Şerefeddin Sabuncuoğlu Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Şerefeddin Sabuncuoğlu Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Şerefettin Sabuncuoğlu 1386 yılında şehzadeler şehri Amasya’da doğmuştur. Babasının adı Ali Çelebi, dedesinin adı Sabuncuoğlu Hacı İlyas Çelebidir. Dedesi 1408-1421 yıllarında, babası Ali Çelebi de 1421-1451 yıllarında hekimbaşılık yapmış zamanın ünlü hekimleridir. Sabuncuoğlu temel eğitimini ailesi yanında Burhanettin Ahmed’den almış ve Amasya Darüşşifâsı’nda tamamlamış, çok genç yaşta, 17 yaşında hekimliğe başlamıştır. Hekimliğin usta çırak usulüyle dükkanlarda yapıldığı dönemde bir darüşşifada çalışabilmek gerçekten çok güçtü ve böyle bir hizmet ancak liyakat sahibi üstatlara veriliyordu. , diğer birçok hekimin aksine özellikle cerrahi ile ilgilenmiştir.

:

1- Akrabadin Tercümesi: II. Bayezid, şehzadeliği zamanında, Amasya Valisi iken (1481-1512), Şerefeddin Sabuncuoğlu’ndan Zeyneddin el Cürcâni’nin [öl.1136] Zahire-i Harzemşâhi diye bilinen eserini tercüme etmesini istemiş, Sabuncuoğlu da bu hacimli eserin sadece farmakoloji kısmını çevirmiştir. Ayrıca kendisi de eserin sonuna iki bölüm eklemiştir. Eserde ilaçların özellikleri, hazırlanması, gargara, yağlar, merhemler anlatılmakta ayrıca kusturucular, müshiller ağız dil vs damak, diş, göz ilaçlarına ve lavmanlara yer verilmektedir, Eserin sonunda yer alan Türkçe tıp terimleri incelemeye değerdir.

2. Kitabü’l Cerrahiyetti’l-İlhaniyye: Sabuncuoğlu’nun Osmanlı imparatorluğunda kaleme alınmış yegâne resimli cerrahi eserdir. 11. yüzyılda Endülüste yaşamış olan Ebü’l-Kâsım Zehrâvî’nin Kitâbül’Tasrîf adlı eserinin cerrahi ile ilgili kısmından yararlanıldığı nasıl yapılacağını resmetmiş ve bazı gözlem ve denemelerini ilave etmiştir.

3. Mücerrepname: Sahuncuoğlu’nun üçüncü, en son ve en önemli eseri Mücerrebnâme adını taşıyan eseridir. Bu eser adından da anlaşılacağı gibi, ilaçlarla ilgilidir. Şerefeddin Sabuncuoğlu bu eserinde sadece muhtelit ilaçlar ve onların kullanışlarıyla ilgili bilgilerin yanı sıra, bazı zehirlerle ilgili yaptığı hayvan deneylerini ilave etmiştir. Bu deneylerde denek olarak horozları kullanmıştır.

NOT: Bu postun hazırlanmasında Manisa Hafsa Sultan Şifahanesi Tıp Tarihi Müzesi’nden yararlanılmıştır.

kaynak:nkfu

Sen de Yorum yazmalısın bence.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir