Friedrich Nietzsche Hayatı

Friedrich Nietzsche Hayatı


(1844- 1900)

Ünlü bir Alman filozofudur; «üstün insan» görüşünü kurmuştur. Röcken’de doğdu. Bonn ve Lipsiş üniversitelerinde filoloji okudu. Yalnız, yaratılıştan, hastalıklı bir bünyesi vardı. Bütün hayatınca hastalıktan kurtulamadı. İlk olarak 1819’da delilik belirtileri gösterdi; aklını kaybetmiş durumda 11 yıl daha yaşadıktan sonra Weimar’da öldü.

Nietzsche’nin felsefesinin temeli, hayat karşısında duyulan sınırsız bir coşkunluğa, hayranlığa dayanır. Nietzsche, kötümser bir filozof olan Schopenhauer’in etkisinde kalmış olmakla birlikte, onun felsefesinin çizdiği sınırları aşmaya, onda görülen hayata yüz çevirmek gerektiği düşüncesini çürütmeye çalışmıştır.

Nietzsche, kötümserliği, hem kabul eden, hem de yaşamayı değerli bir şey haline getirmeye çalışan, bu çelişmeyi aşmak için de bir çözüm yolu aramış bir filozoftur. Bu çözüm yolunu ilk önce sanatta bulduğunu sandı. «Trajedinin Kaynakları», «Yersiz Düşünceler» adlı eserlerinde dünyanın, hayatın yalnız sanat sayesinde estetik bir gerçeklik olarak kabul edilebileceğini, güzel olması bakımından dünyanın içinde yaşanılmaya lâyık bir yer olduğunu ileri sürüyordu. «İnsanca, Hep İnsanca», «Gezginle Gölgesi» gibi daha sonraki eserlerinde, duygulara, içgüdülere dayanan bir bilginin bizi kötümserlikten kurtaracağını ileri sürdü, bu bilgi üzerine bir toplumsal ahlâk kurmaya çalıştı.

Nietzsche’yi, düşüncesinin son gelişiminde, gelmiş geçmiş bütün öteki felsefe sistemlerini, dinleri eleştirirken görüyoruz. 1882’de yayınlanan «Neşeli Bilgi»; 1885’te yayınlanan «Zaratustra Böyle Dedi (Böyle Buyurdu Zerdüş)». «İyinin, Kötünün Ötesinde», «Ahlakların Seceresi», «Tanrıların Şafağı» gibi eserlerinde sevgi, eşitlik ahlaklarına cephe alarak insan hayatının gerçek anlamının, güdü olmak isteğinde bulunduğuna inanıyor, insanın, başkaları ile anlaşmaya, onları sevmeye kalkışmasının bir zayıflık, soysuzlaşma olduğuna inanarak bireyin (ferdin) kendi içgüdülerini, isteklerini gerçekleştirmekten başka şey düşünmemesinin biricik ahlak kuralı olduğunu ileri sürüyordu. Nietzsche, çağdaş insanın kendisini insanüstü haline getirecek bir hayat biçimi seçmesini; boyun eğme, başkalarına acıma, başkalarıyla eşit olduğunu düşünme gibi «sahte değerler»den yüz çevirerek daha güçlü olmak eğilimine uygun hareket etmesini doğru buluyordu. Nietzsche’nin ahlâkı, güçlü olma isteği üzerine kurulmuş, bireyci, aristokratik bir ahlaktır. Nazizm’in teorik temellerini kuranlar Nietzsche’nin bu düşüncelerinden faydalanmışlardır.

Yazılarını kanı ile yazdığını söyleyen Nietzsche, Alman dilini en iyi kullanan büyük yazarlar arasında da yer almıştır.

kaynak:nkfu

Sen de Yorum yazmalısın bence.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir