Osmanlı Padişahı Deli İbrahim Hayatı

Osmanlı Padişahı Deli İbrahim Hayatı

deli ibrahim1. İbrahim (Deli İbrahim)Osmanlı padişahıdır (5 Kasım 1615 – İstanbul-18 Ağustos 1648).

Padişahlık dönemi: 1640-1648.

Babası I. Ahmet, annesi Mahpeyker Kösem Sultan‘dır. Topkapı Sarayı’nda, korkulu olaylar içinde büyüdü. Yeniçerilerin elinde öldürülen II. Osman’ın acı sonu ile öteki ağabeyi IV. Murat’ın ortadan kaldırttığı kardeşlerinin (Bayezit, Süleyman, Kasım) ölümlerini izleyerek aynı yazgıyı bekler duruma geldi. Bu korkunç olaylar içinde sinirlerinin bozulduğu kabul edildiği için Osmanlı tarihinde Deli diye amlırsa da aynı düzeydeki başka kaynaklar bu nitelemeyi doğru bulmazlar. IV. Murat’ın ölümü üzerine tahta çıktı (8 Şubat 1640).

Sadrazam Kara Mustafa Paşa‘yı görevde tutarak devlet işlerini ona bıraktı. Kara Mustafa Paşa, komşu devletler ile barış anlaşmaları yaptı. Kazak saldırıları sonunda Rusların eline düşen Azak Kalesi’nin geri alınması için Kırım Hanlığı’na geçen Mehmet Giray’ın başlattığı sefer üzerine. Kazaklar, kenti boşaltarak gittiler (1642). Sadrazam Kemankeş Kara Mustafa Paşa, paranın değerini korumak ve eyaletlerde daha adil bir vergi alınmasını sağlamak için önlemler aldı. Erzurum Valisi Nasuh-paşazade Hüseyin Paşa sadaret mührünü ele geçirmek için, ordusu ile İstanbul’a yürüdüyse de, Sadrazam Mustafa Paşa onun hakkından geldi; öldürülen Hüseyin Paşa’nın gücü dağıtıldı (1643). Cinci Hoca diye tanınan ve Sultan İbrahim’in üzerinde büyük etkisi olan Hüseyin Efendi, Yusuf Paşa ve Sultanzade Mehmet Paşâ’larla birlik olarak Kemankeş Kara Mustafa Paşa’ yı Sultan İbrahim’in gözünden düşürdüler, önce görevinden alınmasını, sonra da öldürülmesini sağladılar (31 Ocak 1944). Sultanzade Mehmet Paşa Sadrazam oldu.Cinci Hoca hiçbir medrese kademesinden geçmeden Anadolu kazaskerliğine yükseldi. Padişah hocalığı ile başlı başına bir otorite oldu. Silahdar Yusuf Paşa, Kaptanıderyalık göreviyle başta gelen kişilerden biri oldu. Padişahın istek ve arzularına göre onu zevk ve sefahata iten bu kişilerin etkisiyle Sultan İbrahim, tutarsız davranıyor, arada akıllıca kararlar aldığı ve kesin buyruklar verdiği görülüyorsa da, bu genel gidiş yön verecek ve uzun süre etkisini gösterecek türden olmuyordu. Görevden almalar ve atamalar, neredeyse günlük işler oldu, saraya ve etkili kişilere daha çok armağan veren kişi, istediği yeri kolayca alabilir duruma geldi. Kızlarağası Sünbül Ağa, Mısır’a sürgüne giderken, Girit açıklarında Malta korsanlarının saldırısına uğradı. Osmanlı Devleti Girit’e asker çıkarmaya ve adayı ele geçirmeye karar verdi. Padişahın damadı Yusuf Paşa’ya serdarlık verilerek Girit’e gönderildi. 24 Haziran 1645 günü Girit Adası’na asker çıkaran serdar, 27 Haziran 1645’te Hanya Kalesi’ni kuşattı. 50 gün süren yoğun bir savaştan sonra Venedikliler, 17 Ağustos 1645 günü Hanya’yı teslim ettiler. Hasan Paşa’yı Hanya’ya muhafız atayan Silahdar Yusuf Paşa, padişaha değerli armağanlar sunarak saygınlığını korumaya çalıştı. Valide Sultan, Yusuf Paşa’yı korumaya çalıştıysa da, sadrazamın da kışkırtmaları sonucu Sultan İbrahim’in buyruğuyla 21 Ocak 1646 günü öldürüldü. Sadrazam da görevini yitirdi. Göreve gelen Salih Paşa, Erdel, Boğdan, Kırım ve Lehistan sorunlarının çözümüyle uğraşırken, Girit işi ile de uğraştı. Serdarlık verilen Deli Hüseyin Paşa, önce Resmo’yu, arkasından da Kandiye Kalesi’ni kuşattı. Resmo ele geçirildiyse de, Kandiye, denizden kolayca yardım aldığı için ele geçirilemedi. Osmanlı Devleti, Girit’te yoğun bir mücadele içindeyken, Dalmaçya kıyılarında da Venediklilerle uğraştı. Tutarsız kararlar veren padişah, sık sık sadrazam değiştiriyor, çoğunu da öldürtüyordu. Salih Paşa, 18 Eylül 1647 günü ortadan kaldırıldı. Sultan İbrahim saraydaki kadı efendi ve cariyelerin etkisine girdi. Yakından ilgilendiklerine bol armağanlar veriyor, bütçe giderek sarsıntılar geçiriyordu. Askerin aylığı güçlükle ödendiğinden, onlar da huzursuz ve şikâyetçi idiler. Girit Adası’ na gereken yardım gönderilemediği için fethi gecikiyor, harcamaları da o ölçüde artıyordu. Hele Telli Haseki için, İbrahim Paşa Sarayını döşetmesi ve her bölümden kürklerle süslü bir saray haline getirmesi, devlete altından kalkamayacağı bir yük getirdi. Konulan vergilerin altından halk kalkamaz oldu. Bu arada, Sivas Beylerbeyi Var-var Ali Paşa’dan 30. bin kuruş bayram harçlığı istenmesi, onun ayaklanmasına yol açtı. Çerkeş yakınlarında ele geçirilen Varvar Ali Paşa öldürtüldü. Bu arada, ocak ağalarından Kara Murat, Muslihittin, Bektaş Ağa ile Kara Çavuş, sadrazamın bir düğün vesilesi ile kendilerine suikast hazırladığını haber alınca, onu görevden uzaklaştırmayı ve padişahı tahttan indirerek yerine yedi yaşındaki oğlu Mehmet’i tahta oturtmayı kararlaştırdılar. 6 Ağustos 1648 günü Orta Cami’de ulemanın da katıldığı bir toplantıda, sadarete Sofu Mehmet Paşa’yı getirdiler ve padişahı tahttan indirme kararını açıkladılar. Sadrazam Ahmet Paşa, saklandığı yerde ele geçirilerek öldürüldü. Cesedi At Meydanı’nda parça parça edildi. Sultan İbrahim, baltacıları karşı gönderdiyse de bir sonuç alamadı. Valide Sultan’ın karşı koyuşu giderildi ve 8 Ağustos 1648 günü İbrahim tahtından indirilerek yerine oğlu Mehmet padişah oldu. Bu arada, padişahın adamları onu yeniden tahta oturtmak için girişimlerde bulundular. Bu durum karşısında Sultan İbrahim’in ölümüne karar verildi. 18 Ağustos 1948 günü tahtından indirildikten on gün sonra boğularak öldürüldü. Saltanat süresi 8.5 yıl kadardır. Sultan İbrahim dört erkek çocuk bıraktı. Osmanlı padişahları, onun soyundan yürüdü.

kaynak:nkfu

Sen de Yorum yazmalısın bence.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir