşevi, Ribat FM, Ribat Mecmuası, Çağdaş Aile Derneği, Anadolu Aile Derneği, Özel Lale Eğitim Kurumları, Vahdet Vakfı gibi hizmetlerde proje ve oluşum safhalarında aktif rol almıştır. Abdullah Büyük Akit Gazetesi‘nde köşe yazmaya devam ediyor..

Abdullah Büyük

Kaynakça: gazete oku

Etiketler

Abdullah Muradoğlu Kimdir?

Abdullah Muradoğlu… Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Bölümü mezunu olan Abdullah Muradoğlu, 15 yıldan uzun zamandır basın camiasının içinde yer aldı.

1997 yılından bu yana Yeni Şafak Gazetesi Haber Merkezi’nde özel haberler, dizi yazıları, araştırma yazıları, röportajlar, tarih sayfaları ve köşe yazıları yazdı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti 2004 Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri Röportaj Dalı’nda ödüle layık görüldü. Biyografi alanında dört kitap yayınladı. Sivil toplum kuruluşlarında çeşitli görevler üstlendi.

Abdullah Muradoğlu

Kaynakça: gazete oku

Etiketler

Abdullah Büyük Tüm Yazıları

Etiketler

Abdullah Muradoğlu Tüm Yazıları

Etiketler

Abdullah Yıldız Tüm Yazıları

Etiketler

Abdullah Yıldız Kimdir?

Abdullah Yıldız…  1954 yılında Adana’nın Kozan ilçesine bağlı Ayşehoca köyünde doğdu. İlkokulu köyünde okudu. Adana İmam Hatip Lisesi’ni 1973 yılında bitirdi. Aynı yıl girdiği Konya Selçuk Eğitim Enstitüsü’nden 1976’da mezun oldu. 1980’den itibaren çeşitli eğitim kurumlarında toplam 23 yıl öğretmenlik yaptı. 1976-1978 yıllarında haftalık Yeniden Milli Mücadele dergisinde; 1978-1980 döneminde aylık Pınardergisinde yazılar yazdı. 1981’de Pınar Yayınları’nın oluşumunda yer aldı.

1991 yılından bu yana Umran dergisinde, Ocak 2001’den bu yana da her Salı günü Yeni Akit Gazetesi’nde yazıyor. 2006’da bir grup yazar arkadaşı ile birlikte kuruluşuna öncülük ettiği Namaz Gönüllüleri Platformu’nun halen devam eden çalışmaları, bütün Türkiye ve Avrupa’da binlerce insanın namazla buluşmasına ve namaz bilinci kazanmasına zemin hazırladı. Abdullah Yıldız evli olup, dört çocuk, üç de torun sahibidir.

Abdullah Yıldız

Yayımlanmış eserleri:

Namaz –Bir Tevhid Eylemi (1991, Pınar y. 23 baskı)

Tarih Bilinci (1994, Pınar y., 5 baskı)

Kur’ân’ı Anlamaya Giriş – Kur’ân’ı Anlamak Farzdır (1997, Pınar y., 4 baskı)

28 Şubat – Belgeler (2000, Pınar y., 2 baskı)

Meşrutiyetten Cumhuriyete İktidar Kavgaları ve Sanal İrtica (2001, Pınar y., 2 baskı)

Kur’ân’ın Hayata Müdahalesi (Edisyon, 2004, Umran, promosyon)

21.Yüzyıl ve İslâm’ın İmkânları – Konuşmalar (Edisyon, 2005, Umran, promosyon)

Geçmişten Geleceğe Ko(nu)şanlar, (2006, Araştırma ve Kültür Vakfı)

Yusuf’un Üç Gömleği (2006, Pınar y., 5 baskı)

Haydi Namaza (2006, Pınar y., 4 baskı)

Duâ – Söylemden Eyleme (2006, Pınar y., 3 baskı)

Yol Haritamız Kur’ân (2008, Pınar y., 5 baskı)

Ramazan’la Dirilmek (Edisyon, 2008, Pınar y.)

Hz. Şuayb – Namaz-Ticaret-Adalet (2009, Pınar y.)

Kalem ve Balyoz (2010, Pınar y.)

Kur’ân’ı Nasıl Okudular (2010, Pınar y.)

Kur’ân’ı Nasıl Anladılar (2011, Pınar y.)

Kur’ân’ı Nasıl Yaşadılar (2011, Pınar y.)

Oruç – Ötelere Seyahat (2011, Pınar y.)

Kırk Hadis Kırk Ders (2012, Pınar y.)

Kaynakça: gazete oku

Etiketler