Carlos Saura Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Carlos Saura Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Carlos Saura(4.1.1932)

Kuzey İspanya’da Huesca’da dünyaya gelen Saura Madrid Sinema Yüksekokulunu bitirdikten sonra 1957’de doçent olarak atandı. Henüz bir üniversite öğrencisiyken ilk kısa metrajlı filmlerini çekmişti. Birçok genç İspanyol yönetmeni gibi, Saura da, ilk yapıtlarını gerçekleştirirken film yapımcısı Juan A. Bardem’in eleştirel ilgisinden cesaretlendi.

1959: Neorealizmin Etkisindeki İlk Filmi Saura ilk filmlerinde İspanya’nın toplumsal sorunlarını rötuşsuz gözler önüne serdi. Los golfos (Sokak Çocukları, 1959) adlı ilk filminde İtalyan neorealizm geleneğine uydu. Saura, kendi aralarındaki çocuklardan birini Torero yapabilmek için giriştikleri denemede başarısızlığa uğrayan bir grup dışlanmış gencin öyküsünü bir tür belgesel tarih stilinde sunmaktadır. Saura bu pesimist sosyal araştırmasıyla, İspanya toplumsal hayatının en “kutsal” kurumlarından biri olan boğa güreşini sorgulamaktadır.

1965’ten Sonra: Burjuvazinin Analisti Özgün stilini Saura 30’lu yılların ortasında geliştirdi. Saura, Luis Bunuel’den esinlenerek diktatör Franco’nun faşist rejiminin en çetin eleştirmeni haline geldi. Ordunun, kilisenin ve burjuvazinin ideolojik yanılsamasını ve psikolojik saplantılarını acımasızca gözler önüne serdi. Sansürü göz önünde tuttuğundan olsa gerek, bunu yaparken sık sık alegorik-masalsı bir stil, hatta zaman zaman gerçeküstü görüntü öğelerini kullandı. Toplumun üst tabakasına mensup üç eski İç Savaş askerinin bir av gezisinde birbirlerini öldürmelerini konu alan La caza (Av, 1965) filmindeki baş kahramanlar, insanları kendi kendilerini tahrip etmeye iten, statik ve baskıcı bir toplumun simgeleridir. Peppermint frappe (1967) adlı filmde seksüel açıdan tutuk bir doktorla bir karı-koca arasındaki üçlü aşk ilişkisi ölümle sonuçlanır. Saura’nın hayat arkadaşı Geraldine Chaplin bu filmde ilk defa bir rol aldı.

70’li Yıllarda: Estetik Deneyimler 1970’den sonra çevirdiği filmlerde Saura ifade biçimlerini genişletti ve yarattığı tiplerin iç alemleriyle daha çok ilgilenmeye başladı. Elisa, vida mia (Elisa, Hayatım, 1977) Saura’nın politikayla ilgilenmediği ilk filmidir. Yaşlı bir yazar olan babasını ziyaret eden bir kız, babasıyla birlikte çocukluğunu anımsar. Mama cumple 100 ahos (Anne 100 Yaşına Basıyor, 1979) yeni ile eski (Franco dönemi) İspanya’ya ilişkin bir yansıma ve aynı zamanda tarihi gerçekleri göz önüne seren yedi yıl önce çektiği Ana y los lobos (Anna ve Kurtlar) adlı filminin devamı niteliğindedir.

1981’den Sonra: Dans ve Tiyatro Saura 80’li yılların başında dans ve tiyatro dünyasından konulara ilgi duymaya başladı. En ünlü yapıtı, Prosper Merimee’nin edebi yapıtından beyazperdeye uyarladığı, Carmen malzemesinin modern bir versiyonu olan Carmen (1983) adlı danslı filmdir. Los zancos (1984) bir oyuncu topluluğunun dünyasında yer alırken, Saura Ay, Carmela’da (1990) amatör tiyatro dünyasını tümüyle ön plana geçirir. İspanya İç Savaşını fon olarak kullandığı bu yapıtında, Saura’nın realist eski yapıtlarını yeniden hatırladığı sezilmektedir. Daha sonra Outrage / Dispara (İntikam Ateşi, 1993) ve Pajarico (Minik Kuş, 1997) adlı çeken Saura, Flamenco (1997) ve Tango (1999) ile de danslı filmlerini sürdürmüştür.

Yönetmenin 2000 li yıllardaki filmleri; (2001)Buñuel y la mesa del rey salomón, (2002) Salomé, (2004) El séptimo día, (2005) Iberia, (2007) Fados’tur.

kaynak:nkfu

Sen de Yorum yazmalısın bence.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir