Josef von Sternberg Hayatı ve Filmleri

Josef von Sternberg Hayatı ve Filmleri

josef-von-Sternberg
; A.B.D’li sinemacıdır (Viyana, 1894-Hollywood, 1969).

Yahudi kökenli Avusturyalı bir ailenin çocuğu olan josef von Sternberg, 1901’de ailesiyle birlikte A.B.D’ne göç etti. Ozan, felsefeci, resim meraklısı, etnolojiye ve tarihe düşkün olan Sternberg, sinemaya, 1919’da kurgucu olarak girdi; daha sonra, senaryo yazarlığı, kameramanlık, sanat danışmanlığı ve asistanlık yaptı. 1925’te gerçekleştirdiği ilk filmi The Salvation Hunters’ da (Kurtarıcı Avcılar) sinema tekniğindeki ustalığım yetkin biçimde ortaya koydu. Olağanüstü nitelikteki Underworld (Yeraltı Dünyası, 1927) dışındaki sessiz filmlerinin çoğunluğu ve özellikle Deniz Şeytanları (The Docks of New York, 1928), ustalığının ürünleri olmakla birlikte, Sternberg, Alman anlatımcılığının kalıtımı olan simgeci anlatımdan henüz kurtulamamıştı.

Sternberg’in Almanya’da gerçekleştirdiği tek filmi olan Mavi Melek (Der blaue Engel, 1930; Heinrich Mann’ın Mavi Melek [Professor Unrat oder das Ende eines Tyrannen] adlı romanından aktarıldı), sinema tarihinde bir dönem olarak belirdi: Bu da, yetenekli bir yönetmenle o dönemlerde silik bir oyuncu olan Marlene Dietrich’in karşılaşmasından doğdu ve Sternberg, Marlene Dietrich’ten bir efsane yarattı. Sternberg ve Dietrich’in A.B.D’ndeki ortak meslek yaşamları (1931-1935), doruk noktasını The Scarlet Empress ‘in (Kızıl İmparatoriçe, 1934) oluşturduğu yükselen bir eğri çizdi. Film üretimindeki bazı zorunluluklar yüzünden Marlene Dietrich’ ten ayrılan Sternberg, iki dikkat çekici yapıt daha gerçekleştirdi: Başyapıtı olma nitelikleri taşıyan ama tamamlanmamış olan filmidir. Claudius (Ben Claudius, 1937) ve Şanghay Harekâtı (The Shanghai Gesture, 1942). Son filmiyse The Saga of Anatahan (Anatahan Destanı, 1953) oldu.

Sternberg, Hollywood sinemasına karamsar düşünce biçimini ve Orta Avrupa’nın barok estetiğini uyarlayan Billy Wilder (1906), Otto Preminger (1906) gibi Yahudi kökenli Avusturyalı film yönetmenlerinin ilki oldu. Sinema tarihinde Ayzenştayn’la birlikte en büyük biçimsel güzellik yanlısı olan Sternberg, oyuncuları, dekorları, senaryoları, çekimleri bir ressamın renklerini işleyişi gibi ele aldı. Ancak, modern sinemanın daha sonraki yıllarda ortaya çıkan estetik ve evrimine uyum sağlayamadı.

BAŞLICA FİLMLERİ

The Salvation Hunters (Kurtarıcı Avcılar, 1925); The Seagull (Martı, 1926); Underworld (Yeraltı Dünyası, 1927); The Last Command (Son Emir, 1928); Deniz Şeytanları (The Docks of New York, 1928); Mavi Melek (Der blaue Engel, 1930); Morocco (Fas, 1930); Dishonored (1931); An American Tragedy (Bir Amerikan Trajedisi, 1931); Şanghay Ekspresi (Shangai Express, 1932); Sarışın Venüs (Blonde Venus, 1932); The Scarlet Empress (Kızıl İmparatoriçe, 1934); The Devil is a Woman (Şeytan Bir Kadındır, 1935); Suç ve Ceza (Crime and Punishment, 1935); I, Claudius (Ben Claudius, 1937); Şanghay Harekâtı (The Shanghai Gesture,1942); Macao (1952); The Saga of Anatahan (Anatahan Destanı, 1953).

kaynak:nkfu

Sen de Yorum yazmalısın bence.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir