Etiket: dönemi hakkında bilgi.

Orhan Gazi : Osmanlı İmparatorluğunun İkinci Padişahı

Orhan Gazi; (d. y. 1281, Söğüt, Bilecik – ö. y. 1360, Bursa), Osmanlı beyidir (1324/26 – y. 1360). Rumeli ve Anadolu’da giriştiği fetihlerle beyliğin sınırlarını genişletmiş, Osmanlı Devleti’nin ilk kurumlarını oluşturmuştur.

Osmanlı Devleti’nin kurucusu I. Osman (Osman Gazi) ile Ömer Bey adlı bir Türk-menin kızı olan Mal (ya da Malhun) Ha-tun’un oğluydu. Çocukluğu ve gençliği hakkında kesin bilgi yoktur. Kaynaklarda verilen doğum tarihi de 1277-88 arasında değişir. 1298’de Bilecik ve Yarhisar’ın fethine katılan Orhan Bey, Bizans’ın Yarhisar tekfurunun bu savaşta tutsak edilen kızı Holophira (sonradan Nilüfer Hatun) ile evlendi. 1301’de Sultanönü’nün (Karacahisar) yönetimini üstlendi. Nikaia (İznik) ve yöresine yapılan akınlara katıldı. Karacahisar’ı Germiyanoğulları ve Candaroğullarının saldırılarına karşı başarıyla savundu. 1317’de, kendisine lalalık etmiş olan Akçakoca Bey ve Harmankaya (bugün Mihalgazi, Bilecik) tekfuruyken sonradan Müslüman olan Köse Mihal ile birlikte Sakarya Vadisi ve Marmara Denizi arasındaki bölgenin fethiyle görevlendirildi.

Akyazı, Sapanca, Geyve ve yörelerinin alınmasında önemli rol oynadı. 1320’den sonra, iyice yaşlanmış ve sağlığı bozulmuş olan babasına vekâlet etti; 1321’de Mudanya’yı fethetti. Ardından uzun süreli kuşatmalara karşın alınamamış olan Bursa’nın fethiyle görevlendirildi. 1324’te bey ilan edildi, 1325’te Atranos’u (bugün Orhaneli, Bursa) aldı. Ertesi yıl Bursa’yı teslim alarak görkemli bir törenle kente girdi ve burayı başkent yaptı. Ama kent, ancak Nikaia (İznik) ile Nikomedeia’ nın (İzmit) ele geçirilmesinden sonra devletin kalıcı merkezi oldu. Bu döneme değin Bursa’nın yönetimini beysancağı olarak Orhan’ın oğlu Murad (sonradan I. Murad) yürüttü.

Marmara Bölgesi’ndeki akın ve kuşatmalara hız veren Orhan Bey 1329’da Nikaia’yı kuşattı ve kenti kurtarmak için gelen Bizans kuvvetlerini Pelekanon’da (Darıca yakınları) yenilgiye uğrattı. Ardından Nikaia’yı teslim aldı (1330/31) ve kenti bir süre için beyliğin merkezi yaptı. Daha sonra Taraklı, Mudurnu ve Göynük’ü, 1333’te Gemlik’i, 1336’da da Kirmasti (bugün Mustafakemalpaşa, Bursa), Mihalıç (bugün Karacabey, Bursa) ve Ulubat’ı ele geçirdi. 1337’de Nikomedeia’yı aldı ve buranın yönetimini oğlu Süleyman Paşa’ya bıraktı.

Ardından Hereke, Yalova ve Armutlu kasabalarını da sınırlarına kattı. 1346’da İoannes Kantakuzenos’un (sonradan Bizans imparatoru VI. İoannes) kızı Theodora ile evlendi. İoannes’in 1347’de Konstantinopolis’te (İstanbul) iktidarı ele geçirmesine yardımcı oldu. Onunla Üsküdar’da buluşarak yaptığı ittifak antlaşmasıyla Balkanlar’daki savaşlarda Bizans’a asker göndermeyi kabul etti. Daha sonra bu antlaşma uyarınca Sırp kralı Stefan Dusan’a karşı VI. İoannes’e Süleyman Paşa komutasında yardımcı kuvvet gönderdi. 1353’te İoannes, Gelibolu yakınlarındaki Cimbi Kalesi’ni üs olarak ona bıraktı. Osmanlıların bu ittir ak çerçevesinde Rumeli’ye geçerek bölgeyi tanımaları gelecekteki fetihlerde önemli rol oynadı.

Orhan Bey Bizans’tan aldığı topraklarla sınırlarını genişletirken Karesioğullarıyla da sınır komşusu olmuş ve bu beyliğin topraklarına ilk saldırıyı 1336’da düzenlemişti. 1345’te Balıkesir ve yöresinde hüküm süren Karesi beyi Demirhan’ı yenerek Balıkesir’i ilhak etti. 1350’ye doğru Bergama ve Edremit’i alarak Karesioğullarının Bergama koluna da son verdi. 1354’te Eretna Beyliği’ nin yönetimindeki Ankara’yı aldı ve Gerede Beyliği’ni işgal etti. Süleyman Paşa’yı Gelibolu Yarımadasına göndererek Bizans’la ilişkilerin bozulması pahasına Bola-yır’dan Tekirdağ’a değin uzanan kıyı bölgesini ele geçirdi. Süleyman Paşa’nın ölümünden (1359) sonra Rumeli’deki birliklerin başına Murad’ı getirdi. Bir süre sonra Bursa’da öldü ve Gümüşlü Kümbet’te babasının yanına gömüldü.

Devletin sınırlarının genişlemesiyle birlikte daha örgütlü bir devletin gerekliliği de ortaya çıktı. Anadolu Selçukluları ve ilhanlılar örnek alınarak örgütlenen devletin kurumlarından biri de divandı. Bursa’da kurulan bu ilk divana Orhan Bey ya da veziri başkanlık ediyordu. Divanın üyeleri de padişah, vezir, Bursa kadısı ve müftüydü. İlk dönemlerde ulemadan atanan Osmanlı vezirlerinin ilki de Alaeddin Paşa’ydı.

Ama Orhan Bey döneminde vezirler askeri işlere karışmazlardı; askeri işler subaşı tarafından yürütülürdü. Aşiret kuvvetleri yerine Çandarlı Kara Halil Paşa‘nın önerisiyle yaya ve müsellem adlı ilk dirlikli birlikler Orhan Bey döneminde kuruldu. Bazı kaynaklara göre para, arazi, giysi ve ordu örgütlenmesi gibi konularda düzenlemeler getiren ilk Osmanlı yasalarını Orhan Bey hazırlattı. Ayrıca Bursa’da cami, medrese, hamam ve imaretten oluşan ilk Osmanlı külliyesini yaptırdı.

kaynak:nkfu

Etiketler, ,

Koca Sinan Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

SİNAN PAŞA (1506- 1596)

III. Ahmet‘le III. Mehmet zamanında beş defa sadrazamlıkta bulunmuş bir Osmanlı veziridir. «Koca Sinan Paşa», «Yemen Fatihi» diye de anılır.

Sinan Paşa, sarayın okulu olan Enderun’da yetişti. Once Malatya, Gazze, Trablus sancaklarında bulundu, sonra Erzurum’da, Halep’te valilik yaptı. 1569’da Mısır Valisi oldu, o yıl içinde Yemen’i alarak İstanbul’a birçok ganimetlerle dönünce kendisine vezirlik rütbesi verildi.

Sinan Paşa, 1574’te Akdeniz Kuvvetleri Komutanı olarak, emrindeki donanma ve birliklerle Messina, Calabra kıyılarını vurup yağma etti. Tunus’ta bazı kaleleri aldı. 1580’de ilk defa sadrazamlığa getirilerek, İran üzerine gönderilen orduya başkomutan yapıldı. Bu savaşta Sinan Paşa’nın yararlığı görülmediği için iki yıl kaldığı sadrazamlıktan atılarak Malkara’ya sürüldü. Bundan sonra biri 1589’da, ötekisi 1592’de olmak üzere iki kere daha sadrazam olduysa da gene çok geçmeden azledilip sürgüne gönderildi. Dördüncü defa 1593’te sadrazam oldu. Eflâk’ta ordunun başındayken, korkuya kapılarak kaçması üzerine ordu büyük bir bozguna uğradı. Derhal azledilerek yerine Lala Mehmet Paşa getirildi. Yalnız, kurnaz, karıştırıcı bir adam olan Sinan Paşa, Mehmet Paşa ölünce gene sarayı elde edip sadrazam oldu. Bu beşinci sadrazamlığında ancak beş ay kadar kalabildi, 90 yaşında öldü.

Sinan Paşa Yemen’i alması, Akdeniz’de donanma ile birkaç başarı kazanması bir yana, açgözlülüğü, paraya düşkünlüğü, zalimliği ile tanınır. «Koca» diye anılması da büyüklüğünden değil, çok yaşamış olmasındandır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Ertuğrul Gazi (1188 – 1281) Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

ERTUĞRUL GAZİ, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin babasıdır (1188-Söğüt 1281).

Yaşamıyla ilgili, tarihsel belgelere dayalı kesin bilgiler yoktur. Ölümünden yüz yıldan fazla bir zaman sonra yazılan kimi belgelerden, 13. yüzyılda Anadolu’da yaşamış ve ölmüş bir Türkmen beyi olduğu anlaşılmaktadır. Osmanlı kaynaklarına göre, Ertuğrul Gazi’nin bağlı olduğu Kayı boyu doğudan gelip önce Ankara’nın batısındaki Karacadağ yöresine, sonra bir uç bey olarak Ertuğrul Gazi’nin ele geçirdiği Söğüt ve Domaniç dolaylarına yerleşti. Bizans ve Selçuk kaynaklarında rastlanmamakla birlikte, Osmanlı kaynaklarında 1231’de Selçuklu sınırına saldıran İznik Bizans imparatoruna karşı Sultan I. Alaattin Keykubat’ın Selçuklu Ordusu’nun akıncılığını yaptığı ve Rumların yenildiği yere Sultanönü denildiği yazılıdır. Bu zaferden sonra Ertuğrul Gazi’nin önce Karacahisar, sonra da Söğüt’ü alarak Bilecik’teki Rum Beyi’ni vergiye bağladığından, Selçuk sultanının kendisine Söğüt’ü mülk olarak verdiği sanılır. Böylece Ertuğrul Gazi’nin Uç’ ta bir aşiret beyi olduğu kanıtlanmış kabul edilir. Osmanlı kaynakları, Ertuğrul Gazi’nin 90 yaşlarında öldüğünü ve Söğüt’e gömüldüğünü yazar. Söğüt’te olduğuna inanılan türbesi, yüzyıllardan günümüze kadar Türklerin ziyaret ederek saygı gösterdikleri bir yer olma özelliğini korur.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Yusuf İzzettin Efendi Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Yusuf İzzettin Efendi (1857-1916);

Son devir Osmanlı prenslerindendir. Sultan Reşat’ın veliahtıdır. Babası 32. Osmanlı padişahı Abdülâziz, annesi Rürrünev Kadınefendidir. Babasının velihatlığında, İstanbul’da doğdu. Doğuştan aşırı hassas ve hastalıklı bir bünyeye sahipti. Özel öğretmenlerden ders gördü. Bir süre askeri okullarda okudu. Zamanında yerleşmiş bir saray geleneğine uyularak, doğduğu günden itibaren kendisine askeri rütbe verilmişti. Bu rütbeleri birbirini takip ederek, daha babası Abdülâziz‘in padişahlığı yıllarında, mareşalliğe kadar yükseldi. Mareşal olduğu zaman henüz yirmi yaşına varmamış bulunuyordu. 1876 yılında Sultan Abdülâziz‘in tahttan indirilip Abdülhamit’in padişah olması üzerine, diğer şehzadelerle birlikte, sıkı bir göz hapsi altında, özel köşkünde bir mahpus hayatı yaşamaya mecbur bırakıldı. İçkiye düşkünlüğü, sıkıcı ve korkulu hayatı asabını sarstı.

İkinci Abdülhamit’in tahttan indirilmesi ve Sultan Reşat’ın padişahlığa geçmesi sonucunda, Yusuf İzzettin Efendi de veliaht ilan edildi. Sabırsız ve haris bir insandı. Bir an önce padişah olmayı arzuluyor, veliahtlığı süresinde de bazı devlet işlerine karışmak istiyordu. Halbuki İttihat ve Terakki Partisi, onun bu isteğini hoş karşılamıyor ve kendisine her hangi bir fırsat ve imkaan vermiyordu. Veliaht olarak yaptığı tek belirli olay; 1910 yılında İngiltere kralı VII. Edward’ın Londra’da yapılan cenaze törenine, Osmanlı hükümeti adına katılan heyete başkanlık etmesidir. Bu seyahatten dönerken Paris’te Fransız ordusunun yaptığı askeri manevraları takip etmiş, yol boyunca Viyana, Budapeşte, Belgrat ve Sofya şehirlerine uğramıştır.

Yusuf İzzettin Efendi’nin Enver Paşa ile arası gittikçe açılmış; ortada hiçbir sebep olmadığı halde, veliahtlıktan uzaklaştırılacağı, bir suikaste maruz bırakılacağı vehmine de kapılmıştır. Bu vehmindeki haklılık derecesi tarihçe karanlık kalmış olmakla beraber; veliaht 1916 yılında, bilek damarlarını kesmek suretiyle intihar etmiştir. Babası Sultan Abdülâziz de hayatına aynı şekilde son vermiş bulunmaktaydı. Abdülâziz’in, intihar etmeyip, öldürüldüğü yolundaki söylentilere paralel olarak, Yusuf İzzettin Efendi’nin de aynı şekilde bir komploya uğratıldığı yolunda bazı zayıf iddialar vardır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Ferdinand Maximilian Joseph Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

ferdinand-maximilian-josephFerdinand Maximilian Joseph; Avusturya arşidükü ve Meksika imparatorudur (Viyana 1832 – Mjeksika 1867).

Avusturya-Macaristan İmparatoru I. Franz Joseph’in kardeşidir. 1846’da Avusturya Donanması’na girdi, 1854’te donanma komutanı oldu. 1857-1859 arasında genel valilik yaptı. 1859’da Brezilya’ya gitti. Avusturya’ya döndükten sonra Trieste yakınlarındaki Miramar’a yerleşti. 1863’te Meksikalı bir grup sürgünün ve Fransa İmparatoru III. Napolyon‘un seçimiyle Meksika imparatoru oldu. Maximilian, imparatorluğunun Meksika halkınca onaylanmasını istedi. 10 Nisan 1864’te tahta çıktı. 12 Haziran 1864’te de eşi Charlotte ile birlikte Mexico City’ye geldi. Sömürgeciliği geliştirince toprak sahiplerini karşısına aldı. Fransızlar Meksika’yı tümüyle ele geçiremeyince Maximilian ile aralan açılmaya başladı. İç Savaş 1865’te sona erince ABD, Meksika İmparatorluğu’nu tanımayı reddettiği gibi Fransa’yı da ülkeden çekilmeye zorladı. Fransa 1866’da 18 ay içinde ülkeden çekilmeyi kabul etti. Ekim 1866’da tahttan çekildiğini ilan etti. Ancak Fransızlarla birlikte gitmedi ve 20 bin kişilik bir kuvvetle Queretaro’ya geçti. Juarez yandaşlarınca yakalandı, mahkeme edildi ve iki subayıyla birlikte kurşuna dizildi, cenazesi Avusturya’ya gönderildi.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Jules Mazarin Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Jules Mazarin Jules Mazarin; İtalyan kökenli Fransız siyaset adamıdır. (Abruzzi/Pescina 1602-Vincennes 1661).

1622’de İspanya’daki Acalar Üniversitesi’nde (bugün Madrid Üniversitesi) kilise hukuku öğrenimi gördü. 1628’den sonra papalığın hizmetinde diplomatlık yaptı. Bir süre aynı görevi Paris’te sürdürdü (1634-1636). Fransa Başbakanı Kardinal Richelieu ile yakın ilişkiler kurarak onun güvenini kazandı. 1632′ de Roma’ya döndükten iki yıl sonra Fransa’ya Papalık elçisi atandı. Aynı dönemde, kardinal oldu (1641). 1642′ de XIII. Louis’in 1643’teki ölümünden sonra ise naibe sıfatıyla ülke yönetimini üstlenen Avusturyalı Anna tarafından başbakanlığa getirildi. Politikadaki gücüyle Kral XIV. Louis de içinde olmak üzere, tüm devlet önde gelenleri üzerinde etki kurdu. Krallığın merkezi gücünü sağlamlaştırdı. Ayaklanmaları bastırarak monarşiyi pekiştirdi. Katolik güçler arasındaki rekabete ve savaşa son vererek Avrupa’da Fransa’nın üstünlüğüne dayalı bir barışın sağlanmasına yönelik bir dış politika izledi. Vestfalya Barış Antlaşması (1648) ile Pirene Barış Antlaşması onun zamanında yapıldı. 1658’de Kraliyet Resim ve Heykel Akademisi’ni ve College de Quatre Nations’u kurdu. Özel kitaplığını 1643’te bilim adamlarının hizmetine açarak Mazarine Kitaplığı’nın temellerini attı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Margaret Thatcher Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Margaret ThatcherMargaret Thatcher; İngiliz kadın politikacıdır (Dartford/Lincolnshire 1925).

Sommerville College’da kimya öğrenimi gördü. 1947-1951 arasında özel bir şirkette kimyager olarak çalıştı. Daha sonra hukuk okudu, 1954′ te baroya kabul edildi, 1959’da Muhafazakâr Parti’den milletvekili seçilerek politikaya atıldı. 1961-1964 arasında sosyal güvenlik bakanlığı, 1970-1974 arasında da eğitim ve bilim bakanlığı yaptı. 1974’te Muhafazakâr Parti’nin başkanlığına getirildi; 1979 Seçimlerini partisinin kazanması üzerine, B. Britanya ve Avrupa tarihinin ilk kadın başbakanı oldu. 1974-1979 döneminde İngiliz ekonomisinin içinde bulunduğu kötü durumu düzeltmek için özelleştirme programlarını uygulamaya koydu. Ödün vermeyen politikalarından dolayı “Demir Leydi” diye anıldı. Nisan 1982’de Folkland Adaları sorununu askeri güçle çözümlemesi, 1983 Seçimleri’ni de kazanmasını sağladı. 1984’te Brighton Kenti’nde yapılmakta olan parti kongresine katılan hükümet üyelerinden bir bölümünün kaldığı otele yapılan bombalı suikast girişiminden yara almadan kurtuldu. Aralık 1984’te Pekin’e yaptığı gezi sırasında Hong-Kong’un 1997’de Çin’e bırakılması kararlaştırıldı. 1987 Seçimleri’ni Muhafazakar Parti yeniden kazanınca İngiltere tarihinde üç dönem başbakanlık görevini üstlenen ilk politikacı oldu. 1988’de Türkiye’nin de içinde bulunduğu çeşitli ülkeleri ziyaret etti. Aynı yıl içinde Moskova’yı ziyaret etti. 1989-1990’da, faiz oranlarının enflasyonun en üst düzeye ulaşması, “Kelle Vergisi” olarak adlandırılan ve herkesten aynı oranda alınması öngörülen vergi yasasının yürürlüğe girmesi (Nisan 1990) Londra’da kanlı olaylara yol açtı. 1989’da Avrupa Parlamentosu seçimleri ve yerel seçimlerde, Muhafazakar Parti’nin işçi Partisi’nin gerisine düşmesi Thather’in yıprandığını gösterdi. Ancak, 1989 Kongresi’nde yeniden genel başkanlığa seçildi ve erken seçime gitmeyeceğini açıkladı. Körfez Bunalımı’nın (2 Ağustos 1990) başlangıcından itibaren ABD politikalarını yoğun biçimde destekledi. Seçimlerinin ilk turunda yeterli oyu alamayınca, başkanlıktan (22 Kasım) ve başbakanlıktan çekildi (28 Kasım ). Genel seçimler sonrasında politikayı bıraktı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Hadım Sinan Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Hadım Sinan Paşa; Osmanlı sadrazamıdır (?-Mısır 1517).

Bosnalıdır. Sarayda iyi bir eğitim gördükten sonra, Bosna Beylerbeyiliği’nde bulundu. Çaldıran Savaşı’nda sağ kanatta görev aldı, düşmanı bozguna uğrattıktan sonra Safevi Ordusu’nun arkasını çevirdi. Böylece sıkışan Şah İsmail, bozguna uğradı. Dönüşte Ankara’da kışladı. Kemah’ın fethiyle görevlendirildi. Sadrazam Dukakinoğlu Ahmet Paşa ile birlikte, Dulkadiroğlu Şehsüvar Bey’i, Turna Dağı Savaşı’nda, kesin bir yenilgiye uğrattılar. Böylece, Dulkadirli toprakları, Osmanlı ülkesine katıldı. Bu başarılarından sonra, Sinan Paşa 18 Haziran 1515’te vezirlik rütbesiyle sadrazamlığa getirildi. Seraskerlikle Diyarbakır’a gönderildi. Yirmi gün sonra da Yavuz Sultan Selim, Mısır Seferi’ne karar verdi. Padişahın buyruğuyla Fırat üzerinde bir köprü yapımına başladı. 24 Ağustos 1516 günü, yapılan Mercidabık Savaşı‘ nda da çarpışan Sinan Paşa, üstün bir çaba gösterdi, zaferin kazanılmasında büyük payı oldu. Yavuz Sultan Selim, Memlûk tahtına geçen Tomanbay’ın yeni bir ordu hazırlayarak Suriye’ye geçeceğini öğrenince, Sinan Paşa’yı öncü birliklerle Gazze’ye gönderdi. Sinan Paşa, Şeria Vadisi’nde Canberdi Gazali’nin kuvvetlerini dağıttı, Gazze’ yi ele geçirerek burada padişahı karşıladı. 25 Ocak 1517’de, Ridaniye Savaşı’nda Osmanlı Ordusu’nun sağ kanadına komuta eden Sinan Paşa, Tomanbay’ın saldırısının kendi kanadına çevrilmesi sonucu zor durumda kaldı. Göğüs göğüse çarpışmalarda Sinan Paşa da içinde olmak üzere birçok komutan yaralandı. Yavuz Selim yardım gönderip düşmanı püskürttüyse de ağır yaralanan Hadım Sinan Paşa, padişahın otağında öldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Joachim von Ribbentrop Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Joachim von RibbentropJoachim von Ribbentrop; Alman politikacısı ve diplomatıdır. (Wesel 1893-Nürnberg 1946).

Metz ve Fransa’nın Grenoble kentlerinde eğitim gördü. Genç yaşta Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde ve Kuzey Amerika’da geziler yaptı. Birinci Dünya Savaşı’nda doğu cephesinde subay olarak çarpıştı.

Adolf Hitler ile 1930’da tanıştıktan sonra Nazilere katıldı. Nazilerin 1933′ te iktidara gelmeleri üzerine Hitler‘in dışişlerden sorumlu özel danışmanı oldu. 1936-1938 arasında İngiltere büyükelçisi olarak görev aldı. Şubat 1938’ de dışişleri bakanlığına getirildi. Hitler‘in yayılmacı politikasının usta uygulayıcılarından biri oldu. 6 Aralık 1938’de Fransa ile Luzern koşullarını imzalamak üzere Paris’e gitti. 23 Ağustos 1939’da Moskova’ya gitti ve SSCB dışişleri bakanı Molotov ile saldırmazlık anlaşmasını imzaladı. Eylül 1940’ta İtalya, Almanya ve Japonya’nın Mihver devletleri oluşturduklarını açıkladı. Savaş süresince yerini korumakla birlikte etkinliği giderek azaldı. Mayıs 1945’te İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesi üzerine İngiliz birliklerince tutuklandı ve savaşın sorumlularından biri olarak öteki savaş suçlularıyla birlikte Nürnberg’te yargılandı ve ölüme mahkûm edildi. 16 Ocak 1946’da idam cezası yerine getirildi.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Şeyh Bedrettin Mahmut Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Şeyh Bedrettin Mahmut; fıkıh bilginidir (Simavna-Sımavna/Edirne 1359-Serez 1420).

İslâm düşüncesini toplumculukla uzlaştırmaya çalışmış, mülkiyette ortaklığı savunmuş fıkıh ve tasavvuf bilgini (mütasavvıf) diye nitelenen ve Ankara Savaşı sonrasındaki şehzadeler kavgası döneminde bazı halk ayaklanmalarına adı karıştırılan Şeyh Bedrettin, tartışma ve değişik yorum yaratmış bir kişiliğin sahibidir. Öğrenim süresince önce Bursa’da sonra Konya’da kaldığı, Şam’da çalıştığı, Hac ziyaretinden sonra Mısır’a gittiği, bir süre Tebriz’de (Timur’un çevresinde) yer almış olması da doğru sayılır. Kudüs üzerinden Anadolu’ya dönerken bir süre Konya’da kaldığı, Tire ve Aydın üzerinden Sakız Adası’na gittiği hemen her kaynakta belirtilir. Bu gezinin, ora halkının Müslümanlaşmasında etkili olduğu tartışılmazdır. Edirne’ye dönüşü, ana-babasına kavuşması belli bir tarihle noktalanır: 1406. Letaifü’l İşaret (İşaretlerin Öyküleri) başlıklı fıkıh (Kuran’a dayalı İslâm hukuku) kitabını bu dönemde yazdığı sanılır (bu eserin hiçbir nüshası ele geçmemiştir). Anlaşılması güç olduğu için aynı eserin bir de kolay biçimin kaleme alacaktır: Şerh-i Teshil (Kolaylaştırma Açıklaması; yazmaları eldedir, bitirilişi iznik, 1415). Yıldırım’ın oğullarından Musa Çelebi’nin kazaskerliğine atandığı günlerden başlayarak bir çeşit medeni kanun sayılan önemli eserini hazırlamaya koyulması, hukuk felsefesi açısından tam bir olumlulukla değerlendirilir: Câmiul Fusuleyn (İki Bölümün Toplayıcısı 1413). Gerçekten bu eseri, fıkıh konusunda en güvenilir kaynak sayılan iki eserin ustaca bir bileşimiyle kişisel yorumlarını içerir; ona göre her müfti (yargıç), hiçbir baskı altında kalmadan kendi içtihadına göre karar vermelidir.

Bedrettin’in adına bağlanan en önemli eser Vâridat’tır. Kanuni döneminde ortaya çıkan, yazılış zamanı saptanamamış olan bu Arapça ders notlarının ölümünden sonra derlenmiş olduğu sanılır (1420-1460). Eserin temel konusu, dünya ile ahret arasındaki kesin çelişki ve dinsel kavramların açıklanma çabasıdır. Ona göre insan, Tanrı’nın yaratmış olduğu en yüksek varlıktır. Çünkü Tanrı insanı kendi kemalinin sûreti üzere yaratmıştır. Yani Cenab-ı Hak; ilim, kudret, işitme, görme, istek, dilek ve emsali isimlerine tamamiyle mazhar olmak üzere melekleri değil, insanı yaratmıştır. İnsanın asıl şerefi de o ilahi adlara mazhar oluşudur. Bedrettin’e göre kıyamet olmayacaktır ve bu nedenle de sonradan diriliş yoktur. Kuran’ın ve peygamber sözlerinin (hadis-i şerif) öznel yorumlarını taşıyan bu eserde, çağımızda Bedrettin’e bağlanan toplumculuk ülküsünün açık, tartışılmaz öğeleri pek açık değildir. Özellikle Börklüce Mustafa’nın (Dede Sultan) haklı ayaklandıran kışkırtıcı sözlerine hiç rastlanmaz.

Bedrettin’in İznik’e sürülmesi (1413), kazaskeri olduğu Musa Çelebi’nin, taht kavgasında kardeşi Çelebi Mehmet’e yenik düşmesi üzerine verilmiş bir cezadır. Burada çalışmalarını sürdürdü. Eski kethüdası Börklüce Mustafa’nın ayaklanması üzerine İznik’ten uzaklaştı, Rumeli’ye geçerek mücadelesini sürdürdü. Börklüce Mustafa’nın Karaburun’da, başka bir müridi olan Torlak Kemal’in Manisa’da yenilgiye uğraması üzerine destek gücünü yitirdi; Beyazit Paşa’ya yenilerek yakalandı, getirildiği Serez’de yargılanarak çarşıda idam edildi.

Kendisine bağlanan düşünceler ve onların yol açtığı eylemlerle (Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal ayaklanmaları) değerlendirilen Bedrettin, çağdaş sanatçılarca da öznel yorumların kahramanı yapılmıştır. Örnekler: Nâzım Hikmet: Şeyh Bedrettin Destanı (1936 şiir), Orhan Asena: Simavnalı Şeyh Bedrettin (1969, oyun) vb.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Ali Fethi Okyar Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Ali Fethi OkyarAli Fethi Okyar; asker, siyaset adamıdır (Pirlepe 1880-İstanbul 1943).

