Johann Gregor Mendel Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Çalışmaları ve Buluşları

Johann Gregor Mendel Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Çalışmaları ve Buluşları

Johann Gregor Mendel

biliminin kuran ve babası olarak tabi edilen bilim insanıdır. Yoksul bir aileden geldiği için oldukça zor bir çocukluk geçirmiş ve ilkokuldan sonra ancak öğretmenlerinin yoğun isteği ve baskısı ile ailesi ikna edilerek öğrenimine yataılı olarak devam edebilmiş ve bu dönemde yetersiz beslenme ve yokluk ile geçen bir öğrenim hayatı geçirmiştir. Üniversite okuyamadığından bilimsel çalışmalarına devam edebilmek için din adamı olmayı seçen ve bu arada üniversite okuyabilen Johann Gregor Mendel manastırda uzun yıllar süren sonrası bezelyeler üzerinde yaptığı deneyler ile kalıtım kanunlarını ortaya koymuştur.

Avusturyalı Mendel, kalıtımı deneylere dayanan yeni bir anlayışla ele aldı. 1822-1884 yılları*arasında yaşamış olan bu Avusturyalı bilgin 1853 – 1864 arasındaki 11 yıl içinde bahçesinde fasulye ve bezelye yetiştirmiş, bunlar üzerinde kalıtım bakımından bilimsel çalışmalar yapmıştır. Bu deneylerin sonunda Mendel, kalıtsal karakterlerin bir dölden ikinci döle geçmesinde hüküm süren esasları kesin kanunlarla belirtmiştir.

Mendel Kanunları

Mendel kanunlarını anlayabilmek için önce deneylerini gözden geçirmek gerekir. Mendel birinci deneyinde saf ırktan olan, yalnız biri kısa, biri uzun iki bezelyeyi birleştirdi. Belki bu iki tip bezelyenin birleşmesiyle meydana gelen yeni döldeki (Fı) bezelyelerin, ilk bezelyelerdeki uzunluk ve kısalık gibi karakterleri birleşik olarak taşıyacaklarını sanıyordu. Halbuki deneyin sonunda bu birleşmeden meydana gelen melez bezelyelerin gene de kısa olmayıp uzun olduklarını gördü. Yalnız bu döldeki bezelyelerin kalıtsal karakteri olan uzunluk, ikinci deneyden anlaşılacağı gibi, ilk bezelyelerinkinden farklıydı. Çünkü saf ırkta uzunluk karakteri saf olarak bulunmaktadır. «Fı» dölündeki melez bezelyeler ise ana-babasından hem kısalık, hem de uzunluk karakterini almıştır. Yalnız, bu iki karakterden uzun olanı kendini göstermiş; ötekisi onun tarafından örtüldüğü, ya da bastırıldığı için gizli kalmıştır. Bu durumda, kendini gösteren karaktere «başat» (hakim, baskın), gizli kalan ve yeni dölde kendini göstermeyen karaktere de «çekinik» denir.

Mendel yaptığı ikinci deneyde Fı dölünde kendini belli etmeyen çekinik karakterlerin aslında kaybolmadığını, F2 dölü adını verdiği ikinci dölde kendilerini gösterdiklerini büldu. F2 dölü için ürettiği 8.000 kadar bezelyenin dörtte üçünün uzun, dörtte birinin ise kısa olduğunu gördü. Böylece, çekinik (gizli kalmış) karakterler ikinci dölde ortaya çıkmıştı. Yalnız, bunlar kendilerini niçin yarı yarıya değil de, ancak dörtte bir olarak göstermişlerdi? Mendel, denemelerine devam ederek, ortaya yeni kanunlar koydu.

Mendel, deneyleri sayesinde kalıtım konusunda vardığı sonuçları yayınladıysa da bu çağdaşlarınca anlaşılamadığından 35 yıl kadar uzun bir süre için unutulup gitti. Ancak 1900 yılı sıralarında, değişik bitkiler üzerinde ayrı ayrı incelemeler yapan üç doğa bilgini, Mendel’in deneylerini yeniden ele aldılar, onun vardığı sonuçları aynen onlar da buldular. Bu defa Mendel’in kuralları bilim dünyasında büyük bir ilgi uyandırdı, birçok doğa bilgini, bitkiler üzerinde olduğu gibi, hayvanlar üzerinde de yaptıkları deneylerde aynı sonuçları elde ettiler. Bu arada, Amerikan doğa bilginlerinden Morgan’la arkadaşları, bir cins sinek üzerinde yaptıkları denemeler sonunda Mendel’in bulduğu esasları birer kanun halinde geliştirdiler.

kaynak:nkfu

Sen de Yorum yazmalısın bence.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir