Yaptığı yasalarla ünlüdür ve kurduğu hanedana adını vermiştir. İÖ 1950’den başlayarak gerilemeye başlayan ve bazı bölümlere uğrayan Babil Krallığı’nı yeniden birleştirmek için yoğun çaba harcadı. Aşağı Babil’de Larsa Kralı Rimsini ile komşuları olan bazı küçük kent krallıklarını yenilgiye uğratarak, onları Babil egemenliğine aldı. Daha sonra Mari Hanedanı’nı da yıkan Hammurabi, bütün Mezopotamya, Suriye ve Elam bölgesini devletine kattı (İÖ 1700). Asurlular üzerine yaptığı seferle de Ninova Kenti’ni ele geçirdi. Böylece, Birinci Babil Devleti, Akkat Devleti’nin eriştiği sınırlara kadar yayıldı.
Hammurabi, ilkçağ tarihinde yasalarıyla ünlü bir hükümdardır. O, Babil hukukunu ortaya koymakla, Mezopotamya’da Babilliler, Asurlular, Sümerler ve Amurruları, bir yönetim altında tek bir ulus olarak yaşatmayı amaçladı. Öte yandan yasaların yanı sıra devletçiliği ile de dikkati çeken Hammurabi, ele geçirdiği kentlere, güvendiği kişileri vali atadı, düzenli bir haberleşme örgütü oluşturdu. Bu düzenlemeler, Babil Devleti’nin uzun süre yaşamasını sağladı.
Başka bir yasaya göre de, “Eğer bir mimar (yapıcı) bir evi sağlam yapmaz da ev yıkılarak sahibinin ölümüne neden olursa, mimar bunu yaşamıyla öder.” Bu ve bunun gibi acımasız hükümlerine karşın Hammurabi’nin yasalar derlemesi, yasa ve hukukun egemen olduğu ve en aşağılık bireyin bile belirli bir yasal korunma altına alındığı, genelde sağlam ve iyi örgütlenmiş bir toplumu yansıtır.
kaynak:nkfu