Category Archive Genel

Burak Yörük Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

Sinema ve dizi
oyuncusu. 26 Mayıs 1995, İstanbul doğumlu. Kariyerine 2002’de “çocuk
oyuncu” olarak başladı. Beykent Üniversitesi’nin “Tiyatro
bölümünde” eğitimini sürdüren Burak Yörük; Ben Onu Çok Sevdim, 20 dakika
ve Biz Boşanıyoruz adlı dizilerde oynadı. Genç oyuncu, geçtiğimiz yıllarda
vizyona giren “
4N1K” filminde Barış Ozansoy karakteri ile
kariyerine büyük bir adım atarak sinema dünyasına “Merhaba” dedi.
Yörük ayrıca, aynı filmin devamı olan “4N1K-2″de rol aldı.

Burak Yörük, bu çalışmalarında
elde ettiği başarıyla yeni projelerde yer almaya devam etmektedir.

 

Rol Aldığı Film ve Diziler:

 

4N1K Düğün
(Barış, Sinema Filmi 2021)

Baraj (Tarık
Yılmaz, TV Dizisi 2020)

Reynmen. Ela (Burak
Yörük, Kısa Video Film 2019)

4N1K: Yeni
Başlangıçlar (Barış, TV Dizisi 2018-2020)

4N1K 2 (Barış
Ozansoy, Sinema Filmi 2018)

4N1K (Barış
Ozansoy, Sinema Filmi 2017)

Dayan Yüreğim (Erdem,
TV Dizisi 2017)

Ben Onu Çok
Sevdim (Aydın Menderes, TV Dizisi 2013)

20 Dakika
(Tayfur, TV Dizisi 2013)

Şeytan (TV
Dizisi 2005)

Perde (Dilenci
Çocuk, TV Filmi 2005

Biz Boşanıyoruz
(Cancan, TV Dizisi 2004)

Sırlar Dünyası /
Sır Kapısı (Yusuf Nayloncu Dedenin Çırağı, TV Dizisi 2002)

 

KAYNAKÇA: Burak
Yörük (foxtv.com.tr, 23.04.2018),
Burak
Yörük (imdb.com, 30.12.2020), Burak Yörük (sinematurk.com, 30.12.2020), Burak
Yörük (diziseti.tv, 30.12.2020), Burak Yörük (beyazperde.com, 30.12.2020).

biyografya

Tags,

Nadir Nadi Abalıoğlu kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Cumhuriyet Gazetesi’nin başyazarlığını yapmış olan ve uzun bir süre boyunca Cumhuriyet’in yönetim kurulunda görev üstlemiş olan Türk gazeteci ve yazar. Cumhuriyet Gazetesi’nin kurucusu Yunus Nadi Abalıoğlu’nun oğlu olan Nadir Nadi, TÜYAP Kitap Fuarı’ndan Onur Yazarı ödüllüdür.

aslennereli.com

Nadir Nadi Abalıoğlu, 23 Haziran 1908 tarihinde, Fethiye’ye bağlı olan Kaya Köyü’nde dünyaya geldi. İlköğretimini İstanbul’da bulunan Nişantaşı Yeni Mektep’de tamamlamasının ardından Galatasaray Lisesi’ne kayıt olan Nadir Nadi, Kurtuluş Savaşı’nın başlaması üzerine okulu yarıda bıraktı.

Babasıyla beraber Ankara’ya giden Nadir Nadi, liseyi ancak 1930 yılında tamamlama şansı buldu. Galatasaray Lisesi’nden mezun olmasının ardından İsviçre’ye giden Nadi, burada bulunan Lozan Üniversitesi’nde Siyasal Bilimler üzerine eğitim gördü.

Yurt dışında bulunduğu sırada Cumhuriyet Gazetesi’ne dış haberleri telgrafla ulaştırarak gazeteciliğe başlayan Nadi, İstanbul’a dönmesinin ardından gazetenin çeşitli birimlerinde görev almaya başladı; aynı zamanda gazete için köşe yazıları da kaleme almaktaydı.

19381941 yılları arasında mezun olduğu okul olan Galatasaray Lisesi’nde sosyoloji derslerine eğitmen olarak giren Nadir Nadi, babasının vefatını üzerine 1945 yılında Cumhuriyet gazetesinin yönetiminin başına getirildi. Nadir Nadi ayrıca 19451991 yılları arasında Cumhuriyet’in başyazarlığını da üstlendi.

Nadir Nadi Abalıoğlu, 1944 yılında şair Celal Sahir Erozan‘ın kızı Berin Nadi ile evlendi.

Siyasete de atılan Nadir Nadi, 19501954 yılları arasında Muğla, 19541957 yılları arasında ise İstanbul şehirlerinden bağımsız milletvekili olarak TBMM’de görev aldı. Parlamentoya girişinden bir süre sonra Avrupa Konseyi‘ne bağımsız Türk delegesi olarak seçilip, 6 yıl bu görevde bulundu.

TÜYAP Kitap Fuarı tarafından 1988 yılında Onur Yazarı seçilen Nadir Nadi, 20 Ağustos 1991 tarihinde hayata gözlerini yumdu.

Eserleri

Sokakta Gürültü Var (1943)

Atatürk İlkeleri Işığında Uyarmalar (1961)

Perde Aralığından (1965)

İki Sovyet Rusya – İki Polonya 1935-1965 (1967)

27 Mayıs’tan 12 Mart’a (1971)

Sil Baştan (1975)

Olur Şey Değil (1979)

Ben Atatürkçü Değilim (1981)

Dostum Mozart (1985)
Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Sabriye Şengül kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Survivor 2017 yarışmasına katıldı.

Sabriye Şengül, 12 Kasım 1988 taeihinde Trabzon‘da Vakfıkebir İlçesinde üç kız kardeşin ortancası olarak doğmuştur. Babası kamyon şoförü, annesi ise ev hanımıdır. 2015 yılında annesi, babasının alkol sorunu yüzünden boşanmıştır. Lise mezunudur. Spora Lisede okul takımında hentbol oynayarak başladı. 2006 yılında boks yapmaya başladı. Boks yapmaya başladıktan altı ay sonra amatör kızlarda Türkiye Boks Şampiyonu oldu.

aslennereli.com

Amatör olarak boks yaptığı dönemde Trabzon Belediyesi’nde çalışıyordu. Sonra Fenerbahçe Kulübü’ne geçti.

Sabriye Şengül, boksa başlamasını şöyle özetliyor:

Önceleri hentbol oynuyordum. Hırslı, mücadeleci ve pes etmeyen bir yapım var. Antrenmanlarda ve maçlarda bu yapımdan dolayı sertleştiğim oldu. Hocalarım, ‘Sabriye hentbolcular bize lazım. Sen boks ile uğraş’ deyince neden olmasın dedim. Boksta ve Kickboskta 3 Türkiye şampiyonluğum var. Uluslararası boks şampiyonluğum ve K1 Dünya Karması şampiyonluğum bulunuyor

Sabriye Şengül, Türkiye’de Boksta ve Kickboskta 3 Türkiye şampiyonluğu, uluslararası boks şampiyonluğu ve K1 Dünya Karması şampiyonluğu kazandı. 2015 yılından itibaren de profesyonelliğe imza attı. Kick boks’ta mağlubiyeti yok. Profesyonel kick boks’ta dünya şampiyonu oldu.

23 Nisan 2016 tarihinde İstanbul’da WKU Dünya Şampiyonluğu için kemer maçına çıkan Sabriye Şengül, Belçikalı Rakibi Vanessa De Waelle’yi puanla yenerek dünya şampiyonu oldu. Türkiye’de altın kemer sahibi olan ilk ve tek kadın sporcumuzdur.

21 Ocak 2017 tarihinde Dominik’de Acun Ilıcalı’nın sunumu ile Tv8 ekranlarında yayınlanmaya başlayan Survivor 2017 yarışmasına katıldı.

Survivor 2017 yarışmasında ünlüler takımında İlhan Mansız, Furkan Kızılay, Serhat Akın, Seda Demir, Berna Öztürk, Tarık Mengüç, Çılgın Sedat, Sema Apak, Pınar Saka, Adem Kılıçcı, Şahika Ercümen, Sabriye Şengül, Fatih Hürkan olacak.

Survivor 2017 yarışmasında gönüllüler takımında Eser West, Ogeday Girişken, Volkan Çetinkaya, Gökhan Gözükan, Tuğçe Melis Demir, Fulya Şahin, Denisa, Elif Şadoğlu, Burçak Tuncer, Berna Keklikler, Erdi Ünver, Anıl Karakurt, Sadin Bakır, Yiğit İzik olacak.

22 Haziran 2017 tarihinde Kıbrıs’ta yapılan final gecesinde en çok oyu alan Ogeday Girişken birinci oldu.

Sabriye Şengül, 19 Kasım 2018 tarihinde Avusturya Viyana‘da yapılan Vendetta profesyonel Dünya Kick Boxing şampiyonluk ISKA kemer maçında Avusturyalı rakibi Christin Fedller‘i yenerek 2. kez Dünya şampiyonu oldu.

26 Şubat 2019‘da Survivor Türkiye Yunanistan’da yeni yarışmacı olarak katıldı.

23 Kasım 2019 tarihinde Hollandalı rakibi Denise Kielholtz ile Londra’da kafes dövüşüne çıktı. Dövüşünün 32. saniyesinde nakavt olarak maçı kaybetti.

Sabriye Şengül, 2021 yılında Kırmızı Yol dizisinin oyuncuları arasına katıldı.

Filmleri ve Dizileri :
2021 – Kırmızı Yol (Tv Dizisi)

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , , ,

Seda Altaylı Turgutlu kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

2021 yılında Gülseren Budayıcıoğlu‘nun aynı isimli romanından uyarlayarak “Camdaki Kız” adlı dizinin senaryosunu yazdı.

Seda Altaylı Turgutlu, 16 Nisan 1982 tarihinde Van’da doğmuştur. 2005 yılında Bilgi Üniversitesi Sinema Televizyon Bölümü’nden mezun oldu. 2010 yılında aynı bölümden master derecesi aldı.

aslennereli.com

2011 yılında yönetmenliğini Türkan Derya’nın yaptığı, senaryosu Özgür Evren Heptürk, Seda Altaylı Turgutlu ve Deniz Madanoğlu’nun kaleminden çıkan Sen De Gitme dizisinde başrollerde Sinan Albayrak, Sezin Akbaşoğulları ve Alican Yücesoy yer aldı.

Seda Altaylı Turgutlu, 2011 yılında “Bir Kadın Tanıdım” dizisinin senaryosunu yazdı. Dizide Ekin Türkmen, Ertan Saban, Savaş Özdemir, Neslihan Yeldan başrolde oynadı.

2013 yılında Mehmet Aslantuğ, İdil Fırat, Birce Akalay’ın başrollerinde oynadığı Başbakan Adnan Menderes‘in hayatını anlatan “Ben Onu Çok Sevdim” adlı dizinin senaryosunu kaleme aldı.

Seda Altaylı Turgutlu, 2015 yılında; Cansel Elçin, Sera Tokdemir, Haluk Piyes, İbrahim Kendirci, Erdinç Gülener, Çiğdem Batur, Naz Elmas, Burcu Kıratlı, Ahmet Mekin gibi oyuncuların başrolü paylaştığı “Bizim Hikâye” adlı sinema filminin senaryosunu Yasin Uslu ile beraber yazdı.

2021 yılında Gülseren Budayıcıoğlu‘nun aynı isimli romanından uyarlanan, yönetmenliğini Nadim Güç‘ün yaptığı, senaryosunu Seda Altaylı Turgutlu‘nun kaleme aldığı “Camdaki Kız” adlı dizinin başrolünde Burcu Biricik ve Feyyaz Şerifoğlu yer alırken diğer rollerde Hande Ataizi, Tamer Levent, Nur Sürer, Devrim Yakut, Selma Ergeç, Şerif Erol, Tuğrul Tülek, Nihal Menzil gibi oyuncular rol almıştır.

Filmleri ve Dizileri :
2021 – Camdaki Kız (Tv Dizisi)
2018 – Avlu (Tv Dizisi)
2015 – Bizim Hikâye (Sinema Filmi)
2013 – 2014 – Ben Onu Çok Sevdim (Tv Dizisi)
2011 – Sen De Gitme (Tv Dizisi)
2011 – Bir Kadın Tanıdım (Tv Dizisi)
2007 – Parmaklıklar Ardında (Tv Dizisi)

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Nihal Menzil kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

İkinci Bahar adlı dizide ve Asmalı Konak dizisinde canlandırdığı rolleri ile tanındı.

Nihal Menzil, 13 Aralık 1962 tarihinde Konya’da doğmuştur. Baba tarafından aslen Sivas Koyulhisarlıdır. Babasının subay olması nedeniyle tayinler yüzünden çeşitli illerde yaşadı. İlkokulu Konya Devrim İlkokulu ve Malatya Gazi İlkokulunda okudu. Ortaokulu Ankara Abidinpaşa Cumhuriyet Ortaokulu ve İstanbul Bahçelievler Ortaokulunda okudu. Liseyi Bahçelievler Lisesi okudu, İstanbul’da Haydar Paşa Sağlık Koleji’nde okurken ailesi tarafından evlendirildi. Okulu yarım kalmıştır.

aslennereli.com

1979 yılında yaptığı bu evliliğinden bir kızı olan Nihal Menzil, henüz 18 aylık evli olduğu sırada eşini trafik kazasında kaybetti. Eşinin ölümünden sonra hayatını devam ettirebilmek için çalışmaya başlamış ve tezgahtarlık, anketörlük, kitap pazarlama, radyo programcılığı, haber spikerliği ve vokalistlik gibi bir çok alanda çalışmıştı.

1993 yılında sigorta poliçesi satarken bir tesadüf sonucu, gitmiş olduğu adres bir ajans olduğu ve Sıcağı Sıcağına isimli bir program için oyuncularına ulaşamadıkları için ve kendisinin ona benzediği bu sebeple programa katılması için teklifte bulununca oyunculuğa başladı.

Nihal Menzil, 1996 yılında senaryosunu Safa Önal’ın yazdığı, başrollerini Türkan Şoray, Rutkay Aziz, Kaan Girgin ve Levent Özdilek‘in paylaştığı “Gözlerinde Son Gece” adlı dizide oyunculuğa başladı.

1998-2001 yılları arasında yayınlanan senaryosunu Sulhi Dölek’in yazdığı ve yönetnemliğini Uğur Yücel, Orhan Oğuz, Türkan Derya’nın yaptığı ve başrollerinde Türkan Şoray, Şener Şen, Tarık Papuççuoğlu, Güven Hokna, Nedim Saban, Ozan Güven ve Nurgül Yeşilçay ile birlikte rol aldığı, İkinci Bahar dizisinde oynadığı Sakine karakteri ile tanındı.

Nihal Menzil, 2002 yılında senaryosunu Mahinur Ergun ile Meral Okay’ın yazdığı ve yönetmenliğini Çağan Irmak’ın yaptığı “Asmalı konak” dizisinde Fatma Öztoprak karakterini canlandırırken başrollerde Özcan Deniz, Nurgül Yeşilçay, Selda Alkor, Menderes Samancılar, İpek Tuzcuoğlu, Selda Özer, Eylem Yıldız, Devrim Saltoğlu, Ege Aydan, Kenan Bal, Şerif Sezer, Zeynep Eronat oynamıştır.

Sadık Şendil‘in Yedi Kocalı Hürmüz adlı tiyatro oyunundan 2009 yılında sinemaya uyarlanan ve Ezel Akay‘ın yönettiği 7 Kocalı Hürmüz adlı sinema filminde Nihal Menzil Naciye karakterini canlandırırken, filmin başrollerinde Nurgül Yeşilçay, Gülse Birsel, Haluk Bilginer, Erkan Can, Mehmet Ali Alabora, Sarp Apak, Cengiz Küçükayvaz, Öner Erkan, Ezel Akay, Müjdat Gezen, Halit Akçatepe, Erol Günaydın, Zihni Göktay rol almıştır.

2021 yılında Gülseren Budayıcıoğlu‘nun aynı isimli romanından uyarlanan, yönetmenliğini Nadim Güç‘ün yaptığı, senaryosunu Seda Altaylı Turgutlu‘nun kaleme aldığı “Camdaki Kız” adlı dizinin başrolünde Burcu Biricik ve Feyyaz Şerifoğlu yer alırken diğer rollerde Hande Ataizi, Tamer Levent, Nur Sürer, Devrim Yakut, Selma Ergeç, Şerif Erol, Tuğrul Tülek, Nihal Menzil gibi oyuncular rol almıştır.

Filmleri ve Dizileri :
Oyuncu :
2021 – Camdaki Kız (Hafize) (Tv Dizisi)
2019 – Sevgili Geçmis (Tv Dizisi)
2019 – Kadın (Gülten) (Tv Dizisi)
2017 – 2018 – Fi (Gülay Güzelce) (Tv Dizisi)
2017 – Ver Elini Aşk (Nazmiye) (Tv Dizisi)
2017 – Badem Şekeri (TV Fimi)
2014 – 2015 – O Hayat Benim (Refika) (Tv Dizisi)
2013 – 2015 – Küçük Kıyamet (Bedriye) (TV Dizisi )
2013 – Kaçak (Ece’nin Annesi) (Tv Dizisi)
2013 – Aşk Emek İster (TV Dizisi )
2012 – Düşman Kardeşler (Ayşe) (TV Dizisi)
2011 – Kayıp Aranıyor (TV Dizisi)
2011 – Dedektif Memoli (Zeliha) (TV Dizisi)
2010 – Yer Gök Aşk (Tv Dizisi)
2010 – Yaprak Dökümü (Bahriye) (Tv Dizisi)
2009 – Makber (Emine) (Tv Dizisi)
2009 – 7 Kocalı Hürmüz (Naciye) (Sinema Filmi)
2009 – Bu kalp seni unutur mu? (Reyhan) (Tv Dizisi)
2008 – Yol Arkadaşım (Tv Dizisi)
2008 – Goncakaranfil (Tv Dizisi)
2007 – Dede Korkut hikâyeleri (Tv Dizisi)
2007 – Aşk kapıyı çalınca (Meral Yorgancıoğlu) (Tv Dizisi)
2006 – Haziran gecesi (Nimet) (Tv Dizisi)
2006 – Kaybolan yıllar (Fatoş) (Tv Dizisi)
2006 – Ezo Gelin (Ebe anne) (Tv Dizisi)
2006 – Sınav (Sinema Filmi)
2006 – Doktorlar (Kadriye Yüksel) (Tv Dizisi)
2005 – Güz Yangını (Esma) (Tv Dizisi)
2004 – Ah be Istanbul (Nuriye) (Tv Dizisi)
2004 – Gece yürüyüsü (Sabahat) (Tv Dizisi)
2004 – Büyük Buluşma (Neriman) (TV Dizisi)
2004 – Haziran Gecesi (Nimet) (Tv Dizisi)
2004 – Çemberimde Gül Oya (Fikriye) (Tv Dizisi)
2003 – Asmalı Konak / Hayat (Fatma Öztoprak) (Sinema Filmi)
2002 – Asmalı konak (Fatma Öztoprak) (Tv Dizisi)
2002 – Belalım Benim (Tv Dizisi)
2002 – Sırlar Dünyası / Sır Kapısı (TV Dizisi)
2001 – Bizim Aile (Bölüm Oyuncusu) (TV Dizisi)
2001 – Vay Anam Vay (Leyla) (Tv Dizisi)
2000 – Dikkat bebek var (Anneanne) (Tv Dizisi)
2000 – Evdeki Yabancı (Konuk Oyuncu) (Tv Dizisi)
2000 – Deli Yürek (Tv Dizisi)
1998 – Üvey Baba(Raziye) (Tv Dizisi)
1998 – Ayrı Dünyalar (Hatice) (Tv Dizisi)
1998 – 2001 – İkinci Bahar (Sakine Resuloğlu) (Tv Dizisi)
1997 – Dostlar pasaji (Tv Dizisi)
1996 – Çılgın Bediş (TV Dizisi)
1996 – Gözlerinde Son Gece (Tv Dizisi)
1993 – Sıcağı Sıcağına (Komşular adlı bölüm) (Tv Programı)

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Vyosa Osmani kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

4 Nisan 2021 tarihinde Kosova Meclisi’nde yapılan Cumhurbaşkanı seçiminde üçüncü turda 120 üyeli Meclis’te oylamaya katılan 82 milletvekilinden 71 milletvekilinin oyunu alan Vyosa Osmani, Kosova’nın ikinci kadın Cumhurbaşkanı oldu.

Vyosa Osmani, 17 Mayıs 1982 tarihinde Kosova‘nın Mitrovica kentinde doğmuştur. İlkokul, ortaokul ve liseyi Mitrovica kentinde okuduktan sonra Priştine Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olan Vyosa Osmani, yüksek lisans ve doktora eğitimini ABD‘deki Pitsburg Üniversitesinde tamamladı.

aslennereli.com

Gençlik yıllarında Kosova Demokratik Birliği (LDK) partisine katılan Vyosa Osmani, bu partiden birkaç dönem milletvekilliği de yaptı.

Uluslararası hukuk ve ticaret hukuku alanlarında bazı kitap, makale, monografi ve çalışmalar yayınladı.

Evli ve iki çocuk annesi olan Vyosa Osmani, ana dili Arnavutçanın yanı sıra İngilizce, Türkçe, İspanyolca ve Sırpça biliyor.

Kosova Meclis Başkanı olarak görev yapan Vyosa Osmani, eski cumhurbaşkanı Haşim Taçi‘nin 5 Kasım 2020 tarihinde istifa etmesinin ardından cumhurbaşkanlığı görevini vekaleten yürüttü.

Kosova‘da 14 Şubat 2021 tarihinde yapılan genel seçim öncesi Kosova Demokratik Birliği (LDK)’den ayrılan Vyosa Osmani, seçime İktidar partisi Kendin Karar Al Hareketi’nin (VV) adayı olarak katıldı.

4 Nisan 2021 tarihinde Kosova Meclisi’nde yapılan Cumhurbaşkanı seçiminde üçüncü turda 120 üyeli Meclis’te oylamaya katılan 82 milletvekilinden 71 milletvekilinin oyunu alan Vyosa Osmani, Kosova’nın ikinci kadın Cumhurbaşkanı oldu.

Vyosa Osmani, 4 Nisan 2021 akşamı Kosova Meclisinde yemin ederek görevine başladı.
Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Nadim Güç kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

2021 yılında Gülseren Budayıcıoğlu‘nun aynı isimli romanından uyarlanan, “Camdaki Kız” adlı dizinin yönetmenliğini yaptı.

Nadim Güç, 28 Şubat 1983 tarihinde Malatya’da doğmuştur. 5 yaşındayken ailesiyle beraber İstanbul‘a taşındılar. İstanbul’da Plevne Lisesi’nden mezun olduktan sonra 2004 – 2009 yılları arasında Ankara‘da Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümünde lisans eğitimini tamamladı.

aslennereli.com

Nadim Güç, kısa film çalışmalarının yanında pek çok dizide yönetmenlik koltuğuna oturdu. Ayrıca çeşitli projelere özgün müzikler besteleyip oyunculuk konusunda da faaliyetlerini sürdürüyor. Sinema, tiyatro ve müzik alanındaki çalışmalarına devam ediyor.

Nadim Güç, Merhaba Hayat (2012), Kaçak Gelinler (2014), Güllerin Savaşı (2015), Anne (2016) ve Oyunbozan (2016) dizilerinde 2. yönetmen olarak görev yaptı.

Menekşe ile Halil (2007), Geniş Aile (2009), Tek Türkiye (2010) dizileri ile Tünel (2006) adlı kısa film ve Sol Şerit (2015) adlı sinema filminde oyuncu olarak ekranda yer aldı.

Tünel (2006), Dört Duvar Saraybosna (2011), Yolculuk (2013) ve O Rüzgar (2014) isimli kısa filmlerin hem senaristliğini hem de yönetmenliğini üstlendi.

Televizyondaki yönetmenlik kariyerine 2016 yılında başrollerinde Cansu Dere ve Vahide Perçin’in oynadığı Anne dizisiyle başlayan Nadim Güç, 2017-2020 arası FOX TV’de yayınlanan Kadın dizisinde yönetmenlik yaptı.

2017-2020 yılları arasında senaryosunu Hande Altaylı’nın yazdığı başrollerinde Özge Özpirinçci, Caner Cindoruk, Bennu Yıldırımlar, Feyyaz Duman, Seray Kaya, Nihal Menzil, Şerif Erol’un oynadığı “Kadın” adlı televizyon dizisinin yönetmenliğini yaptı.

2020 yılında FOX TV’de yayınlanan ve başrollerinde Erdal Beşikçioğlu ve Burcu Özberk’in oynadığı 11 bölüm süren “Çocukluk” adlı dizinin yönetmenliğini yapmıştır.

2021 yılında Gülseren Budayıcıoğlu‘nun aynı isimli romanından uyarlanan, yönetmenliğini Nadim Güç‘ün yaptığı, senaryosunu Seda Altaylı Turgutlu‘nun kaleme aldığı “Camdaki Kız” adlı dizinin başrolünde Burcu Biricik ve Feyyaz Şerifoğlu yer alırken diğer rollerde Hande Ataizi, Tamer Levent, Nur Sürer, Devrim Yakut, Selma Ergeç, Şerif Erol, Tuğrul Tülek, Nihal Menzil gibi oyuncular rol almıştır.

Ödülleri :
2013 – 6. Kristal Klaket Kısa Film Yarışması, Kurmaca Dalı, Üçüncülük Ödülü (Yolculuk)
2012 – 3. Los Angeles Türk Film Festivali, En İyi Film Ödülü (Dört Duvar Saraybosna)
2012 – 3. Los Angeles Türk Film Festivali, Seyirci Ödülü (Dört Duvar Saraybosna)
2007 – Fransız Sokağı Kısa Filmler Sokak Şöleni, Kısa Film Yarışması, İkincilik ödülü (Tünel)

Filmleri ve Dizileri :
Yönetmen :
2021 – Camdaki Kız (TV Dizisi)
2020 – Çocukluk (11 bölüm) (TV Dizisi)
2017-2020 – Kadın (81 bölüm) (TV Dizisi)
2016-2017 – Anne (33 bölüm) (TV Dizisi)
2014 – O Rüzgâr (Kısa Film)
2013 – Yolculuk (Kısa Film)
2012 – Dört Duvar Saraybosna (Kısa Film)
2006 – Tünel (Kısa Film)
2005 – Soğan (Kısa Film)

Yardımcı Yönetmen :
2016 – Oyunbozan (5 bölüm) (TV Dizisi)
2015 -2016 – Güllerin Savaşı (TV Dizisi)
2014-2015 – Kaçak Gelinler (26 bölüm) (TV Dizisi)
2012 – Merhaba Hayat (TV Dizisi)
2007 – Mum (Kısa Film)

Oyuncu :
2016 – Sol Şerit (Feyyaz) (Sinema Filmi)
2010 – Büşra (Haşim) (Sinema Filmi)
2010 – Tek Türkiye (Kagir) (TV Dizisi)
2009 – Geniş Aile (Koçero) (TV Dizisi)
2008 – Ölüm Çiçekleri (Kuru) (TV Dizisi)
2007 – Menekşe ile Halil (TV Dizisi)
2006 – Tünel (Katil) (Kısa Film)
2006 – Aşkın Hikâyesi (Kısa Film)

Senaryo :
2014 – O Rüzgar (Kısa Film)
2013 – Yolculuk (Kısa Film)
2012 – Dört Duvar Saraybosna (Kısa Film)
2006 – Tünel (Katil) (Kısa Film)
2006 – Aşkın Hikâyesi (Kısa Film)

Yapımcı :
2013 – Yolculuk (Kısa Film)
2012 – Dört Duvar Saraybosna (Kısa Film)

Müziklerini yaptığı Filmler :
2007 – Mum (Kısa Film)
2006 – Aşkın Hikâyesi (Kısa Film)
2006 – 100 Yıl Sonraya (Kısa Film)

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Rudolf Belling kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Rudolf Belling, II. Dünya Savaşı yıllarında Türkiye’ye göçmüş ve 40 yıl boyunca Türkiye’de yaşayarak Türk heykeltıraşlarının yetişmesinde emek vermiştir.

Rudolf Belling, 26 Ağustos 1886 tarihinde Berlin, Almanya’da iş adamı Julius Belling ve Heléne Thomas’ın oğlu olarak doğmuştur. 1892-1897 yılları arasında Berlin’in güneybatısında Steglitz’de ilköğretimini tamamlamış, sonrasında yatılı okula devam etmiş, ardından 1903-1905 yılları arasında tüccar olmak istediği ve annesinin tavsiyesi ile sanat ve el işleri üzerine de gelişebilmek için küçük heykeller ve dekoratif sanat eserleri üzerine çalışan Jean Renaud’un atölyesinde çıraklık yapmaya başlamıştı. Bu sırada bir ticaret okuluna da devam etmiş, akşamları da modelleme ve çizim kurslarına katılmıştı.

aslennereli.com

1906-1907 arasında heykel ve dekoratif sanatlar alanında eğitim gördü. Heykeltıraşlık alanında bir süre kendi kendini yetiştirdikten sonra akademik bir eğitim almak için Berlin Sanat Akademisi’ne girdi.

1908-1909 yılları arasında Emil Kaselow’un küçük heykel atölyesinde çalışmış, o sırada tanıştığı kendisinden 13 yaş büyük olan Avusturyalı tiyatro ve film yönetmeni Max Reinhard sayesinde sahne ve film dünyasına yakınlaşmıştı. Reinhard’ın birçok tiyatrosunda Bükreş doğumlu Alman sahne tasarımı şefi Ernst Stern ile birlikte çalışmış, sahne dekorları yapmıştı. Aynı zamanda Prof. Hans Virchow’dan Sanat Anatomisi üzerine dersler almış, 1911 yılında ise Charlottenburg-Berlin Sanat Akademisi’nin başı olan Peter Bruer’in, 1922’de ölümüne dek yüksek lisans öğrencisi olmuş, o sırada dışavurumcu-kübist heykeller yapmaya başlamıştı.

Rudolf Belling, 1913 yılında Belçika, İngiltere ve Fransa’ya seyahat etti; Paris’te Pablo Picasso ile tanıştı. 1914 yılında ilk kez Büyük Alman Sanat Fuarına katılmış, 1915-18 yılları arasında asker olarak Alman Hava Kuvvetlerinin Berlin’deki servisinde modelleme üzerinde çalışmış, ekspresyonizmden etkilenerek 1915’te “Wounded”- Yaralı, 1916’da “Fight”- Dövüş ve “The Aviator” – Havacı adlı heykellerini yapmıştı.

1918-1932 yılları arasında Novembergruppe / “Kasım Grubu” adını taşıyan bir sanat topluluğunun kurucuları arasında yer aldı. Resim, heykel ve mimariyi uyumlu bir bütün olarak algılayan sanatçılardan oluşan grup, 1933 yılında Nazi hükümetince yasaklanıncaya kadar Berlin’in sanat yaşamında aktif rol almıştı.

Rudolf Belling, 1919’da sanat simsarı Fritz Gurlitt’in galerisinde ilk kişisel sergisini açmıştı. O sergide yer alan ve Alman heykelinin ilk non-figüratif soyut heykeli olan ünlü heykeli “Dreiklang / Triad” – Üçlü uyum, Alman heykel sanatının uluslararası avangard heykel sanatı ile ilişkiye geçmesine önayak olmuştu. Heykelde bu yeni ifade biçimini yine kendisi gibi Kasım Grubu üyesi olan Bruno Taut ve Max Taut Kardeşler ve Hans Poelzig gibi mimarla yapmış olduğu konuşmalar ve tartışmalardan aldığı ilhamla yaratmıştı. 1924’de Sanat Tarihçisi ve Berlin Ulusal Galerisinin yöneticisi Ludwig Lusti’nin desteği ile 29 eseriyle Berlin Ulusal Galerisinde bir solo sergi açmış, sergi sonrası Ludwig Lusti ondan “Dreiklang / Triad”ın ahşap bir versiyonunu yapmasını istemişti.

Rudolf Belling, 1919 yılında Alman dünyasının ilk non-figüratif soyut heykel olan ünlü eseri Dreiklang‘ı (Üçlü Uyum) yaptı.

1925 yılında Yahudi dansçı Toni Friedlaender (Freeden) ile evlenmiş, 1928 yılında oğlu Thomas dünyaya gelmiştir.

1930 yılında Berlin- Lichterfelde’de kendisi gibi Kasım Grubuna üye olan Alman mimar Vasily Luckhardt tarafından tasarlanan bir ev ve stüdyo inşaa ettirmişti.

1931’de Berlin’deki Prusya Sanat Akademisi üyesi oldu ancak 1933’te akademiden istifaya zorlandığı için ülkesinde çalışma imkânı kalmamıştı.

Eşi Toni Freeden 1935 yılında Rudolf Belling’i terketmiş, oğulları Thomas babası ile birlikte kalmıştı. Ardından boşanmış olduğu eşi, ikinci eşi ile evlenene kadar o evde yaşamıştı. Söz konusu ev ve atölye 1944 yılında bombalanmış, bu sırada sanatçının bazı eserleri de tahrip olmuştu.

1935 yılındaki kişisel sergisi vesilesiyle New York‘ta Weyhe Galerisine davet edildi 8 ay kaldığı New York’da özel Annoth sanat okulunda ders verdi. Bu ülke, kalması halinde kendisine çok cazip olanaklar sunmasına rağmen ülkesine geri döndü çünkü Belling’in ilk evliliğinden olma 9 yaşındaki oğlu Thomas’ın hayatı, annesi bir Yahudi olduğu için tehlikedeydi.

İstanbul Güzel sanatlar Akademisi Müdürlüğünü sürdüren Ressam Namık İsmail’in 1935’te vefatından sonra, Güzel Sanatlar Akademisi Müdürlüğüne 1936’da atanan ve 1948’e kadar bu görevi sürdüren Burhan Ümit Toprak’ın heykel bölüm şefliğine de Rudolf Belling’i önermesi ile Türkiye’ye davet edilmiştir.

Rudolf Belling, oğlunu kurtarmayı başardıktan sonra 1937 yılında Türk hükümetinin davetini kabul ederek Türkiye’ye göç etti. Ülkesinde, Nazi rejimi tarafından eserleri harap edilmekte, eritilmekteydi. İstanbul’a giderek Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü Başkanı olan Rudolf Belling, 1939 yılında oğlunu gizlice Berlin’den İstanbul’a getirdi. 1940 yılında Türkiye’deki tek anıt çalışması olan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi önündeki İsmet İnönü anıtını tamamladı. 1951 yılına kadar Güzel Sanatlar Akademisinde bir kürsü ve Heykeltıraşçılık Bölümünün yönetimini üstlendi.

Rudolf Belling, ayrıca o yıllarda İsmet İnönü’nün bir büstünü yapmıştır.

Rudolf Belling, akademideki eğitmenliği sırasında Kâmil Sonad, Şadi Çalık, Hüseyin Gezer, İlhan Koman, Hakkı Atamulu, Yavuz Görey, Ali Teoman Germaner, Hüseyin Anka Özkan ve Kuzgun Acar gibi heykelcilerin yetişmesinde etkin olmuştu.

1942’de ikinci eşi yarı İtalyan yarı Alman Yolanda Carolina Manzin ile evlendi ve 1943 yılında kızları Elizabeth Weber dünyaya geldi. 1952-1965 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde mimarlık fakültesi’nde ders verdi. Türkiye’de bulunduğu yıllarda resme ağırlık verdi, portreler yaptı.

Rudolf Belling, 1940 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi bahçesine, 1943-1944 yıllarında da Taksim gezi parkına konmak üzere birer İsmet İnönü anıtı hazırladı. Taksim heykeli, Demokrat Parti iktidara gelince yerine konmadı. Yıllarca Belediye’ye ait bir depoda bekledikten sonra 1981 yılında o zamanki belediye başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Akansel’in girişimleri ile 1983 yılında Lozan Antlaşmasının 60. yıldönümünde, İsmet İnönü’nün Maçka’daki evinin önündeki küçük parka yerleştirildi.

Atlı İnönü Anıtı – 1943/1982

1955’te Federal Almanya Büyük Hizmet Nişanı almış, ve arkasından da Berlin Güzel Sanatlar Akademisi’ne üye seçilmişti. 1966‘da da Türkiye‘den ayrılarak Almanya‘ya döndü ve burada Münih yakınındaki Krailing’e yerleşti.

Rudolf Belling, 9 Haziran 1972 tarihinde Krailling, Almanya’da 86 yaşında ölmüştür.
Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Masum Türker kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanıdır.

Masum Türker, 1951 yılında Mardin’de doğmuştur. İstanbul Pertevniyal Lisesi’nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde doktorasını 2003 yılında tamamladı.

aslennereli.com

1967 yılında öğrenciyken muhasebe mesleğine başladı. 1971 yılından itibaren mali müşavir olarak çalışmaya başladı. 1999 yılına kadar Türkerler Yeminli Mali Müşavirlik Anonim Şirketi’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yaptı.

1975–1999 yılları arasında; Türkiye Muhasebe Uzmanları Derneği’nde Genel Sekreterlik, Genel Başkan Yardımcılığı ve Genel Başkanlık yaptı. TÜRMOB’da (Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği)’da Genel Başkan Yardımcılığı ve TESMER (Temel Eğitim ve Staj Merkezi)’de Başkanlık, merkezi Roma’da olan FCM (Akdeniz Muhasebeciler Federasyonu) Başkanlığı, IFAC (Uluslararası Muhasebeciler Federasyonu) Eğitim Komitesi Üyesi ve IFAC KOBİ komite üyesidir. Türkiye Futbol Federasyonu Üyeliği görevlerinde bulundu.

1970 yılında muhasebeciliğin yanı sıra gazetecilik yaptı. GÜNEŞ Gazetesi’nde Murahhas Üye, Nokta ve Ekonomik Trend dergilerinde Genel Yayın Yönetmeni, Hürriyet Yayın Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Yeni Yüzyıl Gazetesi’nde yazar olarak çalıştı. Gazete Sahipleri Derneği Başkanlığı’nın yanı sıra, HBB Televizyonu’nda Platform adlı tartışma programını hazırlayıp sundu.

1978–1982 yılları arasında Gazi Üniversitesi Bolu İdari Bilimler Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1989 yılında yapılan yerel seçimlerde Anavatan Partisi’nden (ANAP) İstanbul-Sarıyer belediye meclis üyeliğine seçildi.

Bedrettin Dalan‘ın kurucusu olduğu Demokrat Merkez Partisi’nde halkla ilişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevinde de bulundu. 1991 yılında Doğru Yol Partisi’nden (DYP) milletvekili adayı olmuş ancak seçilemedi.

Banka yönetim kurulu üyeliği ve murakıplığı, şirket genel müdürlüğü görevlerinde bulundu. 2003–2008 yılları arasında Türkiye Denetim Standartları Kurulu Başkanlığı görevinde bulundu. 2008-2010 yıllarında TÜRMOB (Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği)Başkanlığı görevinde bulundu.

18 Nisan 1999 tarihinde yapılan seçimlerle 21.Dönem İstanbul DSP Milletvekili oldu. O tarihte DSP Genel Sekreterliği yapan Türker, Kemal Derviş‘in istifasından sonra 57. Hükümet’in son iki buçuk ayında Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı olarak görev yaptı.

Zeki Sezer’in genel başkanlıktan istifasından sonra 17 Mayıs 2009’da yapılan DSP’nin Olağanüstü Kurultayı’nda, Genel Başkan seçildi. 6 Haziran 2010’da Ankara’da yapılan DSP 8. Olağan Kurultayı’nda Masum Türker tekrar genel başkanlığa seçildi.

Masum Türker, halen İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi, FCM Başkan Yardımcısı, Avrupa Muhasebeciler Birliği KOBİ Çalışma Grubu üyesi ve SEEPAD (Güneydoğu Avrupa Ülkeleri Muhasebeciler Birliği) Başkan Vekili’dir.

Masum Türker, Deniz Türker evlidir ve iki çocuğu vardır.

Aralık 2015 tarihinde yapılan Olağanüstü Kurultay’da Önder Aksakal DSP Genel Başkanı seçildi. Masum Türker, 6,5 yıl sürdürdüğü DSP Genel Başkanlığı görevini 13 Aralık 2015 tarihinde Önder Aksakal‘a devetti.
Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Nusret Suman kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Nusret Suman’ın son eseri Ankara‘nın simgesi olmuş Hitit Güneş Kursu Anıtı’dır.

Nusret Suman, 21 Mart 1905 tarihinde Yunanistan, Selanik yakınındaki Karaferye’de doğmuştur. Tam adı Mustafa Nusret Suman’dır. Babası Osmanlı ordusunda subay olan İsmail Hakkı Bey, annesi ilk Türk kadın fotoğrafçı Naciye Suman’dır. Fikret ve Nedret adlarında kardeşleri vardı.

aslennereli.com

Nusret Suman, Osmanlı Devleti‘nin Balkan Savaşı‘ndaki yenilgisinden sonra ailesi ile beraber İstanbul’a göç etti. 1922 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi‘ne giren Nusret Suman, Hikmet Onat‘ın, İbrahim Çallı‘nın atölyelerinde resim eğitimi aldıktan sonra 1925 yılında İhsan Özsoy‘un heykel atölyesine geçti. Nijat Sirel’inde 1927 yılında Rudolf Belling‘in yardımcısı olarak bu okulda heykel hocalarından biri olarak çalışmaya başladığı yıllarda Nusret Suman, Zühtü Müridoğlu, Nermin Faruki, Sabiha Bengütaş gibi heykelcilerle aşağı yukarı aynı yıllarda birlikte eğitim görmeye başlamıştır.

1929 yılında mezun oldu. 1929 yılında açılan sınavda “Tayyareci Fethi ve Sadık Anıtı” ile Avrupa öğrenimi ödülü kazandı. Önce Münih‘te Münih Akademisinde: Bernard Blecker ve Prof. Hans Hoffman resim atölyelerinde üç yıl ders gördükten sonra Paris‘e gitti ve bir yıl da Charles Despiau‘dan heykel dersleri aldı.

Nusret Suman; İhsan Özsoy’dan sonra Ratip Aşir Acudoğlu, Ali Hadi Bara, Zühtü Müridoğlu ile birlikte devlet tarafından Paris’e heykel eğitimi için gönderilen ilk heykel sanatçıları arasındadır.

Yurtdışındaki eğitimi 1934 yılında bitince İstanbul’a döndü. Ratip Aşir Acudoğlu, Refik Fazıl Epikman, Cevat Dereli, Şeref Akdik, Mahmut Cuda, Nurullah Berk, Hale Asaf, Ali Avni Çelebi, Ahmet Zeki Kocamemi, Muhittin Sebati, Fahrettin Arkunlar’dan oluşan sanatçılarla birlikte 15 Temmuz 1929 tarihinde kurulan Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği’nin kuruluşuna Nusret Suman o yıl Yurtdışına eğitime gittiğinden katılamamıştı. Dönünce Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği‘nin çalışmalarına katıldı. 1941 yılında D Grubu sanatçıları arasına girdi.

1943 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisine öğretim üyesi olarak atandı, pek çok öğrenci yetiştirdi. Anıtkabir‘deki heykel ve kabartmalar için açılan yarışmada İnkılap Kulesi, Barış Kulesi, Müdafaa-i Hukuk Kulesi, Misak-ı Millî Kulesi kabartmaları dalında birinciliği kazandı. 1969 yılında profesörlük unvanını aldıktan sonra akademideki görevinden emekliye ayrıldı.

Nusret Suman, emekli olduktan sonra üç yıl ABD‘de kalarak çalışmalarına devam etti.

Nusret Suman, Anıtkabir‘deki Barış kulesinin iç duvarında bulunan kabartmaların mimarı, Bingöl’deki, Sivas’taki, Bodrum’daki Atatürk Heykeli’nin heykeltıraşı, 1933’de kurulan D grubunun üyesi, 1969 yılında profesör unvanını alan ilk heykeltıraştır.

Nusret Suman, yaşamı boyunca çoğu Atatürk‘ü konu edinen yirmiye yakın anıt çalışması gerçekleştirdi.

Hitit Güneş Kursu Anıtı (Ankara) 1978

Nusret Suman, 1978 yılında, Ankara‘da Sıhhiye Meydanı’na konulmak üzere Hitit Güneş Kursu Anıtı’nı gerçekleştirdi.

1978 yılının Ağustos ayında Hitit Heykeli’nin açılışından bir hafta önce son kontrolleri yapmak için İstanbul’dan Ankara’ya yola çıkan Nusret Suman İzmit yakınlarında trafik kazası geçirdi ve 15 Ağustos 1978 tarihinde İzmit’de 73 yaşında ölmüştür.

Bazı eserleri :
1935 – Tokat Atatürk Anıtı
1937 – Muğla Atatürk Anıtı
1939 – Mustafa Kemal Paşa Atatürk Anıtı
1942 – Kırıkkale Atatürk Anıtı
1949 – Namık Kemal Heykeli, Tekirdağ
1958 – Orhan Veli büstü (İstanbul Resim ve Heykel Müzesi)
1959 – Balıkesir Atatürk Anıtı
1960 – Çorlu Atatürk Anıtı
1961 – Karacabey Atatürk Anıtı
1961 – Çarşamba Atatürk Anıtı
1964 – Sivas Atatürk Anıtı
1964 – Adapazarı Atatürk Anıtı
1964 – Ankara Fen Fakültesi Atatürk Anıtı
1965 – Bingöl Atatürk Anıtı
1967 – Sinop Atatürk Anıtı
1967 – Gaziantep Atatürk Anıtı
1970 – Ana
1971 – Hipi Şair
1978 – Hitit Güneş Kursu Anıtı
Galatasaray Lisesi Fatih Sultan Mehmed büstü
Mimar Sinan Heykeli (İstanbul Resim ve Heykel Müzesi)
1978 – Ankara Fen Fakültesi, Atina, İsviçre‘de ve Belçika‘da Henry Dunant büstleri

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Sabiha Bengütaş kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Sabiha Bengütaş Sanayi-i Nefise Mektebi‘nin heykel bölümünden mezun olan ilk kadın sanatçıdır.

Sabiha Bengütaş, 1904 yılında İstanbul’da doğmuştur. Asıl adı Sabiha Ziya’dır. Annesi Asime Hanım, babası Ziya Bey’dir. İlköğrenimi Eyüp Sultan Reşadiye Numune Mektebi’nde tamamladı. Babasının görevi nedeniyle çocukluğunda ailesiyle birlikte Şam‘a gitti ve eğitiminin dört yılını Şam‘da sürdürdü; bu dönemde bir yıl Fransız Katolik Mektebi’ne devam etti. Ailesi ile İstanbul‘a dönüp Büyükada’ya yerleştikten sonra Köprülü Fuat Paşa Okulu’ndan mezun oldu.

aslennereli.com

1920 yılında henüz liseden mezun olmadan Sanayi-i Nefise Mektebi‘nin resim bölümüne girdi ve ressam Feyhaman Duran‘ın öğrencisi oldu. Resim eğitimi sırasında antik bir büstü kopya eden Sabiha Ziya’nın bu çalışması, Heykel Atölyesi hocası İhsan Özsoy tarafından beğenilince bölüm değiştirdi ve heykel bölümündeki üç erkek öğrenci (Zühtü Müridoğlu, Nusret Suman, Nijat Sirel) arasına ilk kız öğrenci olarak katıldı. Sanayi-i Nefise Mektebi‘nden 1924 yılında mezun oldu.

Hastalığı nedeniyle eğitimine iki yıl ara vermek zorunda kalan Sabiha Bengütaş, ara verdiği dönemde de heykelden kopmadı. Öğrenimi boyunca öğrenciler arasında açılan birçok yarışmaya katıldı ve yedisini kazandı. Abideler Komisyonu’nun, İtalya‘da heykeltıraş Pietro Canonica‘nın yanında çalışmak üzere öğrenci gönderilmesi için açtığı yarışmayı da kazanarak Roma‘ya gitti. Pietro Canonica‘nın atölyesinde 18 ay çalıştı. Bu sırada Roma Güzel Sanatlar Akademisi’ne yazıldı ve Ermenegildo Luppi‘nin atölyesinde öğrenim gördü.

Sabiha Bengütaş, 31 Temmuz 1925 günü açılan Galatasaray Sergisine biri Ahmet Haşim‘in büstü olmak üzere üç eseri ile; ertesi yıl yapılan sergiye ise Hakkı Şinasi Paşa, Âkil Muhtar Özden ve ressam Hikmet Onat’ın büstleriyle katıldı. Galatasaray Sergisi ismini taşıyan bu sanat etkinliklerine katılım gösteren ilk kadın sanatçı yine Sabiha Ziya olmuştur.

Sabiha Bengütaş, 1933 yılında şair Abdülhak Hamit Tarhan’ın torunu diplomat Şakir Emin Bengütaş ile evlendi. Sabiha Ziya, iki yıl sonra soyadı kanunu gereği bu evlilik ile Bengütaş soyadını almıştır.

Bu evlilik ile Sabiha Ziya Bengütaş yurt dışı ziyaretlerini daha sık gerçekleştirmiş ve böylelikle ismini daha geniş camiaya duyurmuştur. Diplomat bir eşe sahip olmanın gereği olarak önce Brüksel’e gitmiş buradaki sanat eserlerini ve müzeleri tanımış, daha sonra uzunca yıllar Türkiye’nin Roma elçiliğinde eşi görev aldığı için İtalya’da mesleğini sürdürmüştür. Bunlara ek olarak Moskova, Varşova ve Prag’da da yaşamak da Sabiha Ziya Bengütaş’ın mesleğine büyük katkı sağlamıştır.

Sabiha Bengütaş, 1938 yılında yapılan Atatürk ve İsmet İnönü heykel yarışmalarında birinci oldu. Bugün Çankaya’da bulunan Atatürk heykeli dünyanın en değerli mermerlerinden biri olan carcara mermeri kullanılarak yapılmıştır. Ayrıca Mudanya’daki İsmet İnönü heykelini yaptı. İsmet İnönü’nün heykeli Garp Cephesi Kumandanı giysisiyle, Mudanya Mütarekesi dönemini sembolize etmektedir. Söz konusu bu heykel günümüzde Mudanya’dadır.

Sabiha Bengütaş, yaşamı boyunca Atatürk, İsmet İnönü, Abdülhak Hamit Tarhan, Ahmet Haşim, Namık İsmail, Bedia Muvahhit, Hakkı Şinasi Paşa, Ali Fuat Paşa, Hasan Ali Yücel gibi birçok tanınmış kişinin heykel ve büstünü yapmıştır.

Sabiha Bengütaş, heykeltıraşlığının yanında ressamlıktan kopmamış, peyzaj resimlerine devam ederken yakın çevresinin de portrelerini yapmıştır. Eşi emekli olduktan sonra Ankara’ya yerleşmişler kalan hayatlarını burada sürmüşlerdir. Eşini kaybettikten sonra Nurol adında bir kız evlat edinmiştir.

Sabiha Bengütaş, 2 Ekim 1992 tarihinde Ankara’da 88 yaşında ölmüştür.
Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Hakkı Atamulu kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Türkiye’nin ilk heykeltıraşlarından Hakkı Atamulu, yaptığı Atatürk heykelleriyle tanınır.

Hakkı Atamulu, 1912 yılında Nevşehir ilinin bir ilçesi Derinkuyu’da (eski adı Melagübü) doğmuştur. 10 yaşında yaşadığı yerden ayrılıp abisinin yanında Bursa ve İstanbul’da yaşamıştır. Ortaöğrenimini Bursa’da tamamladı. 1934 yılında girdiği İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü’nde önce Mahir Tomruk’un, sonra Rudolf Belling’in öğrencisi oldu. Güzel Sanatlar Akademisini 1938 yılında bitirdi.

aslennereli.com

Hakkı Atamulu, 1938 yılında heykel eğitimi konusunda tanınmış heykelcilerden ders görmek için Almanya‘ya gitti. Bir süre tanınmış heykeltıraşlar olan Garbo ve Arnobrekker ile Almanya‘nın Frankfurt ve Berlin adlı şehirlerinde çalıştı. Fakat çok kısa bir süre sonra İkinci Dünya Savaşı çıkınca yurda döndü. Türkiye’ye döndükten sonra tek başına veya başka heykeltraşlarla birlikte birçok şehirde birçok anıtlar yaptı.


1946 yılında Nejat Sirel‘le Birlikte Malatya’da “Atatürk” ve “İsmet İnönü” Heykellerini, 1951 ‘de tasarımı Yavuz Görey‘e ait olan İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi bahçesindeki üçlü kompozisyonu gerçekleştirdi. İstanbul Üniversitesindeki Gençlik Anıtını, Nevşehir’de Nevşehirli Damat İbrahim Paşa ve Atatürk anıtlarını tamamladı. Samsun‘daki İlk Adım anıtını, Erzurum‘daki Atatürk Heykeli, Kongre Anıt da onun eseridir.

1960 yılında kendi kasabasına yerleşti. İlki 1968-1973 yılları arasında, ikincisi 1984-1986 yılları arasında olmak üzere Derinkuyu ilçesinde belediye başkanlığı yaptı. Derinkuyu’yu anıtlarla süslü bayındır bir kent yapmak için çok uğraştı. Derinkuyu’da kurduğu kültür sitesine Türkiye’nin en yüksek Atatürk anıtını yaptı. Derinkuyu’yu güzel park, gezinti yerleri, yüzme havuzu, irili ufaklı birçok heykel, gazinolar, açık hava tiyatrosu ile zenginleştirmeye çalıştı. Ayrıca yaptığı caminin üçgen bir minaresi vardır. Bir kısım kişiler şeytan minaresi dedikleri için cami hizmete açılmamıştır.

Damat İbrahim Paşa Heykeli

1965 yılında Erzurum’a yaptığı Atatürk Anıtı.

Derinkuyu belediye başkanı iken bile sanattan kopmayan Hakkı Atamulu belediye başkanlığı sırasında ilçede bir açık hava heykel müzesi niteliğindeki Kültür park’ı oluşturdu. 1967′de heykel çalışmalarına ağırlık verdi. Tok ve dolu kitlelerin ağır bastığı eserlerinde, güçlü bir teknikle malzemeye egemen olduğu ve uyum içindeki ayrıntıları işlediği gözlenir. Son zamanlarda tümüyle soyut çalışmaya yönelmiş, soyut heykeller yapmıştı. Çok temiz biçimlendirdiği büyük kitleleri stilize ayrıntılarla hareketlendirmiştir. Anıt çalışmalarında geleneksel anıt heykel düşüncesinden etkilenmiş şekilde heykeller üretmiştir. “İlk Adım” gibi anıt heykellerinde klasik beğeniye bağlı kalmakla birlikte, soyut etkilere de açık bir tarzda çalışarak sert çizgili geometrik biçimlere de yer verilmiştir.

Yaptığı Atatürk heykelleriyle tanınan Atamulu, 1969 yılında Derinkuyu Belediye Başkanı iken ilçedeki Kültür Park’a, kaideden itibaren 13.5 metre yüksekliğinde yontu taştan yaptığı Atatürk Heykeli sanatçının eseridir. Bu heykel tamamlandığında Türkiye’nin en yüksek heykeli olmuştu.

Atlı Atatürk Anıtı ( Nevşehir )

“İlkadım Anıtı”, 19 Mayıs 1982’de, Atatürk‘ün 19 Mayıs 1919‘da Samsun‘a ilk adımı attığı yere yerleştirilmişti. Daha sonra, dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren‘in 20 Kasım 1982’de Samsun ziyareti sırasındaki talimatıyla anıtta yer alan heykellerden elinde defne yaprağından çelenk bulunan bir kız ile elinde güvercin bulunan genç erkek figürleri ”muzır” oldukları gerekçesiyle kaldırılmıştı. Uzun süre çeşitli kuruluşların depo ve bahçelerinde bekletilen söz konusu 2 heykel, 1999 yılındaki 19 Mayıs törenleri sırasında tekrar eski yerlerine konuldu.

Derinkuyu’da ve Nevşehir’de adı geçen hizmetlerinden ötürü adı birçok okula ve caddeye verilmiştir. Sanat yaşamına sağlanan katkıları adına Nevşehir Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Taş Atölyesi’nin ismi ” Nevşehir Hakkı Atamulu Taş Atölyesi” olarak değiştirilmiştir.

Hakkı Atamulu İzmir Fuarı’ndaki Sümerbank rölyefini Şadi Çalık ile birlikte yaptı. Anıtkabir‘deki 23 Nisan Kulesi’nde yer alan kabartmayı hazırlamıştır.

İki kez evlenmiş olan Hakkı Atamulu, ikinci evliliğini Nazan adında bir hanım ile yapmıştır. Ancak bu evliliği de uzun sürmez ve boşanırlar.

Hakkı Atamulu, 17 Temmuz 2006 tarihinde Nevşehir, Derinkuyu’da 94 yaşında evinde, “yaşlılığa bağlı solunum yetmezliğinden” ölmüştür.

Ölmeden önce de bazı eser ve kitaplarını Kayseri Erciyes Üniversitesine bağışlamıştır. Bugün Erciyes Üniversitesinde adını taşıyan bir bölüm vardır.

Başlıca eserleri:
İnönü ve Atatürk Heykelleri (1946; Malatya),
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa Heykeli (Nevşehir, 1946),
Soyut Heykel (1960, Derinkuyu Kültürparkı),
Atlı Atatürk Anıtı (Nevşehir, 1961),
Atatürk Anıtı (Erzurum, 1965).
Atatürk Anıtı (Bor, 1966).
İlkadım Anıtı (Samsun, 1982)
Dört metrelik oturmuş Hacı Bektaşi Veli figürü (Hacıbektaş Müzesi önündeki heykel)

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Nermin Faruki kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Nermin Faruki, Türkiye’nin ilk kadın heykeltıraşlarındandır.

Nermin Faruki, 1904 yılında İstanbul’da doğmuştur. Babası Osmanlı Devleti’nin ilk parfüm üreticisi olan Mısır asıllı Ahmet Faruki’dir. Nermin Faruki, küçüklüğünden beri Fransızca, Almanca, İngilizce dersleri almıştır. İlk okulu ve kızların devam ettiği rüştiyeyi bitirdikten sonra İnas Sanayi-i Nefise Mektebi (İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi) Heykel bölümünde İhsan Özsoy döneminde arkadaşı Sabiha Bengütaş ile birlikte öğrencisi oldu. Daha sonra Berlin Güzel Sanatlar Akademisi’nde eğitim gördü. Heykelle birlikte resim yapmayı da sürdürdü.

aslennereli.com

Yurda döndükten sonra daha ziyade resim ve seramik üzerinde de çalışmalarda bulunmuş heykel alanında daha çok büst çalışmalarına ağırlık vermiştir Nermin Faruki’nin yaptığı büst çalışmaları arasında Ali Hadi Bara, Ahmet Faruki ve çevresindeki renkli kişileri betimlediği büstleri ile tanınmıştır. Ali Hadi Bara büstü için kimileri, Türkiye’de dökülen ilk büst çalışma demektedir.

Bakır levhalardan figürsüz çalışmalar da yapan Nermin Faruki, kimi çalışmasında mermeri tercih etmiş ve yuvarlak formlu hatları severek kullanmıştır.

1956 yılında İlkbahar ve Çiçek Günü için yaptığı sanat eseri birincilik ödülüne layık görüldü. İkinci İstanbul Festivali’nde sanat eseri ile bir kez daha birincilik ödülünü kazandı. 1957 yılında İstanbul Şehir Galerisi’nde ilk kişisel sergisini açtı. İlk dönem yapıtlarında Alman neoklasikçiliğinin etkisinde kalmış, sonraki çalışmalarında soyut bir anlayışa yönelmiştir. Sabiha Bengütaş ile birlikte Türkiye’nin ilk kadın heykeltıraşıdır.

Nermin Faruki, kendisinden 17 yaş büyük heykeltraş Nijat Sirel ile evlenmiş ve ona birçok heykelerini yaparken yardım etmiştir.

1928 yılında Nijat Sirel’e, Mahir Tomruk ile birlikte Bursa Atlı Atatürk heykeli için yardımcı olduğu bilinen Nermin Faruki’nin Ahmet Faruki Başı” isimli eseri de 1925– 1926 yıllarına denk gelmektedir. Diğer çalışmaları arasında; “Carlo Testi Başı ve Nü” çalışması da dikkate değerdir.

1986 yılında 82 yaşında iken 3.evliliğini yapan Nermin Faruki, 1991 yılında İstanbul’da 87 yaşında ölmüştür.
Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

XVI. Carl Gustaf kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

İsveç Kralı

XVI. Carl Gustaf, 30 Haziran 1946 tarihinde İsveç, Solna, Haga Sarayı’nda doğmuştur. Babası Prens Gustaf Adolf, annesi Saxe-Coburg ve Gotha Prensesi Sibylla’dır. Prenses Margaretha, Prenses Birgitta, Prenses Désirée, Prenses Christina adlarında 4 kız kardeşi vardır. Babası, İsveç kralı olan dedesinin 2. veliaht prensi iken 26 Ocak 1947’de Kopenhag‘daki Kastrup Havaalanı’nda gerçekleşen uçak kazasında öldü. Bunun üzerine XVI. Carl Gustaf veliaht Prens oldu.

aslennereli.com

XVI. Carl Gustaf, veliaht prens olarak okul öncesi yıllarında Stockholm Kraliyet Sarayı’nda özel olarak eğitildi. 1952 yılı sonbaharında okula başladı, Broms Okulu’na ve ardından Sigtuna Yatılı Okulu’na devam etti. 1966 yılında liseden mezun oldu. Ardından askeri eğitim alarak Ordu, Donanma ve Hava Kuvvetlerinde iki buçuk yıllık eğitimi tamamladı. Diğer askeri faaliyetlerin yanı sıra, 1966-67 kışında mayın döşeme gemisi Älvsnabben ile uzun bir yolculuğa çıktı.

Veliaht Prens, 1968’de Deniz Subayı Sınavını geçti. Daha sonra İsveç Ulusal Savunma Koleji’nde bir komuta kursunu tamamladı ve deniz eğitimini İsveç Donanması’ndaki çeşitli gemilerde subay görevleri ile tamamladı.

1968 yılında Üniversitesi’nde Tarih, Sosyoloji, Siyaset Bilimi, Finans Hukuku ve Ekonomiden oluşan bir yıllık akademik çalışmalar programına katıldı. Daha sonra Stockholm Üniversitesi‘nde Ekonomi okudu. Ardından ulusal ve yerel makamlara, sanayilere, fabrikalara, laboratuarlara ve okullara özel olarak oluşturulmuş bir saha gezileri programını izledi.

XVI. Carl Gustaf, uluslararası deneyim kazanmak için New York‘taki Birleşmiş Milletler İsveç Daimi Misyonu’nun çalışmalarına katıldı ve Afrika‘da SIDA (İsveç Uluslararası Kalkınma İşbirliği Ajansı) ile çalışarak zaman geçirdi. Ayrıca Londra‘da – Hambro Bank, İsveç Büyükelçiliği ve İsveç Ticaret Odası’nda – ve Fransa‘da Nevers’deki Alfa Laval fabrikasında önemli zaman geçirdi.

Veliaht Prens olarak birkaç resmi vesileyle dedesi İsveç Kralı VI. Gustaf Adolf‘u temsil etti. Örneğin 1970 yılında, Osaka, Japonya‘daki Dünya Fuarı’na İsveç heyetine başkanlık etti.

İsveç kralı olan dedesi VI. Gustaf Adolf, 15 Eylül 1973 tarihinde ölünce 19 Eylül 1973 tarihinde XVI. Carl Gustaf, kral olarak tahta çıkmıştır.

XVI. Carl Gustaf, 1972 yılında Almanya‘nın Münih kentinde yapılan Olimpiyat Oyunları sırasında tanıştığı Silvia Sommerlath ile 19 Haziran 1976 tarihinde Stockholm Katedrali’nde evlendi. 14 Temmuz 1977 doğumlu Veliaht Prenses Victoria, 13 Mayıs 1979 doğumlu Prens Carl Philip ve 10 Haziran 1982 doğumlu Prenses Madeleine adlarında 3 çocuğu vardır.
Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Süleyman Savaş Erdem kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

12 Mayıs 2016 tarihinden itibaren Ordu Yardımlaşma Kurumu, İcra Kurulu Başkanıdır.

Süleyman Savaş Erdem, 1969 yılında Ankara’da doğmuştur. 1996 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden mezun oldu. 2003–2005 yıllarında ABD Pensilvanya, Pittsburgh’da Carnegie Mellon Üniversitesi’nde Toplumsal Politikalar ve İşletme konulu yüksek lisansını tamamladı.

aslennereli.com

Süleyman Savaş Erdem, 1997 yılında yapılan Başbakanlık Müfettiş Yardımcılığı sınavında başarı göstererek kamu çalışma hayatına başladı. 2000 yılında Başbakanlık Müfettişi, 2007 yılında ise Başbakanlık Başmüfettişi oldu.

2003 – 2005 yılları arasında Carnegie Mellon Üniversitesi’nde (Pittsburgh/ABD) Kamu Yönetimi ve Politikası alanında Yüksek Lisans Eğitimi gören Erdem, Yüksek lisans eğitimi sırasında Sosyo-ekonomik, eğitim, suç ve siyasi katılım verilerine göre ABD kentleri sıralamasında Prof. Al Blumstein Sistem Sentez Projesi çalışması gibi önemli projelerde aktif görev aldı.

Prof. Dr. Denisse M. Rousseau ile Örgütsel Değişim (Organizational Change) konusunda araştırmalarda bulundu. Ayrıca ABD New York‘da bulunan Network 20/20 isimli STÖ’ün çalışmalarına katıldı.

Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkan Yardımcılığı görevinde de bulunan Süleyman Savaş Erdem, kamu çalışma hayatı boyunca; Bankacılık, Enerji, Gayrimenkul, Altyapı Yatırımları gibi sektörler başta olmak üzere, Bağımsız İdari Otoritelerin (özellikle EPDK, BDDK, TMSF, SPK, TAPDK gibi) lisans ve düzenleyici-denetleyici kararları, Sürdürülebilir Enerji Kaynakları ve Ülkemiz Enerji Arz Güvenliği gibi Enerji politikaları, Kamu Bankaları ile Özel Bankaların kredi politikaları, Hasılat Paylaşım Modeli ile Konut Üretimi, Sürdürülebilir Kentleşme ve Çevre Konularında AB mevzuatına uyum, Kamu ve özel sektör kuruluşları tarafından kullanılan AB hibe fonlarının etkin ve verimli harcanmasının temini, konularında inceleme ve denetimler yapılması gibi görevlerin yanı sıra, Başbakanlık ve Bakanlıklarla, Hazine Müsteşarlığı, RTÜK, TRT ve TOKİ gibi devlet teşkilatının önemli kurum ve kuruluşları ile bürokrasinin üst idari görevlileri olan müsteşar, müsteşar yardımcılıkları, genel müdür, üst kurul başkan ve üyeleri, teftiş kurulu başkan ve üyeleri, kurum, kurul başkanları ve yardımcıları hakkında farklı konularda inceleme ve soruşturma görevlerini yerine getirdi.

Ulusal düzeyde, 8. ve 9. Kalkınma Planlarının hazırlanması, 1999 yılında Türkiye’de meydana gelen deprem sonrası kurtarma çalışmaları ile Hibe ve Bağışların Denetimi, Doğrudan Yabancı Yatırımları artırmak amacıyla kamu sektöründe saydamlığın artırılması ve kırtasiyeciliğin (Red Type) azaltılması, Uluslararası düzeyde ise Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, UNDP, OECD, GRECO; gibi kurum ve kuruluşlar nezdinde gerçekleştirilen; Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesi, Şeffaflığın ve Verimliliğin Artırılması, İyi Yönetişim mekanizmalarının tanımlanması ve kurulması gibi önemli çalışmalarda aktif rol alarak komite başkanlığı ve üyeliği görevlerini yürüttü.

İyi derecede İngilizce ve Almanca konuşabilen Süleyman Savaş Erdem, Ziraat Bank Montenegro AD Yönetim Kurulu Üyeliğini de yürütüyor.

Süleyman Savaş Erdem, Handan Hanım ile evlidir ve Dilara adında kızı vardır.

OYAK’ta 16 yıldır görev yapan Genel Müdür Coşkun Ulusoy’un istifa etmesinin ardından 12 Mayıs 2016 tarihinde Süleyman Savaş Erdem, yönetim kurulu tarafından Ordu Yardımlaşma Kurumu, İcra Kurulu Başkanı görevine getirildi.

Yürüttüğü Görevler:
OYAK Genel Müdürü 2016 –
Ziraat Bank Montenegro AD Yönetim Kurulu Üyesi 2016 –
Başbakanlık Başmüfettişi 2014 – 2016
Teftiş Kurulu Başkan Yardımcılığı 2008 – 2013
Başbakanlık Baş Müfettişi 2007 – 2008
Başbakanlık Müfettişi 2000 – 2007
Başbakanlık Müfettiş Yardımcılığı 1997- 2000

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Shuji Nakamura kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

2014 yılında Nobel Fizik Ödülü‘nü İsamu Akasaki ve Hiroshi Amano ile yaptığı “parlak ve enerji tasarruflu beyaz ışık kaynaklarını etkinleştiren yeterli mavi ışık yayıcı diyotların icadı” (LED) için kazandı.

Shuji Nakamura, 22 Mayıs 1954 tarihinde Ikata, Ehime, Japonya’da dört ana adasının en küçüğü olan Shikoku’nun Pasifik kıyısındaki küçük bir balıkçı köyü olan Oku’da doğmuştur. Babası Tomokichi, Shikoku Electric Power’da bakım görevlisi idi. Lise yıllarında okul takımında veleybol oynadı. 1977 yılında Tokushima Üniversitesi elektronik mühendisliği bölümünden mezun oldu. Yüksek Lisansını aynı üniversitede tez konusu olarak baryum titanyum oksidin iletkenlik mekanizmasını seçerek yaptı ve 1979 yılında bitirdi. Mezun olduğunda Tokushima’da kimya ve elektronik şirketi Nichia Corporation firmasında çalışmaya başladı. Burada 1993 yılında giren beyaz LED aydınlatmanın öncüsü olan parlak mavi ışığı kısmen sarıya dönüştüren galyum nitrür (GaN) LED’i icat etti.

aslennereli.com

Shuji Nakamura doktorasını Tokushima Üniversitesi‘nde 1994 yılında tamamladı. 1999 yılının Aralık ayında Tokushima’da çalıştığı Nichia Corporation firmasından ayrılarak ABD, Kaliforniya, Santa Barbara’daki Kaliforniya Üniversitesi‘nde profesör olarak çalışmaya başladı.

Shuji Nakamura, 2005 yılınfa ABD vatandaşlığına kabul edildi.

Shuji Nakamura, Japon millî grubu şiddetle p-tipi GaN yapmak için kendi yöntemini yayımlanmış olan Profesör Isamu Akasaki liderliğindeki elektron demeti tarafından GaN magnezyum katkılı GaN ışınlama çalışmaları yapmıştır. Ancak, bu metodu seri üretim için uygun değildi ve onun fiziği çok iyi anlaşılmış değildi. Shuji Nakamura seri üretim için çok daha uygun olan bir termal tavlama yöntemi geliştirmeyi başardı.

2014 yılında Nobel Fizik Ödülü‘nü İsamu Akasaki ve Hiroshi Amano ile yaptığı “parlak ve enerji tasarruflu beyaz ışık kaynaklarını etkinleştiren yeterli mavi ışık yayıcı diyotların icadı” (LED) için kazandı.

2015 yılında, enerji tasarruflu beyaz LED aydınlatma teknolojisinin ticarileştirilmesi ve geliştirilmesine yaptığı katkı, Global Energy Prize tarafından kabul edildi. Shuji şu anda 200’den fazla ABD patenti, 300’den fazla Japon patenti ve kendi alanında 550’den fazla makale yayınlamıştır.

2021 yılında Shuji Nakamura, İsamu Akasaki, Nick Holonyak, M. George Craford ve Russell D. Dupuis ile birlikte “tüm katı hal aydınlatma teknolojisinin temelini oluşturan LED aydınlatmanın yaratılması ve geliştirilmesi için” Kraliçe Elizabeth Mühendislik Ödülü’ne layık görüldü.

Yuki Nakamura ile evli olan Shuji Nakamura’nın Hitomi Nakamura, Arisa Nakamura, Fumie Nakamura adlarında çocukları vardır.

Ödülleri :
2006 – Milenyum Teknoloji Ödülü
2009 – Harvey Ödülü
2014 – Nobel Fizik Ödülü
2015 – Ulusal Mucitler Ödülü
2015 – Küresel Enerji Ödülü
2017 – Mountbatten Madalyası
2018 – Zayed Gelecek Enerji Ödülü

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Sezer Güvenirgil kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Sezer Güvenirgil, 1999’da Yunus Bülbül ve Merve Erdoğan ile birlikte oynadığı Bücür Cadı dizisinde Şehriye rolü ile de tanınır.

Sezer Güvenirgil, 18 Mayıs 1949 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Asıl adı Ayşe Sezer’dir. Babası Hilmi Güvenirgil, annesinin adı Asya Güvenirgil’dir. Hasan adında bir kardeşi vardır. Aslen Romanya göçmenidir. Dedesi bir Türk kızı evlenmiştir. Daha sonra annesi Asya Hanım ve babası Hilmi Güvenirgil 1940 yılında Romanya’dan İstanbul Kadıköy’e göç etmişlerdir. Editha Oktar Bale Okulu’nda bale eğitimi aldı. 1966 yılında Milliyet gazetesinin Türkiye Güzeli Yarışması’nda üçüncü oldu.

aslennereli.com

1963 yılında Ekrem Bora ile başrolü paylaştığı ”Kin” adlı film ile oyunculuğa başladı. 1966 yılında Ses Dergisi‘nin düzenlediği “Kapak kızı” adlı yarışmada birinci seçilerek oyunculuğa devam etti.

Sezer Güvenirgil, oyunculuk dışında, 1978 yılında Öncü Plakçılık’tan “Aşktan da Üstün” ve “Yazık değil mi” adlı bir 45’lik ile 1982 yılında Yaşar Kekeva Plakçılık’tan “Mutluluğun Bedeli” adlı bir uzunçalar çıkararak şarkıcılık da yaptı.

Sezer Güvenirgil, 1999‘da Yunus Bülbül ve Merve Erdoğan ile birlikte oynadığı Bücür Cadı dizisinde Şehriye rolü ile de tanınır.

Sezer Güvenirgil, 3 defa evlendi. İlk evliliğini Tunç Oral, ikinci evliliğini Serdar Alkan ve son evliliğini oyuncu Yunus Bülbül ile gerçekleştirmiştir. Ayşe isminde bir kızı olan Sezer Güvergil’in kızı Serdar Alkan ile olan evliliğindendir. Son eşi Yunus Bülbül‘den 2007 yılında boşandı.

2004 yılında “Gölge Ekibi” adlı filmde Cüneyt Arkın, Sezer Güvenirgil, Murat Soydan, Fatih Hürkan birlikte oynadı.

Albümleri :
1982 – Mutluluğun Bedeli
1979 – Aşktan Da Üstün / Yazık Değil Mi

Filmleri ve Dizileri :
Oyuncu :
2004 – Gölge Ekibi (TV Filmi)
2002 – Kardelen (Afet) (TV Dizisi)
2004 – Gölge Ekibi (TV Filmi)
2001 – Gerçekler (TV Filmi)
1999 – Yıkılmadım (TV Dizisi)
1999 – Bücür Cadı (Şehriye) (TV Dizisi)
1998 – Gülerken Ağladık (TV Dizisi)
1997 – Yaşam Kavgası (Sümbül Zeynep) (TV Filmi)
1997 – Sevimli Dostlar (Sevgi) (TV Filmi)
1996 – Acı Ve Tatlı Günler (Ayşe) (Sinema Filmi)
1995 – Ayrı Dünyalar (TV Dizisi)
1994 – Kimsesizler (TV Filmi)
1994 – Hangimiz Eşek (Ayşe) (TV Dizisi)
1993 – İnce Hasan (Zeyno) (TV Filmi)
1992 – İki Kızkardeş (Zeynep) (TV Dizisi)
1992 – Polis (TV Dizisi)
1992 – Nereden Çıktın Karşıma (Sinema Filmi)
1991 – Kurdoğlu / Osmanlı Bedel İster (Düşes) (TV Dizisi)
1990 – Yuva (Serpil) (TV Dizisi)
1984 – Sevdalandım (Ayşe) (Sinema Filmi)
1977 – Şıpsevdi (Edibe) (TV Dizisi)
1972 – Gece (Sinema Filmi)
1972 – Aşkın Kaderim Oldu (Mine) (Sinema Filmi)
1971 – Üçünüze Bir Mezar (Ayşe) (Sinema Filmi)
1971 – Ölüm Korkusu (Sinema Filmi)
1971 – Tanrı Şahidimdir (Zeynep Yaşaroğlu / Perihan) (Sinema Filmi)
1971 – Sevimli Hırsız (Sinema Filmi)
1971 – Kara Memed (Ceren) (Sinema Filmi)
1971 – Kader Unuttu Beni (Sinema Filmi)
1971 – Herşey Oğlum İçin (Sezer) (Sinema Filmi)
1971 – Elvan (Elvan) (Sinema Filmi)
1971 – Cilalı İbo Yetimler Meleği (Hemşire) (Sinema Filmi)
1971 – Cehenneme Bir Yolcu (Nalan) (Sinema Filmi)
1971 – Bir Avuç Kan (Sinema Filmi)
1971 – Allah Benimle (Sinema Filmi)
1970 – Çarşambayı Sel Aldı (Elif) (Sinema Filmi)
1970 – Yeşil Kurbağalar (Sinema Filmi)
1970 – Yaşamak İçin (Sinema Filmi)
1970 – Sonsuz İhtiras (Sinema Filmi)
1970 – Sevimli Serseri (Sinema Filmi)
1970 – Kin (Filiz) (Sinema Filmi)
1970 – Ecel Teri (Ayşe) (Sinema Filmi)
1970 – Aşk Arzu Silah (Sinema Filmi)
1970 – Adım Beladır (Sinema Filmi)
1969 – İntikam Yemini (Sinema Filmi)
1969 – Ömür Boyu (Münir) (Sinema Filmi)
1969 – Çifte Tabancalı Kabadayı (Elif) (Sinema Filmi)
1969 – Yanık Kaval (Sinema Filmi)
1969 – Sazlı Damın Kahpesi (Mihriban) (Sinema Filmi)
1969 – Mezarımı Taştan Oyun (Mircan) (Sinema Filmi)
1969 – Kınalı Keklik (Kezban) (Sinema Filmi)
1969 – Kirli Yüzlü Melek (Manken) (Sinema Filmi)
1969 – Kanlı Aşk (Selma) (Sinema Filmi)
1969 – Hayat Kurbanı (Sinema Filmi)
1969 – Hayat Kavgası (Nil) (Sinema Filmi)
1969 – Günahını Ödeyen Adam (Sevgi) (Sinema Filmi)
1969 – Emmioğlu (Sinema Filmi)
1969 – Devlerin Aşkı (Sinema Filmi)
1969 – Büyük Öç (Gülten/Lale) (Sinema Filmi)
1969 – Aşk Yarası Derindir (Sinema Filmi)
1968 – İstanbul’u Sevmiyorum (Sinema Filmi)
1968 – Ölümsüz Adam (Sinema Filmi)
1968 – Sevmekten Korkuyorum (Sinema Filmi)
1968 – Kızıl Maske (Sezer) (Sinema Filmi)
1968 – Kurşun Yolu (Sinema Filmi)
1968 – Katip / Üsküdar’a Giderken (Nazlı) (Sinema Filmi)
1968 – Hicran Gecesi (Emel) (Sinema Filmi)
1968 – Gök Bayrak (Mahperi) (Sinema Filmi)
1968 – Büyük Günah (Sinema Filmi)
1968 – Bozkırlar Şahini Tark-Han (Sinema Filmi)
1968 – Binbaşı Tayfun (Sinema Filmi)
1968 – Bağdat Hırsızı (Sinema Filmi)
1968 – Acı Yıllar (Sevgi) (Sinema Filmi)
1967 – Yarın Çok Geç Olacak (Gülgün Erman Erkan) (Sinema Filmi)
1967 – Malkoçoğlu Krallara Karşı (Prenses Yolanda) (Sinema Filmi)
1967 – Kederli Günlerim (Sevim) (Sinema Filmi)
1967 – Kara Duvaklı Gelin (Nihal) (Sinema Filmi)
1967 – Kara Davut (Gülizar) (Sinema Filmi)
1966 – Beş Fındıkçı Gelin (Sinema Filmi)
1963 – Kin (Filiz) (Sinema Filmi)

Eser :
1992 – Nereden Çıktın Karşıma (Sinema Filmi)

Sanat Yönetmeni :
2001 – Gerçekler (Sanat Yönetmeni) (TV Filmi)
1999 – Bücür Cadı (Sanat Yönetmeni) (TV Dizisi)
1997 – Yaşam Kavgası (Sanat Yönetmeni) (TV Filmi)
1997 – Sevimli Dostlar (Sanat Yönetmeni) (TV Filmi)
1992 – Nereden Çıktın Karşıma (Sanat Yönetmeni) (Sinema Filmi)

Yazım Ekibi :
1997 – Sevimli Dostlar (Öykü) (TV Filmi)
1996 – Acı Ve Tatlı Günler (Öykü) (Sinema Filmi)

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Nihat İlhan kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Kıbrıs Türk tarihine banyo katliamı olarak geçen 3 evladı ve eşini hain bir saldırıda kaybeden doktor.

Nihat İlhan, 1924 yılında Elazığ, Harput’ta doğmuştur. 1951 yılında tıp fakültesinden mezun oldu. 1951-1952 yılları arasında Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde tabip stajyer teğmen olarak staj yaptı ve 1952 yılı haziran ayında tabip üsteğmenliğe yükseltildi.

aslennereli.com

Binbaşı rütbesinde iken 20 Mart 1963 tarihinde Kıbrıs Türk Kuvvetleri alayı baştabipliği ve cerrahlığına tayin oldu. 23/24 Aralık 1963 gecesi Dr. Bnb. Nihat İlhan evde yok iken evlerinin bulunduğu Lefkoşa‘daki Türk Mahallesi ‘Kanlı Noel olaylarında Rum çetesi EOKA‘cılar tarafından basıldı, ve korumasız olarak evlerinin banyosuna saklanan doktorun eşi ve çocuklarını, banyo küvetinde hunharca katletti.

Nihat İlhan, 1956 yılında Mürüvvet İlhan ile evlendi. İhsan Murat (d.1957), Kutsi(d.1959), Hakan (d.1963) adlarında üç oğlu vardı.

Nihat İlhan, ailesinin cenazelerini Elazığ’da aile kabristanına defnetti. Daha sonra bir daha Kıbrıs’a gitmedi. Emekli general Nihat İlhan ailesini kaybettiği 1963’teki katliamın ardından adaya bir daha adımını atmadı. Ancak son dönemde Rum ve KKTC medyasında ’Kumsal katliamını Türkiye’nin müdahalesini sağlamak amacıyla Türk askerleri yaptı’ iddialarına isyan ederek 44 yıldır sürdürdüğü ‘Kıbrıs’a gelmeme’ kararını değiştirdi ve 18 Mart 2007 Şehitleri Anma Günü’nde Lefkoşa’ya adımını attı.

Tarihe, ‘Banyo Katliamı‘ olarak geçen bu olaydaki katliamın yapıldığı Lefkoşa’daki ev müzeleştirilerek, ‘Barbarlık Müzesi’ ismiyle, 1 Ocak 1996 tarihinde ziyaretçilerin hizmetine açılmıştır.

Nihat İlhan, Uzun yıllar Elazığ Asker Hastanesi’nde görev yaptıktan sonra tuğgeneral rütbesiyle de ordudan emekli olduktan sonra Çocuk Esirgeme Kurumu Başkanlığı gibi birçok görevde yer aldı. 1970 yılında yeniden evlendi ve Mustafa Necmi İlhan ve Şebnem adlarında bir oğlu, bir kızı oldu.

Nihat İlhan, 23 Kasım 2016 tarihinde Ankara’da Gazi Üniversitesi Hastanesi’nde organ yetmezliği sebebiyle 92 yaşında öldü.
Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Esra Dermancıoğlu kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Esra Dermancıoğlu, 7 Aralık 1968 yılında İstanbul‘da ailesinin tek çocuğu olarak doğmuştur. Cümbüşü icat eden Zeynel Abidin Cümbüş‘ün torunudur. 13 yaşında lisanslı yüzücüydü ve Türkiye birincisi olmuştu. İstanbul Pierre Loti lisesinden mezun oldu. Ardından İsviçre’de Franklin College’de sanat tarihi okuyarak üniversite eğitimini tamamladı.

aslennereli.com

Esra Dermancıoğlu, Şahika Tekand‘ın Stüdyo Oyuncuları’nda eğitim aldı. Yurt dışında katıldığı workshoplardan sonra Laçin Ceylan‘dan ders aldı. Daha sonra ise Derya Alabora‘nın konservatuvardaki derslerine katıldı.

Esra Dermancıoğlu, küçük yaşlarından beri hep sahnede olmak, performans sergilemek, oyunculuk yapmak istedi.

Gaye Sökmen ajansına bağlı olarak çalışmaktadır.

Gülse Birsel‘in teklifiyle “Avrupa Yakası”nın 6’ncı sezonunun 163’üncü bölümünde konuk oyuncu olarak kamera karşısına geçti. Ardından Demet Akbağ‘ın “Sen Harikasın” dizisinde konuk oyunculuk yaptı.

Esra Dermancıoğlu, başrollerini Beren Saat ve Engin Akyürek‘in oynadığı “Fatmagül’ün Suçu Ne?” dizisindeki rolü ile iyice tanındı.

2013 yılında senaryosunu Birol Güven’in hazırladığı, yönetmenliğini Müfit Can Saçıntı’nın yaptığı “Doksanlar” dizisinde Şükran Tuncay karakterini canlandırırken, Ümit Erdim, Erkan Köse, Deniz Oral, Renan Bilek, Esra Dermancıoğlu, Pelin Öztekin, Arif Erkin Güzelbeyoğlu, Beste Bereket, Atılay Uluışık, Açelya Akkoyun, Sinem Yener Ekşioğlu, Gamze Gözalan, ile birlikte rol aldı.

Esra Dermancıoğlu, 2014 yılının ocak ayında vizyona giren ‘Kadın İşi-Banka Soygunu‘ sinema filminde; Meltem Cumbul, Özge Ulusoy, ve Filiz Ahmet ile başrolleri paylaştı.

Esra Dermancıoğlu, eşinden, oyuncu olmasına karşı çıktığı için 2010 yılında boşandı. Refia (d.2000) adında bir kızı vardır.

Esra Dermancıoğlu 20 Eylül 2014 tarihinde başlayan, yapımcılığını Tükenmezkalem Film’in üstlendiği, senaryosu Gani Müjde’ye ait ve yönetmenliğini Murat Düzgünoğlu’nun yaptığı “Sil Baştan” adlı dizide, Emre Kınay, Sergen Yalçın, Murat Dalkılıç, Dilara Gönder, Belma Canciğer, Cenk Ertan, Önder Açıkbaş, Tuna Orhan ve Çiçek Dilligil ile birlikte oynadı.

2014 yılının sonlarına doğru Birol Güven’in yapımcılığı ile çekilen “Merdiven Baba” filminde rol aldı.

2015 yılının Eylül ayında yapımcı Timur Savcı’nın yapımcılığını üstlendiği, Star TV’de başlayacak olan ‘Kösem Sultan’ dizisinde Safiye Sultan’ı Hülya Avşar canlandıracak. Kösem Sultan’ı ise Beren Saat canlandıracak. Ekin Koç‘un canlandırdığı I. Ahmet‘in eşi olacak olan Kösem Sultan’ın çocukluğunu ve gençliğini Yunan oyuncu Anastasia Thsilimpou 9 bölüm canlandıracak. Esra Dermancıoğlu‘da Cennet karakterine hayat verecek.

2017 yılında yönetmenliğini Can Ulkay‘ın, senaristliğini ise Yiğit Güralp‘in yaptığı Türkiye ve Güney Kore ortak yapımı savaş filmi “Ayla: The Daughter of War” da Astsb. Süleyman’ın gençliğini İsmail Hacıoğlu canlandırırken yaşlılık halini Çetin Tekindor canlandırmıştır. 1950 yılında başlayan Kore Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir hikayeden uyarlanan filmde diğer rollerde ise Taner Birsel, Ali Atay, Meral Çetinkaya, Duygu Yetiş, Murat Yıldırım, Büşra Develi, Erkan Petekkaya, Esra Dermancıoğlu, Damla Sönmez, Altan Erkekli, Sinem Öztürk, Chaby Han (Çabi), Nilgün Kasapbaşoğlu, Burç Kümbetlioğlu, Caner Kurtaran, Kim Seol, Kyung-jin Lee gibi oyuncular rol aldı. Filmin müziklerini ise Fahir Atakoğlu yaptı.

2018 yılında yönetmenliğini Hilal Saral‘ın yaptığı, senaryosunu Melek Gençoğlu‘nun yazdığı “Şahin Tepesi” adlı dizide Zerrin Tekindor, Ebru Özkan, Murat Aygen, Boran Kuzum, Aybüke Pusat, Esra Dermancıoğlu, Kaan Taşaner, Leyla Tanlar ve Mustafa Mert Koç ile birlikte rol aldı.

Ödülleri:
2014 – 9. Uluslararası Dadaş Film Festivali – En iyi kadın oyuncu (Kadın İşi: Banka Soygunu)

Filmleri ve Dizileri :
2018 – Şahin Tepesi (Ceylan Topçu)(TV Dizisi)
2017 – Ayla: The Daughter of War (Sebahat Dilbirliği)(Sinema Filmi)
2016 – Kırgın Çiçekler (Zehra Terinci) (TV Dizisi)
2015 – Muhteşem Yüzyıl: Kösem (Cennet Hatun) (TV Dizisi)
2015 – Merdiven Baba (Süheyla)(Sinema Filmi)
2015 – Hayalet Dayı (Samet)(Sinema Filmi)
2014 – Ulan İstanbul (Aytop) (TV Dizisi)
2014 – Sil Baştan (TV Dizisi)
2014 – 9on (Ressam Mami) (Sinema Filmi)
2013 – Kadın İşi: Banka Soygunu (Dürdane)(Sinema Filmi)
2013 – Galip Derviş (Konuk Oyuncu)(TV Dizisi)
2013 – Doksanlar (Şükran Tuncay)(TV Dizisi)
2012 – Küçük Hesaplar (TV Dizisi)
2010 – 2011 – Fatmagül’ün Suçu Ne? (Mukaddes Yenge)(TV Dizisi)
2009 – Moral Bozukluğu ve 31 (Sinema Filmi)
2009 – Sen Harikasın (TV Dizisi)
2009 – Avrupa Yakası (6. Sezon) (TV Dizisi)

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Burcu Biricik kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Burcu Biricik, 4 Mayıs 1989 yılında Antalya, Elmalı’da doğmuştur. Annesi babasından boşanmıştır. Bir abisi vardır. Annesi Müberra Sırçacı hanım çalıştığı için anneannesinin yanında büyüdü. Lise yıllarında katıldığı tiyatro festivalinde ödül aldı. İzmir’e üniversite okumaya geldi.

aslennereli.com

Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümünde okurken bir yandan Bornova Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda çalışmaya başladı. İkinin Biri, Yaşlı Hanımın Ziyareti, Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım, Yedi Kocalı Hürmüz gibi çeşitli oyunlarda ve kısa filmlerde rol aldı.

2006 yılında Antalya’da düzenlenen güzellik yarışmasında “Akdeniz Kraliçesi” seçildi. 2011 yılında “Artiz Mektebi” adlı Osmantan Erkır’ın sunuculuğunu üstlendiği yarışmaya katıldı. Yarışmada Nurgül Yeşilçay, Sinan Çetin ve Müjde Ar’dan oluşan jüri karşısında yarıştıktan sonra Burcu Biricik birinci oldu. Daha sonra Muhteşem Yüzyıl (2011) ve Ustura Kemal (2012) dizilerinde küçük roller aldı.

Burcu Biricik, 2012 yılında “Düşman Kardeşler” adlı dizide Tarık Papuççuoğlu, Murat Eken, Kaan Urgancıoğlu, Oya Aydoğan, Hande Subaşı, ile rol aldı.

2013 yılında “Beni Böyle Sev” adlı dizide Alper Saldıran, Zeynep Çamcı, Eda Ece, Ozan Osmanpaşaoğlu, Mert Turak, Yusuf Akgün, Selen Uçer ile beraber oynadı.

2014 yılında başrollerinde Uğur Polat, Kaan Yıldırım, Sevtap Özaltun, Erkan Kolçak Köstendil, Şebnem Bozoklu’nun oynadığı “Ulan İstanbul” adlı dizide oynadı.

2014 yılında başrollerini Kerem Bursin, Şükrü Özyıldız, Şükran Ovalı ve Yasemin Allen’in paylaştığı “Şeref Meselesi” adlı dizide Kübra Güngör karakterini canlandırdı.

Burcu Biricik, 2015 yılında nişanlandığı reklamcı Emre Yetkin ile 30 Temmuz 2016 tarihinde evlendi.

2016 yılında Kanal D’de yayınlanan ve senaryosunu Mahinur Ergun’un yazdığı, yönetmenliğini Cem Karcı’nın yaptığı ve başrollerinde Birkan Sokullu, Tayanç Ayaydın, Burcu Biricik, Ecem Özkaya, Seray Gözler Yeniay, Ahmet Mümtaz Taylan’ın oynadığı “Hayat Şarkısı” adlı dizinin müziklerini Mithat Can Özer, Çağlar Haznedaroğlu ve Uğur Akyürek yaptı.

2016 yılında Türkan Derya, senaryosunu da yazdığı “Çok Uzak Fazla Yakın” filminin yönetmenliğini yaptı. Filmde Burcu Biricik, Özgün Çoban, Servet Pandur, Kaan Yılmaz, Alican Yücesoy oynadı.

Burcu Biricik, Gülseren Budayıcıoğlu‘nun Madalyonun İçi adlı eserinden uyarlanan, 2020 yılında yönetmeliğini Cem Karcı‘nın yaptığı, Banu Kiremitçi Bozkurt‘un senaryosunu kaleme aldığı ve Binnur Kaya, Tülin Özen, Burak Sevinç, Meriç Aral, Feyyaz Şerifoğlu, Evrim Alasya, Salih Bademci, Hande Doğandemir ve Melisa Sözen gibi oyuncuların oynadığı “Kırmızı Oda” dizisinde Boncuk karakterini canlandırdı.

2021 yılında Gülseren Budayıcıoğlu‘nun aynı isimli romanından uyarlanan, yönetmenliğini Nadim Güç‘ün yaptığı, senaryosunu Seda Altaylı Turgutlu‘nun kaleme aldığı “Camdaki Kız” adlı dizinin başrolünde Burcu Biricik ve Feyyaz Şerifoğlu yer alırken diğer rollerde Hande Ataizi, Tamer Levent, Nur Sürer, Devrim Yakut, Selma Ergeç, Şerif Erol, Tuğrul Tülek, Nihal Menzil gibi oyuncular rol almıştır.

Filmleri ve Dizileri :
2021 – Fatma (Fatma) (TV Dizisi)
2021 – Camdaki Kiz (Nalan Yılmaz) (TV Dizisi)
2020-2021 – Kırmızı Oda (Boncuk) (TV Dizisi)
2020 – İnsanlar İkiye Ayrılır (Duygu) (Sinema Filmi)
2019 – Kuzgun (Dila Bilgin) (TV Dizisi)
2019 – Çiçero (Cornelia Kapp) (Sinema Filmi)
2018 – Her Şey Seninle Güzel (Deniz) (Sinema Filmi)
2018 – 8. Gün (Bahar)(TV Dizisi)
2016 – Çok Uzak Fazla Yakın (Aslı) (Sinema Filmi)
2016 – Hayat Şarkısı ( Hülya) (TV Dizisi)
2014 – Şeref Meselesi (Kübra Güngör) (TV Dizisi)
2014 – Ulan İstanbul (TV Dizisi)
2014 – Bana Masal Anlatma (Sinema Filmi)
2013 – Kedi Özledi (Sinema Filmi)
2013 – İnanç Odası (Sinema Filmi)
2013 – Beni Böyle Sev (Seda) (TV Dizisi)
2012 – Düşman Kardeşler (Derya) (TV Dizisi)
2012 – Ustura Kemal (TV Dizisi)
2011 – Muhteşem Yüzyıl (TV Dizisi)

Oynadığı Reklâmlar:
2013 – n11.com
2013 – Molped
2013 – Tudors Gömlek
2012 – Biskrem
2011 – Zen Profilo

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Güney Zobu kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

1980’li yılların ünlü dolandırıcısı Raki, genelde yasa dışı işler yapanları dolandırdığı için bu kişiler kendisini şikayet edemezmiş.

Güney Zobu, 1939 yılında Beyoğlu, İstanbul’da doğmuştur. Tam adı Ahmet Güney Zobu’dur. Lakabı Raki’dir. Annesi Nukhet Zobu’dur. Güney Zobu’nun babası Tümgeneral Şemsettin Zobu, erkek kardeşi de Londra’nın ünlü iş adamlarından Kuzey Zobu’dur. Sinema oyuncusu Melike Zobu‘nun da babasıdır. Tiyatrocu Vasfi Rıza Zobu amcası, tiyatro ve sinema oyuncusu Bilge Zobu ise kardeşidir.

aslennereli.com

Raki lakabı ile tanınan Güney Zobu, 1980’li yıllarda dolar taşımanın yasak olduğu günleri, kendi yoluyla kazanç kapısına dönüştürmüştü. “Sülün Osman” lakaplı Osman Ziya Sülün’den sonra ülkenin en büyük dolandırıcısı olarak anılıyordu. Hedefinde, kaçak yollardan döviz almak isteyen milyonerler vardı.

Güney Zobu, şık kıyafetleri, elinden düşürmediği purosu ile “keriz” dediği milyonerlerle lüks otellerde buluşup pazarlık yapardı. Almancı ya da Amerikalı kılığında büyük otellerde bavulla döviz satma vaadiyle çok kişiyi dolandırmıştı. Seçtiği otellerin özellikle iki giriş-çıkışı olması ilk tercihiydi.

“Çift kapı” diye adlandırılan bu dolandırıcılık yöntemi daha sonra moda oldu. Raki, buluştuğu kişiye çok ucuzdan dolar satacağını söyler, parasını aldıktan sonra otelin arka kapısından sırra kadem basardı. Dolandırılan kişiler, döviz kaçakçısı damgası yememek için polise de gidemezdi.

ABD 6. Filosu’nun İstanbul’a gelişini fırsat bilen Güney Zobu, bulduğu ABD subayı üniformasıyla o dönemin ünlü otellerini mesken tuttu. Bir otelde karşılaştığı o dönemin ünlü siyasetçisi Süleyman Demirel’le de bir ABD subayı gibi sohbet etti. Demirel’in sohbet ettiği kişinin Raki olduğu anlaşılınca günlerce gazetelere konu oldu.

Güney Zobu’nun Rezzan İz ile evliliğinden sinema oyuncusu Melike Zobu (d.1963) adında kızı vardır.

Son yıllarını 42 yıllık hayat arkadaşı Hale Zobu ile birlikte Tuzla’daki evinde geçirdi. Kanser ve KOAH hastalığı iyice ilerlemişti. Durumu ağırlaşınca hastaneye kaldırıldı, ancak kurtarılamadı.

Güney Zobu, 3 Nisan 2021 tarihinde İstanbul Tuzla’daki evinde 82 yaşında öldü.
Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Hiroshi Amano kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

2014 yılında Nobel Fizik Ödülü‘nü İsamu Akasaki ve Shuji Nakamura ile yaptığı “parlak ve enerji tasarruflu beyaz ışık kaynaklarını etkinleştiren yeterli mavi ışık yayıcı diyotların icadı” (LED) için kazandı.

Hiroshi Amano, 11 Eylül 1960, Hamamatsu, Shizuoka, Japonya’da doğmuştur. 1983 yılında Nagoya Üniversitesi elektrik mühendisliği bölümünden mezun oldu. 1982’de Profesör İsamu Akasaki‘nin grubuna lisans öğrencisi olarak katıldı. 1985 yılında aynı yerde yüksek lisansını yaptı. 1989 yılında aynı Üniversitede doktorasını tamamladı. 1988 yılından 1992 yılına kadar Nagoya Üniversitesi‘nde araştırma görevlisi olarak çalışan Hiroshi Amano, 1992 yılında yardımcı profesör olarak çalıştığı Meijo Üniversitesi‘ne geçti. 1998’den 2002’ye kadar doçent doktor olarak çalıştı. 2002’de profesör oldu.

aslennereli.com

Hiroshi Amano, 2010 yılında Nagoya Üniversitesi Mühendislik Yüksekokulu’na geçiş yaptı.

1982 yılından beri Profesör İsamu Akasaki‘nin yanında olan Hiroshi Amano, o zamandan beri mavi iyot yayan diyotların materyali olarak kullanılan grup III nitrid yarı iletkenlerin büyümesi, karakterizasyonu ve cihaz uygulamaları ile ilgili çalışmalar yapmaktadır.

1985 yılında safir alt-tabaka üzerinde bir grup III nitrid yarı iletken filmler büyümesi için düşük sıcaklık çökelmiş tampon katmanları geliştirmiştir.

1989 yılında hocası İsamu Akasaki ve meslektaşı Shuji Nakamura ile birlikte p tipi Galyum Nitrur büyütebilmiş ve dünyada ilk defa parlak galyum nitrid (GaN) p-n jonksiyonu mavi LED’i üretmiştir.

Bu buluş yaptıkları LED sayesinde İsamu Akasaki ve Shuji Nakamura ile birlikte 2014 yılında Nobel Fizik Ödülü‘nün sahibi oldu.

Hiroshi Amano, Kasumi Amano ile evlidir. Aya Amano, Mitsuru Amano adlarında iki çocuğu vardır.

Ödülleri :
1996 – IEEE / LEOS Mühendislik Başarı Ödülü
2002 – Takeda Ödülü
2011 – Fellow, Institute of Physics (Fizik Enstitüsü)
2014 – Nobel Fizik Ödülü
2014 – Japon Hükümeti Kültürel Başarı Kişisi
2014 – Japon İmparatoru Kültür Düzeni
2016 – Ulusal Mühendislik Akademisi Yabancı Üyesi

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Zeus kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Yunan mitolojisinde en güçlü ve önemli tanrıdır. Roma‘da Jüpiter olarak da bilinir. Göklerin, şimşeklerin ve gök gürültülerinin tanrısıdır.

Zeus’un babası Yunan mitolojisinde bir Titan olan Kronos’dur. Annesi ise Kronos’un kardeşi Rhea’dır. Hestia, Demeter, Hera adlı üç kız kardeşi ve Hades, Poseidon adlarında iki erkek kardeşi vardır.

aslennereli.com

Babası Kronos, babası Uranos’u erkeklikten yoksun etmekle birinci kuşak tanrıların egemenliğine son vermiş ve kendisinin de oğullarından aynı karşılığı göreceğinden korkar ve bu yüzden karısının her yeni doğurduğu çocuğu yutup, karnında saklar. Bu duruma üzülen Rhea ise Gaia’nın öğütleri ile yalnız Zeus’u onun elinden kurtarır. Tanrıça, Zeus’u yanına alarak gecenin karanlığından faydalanarak çabucak koşup Girit Adası’nda İda Dağı’nın tepesine çıkar. Orada Gaia çocuğu alır ve onu bir mağaranın dibine saklar. Rhea ise geri dönüp bir kocaman taşı kundak bezlerine sarıp Kronos’a verir.

Zeus, Gaia tarafından Girit Adası’nda İda Dağı’nın tepesinde yetiştirilir. Olgunluk çağına gelince Zeus, saklandığı mağaradan çıkar. Ve savaşa hazırlanır. İlk iş olarak yer altı ülkesine gider ve Kronos’un hapsettiği kiklopları ve elli başlı, yüz kollu Hekatonkheirleri serbest bırakır. Kikloplar ise buna karşılık yıldırımlarını hediye eder.

Olimpos ile savaş, Kiklopların hekatonkheirlerle birlikte devasa büyüklükteki kayaları gökyüzündeki titanlara savurmasıyla başlar. Her bir hekatonkheir, yüz koluyla aynı anda yüz taş atabildiğinden aynı anda çok büyük miktardaki iri kayayı titanlara atarak onları geri püskürtürler. Bu esnada Zeus da şimşekleri ile Titanlara saldırır. Sonra da Rhea’nın verdiği kusturucu bir içecek ile Kronos’u yuttuğu tanrıları ve taşı çıkarmaya zorlar.

Titanomachy (Titan – Tanrı savaşları) adlı savaşta Zeus ve kardeşleri, Hekatonkheirler ile Kikloplarlarla beraber Kronos ile titanlara karşı savaşırlar. Sonra da Kronos ve titanları gökten kovup dünyanın dibine, yerin ve denizin alt tabakasının daha da altına, Tartarus’a atar. Bu savaşta Zeus’a karşı savaşan titanlardan biri olan Atlas, Zeus tarafından gök kubbeyi omuzlarında taşımakla cezalandırılır.

Bunların ardından Tanrılar arasında kura çekilir. Ve Hades‘e yer altı, Poseidon‘a denizler Zeus’a ise gökler düşer.

Fakat bu savaşta Tanrıların savaşıp Tartarus’a attıkları Titanlar, gökyüzünü sırtında taşımak zorunda kalan Atlas ve Kafkas dağlarına zincirlenmiş Prometheus, Gaia‘nın çocukları olduğundan Gaia buna öfkelenir. Ve bu yüzden çocukları Typhon ile Ehidna, Olimpos tanrılarına saldırır. Tanrılar bu savaşta birçok gigant (dev) ile savaşır. Bunun üzerine Zeus da Typhon ile savaşıp onu yener ve Ehidna ile beraber Etna Dağı’nın en dibine kapatır.

Zeus’un ilk karısı Metis, Athena‘nın annesi olarak anılır. Zeus babası Kronos’u kusturtmak ve kardeşlerini kurtarmak için Metis’ten yardım almıştır. Metis’in hazırladığı çok tatlı ve mide bulandırıcı bir içkiyi Kronos’a vermiştir. Ayrıca Zeus karısı Metis’in hamile olduğunu öğrenince, kendi tahtını sarsabilecek, kendisinden güçlü bir çocuk doğacağı korkusuyla Metis’i yutar. Bunun sonucunda Metis Zeus’a ömrü boyunca iyi ve kötü hakkında bilgi verir. Zeus tarafından yutulduğu sırada Metis hamile olduğu için daha sonra akıl ve sanatın tanrıçası Athena, Zeus’un başından zırhıyla çıkar.

Metis ile evliliğinden sonra adalet tanrıçası Themis ile evlenmiştir. Ondan Moiralar (kader tanrıçaları), Horalar (doğadaki düzeni simgeleyen tanrıçalar) ve Astraea doğmuştur.

Zeus, kardeşi Hera ile evlendi. Hera, Zeus’un kardeşi aynı zamanda tek resmi karısıdır. Bir bahar günü Zeus, tapınağında dinlenirken, pencerenin kıyısına gider. Ve bahçede çiçek toplayıp şarkı söyleyen dünyalar güzeli bir kız görür ve ona aşık olur. Zeus daha önce de yaptığı gibi farklı bir kılıkta görünerek, soğuk bir gecede soğuktan titreyen bir guguk kuşu olur. Hera kuşa acıyıp avuçlarına alır ve onu göğsüne bastırır. Bu sırada Zeus, gerçek haline bürünür. Ve şu sözleri söyler:
“Hera, istiyorum ki sen benim karım olasın, büyük gözlü güzel tanrıça benim peşimden gel, Olimpos’ta parlak bir taht üzerinde ve benim sağımda oturarak saltanat sür.”

Bunun üzerine Hera bu teklifi kabul eder. Hesperidlerin bahçesinde bütün tanrıların ve perilerin katıldığı görkemli bir düğünle evlenirler. Gaia, Hera’ya doğurganlık simgesi olarak nar verir. Hera onu Hesperidlerin bahçesine diker. Bu düğün yeryüzünde bolluk ve verimlilik simgesidir. Bu nedenle bu düğüne “Hieros Gamos”(kutsal evlilik) adı verilir. Düğüne yalnız Khelone adındaki bir peri kızı gelmemişti. Bu yüzden tembelliğinin cezası olarak onu ağır hareketin ve hantallığın sembolü olan kaplumbağaya çevrilir. Zeus ile Hera’nın evliliğinden Ares, Hephaistos, Angelos, Heusha, Hebe ve Eileithyia doğar.

Zeus’un Zagreus, Ares, Athena, Apollon, Artemis, Aphrodite, Persephone, Hebe, Dionysos, Hermes, Hephaistos, Perseus, Herkül, Arkas, Aiakos, Minos, Heusha, Angelos, Sarpedon, Tantalos, Epaphos, Keroessa, Helen, Pollux, Zethos, Amphion, Calliope, Clio, Erato, Euterpe, Melpomene, Polyhymnia, Terpsikhore, Thalia, Urania, Eunomia, Dike, Eirene, Lakhesis, Klotho, Atropos, Rhadamanthys, Dardanos, Lakedaimon, Iasion, Pandia, Ersa, Carea, Hercules adlarında çocukları vardır.

Zeus’un en bilinen özelliklerinden biri çapkın oluşudur. İstediği her şeyin şekline girebilen Zeus’un Leda için kuğu, Antiope için satir, Aegina için ateş, Danae için altın yağmuru, Alkmene için kocasının kılığına, Hera için guguk kuşu, Callisto için Bakire Tanrıça Artemis’in kılığına, Mnemosyne için yakışıklı bir çoban, İo için bulut, Demeter için geyik, Europa için boğa oluşu kudretine en iyi örnektir.

Ölümlü ölümsüz herkese aşık olabilen tanrıların tanrısı Zeus çapkınlığı yüzünden eşi Hera tarafından sürekli takip ettirilmektedir. Tanrı Zeus Yunan Tanrıları arasında en çapkını ve en çok çocuğu olan Tanrı’dır. Öyle ki çapkınlığı tanrıçaları, kadınları, nemfleri, Titanları bile kapsamaktadır. Yaptığı kandırmacalar ile herkesi elde edebilmektedir. Kız kardeşleri Hera ve Demeter’in yanı sıra kendi kızı Persephone’ye bile âşık olmuş hatta ondan Zagreus isminde bir oğlu olmuştur.

Zeus, Yunan mitolojisinde en güçlü ve önemli tanrıdır. Roma’da Jüpiter olarak da bilinir. Göklerin, şimşeklerin ve gök gürültülerinin tanrısıdır. Çoğu zaman elinde bir şimşek ile resmedilmiştir. Bereket ile özdeşleşmiştir, yağmur ondan beklenir. Zeus’un simgesi şimşeğin yanında boğa, kartal ve meşe ağacıdır. Ayrıca Athena’nın ona hediyesi olan Aegis’in de taşıyıcısıdır.

Zeus, Prometheus‘a yaptığı bir şey yüzünden kızınca, onu Kafkas Dağında zincirle bağlatarak hapsetti. Tanrılarca görevlendirilen bir kartal (bazen akbabayla karıştırılır) sürekli olarak, her gece yeniden oluşan karaciğerini kemirmektedir. Onu Kafkas dağının tepesindeki bu işkenceden Zeus’un oğlu olan yarı tanrı ve ölümlü Herakles kurtarır. Prometheus’un zincire vurulmasındaki asıl neden Zeus’un ondan korkuyor olmasıdır. Geleceği görme yetisine sahip bir titan olan Prometheus, bu yetisini kullanarak Zeus’un Kronos’u tahttan indirmesine yardımcı olmuştur. Gelecekte de Prometheus’un bu özelliğini kendisinin tahttan düşürülmesi için de kullanacağından korkan Zeus, Prometheus’un ateşi (bilgiyi) çalarak insanlara vermesi ile ondan kurtulmak için gerekli fırsatı elde etmiştir. Bu işkence 30000 yıl sürmek üzere planlanmıştı fakat Herkül‘ün onu serbest bırakmasıyla Prometheus kendisinin karaciğerini her gün yiyen kartalı buldu ve öç olarak Zeus’un Prometheus’u cezalandırmakla görevlendirdiği kartalın karaciğerini yedi. Zeus bu şekilde cezasını sonlandıran Prometheus’u affetti ve tekrar ölümsüzlerin arasına aldı.

Zeus’un diğer kadınlarla ilişkisine kızan Hera bir plan kurar ve bu plan Baş tanrıyı devirmektir Poseidon, Apollon, Athena ve Hera yani bir İtilâf yapan bu dört tanrı Zeus’u altın bir ağ ile bağlar fakat Thetis, Olimpos’ta oluşabilecek karışıklığı önceden görüp ve yüz elli Briareus’tan yardım ister ve Briareus’un ağı çözmesiyle Zeus kurtulur ve hepsini cezalandırır: Hera’yı yüksek bir yere asarak, ayaklarına ağırlık bağlar ve tanrıların teker teker sadakat yemini etmediği müddetçe Hera’yı serbest bırakmayacağını söyler. Bunun ardından isyana karışmış Poseidon ile Apollon’u da ceza olarak Truva Kralı Laomedon’a hizmet etmeye yollar. Laomedon Apollon’a çobanlık yapmasını yani sürülerini otlatma emri verir. Poseidon’a ise çıplak elleriyle Truva şehrinin etrafına yeni duvarlar yapma emrini verir. Uzun bir zaman sonra Poseidon ve Apollon’un sürgünü biter ve Zeus onları Olimpos’a geri alır. Dionysos’a ise 100 yıl şarap içmeme cezası verir ama kısa bir zaman sonra onun üzüntüsüne dayanamayıp cezasını bitirir.

Tanrıçalarla Birliktelikleri ve çocukları :
•Metis: Athena
•Themis: Hora’lar ve Moira’lar, Astraea
•Dione: Aphrodite
•Eurynome: Kharit’ler
•Mnemosyne: Müzler
•Leto: Apollon, Artemis
•Demeter: Persephone
•Hera: Ares, Hebe, Hephaistos, Heusha, Angelos ve Eileithyia
•Persephone: Zagreus, Melinoe
•Selene: Pandia, Ersa
•Eos: Carea

Kadınlarla Birliktelikleri ve çocukları :
•Alkmene: Herakles
•Antiope: Amphion, Zethos
•Callisto: Arkas
•Danae: Perseus
•Aigina: Aiakos
•Elektra: Dardanos, lasion
•Europa: Minos, Rhadamanthys
•İo: Epaphos, Keroessa
•Leda: Helen, Pollux
•Maia: Hermes
•Niobe: Argos, Pelasgos
•Plüton: Tantalos
•Semele: Dionysos
•Taygete: Lakedaimon
•Laodamia: Sarpedon
•Lamia: Altheia, Demetrius
•Karme: Britomartis

Şu an Yunanistan’da bulunan Olympia kentindeki Olympia Zeus tapınağındaki Zeus heykeli Dünyanın 7 Harikasından biridir. Ayrıca ilk olimpiyatlar yine bu şehirde bu tanrı adına başlamıştır.

İslamiyet, Hristiyanlık, Yahudilik, Budizm diğer küresel dinlerden önce Zeus dünya çapında kabul görmüş ilk tanrıdır. Büyük İskender sayesinde, Zeus ve antik Yunan dini onun fethettiği yerlere gitti. Roma İmparatorluğu‘nun yükselişi ile beraber Yunan dini benimsenmiştir. Böylece Zeus, dünyanın birçok farklı bölgesinde ibadet keyfini yaşayan ilk tanrı olmuştur.
Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

İsamu Akasaki kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

İsamu Akasaki, mucidi olduğu LED sayesinde 2014 yılında Nobel Fizik Ödülü‘nün sahibi oldu.

İsamu Akasaki, 30 Ocak 1929 tarihinde Chiran, Kagoşima, Japonya’da doğmuştur. 1952 yılında Kyoto Üniversitesi‘nden elektrik, elektronik mühendisliği bölümünde okuyarak mezun oldu. Doktorasını 1964 yılında Nagoya Üniversitesi‘nden aldı. Nagoya Üniversitesinde 1981 yılında profesör oldu.

aslennereli.com

İsamu Akasaki, 1952-1959 yıllarında Kobe Kogyo Corporation (şimdi Fujitsu Ltd.)’de araştırma personeli olarak çalıştı.

1959 – 1964 yıllarında Nagoya Üniversitesi, Elektronik Bölümünde Yardımcı Doçent ve Doçent olarak Araştırma Görevlisi idi.

İsamu Akasaki, 1964-1974 yıllarında Tokyo’da bugün Panasonic ismiyle bilinen, dönemin Matsushita Electric Industrial firması Temel Araştırma Laboratuvarında uzun yıllar çalıştı. Aynı yerde 1974-1981 yıllarında Yarıiletken Departmanında Genel Müdür olarak görev yaptı.

Ağustos 1981- Mart 1992 arasında Profesör olarak Nagoya Üniversitesi Elektronik Bölümünde görev yaptı. Nisan 1992’den itibaren Nagoya’daki Meijo Üniversitesi Elektronik Bölümünde görev yaptı.

Mart 1987 – Eylül 1990 arasında Proje Lideri olarak “JST firmasının GaN Tabanlı Mavi Işık Yayan Diyot Araştırma ve Geliştirme projesinde çalıştı.

Mart 1993 – Eylül 1999 arasında Proje Lideri, JST’nin “Kısa Dalga Boylu GaN Tabanlı Yarı İletken Lazer Diyotunun Araştırma ve Geliştirilmesinde görev aldı.

Nisan 1995 – Mart. 1996: Misafir Profesör olarak Hokkaido Üniversitesi Arayüz Kuantum Elektroniği Araştırma Merkezine çalıştı.

Temmuz 1996 – Mart. 2001: Proje Lideri, JSPS’nin “Gelecek İçin Araştırma Programında, Temmuz 1996 – Mart. 2004: Proje Lideri, MEXT sponsorluğunda Meijo Üniversitesi Yüksek Teknoloji Araştırma Merkezinde çalıştı.

İsamu Akasaki, Kasım 1998’dan itibaren Japonya‘daki Finlandiya Enstitüsü üyesi idi.

İsamu Akasaki, son olarak 2010 yılından beri Meijo Üniversitesinde Nitrür Yarıiletken Çekirdek Teknolojileri Araştırma Merkezi Direktörü olarak görev yapmakta idi.

Yarı iletken teknoloji alanında uzmanlaşmış Japon bilim adamı İsamu Akasaki, 1989 yılında parlak galyum nitrid p-n jonksiyonu mavi LED’i ve daha sonradan yüksek parlaklıkta GaN mavi LED’i icat etti.

LED aydınlatma veya LED ampül Lighting Emited Diodes kelimelerinin ilk harflerinden oluşan kısaltmadır LED kelimesinin ifade ettiği anlam ise “Işık Yayan Diyot” demektir. Biraz daha açarsak; yarı-iletken, diyot temelli, ışık yayan bir elektronik devre elemanıdır. LED eski tip ampullere göre daha dayanıklı enerji tasarruflu ve çevreye daha az zarar veren bir teknolojidir. LED yalnızca aydınlatma alanında kullanılmaz. Günümüzdeki LED ekran teknolojisi de bu icattan yola çıkılarak geliştirilmiştir.

İsamu Akasaki, mucidi olduğu LED sayesinde 2014 yılında Nobel Fizik Ödülü‘nün sahibi oldu. Akasaki bu ödülü, meslektaşları Japon Hiroshi Amano ve Japon asıllı ABD’li Shuji Nakamura ile paylaştı.

İsamu Akasaki, Ryoko Akasaki ile evli idi.

İsamu Akasaki, 1 Nisan 2021 tarihinde Nagoya, Aichi Prefektörlüğü, Japonya’da 92 yaşında ölmüştür.

Ödülleri :
1991 – Chu-nichi Kültür Ödülü
1995 – Bileşik Yarıiletkenler Uluslararası Sempozyumundan Heinrich Welker Madalyası
1996 – IEEE / LEOS Mühendislik Başarı Ödülü
1997 – Japon Hükümeti’nden Mor Kurdeleli Madalya
2001 – Asahi Ödülü
2002 – Takeda Ödülü
2009 – Yüksek Teknoloji dalında Kyoto Ödülü
2011 – IEEE Edison Madalyası
2011 – Japonya İmparatoru tarafından bizzat verilen Kültür Nişanı
2014 – Nobel Fizik Ödülü (Hiroshi Amano ve Shuji Nakamura ile birlikte “parlak ve enerji tasarruflu beyaz ışık kaynaklarını etkinleştiren yeterli mavi ışık yayıcı diyotların icadı için )
2015 – Charles Stark Draper Ödülü

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Gazneli Mahmud kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

998-1030 yılları arasında Gazne Devleti‘nin hükümdarı olmuştur. Gazneli Mahmud, İslamiyet’i yaymak için Hindistan‘a 17 büyük sefer düzenlemiştir.

Gazneli Mahmud, 2 Kasım 971 tarihinde Afganistan, Buhara’da doğmuştur. Tam adı Yemin el-Devlet Abdülkasım Mahmud ibn Sebük Tigin’dir. Babası Samanîler Devleti’nin bir Gazne valisi Sebük Tegin, annesi ise İran ile Afganistan arasında bir bölge olan Zabulistan kökenli asil bir ailenin kızıydı. Gazneli Mahmud, Zamanın ünlü âlimlerinden aldığı derslerle iyi bir öğrenim gördü.

aslennereli.com

Gençlik yıllarından itibaren devlet idaresinde görev olan Gazneli Mahmud, Babasıyla birlikte, Hindulara karşı düzenlenen Lamagan Savaşına (986/987) katılıp büyük yararlıklar gösterdi. Ebu Ali Simcur’un 992 yılında Samanîler Devleti’nin topraklarına saldırması üzerine babasıyla birlikte Samanî hükümdarına yardım etti. Samanî hükümdarı Nuh bu başarısından ötürü Gazneli Mahmud’a Seyfettin sanını verip kendisini Horasan Valiliğine getirdi.

Gazneliler Devleti’nin hükümdarı babası Sebük Tegin 997 yılında öldü. Sebük Tegin; ölmeden önce küçük oğlu İsmail’in tahta geçmesini vasiyet etmesinden dolayı İsmail, babasının ölüm haberini aldıktan sonra Belh’e gelerek hükümdarlığını ilan etti. Nişabur’da bulunan Gazneli Mahmut ise kudret ve tecrübe bakımından İsmail’den üstündü. Mahmut, İsmail’e kendisinin yaşça büyük olduğunu ve tahta geçmesi gerektiğini, İsmail’e de Belh ve Horasan eyaletlerinin yönetimini bırakmayı teklif ettiyse de, İsmail bunu kabul etmedi. Gazneli Mahmud, amcası Buğracık ve kardeşi Nasr ile birleşerek Gazneye yürüdü. İki kardeş arasında Mart 998 tarihinde yapılan savaşı Mahmud’un ordusu kazandı ve tahta Mahmut geçti.

Gazneli Mahmud tahta geçtiği 998 yılından 1030 yılına kadar 32 yıl hüküm sürmüştür. Bu süre içerisinde göstermiş olduğu azim ve faaliyetlerle, Orta Asya’nın büyük ve güçlü bir devletine hakim olmuştur.

Gazneli Mahmud, 999 yılında Karahanlıların, Samanî Devleti’ni yıkması üzerine bağımsızlığını ilan etmiştir. Horasana kardeşi Nasrı vali atadı. Horasan, Herat, Büst ve Kabil bölgesinde tam bir egemenlik kuran Gazneli Mahmud, 1000 yılında dönemin ünlü hukukçularından Ebu Hamit el-İsferainiyi Bağdata gönderip durumu Abbasi Halifesi Ahmed “el-Kâdir bi’l-Lâh’a bildirdi. Halife, Mahmud’un elçisini sevinçle karşıladı ve kendisine hilat, taç ve bayrak gönderdi.

Bu olaydan sonra Samanoğulları topraklarının mirasçısı olduğunu ileri sürerek Karahanlılar üzerine sefere çıktı. Çok çekişmeli geçen çarpışmalar sonucunda Karahanlılar yenilgiye uğratıldı. İki devlet arasında yapılan anlaşmalardan sonra oğlu I. Mesut ile beraber, Karahanlı Kağanı’nın birer kızıyla evlenerek, baba-oğul Karahanlılara damat olmuşlardır.

Gazneli Mahmud, 998-1030 yılları arasında Gazne Devleti‘nin hükümdarı olmuştur. Gazneli Mahmud, İslamiyet’i yaymak için 1001-1027 yılları arasında Hindistan‘a 17 büyük sefer düzenlemiştir. Ömrünün kırk beş senesini savaş meydanlarında mücadeleyle geçiren Gazneli Mahmud, Türk-İslam dünyasının yetiştirdiği en büyük hükümdarlardan biri olarak tarih sahnesinde yerini aldı.

Gaznelilerin ilk bağımsız hükümdarı olan Gazneli Mahmud, önce Seferîler sonra da Karahanlılarla olan ilişkilerini yoluna koyup kuzey yönünü güven altına aldıktan sonra 1000 yılında 1. Hint seferine çıktı. Peşaver’e karşı düzenlenen bu seferle Hindûşâhîlerin başındaki Caypal’ı tutsak alıp pek çok değerli ganimet elde etti (1001

İlk seferini 1000 yılında Sistan’da hüküm süren Seferîler üzerine düzenlemiştir. Art arda yaptığı akınlarla hazırlıksız olan Emir Halef ibn Ahmed’i yenilgiye uğratmış ve bölgeyi kolayca ele geçirmiştir. Güçlü Gazne ordusu karşısında hiçbir başarı elde edemeyen Halef, tazminat ödemek ve adına hutbe okutarak sikke bastırmak suretiyle Mahmut’un hakimiyetini tanımıştır.

İslam kaynaklarına göre sultan sanını kullanan ilk hükümdar Gazneli Mahmud’tur.

Son yılları Irak-ı Acem ve Horasan‘da geçen Sultan Gazneli Mahmud 1029 yılında Rey’e girip Büveyhilerin hâzinesini ele geçirdi. Batınileri dağıttı. Irak-ı Acem’de işlerini yoluna koyduktan sonra oğlu Mesut’u buraya vali atadı ve Nişabur’a döndü.

Düzenlediği seferlerde İslamiyetin Hindistan’da yayılmasına çalışıp elde ettiği zengin ganimetlerle de ülkesini bayındır duruma getiren, Gazne, Belh ve Nişabur gibi kentlerin seçkin mimarlık eserleriyle süslenmesini sağlayan Gazneli Mahmud, Escedi, Gadaii, Ferruhi, Firdevsi, El Biruni, Unsuri gibi şairlere çeşitli açılardan destek olarak Farsçanın ve klasik İran edebiyatının doğuşuna katkıda bulundu.

Gazneli Mahmud, hayatının büyük bir kısmını savaş meydanlarında geçirmiş, özellikle Hindistan‘a yaptığı seferler onu çok yormuş ve hastalanmasına sebep olmuştu. Doktorların önerilerine rağmen hiç dinlenmiyor ve bir hükümdarın yapması gereken vazifeleri yerine getiriyordu. Genellikle tarihçiler, Gazneli Mahmut’un verem hastalığından öldüğünü kabul ederler

1029-1030 kışını Belh’te geçiren Gazneli Mahmud, bu şehrin havasından dolayı Gazne’ye döndü. Burada da sağlığına kavuşamayan Gazneli Mahmud, 30 Nisan 1030 tarihinde Gazni, Afganistan’da 59 yaşında ölmüştür.

Sultan Mahmud zamanında en parlak dönemini yaşayan Gazneliler, Büyük Selçuklu Devleti ile yaptıkları Dandanakan Muharebesi’nden (24 Mayıs 1040) sonra zayıflayarak yıkılış sürecine girmişlerdir. Gaznelilere, Afgan yerlilerinden olan Gurlular 1187 yılında son vermiştir.

HİNDİSTAN SEFERLERİ :

1. Hint Seferine 1001 yılında çıkan Gazneli Mahmud, Hindistan‘ın kuzeyinde bulunan zengin ve bereketli topraklara sahip Kâbil Şahnalığına ilerledi. Peşaver yakınlarında yapılan savaşta; 30.000 piyade, 12.000 süvari ve 300 savaş filine sahip Hint ordusunu yenerek Pencap bölgesinde hüküm süren Raca Caypal ve komutanlarını esir aldı. Büyük bir ganimet elde eden Mahmud, fidye olarak yüklü miktarda altın ve 50 fil verilmesi karşılında Caypal’ı serbest bıraktı. Esirlikten kurtulan Raca, kendine esirliği yediremediği ve halkının gözünden düştüğü için ateşte yakılmak suretiyle kendini öldürdü.

2. Hint Seferinde Gazneli Mahmud, Caypal’in oğlu Anandapal’ı 15.000 süvariyle yenilgiye uğratarak İndus Nehri kenarında bulunan Vayhand şehrini ele geçirdi.

3. Hint Seferi’ni 2. seferde kendisine destek olmayan Bhâtiya Racası Becî Rây’a karşı yapmıştır. 1004 yılında yapılan savaş 4 gün sürmüş ve alınan bu galibiyetle birlikte Bhâtiya bölgesi Gaznelilerin eline geçmiştir. Kuşatma sırasında ele geçirilmekten korkan Raca kaleye kaçmış ancak Gazneli birlikler tarafından takip edilmiştir. Caypal gibi o da intihar ederek ölmüştür. Gazneli Mahmut ele geçirdiği bolca ganimet ve 280 fil ile birlikte 1005 yılında Gazne’ye geri dönmüştür.

4. Hint Seferinde Multan Emiri Ebu’l-Feth Dâvud’un Sünnilikden ayrılıp Bâtınî görüşleri yaymaya başladığı için 1006 yılında ordusuyla harekete geçen Mahmud, Multan üzerine hareket eder. Fakat Sind Nehrinin suları yüksek olduğu için Pencap Racası Anandapal’dan, Multan’a geçmek için yardımda bulunmasını istemiştir. Bu isteği reddedilen Gazneli Mahmut, Anandapal üzerine saldırarak onu yenmiş ve Keşmir’e çekilmesini sağlamıştır. Gaznelilerin üzerine geldiğini öğrenen Dâvud, yenilgiye uğramaktan korktuğu için kaçarak Sind nehri üzerinde bir adaya sığınmıştır. Bu seferle birlikte Multan’a kadar olan bölge Gaznelilerin eline geçmiş ve Hindistan’da bulunan Bâtınîler öldürülerek huzursuzluk ortadan kaldırılmıştır. Multan Emiri olarak Caypal’in Müslüman olmuş torunu Suphal seçilmiş ve göreve getirilmiştir.

5. Hint Seferinde Multan Emiri Suphal’in, 1006-1007 yılları arasında Gazneliler ile Karahanlılar arasındaki mücadeleden faydalanarak ayaklanması üzerine yapılmıştır. Suphal’in Müslümanlığı bırakarak tekrar Hindu dinine döndüğünü ve isyan çıkardığını öğrenen Gazneli Mahmud, Karahanlılara karşı galibiyet elde etmesinin ardından 1008 yılında mevsimin kış olmasına rağmen ordusuyla birlikte Multan üzerine sefere çıktı. Suphal’ın isyanını kanlı biçimde bastıran Mahmud, Anandapal’ın yanına kaçmaya çalışan Suphal’ı esir almıştır. Suphal 400.000 dirhem gümüş fidye ödedikten sonra serbest bırakıldı.

6. Hint Seferinde Pencap Racası Anandapal ile birleşmiş olan Ucceyn, Gvalior, Kalincar, Kavenc, Delhi ve Keşmir Racalarının İslam dinine karşı tavır sergilemeleri üzerine, oluşturulmuş olan birleşik Hint ordusunu yenerek itaat altına almak için 1008 yılında yapılmıştır. Sayıca Hint ordusundan az olmasına karşılık Gazneliler, Vayhand şehri yakınlarındaki ovaya çekilip mevzide bekleyerek yapmış olduğu vur-kaç taktikleriyle Hint ordusunu yıpratmışlardır. Yapılan meydan savaşında Gazneli Mahmut, bir ara güç duruma düşmüşse de savaş esnasında yapmış olduğu çevirme harekatıyla Hint ordusunu bozguna uğratmış ve birleşmiş olan Racaları birbirinden ayırmıştır. Bu zaferden sonra Bhim Nagar kalesini (şimdiki Nagaur) 7 günlük bir kuşatmadan sonra ele geçirmiş ve buradaki putları kırmıştır. Yüklü miktarda ganimetle Gazne’ye dönen Mahmut’un bu başarısına dayanamayan Anandapal, üzüntüsünden fazla yaşayamayarak ölmüştür. Bu başarı Gazneli Mahmut’un İslam ve Hint dünyasındaki prestij ve şanını çok yükseltmiştir.

7. Hint Seferinde Gazneli Mahmud, büyük bir ticaret şehri olan Narayanpur’u itaat altına alabilmek için ordusuyla birlikte 1009 yılında Gazne’den ayrılmıştır. Buranın Racası Gazneli Mahmut’un ünü karşısında savaşmadan antlaşma yapmak zorunda kalmıştır. Haraç ödemek, ihtiyaç olduğunda 2.000 asker ve 50 savaş fili göndermek kaydıyla barış yapılmıştır.

8. Hint Seferinde 1010 yılında Multan’daki Karmatîlerin isyan etmesi üzerine harekete geçen Gazneli Mahmud, ayaklanmayı bastırmış, isyana önderlik eden Ebu’l-Feth Dâvud’u yakalatıp hapsettirmiştir. Buradan sonra 1011 yılında Herat’ın doğusundan geçen kervanlara saldırarak zenginleşen Gurlular üzerine yürümüştür. Yapılan zorlu çarpışmaların ardından Gurluları yenilgiye uğratarak bütün kalelerini ele geçirmiş ve Emir Muhammed bin Şanşabani esir alınmıştır. Esirliği sırasında Muhammed’in intihar ederek ölmesi üzerine, yerine oğlu Ebu Ali bin Muhammed bırakılmıştır. Bu bölgede İslamiyet’in yayılabilmesi için din adamlarını bırakmıştır.

9. Hint Seferinde Gazneli Mahmud, 1014 yılında Keşmir’e doğru ilerledi. İlk önce Pencap Racası Triloçanpal üzerine yürüdüyse de kışın erken gelmesiyle Gazne’ye geri dönmüştür. Triloçanpal ise Keşmir Racasından yardım ister. Fakat yapılan savaşta Hindular büyük bir bozguna uğratıldılar. Nandana da ele geçirilir. Yol boyunca birçok kaleyi ele geçiren Mahmut, Hinduları da Müslüman yapmıştır. Fethettiği birçok yerde mescitler yaptırdıktan sonra elde ettiği ganimetlerle birlikte Gazne’ye geri dönmüştür.

10. Hint Seferinde Delhi’nin 150 km. kadar kuzeyinde bulunan Thanesar şehrine ilerleyen Gazneli Mahmud, buradaki putların en büyüğü olan Hindularca kutsal sayılan Çakrasvamî putunu ele geçirmek ve oradaki iyi cins filleri almak istemiştir. Triloçannpal’in karşı koymaması halinde 50 fil vermeyi teklif etmişse de anlaşmaya varılamamıştır. Gazneliler Thanesar’a yaklaşmasına karşı Racalar kaçmış ve şehir yağma edilmiştir. Bahsi geçen put ise ele geçirilerek Gazne’ye götürülmüş ve Hinduların maneviyatı çökertilmiştir.

11. Hint Seferinde Gazneli Mahmud, 1016 yılında Lokhot Kalesi’ni zapt etmek için ilerlediyse de başarı elde edememiştir. Çünkü kuşatma sırasında çok şiddeti kış şartları olması ve Keşmir Racasının Triloçanpal’e yardım etmesinden dolayı 1016 Mart’ında Gazne’ye geri dönmek zorunda kalmıştır.

12. Hint Seferinde Gazneli Mahmut, 1017 yılında Harezmde çıkan bir karışıklığı hallettikten sonra Türkistandan ordusuna katılan yaklaşık 20.000 kişilik Türkmen grubu sayesinde ordusunu daha da büyüterek 1018 yılında tekrar harekete geçti. Yaklaşık 100.000 kişilik bir orduyla Ganj Nehrinin vadisine kadar uzanan birçok kenti ele geçirdi. Sirvasa Racası kaçarak şehir fethedildi. Yaklaşık 1.000.000 dirhem gümüş ve 30 fil ele geçirildi. Barar Racası Hardat ise Gazneli Mahmud’a katılıp 10.000 kişilik askeri ile Müslüman oldu. Mathura’nın 10 km. güneydoğusundaki Mahaban Racası Külçend ile yapılan savaşta Hint ordusu bozguna uğratılmış ve Külçend yakalanmamak için ailesini öldürmüştür. Bu savaştan sonra 185 fil ele geçirilmiştir. Kudüs kadar kutsal sayılan Mathura’yı karşı konulmadan fethetti. Agra’nın 170 km. doğusundaki Kanavcda bulunan birçok put mabedi yıkıldı. Buradaki Hint Tanrısı Vişnu’nun vatanı sayılan tapınaklarda bulunan hazineleri alıp dönerken 1018 yılında Gurlular’ın saldırısına uğradı. Fakat fazla kayıp vermeden Gazne’ye geri döndü.

13. Hint Seferinde Hindu Racaların Kanavcı geri almak için yaptıkları saldırılara karşılık vermek için 1019 yılı kışında harekete geçen Gazneli Mahmud, Pencap Racası Triloçanpal’in toplamış olduğu 150.000 piyade ve 600 filden oluşan ordusunu, Ramganga Nehri kıyısında yapılan savaşta bozguna uğrattı. Triloçanpal savaştan yaralı olarak kaçtı ve 200 fil ganimet olarak ele geçirildi. Yola devam eden Mahmud, Kalincar Racası Gandanın fillerle destekli büyük bir orduyla üzerine geldiğini öğrendi. Karşılaşma öncesi Raca İslam dinine davet edildiyse de teklifi kabul etmedi. Gaznelilerden sayıca fazla olan bu Hint ordusunun öncü birlikleri Gazneliler tarafından yenilgiye uğrayınca, korkuya kapılan Ganda savaş malzemelerini bırakmış ve ordusuyla birlikte gece karanlığından faydalanarak geri çekilmiştir. Hint ordusunun kaçtığını anlayan Mahmut, eşyalara el koymuş ve Hint ordusunu takip etmeye başlamıştır. Kaçan birçok Hint asker öldürülmüş ve 580 fil ele geçirilerek Gazne’ye geri dönülmüştür.

14. Hint Seferinde 1021 yılında harekete geçerek Keşmir yolunu kapatan ve 5 yıl önce alamadığı Lokhot Kalesi’ni zaptetmek için ilerleyen Gazneli Mahmut, aynı şekilde kış şartlarından dolayı kaleyi ele geçiremeden geri dönmek zorunda kalmıştır.

15. Hint Seferinde 1022 yılında Kalinca’a bağlı Gvalior Racası Ercan ‘ın kalesine saldıran Gazneli Mahmud, kayalık bir tepe üzerinde bulunan kaleyi, kuşatmanın 4. gününde Racanın barış istemesi üzerine ele geçirmiştir. Raca Gazneli Mahmud’a 35 fil vererek bağlılığını bildirdi. Buradan sonra yine büyük ve yalçın kayalar üzerine kurulmuş olan Kalincar Kalesini kuşatan Mahmud, kaleye yapmış olduğu şiddetli taarruzlar sonucunda Raca Ganda’nın barış istemesini sağlamıştır. Yapılan anlaşmaya göre; ganimet olarak 300 fil alınmıştır. Kalincar Kalesi ile egemenliği altında bulunan 15 kadar kalenin yönetimini Raca’ya bırakarak 1023 yılı baharında Gazne’ye geri dönmüştür.

16. Hint Seferinde 30.000 süvari ile 1025 yılında en ünlü seferine çıkan Gazneli Mahmud, Multan’a varınca çölü geçme hazırlığına başladı. 1 ayda büyük Tar Çölünü geçerek Hindistan’ın batısında bulunan Somnat’a vardı. İslam ülkelerindeki putların başına gelen olayların buradaki en üstün put olan Şiva tarafından verilen bir ceza olduğunu ileri süren Hindu inancını yıkmak istedi. Bu maksatla 1026 yılının Şubat ayında 4 gün süren kuşatmanın ardından şehri ele geçirdi. Buradaki Şivaya ait putu da 4 parçaya bölerek Gazne’ye gönderdi. 1026 yılı Nisan ayında büyük ganimetlerle dönerken Ganj Nehrinde bulunan Catların saldırısına uğramış ve büyük kayıplar vererek Gazne’ye ulaşmıştır.

17. Hint Seferinde 16. sefer dönüşü Catların yapmış olduğu saldırının ve vermiş olduğu kayıpların öcünü almak için 1027 yılında harekete geçen Gazneli Mahmud, elde etmiş olduğu zaferlerle Hint Müslümanları arasında bir kahraman konumuna geldi. Kurmuş olduğu 1400 nehir gemisinden oluşan donanmasıyla Cat gemilerini delmek suretiyle onları bozguna uğrattı. Nehrin iki kıyısını tutan süvari ve fillerden oluşmuş ordusu ile kıyıya çıkmak isteyen Catları yakalayıp öldürttü. Catların hazinelerini saklamış oldukları ada da yağma edilerek çok fazla ganimet elde edilmiş oldu. Bu bölgenin komutasını Ahmet Tegin’e bırakarak Gazne’ye geri döndü.
Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Paul Dwyer kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

1988 yılında Türkiye’de üç ay çalıştıktan sonra İngiltere’ye döndü ancak yine Türkiye’ye dönerek yaşamını Türkiye’de sürdürmeye karar verdi.

Paul Dwyer, 7 Kasım 1963 tarihinde İngiltere’nin Liverpol kentinde Kelt asıllı İskoç bir anne babanın oğlu olarak doğmuştur. İskoçya’da büyüdü. 12 yaşında babasının ona aldığı gitarla başladığı müzik serüveni üniversite çağlarına geldiğinde müzikoloji eğitimiyle mesleği oldu. İngiltere’nin Manchester şehrinde bulunan (Kraliyet Kuzey Müzik Koleji) Royal Northern College of Music‘de klasik gitar bölümünde öğrenimini tamamladı.

aslennereli.com

Üniversite yıllarında harçlığını kazanmak için sokak müzisyenliği yapan Paul Dwyer, okuldan arkadaşı Andy Clayburn ile bir grup kurarak “Endipol”adıyla müzik yapmaya başladı.

Paul Dwyer, bu sırada tanıştığı bir turizm acentası sahibinin teklifiyle önce Birleşik Arap Emirlikleri ülkelerinde ve Kıbrıs’ta, sonra da 3 ay için İstanbul Hilton Hotel’de müzik yapmak üzere 1988 yılında İstanbul’a geldi.

Paul Dwyer, İstanbul Hilton Hotel’de çalıştığı sırada sonradan eşi olacak Çiğdem Kalburcu ile tesadüfen tanıştı.

1988 yılında Türkiye’de üç ay çalıştıktan sonra İngiltere’ye döndü ancak yine Türkiye’ye dönerek yaşamını Türkiye’de sürdürmeye karar verdi.

Paul Dwyer, 1991 yılında Uşak eşrafından “Kalburcuzade” ailesinden Selahattin Kalburcu’nun kızı Çiğdem hanımla evlendi. Selina Dwyer (d.1998) adında kızı ve Eren Joseph Dwyer (d.2006) adında oğlu vardır.

Evlendikten sonra 2005 yılında TC. vatandaşı olan Paul Dwyer, Cenk Kalburcu adını aldı, ancak sadece bankalar ve resmi kurumlar dışında kimsenin Cenk Kalburcu adını kullanmadığını söylemiştir.

Kuran-ı Kerim okuduğunu, Ramazan ayında 30 gün boyunca oruç tuttuğunu ve ailesi ile birlikte Türk örf ve adetlerine göre bir yaşam sürdüğünü anlatan Paul Dwyer, çok iyi Türkçe konuşmaktadır.

Paul Dwyer ve Andy Clayburn’un birlikte kurdukları Endipol Grubu; 1991 ile 1993 yılları arasında Avrupa’da büyük ses getiren ve ilk 10’da yer alan şarkılar bestelemiştir. Türkiye’de bulundukları süre içersinde Zülfü Livaneli, Barış Manço, Mustafa Sandal, MFÖ, Kubat, İlhan Şeşen gibi birçok sanatçının albüm yapımında beraber çalıştılar.

Paul Dwyer; Habertürk TV’de yayınlanan Anadolu illerini gezip türküler peşinde gittiği sunuculuğunu yaptığı”Müzik ve yol” isimli kültür-müzik programıyla geniş kitleler tarafından tanındı. Geleneksel İskoç kıyafetleri ve elinde gitarıyla Anadolu’nun 75 ilini gezdiği bu program ile Türk Müziğinin en önemli eserleri üzerine 4 yılda 120’ün üzerinde belgesel film üretti ve sundu.

Paul Dwyer Music kanallarında türkülerimizi farklı bir yorumla yeniden günışığına çıkarıyor. Her hafta takipçilerinin istediği bir eseri; yeniden profesyonel bir kayıtla “Dünya Müzik Arşivi”ne ekliyor. Bu projenin devamı olarak yurt dışındaki konserlerinde türkülerimizi Paul Dwyer gözüyle Anadoludan Esintiler olarak yurt dışındaki Yabancı ve Türk seyircilerle buluşturmaya devam ediyor.

2020 yılında yönetmenliğini Yasin Uslu‘nun üstlendiği, senaryosunu Funda Çetin‘in kaleme aldığı tarih ve kurgu türündeki Türk yapımı “Ya İstiklal Ya Ölüm” adlı mini televizyon dizisinde 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Deniz Savaşları’nın İngiliz komutanı olan amiral Sir John de Robeck karakterini canlandırdı. Dizide İlker Kızmaz (Mustafa Kemal Paşa), Birkan Sokullu, Dolunay Soysert (Halide Edip Adıvar), Osman Sonant (Ali Fuat Cebesoy), Mehmet Özgür (Mehmet Akif Ersoy), Rıza Kocaoğlu, Hilmi Cem İntepe, Melis Sezen, Ushan Çakır (Salih Bozok), Burak Tamdoğan (Mustafa Fevzi Çakmak) gibi oyuncularda rol aldı.

Albümleri :
1991 – Belki Yes, Belki No
2010 – Ya Bugün Ya Da Yarın
2013 – Kar Var, Duman Yok
2015 – Paul Dwyer ile Klasik Gitar
2019 – Bach Cello Suites: Odds

Rol aldığı Filmler ve Dizileri :
2020 – Ya İstiklal Ya Ölüm (Sir John de Robeck) (Tv Dizisi)

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , , ,

Tevfik İleri kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Tevfik İleri, 1911 yılında Rize’nin ilçesi Hemşin’de doğmuştur. Tam adı Ahmet Tevfik İleri’dir. Babası Hafız Celal Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Tevfik İleri’nin doğumundan birkaç yıl sonra ailecek İstanbul’a göçtüler. İlk ve orta eğitimini İstanbul’da Gelenbevi Ortaokulu’nda yaptı. İstanbul Teknik Üniversitesinden inşaat mühendisi olarak 1933 yılında mezun oldu.

aslennereli.com

Tevfik İleri, üniversite öğrenciliğinin son yılında Millî Türk Talebe Birliği başkanlığını yaptı ve Türkçülük hareketlerinde etkili oldu. Razgrad’daki Türk mezarlığını tahrip eden Bulgar gençlerini protesto etmek, Türkçe’nin yaygın olarak kullanımını sağlamak ve yerli malını teşvik etmek için mitingler ve kampanyalar düzenlenmesinde öncülük etti.

Üniversiteden mezun olduktan sonra1933-1937 yılları arasında Karayolları Erzurum Bölge Müdürlüğünde kontrol mühendisi olarak meslek hayatına başladı. 1937- 1942 yıllarında Çanakkale‘de, 1942- 1950 yılları arasında Samsun‘da bayındırlık müdürlüğü yaptı. Samsun Karayolları 7. Bölge’nin ilk müdürüdür. 1950 yılı seçimlerinde Demokrat Parti Samsun milletvekili olarak TBMM‘ye girdi.

Tevfik İleri, Demokrat Parti’den 1950 yılında 9., 1954 yılında 10. ve 1957 yılında 11. dönem Samsun milletvekili olarak TBMM’de bulunmuştur.

Tevfik İleri, başbakan Adnan Menderes zamanında 22 Mayıs 1950 – 11 Ağustos 1950 tarihleri arasında Ulaştırma Bakanı olarak 11 Ağustos 1950 – 5 Nisan 1953 tarihleri arasında ve 13 Nisan 1957 – 25 Kasım 1957 tarihleri arasında Millî Eğitim Bakanı olarak, 25 Kasım 1957 – 19 Ocak 1958 tarihleri arasında Başbakan Yardımcısı ve 9 Ocak 1958 – 27 Mayıs 1960 tarihleri arasında Bayındırlık Bakanı olarak görev yaptı.

1953-1955 yılları arasında TBMM başkanvekilliği yapmıştır.

Bakanlıkları döneminde gerçekleştirdiği icraatların bazıları şunlardır: Din derslerini ilkokul programlarına soktu; din derslerinin okutulup okutulmama kararını velilerin seçimine bıraktı; 1930 yılında kapatılan İmam Hatip Liseleri’nin yirmi yıl sonra yeniden açılmasına öncülük etti. İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nü kurdu. Köy Enstitüleri onun ilk Milli Eğitim Bakanlığı döneminde kapatıldı. Köy Enstitüleri’ni yeniden düzenleyerek öğretmen okullarıyla birleştirdi. Atatürk Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik üniversitesi’nin açılışını gerçekleştirdi.

Tevfik İleri, 1933 yılında Vasfiye Hanım ile evlendi. Çiftin Cahide, Cahit, Ayşe adlarında üç çocukları oldu.

27 Mayıs 1960 darbesinin ardından tutuklanarak Yassıada’ya götürüldü. Yassıada mahkemelerinde idama mahkûm edildi, cezası ömür boyu hapse çevrildi. Yargılamanın ardından Kayseri bölge cezaevine yollanan Tevfik İleri, hastalanması üzerine Ankara Hastanesine kaldırıldı.

Tevfik İleri, 31 Aralık 1961 tarihinde Ankara’da 50 yaşında kanserden ölmüştür. Cenazesi, Cebeci Asri Mezarlığı’na defnedildi.

Anısına isminin verildiği birçok okul ve cadde bulunmaktadır.
Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Ece Yörenç kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

“Fatmagül’ün Suçu Ne?” dizisinin Melek Gençoğlu ile beraber senaristidir.

Ece Yörenç, 20 Ekim 1962 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Üniversiteye Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde devam ederken evlenince yarıda bıraktı. Daha sonra Vehbi Koç’un sekreterliğini yaptı. 1991 yılında eşini kaybedince de sigortacılık sektörüne girdi.

aslennereli.com

Ece Yörenç, evde boş vakitlerinde yazdığı hikayeleri bir arkadaşı Kandemir Konduk’a götürmüş, beğenilince Mahallenin Muhtarları dizisinin senaryo ekibine katılmış.

Ece Yörenç, on bir sene boyunca Mahallenin Muhtarları dizisini yazan altı kişilik ekipte yer aldı. Burada tanıştığı Melek Gençoğlu ile yolları bir daha hiç ayrılmaz. Melek Gençoğlu ile birlikte Ay Yapım’a geçerler ve orada peş peşe Türk televizyon tarihinde yer eden, çok sevilen dizileri yazmaya koyulurlar. Önce Zeynep dizisiyle başlarlar, onu 24 Saat adlı bir polisiye izler.

Ece Yörenç, Ali Yörenç ile evlendi. Eşi 1991 yılında vefat etti. Ali Yörenç (d.1987) adında bir oğlu vardır.

2006 yılında Melek Gençoğlu ile birlikte Reşat Nuri Güntekin’in “Yaprak Dökümü” adlı 134 sayfalık romanını beş buçuk sene süren bir dizi filme dönüştürür. Daha sonra, Reşat Nuri Güntekin’in bir başka eseri Dudaktan Kalbe’nin dizisini yazarlar.

2007 yılında Türkan Şoray ve Cihan Ünal’ın rol aldığı komedi “Aşk Yeniden” adlı dizinin senaryosunu yazdılar. Ardından 2008 yılında Halid Ziya Uşaklıgil‘in Aşk-ı Memnu adlı romanından uyarlanan Aşk-ı Memnu dizisinin senaryosunu yaparlar.

2007 yılında “Menekşe ile Halil” dizisinin senaryosunu yazar Elif Şafak’la başlayıp sonra kendileri devam ettirirler.

2010 – 2011 yılları arasında Vedat Türkali‘nin aynı adlı film senaryosundan uyarlanan, yönetmeni Hilal Saral olan “Fatmagül’ün Suçu Ne?” adlı dizinin senaryosunu Melek Gençoğlu ile birlikte yazdı. Başrollerinde Beren Saat ve Engin Akyürek’in oynadığı dizide diğer rolleri Sumru Yavrucuk, Musa Uzunlar, Civan Canova, Serdar Gökhan, Fırat Çelik, Buğra Gülsoy, Kaan Taşaner, Engin Öztürk, Deniz Türkali, Murat Daltaban Seda Güven, Esra Dermancıoğlu, Bülent Seyran gibi oyuncular paylaşmıştır.

2014 yılında yazar Nermin Bezmen’in “Kurt Seyit ve Şura” romanından uyarladıkları dizinin senaryosunu yazdılar.

Ödülleri :
2010 – 1.İsmail Cem Televizyon Ödülleri – En İyi Uyarlama Senaryo (Aşk-ı Memnu 2. Sezon)
2013 – 40. Altın Kelebek Ödülleri’nde Melek Gençoğlu ile En İyi Senaryo Ödülü’nü kazandı.

Filmleri ve Dizileri :
Senaryo :
2021 – Alba (Melek Gençoğlu ile birlikte) (TV Dizisi)
2017 – Cesur Ve Güzel (TV Dizisi)
2017 – Bu Şehir Arkandan Gelecek (Melek Gençoğlu ile birlikte) (TV Dizisi)
2014 – Kurt Seyit ve Şura (Melek Gençoğlu ile birlikte) (TV Dizisi)
2013 – 2014 – Medcezir (Melek Gençoğlu ile birlikte) (TV Dizisi)
2011 – 2012 – Kuzey Güney (Melek Gençoğlu ile birlikte) (TV Dizisi)
2010 – 2011 – Fatmagül’ün Suçu Ne? (Melek Gençoğlu ile birlikte) (TV Dizisi)
2008 – 2009 – Aşk-ı Memnu (Melek Gençoğlu ile birlikte) (TV Dizisi)
2007 – Menekşe ile Halil (Melek Gençoğlu ile birlikte) (TV Dizisi)
2007 – 2008 – Dudaktan Kalbe (Melek Gençoğlu ile birlikte) (TV Dizisi)
2007 – Aşk Yeniden (Melek Gençoğlu ile birlikte) (TV Dizisi)
2006 – 2010 – Yaprak Dökümü (Melek Gençoğlu ile birlikte) (TV Dizisi)
2005 – Zeynep (Melek Gençoğlu ile birlikte) (TV Dizisi)
2004 – Çalınan Ceset (Melek Gençoğlu ile birlikte) (TV Filmi)
2004 – Mars Kapıdan Baktırır (TV Dizisi)
2004 – 24 Saat (Melek Gençoğlu ile birlikte) (TV Dizisi)
2002 – Koçum Benim (Melek Gençoğlu ile birlikte) (TV Dizisi)
1992 – 2002 – Mahallenin Muhtarları (TV Dizisi)

Oyuncu :
2007 – Menekşe ile Halil (Yenge) (TV Dizisi) (2 Bölüm)

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Murat Başoğlu kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Murat Başoğlu, 1968 yılında İzmir’de doğmuştur. Tahir Başoğlu adında abisi vardır.

aslennereli.com

17 yaşından itibaren Mankenlik yaparken, 10 yıl podyumlardan sonra ekranlara transfer olan ve 5 sene televizyonda da yaptığı başarılı işlerle adından söz ettirdi.

Televizyonda ilk iş olarak 1996 yılında Şebnem Dönmez ile “Sabah Şekerleri” proğramını sundu. 1997 yılında Şebnem Dönmez ile “Görevimiz Tehlike” adlı yarışma programını sundu. 2012 yılında “Bir milyon Canlı Para” adlı yarışma proğramını sundu.

2003 yılında televizyonculuğu bırakıp “Biyer Reklam Ajansı”nı kurdu. Daha sonra “Tulipan” markasıyla tasarım ofisi de kurarak işlerini genişletti. Takkunya, Bobblehead ve Cartoonbox gibi markalar adı altında hediyelik eşya ve hayata keyif veren ürünler tasarlıyor.

1.83 boyunda , 73 kilo, 2008 yılından beri spor yapıyor ve vücut çalışıyor. Fit bir vücuda sahip olmak isteyen Murat Başoğlu, 2012 yılında Men’s Health dergisine üstü çıplak resmi ile kapak oldu.

8 Haziran 2012‘de Star TV’de yayınlanmaya başlayan “Benzemez Kimse Sana” adlı yarışma proğramının 1. Sezonunun sunuculuğunu yaptı.

2013 yılının başında yenisi başlayan ve TV8 ekranlarında gösterilen “Bir Fikrin mi Var?” adlı yarısma programında sunuculuk yapmaktadır.

Murat Başoğlu, 2003 yılında Hande Bermek ile evlendi. Can adında bir oğlu vardır. 11 Eylül 2017 tarihinde Kuşadası Adliyesi’nde görülen mahkeme neticesinde anlaşmalı olarak boşandı.

2013 yılında juri koltuğunda , Seyfi Dursunoğlu, Erol Evgin Ve Demet Akbağ’ın olduğu “Benzemez Kimse Sana” adlı yarışma programını Murat Başoğlu sundu.

24 Ocak 2015 Cumartesi akşamı Star tv’de başlayan ve Seyfi Dursunoğlu, Nükhet Duru ve Ümit Erdim ile birlikte jüri üyeliği yaptığı “Benzemez Kimse Sana” programının sunuculuğunu Murat Başoğlu yapmaya başladı.

Murat Başoğlu, 2015 yılında “Çilek Kokusu” adlı dizide Demet Özdemir, Yusuf Çim, Ekin Mert Daymaz, Mahir Günşiray, Uğur Demirpehlivan, Laçin Ceylan, Mine Tugay ile birlikte oynadı.

Filmleri :
2015 – Çilek Kokusu (Sinan Mazharoğlu) (TV Dizisi)
2014 – Senden Önce (Kısa Film)
2014 – Patron Mutlu Son İstiyor (Sinema Filmi)
2014 – Arkadaşım Hoşgeldin (Kendisi) (Tv Programı)
2014 – Analı Oğullu (Haluk) (TV Dizisi)
2010 – Makber (TV Dizisi)
2010 – 2012 – Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi (TV Dizisi)
2007 – Tatlı İntikam (TV Dizisi)
2002 – Zeybek Ateşi (TV Dizisi)
2001 – 90-60-90 (TV Dizisi)
1999 – Nilgün (2) (TV Dizisi)
1999 – Nilgün (Sinema Filmi)
1993 – Bizim Mahalle (TV Dizisi)
Kaynak:Biyografi.info

Aysun Kocatepe kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Aysun Kocatepe, 21 Ocak 1962 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Asıl adı Aysun İnöntepe’dir. Babası müzisyen Çetin İnöntepe, annesi Ayten İnöntepe’dir. Selma Güneri halasıdır. Aysun Kocatepe, İstanbul’da Avusturya Lisesini bitirdikten sonra girdiği Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi bölümünden son sınıfta ayrıldı.

aslennereli.com

Aysun Kocatepe, 1985 yılında evlendikten sonra müziğe başladı. Timur Selçuk’tan şan ve solfej eğitimi aldı. İlk albümünü 1986’da “Güldeste” adıyla müzik piyasasına çıkardı. 1991’de “Uluslararası Yunus Emre Şarkı Yarışması”nda eşi Ali Kocatepe’nin bestesi “Come Let’s Go To The Friend My Soul” ile ikinci oldu.

1996 yılından sonra profesyonel olarak sahne çalışmalarına başladı. 2007 yılında “Aşk Tadında Rüya Gibi Şarkılar” adını taşıyan bir dizi konser ve televizyon programlarıyla izleyicilerin karşısına çıktı. TRT FM’de radyo programları yaptı. 2009 yılı Mayıs ayında “Nerelerdeydin” adlı albümü piyasaya çıktı.

Son yıllarda Ali Kocatepe’yle birlikte özel orkestraları eşliğinde “Şiirler Şarkı Söyler” projeleriyle sahne alan Aysun Kocatepe, ayrıca “Müzikalite” adlı konseptle konserler düzenledi.

Aysun Kocatepe, müzisyen Ali Kocatepe ile 25 Mart 1985 tarihinde evlendi. İlkyaz Kocatepe (d.1990) adında bir kızları var.

Albümleri :
1986 – Güldeste
1988 – Neler Olacak Neler
1990 – İlk Yaz
1990 – Ki ki ki – Ko Ko Ko
1992 – Entel Zonta Sosyetede
1994 – Hadi Gari
2009 – Nerelerdeydin?
2016 – Aşka 22 Durak

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Lloyd Austin kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Lloyd Austin, 22 Ocak 2021‘den beri 28’ıncı Amerika Birleşik Devletleri savunma bakanıdır.

Lloyd Austin, 8 Ağustos 1953 tarihinde Alabama, ABD’de doğmuştur. Tam adı Lloyd James Austin III’dir. Thomasville, Georgia’da büyüdü. 1975 yılında Amerika Birleşik Devletleri Askeri Akademisi’nden (West Point) Lisans Diploması ile mezun oldu. Daha sonra 1986’da Auburn Üniversitesi Eğitim Koleji’nden danışman eğitimi alanında Master of Arts derecesiyle ve 1989’da Webster Üniversitesinden işletme yönetimi alanında Master derecesiyle mezun oldu. Piyade Subayı Temel ve İleri Kursları, Ordu Komutanlığı ve Genelkurmay Koleji ve Kara Harp Okulu mezunudur.

aslennereli.com

Subay olarak mezun olduktan sonra ilk görev yeri Almanya‘daki 3. Mekanize Piyade Tümeni’ni idi. 1998 yılında 3. Tugay, 505. Paraşüt Piyade Alayı komutanı olarak görv yaptı. Amerikan ordusunda birçok değişik yerlerde ve görevlerde çalıştı. Eylül 2003’ten Ağustos 2005 tarihleri arasında Afganistan‘daki Savaş sırasında, Birleşik Ortak Görev Gücü Komutanı olarak 10. Dağ Tümeni’nin komutanı olarak görev yaptı.

8 Aralık 2006’da korgeneral olan Lloyd Austin, North Carolina’nın Fort Bragg üssünde konuşlu XVIII Airborne Corps (XVIII Hava Kolordusu) komutanlığına getirildi. Şubat 2008’de Irak’taki Çok Uluslu Kolordunun da komutanı oldu ve Irak’taki operasyonları yönetti. 18 Aralık 2011 tarihine kadar Irak’ta görev yaptı.

31 Ocak 2012’den 22 Mart 2013’e kadar Amerika Birleşik Devletleri Ordusu’nun 33. genelkurmay başkan yardımcısı olarak görev yaptı.

Lloyd Austin, 2012’nin sonlarında Başkan Barack Obama tarafından aday gösterildikten sonra 22 Mart 2013’te Amerika Birleşik Devletleri Merkez Komutanlığı’nın (CENTCOM) 12. komutanı oldu.

Haziran 2014’te IŞİD‘in Musul’un kontrolünü ele geçirmesinin ardından Irak ve Suriye‘de IŞİD‘e karşı askeri harekat planının geliştirilmesini ve uygulanmasını denetledi. 2015 yılında Austin, Silahlı Hizmetler Senatosu Komitesi’nde, Suriyelileri IŞİD ile savaşmaları için eğitmeyi amaçlayan bir ABD programının başarılı olmadığını duyurdu. Lloyd Austin, Suriye’de IŞİD’le mücadelede YPG’yi destekleyen isimlerden biriydi.

Lloyd Austin, 1980 yılından beri Charlene Denise Banner ile evlidir. 2 çocuğu vardır.

Silahlı kuvvetlerden 5 Nisan 2016 tarihinde Orgeneral rütbesiyle emekli oldu ve daha sonra Raytheon Technologies, Nucor ve Tenet Healthcare yönetim kurullarında görev yaptı.

7 Aralık 2020‘de Başkan Joe Biden‘ın Lloyd Austin‘i savunma bakanı olarak aday göstereceği bildirildi. Lloyd Austin, 22 Ocak 2021 tarihinde senatoda yapılan oylama sonunda ilk Afrika kökenli Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanı oldu.

9 Kasım 2020 tarihinde Donald Trump tarafından görevden alınan savunma bakanı Mark Esper’in yerine vekaleten atanan Christopher Charles Miller’den savunma bakanlığı görevini 22 Ocak 2021 tarihinde teslim aldı.
Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Gülsüm Kav kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Gülsüm Kav, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun kurucularından olup, halen platform genel temsilciliğini yürütmektedir.

Gülsüm Kav, 1971 yılında Amasya’da doğmuştur. Tam adı Ceylan Gülsüm Kav’dır. 1996 yılında Eskişehir Anadolu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Gülsüm Kav, 2002 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deontoloji ana bilim dalıdan uzmanlığından mezun oldu.

aslennereli.com

Gülsüm Kav, tıp etiği uzmanı olarak başladığı kariyerine, 2003-2012 yılları arasında İstanbul Sağlık Müdürlüğü Hasta Hakları Uzmanlığı ile devam etmiştir. 2012 yılından sonra Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uzman hekim olarak çalışmaya devam etmiştir. Ankara ve İstanbul Tabip Odalarında İnsan Hakları Komisyonunda, İstanbul Tabip Odası yayın organı Hekim Forumunda, Kadın Hekimlik Komisyonunda, Etik Kurul’da ve TTB Kadın Hekimlik Kolu İstanbul temsilciliğinde görev aldı.

İstanbul Tabip Odası, Türkiye Biyoetik Derneği, Tıp Etiği ve Hukuku Derneği üyesidir. Kadın haklarına dikkat çekmek üzere Yarın gazetesinde ve diğer gazete ve dergilerde yazıları yayınlanmaktadır.

Bir feminist aktivist olan Gülsüm Kav, Gülsüm Kav, 2010 yılından beri Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun kurucularından olup, halen platform genel temsilciliğini yürütmektedir. Gülsüm Kav ayrıca 2014 yılında Birleşik Haziran Hareketinin Yürütme Kuruluna da seçilmiştir.

Gülsüm Kav, 2020 yılında BBC‘nin ilham veren en etkili 100 Kadın listesine girdi. Yarın Haber gazetesi yazarları arasındayken Yeni Yaşam gazetesinde de yazıları yayınlandı.

Gülsüm Kav, her fırsatta ve her platformda İstanbul Sözleşmesi‘nin önemini dile getiriyor.

Kitapları :
2020 – Yaşasın Kadınlar: Türkiye’de Kadın Cinayetleri Gerçeği ve Çözüm Yolları

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Sevinç Aktansel kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Sevinç Aktansel, 27 Kasım 1937 tarihinde İstanbul‘da doğmuştur. Annesi Mesa’det Aktansel, babası Saim Turgut Aktansel’dir. Tiyatro eğitimini Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Yüksek bölümü’nde tamamladı.

aslennereli.com

Sevinç Aktansel, 15 yıl Ankara Devlet Tiyatrosu‘nda, 13 yıl Bursa Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu’nda, 12 yıl da İstanbul Devlet Tiyatrosu‘nda oyuncu ve yönetmen olarak çalıştı.

Sevinç Aktansel, 70’e yakın oyunda oyunculuk yaptı, 20’den fazla oyun yönetti. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Trakya üniversitesinde diksiyon, konuşma, tiyatro ve ikna dersleri verdi.

2002 yılında “Tatlı Hayat” adlı dizide Haluk Bilginer’in annesi Cevriye Yıldırım rolünde oynarken; dizinin başrollerinde Türkan Şoray, Haluk Bilginer, Asuman Dabak, Çolpan İlhan, Neco, Celal Kadri Kınoğlu, Gamze Özçelik, Emre Altuğ, Veysel Diker oynamıştır.

2007-2009 yılları arasında yayınlanan “Bez Bebek” dizisinde Makbule-Makbuş karakterini canlandırırken, Evrim Akın, Tan Sağtürk, Alpay Kemal Atalan, Fatoş Kabasakal, Reyhan Asena Keskinci, Ege Tanman, Oya Aydoğan, Sibel Kasapoğlu, Mehmet Usta, Şükran Ovalı gibi isimler rol aldı.

Sevinç Aktansel, ** Çetinok ile evli idi, Can Çetinok ve Cem Çetinok adlarında iki oğlu vardı. Eşini 1995 yılında (ALS) hastalığı nedeniyle kaybetti. Çocukları da aynı hastalıkla uğraşmaktadır.

Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) hastalığı nedeniyle Kadıköy’de bir bakımevinde kalan Sevinç Aktansel, 25 Ağustos 2011 tarihinde İstanbul, Kadıköy’de 74 yaşında ölmüştür.

Rol aldığı tiyatro oyunları :
2010 – King Kong’un Kızları : Theresia Walser – İstanbul Devlet Tiyatrosu
1973 – Çalıkuşu : Reşat Nuri Güntekin, Necati Cumalı – Ankara Devlet Tiyatrosu
1971 – Batak (oyun) : Galip Güran – Ankara Devlet Tiyatrosu
1969 – Kral Üşümesi : Sabahattin Kudret Aksal – Ankara Devlet Tiyatrosu
1965 – İstanbul Efendisi : Musahipzade Celal – Ankara Devlet Tiyatrosu
1964 – Yaşlı Bayanın Ziyareti : Friedrich Dürrenmatt – Ankara Devlet Tiyatrosu
1964 – Rüya Oyunu : August Strindberg – Ankara Devlet Tiyatrosu
1963 – Rose Bernd : Gerhart Hauptmann – Ankara Devlet Tiyatrosu
1963 – Size Öyle Geliyorsa Öyledir : Luigi Pirendello – Ankara Devlet Tiyatrosu
1962 – Robenson Ölmemelidir : Friedrich Christoph Förster – Ankara Devlet Tiyatrosu
1962 – Çalıkuşu : Reşat Nuri Güntekin, Necati Cumalı – Ankara Devlet Tiyatrosu
1960 – Gergedan : Eugene İonesco – Ankara Devlet Tiyatrosu

Filmleri ve Dizileri :
2009 – Acemi Cadı (TV Dizisi)
2007-2009 – Bez Bebek (Makbule-Makbuş) (TV Dizisi)
2006 – Kadın severse (Adile) (TV Dizisi)
2006 – Tutkunum sana (TV Dizisi)
2006 – Kabuslar Evi: Gece Gelen Arkadaşlar (Sinema Filmi)
2005 – Aşk her yaşta (Bedia) (TV Dizisi)
2004 – Gece Yürüyüşü (Sinema Filmi)
2004 – Büyük yalan (TV Dizisi)
2003 – Büyümüş de küçülmüş (Kamuran) (TV Dizisi)
2003 – Şarkılar seni söyler (Semahat) (TV Dizisi)
2003 – Hayat Bilgisi (TV Dizisi)
2002 – Tatlı Hayat (Cevriye Yıldırım) (TV Dizisi)
2002 – Asmalı Konak (TV Dizisi)
2001 – Nasıl evde kaldım (TV Dizisi)
2000 – Evdeki Hesap (TV Dizisi)
2000 – Dar Alanda Kısa Paslaşmalar (Sinema Filmi)
1999 – Küçük besleme (TV Dizisi)
1997 – İlişkiler (Nermin) (TV Dizisi)
1996 – Şehnaz Tango (TV Dizisi)
1995 – 1998- Eltiler (TV Dizisi)
1994 – Dönüş (Kısa Film)
1994 – Ay vakti (Sinema Filmi)
1992 – Saygılar bizden (Neriman Iplikçi) (Video)
1992 – Yağmur Beklerken (TV Dizisi)
1989 – Can Şenliği (Sinema Filmi)

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Esin Civangil kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Ekmek Teknesi adlı TV dizisinde Jale karakterini canlandırmasıyla tanınmıştır.

Esin Civangil, 12 Temmuz 1981 Tarihinde İzmit’de doğmuştur. Kamera karşısına ilk kez Ekmek Teknesi isimli dizide canlandırdığı Jale karakteri ile tanındı. Küçük bir mahallede yaşayan insanların yaşadıklarını ve mahalle ortamının sıcaklığını anlatan dizinin başrollerinde ise Savaş Dinçel, Sermin Hürmeriç, Peker Açıkalın, Cem Kılıç, Melike Güner, Kadir Çöpdemir ve Ekin Türkmen yer aldı.

aslennereli.com

Sırlar Dünyası, Büyük Buluşma gibi yapımlarda yer alan Esin Civangil, 2007’deki Buket rolüyle Arka Sıradakiler dizisiyle yeniden popülerliğini kazandı. Pusat, Benim Annem Bir Melek gibi dizilerde rol alarak kariyerine devam eden Civangil, 2014’te Güzel Köylü dizisindeki rolüyle ekranlardaki yerini korudu.

Esin Civangil 2008’de Benim Annem Bir Melek isimli dizide Şebboy karakterini canlandırdı. Dizi, gelini ve oğluna istediği her şeyi yaptırmak için uğraşan Melek isimli bir kadın yaptıklarını komik bir şekilde anlatıyor. Dizinin başrollerinde ise Oya Başar, Dolunay Soysert, Ali Sunal ve Tarık Ünlüoğlu yer aldı.

Esin Civangil, 2009 yılında Kadri’nin Götürdüğü Yere Git isimli filmde Umut karakterini canlandırdı. Film, sevgilisinden ayrılan arkadaşına yardım etmek isteyen Kadri isimli bir adamın yaptıklarını anlatıyor. Filmin başrollerinde ise Şafak Sezer, Alp Kırşan, Ahmet Mümtaz Taylan ve Esin Civangil yer aldı.

2014’te ise Güzel Köylü isimli dizide Kamuran karakterini canlandırdı. Dizi, nişanlısından ayrılan Gül isimli genç bir kızın, ninesini ziyaret etmesiyle değişen hayatını anlatıyor. Dizinin başrollerinde ise Gizem Karaca, Mehmet Ali Nuroğlu, Berk Cankat, Ahmet Mümtaz Taylan ve Zerrin Sümer yer aldı.

Filmleri ve Dizileri :
2019 – Hemen Döneriz (Sinema Filmi)
2019 – Baharı Beklerken (Neslihan) (TV Dizisi)

2019 – Keşfedilmemiş Çocuklar (Sinema Filmi)
2019 – Kızım Gibi Kokuyorsun (Zeynep) (Sinema Filmi)
2019 – Bahtsız Bedri (Meral) (Sinema Filmi)
2018 – Ölümü gör (Demet) (TV Filmi)
2018 – İyi ki Doğdun Abla (Gamze) (Sinema Filmi)
2016 – Nasıl Yani (Elmas) (Sinema Filmi)
2016 – Temel ile Dursun İstanbul’da (Sinema Filmi)
2014 – Güzel Köylü (Kamuran Yaşabasmaz) (TV Dizisi)
2013 – Gönül Hırsızı (TV Dizisi)
2008-2009 – Arka sıradakiler (Buket Tezcan) (TV Dizisi)
2009 – Kadri’nin götürdügü yere git (Umut) (Sinema Filmi)
2008 – Benim Annem Bir Melek (Şebboy) (TV Dizisi)
2008 – Cesaretin var mı aşka (TV Dizisi)
2007 – Yuvamı yıkamazsın (Hatice) (TV Filmi)
2007 – Pusat (Nergis Kuyucu) (TV Dizisi)
2006 – Memleket Hikayeleri (TV Filmi)
2006 – Felek ne demek (Buse) (TV Dizisi)
2006 – Emanet Kız (TV Filmi)
2004 – Büyük Buluşma (TV Dizisi)
2004 – Mavi Rüya (Yasemin) (TV Dizisi)
2002 – Ekmek teknesi (Jale Somuncu) (TV Dizisi)
1996 – Sır kapısı (Funda) (TV Dizisi)

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Sadi Öziş kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Demirden yaptığı soyut heykelleriyle tanınmıştır.

Sadi Öziş, 26 Şubat 1923 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Babası Tevfik Öziş’dir. Ortaokul ve lise öğrenimini İstanbul Erkek Lisesi’nde yaptı. 1944 yılında başladığı İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Dekorasyon Bölümü Moda atölyesinden Kenan Temizan’ın öğrencisi olarak 1947 yılında mezun oldu.

aslennereli.com

Sadi Öziş, 1947 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nın açtığı sınavı kazanarak Neşet Günal, Refik Eren ve İlhan Koman‘le birlikte devlet bursu ile Paris‘e gönderildi. Paris’te André Lhote Atölyesi’nde, Academie Grande Chaumiere, Atelier de L’art Apstrait’de resim çalışmaları, Ecole du Louvre, Academie Julian ve Paul Colin atölyelerinde tiyatro dekoru ve kostümü öğrenimi gördü. 1952’de Türkiye’ye döndü.

Sadi Öziş, 1953 yılında akademi bünyesinde kurulan metal atölyesinde İlhan Koman, Ali Hadi Bara, Şadi Çalık ve Zühtü Müridoğlu ile çalışmaya başladı. Aynı dönemde fabrikatör Mazhar Süleymangil’in sağladığı sermaye ile 1956 yılında İstanbul‘da Şadi Çalık ve İlhan Koman ile birlikte ‘Karemetal’ adlı mobilya atölyesini kurdular. Türkiye’de modern mobilyayı ilk geliştiren oldular.

Fransız Grup Espas’tan esinlenerek 1955 yılında Ali Hadi Bara, İlhan Koman ve mimar Tarık Carım ile Türk Grup Espas adlı topluluğu kurdu.

Sadi Öziş,1957 yılından itibaren İlhan Koman ve Şadi Çalık ile birlikte kurduğu metal atölyesinde heykel çalışmaları yaptı. İnce, demir çubukları kaynak kullanarak birleştirip soyut formlara dönüştürdüğü çalışmalar yaptı. Kare Metal grubu, 1958’de İlhan Koman’ın ilgisini yeniden heykele yönlendirmesi ve Brüksel Fuarı hazırlıkları dolayısıyla gruptan ayrılmasıyla dağıldı. Yine heykele geri dönmeye karar veren Şadi Çalık’ın da ayrılmasının ardından Sadi Öziş atölyede zanaatkârlarla tek başına kaldı. Kare Metal’in yanında, 1962’de ortağı Gevher Bozkurt’la kurduğu Galeri T’de dekorasyon çalışmalarını sürdüren Sadi Öziş, 1966’da iki firmayı da kapatarak Paris’e gitti ve mobilya çalışmalarını sonlandırdı.

Kare Metal’in ürettiği mobilyalardan bazıları hâlen özel koleksiyonlarda ve Sadi Öziş’in kişisel koleksiyonunda yer almaktadır.

Sadi Öziş, 1962’de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nin Dekoratif Sanatlar Bölümü’ne üslup ve kostüm tarihi öğretmeni olarak atandı. 1969’da aynı kurumda profesör oldu.

Sadi Öziş, 1970 yılında 31. Devlet Resim ve Heykel sergisinde heykelde birincilik ödülünü aldı.

Sadi Öziş, evli idi ve Neptün Öziş (d. 1970) adında bir oğlu vardır.

Sadi Öziş, 17 Ocak 2012 tarihinde İstanbul’da 89 yaşında ölmüştür.
Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Çağrı Vila Lostuvalı kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Masumlar Apartmanı dizisinin yönetmenidir.

Çağrı Vila Lostuvalı, 27 Ekim 1978 tarihinde Edirne’de doğmuştur. İzmir Özel Çamlaraltı Koleji ve 60. Yıl Anadolu Lisesi’nde ortaöğrenimini 1996 yılında bitirdikten sonra Eskişehir Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema Televizyon Bölümünde öğrenimini tamamladı. İstanbul Bilgi Üniversitesinde yüksek lisansını yaptı.

aslennereli.com

Çağrı Vila Lostuvalı, ünversite bittikten sonra televizyon sektörü çerisinde yer almaya başlamış ve çoğu yönetmende olduğu gibi ilk olarak yardımcı yönetmenlik yapmıştır.

Çağrı Vila Lostuvalı, 2007 yılında yapımcılığını Tomris Giritlioğlu, yönetmenliğini Cevdet Mercan’ın yaptığı “Asi” dizisinin yardımcı yönetmenliğini yaparak meslek yaşamına adım attı. Dizinin başrollerinde Tuba Büyüküstün, Murat Yıldırım, Selma Ergeç, Çetin Tekindor, Nur Sürer oynamıştır.

2012 yılına kadar yardımcı yönetmen olarak çeşitli dizilerde görev almasının ardından “Suskunlar” dizisinde yönetmenlik koltuğuna M. Çağatay Tosun ile birlikte oturmuştur. Dizinin başrollerinde Murat Yıldırım, Sarp Akkaya, Güven Murat Akpınar, Aslı Enver, Berk Hakman, Pelin Akil oynamıştır.

2013-2014 yıllarında senaryosunu Berkun Oya ve Nuran Evren Şit’in yazdığı “İntikam” adlı dizinin 23ncü bölümünden sonra yönetmenliğini yapmıştır. Dizide Beren Saat, Yiğit Özşener, Nejat İşler, Mert Fırat, Zafer Algöz, Alican Yücesoy, Engin Hepileri, Başak Daşman, Ezgi Eyüboğlu gibi oyuncular rol almıştır.

2015-2017 yıllarında senaryosunu Ethem Özışık’ın yazdığı ve başrollerinde İlker Kaleli, Burçin Terzioğlu, Musa Uzunlar’ın oynadığı “Poyraz Karayel” dizisinin 1-62 bölümlerinin yönetmenliğini yapmıştır.

2020-2021 yıllarında Gülseren Budayıcıoğlu’nun Madalyonun İçi romanının uyarlanan “Masumlar Apartmanı” dizisinde yönetmenlik yaptı. TRT 1’de yayınlanan dizinin başrollerinde Birkan Sokullu, Farah Zeynep Abdullah, Ezgi Mola ve Merve Dizdar yer almaktadır.

Ödülleri :
2015 – Altın Kelebek Ödül Töreni – En İyi Dizi Yönetmeni (Poyraz Karayel)

Filmleri ve Dizileri :
Yönetmen :
2020-2021 – Masumlar Apartmanı (TV Dizisi)
2018 – 8. Gün (TV Dizisi)
2017 – Bu Şehir Arkandan Gelecek (TV Dizisi)
2015-2017 – Poyraz Karayel (TV Dizisi)
2013-2014 – İntikam (TV Dizisi)
2012 – Suskunlar (TV Dizisi)

Yardımcı Yönetmen :
2009 – Babam Büfe (Sinema Filmi)

2008-2009 – Yaprak Dökümü (TV Dizisi)
2007 – Zeynep’in sekiz günü (TV Dizisi)
2007 – Yersiz Yurtsuz (TV Dizisi)
2007-2009 – Asi (TV Dizisi)

Oyuncu :
2010 – Yaprak Dökümü (TV Dizisi)

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Levon Panos Dabağyan kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Türkiye Ermenisi araştırmacı-yazar olan Levon Panos Dabağyan, Alparslan Türkeş ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile ilgili kitap yazan ilk Ermenidir.

Levon Panos Dabağyan, 11 Kasım 1933 tarihinde İstanbul’un Fatih ilçesi Aksaray’da Ermeni bir aile olan Kirkor Karacıyan ve Siranuş Dabağyan’ın çocuğu olarak doğmuştur. Baba tarafı Van‘dan Kastamonu‘ya ve oradan da İstanbul‘a göç eden Karacıyanlar ve anne tarafı ise ErzurumVan yöresinden İstanbul‘a göç eden Dabağyanlar’a dayanmaktadır. Dabağyan ailesi Ermeni Apostolik Kilisesi’ne mensuptur. Babası Krikor Efendi ailevi bir sebepten dolayı Dabağyan soyadını alarak evlatlarına da aynı soyadını vermiştir. İlkokul-ortaokul ve lise öğrenimini İstanbul’daki Ermeni okullarında tamamladı.

aslennereli.com

Ailesi gibi kuyumcu olacakken başka mesleklere yöneldi. Yıllar boyunca çeşitli gazetelerde yazarlık yaptı. Bir süre patrikhanenin basın sözcülüğünü de yaptı.

Türk vatandaşı olan Levon Panos Dabağyan, 1954 yılında bahriyeli olarak askerliğini yaptı.

1967 yılında gazeteciliğe “Yeni İstanbul” gazetesinde muhabir olarak başladı. Son Havadis, Bugün, Hakikat, Yeşil Belde, Anadolu Ekspres, Milli Ekonomi ve Ziraat, Bizim Mücadele, Durum, Yeni Gazete, Ortadoğu, Bâb-ı Ali’de Sabah, Tercüman, Gavroş, Parev, Artar ve Nov Artar gazetelerinde makaleler ve çeşitli yazılar yazdı.

Levon Panos Dabağyan, 2005 yılında Ankara‘da yapılan Türk Metal-İş Sendikası ve Ulusal Güvenlik Stratejileri Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen “Her Yönüyle Ermeni Sorunu ve Tarihi Gerçekler” konferansında “Bugün bir TürkiyeErmenistan savaşı çıksa, kesinlikle Türk cephesinde yer alır ve Ermenistan‘a karşı savaşırdım. Ermenistan’ın toprak taleplerinin arkasında, aslında bir Ermeni devleti kurmak değil, büyük İsrail‘i gerçekleştirmek emeli yatmaktadır” diye konuştu. Ayrıca Zeytunların kökeninin Pakraduniler olduğunu ve Zeytun İsyanı’nın arkasında Fransa ve Vatikan’ın bulunduğunu, isyanın düzenleyicilerinin Pakraduniler olduğunu ileri sürmüştür.

Türkiye Ermenisi araştırmacı-yazar olan Levon Panos Dabağyan, Alparslan Türkeş ve Milliyetçi Hareket Partisi ile ilgili kitap yazan ilk Ermenidir. Türk tarihinde Ermenilere yapılmış bir soykırımın olmadığını savunmuştur. Türkiye’nin doğusunda isyan çıkaran Ermenilerin sürüldüğünü söyleyen Dabağyan, Türk Tarih Kurumu Tarih Araştırmaları Grubunda çalışmıştır.

Dabağyan, 1915’te yaşananları yok saymaz, ancak ‘soykırım’ da demez; bunun yerine ‘1915 Tehciri Faciası’ ya da ‘1915 Tehciri Trajedisi’ der; 1915’i uğursuz bir yıl olarak niteler. Ona göre 1915’ten Türk halkı değil İttihat ve Terakki yönetimi sorumludur

Levon Panos Dabağyan, 1959 yılında eşi Eliz ile evlendi ve evliliğinden 1960’ta Alis isimli kızları oldu.

1967 yılında Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’ne giren ve sonrasında MHP‘de bir dönem yöneticilik yapmış olan Levon Panos Dabağyan, 1969 yılında MHP’den İstanbul milletvekili adayı olmuştur. MHP‘nin amblem olarak üç hilal figürünü seçmesine vesile olmuştur.

Kendini ‘Osmanlı Ermenisi’ olarak tanımlayan Levon Panos Dabağyan, MHP camiasında ‘Levon Amca‘ olarak da bilinir. Levon Panos Dabağyan, 2013 yılındaki bir röportajında şunları söylemişti:

1969 yılında, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi, Adana‘da büyük kongresini topladı. Bu kongre partinin adının Milliyetçi Hareket Partisi olduğu ve genel başkanlığa Alparslan Türkeş‘in getirildiği kongredir. O dönemde Alparslan Türkeş‘in yakın çevresinde bulunuyordum kongrede yerimi aldım. Parti Atsızcılar (Nihal Atsız) ile Türkeşçilerin çekiştiği bir virajdaydı. Partinin ambleminin ne olacağı gündeme gelince, Atsızcı kanat ‘kurt’un amblem olarak seçilmesini önerdi, fakat ben ‘Biz Osmanlıyız! Bize üç hilal yakışır!’ diyerek bağırdım. Bu çağrım alkışlarla desteklendi ve partinin amblemi olarak üç hilal seçildi. Böylece üç hilal MHP, kurt ise Ülkü Ocakları amblemi oldu.”

Levon Panos Dabağyan, 7 Mayıs 2017 tarihinde İstanbul’da 84 yaşında ölmüştür. Şişli Ermeni Mezarlığına defnedilmiştir.

Kitapları :
1973 – Çağ Açan Hükümdar –Fatih
1993 – Türkiye ermenileri tarihi
2001 – Pearl-Harbur’dan Hiroşima’ya
2002 – Osmanlı’da şer hareketleri ve II. Abdülhamid Han
2003 – Kemalizm Işığında Azınlık Gözüyle Atatürk
2004 – Zaman tünelinde tüm yönleriyle sinema dünyası
2005 – Fatih ve Fetih Olayı
2005 – Paylaşılamayan Belde Konstantiniyye
2006 – 100 makale, 100 yorum
2006 – Türk cihan hakimiyetine açılan yol: Malazgirt Meydan Muharebesi (26-Ağustos-1071)
2006 – Zaman tünelinde Şehr-i İstanbul’un seyir defteri: semt-i Eyyüb, semt-i Eminönü, semt-i Yeşilköy
2007 – Emperyalistler kıskacında Ermeni tehciri: Türk Ermenileri
2009 – Başbuğ Türkeş ve milliyetçilik: siyasi hayatım ve düşüncelerim
2010 – Tarihin ışığında Ermeni meselesi ve 1915 kaosu
2011 – Geçmişten günümüze Millet-i sâdıka 1: Osmanlı Ermenileri
2012 – Geçmişten Günümüze Millet-i Sâdıka-2: Sanat Dünyamızda Ermeniler
2013 – Geçmişten Günümüze Millet-i Sâdıka-3: İstanbul’da Gündelik Hayat
2014 – Osmanlı Ermenileri ve bir devrin anatomisi
2014 – Bilinmeyen Sultan II. Abdülhamid Han-1
2016 – Türk denizcilik tarihi ve Ertuğrul fırkateyni

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Prof.Dr.Ahmet Saltık kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Prof. Dr. Ahmet Saltık Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesidir.

Ahmet Saltık, 14 Kasım 1953 tarihinde Elazığ’da doğmuştur. Aslen Tunceli Hozat’lıdır. Babası Emniyet Başkomiseri Halis Zeki Saltık, İstanbul Sirkeci’de kurulan pusu ile 7 Temmuz 1980 günü şehit oldu. Hülya Saltık (d. 1961) adında kız kardeşi ve Ali Haydar Saltık (d. 1957) adında doktor olan bir kardeşi vardır. Babasının polis olup tayini ile 1960 sonbaharında Gaziantep’e ailecek taşındılar. İlkokulu Kayacık İlkokulu (1980’den sonra adı Fatih Sultan Mehmed okulu oldu) ve ortaokulu Gaziantep’te okudu. Van Lisesini 1971 yılında birincilikle bitirdi. NATO bursunu da birincilikle kazanarak 1971 yılında İngiltere’de dil eğitimi aldı. Aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girdi. 1976 yılında Londra Tıp Fakültesi’nde staj yaptı. 1977 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirerek tıp doktoru oldu. Sağlık Hukuku alanında tezli master (yüksek lisans) yaptı.

aslennereli.com

Ahmet Saltık, doktor olarak mezun olduktan sonra Keban’da 1 yıl SSK hekimliği ve yeraltı maden işletmesi hekimliği yaptı.

1978 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Halk Sağlığı dalında uzmanlık eğitimine başladı ve 1981 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Halk Sağlığı Uzmanı doktor oldu.

1981-1982 arasında Elazığ Lepra (Cüzzam) Hastanesi Başhekimliği yaptı. 1982 yılında Elazığ ve Kocaeli Sağlık Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. 1981-1988 yılları arasında Elazığ’da muayenehane hekimliği ve Çimento fabrikası ile kağıt fabrikasında işyeri hekimlikleri yaptı.

Aynı yıllarda arasında Elazığ’da Halk Sağlığı Bölge Lab. Müdürlüğünü yürüttü. Yerel Fırat Gazetesi’nde 1 yıl, günlük tıbbi ve politik yazılar yazdı. 1986 yılında ABD Texas School of Public Health’te eğitim aldı.

1988 yılında Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’na Yrd. Doçent olarak atandı ve bu Anabilim Dalı’nı kurdu.

9 Ekim 1990 tarihinde Doçent, 17 Ocak 1996 tarihinde profesör oldu.

1992-1996 yıllarda arasında 4 yıl Türk Tabipleri Birliği (TTB) Yüksek Onur Kurulu Üyeliği yaptı.

2004 yılından bu yana Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır.

Prof. Dr. Ahmet Saltık, 10’u aşkın derneğin kurucusu, yöneticisi ya da üyesi. EĞİTİM-İŞ Üyesi, 1996-2000 yılları arasında Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi başkanı oldu ve sonrasında Onursal Başkanıdır. ADD Gn. Mrk. Onur Kurulu üyesi, Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Danışmanı, Genel Başkan Yardımcısı / Vekili görevlerini üstlendi.

Prof. Dr. Ahmet Saltık, uzmanlık alanında 258 yerli, 47 adet yabancı toplam 305 bilimsel bildirisi, yayını, kitap bölümleri var. 11 bilimsel tıp dergisinin yayın danışmanı. Cumhuriyet Gazetesi’nde 22 adet, Atatürkçü yayın organlarında 600+ makalesi yer aldı. Kemalizm, Aydınlanma, sağlık hakkı ve politikaları gibi konularda Türkiye’nin her yerinde, Kıbrıs’ta, Almanya’da, Belçika’da, Avusturya’da (Üniversitelerde 90+, Lise ve İlköğretimde 90+, askeri birlik ve polis okullarında, toplam 1502 adet -çoğu görsel- 1397 konferans verdi ve 300’ü aşkın radyo-TV konuşması yaptı, 790’ı aşkın makale yazdı.

Prof. Dr. Ahmet Saltık, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden de Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi bölümünden mezun oldu. Türkiye’de tek Tıbbiyeli + Mülkiyeli doktordur.

Ahmet Saltık, 5 Ekim 1979 tarihinde evlendi.

Okumayı, yazmayı, tıp eğitimi vermeyi, Türk Halkının hak ettiği eşit ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişmesi ve Yüce Atatürk’ün açtığı ışıklı yolda sonsuza dek ilerlemesi için bilimsel akılcılıkla çaba göstermeyi, yaşamının başlıca erekleri ve keyifleri olarak algılıyor.
Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Uzun Hasan kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Akkoyunlu Devleti hükümdarlarındandır.

aslennereli.com

Uzun Hasan, 1423 yılında Diyarbakır’da doğmuştur. Oğuzların Bayındır boyundan, Akkoyunlu Hanedanının kurucusu Kara Yülük Osman’ın torunu olup, babası Celâleddîn Ali Beydir.

Bugünkü İran, Irak, Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye‘nin bir bölümünü kapsayan bir coğrafyada 1453-1478 yılları arasında hüküm sürmüştür.

1453 yılında Akkoyunlu Devletinin başına Diyarbakır’da geçmiştir. Karakoyunlular ve Timur’un torununu yenerek devletinin sınırları güneye doğru genişletmiş, 1466 yılında Tebriz’i başkent yapmıştır.

Uzun Hasan, 1458’de Trabzon Rum İmparatoru IV. Yuhannes’un kızı Katerina Despina (Theodora Megale Komnena) ile evlenmiştir. Katerina Despina, Akkoyunlulara gelin gelince, Uzun Hasan’ı, Osmanlılar aleyhine faaliyet içine soktu. Trabzon Rum İmparatorluğu, Uzun Hasan’ı İstanbul’un fethinden sonra, sürekli, Osmanlılar aleyhine kışkırttı. Trabzon Rum İmparatorluğunun, Osmanlılara ödeyecekleri otuz bin altından vazgeçilmesi için aracılık yaptı.

Uzun Hasan, yeğeni Murad’ı İstanbul’a gönderdi. Osmanlı Sultanı Fatih Sultan Mehmed’ten, Trabzon Rum İmparatorluğu vergisinin affedilmesinden başka, Katerina Despina’ya çeyiz olarak verilmiş olan Kayseri bölgesini ve önceki hediyeleri istedi.

Fatih Sultan Mehmed, vergi işini bölgeye gelerek bizzat halledeceğini bildirdi. Fâtih, Uzun Hasan ve müttefiki Trabzon Rum İmparatorluğu ile Gürcülere karşı 1461’de harekete geçti. Uzun Hasan’ın, 1459’da zaptettiği Koyulhisar’ı aldı. Akkoyunlu ordusu Erzincan’daki Munzur Dağlarında Osmanlılara yenildi. Uzun Hasan, annesini Fâtih’e gönderip, antlaşma sağlandı. Fâtih, 26 Ekim 1461’de Trabzon’u fethedip, bölgedeki Rum hâkimiyetine son verdi.

Mısır Memlûklarından Harput’u alıp, Gürcistan’a akın harekâtı yaptırdı. Âzerbaycan ve Irak’a hâkim Karakoyunlular hükümdarı Cihan Şahı, 1467’de yenerek, öldürttü. Akkoyunlu Devleti hükümdarı Uzun Hasan, Timurlular ile yaptıkları mücadeleler ile tanınan Karakoyunlu Devletini 30 Kasım 1467 ‘de Çapakçur Savaşında yendi. Bu savaştan sonra Karakoyunlu Devleti tarihe karıştı. Toprakları Akkoyunlu Devleti tarafından alındı.

Karakoyunluların müttefiki Şeybânîlerden Ebû Saîd’in saldırısını, 1469 başında bertaraf etti. Ebû Saîd’i öldürttü. Karakoyunlu Devletine son verip, ülkelerine hâkim oldu. Anadolu beyliklerinden Karamanlıları, Osmanlılara karşı kışkırttı. Avrupa devletlerinden Venediklilerden, Osmanlılara karşı kullanılmak üzere malzeme ve yardımcı kuvvet istedi. Venedik, Papalık, Cenova ve Karamanlılarla ittifak yaptı.

Osmanlı imparatorluğu ile 11 Ağustos 1473 tarihinde yaptığı Otlukbeli Savaşında yenilince Akkoyunlu Devleti’nin de sonu olmuştur. Akkoyunlu ordusu bozulunca, Uzun Hasan, muhârebe meydanından kaçtı Otlukbeli yenilgisinden sonra, Gürcistan vâlileri, Uzun Hasan’a itaatsız olmaya başladılar. 1477 sonbaharında, âsi vâlileri itaat altına almak için Gürcistan Seferine çıktı. Tiflis’e harpsiz girdi. Bölgedeki prenslikleri tekrar itâat altına aldı.

1477 yılı sonunda Gürcistan’da hastalanıp, Tebriz’e geldi. 1478 yılı başında hastalığı artıp, 7 Ocak 1478 tarihinde Tebriz’de vefât etti. Kendi yaptırdığı Nasriyye Medresesi avlusuna gömüldü.

Uzun Hasan’dan sonra oğlu Halil Mirza, Akkoyunlu hükümdarı oldu. Uzun Hasan’ın ölümünden sonra ortaya çıkan taht kavgaları sonucunda Akkoyunlu Devleti ikiye bölündü.

Uzun Hasan’ın yedi oğlu olmuştur: Ogurlu Muhammed, Halil Mirza, Maksud Bey, Yakub Bey, Masih Bey, Yusuf Bey ve Zeynel Bey.

Uzun Hasan’ın kızkardeşi Halime’nin oğlu “İsmail” daha sonra “Safevi” devletinin hükümdarı Şah İsmail olacaktır.

Uzun Hasan, ilmî, dînî, sosyal ve devlet teşkilatıyla alakalı mîmarî eserler yaptırdı. Tebriz’de Nasriyye Medresesini yaptırıp, bakımı için vakıflar kurdu. Nasriyye Medresesinin yanında cami, bir de hastane yaptırdı. Hastane çok geniş olup, binden fazla hastaya hizmet verirdi. Hastanenin bitişiğindeki mutfakta, fakir ve kimsesizlere yemek verilirdi. Tebriz’de meşhur Heşt-Behişt Sarayının inşasını başlattı. Fırat’ın kolu üzerinde Taşköprü’yü yaptırdı. Uzun Hasan, ilim ve alimlerine koruyucusu oldu.
Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Duygu Çakmak kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Duygu Çakmak, 20 Mayıs 2021 – 1 Haziran 2021 tarihleri arasında Lübnan‘da düzenlenecek olan “Miss Europe 2021” güzellik yarışmasında Türkiye’yi temsil edecek.

aslennereli.com

Duygu Çakmak, 1995 yılında Kocaeli’nde Tuncelili bir ailenin kızı olarak doğmuştur. Bir ablası bir de küçük erkek kardeşi vardır. İlkokulu İzmit’te Ulugazi okulunda ve liseyi de İzmit Lisesi’nde okudu. İstanbul’da ikamet etmektedir. Sakarya Üniversitesi’nde Halkla İlişkiler bölümünde okudu, İstanbul Üniversitesi’nde pedagojik formasyon aldı. Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı‘nda yüksek lisans eğitimi almaktadır.

İyi derecede Almanca ve İngilizce bilen ve daha önce amatörce modellik yapmaya çalışan Duygu Çakmak, 2019 yılından beri profesyonel olarak modellik yapmaktadır. Ayrıca yönetmen Avni Kütükoğlu’ndan oyunculuk dersi aldı.

2019 yılında Best Model Of Turkey yarışmasına katıldı, finalist oldu ve “Doğulu en iyi model” ödülünü aldı.

2020 Şubat ayında İstanbul‘da düzenlenen “Miss And Mr Fashion TV 2020 Turkey” yarışmasında dereceye girdi.

Duygu Çakmak, 12 Kasım 2020 günü Arnavutluk‘un başkenti Tiran‘da organize edilen ve 43 ülkeden yarışmacıların yer aldığı uluslararası güzellik yarışması “Miss Globe” yarışmasında Türkiye’yi temsil etti. Ancak bir derece alamadı.

Duygu Çakmak, 20 Mayıs 2021 – 1 Haziran 2021 tarihleri arasında Lübnan‘da düzenlenecek olan “Miss Europe 2021” güzellik yarışmasında Türkiye’yi temsil edecek.
Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Alica Schmidt kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Alica Schmidt, 2021 yılında part time olarak Alman futbol takımı Borussia Dortmund’un fitness antrenörü kadrosuna dahil oldu.

Alica Schmidt, 8 Kasım 1998 tarihinde Worms, Almanya’da doğmuştur. Tam adı Alica Megan Schmidt’dir. Üniversite eğitimine Berlin’de bulunan Freie Universitat‘da devam etti.

aslennereli.com

Alica Schmidt, 2017 yılında 20 Yaş Altı Avrupa Atletizm Şampiyonası’nda 4×400 bayrak yarışında gümüş, 2019 yılında ise 23 Yaş Altı Avrupa Atletizm Şampiyonası’nda 4×400 bayrak yarışında bronz madalya kazanarak dikkatleri üzerine çekti.

Avustralya’da yayın yapan Busted Coverage tarafından ‘Dünyanın En Seksi Atleti’ seçilen Alica Schmidt, Playboy Dergisi’nden gelen poz verme teklifini sporla ön planda olmak istediği için reddetti.

175 cm boyunda olan Alica Schmidt, 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda yarışacaktı, ancak Coronavirüs nedeniyle Olimpiyatlar 2021 yılına ertelendi.

Alica Schmidt’in 2017 yılından beri Fredi Richter adında Alman vücut geliştirme sporcusu bir erkek arkadaşı vardır.

Alica Schmidt, 2021 yılında part time olarak Alman futbol takımı Borussia Dortmund’un fitness antrenörü kadrosuna dahil oldu.

Madalyaları:
2017 – Grosseto , İtalya – 20 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası – 4 × 400 m, Gümüş madalya
2019 – Gävle , İsveç – 23 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası – 4 × 400 m, Bronz madalya
2019 – Berlin – Almanya Şampiyonası – 4 × 400 m Bayrak Gümüş Madalya

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Sinan Erkoç kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

“Mahzun Gözler” adlı şarkı ile tanınan, Türk gitarist ve şarkıcı

Sinan Erkoç, 12 Ekim 1957 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Tam adı Ahmet Sinan Erkoç’dır. Babası Hasan Erkoç Ud sanatçısı, abisi ise şarkıcı Fatih Erkoç‘tur. Baba tarafından aslen Burdur, anne tarafından ise Karadeniz’lidir.

aslennereli.com

Sinan Erkoç, Timur Selçuk’tan armoni dersleri aldı. 1990’lı yıllarda Eurovision şarkı yarışması, Altın Anten, Altın Güvercin gibi çeşitli müzik yarışmalarında çeşitli dereceler aldı.

Sinan Erkoç, 1990 yılında Kuşadası Altın Güvercin Müzik Yarışmasına; sözlerini Aysel Gürel’in yazdığı, müziğini abisi Fatih Erkoç’un yaptığı “Karanlıkta Biri Gidiyordu” adlı şarkı ile katıldı. Tüm şarkılarda orkestrayı Turhan Yükseler’in yönettiği yarışmada Cem Karaca “Kahya Yahya” isimli şarkısı ile birinci, Burhan Şeşen “Söz mü Babacığım” isimli şarkısı ile ikinci ve Grup Denk (Oya Küçümen ve Bora Ebeoğlu) “Nerdesin” isimli şarkıları ile üçüncü olmuştur.

14 Eylül 1991 tarihinde ise birinci İstanbul Beyaz Güvercin Müzik Yarışması’na söz ve müziği Fatih Erkoç’a ait “Haydi Koş” şarkısı ile katılmıştır. Sonuçta Eda Özülkü & Metin Özülkü‘nün “Sen Daha Dur” isimli şarkıları ile birinci, Suavi “Yıllar Sonra” ile ikinci, Candan Erçetin ise “Sonbaharda Aşk” ile üçüncü olmuştur.

Sinan Erkoç, Arzu Erkoç ile evlidir. Sina isminde bir oğlu vardır. Muğla Bodrum’da ikamet etmektedir.

Albümleri :
1991- Sevenlerin Tavernası
1993 – Uykularım Delik Deşik
1995 – Na Mütena-i Muhabbet
1998 – Uyan Be Adam
2010 – Alnımın Yazısısın

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Louis Douzette kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Louis Douzette, önemli bir Alman manzara ressamıydı.

Louis Douzette, 25 Eylül 1834 tarihinde Tribsees, Almanya’da doğmuştur. Tam adı Carl Ludwig Christoph Douzette’dir. 1841 yılında7 yaşında iken ailesi ile beraber Tribsees’den Franzburg şehirine taşındı. 1852 yılında Barth şehirine taşındı.

aslennereli.com

Louis Douzette, 1855 yılında 21 yaşında iken Berlin‘e gitti ve Berlinli ressam Hermann Eschke‘nin öğrencisi oldu. 1860’tan itibaren Baltık Denizi’ne düzenli resim gezileri yaptı. 1863’te Berlin Sanatçılar Birliği’nin bir üyesi oldu. 1878’de Paris‘e gitti ve burada Ecole de Barbizon’da açık havada resim yapmayı keşfetti.

1896’da Berlin Akademisi profesörü olarak atandı.

Karanlıkta, bulutların arkasında kalmış ay ışığının aydınlattığı melankolik manzara resimleri ile tanınan Alman ressam Louis Douzette, bu özelliği ile “Moonlight Douzette” / “Ayı Işığı Douzette” lakabını almıştır.

1895 yılında tekrar Barth şehirine taşındı ve ömrünün sonuna kadar orada yaşadı.

Louis Douzette, 1839 yılında Louise Donner ile evlendi ve 25 yıl evli kaldı. Dorothea Douzette adında kızı oldu.

Louis Douzette, 21 Şubat 1924 tarihinde Barth, Almanya’da 90 yaşında ölmüştür.


Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Şadi Çalık kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Şadi Çalık, Türk çağdaş heykel sanatının öncülerindendir.

Şadi Çalık, 6 Aralık 1917 tarihinde Yunanistan’da Girit Adası‘nın Kandiye şehirinde doğmuştur. Tam adı Mehmet Şadi Çalık’dır. Babası Kandiye eşrafından Çalıkzade Şadi Bey, annesi Hatice hanımdır. Ailesi ile birlikte 1923’teki mübadelede İzmir Urla’ya yerleşmiş, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını Urla’da geçirmiştir.

aslennereli.com

İlk öğrenimini tamamladıktan sonra 1930 yılında başladığı İzmir Amerikan Koleji‘nde iki yıl eğitim görmüş, sonra yatılı olarak İzmir Atatürk Lisesi’nde devam etmiştir. Şadi Çalık 1932- 1939 yılları arasında İzmir Buca’da Abidin Elderoğlu atölyesinde desen ve resim sanatı üzerinde çalışmaya başladı. Resim hocası Abidin Elderoğlu atölyesinde sistematik olarak desen, klasik resim tekniği, konularında temel konuları öğrendi.

Şadi Çalık, 1939 yılında da İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Heykel bölümüne girdi. 1940-1948 yılları arasında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde, Nazi Almanyası’ndan kaçarak Türkiye‘ye sığınan profesör Rudolf Belling‘in öğrencisi oldu. Daha bu okulun ilk senesinde öğrenci iken İzmir Fuarı Hayvanat Bahçesinden “Atbaşları” yapması için ilk siparişini alır. Bu figür ile kendisini yetiştirdiğini kanıtlamış olur. 1940 yılında “İzmir Fuarının ortasında bir yalaktan su içen, pirinç dökümden yapılmış üç adet at başı ve at nalından oluşan heykeller ile havuz çevresindeki çıplak heykelleri de Şadi Çalık yapmıştır.

1949 yılında okulundan mezun olunca, Ankara Basın ve Yayın Kurumu için yaptığı “İbrahim Şinasi” ve “İbrahim Müteferrika” büstlerinden kazandığı parasıyla Paris’e gitmeye karar verdi. 1950-1951 yılları arasındaki Paris seyahatini kendi parasıyla karşılamış, Paris’te, Rue Grand Chaumiere’deki Soyut Sanat Atölyesi ve Güzel Sanatlar Akademisinde çalışmalar yapmış, hem modern, hem de klasik eserleri görmüştür.

1950 yılında Paris’te “Paris Kuşu” adlı çalışmasını yaptı. 1951 yılında İzmir’e döndü.

Şadi Çalık, 1 Eylül 1951 tarihinde yazar Necati Cumalı’nın kız kardeşi seramik sanatçısı Müfide Cumalı ile evlendi ve İstanbul’a taşındı. Temmuz 1952’de kızı Siren dünyaya gelir. Müfide ile bu evliliğinden daha sonra oğlu Osman Çalık dünyaya gelmiştir. 1959 yılına kadar serbest olarak çalıştı.

1952´de soyut “Halkalar 1” heykelinin Saraçhane´de yapılan İstanbul Belediyesi yeni binasının havuzuna konulması düşünüldüyse de bu gerçekleşmedi.

1952 yılında Anıtkabir‘in yapımı esnasında Paris‘ten yeni dönen ve Paris’te de tanıştıkları ve beraber oldukları yakın dostu İlhan Koman ve Zühtü Müridoğlu ile kurdukları ekip çalışmalarında yer aldı.

Atölyelerinde günün sanatçılarıyla yakın ilişkilerini sürdürdü. “Horoz”, “Uçan Form”, “Delikli Soyut” gibi yapıtlarıyla soyut heykel çalışmalarını sürdürürken aynı zamanda Anıtkabir kabartma ve heykellerini yapan heykeltraşlardan Zühtü Müridoğlu ekibinde İlhan Koman ile birlikte çalıştı. İlhan Koman ve Zühtü Müridoğlu ile kurduğu iş birliğinin benzerini Nuri İyem ve Bedri Rahmi Eyüboğlu ile de sürdürerek onların atölyelerinde de çalışmalar yapmıştır.

Şadi Çalık‘ın Cevat Şakir Kabaağaçlı, Sabahattin Eyüboğlu, Azra Erhat gibi sanatçılarla yakın dostlukları olmuştur. Paris, Berlin ve Viyana‘ya götürülen Çağdaş Türk Sanatı sergisine katılmış, Dostları Sabahattin Eyüboğlu, Halikarnas Balıkçısı ve Azra Erhat ile Mavi Yolculuk’lara girmiştir.

Şadi Çalık, 1953 yılında akademi bünyesinde kurulan metal atölyesinde İlhan Koman, Ali Hadi Bara, Sadi Öziş ve Zühtü Müridoğlu ile çalışmaya başladı. 1955 – 1959 yılları arasında fabrikatör Mazhar Süleymangil’in sağladığı sermaye ile Sadi Öziş ve İlhan Koman ile birlikte ‘Karemetal’ adlı mobilya atölyesini kurdular. Mobilya tasarımları yaptılar. Şadi Çalık’ın 1959 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde öğretim görevlisi olmasıyla Türkiye’nin ilk design atölyesi kapanır.

1953 yılında Hürriyet gazetesinin açtığı Atatürk Anıtı yarışmasında 1nci oldu. Londra’daki Institute of Contemporary Arts’in (ICA) açtığı Uluslararası Meçhul Mahkûm Yarışmasına katıldı. İzmir Fuarı’ndaki Sümerbank rölyefini Hakkı Atamulu ile birlikte yaptı. 1955 yılında Ankara Sıhhiye’de Etibank Genel Müdürlüğü binası cephesi için açılan yarışmada 1.Ödülünü aldı.

Nuri İyem ile Beyoğlu Şehir galerisinde Ocak 1956 ve Ocak 1957’de resim ve heykel sergisi açtı.

1960 yılında Adnan Çoker ile Van, Tatvan ve Bitlis’e bir gezi yapar. Bu gezi sırasında Anadolu dağları, kayalarına hayran kalır. Van da Akdamar adasını gezer. Bitlis ve Ahlât’taki Ermeni ve Selçuk eserlerini inceler. Bu gezi sonrasında Adnan Çoker ile derin bir dostluk da kurmuş olur. Aynı yıl İzmir Fuarı için 27 Mayıs Devrimi Anıtı’nı yapar. Heykelci Prof. Hüseyin Gezer ile birlikte İstanbul Belediye Sarayı Sergi Salonu için Hitit Güneş Kursu’nu bronza büyüttü.

İstanbul Merter’deki VAKKO Genel Müdürlüğü havuzu için 1968 yılında soyut bir çalışma yapan Şadi Çalık, 1969 yılında ODTÜ Fizik-Kimya Anfi (Üçlü Anfi) binası için Soyut Heykel’i yaptı. 1969 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Heykel bölümünde doçent olduktan sonra bölüm başkanlığına da seçildi. 1971’de Profesör oldu.

ODTÜ Atatürk Anıtı

1971 yılında ilk defa doğduğu yer olan Girit’e gitti. Doğduğu yer olan Kandiye’yi de gezdi. Ayrıca bu yıllarda İzmir Kordon’da Yapı ve Kredi Bankası binasına 9 Eylül Bağımsızlık ve Kalkınma konulu rölyeflerini yapmıştır. Ankara Kızılay Yapı ve Kredi Bankası binasına amblem rölyef ve soyut taş bir rölyef yapar. Bu yıllarda Lizbon TC Büyükelçiliği binasına soyut taş bir rölyef ile Erzincan, Batman ve İzmit Seka İşletmeleri Atatürk Anıtları’nı gerçekleştirdi.

1977 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Heykel bölümü başkanlığından ayrıldı. 1977 yılında Devlet Sanatçısı ödülünü alan Şadi Çalık, İzmir‘de Konak Meydanı yakınında taş kaideye uygulanmış, oturan bronz bir figürden oluşan Bülent Eczacıbaşı’nın dedesi, Nejat Eczacıbaşı’nın babası Süleyman Ferit Eczacıbaşı Anıtı’nı yaptı.

Şadi Çalık, 24 Aralık 1979 tarihinde İzmir’de 62 yaşında kalp krizinden ölmüştür. Bornova Hacılarkırı mezarlığına defnedildi. Urla Belediyesi tarafından “gelecek nesillerce hatırlanması” için Urla’daki bir caddeye Şadi Çalık adı verildi.


Türk heykel sanatının önemli isimlerinden Şadi Çalık, aslında Türk heykel sanatında Minimalizmi ilk örneklendiren sanatçı olmuştur. Kendisi, daha Amerika’da böyle bir akım yokken, “Minimumizm” adlı eserini gerçekleştirmiş ancak Türkiye’de önemi anlaşılamamıştır. Ancak bu eserle, 1957 yılında Amerikan Haberler Merkezi’ndeki sergide yer alınca ortalık karışmış ve eser oldukça dikkat çekmiştir. Yani sanatçı, ABD’de 1960’larda ortaya çıkan Minimal Sanatı çok daha önceden öngörmüş ve bir örneğini sergilemiştir.

Ödülleri :
1953 yılında Hürriyet gazetesi, Atatürk Anıtı yarışması 1.Ödülü
1955 Ankara Sıhhiye´de Etibank Genel Müdürlüğü binasi cephesi 1.Ödülü
1962´de Eskişehir Atatürk ve Gençlik Anıtı yarışması 1.Ödülü
1977 Devlet Sanatçısı ödülünü aldı.
1979´da TBMM Atatürk Anıtı ve Bolu Köroglu yarışmalarında 3.’lük ödülleri aldı.

Eserleri :
Eskişehir, Niğde, Sakarya Atatürk anıtları ( Nusret Sumanla birlikte)
Erzincan ve ODTÜ Atatürk Anıtları
İstanbul Ticaret Odası bakır ve taş rölyefler,
Galatasaray Lisesi 50.yıl Anıtı
İzmir Kültür Park heykelleri,
Süleyman Ferit Eczacıbaşı Anıtı
Ercüment Tarcan büstü, 1940.
Hüseyin Batuhan büstü, 1941.
Asaf Halet Çelebi büstü, 1942
“Atbaşları”, 1940. Pirinç döküm
“Masadakiler”
Resim ve Heykel Müzesi´ndeki “Nü”,
Giresun´daki “Adalet Sembolü”
Konak Sineması rölyefleri
İzmir Fuarı´ndaki “Yatan Kadın”,
Etibank rölyefi, 1955.
Büyük Efes Oteli, Antik Ege Rölyefi, İzmir, 1963.
Ekonomi Rölyefi, İstanbul, 1964. Pişmiş toprak
Soyut Rölyef, Lizbon, 1971.
Soyut rölyef, İstanbul, 1972. Dövme bakır. Eminönü’ndeki İstanbul Ticaret Odası

Soyut Heykelleri :
Minimum” adlı soyut heykel 1957
“Paris Kuşu” 1950. Tahta, soyut
“Soyut Heykel”, 1950 Alçı.
Küçük Demir”, 1951.
“Halkalar 1”, 1952. Alçı. İ
“Uçan Form”, 1952.
“Horoz”, 1952. Alçı
“Koltuk” ve “Heykel”, 1955-
“Demir 3- Kuşlar” 1957. Demir.
“Demir 4”, 1957. Demir
“Vietnam”, 1970. Alçı, bronz, patine.
Müfide Çalık Portresi, 1970.
“Virüs Entelektüel”, 1970.

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Ece Hakim kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

“Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz” dizisinin oyuncusudur.

Ece Hakim, 10 Haziran 1998 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Lise eğitimini Üsküdar Amerikan Lisesi’nden tamamladı. Üniversite eğitimi için Amerika’daki Harvard Üniversitesi‘ni %100 burslu kazanan Ece Hakim, 2017 yılında Harvard Üniversitesi’nde Psikoloji eğitimi alacak.

aslennereli.com

Ece Hakim, Gaye Sökmen Ajans’ına bağlı olarak oyunculuk yapmaktadır. 2004 yılında 6 yaşında iken “Anlat İstanbul” filminde yönetmenliğini Ömür Atay’ın yaptığı “Kırmızı Başlıklı Kız” öyküsünde İdil Üner, Fikret Kuşkan, Ahmet Mümtaz Taylan, Serkan Ercan (oyuncu) ile birlikte oynayarak oyunculuğa başlamıştır.

2011 – 2014 yılları arasında başrollerinde Songül Öden, Bennu Yıldırımlar, Ceyda Düvenci, Özge Özder, Evrim Solmaz, Deniz Uğur’un oynadığı “Umutsuz Ev Kadınları” dizisinde Songül Öden’in canlandırdığı karakterin kızı Gamze Akengin karakterini canlandırmıştır.

2015 yılında başlayan “Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz” dizisinde Oktay Kaynarca’nın canlandırdığı Hızır Çakırbeyli karakterinin kızı Zeynep Çakırbeyli karakterini Ece Hakim canlandırırken Oktay Kaynarca, Deniz Çakır, Sanem Çelik, Ozan Akbaba, Tarık Ünlüoğlu, Yunus Emre Yıldırımer, Kenan Çoban ile beraber rol aldı.

Filmleri ve Dizileri :
Oyuncu :
2015 – Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz (Zeynep Çakırbeyli) (TV Dizisi)
2011 – 2014 – Umutsuz Ev Kadınları (Gamze) (TV Dizisi)
2011 – Aşk ve Ceza 2. Sezon (TV Dizisi)
2008 – Gece Gündüz (Lale Atakan) (TV Dizisi)
2007 – Kelebek Çıkmazı (Küçük Şeyda) (TV Dizisi)
2006 – İyi ki Varsın (Aymelek) (TV Dizisi)
2006 – Candan Öte (Küçük Gülen) (TV Dizisi)
2004 – Yağmur Zamanı (Naz Çağlar) (TV Dizisi)
2004 – Avrupa Yakası 1. Sezon (İlksen) (TV Dizisi)
2004 – Anlat İstanbul (Küçük Kız) (Sinema Filmi)

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Hasan Rıza kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Genellikle savaş konulu kompozisyonlar ve portreler çalışan Hasan Rıza Türk resminin asker ressamlar kuşağındandır.

Hasan Rıza, 1857 yılında İstanbul, Üsküdar’da Albay Şakir Bey ve Nefise Hanım’ın oğlu olarak doğmuştur. Resme küçük yaşta başlayan Hasan Rıza, ortaokulda kömür parçaları ile yaramazlık yapmak için duvarlara resim yapardı. Bahriye Mektebinde eğitim aldıktan sonra Deniz Harp Okulu‘nda okurken 93 Harbi‘ne (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) gönüllü olarak katıldı. Savaş sırasında İtalyan bir ressamının korumalığına verilen Hasan Rıza, bu ressamdan etkilendi ve onun çalışmalarını yakından izledi.

aslennereli.com

Hasan Rıza, savaş bittikten sonra Deniz Harp Okulu‘ndaki eğitimine geri döndü. Okulun son sınıfında iken Sultan Abdülhamit II‘nin yatının kamaralarında bulunan resimleri onarmak ve bozulan süslemeleri yenilemekle görevlendirilir. Hasan Rıza’ya bu görevdeki başarısından ötürü mezun olmadan “subay” rütbesi verildi. Ancak o, ressamlığı tercih etti ve rütbesini bırakarak resim çalışmak üzere İtalya‘ya gitti.

On yıl İtalya’da; Roma, Floransa, Napoli atölyelerinde çalışarak sanat anlayışını geliştirdikten sonra Mısır‘a geçerek iki yıl da Mısır sanatı üzerine çalıştı. On iki yıldan sonra Türkiye‘ye döndüğünde kendisine rütbesi geri verilmek istendiyse de kabul etmedi; Edirne Karaağaç’ta bir atölye kurup çalışmalarına atölyesinde devam etti.

Hayatından iki evlilik geçmiştir. Biri dönemin milli savunma bakanının kızı diğeri ise Filibe’den Edirne’ye göçen bir ailenin kızıdır.

Hasan Rıza, ünlü kişilerin portrelerini ve tarihi olayları, özellikle Osmanlı tarihindeki önemli olay ve savaşların betimleyen tablolar yaptı. Fatih Sultan Mehmed’in Topkapı’dan İstanbul’a girişini betimleyen tabloda kendisini Fatih’in bindiği kıratın hemen yanında, elinde tüfek olan yeniçeri muhafızı olarak resmetti.

Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’a Girişi Tual üzerine yağlıboya tablo.

Hasan Rıza, karakalem, pastel, yağlıboya ve tarama usulünde portreden manzaraya kadar birçok farklı türde resim yapmıştır. İtalya’da aldığı eğitim üstadın sanat hayatının şekillenmesinde önemli rol oynamıştır. Yaptığı figürleri derinlemesine tarih araştırması sonucu belirlemektedir.

Edirne‘de çeşitli okullarda öğretmenlik yapan Hasan Rıza, Riyaziyeci Mehmet Nadir Bey‘in kurucusu olduğu Numune-i Terakki Mektebi’nin Edirne şubesini 1890-1891 yıllarında kurdu ve yönetti. Edirne Vilayet Matbaası Müdürü Şevket Bey’in yapımında etkin rol aldığı Edirne Vilayeti Sanayi Okulu’na (Edirne Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi) 1908 yılında müdür oldu. Okul, Balkan Savaşı sırasında hastaneye dönüştürüldü. Hasan Rıza, hastanenin müdürlüğünü üstlendi. Edirne Lisesi’ndeki öğretmenliği sırasında Dimetokalı ressam Hayri Çizel‘in de hocası olmuştur.

Hasan Rıza, 28 Mart 1913 tarihinde Balkan Savaşları‘ndan sonra Edirne‘nin işgali sırasında atölyesindeki resimleri kurtarmaya çalışırken Edirne’de 56 yaşında iken Bulgar askerleri tarafından şehit edildi. Aynı yerde şehit edilen 62 kadar askerle birlikte defnedilmiştir.

Hasan Rıza Bey’in adını yaşatmak üzere Edirne Güzel Sanatlar Lisesi’nin adı, 2015’te Edirne Şehit Ressam Hasan Rıza Güzel Sanatlar Lisesi” olarak değiştirilmiştir. 2017 yılında Hasan Rıza’nın ölümünün 104’üncü yılında Karaağaç Yolu, Lozan Caddesi’ne Edirne Belediyesi tarafından yaptırılan bir heykeli dikilmiştir.

Ressam Hasan Rıza’nın geriye çok az eseri kalmış olup Bulgar askerleri tarafından atölyesindeki resimlerin bir kısmı parçalanıp yağmalanmış, bir kısmına el konarak Sofya‘ya götürülmüştür. Öğrencilerinden Sami Yetik ve Mehmet Ali Laga, esir alınmalarına rağmen hocalarının eserlerine sahip çıkmaya çalışmışlardı. Hasan Rıza’nın “Fatih Sultan Mehmed’in Edirne’den Toplarla İstanbul’a Hareketi” tablosunu Mehmet Ali Laga düşman eline geçmesin diye kasnağından çıkararak esareti süresince vücuduna sararak saklamıştı. Bu eser, Sabancı Müzesi Koleksiyonu’ndadır.

Fatih’in Edirne’den Toplarla İstanbul’a Hareketi

Günümüze ulaşan tablolarından bazıları şunlardır:
Viyana Kuşatması (İstanbul Askeri Müze’de)
Belgrad Meydan Muharebesi (İstanbul Askeri Müze’de)
İstanbul’un Kuşatılması için Fatih’in Gemilerin Karadan Denize İndirilmesine Nezareti (İstanbul Deniz Müzesi’nde)
Fatih’in Ordusuyla Edirne’den İstanbul’a Yürüyüşü (İstanbul Deniz Müzesi’nde)
Eğri Kuşatması (Ankara Orduevi’nde)

Mohaç Meydan Muharebesi (Ankara Orduevi’nde)
Fatih’in Edirne’den Toplarla İstanbul’a Hareketi (Sabancı Müzesi)
Fatih’in Gemilerini Karadan Yürütmesi (Edirne Vilayet Binası’nda)
Havuz Başında Gergef İşleyen Kadınlar (Edirne Vilayet Binası’nda)
Karlı Havada Geyikler (Edirne Vilayet Binası’nda)
Kuzular (Edirne Vilayet Binası’nda)
Osmanlıların Rumeli’ye Geçiş (Edirne Vilayet Binası’nda)
Fırtınalı Havada Yelkenli (Edirne Vilayet Binası’nda)

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Berdan Mardini kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Müzisyen ve oyuncu.

aslennereli.com

Anne ve babası Mardin‘in Yaylabaşı köyünden olan Berdan Mardini, 5 Kasım 1978‘de Diyarbakır‘da doğdu. Asıl adı Engin Karademir‘dir. Yedi kardeş’in 6.sı olan olan Berdan Mardini’nin babası Şerif Mardini T.Z.D. Kurumunda çalışan bir devlet memuruydu. Babasının mesleği nedeniyle eğitimini değişik illerde sürdürmek zorunda kaldı.

İlkokul ikinci sınıfa kadar Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde okudu. Daha sonra babasının tayini çıkınca, ailesiyle birlikte Isparta’nın Gelendost ilçesine taşındı. İlkokul üçüncü sınıfa Gelendost’ta devam etti. O yıllarda yeteneği ön plana çıkmaya başlıyordu. Okulda oynadığı piyes, tiyatro gibi sanat alanlarında sesinin güzelliği çevresi tarafından fark edildi.

İlkokul 5.sınıfta düzenlenen ilçeler arası şiir yarışmasında üçüncü oldu. Daha sonra ortaokul yıllarında okulun düzenlediği bir çok sosyal ve kültürel faaliyetlerde görev aldı. Ortaokulda üç, lisede iki sene tiyatro oynadı. Yine okulun düzenlemiş olduğu ses yarışmasında birinci oldu. O dönemler müziğe daha fazla merak sarmaya başlamıştı. Enstrüman çalmayı çok istiyordu. Okulun açmış olduğu bağlama kursuna ablası ve ağabeği yazıldığı için kendisi yazılamadı. Ama o kadar hevesliydi ki ağabeyi ve ablası evde çalışırken onları seyreder, daha sonra bağlamayı gizlice alıp kendi kendine çalışırdı. Bir süre sonra kendide bağlama çalmaya başladı. Derken babası emekli oldu ve ağabeğiyle ablasının, daha önce gittiği İstanbul’a yerleşmek zorunda kaldı.

İstanbul’da Avcılar’a yerleşti. Avcılar Süleyman Nazif Lisesi’nde eğitimine Lise üçüncü sınıftan devam etti. Bir senelik okul yaşantısı içerisinde yine okulun düzenlediği konser ve faaliyetlerde yer aldı. Üniversite sınavını kazanamadı ve iş hayatına atıldı. Babasının açmış olduğu tekstil firmasında kardeşleriyle birlikte çalışmaya başladı. Burada işin bütün safhalarında çalıştı. Ortacı, makineci ve pastalcı olarak çalıştı. İki senesini burada geçirdikten sonra firmalarının yakınındaki bağlama kursuna yazıldı. Orada çok iyi bağlama çalan birine rastladı. Bir gece onunla birlikte Avcılar sahilde bir bara gidip eğlenmeye karar verdiler. O barda ses düzeni henüz yeni kurulduğu için herkes kendi masasında çalıp söylüyordu. Kendi kendilerine mırıldanırken barın sahibi rica etti ve ses düzeniyle okumasını istedi. Orada bir iki türkü okuyunca çok beğenildi ve geceleri sahneye çıkması istendi.

Aslında sahne anlamında müzik hayatına başlaması tamamen bir tesadüftü. Bu dönem içerisinde sabahtan akşama kadar işyerinde,işten sonra da ailesinden gizli olarak sahne hayatına başladı. Çevresi çok başarılı olduğuna inanıyordu. İstanbul‘un değişik semtlerinden teklifler gelmeye başlamıştı. Bu arada profesyonel anlamda müziğe merak sarmaya başlamış ve teklifleri değerlendirme kararı almıştı. Ama konfeksiyon hayatı devam ediyordu. İkisinin de bir arada gitmeyeceğini düşünerek ailesine gece sahne aldığını ve artık müzikle uğraşmak istediğini söyledi. Ailesinden de olumlu yanıt aldı.

Konfeksiyon hayatına son verip Bakırköy Prestij Bar‘dan gelen teklifi doğrultusunda orada çalışmaya başladı. Prestij Bar’da sahne almaya başladıktan sonra, farklı birçok teklifler gelmeye başladı. Profesyonel bir müzik hayatı için nota ve solfej dersleri alarak kendisini bu anlamda geliştirmeye başladı. Aslında konservatuar okumak istiyordu, hatta sınavlarına da girdi, fakat başarılı olamadı. Yalnız bu işin okulunu okumanın şart olmadığını, insanın kendini bu anlamda geliştirmek için dışarıdan da özel eğitimler alabileceğini ve kendini hazırlayabileceğini düşünüyordu.

Bir iki yıl Bakırköy’de sahne aldıktan sonra Etiler Zorba Taverna haftanın bir günü türkü gecesi yapmasını istemişti. Pazar günleri orada çıkmaya başladı. Bir dönem sonra Taksim Mektup Bar’da çıkmaya başladı. Sahne yıllarına başladıktan sonra kendisinden iki yaş büyük olan ağabeği de gitar çalmaya başlayarak Berdan’a sahnede eşlik etmeye başladı. Nihayet profesyonel çalışması 2000 yılının kasım ayında piyasaya çıktı. Albümü Canan Prodüksiyon tarafından yapılmıştı. Ama gerek yapım hatası gerekse tanıtım hatası kitlelere onu ulaştıramamıştı. Bu albüm kendisi için iyi bir tecrübe oldu. 2000 yılından 2002 yılına kadar bu anlamda mücadele verdi ve sonunda istediği albümü yaptı.

Berdan Mardini’nin birlikte olduğu Yeliz Erçin’den Emre Dijvar (Karademir) Mardini (d.2010) adında bir oğlu vardır.

Berdan Mardini, 13 Ocak 2010 tarihinde Fatoş Mardini ile evlendi. Miran adında bir oğlu vardır. Ezmira (d.2014) adında bir kızı vardır. 29 Mart 2021 tarihinde eşinden anlaşmalı olarak boşandı.

Albümleri :
2002 – Aman Aman
2004 – Türküler
2004 – Sen Var Ya Sen
2005 – Senden Çocuğum Olsun
2006 – Annem Kızıyor
2008 – Hazır Mısın?
2011 – Çek Tetiği
2013 – Dur Bari
2016 – Kimim Ben

Filmleri ve Dizileri :
Yapımcı :
2014 – 2015 – Sızı (TV Dizisi)

Oyuncu :
2014 – 2015 – Sızı (Ferat) (TV Dizisi)
2014 – Kolpaçino 3. Devre (Kaçak Mahkûm)(Sinema Filmi)
2004 – Perçem (TV Dizisi)
2003 – Kurşun Yarası (Halil) (TV Dizisi)

Müzik :
2014 2015 – Sızı (TV Dizisi)

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , , ,

Yüksel Aksu kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Dondurmam Gaymak filminin yönetmenidir.

Yüksel Aksu, 1966 yılında Muğla’nın Ula ilçesinde doğmuştur. 1993 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Televizyon Bölümünden mezun oldu. Aynı okulda yüksek lisansını tamamladı.

aslennereli.com

Yüksel Aksu, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinde dersler verdi.

1997 yılında başrollerinde Yasemin Yalçın ve eşi İlyas İlbey’in oynadığı “İnce İnce Yasemince” adlı televizyon dizisinde yönetmenlik yaptı.

1999 – 2001 yılları arasında yapımcılığını Osman Yağmurdereli’nin yaptığı, yönetmenliğini Yüksel Aksu, Nihat Durak, Emine Karagüllü ekibinin yaptığı “Yılan Hikayesi” adlı dizide Mehmet Ali Alabora, Meltem Cumbul, Ayten Gökçer, Çetin Tekindor, Süleyman Turan, Emre Kınay, Nail Kırmızıgül, Hakan Bilgin, Ferhat Yılmaz, Bülent Şakrak, Görkem Yeltan, Bülent Polat gibi oyuncular oynadı.

2005 yılında yapımcılığını yaptığı, senaryosunu yazığı “Dondurmam Gaymak” filminin yönetmenliğini yaptı. Filmde sadece profesyonel oyuncu olarak Turan Özdemir oynarken oyuncu kadrosu Muğlalı vatandaşlardan oluşturuldu. Bu film ile de birçok ödül aldı.

2011 yılında senaryosunu yazıp, yönetmenliğini yaptığı “Entelköy Efeköy’e Karşı” filminde başrollerde Şahin Irmak oynadı.

2015 yılında başrolünde Cem Yılmaz’ın oynadığı “İftarlık Gazoz” filminin senaryosunu yazdı ve yönetmenliğini yaptı.

Ödüller:
2012 – 23.Ankara Film Festivali, En İyi Film (Entelköy Efeköy’e Karşı)
2012 – 23.Ankara Film Festivali, En İyi Yönetmen (Entelköy Efeköy’e Karşı)
2012 – 23.Ankara Film Festivali, En İyi Senaryo (Entelköy Efeköy’e Karşı)
2007 – 18.Ankara Film Festivali, Mahmut Tali Öngören Özel Ödülü (Dondurmam Gaymak)
2007 – 18.Ankara Film Festivali, Umut Veren Yeni Yönetmen (Dondurmam Gaymak)
2006 -25. İstanbul Film Festivali, Jüri Özel Ödülü (Dondurmam Gaymak)
2006 – 13.Adana Altın Koza Film Şenliği, Jüri Özel Ödülü (Dondurmam Gaymak)
2006 – 13.Adana Altın Koza Film Şenliği, Halk Jürisi Ödülü (Dondurmam Gaymak)
2006 – Uluslararası Queens Film Festivali, En İyi Komedi Filmi (Dondurmam Gaymak)
2006 – Uluslararası Queens Film Festivali, En İyi Yönetmen (Dondurmam Gaymak)

Filmleri ve Dizileri :
Yönetmen :
2015 – İftarlık Gazoz (Sinema Filmi)
2013 – Sevdaluk (TV Dizisi)
2011 – Entelköy Efeköy’e Karşı (Sinema Filmi)
2010 – Anadolu’nun Son Göçerleri: Sarıkeçililer (Sinema Filmi)
2005 – Dondurmam Gaymak (Sinema Filmi)
1999 – 2001 – Yılan Hikayesi (TV Dizisi)
1997 – İnce İnce Yasemince (TV Dizisi)
1995 – Underground Kadir ve Sinema Çetesi (Sinema Filmi)
1995 – Maksat Namın Yürüsün (Sinema Filmi) 1995
1993 – Zamanın Labirentinde Karşılaşma (Kısa Film)

Senaryo :
2015 – İftarlık Gazoz (Sinema Filmi)
2011 – Entelköy Efeköy’e Karşı (Sinema Filmi)
2005 – Dondurmam Gaymak (Sinema Filmi)

Yapımcı :
2007 – Kilit (Sinema Filmi)
2005 – Dondurmam Gaymak (Sinema Filmi)

Oyuncu :
2009 – Çıngıraklı Top (Haşim) (Sinema Filmi)
2007 – Ulak (Mehmet) (Sinema Filmi)
2007 – Rahat (Psikiyatrist) (Kısa Film)
2007 – Hicran Sokağı (Nazif) (Sinema Filmi)
2004 – Kadın İsterse (TV Dizisi)
1999 – Güle Güle (Sinema Filmi)
1995 – Bizim Ev (Deli Eşref) (TV Dizisi)
1993 – Mutfakta Biri mi Var? (Kısa Film)
1985 – Sosyete Şaban (Sinema Filmi)

Danışman :
2007 – Benden Baba Olmaz (Danışman) (TV Dizisi)
1999 – Güle Güle (Danışman) (Sinema Filmi)
1998 – Laleli’de Bir Azize (Danışman) (Sinema Filmi)
1998 – Karışık Pizza (Danışman) (Sinema Filmi)
1998 – Gemide (Danışman) (Sinema Filmi)

Yönetmen Ekibi :
2000 – Güneşin Battığı Yer (Yardımcı Yönetmen) (TV Dizisi)
1997 – Antika Talanı (Yönetmen Yardımcısı) (Sinema Filmi)
1996 – İstanbul Kanatlarımın Altında (Yönetmen Yardımcısı) (Sinema Filmi)
1995 – Özlem, Düne… Bugüne… Yarın… (3. Yönetmen Yardımcısı) (Sinema Filmi)
1995 – Düş, Gerçek, Bir De Sinema (Yönetmen Yardımcısı) (Sinema Filmi)
1992 – Talaz (Yönetmen Yardımcısı) (TV Dizisi)
1990 – Raziye (Yönetmen Yardımcısı) (Sinema Filmi)

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Ratip Aşir Acudoğlu kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Ratip Aşir Acudoğlu, 15 Temmuz 1929 tarihinde kurulan Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği’nin kuruluşuna katıldı. Cumhuriyet döneminde yurtdışına gönderilen ilk heykeltıraş, ilk anıtsal heykelimizi yapan sanatçımızdır.

Ratip Aşir Acudoğlu, 20 Şubat 1898 tarihinde İstanbul‘da doğmuştur. İlköğrenimini Mahmudiye Rüştiyesi’nde, ortaöğrenimini Ankara Sultanisi’nde yaptı. Birinci Dünya Savaşı‘na katılan Osmanlı Devleti, 1915 yılında lise son sınıfta iken Ratip Aşir Acudoğlu’nu askere aldı. 37. Kafkas Fırkası depo taburunda katılmış ve Mondros Mütarekesinden sonra terhis edilmiştir. 1918 yılında Savaş bittikten sonra Sanayi-i Nefise Mektebine (Güzel Sanatlar Akademisi) Heykel Bölümü’ne girdi. Sanayi-i Nefise Mektebi‘nde İhsan Özsoy’un atölyesinde çalışmaya başlayarak ilk heykelcilerimizden İhsan Özsoy‘un öğrencisi oldu. İhsan Özsoy’dan heykel sanatıyla ilgili temel bilgileri aldı.

aslennereli.com

Ratip Aşir Acudoğlu, babası Aşir Molla’nın yardımıyla 1920 yılında Almanya‘ya gitti. Münih Güzel Sanatlar Akademisi’ne girdi ve bir süre Prof. Bernard Blecker‘in atölyesinde çalıştı. Fakat o Fransa‘nın Rodin‘den sonra yetişen en güçlü heykelcisi Aristide Maillol‘a hayrandı. Bütün dileği Antoine Bourdelle ve Aristide Maillol gibi büyüklerin yanında çalışmaktı. Nitekim Münih‘e geldiğinin ikinci yılında Almanya‘dan Fransa‘ya geçerek Aristide Maillol‘dan ders almak istedi. Aristide Maillol atölyesine kabul edip eserlerini bir bir gösterdi ama hayranı olduğu Aristide Maillol‘dan ders almayı başaramayınca Aristide Maillol ve Antoine Bourdelle’nin eserlerinin etkisinde serbest olarak çalışmaya başladı.

1925’te Türkiye’ye döndükten sonra “Yaralı Asker” heykeliyle Sanayi-i Nefise Mektebi‘nin Avrupa sınavını kazanınca eğitimini tamamlamak üzere yeniden Fransa’ya gitti. Ratip Aşir Acudoğlu, devlet tarafından Paris’e heykel eğitimi için gönderilen ilk heykel sanatçısı olmayı başarmıştı. Böylece ikinci kez yurtdışına ve Paris‘e gitti; julian Akademisi’nde Paul Landowski ve Henri Bouchard‘ın atölyelerinde çalıştı. Ama söz konusu sanatçılar, heykelin akademik disiplinini uygulayan ve bu yolda eğitim veren kişiler olduklarından, Ratip Aşir onların istediği kıvama gelmekte çok zorlanmıştı. Yine de zaman buldukça, kendine usta olarak seçtiği Aristide Maillol ve Antoine Bourdelle‘in atölyelerine giderek, onların önerilerinden yararlandı. Üç yıl eğitim aldığı Avrupa’dan 1928 yılında Türkiye’ye dönüşünde Edirne Öğretmen Okulu’na resim öğretmeni olarak tayin edildi. Bu okulda kendisine bir heykel atölyesi verildi ve ilk anıt çalışması olan “Kubilay Şehidi Anıtı”‘nı bu atölyede 1932 yılında gerçekleştirdi.

Ratip Aşir Acudoğlu, Refik Fazıl Epikman, Cevat Dereli, Şeref Akdik, Mahmut Cuda, Nurullah Berk, Hale Asaf, Ali Avni Çelebi, Ahmet Zeki Kocamemi, Muhittin Sebati, Fahrettin Arkunlar’dan oluşan sanatçılarla birlikte 15 Temmuz 1929 tarihinde kurulan Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği’nin kuruluşuna katıldı.

Ratip Aşir Acudoğlu, Edirne Öğretmen Okulu’ndan sonra İstanbul‘da Zeyrek, Bakırköy, Beykoz ve Çubuklu ortaokullarında resim öğretmenliği yaptı.

Ratip Aşir Acudoğlu, ömrünün sonuna kadar ortaokullarda çocuklara resim yaptırmak gibi kişiliğine hiç uymayan işlerle uğraşmak zorunda kalmıştı. İlk önemli heykelcilerden birisi olduğu halde diğer akranları gibi akademiye vb girmeyi başarmadı. Buna rağmen Menemen Şehit Kubilay anıtı (Mustafa Fehmi Kubilay), Erzincan İsmet İnönü anıtı (1948), Ankara Ziraat Fakültesi Atatürk anıtı gibi büyük eserler ona sipariş edilmişti. Ancak bu anıt heykellerden sağladığı kazançla kendi heykel çalışmalarını sürdürebilmiştir.

Ratip Aşir Acudoğlu, 17 Ocak 1957 tarihinde İstanbul’da Çubuklu Ortaokulu’nda resim öğretmenliği yaptığı için ikamet ettiği Çubuklu’daki yalısında kalp krizi geçirerek 59 yaşında ölmüştür.

Eserleri :
1932 – Şehit Kubilay Anıtı, (Mustafa Fehmi Kubilay) Menemen,
1948 – İsmet İnönü Anıtı, Erzincan,
1954 – Atatürk Anıtı, Ziraat Fakültesi önü, Ankara
1940 – Bolu Atatürk heykeli (Nijat Sirel ile birlikte), Bolu

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,

Nijat Sirel kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Nijat Sirel, ülkemizde anıt heykelciliği yabancı sanatçılardan devralan ilk Türk heykeltraşlarımızdandır.

Nijat Sirel, 1898 yılında Amasya’da İbrahim Şazi Bey ve Yennevveva’nın oğlu olarak doğmuştur. Ablası ressam Harika Sirel (d. 07 Nisan 1896) ressam Hüseyin Avni Lifij ile evli idi. 1915 yılında İstanbul Sultanisi’nden (İstanbul Erkek Lisesi) mezun olduktan sonra heykel eğitimi için Almanya‘ya gönderildi. Münih Güzel Sanatlar Akademisi’nde eğitim gördü. Profesör Hermann Kahhn atölyesinde çalıştı. Kısa süre bağımsız çalıştıktan sonra 1922’de yurda döndü.

aslennereli.com

İlk resim derslerini ablası Harika’nın eşi Hüseyin Avni Lifij‘den aldı.

Nijat Sirel, Türkiye’ye döndükten sonra 1922 yılında İzmir Lisesi’nde resim öğretmenliğine atandı. Daha sonra İstanbul‘da Vefa Lisesi ve Gaziosmanpaşa okullarında da öğretmenlik yaptı.

1927 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi‘ne (Güzel Sanatlar Akademisi) heykel öğretmenliğine atanan Nijat Sirel, Alman heykeltraş Rudolf Belling’in yanında görev yaptı. 1932’de okul müdürü Burhan Toprak ile ters düşmesi nedeniyle okuldan ayrıldı. 1937 yılında da okula tekrar döndü. Akademide Mahir Tomruk‘un öğrencisi oldu. 22 Kasım 1952 tarihinde Akademi müdürlüğüne atandı.

Nijat Sirel, ülkemizde anıt heykelciliği yabancı sanatçılardan devralan ilk Türk heykeltraşlarımızdandır. Türk heykelciliğin ilk öncüleri olarak sayabileceğimiz diğer isimler arasında Mahir Tomruk, Rudolf Belling, Nejat Sirel; Cumhuriyet sonrası içinse Zühtü Müridoğlu yer alır. Cumhuriyetin kuruluşuna kadar bu okuldan yetişen sanatçılar İhsan Özsoy, İsa Behzat, Mahir Tomruk ve Nejat Sirel olmuştur. Bu bakımdan Nijat Sirel ülkemizin ilk heykel sanatçılarından ve hocalarındandır.

Bursa-Atatürk-Anıtı.

Mahir Tomruk ile birlikte 1931 yılında gerçekleştirdiği Bursa Atlı Atatürk anıtı, en güzel eselerinden biri olarak kabul edilir.

Bu ilk denemeyi 1933’de yaptığı Çanakkale Atatürk anıtı, Kocaeli Atatürk anıtı, Bolu Atatürk anıtı, Hakkı Atamulu ile birlikte yaptığı Malatya’daki Atatürk ve İsmet İnönü anıtları izledi. Sanatçının, Resim ve Heykel Müzesinde alçı ve bronz büstleri de vardır.

17 Haziran 1959 Tarihinde Türkiye‘de ilk bronz heykel dökümünü yaparak ülkemizde ilk bronz heykel dökümünü yapan sanatçı unvanını aldı.

Şair Abdülhak Hamit Büstü, Bronz, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, 1928

Nijat Sirel, ünlü isimleri yaptığı büstlerle ölümsüzleştirmiştir. Bronzdan “Şair Abdülhak Hamit Tarhan başı”, alçıdan “Mithat Paşa büstü”, alçıdan “Kadın başı”, alçıdan “Şair Ahmet Haşim maskı”, alçıdan “Ressam Hüseyin Avni Lifij başı”, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde bulunan eserlerindendir. Büstünü yaptığı kişiler arasında ressam Hüseyin Avni Lifij, Sanayi-i Nefise Mektebi’nin müdürlerinden Cemil Cem Bey, dostu heykeltıraş Nermin Farukî de vardır.

Nü çalışmalar yapmanın hayli sıkıntılı olduğu bir dönemde Nermin Farukî ile birlikte yaptığı çıplak kadın heykeli, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’ndedir. Nermin Faruki ile birlikte yaptıkları bu eserde dönemin yasaklarına ve zorluklarına rağmen ”Nü” çalışmaların Türk heykel sanatına nasıl dahil olduğunu görürüz. Heykelde figür oturur vaziyette, bir eli destek alır şekilde yerdeyken diğer eli omzunu tutmakta. Bu figürün Nermin Faruki modelliğinde etüt edilip edilmediğini bilmiyoruz, fakat saç modeli ve büstün anatomik özelliklerinden yola çıkarak Nermin Faruki’yi akıllara getirdiğini söyleyebiliriz.

Nijat Sirel, kendisinden 17 yaş küçük ve Türkiye’in ilk kadın heykelcilerinden olan Nermin Faruki ile evlenmiş ve bir çok heykelelrini yaparken ondan da yardım almıştır.

Nijat Sirel, 18 Haziran 1959 tarihinde İstanbul’da 61 yaşında kalp krizinden ölmüştür.

Eserleri :
Bolu Atatürk heykeli (Ratip Aşir Acudoğlu ile birlikte), Bolu
Mithat Paşa Büstü (İstanbul Resim ve Heykel Müzesi),
Abdülhak Hamit Tarhan Büstü (İstanbul Resim ve Heykel Müzesi),
Ahmet Haşim Maskı (İstanbul Resim ve Heykel Müzesi),
Hüseyin Avni Lifij Büstü (İstanbul Resim ve Heykel Müzesi),
Bursa Atatürk Anıtı (1940 Mehmet Mahir Tomruk ile birlikte),
Bolu Atatürk Anıtı, (Hakkı Atamulu ile birlikte)
Çanakkale Atatürk Anıtı (1944),
Malatya İsmet İnönü Anıtı.

Kaynak:Biyografi.info

Tags, , , , , , , , , , , ,