Dante Alighieri Hayatı

Dante Alighieri Hayatı

Dante-AlighieriDante Alighieri; İtalyan şairidir (Floransa 1265-Ravenna 1321).

Yaşamının ilk yıllarına ilişkin bilgiler azdır. Zamanının bilginlerinden Brunetto Latin’den (? 1220 – ? 1294) ders aldı. Latin şiiri üzerinde çalıştı. Politikaya atıldı (1295). Hekim ve eczacılar loncasına girdi; meslek meclislerinde üyelik yaptı, Floransa’nın en yüksek yönetim görevi olan priore’liğe yükseldi (1300). Soyadıyla değil ön adı Durente’nin kısaltılmış biçimi olan Dante diye anılarak ün kazandı. Yaşamını ve yazgısını etkileyen iki olaydan biri, ilkin dokuz yaşındayken görüp sevdiği, hemen hemen on yıl sonra yalnızca bir kez daha rastlayıp kendine aşk edindiği Beatrice Portinari ile karşılaşması; ikinci büyük olay, Ghibellini yandaşlarının sindirilmesinden sonra kendi içinde bölünen Guelflerin (karailericiler; Akılımcılar) acımasız çatışmalarını önleyebilmek için ileri gelenlerin kentten sürdürmesiyle başladı. Beatrice’nin ölümüyle (1290) ülküleştirdiği sevgilisi için Vita Nuova ‘yı (Yeni Yaşam) Latince yazarken (bas. 1576), sonradan dölce stil Nuova diye adlandırılacak (Yeni Tatlı Üslup) kişisel yolunu buldu (1294). Papalığın kışkırttığı politik çekişmelere karışan Fransız Prensi Charles de Valois’nın Floransa’yı ele geçirmesi üzerine Dante önce sürgün (1302), para ödeme, sonra da diri diri yakılma cezasına çarptırıldı. Ölümüne kadar bir daha doğduğu kente dönemedi. Yirmi yıl boyunca kent kent dolaştı, sanatını yüceltenlerin yardımıyla yaşadı. İtalyan dilinin büyük öncüsü olmasını sağlayan ulusal dil çalışmalarını 1304-1307’de Latince yazdı: De Vulgari Eloquentia (Halk Dili Üzerine), (İtalyanca basımı 1529; Latince bas. Paris’ te 1577). Ardından İl Convivio (Şölen) geldi (1306-1308; basımı 1490), Ahlak ve felsefe sorunlarını işleyen bu üç uzun şiirden başka 13 Latince nazım parçası da bu yılların ürünüdür. Epistole (Mektuplar). Verona ve Ravenna’da geçen son yıllarını Commedia adını verdiği halde sonradan Divina Commedia (İlâhi/Tanrısal Komedi) diye ünlenen büyük eserine adadığı bilinmektedir (1307 sonrası).

İtalyancayı bir edebiyat dili düzeyine yükselttiği için dilin yaratıcısı sayıldı. Başlıca : De Monarchia (Monarşi üzerine) 1300-1317, Egloghe (Pastoral Şiirler), yazılışı 1310-1315; Kilisece yakılışı 1329; basımı 1559.

Divina Commedia, şairin ünlü uzun manzum eseri (yazılışı: 1307-1321). 1472’den, başlayarak basıldı; şairin yalnızca Commedia adını taktığı eser, ilkin 1555’teki Venedik basınında Divina (İlahi, Tanrısal) sıfatı eklenerek ortaya çıktı, bu adla tanındı. Bazıları eksik olmakla birlikte her biri genellikle 141 dizeden oluşan 100 kanto halinde, toplam 14.233 dize uzunluğundadır. Eser, üç sayısını kutsal sayan Hıristiyan inancına (teslis: Tanrı, İsa. Kutsal Ruh) göre yazılmış, İtalyan nazım biçimlerinden terzarima kullanılmıştır. Her biri üçer dizelik bentlerde 1. ile 3. dizeler uyaklı olur; ikinci dizenin uyağı arkadan gelen bentte ilk ve son dizelerde yinelenir. ABA BCB CDC DED… Bir öteki dünya yolculuğunu konu edinen bu İtalyanca şiir, İnferno (Cehennem) bölümünde 34, Purgatoria (Araf) ile Paradiso (Cennet) bölümlerinde 33’er kantodur. Şairin sevgilisinin gönderdiği Latin şiiri Vergilius (İÖ 70 – İÖ 19), Cehennem bölümünde, Dante’ye kılavuzluk ederse de Hıristiyanlık öncesinin insan bilgeliği katında kaldığı için Araf’a bile tam ulaşamaz. Katıksız ve kurtarıcı inancın simgesi olan Beatrice ise Tanrı’nın yüceliğinin yansıdığı Cennete kadar götürür. Dante’yi, sevinç, aydınlık, uyum ve mutluluktan başka şeyin olmadığı Cennet, yazarının “Göğün ve Yerin elinden çıkan kutsal bir şiir” diye nitelediği eserin son bölümü olur. Özellikle Cehennem bölümünde Hristiyanlık dışında kalan her şeyi, herkesi cezalandırılmış olarak gösteren eser, yazarının güncel politik çatışmalara giriştiği kişileri de acımasızca mahkûm eder. Bütün Batı dillerine, örneğin yalnız İngilizceye kırk kez çevrilen eser, Türkçeye de İlahi Komedya, Tanrısal Komedi gibi başlıklarla aktarıldı. Hristiyan insancılığının (hümanizm) ortaçağ kültür değerleriyle çok ustaca bir bileşimi olan şiir, İtalyan halk dilinin, Latincenin etkisinden kurtulmuş bağımsızlığının da edebiyat zaferi sayılır.

kaynak:nkfu

Sen de Yorum yazmalısın bence.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir