Etiket: bale

Ünlü Balerinlerin ve Baletlerin Hayatı

RUDOLF NUREYEV

1938 yılında SSCB’de, yoksul bir Tatar ailenin çocuğu olarak doğdu. Baleye gecikmiş olarak 15 yaşında başladı. 17 yaşında Kirov Balesi’nin açtığı bir sınavı kazanarak, 4 yıllık bale eğitimi hakkını elde etti. Mezuniyet sonrasında Kirev Balesi’nde solist dansçı olarak çalışmaya başladı. 1961’de topluluğun Paris turnesi sırasında, “Benim ülkem, dans ettiğim yerdir!” diyerek, Fransa’ya iltica etti. Londra Kraliyet Balesi Başbalerini Margot Fonteyn’e eşlik etti. 20 yy.ın en iyi yorumcusu ve koreografi olarak kabul edilen Nureyev, bu başarılarından dolayı 1964’te “Nijinski Ödülü”nü aldı. “Uyuyan Güzel”, “Kuğu Gölü”, “Romeo ve Jülyet” yapıtları, başarılı yorumundan dolayı Nureyev’i ölümsüz kılan klâsiklerdir.

1982 yılında kendisine Paris Operası, bale bölümü sanat yönetmenliği görevi verildi ve bu görevi 1988 yılına kadar sürdürdü. AIDS’e yakalanan Nureyev, bu nedenle son yıllarında hasta ve yorgun düştü. Gücünün tükenmesine karşın sahneye çıkmaya devam etti. En son 1992 yılında, efsanevî bale yapıtı “La Bayadere”i sahneye koyarak bale prömiyerine çıktı ve aynı gece Fransa Kültür Bakanı Jack Lange’dan törenle yaşam boyu başarı ödülü olarak “şövalye” nişanı aldı. Nureyev, bu olaydan 2 ay sonra, 6 Ocak 1993 tarihinde kalp krizi sonucu Paris’te hayatını kaybetti.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

George Balanchine Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

George Balanchine; (d. 22 Ocak 1904, Petersburg, Rusya – ö. 30 Nisan 1983, New York kenti), 20. yüzyılda ABD’de klasik baleye damgasını vuran koreograftır. Kurduğu New York Kent Balesi adlı toplulukta sanat yönetmeni ve başkoreograf olarak çalışmış, ağırbaşlı bir yeni-klasik üslubun egemen olduğu yapıtlarının en ünlülerinden Fındıkkıran (1954) ve Don Quixote’yi (1965) bu topluluk için hazırlamıştır. Müzikallerde ve film koreografilerinde de öncü olmuştur.

Avrupa yılları. Gürcü bir bestecinin oğlu olan Giorgi Balançivadze I. Dünya Savaşı yıllarını Mariinski Tiyatrosu’ndaki Çarlık Bale Okulu’nda geçiren dansçı kuşağındandı. 1917’de birkaç ay kapalı kalan bu tiyatro, 1918’de Çarlık Okulu’nun Sovyet Devlet Bale Okulu’na dönüşmesiyle yeniden açıldı. Bu arada Balançivadze sıradan işlerde çalışarak ve bir sinemada sessiz filmlere piyanoyla eşlik ederek geçimini sağlamak zorunda kaldı. Üç yıl daha eğitimini sürdürdükten sonra mezun oldu. 1921-24 arasında Petrograd (Petersburg) Konservatuvarı’nda müzik eğitimi gördü.

Balançivadze daha öğrenciyken koreografi denemeleri yapmıştı. 1920 tarihli ilk yapıtı, Anton Rubinstein’ın Nuit’si (Gece) eşliğinde dans edilen küçük bir parçaydı.

Devlet Bale Okulu’nda hem kendisinin, hem de arkadaşlarının rol aldığı deneysel bale akşamları için bazı yapıtların koreografisini yaptıysa da, okul yöneticileri bu etkinlikleri desteklemediler. Balançivadze Petrograd’daki Mihailovski Tiyatrosu için bazı yeni ve deneysel baleler hazırladı. Bunların arasında Jean Cocteau ve Darius Milhaud’nun Le Boeuf sur le toit (1920; Çatıdaki Öküz) adlı yapıtı ile George Bernard Shaw‘un Caesar’la Kleopatra’sının bir sahnesi için yaptığı koreografiler de vardı.

Balançivadze, SSCB’den ilk kez dışarı çıkan bale sanatçılarından biri oldu. Aralarında Aleksandra Danilova, Tamara Gevergeva (sonradan Geva) ve Nicolas Efimov’un da bulunduğu Sovyet Devlet Dansçıları’ndan oluşan küçük bir grupla Almanya, Londra ve Paris’i içine alan bir turne yaptı. Balançivadze, bu turne sırasında Haziran 1925’te Paris’te Sergey Diaghilev’in Rus Balesi’ne katıldı. Bu arada Diaghilev, Balançivadze’nin adını Balanchine olarak sadeleştirdi.

Bronislawa Nijinska o sırada Rus Balesi’nden ayrılmış olduğundan, Diaghilev koreograf olarak Balanchine’den yararlanmayı düşündü. Balanchine, Nijinska’nın görevlerini üstlendi ve 1925’te Rus Balesi, onun Diaghilev için hazırlamayı öngördüğü 10 baleden birincisi olan Barabau’yu sahneledi. Balanchine’in Diaghilev için koreografisini yaptığı balelerden özellikle ikisi dünya repertuarına girdi: Onun özgün yeni-klasik üslubunun ilk örneği olan Apollon (1928) ve Le Fils prodique (1929; Savurgan Çocuk).

Diaghilev 1929’da öldüğünde Balanchine, bir koreograf ve bale yöneticisi olarak rahatça çalışmayı sürdürecek ölçüde kendini kabul ettirmişti. Sırasıyla Danimarka Kraliyet Balesi ve Monte Cario Rus Balesi ile çalıştı, hazırladığı La Concurrence (1932; Yarışma) ve Cotillon’un (1932; Kotyon) koreografileriyle ününü artırdı. 1933’te öncü bale topluluğu “Baleler 1933″ün kurucuları arasında yer aldı. Bu topluluğun çalışmalarından çok etkilenen Amerikalı dans hayranı Lincoln Kirstein, Balanchine’i Amerikan Bale Okulu ile hem kurucularından biri, hem de yöneticisi olduğu Amerikan Bale Topluluğu’nu yeniden düzenlemek ve baleyi ABD’de yaygınlaştırmak üzere davet etti. Bundan sonra Balanchine bale dünyasında “Mr. B.” adıyla tanınmaya başladı.

ABD yılları. Amerikan Bale Topluluğu, New York kentindeki Metropolitan Opera’ da sürekli gösteri yapan bir topluluk oldu. Balanchine burada öbür çalışmalarının yanı sıra Le Baiser de la fée (1937; Perinin Öpücüğü) adlı yapıtını sahneledi. Bir yandan da tümüyle değişik bir alanda yaratıcılığını ortaya koyarak Broadway müzikalleri ve Hollywood filmleri için koreografiler hazırladı, bu dalda da öncü oldu. Onun bu çalışmaları arasında en çok övgü toplayanı On Your Toes (1936; Parmak Uçlarında) adlı filmdeki Slaughter on Tenth Avenue (Onuncu Cadde’de Katliam) balesiydi.

Amerikan Bale Topluluğu ile Metropolitan Opera arasındaki doyurucu olmayan işbirliği 1938’de sona erdi. Kirstein 1936’da Amerikalı koreografların yapıtlarını sahneleyen Bale Kervanı’nı kurmuştu. 1941’de bu topluluk ve Amerikan Bale Topluluğu’ndan geriye kalanlar bir Latin Amerika turnesi için bir araya geldiler. Balanchine bu turne için Concerto barocco (Barok Konçerto) ve Ballet Imperial’ın (İmparatorluk Balesi) düzenlemelerini yaptı. II. Dünya Savaşı sırasında Balanchine çalışmalarını ABD’de Özgün Rus Balesi ile Monte Carlo Rus Balesi topluluklarında ve Hollywood ya da Broadway’de sürdürdü. 1947’de Paris Operası’nda konuk bale yönetmeni oldu.

Kirstein Amerikan balesini Balanchine’ in sanat yöneticiliği altında oluşturma konusundaki kararlılığını hiçbir zaman yitirmemişti. Böylece 1946’da iki yıl sonra New York Kent Balesi’ne dönüşecek olan Bale Derneği’ni kurmayı başardı. İlk başlarda New York Kenti Merkezi’nde, daha sonra da Lincoln Sahne Sanatları Merkezi’ndeki New York Eyalet Tiyatrosu’nda çalışan bu topluluk Balanchine’le özdeşleşti. Çeşitli üsluplarda çok verimli bir yaratıcı olan Balanchine, 150’den fazla yapıt hazırlayarak New York Kent Balesi’nin geniş repertuarından büyük ölçüde tek başına sorumlu oldu. Bu topluluk için koreografisini yaptığı yapıtlar arasında Fındıkkıran ve Don Quixote’nin uyarlamaları da vardı.

1964’te Ford Vakfı’nın, ABD’de profesyonel baleyi güçlendirmek için ayrılan 8 milyon dolarlık yardımı New York Kent Balesi, ona bağlı çalışan Amerikan Bale Okulu ve her biri Balanchine’in doğrudan ya da dolaylı etkisi altında olan altı başka bale topluluğu arasında paylaştırması Amerikan dans dünyasını karıştırdı. Balanchine 1982’de sağlığının bozulması nedeniyle görevini bırakmak zorunda kalıncaya değin New York Kent Balesi’nde sanat yönetmeni ve bale yöneticisi olarak çalışmayı sürdürdü.

Temel olarak ABD’de çalışmakla birlikte Balanchine uluslararası bir koreograftı. Dünyanın önde gelen bale topluluklarının hemen hepsi onun en az bir balesini sahneye koymuştur. Balanchine’in ABD dışında en çok tanınan yapıtları ya Brahms’ın Liebeslieder Walzer (1960; Aşk Şarkıları Valsi) gibi ciddi, ya Hershy Kay’in Western Symphony’si (1954 Batı Senfonisi) gibi komik kuruluşlu ya da “Robert Schumann’s David Bündlertçnze” (1980) gibi oldukça romantik üslupta müzikal kompozisyon yorumlarıdır.

Balanchine’in besteci Igor Stravinsky ile özel bir sanatsal bağı vardı. Stravinsky’nin bale ile ilikşisi Diaghilev ile başlamıştı. Balanchine onun müziğiyle ilk kez 1925’te, Rus Balesi için Le Chant du rossignol’un (Bülbülün Şarkısı) yeni bir düzenlemesinin koreografisini yaparken tanıştı. Bunu uzun bir Stravinsky-Balanchine baleleri dizisi izledi, hatta bu balelerden bazısı ikisinin işbirliğiyle bestelendi. New York Kent Balesi 1972’de, Stravinsky’nin ölümünden bir yıl sonra bir Stravinsky Şenliği düzenledi. Ön yıl sonra, 1982’de, bestecinin doğumunun 100. yıldönümü nedeniyle ikinci bir Stravinsky Şenliği yapıldı. Sahnelenen 14 Stravinsky yapıtından dördünün koreografisini Balanchine yaptı. Balanchine, modern bestecilerden Arnold Schoenberg’in (Opus 34) ve Charles Ives’ın (Ivesiana) müziklerini de dansa uyguladı.

Balanchine düzenleme yapmaya başlamadan önce partisyonlar üzerinde yoğun biçimde çalışır, dansı biçimlendirmeye ancak ilk provayla birlikte geçerdi. Düşüncelerin aklına, dansçılarıyla birlikte çalışırken geldiğini söyler, ama bu düşünceleri onlarla çok ender olarak tartışırdı. Buluşlarını çok hızlı ve duygu dalgalanmalarına kapılmadan yapardı. Gerek bu yaklaşımı, gerek yapıtlarında sıcak bir duygusallık yerine, soğuk bir entelektüel havanın egemen olması nedeniyle Balanchine dışarıdan bakanların gözünde biraz yabancı ve insanüstü bir kişilik kazanmıştı. Önün dışarıdan görülen bu özelliklerinin arkasında ise tiyatro ve sinema için yapılan her türlü müzikli gösteride çalışmaktan sonsuz zevk duyan bir insan yer alıyordu.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Anna Pavlova Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Anna Pavlova; (d. 12 Şubat 1881, Petersburg, Rus Çarlığı – ö. 23 Ocak 1931, Lahey, Hollanda), Rus balerindir. Zamanının en ünlü dansçısı olmuş, 1913’te Çarlık Balesi’nden ayrıldıktan sonra kendi topluluğuyla bütün dünyayı dolaşmıştır.

1891’de Petersburg’da Mariinski Tiyatrosu’ndaki (bugün Kirov Devlet Opera ve Bale Akademik Tiyatrosu) Çarlık Bale Okulu’na kabul edildi. 1899’da Çarlık Balesi’ne geçti ve 1906’da başbalerin oldu. 1907’de birkaç dansçı ile birlikte Riga, Stockholm, Kopenhag, Berlin ve Prag turnesine çıktı. Başarısı ertesi yıl yeni bir turneye yol açtı. 1909’da Diaghilev, Paris’te Rus Balesi’nin tarihsel önem taşıyan bir gösteri sezonunu açtı. Pavlova bu toplulukla kısa bir süre Paris’te, ardından da Londra’da sahneye çıktı, ama hiçbir zaman Rus Balesi’ne katılmadı ve ömrünü klasik balenin güzelliğini bütün dünyaya tanıtmakla geçirdi. Daha 1910’da, Mariinski Tiyatrosu’ndan izinli olduğu sırada New York ve Londra’da Mikhail Mordkin ile dans etti.

1913’te Çarlık Balesi’nden ayrıldıktan sonra, çeşitli eşlerle (örn. Laurent Novikoff ve Pierre Vladimiroff) ve topluluklarla dans ederek geri kalan yıllarında bir misyoner gibi durmadan dolaştı; sayısız insanın bale sanatıyla tanışmasını sağladı. Onu seyredenlerin anılarında Pavlova’nın dansı disiplinli zarafetin, şiirsel hareketin ve insan bedeninde somutlaşmış büyünün ifadesi olarak kaldı.

Pavlova’nın 1914’te başlayan bağımsız turneleri onu dünyanın uzak köşelerine kadar ulaştırdı. Bu turneleri eşi Victor Dandré yönetiyordu. Topluluğunun repertuvarı büyük ölçüde gelenekseldi. Don Quixote (Don Kişot), La Fille mal gardée (Şımarık Kız), The Fairy Doll (Peri Bebek) gibi başarılı Mariinski gösterilerinden, Pavlova’nın üstün yorumcusu olduğu Giselle’den parçalar, uyarlamalar sahneliyorlardı. En ünlü gösterileri ise, Pavlova’nın eşsiz bir büyüleyicilik kattığı küçük solo dizilerinden oluşuyordu. Bunlardan The Dragonfly (Kızböceği), Califörnian Poppy (California Gelinciği), Gavotte ve Christmas (Noel) ile tek koreografi çalışması olan Autumn Leaves (1918; Sonbahar Yaprakları) izleyicilerinin en çok beğendiği gösterilerdi.

Pavlova etnik danslara olan tutkusunu programlarına da yansıttı. Topluluğu Polonya, Macaristan, Rus ve Meksika danslarını yorumladı. Hindistan ve Japonya gezileri sonucunda bu ulusların dans tekniklerini araştırmaya yöneldi. Bu incelemelerini Oriental Impressions (Doğu İzlenimleri) başlığı altında topladı. Hindistan’da birlikte çalıştığı Uday Şankar sonraları Hint dansının en büyük yorumcularından biri oldu ve böylece Pavlova Hindistan’da dansın yeniden doğmasında önemli rol oynadı.

Pavlova’nın özel yaşamı, 1911’de Mordkin’le kavgası ve bazı seyrek gazete manşetleri dışında, olaysız geçti. Londra’daki evi (Hampstead’de Ivy Evi), koreograf Foki-ne’in 1905’te onun için yarattığı The Dying Swan (Kuğunun Ölümü) solosunu anımsatan kuğulu yapay golüyle ünlendi. Pavlova’ nın burada çekilmiş fotoğraf ve filmleri The Immortal Swan (1936; Ölümsüz Kuğu) adlı derleme filmde kullanıldı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Behzat Gerçeker Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

Müzik hayatına Ankara Devlet Konservatuarın başlayan Behzat Gerçeker, yüksek bölümünü İstanbul Devlet Konservuatarında tamamladı. Pavarotti, Domingo, Barry White, Goran Bregoviç gibi dünyaca ünlü birçok sanatçı ile çalışan Behzat Gerçeker, başarıyla dikkat çekmiştir. Gerçeker, Türkiye’de de ünlü isimlerle çalışmıştır.

İşte Behzat Gerçeker’in çalışmaları…

Profesyonel müzik yolculuğu başlarında Türkiye’de Leman Sam, Nükhet Duru, Nilüfer ve Kayahan gibi çok önemli müzisyenlerle çalışan sanatçı İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestra sanatçı olduktan sonra soluğu Paris’te aldı. Paris’te modern müzik üzerine çalışmalarda bulunan Gerçeker ,Fransa’da Terry Canss ile çalıştıktan sonra, bir süre de Macaristan’da Macar etnik müzikleri üzerine araştırmalar yaptı. İstanbul Devlet Opera ve Balesinde dokuz yıl görev yaptı.

SANAT YÖNETMENLİĞİ DE YAPTI

Ülkemizde ve yurtdışında ünlü starlarla ENBE Orkestrası’nı yöneterek konserler veren Gerçeker son iki jenerasyona hitap eden dünyanın en iyi gitarcılarından Jose Feliciano ve Gloria Gayner’la verdiği konserler ile dikkatleri üzerine çekti. Halen ENBE Orkestrası şefliğini yürüten Gerçeker, çeşitli projelerde sanat yönetmenliği yaparak çalışmalarını yürütmektedir.

Kaynak:Enson haber Biyografi

Etiketler, , , , , , , , , , , , ,