Publius Vergilius Maro Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Publius Vergilius Maro Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Publius Vergilius MaroPublius Vergilius Maro; Latin şairidir (Mantova/Andes İÖ 70-Brindisi İÖ 19).

Cremona’da, Milano’da, sonra Roma’da okudu. Roma’da, Epikurosçu felsefe öğretmeni Siro’ya bağlanan Vergilius, avukatlık hakkı veren hukuk öğrenimi yanı sıra çeşitli bilimlere ilgi duyduysa da avukatlık yapmadı. Yunan Edebiyatı’nı iyi öğrenmesi, şairliğin yolunu açtı; esin kaynağı yapacağı eski şairlerin eserlerini aslında okuyabilme gücüyle doğum yerine 44-43’de döndüğü sanılır; bu dönem, ilk eseri Bucolicaları hazırladığı zaman dilimidir (42-39). Bir iç savaş havası yaratan yetki çatışmaları sırasında (Sezar, Pompeius, Antonius, Octavius) aile topraklarını emekli askerlere kaptıran Vergilius (40), bir süre sonra esirgemesine girdiği şair politikacı Mae-cenas ve sanatına hayranlık duyan Augustus’un (Octavius) ilgileriyle buralara yeniden kazandığı gibi Napoli yakınlarındaki armağan evinde kendisini sanatına bağladı. Vergilius’a ülküsü olan barış, birlik, savaşsız geçim ve Roma’nın geçmişindeki bazı değerlere dönüş olanakları, onu içtenlikle bu erdemleri övmeye götürdü; bütün şiirlerinde doğaya sevgi, toprakla çalışmanın erişilmez güzelliği, yurt uğruna girişilecek özverilerin mutluluk vaatleri, işlediği başlıca konular oldu. Bunun ilk örneği Eglogae (çoban şiirleri) ya da Bucolica diye anılan son pastoral şiirdir. Hekametron (Yunanca, Latince, Almancada çok kullanılmış altı tef ileden oluşan kalıp) ölçüsüyle yazdığı bu eser; esin kaynağı, konu özü ve duygu yükü bakımından İÖ 3. yüzyılda yaşamış Yunan şairi Theokritos’un şiirine dayandırılabilir. Ailece yaşadıkları toprak kaybı olayının arka planda sezildiği toplum kargaşası karşısında şair, kurtuluşu doğayla yaşamın saflığında, ortaklığında, iyimser sağlığında bulur; barışın getirdiği uyumlu kardeşlik ve geçim yaşamını över. Köylülerin kahraman yapıldığı bu yalın, tutkusuz, paylaşılan insanca dünya, yaşanası en güzel ortamı simgeler. Çünkü umut yitirilmemiştir, bütün o anlatılan acılardan sonra barışı sağlayacak çocuğun talihi müjdelenir (4. eglog).

Şairin 36-29 arasında yazdığı ve koruyucusu Maecenas’a adadığı Georgica, aynı ölçüyle yazılmış, uyumlu ve yapıca sağlam uzun ve öğretici (öğüt verici, didaktik) bir şiirdir. Romalıların hemen hemen unuttukları toprak işlerini, rençberliği, çiftlik ve kır yaşamını, kırsal yaşamın üretici çalışkanlığını, doğayı tamamlayan insan emeğini konu edinen şiir, İmparator Augustus’un politikasına denk düştü. Sonunda Vergilius, Roma’nın kökenini Troya’ya bağlayan ünlü destanını, Aeneis’ı yazmaya koyuldu. İÖ. 29’da başlayıp on yılını verdiği bu tamamlanmamış büyük destan, hemen hemen bütün Avrupa’nın epopesi gibidir; bitmediği için yakılmasını vasiyet eden yaratıcısına karşın Augustus tarafından korunarak günümüze ulaşmıştır. Troyalı Aeneas (Aeneias), Troya yıkımından kurtulup İtalya kıyılarına çıkar. Roma’nın kurulup güçlenmesini sağlayan sağlam temelleri atar. Bu 12 bölümlük uzun destan şiiri, Odysseia ile İlyada’yı izleyen bir planda gelişir; anası Tanrıça Aphrodite olan Aeneas, Troya kral soyunu Roma imparatorlarına bağlamış olur. Zamanın bütün ulusal kutsallarını içeren eser, Romalılık ruhunu ayakta tutar, herkese uğruna can verilesi büyük ülküleri gösterir; erdemli, inançlı, saygılı, sorumlu Aeneas tipi; toplumsal ülkülerle insanlık amaçlarına ulaşma çabasmın özverili ve olumlu örneği olur.

kaynak:nkfu

Sen de Yorum yazmalısın bence.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir