Mimar Sinan Hayatı ve Eserleri

Mimar Sinan Hayatı ve Eserleri

Mimar Sinan

SİNAN MİMAR (KOCA), Osmanlı mimarı (Ağırnas Köyü/Kayseri 1490- İstanbul 1588). 1512’de Yavuz Sultan Selim döneminde devşirme olarak İstanbul’a getirilerek Acemi Oğlanlar Ocağı’na yazdırıldı. 1514 Çaldıran Savaşı’na, 1516-1520 arasında Mısır Seferi’ne katıldı. İstanbul’a dönüşünde Yeniçeri Ocağı’na alındı. 1521 Belgrat ve 1522 Rodos seferinde gösterdiği başarılardan dolayı, atlı sekban sınıfına alındı. 1526’da katıldığı Mohaç Seferi’nden sonra zemberekçibaşılığa (baş teknisyenlik) getirildi. 1529’da Viyana, 1529-1532 arasında Almanya, 1532-1535 arasında Irak, Bağdat ve Tebriz seferlerine katıldı. Bu son seferinde Van Gölü’nden geçecek olan üç geminin yapımında gösterdiği başarılardan dolayı sefer dönüşünde hasekiliğe getirildi. 1537’de Puglia ve Korfu, 1538’de Karabuğdan seferlerine katıldı. Bu seferler sırasında Prut Irmağı’ nın üstünde kurduğu köprüyle Kanuni’den büyük övgü gördü ve sefer dönüşünde, Mimarbaşı Acem Ali’nin yerine, yaşamının sonuna kadar sürdüreceği saray başmimarlığına getirildi. Yeniçerilikten bir anda mimarbaşılığa kadar yükselebildiğine göre, Sinan’ın daha önce bu alanda kendini kanıtlamış olması gerekir. Sinan’ın mimarlık alanında nasıl yetiştiğine ilişkin elde bilgi bulunmamakla birlikte, bu alandaki ilk bilgilerini Acemi Oğlanlar Ocağı’nda edindiği sanılır. Bu ocakta yapım işlerini yürütmekte olan birimlerde çalıştı. Gerek bu birimlerin, ordunun usta-çırak ilişkileri içinde yapım ve onarım gereksinmelerini karşılaması sırasında edindiği bilgiler, gerekse katıldığı seferlerde doğu ve batının değişik kentlerine girmesi, görgüsünü artırma fırsatını sağladığı söylenebilir. Burada gördüğü örnekleri incelemiş, gördüklerini deneylerle birleştirdiği kuşkusuzdur. Mimarbaşılığa getirildikten sonra onun yalnızca yapıların tasarımı ile ilgilenmediği, tasarımın yanı sıra işçilerin bulunması, ücretlerinin ödenmesi, kaliteli malzemenin sağlanması gibi ayrıntı sayılan konularla da ilgilendiği görülür. Mimar Sinan’ın gerçekleştirdiği yapıların saptanmasında Mustafa Sai’nin tezkiresiyle anonim yazmalardan yararlanılır. Eldeki belgelere göre, Sinan’ın gerçekleştirdiği yapıların sayısı 360’ı aşar. 50 yılı aşkın bir zaman dilimi içinde yapılan bu yapılar şöyle gruplandırılabilir:

Camiler, mescitler, medreseler, türbeler, saraylar, kervansaraylar, köprüler, köşkler, hamamlar, okullar, imaretler, darüşşifalar, mahzenler.

Bu yapıların 280’den fazlası İstanbul ve yakın çevresiyle Trakya’dadır. Tüm Osmanlı mimarlığının en büyük ustası sayılan Sinan’ın yaptığı başlıca eserler:

Eserleri: 1535-1537 tarihli Diyarbakır Ali Paşa Külliyesi, 1538-1539 tarihli İstanbul Haseki Külliyesi, çıraklık dönemi eserim dediği ilk anıtsal yapı olan 1543-1548 tarihli İstanbul Şehzade Camisi, 1548 tarihli İstanbul Üsküdar’daki Mihrimah Sultan Külliyesi, 1553 tarihli Tekirdağ Rüstem Paşa Külliyesi, kalfalık dönemi eserim dediği Klasik Osmanlı mimarlığının en önemli örneklerinden biri olan 1550-1557 tarihli İstanbul Süleymaniye Külliyesi, 1561-1562 tarihli İstanbul Eminönü’ndeki Rüstem Paşa Külliyesi, 1563 tarihli Konya Karapınar’daki II. Selim Külliyesi, 1562-1563 tarihli Erzurum Lala Mustafa Paşa Camisi, 1564 tarihli Lüleburgaz Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi, 1562-1565 tarihli İstanbul Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Camisi. 1561-1565 tarihli Babaeski Semiz Ali Paşa Külliyesi, 1571-1572 tarihli İstanbul Kadırga’daki Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi, 1573 tarihli İstanbul Kasımpaşa’daki Piyale Paşa Camisi, 1574 tarihli Hatay Payas’taki II Selim / Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi, ustalık dönemi eserim dediği Osmanlı Klasik mimarlığının başeseri sayılan 1569 -1575 tarihli Edirne Selimiye Camisi, 1577 tarihli İstanbul Azapkapı’daki Sokullu Mehmet Paşa Camisi, 1580 tarihli İstanbul Üsküdar’daki Şemsi Paşa Külliyesi, 1580 tarihli İstanbul Tophane’deki Kılıç Ali Paşa Külliyesi, 1581 tarihli İstanbul Toptaşı’ndaki Atik Valide Camisi, 1585 tarihli İstanbul Fatih’teki Mesih Mehmet Paşa Camisi

Camilerin dışında Sinan’ın yaptığı 52 mescidin adı bilinmemektedir. Tümü İstanbul’da olan bu mescitlerden günümüze gelen çok azdır.

Medreseler: 1538-1539 tarihli İstanbul Haseki Külliyesi Medresesi, 1543-1548 tarihli Şehzade Külliyesi Medresesi, 1548 tarihli İstanbul Üsküdar’daki Mihrimah Sultan Külliyesi Medresesi, 1550 tarihli İstanbul Cağaloğlu’ndaki Rüstem Paşa Medresesi, 1550-1557 tarihli İstanbul Süleymaniye Külliyesi Medresesi, 1564 tarihli Lüleburgaz Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi-Medresesi, 1571 tarihli İstanbul Kadırga’daki Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi, 1569-1575 tarihli Edirne Selimiye Külliyesi Medresesi, 1580 tarihli İstanbul Üsküdar’daki Şemsi Paşa Külliyesi Medresesi, 1580 tarihli İstanbul Tophane’deki Kılıç Ali Paşa Külliyesi Medresesi.

Hamamlar: 1546 tarihli İstanbul Zeyrek’te Hayrettin Paşa/Çinili Hamam, 1547 tarihli İstanbul Samatya’da Ağa Hamamı, 1551 tarihli Silivrikapı’daki Hadım Süleyman Paşa Hamamı, 1556 tarihli İstanbul Sultanahmet’teki Haseki/Ayasofya Hamamı, 1550-1557 tarihli İstanbul Süleymaniye Külliyesi Hamamı, 1561 tarihli İstanbul Fındıklıdaki Molla Çelebi Hamamı, 1563 tarihli Konya Karapınar’daki II. Selim Hamamı, 1565 tarihli İstanbul Edirne-kapı’daki Mihrimah Sultan Hamamı, 1579 tarihli İzmit Pertev Paşa Yeni Cuma Hamamı, 1580 tarihli istanbul Tophane’deki Kılıç Ali Paşa Hamamı, 1583 tarihli İstanbul Toptaşı’ndaki Valide Sultan Külliyesi Hamamı.

Öteki yapılar: Mağlova Sukemeri, 1567/1568 tarihli Küçükçekmece Köprüsü, Edirne Rüstem Paşa Kervansarayı, 1574 tarihli Hatay Payas’taki II. Selim/Sokullu Mehmet Paşa Kervansarayı, 1571 tarihli Siyavuş Paşa Köşkü, 1578 tarihli Topkapı Sarayı III. Murat Köşkü, İstanbul Haseki Sultan Külliyesi Şifahanesi, İstanbul Süleymaniye Külliyesi Şifahanesi, İstanbul Toptaşı’ndaki Atik Valide Külliyesi Şifahanesi.

Osmanlı Devletinde yaşamış en ünlü mimardır. Yaptığı camiler, adlarını taşıyan kişilerin hayat hikayesini yansıtırdı. Ayrıca yapıldığı bölgenin havasına uyar ve o bölgeye çok özellik katardı. O bizim için yüzyıllardan beri gelen bir tarih ve mimari klasiğidir. Sadece Osmanlı Devleti’nin değil dünyanın en büyük mimarlarından biridir.

Kayseri’de doğmuş ama doğum tarihi kesin olarak bilinmiyor. 1588’de İstanbul’da ölmüştür.

Osmanlıda üç padişah zamanında mimar başılık yapmıştır. İlk kez Atatürk ona ilişkin bilimsel araştırmalar yapılmasını ve onun bir heykelinin yapılmasını istemiştir. 1982’de İstanbul’daki yeni üniversiteye onun adı verilmiştir. Çeşitli kaynaklara göre Sinan 84 cami, 52 mescit, 57 medrese,7 okul,22 türbe,17 imaret, 3 darüşifa, 7 su kemeri,8 köprü, 29 kervansaray, 35 köşk ve saray, 48 hamam olmak üzere üçyüzelliyi aşkın yapı gerçekleştirmiştir.Osmanlı ordusu ile pek çok sefere katılmış, hem Anadolu’da, hem Balkanlarda hem de Orta Doğuda tüm mimari eserleri görüp inceleme olanağı bulmuştur. İlk büyük eseri İstanbul’daki Şehzade Camii’dir. Edirne’deki Selimiye Camii Ustalık eseridir. Uzun yıllar yaşayan ve hem sanatına hem de yaşına gösterilen saygıdan dolayı “koca” lakabı ile anılan Mimar Sinan’ın eserlerinin bir kısmı bir zamanlar Osmanlı Devletinin sınırları içinde iken günümüzde başka devletlerin sınırları içinde kalmıştır.

kaynak:nkfu

Sen de Yorum yazmalısın bence.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir