Etiket: biyografisi ve eserleri hakkında bilgi

Ressam Halil Paşa Hayatı

halil-pasaHALİL PAŞA ( 1857-1939)

Tanınmış ressamlardandır. Harbiye Mektebi’nin kurucularından Tophane Müşiri (mareşali) Ferit Selim Paşa’nın oğludur. Boğaziçi’nde, Selim Paşa Yalısı diye anılan yalıda doğdu. Askerî Rüştiye’de, Harbiye’de okudu. 1878’de resim öğrenimi için Paris’e Halil Paşa gönderildi. Orada Güzel Sanatlar Okulu’nda, Gerome’un atelyesinde çalıştı. Sekiz yıl Paris’te kaldı. Dikkatli bir öğrenci olduğundan eserleri takdir uyandırıyordu. Gerek Fransa’ da, gerek başka memleketlerde açılan birçok sergiye katıldı. 1900’de açılan büyük sergide bronz madalya aldı.

Halil Paşa, yurda dönünce, padişahın emriyle Harb Okuluna, Askeri Tıp Okuluna resim öğretmeni oldu. Daha başka okullarda resim öğretmenliği yaptı. 1914’te Sanayi-i Nefise Mektebi (Güzel Sanatlar Akademisi) ne müdür olarak getirildi. Bu yıllar, Halil Paşa’nın en verimli olduğu yıllardır. İlkin birtakım natürmortlar, akademik portreler yapmış, sonra manzara resminde karar kılmıştı. Boğaziçi yalıları, Bostancı kıyıları en çok seçtiği konulardı. Bu eserlerde desen kuvvetinden çok ışığın ve renk perspektifinin üstünlüğü vardır.

Avrupa’da daha öğrenciyken’pek çok sergi açmış olan Halil Paşa, İstanbul’da da o zamanlar yılda bir açılan Galatasaray sergilerinin devamlı sanatçısı olmuştu. Her yıl, o sergide birkaç eseri bulunuyor, bunlar büyük takdir uyandırıyordu. Bir ara Abbas Halim Paşa’nın misafiri olarak Mısır’a giden Halil Paşa, hayatının son yıllarını hemen hemen inziva içinde, kendisini yalnız sanatına vererek geçirdi. Halil Paşa’nın eserleri çeşitli koleksiyonlarda, Resim ve Heykel Müzesi’nde bulunmaktadır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Karlheinz Stockhausen Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Hayatı

Karlheinz-Stockhausen

Karlheinz Stockhausen; Alman bestecisidir. (d. Mödrath, Köln yakınları, 1928 – ö. 5 Aralık 2007, Kurten, Almanya).

GEREÇ VE BİÇİM

Köln Üniversitesi’nde ve aynı kentteki Müzik Akademisi’nde öğrenim gören Karlheinz Stockhausen, daha sonra Paris’e giderek Messiaen ve Milhaud ile çalıştı, Fransız Radyo Televizyon Kurumu somut müzik araştırmaları topluluğuyla ve Pierre Boulez ile bağlantı kurdu. Müzikçi yeni-klasikçi bir başlangıç dönemi geçirmemişti; Messiaen’nın yapıtlarını derinine inceleyip öğrenmesi, 1951’den başlayarak ilk bestelerinde birtakım olanaklardan yararlanmasını sağladı. Bu yapıtlarında Webern’in tekniğiyle Messiaen’ın tekniğini birbirine karıştırdı, dizisel çerçeveyi ses yüksekliklerine, ritmik öğelere ve şiddetlere uyguladı ve böylece şu besteleri gerçekleştirdi: Kreuzspiel (1951); Spiel für Orchester (1952); Klavierstück I-IV (1952); Kontrapunkte (1953).

Daha sonra biçimin dışında yeni sesler buldu ve Gesang der jihıglinge (1956) adlı yapıtında insan sesi ve elektronik çalgı kullandı. Yazımının Kontrapunkte ‘deki kesinliği giderek yumuşadı ve 1955’e doğru, Stockhausen “gereç ve biçimin tekliği”ni araştıracağını açıkladı. Zeitmasse, KlavierstückN° 11 gibi yapıtlarım da bu anlayış içinde gerçekleştirdi. Söz konusu ürünlerde yorumcu, yapıtı, bütünü oluşturan parçaları o anda içinden nasıl geliyorsa o biçimde sıralayarak istediği gibi düzenleyebilir. Böylece de rastlantısal müziğe ileten bir yapıt yavaş yavaş oluşur. Getirilen bir başka yeni kavram da müziksel uzamdır. Müziksel uzam, salona dağıtılmış olan çok sayıda çalgı topluluklarının kullanımıyla sağlanır: Üç orkestra için Gruppen (1957), dört orkestra ve dört koro için Kare (1960), bestecinin uzamsal müzik doğrultusunda gerçekleştirdiği yapıtlardır. Stockhausen 1959’da vurma çalgılar için bestelemiş olduğu Zyklus ‘taysa rastlantısal müzik bağlamı içinde gürültü ve sesin bir birleşimini yapmıştır. Bu çalışmaların yam sıra piyano, vurma çalgılar ve magnetik bant için gerçekleştirmiş olduğu Kontakte’de (1960) kaydedilmiş olan elektronik sesler çalgı sesleriyle birleşirler. Bütün bu araştırmalara, soprano, dört koro ve on üç çalgı için bestelemiş olduğu Momente II (1962), tamtam ve altı çalgı için Mikrophonie I (1964), Mixtur (1964), elektronik org ve modülatörler için Mikrophonie II (1965) ve bir de Telemusik (1966) üe Prozession (1967; yeni düzenlenişi: 1971) gibi yapıtlarda yer verilmiştir.

Stockhausen’in dört solist, elektronik ve somut sesler için bestelediği Hymnes’de (1968) yeni bir teknik benimsediği gözlenir. Aus den Sieben Tagen (1969) ve doğumunun iki yüzüncü yıldönümü için Beethoven onuruna Opus 1970 (1970) gibi yapıtlarda da aynı doğrultuyu izlediği, hatta araştırmalarında elektroakustik müzikle en değişik geleneksel ses kaynaklarının birleşimini yaparak bunu en son noktasına kadar götürdüğü görülür. Bu arada altı şan sanatçısı için bestelemiş olduğu Stimmung’sa (1968) sessizliğin sınırlarında olan bir yapıttır ve Hint müziğiyle ilgilendiği döneme özgü sayılır. Spiral (1969), dört orkestra grubu, “derin düşünme için sesli duvar” olan Fresco (1970), 17 sezgisel müzik metni olan Für kommende Zeiten (1970) de aynı dönemden kalmadır. Besteci iki piyano için Mantra’yla (1970) doğaçlamaya daha az yer veren daha kesin bir yazıma yönelmiştir. Bunu orkestra ve magnetik bant için Trans (1971), 19 yorumcu için Ylem (1973), büyük orkestra ve bir dansçı için İnori (1974), klarnet için Harlekin ve Der kleine Harlekin (1975), vb. izledi.

Stockhausen 1977’de bestelemiş olduğu Sirius ‘tan sonra bir tek büyük yapıta girişmiştir; bu, yorumu tam bir hafta sürecek oları Licht’tir (Işık), besteci bu yapıtına yirmi yılım ayırmak istemektedir. Ama bu arada dansçı ve çalgı topluluğu için Der jahreslaut (1977), Donnerstag aus Licht (Müano’ daki Scala’da 1981’de yorumlandı), piyano ve bas için Luzifers Traum ya da Klavierstück XIII (1981), Luzifers Abschied (1982) gibi yapıtları bestelemiştir.

Stockhausen, araştırmalarını yönlendiren zekâsı, deney merakı, gözüpekçe bir yaratıcı gücüyle çağdaş müziğin önemli adlarından biridir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Hrosvitha Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Hrosvitha; Almanca Hrotsvitha von Gandersheim, Roswitha olarak da yazılır (y. 935-1000), bilinen ilk Alman kadın şairdir.

Soylu bir aileden gelen Hrosvitha, yaşamının büyük bölümünü Gandersheim’daki Benedikten manastırında rahibe olarak geçirdi. Klasik yapıtlarda dile getirilen pagan ahlak anlayışına karşı, Terentius’tan esinlenen, ama Hristiyan temalarını işleyen altı Latince komedi yazdı (y. 960). Yer yer uyaklı kaba bir düzyazıyla yazılan bu oyunlar, sahnelenmekten çok okunma amacına dönüktü.

Elyazmaları yaklaşık 1500’de Alman hümanist Conradus Celtis tarafından gün ışığına çıkarılan Hrosvitha’nın öbür yapıtları arasında Hristiyan efsanelerini temel alan öykülü şiirler ve iki manzum vakayiname yer alır. Bu vakayinamelerden biri, I. Otto’ nun (Büyük) başarılarını, öbürü ise Gandersheim Manastırı’nın 856-919 arasındaki tarihini anlatır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Karl Leberecht Immermann Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Karl Leberecht Immermann; (d. 24 Nisan 1796, Magdeburg, Saksonya – ö. 25 Ağustos 1840, Düsseldorf, Prusya), oyun ve roman yazarıdır. Toplumun çağdaş görünümünü veren Die Epigonen ile köy yaşamının gerçekçi bir anlatımı olan Der Oberhof adlı romanları Alman edebiyat tarihinin öncü yapıtlarındandır.

Bir devlet memurunun oğlu olan Immermann, Halle’de sürdürdüğü hukuk öğrenimine (1813-17) ara vererek Napoléon Savaşlarının son aşamasında çarpışmalara katıldı. Münster’deki askeri mahkemede çalışırken (1819-24) Prusyalı general Baron Adolf von Lützow’un karısı Elisa von Lützow’a âşık oldu. Büyük aşkları Lützow’ların boşanmasından (1825) 14 yıl sonra, Elisa’nın ikinci bir evliliğe yanaşmaması yüzünden sona erdi. 1824’ün başında Immermann, Magdeburg’daki ağır ceza mahkemesine yargıç atandı; üç yıl sonra da Düsseldorf il mahkemesine geçti. Düsseldorfta, Goethe’ nin görüşlerinin uygulamaya konduğu “örnek” bir tiyatro tasarladı ve yaptırdı. 1839’da Marianne Niemeyer’le evlendi. Bu mutlu döneminde Tristan und Isolde’ye başladıysa da bu destanı tamamlamaya ömrü yetmedi.

Immermann içinde yaşadığı geçiş döneminin özelliklerini belirgin bir biçimde yapıtlarına yansıttı. Sanayileşme ve liberalizmin eski toplumsal koşullan değiştirdiğine tanık oluyor, bunun etkisini yumuşatacak yollar arıyordu. Das Trauerspiel in Tirol (1828; Tirol’de Trajedi; 1835’te Andreas Hofer olarak yeniden yazılmıştır), Merlin (1832), Alexis (1832) üçlüsü ve Tulifäntchen (1830) adlı komik destan gibi tiyatro yapıtları yazmakla birlikte asıl önemli ürünleri, döneme doğru tanılar koyan romanlarıydı. Goethe’nin Wilhelm Meister’inden izler taşıyan, ama yaşadığı dönemin toplumunun bir kesitini veren Die Epigonen (1836) bu özelliğiyle ilk “çağdaş” Alman romanıydı. Münchhausen (1838-39) adlı romanı iki bölümden oluşur: İlk bölümde Immermann, kahramanın kişiliğinde zamanın ikiyüzlülüğüne serzenişlerle dolu ağır bir yergiyle saldırırken, “Oberhof” adlı ikinci bölümde, bu durumun karşısına, daha mutlu bir gelecek umudu bulduğu ulusal mirası koyar. Roman, köylülerin işlerine ve kırsal yaşama bağlılığını anlatması açısından dikkate değerdir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Cüneyt Arcayürek Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Cüneyt Arcayürek; (d. 6 Mart 1928, Ankara – ö 23 Haziran 2015, Ankara), siyaset kulisini yansıttığı “Ankara Notları” ile tanınan gazetecidir.

Ankara’daki lise öğreniminden sonra, bir süre Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne devam etti. 1947’de, Ulus gazetesinde muhabir olarak gazeteciliğe başladı. Ulus’tan sonra sırasıyla, Ankara Akşam Haberleri, Kudret, Vatan, yeniden Ulus ve Ankara Ajansı’nda çalıştı. Daha sonra Akis dergisinin yazı işleri müdürlüğünü yaptı. Hürriyet, Tercüman, Milliyet, Güneş ve Cumhuriyet’te sürdürdüğü meslek yaşamının 33 yıllık bölümünde (1947-80) tanıklık ettiği olayları ve siyaset kulislerini, Cüneyt Arcayürek Açıklıyor (1983-86, 10 cilt) dizisinde topladı. Siyasal mizah türündeki Ku-de-ta adlı kitabı 1985’te yayımlandı. Kasım 1991’de bir grup gazeteciyle birlikte Cumhuriyet gazetesinden ayrıldı; Bugün gazetesinde fıkra yazmaya başladı. 1993’te Cumhurbaşkanlığı danışmanlığına atandı. Öbür yapıtları arasında Şeytan Üçgeninde Türkiye (1987), Demokrasinin Sonbaharı (1987) ve Namı 864 Rakımlı Tepe-Çankaya (1989) sayılabilir.

Cumhuriyet gazetesinin baş sayfasında Güncel isimli köşenin yazarlığını yapmıştır. KanalTürk’te, Tuncay Özkan ile birlikte Pazar günleri yayınlanan Politika Durağı adlı programı sunmuştur.

Süleyman Demirel’in cumhurbaşkanlığı döneminde eski danışmanıdır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Adudiddin El İci Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Adudiddin El İci; tam adı Adudeddin Abdurrahman bin AHMED BİN ABDULGAFFAR EL-İCÎ EŞ-ŞAFİİ (d. 1281, İg, Fars – ö. 1355, Şebenkâre ?), İranlı kelamcıdır. Dönemin en büyük bilginlerinden ders aldı. Müderrislik ve kadılık yaptı. Sultaniye’de İlhanlı hükümdarı Ebu Said Bahadır Han’ın veziri Gıyaseddin Muhammed’in hocalığını üstlendi. Gıyaseddin’in desteğiyle kadi’l-kudat oldu. Şerh-i Muhtasar-ı ibn Hacib ile Fevaidul-Gıyasiye adlı yapıtlarını bu dönemde yazdı. Gıyaseddin Muhammed’in 1336’da öldürülmesinden sonra gittiği Şiraz’da gene bir yandan kadılık ve müderrislik yaparken, bir yandan da Şiraz hükümdarı Şeyh Ebu İshak’a adadığı el-Mevakif fi İlmi’l-Kelam adlı ünlü kelam kitabını yazdı. Muzafferi hükümdarı Mubarizeddin Muhammed’in 1353’te Şiraz’ı kuşatmasından bir süre sonra kentten ayrılarak Şebenkâre’ye gitti. Orada Melik Ardeşir tarafından Ardaymiyan Kalesi’ne hapsedildi. Arapça kaynaklarda burada öldüğünün belirtilmesine karşın, Farsça kaynaklarda Şiraz’a giden Şah Şüca’yı Şebenkâre dışında karşıladığı belirtilir.

İci, Mısır’da el-Ezher’de ve Tunus medreselerinde günümüzde de ders kitabı olarak okutulan en önemli yapıtı el-Mevakif fi İlmi’l-Kelam’m önsözünde kelamın, öğrenilip incelenmesi çok gerekli bir ilim olduğunu, Tanrı’nın varlığı, tekliği ve İslamın temeli olan peygamberliğin bu ilimle kanıtlanacağını belirtir. Kelam ilminde mantıktan yararlanması ve felsefecilerin düşüncelerini tartışma konusu yapması nedeniyle “akılcılığın zaferi” olarak nitelenen bu önemli kitabında imanı, “Her konuda peygamberi onaylamak” biçiminde tanımlar; iman konusunu tutuculuk ve aşırılıktan uzak, hoşgörülü bir bakışla irdeler. Öbür yapıtları arasında Tahkikü’t-Tefsir fi Taksiri’t-Tenvir, Risaletü’l-Vaziyeti’l-Adudiye, Akaidü’l-Adudiye, İşrakü’t-Tevarih, Risaletü’l-Ahlak sayılabilir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Frank Norris Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Frank Norris; (d. 5 Mart 1870, Chicago – ö. 25 Ekim 1902, San Francisco), ABD’de doğalcılığın gelişmesinde önemli rol oynamış romancıdır.

Paris’te resim öğrenimi gördükten sonra California ve Harvard üniversitelerinde okudu. 1895’te bir gazetenin Güney Afrika muhabirliğini ve 1896-97 yıllarında San Francisco Wave’in yayın yönetmeni yardımcılığını yaptıktan sonra 1898’de McClure’s Magazine’m savaş muhabiri olarak Küba’ya gitti.

McTeague (1899) adlı yapıtı San Francisco’da geçen doğalcı bir romandır. The Epic of the wheat (Buğday Destanı) adlı üçlemesinin ilk kitabı olan The Octopus (1901; Ahtapot) California’daki buğday yetiştiriciliğini ve çiftçilerin demiryolu şirketiyle mücadelesini cesur simgelerle yansıtır. Üçlemenin öteki kitapları The Pit (1903; Çukur) Chicago Ticaret Odası’ndaki buğday spekülasyonunu, tamamlayamadığı Wolf (Kurt) buğdayın Eskidünya’daki kıtlığa son verişini konu alır. Vandover and the Brute (1914; Vandover ve Vahşi) adlı yapıtı ise yozlaşma temasını ele alır. McTeague 1924’te Erich von Stroheim tarafından Greed (Hırs) adıyla sinemaya uyarlanmıştır.

Başta Zola olmak üzere doğalcı yazarları örnek alan Norris, insan yaşamında kalıtım ve çevrenin belirleyiciliğini vurgulamıştır. Önceleri Rudyard Kipling’in ve evrim anlayışının etkisiyle ilkelciliği yücelttiyse de, sonraki yıllarda daha insancıl bir bakışla romanı toplumun iyileştirilmesinin aracı olarak görmüş ve o yıllarda tarihsel serüvenlere ağırlık veren Amerikan romanını daha ciddi konulara yöneltmeye çalışmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Edgar Wilson Nye Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Edgar Wilson Nye; (d. 25 Ağustos 1850, Shirley, Maine – ö. 22 Şubat 1896, Arden, Kuzey Carolina, ABD), 19. yüzyılın ikinci yarısının önde gelen ABD’li mizah yazarlarından, gazetecidir. Bill Nye olarak bilinir.

Nye’ın ailesi 1852’de Wisconsin’e taşındı. Sonraları orada öğretmenlik yapan Nye, hukuk öğrenimi gördü. 1876’da Wyoming eyaletindeki Laramie’ye yerleşerek posta müdürlüğü ve sulh hukuk yargıçlığı gibi görevlerde bulundu; bu arada Denver Tribune ve Cheyenne Sun gazetelerine yazılar yazdı. 1881’de kurulmasına yardımcı olduğu Laramie Boomerang’daki mizah yazıları ve öyküleri çok tutuldu; Nye bunları Bill Nye and Boomerang (1881; Bill Nye ve Bumerang), Bill Nye’s History of the U.S.A. (1894; Bill Nye’ın ABD Tarihi) gibi kitaplarında toplayarak yayımladı. Daha sonra Wisconsin’e dönen Nye, birkaç yıl New York World’e yazılar yazdı. 1886’da James Whitcomb Riley ile birlikte konferanslar verdi. Riley’nin duygusallığı ile bir araya gelen Nye’ın nükte yeteneği, bu konferanslara çok büyük sayıda dinleyici çekti. Yazılarında kendi kişiliğini yansıtan Nye, garip, ama sevecen bir yazar olarak tanınmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

William O’Brien Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Gazeteci)

William O’Brien; (d. 2 Ekim 1852, Mal-low, Cork, İrlanda : ö. 25 Şubat 1928, Londra, İngiltere), İrlandalı gazeteci ve siyaset adamıdır. Milliyetçi harekette, Charles Stewart Pàrnell’dan sonra gelen ikinci adam olarak uzun yıllar önemli rol oynamıştır. Daha çok İrlandalı kiracı çiftçilerin kira indirimini kabul etmeyen toprak sahiplerine kira ödememelerini ve bu paraları topraklarından atılan kiracıların kullanması amacıyla bir dayanışma fonuna yatırmalarını öngören “kampanya planı”yla tanınır.

Gazeteciliğe 1869’da başladı. 1881’de, Parnell’ın İrlanda Toprak Birliği adına çıkardığı haftalık United Ireland’ın yayın yönetmenliğini üstlendi. Ekimde gazetenin kapatılmasının ardından Parnell ve öteki milliyetçilerle birlikte tutuklandı. Hapisteyken hazırladığı “Kiraya Hayır Manifestosu”nun İrlanda Toprak Birliği’nin bir toplantısında okunması üzerine, örgüt İngiliz yetkililerce yasadışı ilan edildi. 1882’de serbest bırakılınca yeniden United Ireland’ın başına geçti. 1883’te İngiltere Avam Kamarası‘na seçildi ve 1895’e değin orada görev yaptı. 1886’da başlattığı “kampanya planı”, Parnell tarafından benimsenmemesine karşın, milliyetçi harekete yeni bir hız kazandırdı. Ertesi yıl yeniden hapsedildi. 1890’dan sonra Parnell’ın öndeliğine karşı çıkmakla birlikte yandaşlarıyla karşıtlarını uzlaştırmaya çalıştı. Kiracılara toprak sahibi olma yolunu açan Wyndham Toprak Alımı Yasası’nı (1903) destekledi. 1898’de kurduğu Birleşik İrlanda Birliği’nin Parnell yanlısı John Redmond’un denetimine girmesi üzerine 1910’da Her Şey İrlanda İçin Birliği’ni kurdu. I. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru yandaşlarının çoğu Sinn Féin’e katıldı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Władysław Orkan Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Władysław Orkan; asıl adı Franciszek Smreczynski (d. 27 Kasım 1875, Porçba Wielka, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu – ö. 14 Mayıs 1930, Krakow, Polonya), Polonyalı şair ve yazardır.

Yoksul bir köylü ailesinin çocuğuydu. İyi bir öğrenim göremedi. Yapıtlarının çoğu doğduğu yörede geçer ve oranın doğal güzellikleriyle dağ köylülerinin yoksul yaşamını anlatır. İlk kitabı Nowete (1898; Öyküler) ile bunu izleyen Komornicy (1900; Yarıcılar), doğup büyüdüğü Tatra bölgesindeki köy yaşamının doğalcı tasvirlerini içerir. Orkan daha sonra, Yeni Polonya adıyla bilinen siyasi ve edebi hareketten etkilenerek, yoksul dağ köylülerinin varlıklı çiftçiler tarafından sömürülmesine karşı çıkan Wroztokach (1903; Dağ Vadilerinde) ve Podhale’ye ilk yerleşenlerin şiirsel öyküsü niteliğindeki Drzewiej (1912; Bir Zamanlar) adlı yapıtlarını yazdı. I. Dünya Savaşı başlayınca Polonya ordusuna gönüllü olarak katıldı. Listy ze wsi (1925-27, 2 cilt; Köyden Mektuplar) adlı yapıtı, Polonya’nın o günkü ve gelecekteki durumu üzerine sosyolojik gözlemler içerir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Tanburi Büyük Osman Bey Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Tanburi Büyük Osman Bey; (d. 1816, İstanbul – ö. 1 Ekim 1885, İstanbul), özellikle peşrev formundaki yapıtlarıyla tanınan Osmanlı bestecidir.

Besteci Tanburi Numan Ağa’nın torunu ve Tanuri Zeki Mehmed Ağa’nın oğludur. Tanbur çalmayı kendi kendine öğrendi. II. Mahmud’un musahiplerinden olan babasının aracılığıyla saraya alındı. Kendisini hanende olarak kabul ettirdi. Babasının ölümünden (1846) sonra sazende oldu ve Saray Fasıl Heyeti’nde sersazende olarak görevlendirildi. Mevlevi tarikatından olan Ösman Bey saray fasılları dışında, Galata (Kulekapısı) Mevlevihanesi’ndeki ayinlerde de tambur çalardı.

Günümüze ulaşabilen 46 yapıtından 18’i peşrev, 12’si sazsemaisi ve 16’sı şarkı formun-dadır. Yaşadığı dönemin yenilikçi eğiliminden etkilenen Osman Bey, melodik kurgunun yoğun olduğu, lirik ve akıcı bir üslup geliştirmiştir. Peşrevleri sazsemailerine göre daha başarılıdır. Yegâh, saba, nihavend, hicaz (hümayun), hüzzam, nişabürek, segâh, uşşak ve hicazkâr makamlarındaki peşrevleri türlerinin en değerli örneklerindendir ve daha sonraki bütün peşrev bestecilerini derinden etkilemiştir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Mustafa Aslıer Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Mustafa Aslıer; (d. 1926, Kırcali, Bulgaristan – ö. 29 Mart 2015), yapıtlarında Türk folklorunun zengin görünümünü yansıtan ressam ve baskı sanatçısıdır.

Sanat çalışmalarına Balıkesir’de Necatibey İlköğretmen Okulu’nda öğrenciyken oymabaskı ile başladı. 1946-49 arasında öğrenim gördüğü Gazi Terbiye Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nde Refik Epikman ve Malik Aksel’in öğrencisi oldu. Bu okulu bitirdikten sonra bir süre Matbaa Meslek Lisesi’nde çalıştı. İlk taşbaskılarını burada gerçekleştiren Aslıer, 1953’te devlet bursuyla Almanya’ya gitti; önce Münih Akademisi’nde, ardından da Stuttgart Grafik Sanatlar Yüksekokulu’nda öğrenim gördü. 1958’de Türkiye’ye döndükten sonra İstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’na öğretim üyesi olarak atandı. Bu kurumda ayrıca bölüm başkanlığı ve müdürlük yaptı. Okul Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi adını aldıktan sonra, profesör ve dekan oldu. 1973’te Türkiye Cumhuriyeti’nin 50. Kuruluş Yıldönümü Sergisi’nde Cumhuriyet Ödülü’nü aldı, ayrıca 1960’lardan başlayarak birçok uluslararası sergi ve panele katıldı.

Geleneksel yöntemlerin yanı sıra çağdaş tekniklerden de yararlanarak Türkiye’de özgün baskı çalışmalarının gelişmesine katkıda bulunan Aslıer, başlangıçta doğalcı anlayışta çalışmıştı. Almanya’daki eğitimi sırasında figürleri yalın biçimlere dönüşmeye başladı. Bu dönemde Daumier, Rembrand ve Goya’nın biçim anlayışından etkilenerek insanın çeşitli durumlardaki görünümlerini yetkin bir istifleme ile betimledi.

1955’ten sonra geleneksel Anadolu folkloruna yöneldi; figürleri stilize bir yalınlığa ulaştı. 1956-66 arasında çıplak insan figürleriyle gerçekleştirdiği kompozisyonlar gerek kurguları, gerek simgesel anlatımlarıyla halı ve kilim bezemelerini anımsatır. 1970’ten sonra, oymabaskılarındaki geometrik stilizasyon eğilimine paralel bir üslupla, suluboya ve yağlıboya çalışmalarına da ağırlık verdi. Çağdaş Türk Resim Sanatı adlı yapıtı 1989aa yayımlandı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Jean-Jacques Ampère Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Jean-Jacques Ampère; (d. 12 Ağustos 1800, Lyon – ö. 27 Mart 1864, Pau, Fransa), Fransız tarihçi ve filologdur. Batı Avrupa dilleri ve mitolojisinin değişik kültürel kökenleri üzerine önemli çalışmalar başlatmıştır. Bilimsel yapıtlarının yanı sıra romantik üslupta şiirler de yazmıştır.

Seçkin bilim adamı André-Marie Ampere‘ in oğluydu. İlk gezisini 1826’da Almanya’ya yaptı. Orada, yapıtlarıyla Goethe üzerinde büyük etkide bulundu. İskandinav mitolojisine ilişkin çalışmaları, 1830’da Ampère’e Sorbonne’daki yabancı edebiyat tarihi kürsüsünü kazandırdı. Üç yıl sonra Collège de France’da profesör oldu ve burada, Histoire littéraire de la France avant le douzième siècle (1839-40, 3 cilt; 12. Yüzyıl Öncesi Fransız Edebiyat Tarihi) ve Histoire de la formation de la langue française (1841; Fransız Dilinin Oluşumunun Tarihi) adlı temel filolojik yapıtları için araştırmalar yaptı. Çevresel öğelerin tarihe etkileri üzerine geliştirdiği kuramlar, Fransız tarihçi ve eleştirmen Hippolyte Taine’in habercisiydi.

1848’de Académie Française üyeliğine seçildi. Yazar Prosper Mérimée’yle birlikte Yakındoğu’yu ve sonra da ABD ile Meksika’yı gezdi. Ampère’in en önemli tarih çalışması L’Histoire romaine à Rome’dur (1861-64 , 4 cilt; Roma’da Roma Tarihi). Öteki çalışmaları arasında, De l’histoire de la poésie (1830; Şiir Tarihi Üzerine) ve Promenade en Amérique: États-Unis, Cuba et Mexique (1855; Amerika’da Gezinti: Birleşik Devletler, Küba ve Meksika) sayılabilir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Aşık Paşazade Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Âşıkpaşazade, Aşikî olarak da bilinir, asıl adı derviş ahmed bin şeyh yahya bin şeyh salman bin âşik paşa (d. 1400, Mecitözü, Amasya – ö. 1484, İstanbul), ünlü tasavvuf şairi Âşık Paşa’nın torunu ve ilk Osmanlı tarihçilerinin en önemlilerindendir. Karanlıklar içindeki 14. yüzyıl olaylarını sonradan, 15. yüzyılda derleyip anlatmıştır. İlk eğitimini, doğduğu köy olan Elvan’daki tekke dervişlerinden aldı. 1413’te Geyve’ye giderek Orhan Gazi’nin imamı olan İlyas Fakih’in oğlu Yahşi Fakih’le tanıştı. Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna değin gelen destansı bilgileri ondan dinleyip derledi. Bir süre sonra köyüne döndü. 1422’de Mihaloğlu Mehmed Bey’in gönüllü birliklerine katıldı. 1437’de hacca gitti. II. Murad ve II. Mehmed (Fatih) dönemlerinde Balkanlar’a yapılan savaş ve seferlerde bulundu; II. Kosova Savaşı’na (1448) ve İstanbul’un fethine (1453) katıldı. Bu sıralarda duyduğu ve gördüğü olayları kaydetti. 1450’lerde Edirne’ye, 1470’e doğru da İstanbul’a yerleşti. 1484’te İstanbul’da öldü. Eflaki’ye göre ise 23 Mart 1481’de ölmüştür.

Âşıkpaşazade 80 yılı aşan ömrünün büyük bir bölümünü ünlü kişilerin yanında ve savaşlarda geçirdi. Olayları ve kişileri derviş gözüyle gördü ve yorumladı. 1476’dan sonra, Osmanlı tarihinin en eski kaynaklarından Âşıkpaşazade Tarihi (ös 1914, yb 1949) ya da Tevarih-i Âl-i Osman adındaki ünlü yapıtını kaleme aldı. Kendi açıklamasına göre kitabında yer verdiği, I. Bayezid’e (Yıldırım) kadarki olayları Yahşi Fakih’ten, sonraki olayları ise Demirtaş Paşa’nın oğlu Umur Bey ile başkalarından dinleyip derlemiş, II. Murad’m tahta çıkmasından sonraki olayları da gözlemlerine dayanarak yazmıştı. Menakıbname geleneğine uygun ve sade bir Türkçe ile yazılmış olan Âşıkpaşazade Tarihi, anonim Tevarih-i Âl-i Osman’lardan pek farklı değildir. O dönemin asker ve halk kesimlerince kolayca okunması için yazılmıştır. Nazma da yer verilerek bir halk destanı havası kazandırılan yapıtta, ilk Osmanlı beyleri birer ermiş gazi kimliğinde anlatılır. Anlatımda Rumeli fetihlerini özendirici açıklamalara özellikle ağırlık verildiği görülür. Yapıtta yer alan 1478-1502 arasındaki olaylar sonradan başkalarınca eklenmiştir.

Aşık Paşazade; Tarihçi (Amasya 1400-İstanbul 1502 ?). 14. yüzyılın şair ve mutasavvıflarından Âşık Paşa’nın üçüncü kuşaktan torunudur. Yaşamı üzerine kesin bilgi yoktur.

Eseri: Âşık Paşazade (Aşık Paşaoğlu) Tarihi, (Tevârih-i Al-i Osman: Osmanlı Soyunun Tarihi). Derviş Ahmet Âşıki adıyla anılan Âşık Paşazade, Süleyman Şah’tan başlattığı Osmanlı tarihini Fatih döneminin sonuna kadar getirir (1482). Arada nazım parçaları da bulunan bu 166 bölümlük (bâb) yazma eser, çeşitli kişilerin eklemeleriyle sürdürüldüğü gibi, elde bulunan 14 yazma nüshası da kopya edenlerin (müstensih) ihmal ve yanlışları yüzünden birbirini tutmaz. Görgü, bilgi ve araştırmalarına dayanarak yazdığı II. Murat ve Fatih dönemleri öncesini de başka tanıkların bilgilerine dayandırır. Dilce yalın, anlatımı açık seçik olan eser (yazım başlangıcı 1476) çeşitli nüshaları değerlendiren bilim adamlarınca bastırıldı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,