Sertab Erener Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

Sertab Erener Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

Müzisyen,
şarkıcı, söz yazarı ve . Nizamettin ve Yücel Erener çiftinin iki
çocuğunun küçüğü olarak 4 Aralık 1964’te İstanbul’da dünyaya geldi. Babası
Diyarbakırlıdır. Çocukluğunu Pierre Loti’de geçirdi. Annesinin ailesi Yugoslavya’da
yaşarken buradaki savaşlardan kaçıp Ayvalık, Balıkesir’e yerleşmişti. Annesi
Yücel, 1957’de Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim eğitimi almış ancak evlenince
resimle uğraşmaya ara vermişti. Baba tarafı Doğu Anadolu’dandı. Dedesi
Muşluydu, babaannesinin Arap kökenleri vardı ve Siirtliydi. Babası Nizamettin,
Diyarbakır’da doğmuştu. Şerif İçli’den ses eğitimi alarak kendini geliştirmiş
ve bir ay İstanbul Radyosu’nda solistlik yapmıştı. Müzik alanında da
yetenekleri olmasına rağmen avukat olmayı tercih etmişti. Abisinin adı
Serdar’dı ve Sertab’ı çocukken büyük ölçüde etkilemişti.

Işık Lisesi – İstanbul Devlet Konservatuarı
mezunu olan , babasının söylediği Türk sanat müziği şarkılarını
dinleyerek büyüdü. Babası, “Ey Şûh-i Sertab” şarkısını sevdiği için
kızına “baş ışık” anlamına gelen Sertab adını verdi. İlkokuldan sonra
İtalyan Koleji’ni kazandı ancak buraya gitmek yerine Işık Lisesi’ne gitmeyi
tercih etti. Bu yıllarda sarılık geçirdi ve 11 yaşındayken ülseratif kolit
hastalığına yakalandı. Kolit yüzünden lise yılları hastanelerde geçirdi. Lise
ikinci sınıftayken, sürekli müzikle uğraşmayı istediği için “operacı olmak
amacıyla” İstanbul Belediyesi Konservatuvarı’na başladı. Burada şan
bölümüne bir süre devam ettikten sonra İstanbul Devlet Konservatuvarı’nda
dersler aldı. Mimar Sinan Üniversitesi Opera Ana Sanat Dalı Opera ve Konser
Şarkıcılığı Bölümü’nde de kısa süre eğitim aldı ancak bölümü tamamlamadan okulu
bıraktı. Klasik müzik eğitimi alarak kariyerine opera dalında devam etmek
istedi ancak öğrencilik yıllarında operadan beklediğini elde edemediği için
onun dinleyicisi olmayı tercih ederek sahne solistliği yapmaya başladı. 21
yaşındayken ilk evliliğini yaptı ve bu evlilik üç yıl sürdü.

Sertab,
Sezen Aksu’nun Memduh Paşa Yalısı’nda düzenlenen 1987’deki doğum günü
partisine, partiyi organize eden kişi aracılığıyla solist olarak katıldı. Sezen
Aksu, Sertab’ı ilk gördüğünde onun rüküşlüğüne takıldı ancak sesini çok
beğenerek ona geri vokal olmasını teklif etti. Sertab başta vokalist olmayı
istemedi ve bunu şöyle anlattı: “[Sezen Aksu] Bana vokalistlik teklifi
yaptı. Kabul etmedim. Çünkü kendim zaten solisttim. Bir küme düşme olayı gibi
geldi. Pozisyonum gereği, vokalist olmamam lazım diye düşünüyordum.” Daha
sonra, arkadaşı Levent Yüksel’in Aksu’yla yakınlığı üzerine Sertab, Aksu’nun
yanında geri vokallik yapmayı kabul etti. 1987 Kuşadası Altın Güvercin Müzik
Yarışması’na Sertab Altın (ilk eşinin soyadı) adıyla katılarak yarışmada
“Akdeniz” şarkısını seslendirdi. 1989’da yine aynı adı kullanarak
Klips grubuyla birlikte 1989 Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye Elemeleri’ne
“Hasret” şarkısıyla katıldı. Ancak elemelerde üçüncü olduğu için
ülkeyi 1989 Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil edemedi. 1990’da elemelere ise
Sertab Erener adını kullanarak katıldı ve seslendirdiği “Sen Benimlesin”
şarkısıyla altıncı oldu.

 Aynı yıl Levent Yüksel ile evlendi. Yüksel ile
evlenmesini şöyle anlattı: “Levent çok yakın arkadaşımdı; dosttuk. Onun
sevgilileri vardı, benim sevgililerim vardı. Hep aynı orkestrada çalıştık. Ben
boşandıktan sonra nasıl oldu bilmiyorum, adını koyamıyorum ama bir yakınlık
oldu falan böyle sevgili durumuna geçtik. Birçok arkadaşım vardı benim ama
Levent hep özeldi, hep ayrı bir yeri vardı. Özel bir şey hissediyormuşum demek
ki. Hiç zorlamaya vermeden kendiliğinden oldu.

 

1992-98:

 

Sertab
Erener, 1990’ların başında Sezen Aksu’nun desteği ile adını duyurmaya başladı.
İlk stüdyo albümünü Aksu’nun yanı sıra Uzay Heparı, Aysel Gürel ve Garo Mafyan
gibi isimlerle birlikte hazırladı. Özellikle Aksu, Erener’in albümü için
fazlasıyla emek harcadı. Erener bu durumdan şöyle bahsetti: “Sezen’le bu
ülkenin, bu toprağın müziğini öğrendim. Ondan sonra burada [Türkiye’de] yapılan
müzikle ilgilenmeye başladım. Bu yüzden Sezen bana kaset yaparken çok zorlandı,
beni nereye oturtacağını çok düşündü. Çünkü ‘Sertab iyi İngilizce söyler,
Türkçe söyleyemez.’ diyorlardı. Kafasını, beynini ikiye böldü.” Sakin Ol!
adı verilen albüm, 1992’de yayımlandı. Sertab Erener, albüme adını veren şarkı
ile ses getiren bir çıkış yaptı. Şarkının klibinde Aksu ve Uzay Heparı da
oynayarak şarkıcıya destek oldu. Milliyet, Erener’in Sakin Ol! sayesinde
kendini bir anda zirvede bulduğunu yazdı. Erener, Sakin Ol! ile birlikte Türk
pop müziğine yeni bir ses ve yeni bir soluk getirmeyi amaçladı. Çıktığı 25 gün
içinde 300 bin kopya satan albüm toplam 750 bin kopya sattı. “Sakin
Ol!”un yanı sıra “Aldırma Deli Gönlüm”, “Ateşle
Barut”, “Vurulduk”, “Oyun Bitti”, “O, Ye” ve
“Suçluyum” şarkılarına video klip çekildi. 1992’nin sonunda Erener,
TRT 1 ve Kanal 6’nın 1993 yılbaşı için hazırladığı kutlama programlarında
sahneye çıktı.

Şarkıcı
13 Mart 1993’te, 1993 Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye adına yarışacak
şarkıcının belirlendiği ulusal elemelerin ara gösterisinde konser verdi.
Haziran’da Hey Girl dergisinden Yılın Ümit Veren Şarkıcısı ödülünü aldı.
Temmuz’da Rumeli Hisarı’nda konser verdi. 11 yaşından beri acılarını çektiği
ülseratif kolitten kurtulmak için 1993’te ve 1994’te ABD’ye giderek üç kez
ameliyat oldu. Hastalık yüzünden çektiği acıları “Bağırsağımda bir yara
vardı ve yıllarca iyileşemedi. Hastaneler, diyetler, sokağa çıkamamalar,
yataklar… Günde 35 kere tuvalete gidiyordum. Bağırsaklar hiçbir şey tutmuyordu.”
sözleriyle tarif etti. Ameliyatlar sonucunda kalın bağırsağının tamamı alındı
ve bağırsağını dışarı çıkardıkları için bir yıl boyunca elinde torbayla
dolaştı. Hastalık yüzünden öleceğini düşündüğünde kendi varoluşunu sorgulamaya
başladı ve kafasında “Ben niye buradayım? Niye ben?” gibi soruların
cevabını aradı. Böylece felsefe kitapları okudu ve meditasyona başladı.

Bir
yandan ameliyatları sürerken bir yandan da albüm kayıtlarını yapan Erener,
ikinci stüdyo albümü Lâ’l’i 14 Ekim 1994’te yayımladı. 640 bin kopya satan
albümdeki pek çok şarkının sözlerini Sezen Aksu yazdı. Albüme adını veren
şarkı, 12 Mart: İhtilalin Pençesinde Demokrasi belgeseli için bestelendi ve
Deniz Gezmiş’e ithaf edildi. Ayrıca daha sonradan Sony Müzik’in yayımladığı
Sony Music 100 Years: Soundtrack for a Century adlı milenyum setine dahil
edildi. Sertab Erener, albümdeki “Sevdam Ağlıyor” ve “Rüya”
şarkılarına klip çektirdi. Bu şarkılardan “Rüya”yı Sezen Aksu,
Erener’in ülseratif kolit yüzünden olduğu ikinci ameliyat öncesinde,
arkadaşının hastalığı yüzünden yaşadığı üzüntü üzerine yazdı. Lâ’l’i tanıttığı
Bostancı Gösteri Merkezi’ndeki konserinde Erener, Mozart’ın Sihirli Flüt
operasının “Gece Kraliçesi” aryasını okudu. Daha sonra, operayı
halktan herkesin sevdiği bir müzik hâline getirmek istediğini söyledi. Mart
1995’te Kral TV Video Müzik Ödülleri’nden En İyi Pop Kadın Sanatçı
kategorisinde ödül aldı. Nisan’da Miss Turkey yarışmasında sahneye çıktı.
Eylül’de ise Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı tarafından düzenlenen
“1000 Sanatçıyla Doğu’ya Gidiyoruz” sloganlı konserler kapsamında
Türkiye’nin doğusunda konserler verdi.

1996’nın
başında Kim dergisi, hazırladığı Türkiye’nin En Rüküş Giyinen Kadınları
listesinin altıncı sırasına Erener’i koydu.18 Haziran 1996’da Erener ve eşi
Levent Yüksel, anlaşmalı bir şekilde boşandılar. Çift, boşanmalarının sebebini
“13 yıl sonunda aşkımız; kardeş, baba, anne duygularına dönüştü. Aşkın
bittiği yerde evliliğin yürümeyeceğini düşündüğümüz için boşanmaya karar
verdik.” diyerek açıkladı. Erener, aynı yıl Notre Dame’ın Kamburu (1996)
filminin Türkçe dublajında Esméralda’yı seslendirdi. Ayrıca Pentagram’ın
gitaristi Demir Demirkan ile çıkmaya başladı. Yılın sonlarında üçüncü stüdyo
albümü için kayıtlar yapmaya başladı. Bu albüme ilk kez kendi yazdığı şarkıları
da dahil etti. Söz yazmaya başlamasıyla ilgili olarak şunları söyledi:
“Alabildiğince yaşadığım, hissettiğim şeyleri anlatmaya çalıştım. Kendim
yazmasam da şarkı sözü yazanları yönlendirdim. Önceki albümlerimde yorumcu
olarak üretime katıldım. Bu kez besteci ve söz yazarı olarak da
katılıyorum.”

Erener,
üçüncü albümünü yayımlaması için Sony Müzik ile $100 bin tutarında bir albüm
anlaşması imzaladıktan sonra, Sertab Gibi adını verdiği albümünü, Şubat 1997’de
İmaj ve Sony etiketiyle yayımlandı. Albüm için ilk kez Demir Demirkan iş
birliğine gitti. Hürriyet’ten Lale Barçın İmer, Sertab Gibi ile Erener’in önemli
bir adım attığını yazdı. “Aslolan Aşktır”, “Seyrüsefer”,
“İncelikler Yüzünden”, “Aaa” ve “Yara”
şarkılarına klip çekilen Sertab Gibi, Ağustos 1997’ye kadar 147 bin kopya
sattı.

26
Ağustos 1998’de Sertab Erener, “Haydi Güneydoğu” kampanyası
kapsamında düzenlenen “Güneydoğu Eğitim Seferberliği Konserleri”nde
sahneye çıktı. Aynı ay Sony Müzik Türkiye’den Melih Ayraçman, Sertab Erener’i
Avrupa’da tanıtmayı amaçladıklarını ve bunun için projelerinin olduğunu
duyurdu.[ Aralık’ta Erener, Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı yararına verilen
konserde José Carreras ile aynı sahneyi paylaşarak şarkı söyledi. Müzikal
projelerinin yanı sıra, Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde bir yıl öğretmenlik
yaptı.

 

1999-2004:

 

Sertab
Erener, kendi adını verdiği dördüncü stüdyo albümünü Mart 1999’da Abdülhak
Hamit’in "Makber” ve Mozart’ın "Gece Kraliçesi” eserleri
eşliğinde Sony ve Columbiaetiketiyle yayımladı. Albüm Türkiye’de D&R Çok
Satan Albümler Listesi’nde bir numaraya yerleşerek yayımlandığı yıl içinde ülkede
427 bin kopya sattı. "Yanarım”, "Zor Kadın”, "Vur
Yüreğim” ve "Yolun Başında” şarkıları Sertab Erener albümünün
klip çekilen şarkıları oldu. "Vur Yüreğim”, Kral TV Video Müzik
Ödülleri’nden En İyi Şarkı Sözü ödülünü aldı. "Zor Kadın” ise hit
oldu ve radyolarda çok çalınanlar listelerinde yer aldı. Daha sonradan Voice
Male ile düet yapılarak yeniden yayımlandı. Aynı yıl Erener, "Private
Emotion” şarkısında Ricky Martin’e eşlik etti.

Efes
Pilsen’in otuzuncu kuruluş yılı dolayısıyla 16 Ağustos’ta çıktığı Türkiye
turnesindeki pek çok konserini, bir gün sonra meydana gelen Gölcük depremi
yüzünden iptal etti. Eylül’de turneye devam etti ve konserlerden elde edilen
gelirlerin depremzedelere gönderileceğini açıkladı. Yaptığı dünyaya açılma
planları kapsamında 2000’de Avrupa’da Sertab adını verdiği bir derleme albüm
yayımladı ve Avrupa’da konserler verdi. Nisan’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve
Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında Efes Antik Tiyatrosu’nda 20 binden fazla
kişiye konser verdi. Temmuz’da, yine Avrupa’da adının duyulması için
hazırladığı "Bu Yaz” adlı EP’yi yayımladı. EP’de, Mando ile birlikte
yarısı Türkçe yarısı Yunanca olarak seslendirdiği "Aşk / Fos”a da yer
verdi. Hürriyet, Yunanistan’da da yayımlanan bu düetle birlikte Erener’in
Türkiye dışına açıldığının tescillendiğini yazdı.

Mayıs
2001’de Sertab Erener, beşinci stüdyo albümü Turuncu’yu yayımladı. Albüme bu
adı vermesini "Turuncu, bir renk olmanın ötesinde pozitif enerjiyi temsil
ediyor. Albümüm de neşeli, sıcak, pozitif bir enerji taşıyor. Ben insanları
hayata bağlayan bir albüm yaptım. Çünkü çok büyük sağlık sorunlarım olduğu, çok
sıkıştığım dönemlerde bile hayata hep pozitif bakmayı tercih ettim.”
sözleriyle anlattı. D&R’ın Çok Satan Albümler Listesi’nde bir numara olan
ve 260 bin kopya satan Turuncu’daki "Kumsalda” ve "Söz Bitti”
şarkılarına klip çekildi. Aralık’ta Erener, Altın Kelebek Ödülleri’nden En iyi
Türk Pop Müziği Kadın Solist kategorisinde ödül aldı ve "Kendime Yeni Bir
Ben Lazım” şarkısını yayımladı. Şubat 2002’de çıkan Barış Manço’ya saygı
albümü Yüreğimdeki Barış Şarkıları’nda yer alan "Dağlar Dağlar”
şarkısını seslendirdi.

Ocak
2003’te TRT, 2003 Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi Sertab Erener’in
temsil edeceğini duyurdu. Şubat’ta şarkının adının "Everyway That I
Can” olduğu ve tamamın İngilizce sözler içerdiği de açıklanınca bu duruma
tepkiler geldi. Türk Dil Kurumu, Türkiye’nin ve kültürünün tanıtımı açısından
İngilizce bir şarkı yerine Türkçe bir şarkıyla katılma çağrısı yaptı. Erener,
yaptığı açıklamada eleştirilere "Dünya standartlarına uymak için İngilizce
sözler olması gerekiyor. Dünyanın yarısı İngilizce dinliyor, neden bir Türk
sanatçısını İngilizce dinlemesinler? […] İnsanlar Türkçe anlamıyor. Kendi
dilimizle anlatmakta zorlanıyorsak, neden boşuna zorlanalım? TRT bana şarkı yaz
getir dediğinde, ben de şartlarımı ortaya koydum. ‘Şarkıyı İngilizce söylemek
istiyorum’ dedim.” sözleriyle cevap verdi. 8 Mart’ta tanıtılan
“Everyway That I Can”, 24 Mayıs’ta Riga’da yapılan yarışmada 167 puan
toplayarak birinci oldu. Böylece Türkiye, Eurovision Şarkı Yarışması’nda ilk
birinciliğini elde etti ve yarışma bir sonraki yıl İstanbul’a taşındı.
“Everyway That I Can”, Avrupa’daki pek çok ülkede listelere girdi.
İsveç ve Yunanistan resmî listelerinde bir numaraya yükseldi. Bu iki ülkede de
ticari başarı yakalaması üzerine ilkinden altın, ikincisinden platin sertifika
kazandı.

Sertab
Erener, Türkiye’ye döndükten sonra Eurovision birinciliği sayesinde çeşitli
ödüller elde etti. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan ile görüştü, kendisinin başarını kutlamak adına bir resepsiyon
düzenlendi. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Devlet Üstün Hizmet Madalyası’na layık
görüldü. MÜ-YAP Müzik Ödülleri ve Kral TV Video Müzik Ödülleri de Erener’e Onur
Ödülü verdiler.

Şarkıcı,
Temmuz 2003’te gösterime giren Masked and Anonymous filmi için Bob Dylan’in
“One More Cup of Coffee” şarkısını seslendirdi. Ağustos’ta, UNICEF ve
MEB iş birliğiyle başlatılan “Haydi Kızlar Okula” kampanyasının tanıtım
filmlerinden birinde oynadı. Eklemeler yaparak Avrupa’da tekrar yayımladığı
Sertab albümü, Ağustos 2003 itibarıyla kıta genelinde 500 bine yakın kopya
sattı. 26 Eylül’de, Irak’taki lösemili çocuklara bağış için Royal Albert
Hall’de düzenlenen gecede pek çok şarkıcıyla birlikte sahneye çıktı.

Ocak
2004’te Erener, ilk İngilizce stüdyo albümü No Boundaries’i Avrupa’da
yayımladı. Türkiye’de Çok Satan Albümler Listesi’nde bir numaraya yükselen
albümden “Here I Am”, “Leave” ve “I Believe (That I
See Love in You)” single’ları çıktı. Bu şarkılardan “Here I Am”,
Karanlık Sırlar filminin tanıtımlarında kullanıldı. Mart’ta Erener’in evi
soyuldu ve₺15 bin değerindeki takıları çalındı. 15 Mayıs’ta, “Everyway
That I Can” ve “Leave” şarkılarını seslendirerek 2004 Eurovision
Şarkı Yarışması’nın finalinin açılışını yaptı. Açılış gösterisinde tartışma
yaratmasına rağmen kadın semazenler kullandı. Aynı yıl, “şarkıcı-şirket
ilişkisi açısından” yıprandığı Sony Müzik’ten ayrılarak Demir Demirkan ile
birlikteSimya Müzik şirketini kurdu.

 

2005-09:

 

Ocak
2005’te Erener, 2004 Güneydoğu Asya tsunamisinde zarar gören insanlar yararına düzenlenen
konserde sahne aldı. Bu konserden elde edilen ₺126 bin tutarındaki gelirle
tıbbi yardım malzemesi alınmasını sağladı ve yardımları Şubat’ta Sri Lanka’ya
götürerek olaylardan “Doğduğum günden sonra gördüğüm en büyük afet.”
diye bahsetti. Mayıs’ta, sekiz ayda hazırladığı yedinci stüdyo albümü Aşk
Ölmez’i Simya Müzik etiketiyle yayımladı. D&R’ın Çok Satan Albümler Listesi’nde
bir numaraya yükselerek 160 bin kopya satan albümdeki “Aşk Ölmez, Biz
Ölürüz”, “Satılık Kalpler Şehri” ve “Kim Haklıysa”
şarkılarını kliplendirdi.  Müzik
eleştirmenleri albümü samimi ve iddiasız buldu.

Erener,
Ağustos’ta Türkiye Grand Prix’te İstiklâl Marşı’nı söyledi. Ekim’de Eurovision
Şarkı Yarışması’nın ellinci yılını kutlamak ve en iyi şarkısını bulmak için
düzenlenen Congratulations: Eurovision Şarkı Yarışması’nın 50 Yılı yarışmasında
sahne alarak “Everyway That I Can”i söyledi. Yarışmada “Everyway
That I Can”, Eurovision’un ilk 50 yılının en iyi dokuzuncu şarkısı
seçildi. Aynı yıl Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı, ilköğretim
dördüncü sınıf öğrencilerine dağıtılan Sosyal Bilgiler ders kitabındaki
“Onlar Başardı” başlıklı konuda, “Eurovision’da ülkemize ilk kez
birinciliği kazandıran sanatçı” sıfatıyla Erener’e yer verdi.

Mayıs
2006’da Sertab Erener’in Eurovision’da giydiği elbisesi, yapılan bir açık
artırma sonucunda ₺4 bin 500’ye satıldı. Elde edilen bu gelir Baba Beni Okula
Gönder kampanyasına bağışlandı.  Şarkıcı,
aynı ay yayımlanan Ali Kocatepe’ye saygı albümü 41 Kere Maşallah’ta yer alan
“Çocuklar Gibi” şarkısını seslendirdi. Haziran’da En İyi Pop Müzik
Sanatçısı dalında Kemal Sunal Kültür ve Sanat Ödülü aldı. Aynı ay 4.
Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nda sahne alarak “Güneş Gibi Doğuyor
Türkçe” şarkısını söyledi. Aralık’ta Erener, Azerbaycan’a konser vermeye
gitti ancak orkestrada yer alan Ermeni kökenli Türk vatandaşı piyanist Burak
Bedikyan’ın Azerbaycan havaalanında uzun süre alıkonulup sınır dışı edilmesi
nedeniyle Türkiye, Azerbaycan’a çifte nota verdi.

Ocak
2007’nin sonunda Sertab Erener, 1 Şubat 2007’de gerçekleşmesi planlanan
Ankara’daki caz konserini, zatürre geçirmesi yüzünden iptal etti. Ertelediği
konsere 18 Şubat’ta, Sabri Tuluğ Tırpan eşliğinde çıktı ve Mayıs’ta yayımlanan
Onno Tunç saygı albümü Onno Tunç Şarkıları’nda yer alan “Sen Ağlama”
şarkısını da Tırpan’la iş birliği yaparak seslendirdi. Nisan’da, The Best of
Sertab Erener – En İyiler adını verdiği greatest hits albümü yayımladı. Albümde
kendi çalışmalarına ait şarkıların yanı sıra, Şans Kapıyı Kırınca (2005) filmi
için seslendirdiği Isolina Carrillo şarkısı “Dos Gardenias”a ve
İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek (2005) belgeseli için seslendirdiği Madonna
şarkısı “Music”e de yer verdi. Mayıs’ta, ilk remiks albümü Sertab
Goes to the Club’ı piyasaya sürdü. Temmuz’da, farklı kültürler arasında hoşgörü
ve saygıyı artırmayı amaçlayan sosyal sorumluluk projesi DRUM için “I
Remember Now” single’ını yayımladı.

Eylül’de,
müzik kariyerinin on beşinci yılını kutlamak amacıyla Cemil Topuzlu Açıkhava
Tiyatrosu’nda Sezen Aksu, Levent Yüksel, Nil Karaibrahimgil, Fahir Atakoğlu,
Özge Fışkın ve Demir Demirkan eşliğinde bir konser verdi.  “Ölüm ve Yaşam”, “Yeniden
Doğuş” ve “Aşk” adlı üç bölümden oluşan konseri, otobiyografik
bir özelliğe büründürerek şarkılarla kendi hayatını anlattı. “Ölüm ve
Yaşam” bölümünde hayatının ülseratif kolitle uğraştığı yıllarını
canlandırdı, ardından gelen “Yeniden Doğuş” bölümünde bu hastalıktan
kurtulup şöhretin tadını çıkardığı yılları ele aldı. “Aşk” bölümünde
ise Demir Demirkan’a olan aşkı sayesinde yaşadığı mutluluğa yer verdi. Aralık
2008’de konser görüntülerini Sertab Erener Otobiyografi: 15. Sanat Yılı Konseri
adıyla yayımladı. Hürriyet’ten Onur Baştürk, “şarkılı bir hayat öyküsü ve
şarkıcının felsefesinin dışa vurumu” diyerek bahsettiği çalışmayı, 2008’in
en iyi işi olarak nitelendirdi.

Ocak
2008’de Erener ve birçok şarkıcı, sokak hayvanlarıyla fotoğraf çektirdi. Bu
fotoğraflardan oluşturulan takvimin satışlarından elde edilen gelirler, sokak
hayvanlarına barınak yapılması için kullanıldı. Aynı yıl Elidor’un Türkiye
reklamlarında oynadı ve bu reklamlar için “Hayat Beklemez” şarkısını
seslendirdi. Temmuz-Ağustos 2008’de gerçekleştirilen Fanta Gençlik Festivali
için Emre Aydın ile birlikte turneye çıktı ve Türkiye’deki 18 ilde konserler
verdi. Ekim’de Hollanda’da Türkiye’nin kültürel değerlerini tanıtmak amacıyla
yapılan Turkey Now adlı festivalde sahne aldı. Aralık’ta yayımlanan Uzay Heparı
saygı albümü Uzay Heparı – Sonsuza’ya, “Bu Gece Son” şarkısını
seslendirerek dahil oldu. 2007-08 yıllarında adından bahsettiği Painted On
Water albümünü Los Angeles’ta kaydederek Haziran 2009’da Demir Demirkan ile
birlikte yayımladı. Erener ve Demirkan, albüme kurdukları grubun adını verdi. İkili,
Painted On Water albümünde türküleri İngilizce sözlerle caz formunda yeniden
seslendirdi. Demirkan albümü “Anadolu müziğinin caz ve blues ile birleşip
batı enstrümanlarıyla çalınmış hali” diye tanımladı. 2009’un sonlarında
Erener, Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası’nın reklamlarında oynadı.

 

2010-Günümüz:

 

Haziran
2010’da Sertab Erener, sekizinci stüdyo albümü Rengârenk’i DMC etiketiyle
yayımladı. Albümün klip çekilen şarkılarından “Açık Adres” ve
“Rengârenk”, Türkiye Resmî Listesi’nde bir numara olurken diğer
kliplerden “Bu Böyle”, “Koparılan Çiçekler” ve
“İstanbul” ise iki numaradan yukarı çıkamadı. Bu beş şarkının yanı
sıra “Bir Damla Gözlerimde” ve “Bir Çaresi Bulunur”
şarkılarına da klip çekildi. “Bir Damla Gözlerimde”nin klibinde Erener’e
Cansel Elçin eşlik etti.

“Açık
Adres”, Kral TV Video Müzik Ödülleri’nden “En İyi Beste” dalında
ödül aldı. Albüm, yılının en çok satan albümlerinden biri oldu ve Erener’e Kral
TV Video Müzik Ödülleri’nden “En İyi Pop Kadın Sanatçı” ödülü
kazandırdı. 2010’da Erener, Türkiye’de lise dördüncü sınıflara okutulan Çağdaş
Türk ve Dünya Tarihi dersinin kitaplarına dahil edildi. Kitaba, Erener’in
Eurovision Şarkı Yarışması’nı kazanmasıyla Türk pop müziğinin uluslararası
alandaki ilk önemli başarısını kazandığı yazıldı.

Nisan
2012’de, üzerinde bir yıl çalışarak, babası Nizamettin Erener için hazırladığı
Türk Sanat Müziği albümü Ey Şûh-i Sertab’ı yayımladı.15 eski Türk Sanat Müziği
şarkısının aslına uygun olarak yeniden seslendirildiği albüm sayesinde Erener,
Altın Kelebek Ödülleri’nden “En İyi Türk Sanat Müziği Kadın Solisti”
kategorisinde ödül kazandı.[ Haziran 2012’de Ozan Çolakoğlu[ Haziran 2012’de Ozan Çolakoğlu’nun ilk proje
albümünde yer alan "Dım Dım” şarkısını seslendirdi. Şarkının klibi
Temmuz 2012’de yayımlandı. Nisan 2013’te Sade albümünü piyasaya sürdü.

Temmuz
2015’te Erener, altı ay önce çıkmaya başladığı sevgilisi Emre Kula ile
Seferihisar, İzmir’de evlendi.

 

Müzikal tarzı ve
sesi

 

Sertab
Erener’in ses aralığı 3 oktavdır ve türü koloratur sopranodur. Bir pop müzik
şarkıcısıdır. Şarkılarında, "Ortadoğu ezgilerinden kulüp şarkılarına kadar
uzanan bir yelpaze” yer alır. 1980’lerde şarkıcılığa ilk atıldığında
operayla uğraştı ancak operada beklediğini bulamayınca pop yapmaya karar verdi.
Bundan şöyle bahsetti: "Benim düşündüğüm gibi, hayal ettiğim gibi çıkmadı.
Kendi içimde yarattığım başka bir operaydı belki de. Ne bileyim ben. Yurt
dışına gidecek öyle bir para pul, öyle bir burs yoktu o dönem. Sonra dedim ki
jingle söylüyorum. Para da kazanıyorum. Ben en iyisi kendi kulvarımda kendi
kendime bir şeyler yapayım.” Operadan pop müziğe geçerken oldukça
zorlandı. Milliyet’te yazan Semih Günver, 1994’teki bir yazısında Erener’in
sesiyle ilgili olarak "Ne renkli, ne tatlı bir ses. Bu genç kadın büyük
bir şarkıcı. Gerçek bir soprano.” dedi. Hürriyet yazarlarından Tolga
Akyıldız ise "Sertab, hem sesinin hem de şarkı seçiminin gücüyle Türk
popüler müziğinin birinci ligindeki en büyük markalardan biri.” yorumunu
yaptı. Ünlü olmadan önce yıllarca İngilizce şarkılar söylediği için ilk albümü
Sakin Ol!’daki Türkçe şarkıların bir kısmında "söylediğini bilmediği bir
şeyleri” anlattı, ne söylediğinden çok nasıl söylediğine takıldı. İkinci
albümü Lâ’l’de ise bunun farkına vardı ve yaşanmışlıklarını da şarkılarına
ekleyerek olayın sadece teknik kısmıyla ilgilenmeyi bıraktı. Üçüncü albümü
Sertab Gibi’de söz yazarlığı ve bestecilik yapmaya başladı. Müziklerin alt
yapısına fazlasıyla önem vermesine rağmen yine de sesi istediğinden ön planda
oldu. Deneysel bir çalışma olarak nitelendirdiği Sertab Gibi için, "[Albüm]landı denilebilir ama kariyerim açısından ‘Vay be,
hatuna bak!’ dedirtecek noktaya geldim. Bu deneyimle gördüm ki söyleyeceğim
sözü müziğimle, Türk toplumunun beğeni sınırlarını küçük küçük zorlayarak, adım
adım birlikte yürüyerek söylemeliyim. Yoksa tamamıyla avangart şeyler
üretebilecek kapasiteye sahibim ama o, sadece arkadaşlarımın dinlediği bir şey
olur. Oysa ben geniş bir kitleye hitap etmek istiyorum. Bu durumda da pop
müziğin kitlelere ulaşmak ve hep birlikte bir adım öteye gitmek için doğru bir dil
olduğuna inanıyorum.” dedi.

Dördüncü
albümü Sertab Erener, önceki üç albümüne kıyasla “deneylerden uzak ve
oturaklı” bulundu. Beşinci albümü Turuncu, pozitif bir enerjiyle insanları
hayata bağlaması için ortaya çıktı. Ayrıca önceki albümüyle ilan ettiği
“Zor Kadın” imajını, bu albümdeki “Güle Güle Şekerim”
şarkısının sözleriyle yıktı. 2003’te Eurovision’a katıldığı “Everyway That
I Can” ise etnik motiflerle süslenmişti, klasik pop ve Türk müziğinin
karışımını yansıtmaktaydı. Yedinci albümü Aşk Ölmez, çok iddiasız bir şekilde
hazırlandı. Erener, Aşk Ölmez’de “bugüne kadar sahip olduğum bütün
bilgileri, şarkının ilk beş dakikasında göstermeliyim ya da sesimi şurada
ortaya çıkarmalıyım” iddiasından vazgeçti. Albümden şöyle bahsetti:
“Biraz aşkı, insan olmayı kurcalıyor. Bir felsefesi olduğuna inanıyorum.
Küçük espriler de var ama albüm özellikle kadın-erkek ilişkilerine dair….
Kendi aramızda yaşadığımız anlaşmazlıkları, bazen esprisini yaparak, bazen
ciddiye alarak yazmaya çalıştım. Çoğunluğun dertleri; sonuçta ben de onlardan
ayrı bir şey yaşamıyorum. Metropol insanı olduğum için onun sorunlarından söz
ediyorum. Bunlardan yola çıkarak albümün sözlerini yazdım.” Demir Demirkan
ile birlikte yayımladığı caz fusion tarzındaki Painted On Water’da türküleri
İngilizce sözlerle yeniden seslendirdi. Sekizinci albümü Rengârenk’te,
yorumculuğundaki “diva hareketlerini azaltarak” daha sakin bir
şekilde şarkı söyledi.

Sertab
Erener, küçüklüğünü babasının söylediği Türk sanat müziği şarkılarıyla geçirdi.
Alanis Morissette, Sting ve Tina Turner’ı severek dinlediğinden söz etti.
Milliyet’ten Orhan Kahyaoğlu’na göre, çıkış yaptığı yıllarda “tüm Sezen
Aksu etkisine rağmen, sesindeki incelik ve sanatsal birikiminden dolayı Sezen’in
müziğinden kolayca sıyrıldı. Erener, Sezen Aksu’dan başta sahne performansı
sırasında izleyicilerle iletişim kurma konusu olmak üzere pek çok şey öğrendi.
Barbra Streisand’den ise “hayatımın kadını” diye bahsetti. Ünlü
olmadan önce sürekli olarak Streisand’i taklit ettiğini şöyle anlattı:
“Bir zamanlar onu nasıl taklit ederdim, anlatamam. Öylesine etüt etmiştim
ki kadını, o kadar olur. gözünü kapa, Barbra karşında yani. Kendi şarkılarımı
söylemeye karar verdiğimde ayıldım ki, böyle taklitle yürümez. Ondan sonra çok
uğraştım sesimin kimliğini bulmak için.”

 

Albümleri:

 

Sakin Ol! (1992)

Lâ’l (1994)

Sertab Gibi (1997)

Sertab Erener (1999)

Turuncu (2001)

No Boundaries (2004)

Aşk Ölmez (2005)

Painted On Water (Demir Demirkan ile) (2009)

Rengârenk (2010)

Ey Şûh-i Sertab (2012)

Sade (2013)

 

Ödülleri:

 

1995      1. Kral Tv Video Müzik Ödülleri      En İyi Pop Kadın Sanatçı

2000      6. Kral Tv Video Müzik Ödülleri      En İyi Pop Kadın Sanatçı

2000      6. Kral Tv Video Müzik Ödülleri      En İyi Söz (Vur Yüreğim)

2001      Altın Kelebek Ödülleri          En İyi Türk Pop Müziği Kadın Solist

2004      10. Kral Tv Video Müzik Ödülleri    Yılın Şarkısı (Everyway That I Can)

2004      10. Kral Tv Video Müzik Ödülleri    Onur Ödülü

2010      14. İstanbul Fm Altın Ödülleri (İFA)            En iyi Pop Kadın Sanatçı

2010      2. Anket Şöleni Ödülleri        En Sevilen Kadın Sanatçı

2011      17. Kral Tv Müzik Ödülleri   En İyi Kadın Sanatçı

2012      Altın Kelebek Ödülleri          En İyi TSM Kadın Solist

 

Rol Aldığı,
Seslendirme Yaptığı Filmler:

 

İstanbul
Hatırası: Köprüyü Geçmek (Kendisi,2004)

Notre
Dame’in Kamburu (Türkçe Seslendirme, 1996)

 

 

KAYNAKÇA:
Sertab Erener – Kim Hakliysa (YouTube, 4 Eylül 2006), Sertab Erener – Kim
haklıysa (YouTube, 1 May 2016), Sertab Erener – Kim Haklıysa (Aşk Ölmez) (YouTube
– 9 Mayıs 2017), Sertab Erener (YouTube, 3 Tem 2017), Sertab Erener, belediye
başkanını sahneden indirdi (CNN Türk, 26 Ağustos 2017), Sertab Erener Kimdir? (YouTube,
13 Mart 2018), Bursa Festivali – Sertab Erener – Kime Diyorum (YouTube, 29 Haz
2018), Sertab Erener Kimdir (hurriyet.com.tr, 13.02.2019), Sertab Erener Kimdir
(neoldu.com, 13.02.2019),  Sertap Erener
kimdir? (milliyet.com.tr, 13.02.2019), Sertab Erener kimdir?  (yeniakit.com.tr, 13.02.2019).

biyografya

Bir Yorum Yazın