1901′ de Harbiye Mektebi’ni, 1904’te Erkân-ı Harp Mektebi’ni kurmay yüzbaşı olarak bitirdi. 1904-1908 arasında Manastır, Edirne ve Selanik’teki görevleri sırasında İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kuruluş çalışmalarına katıldı, bu cemiyetin programını hazırlayanlar arasında yer aldı. 28 Temmuz 1908’de İkinci Meşrutiyet’in ilanına katılarak tahtan indirilen II. Abdülhamit’i Selanik’e götürme ve koruma görevini üzerine aldı. Aynı yıl Paris askeri ateşesi oldu. 1910’da binbaşılığa yükseldi. İtalyanların Tarblusgarp işgali üzerine oraya giderek direniş hareketine katıldı. Askerlik görevinden istifa edip Manastır mebusu oldu. Meclis-i Mebusan’ın kapatılması üzerine askerlik görevine geri döndüyse de, Haziran 1913’te yeniden istifa ederek Sofya Elçiliği’ne atandı. Mustafa Kemal, Sofya’ya askeri ateşe olarak atanınca (Ekim 1913), Şubat 1915’e kadar Mustafa Kemal ile çalıştı. Aralık 1917’de, İstanbul’a döndü ve 1918’de İstanbul mebusu seçildi. Ahmet Paşa Kabinesi’nde dahiliye nazırı oldu (Ekim 1918). Bu arada Mustafa Kemal ile 1 Kasım 1918’den 22 Aralık 1918’e kadar 51 sayı süren Minber adlı bir gazete çıkardı. Mayıs 1919’da, İttihat ve Terakki yöneticileriyle birlikte Malta’ya sürüldü, Nisan 1921’de serbest bırakıldıktan sonra Birinci TBMM’ne İstanbul mebusu olarak katıldı. Ekim 1921-Temmuz 1922 arasında içişleri bakanlığı yaptı. 11 Ağustos 1923’te TBMM başkanlığı uhdesinde kalmak üzere başbakanlığa getirildi. Kasım 1924’te ikinci kez getirildiği başbakanlık görevinden, Mart 192’te ayrıldı. Mart 1925-Ağustos 1930 arasında Paris Büyükelçiliği’nde bulundu. Yurda döndükten sonra Atatürk’ün önerisi ve onayıyla Serbest Cumhuriyet Fırkasını kurdu. Cumhuriyet ve laiklik ilkelerine bağlılığı ve özel girişimciliği savunan bu parti kısa zamanda geniş bir kitlenin desteğini kazandı. Ancak, partiyi kendisine kalkan edinen bazı tutucu kişilerin irtica eylemlerine geçmesi üzerine, Meclis içinde ve dışında yoğun eleştirilere uğrayan Serbest Cumhuriyet Fırkası, 17 Kasım 1930’da kendini feshetti. Londra Büyükelçiliği’ne atandı (1934). Yine milletvekili seçildi (1939-1942), bir süre adalet bakanlığı yaptıktan sonra politikadan çekildi.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Kazım Orbay Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Kazım OrbayKazım Orbay; asker ve siyaset adamıdır. (İzmir 1887 – ay.y. 1964).

1907’de kurmay yüzbaşı rütbesiyle Harp Akademisi’ni bitirdi. Bir süre Almanya’da staj gördü. 1909 Nisan’ında Hareket Ordusu ile İstanbul’a geldi. 1911’de, Trablusgarp Harekâtı’na katıldı. Balkan Savaşı’nda cephede çeşitli kıta ve karargâhlarda görev yaptı. 1914-1918 arasında Enver Paşa’nın başyaverliğini yaptı. 1920’de Milli Mücadele’ye katılmak üzere Anadolu’ya geçti. Doğu Cephesi Kurmay Başkanlığı’na getirildi. 31 Ağustos 1922’de mirlivarlığa (tuğtümgeneral) yükseltildi. 1924-1929 arasında genelkurmay ikinci başkanlığı yaptı. Korgeneral olarak 4. Kolordu ve Jandarma Gemel Komutanlığı görevlerinde bulundu.

30 Ağustos 1935’te orgeneralliğe yükselerek 3. Ordu Komutanlığı’na atandı. 1943’de Yüksek Askeri Şûra üyeliğine getirildi. 1 Aralık 1943’te ikinci kez Genelkurmay İkinci Başkanlığına getirildi. 12 Ocak 1944’te Genelkurmay Başkanı oldu. 6 Temmuz 1950’de emekliye ayrıldı. 6 Ocak 1961’de, devlet başkanı kontenjanından Kurucu Meclis’e seçildi. 25 Ekim 1961’e kadar başkanlık yaptı. 26 Ekim 1961’de, Cumhuriyet Senatosu üyesi bulunduğu bir sırada öldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Kâzım Özalp Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Kâzım ÖzalpKâzım Özalp; asker, siyaset adamıdır (Tito Veles / Köprülü 1880 – Ankara 1968).

Üsküp Askeri Rüştiyesi’ni, daha sonra Manastır Askeri İdadisi’ni bitirerek 1900’de Harbiye’ye girdi. 1905′ te bugün Harp Akademisi adını alan Erkânıharbiye’den mümtaz yüzbaşı olarak mezun oldu. İlk görev olarak Selanik’te 36. Alay’ın 2. bölük komutanı olarak stajını tamamladı. İttihat ve Terakki Fırkası’na girdi. Kıta hizmetini bitirince Serez Redif Tümeni kurmay başkanı oldu (1908). Mahmut Şevket Paşa’nın Hareket Ordusu ile 31 Mart Ayaklanması’nı bastırma çalışmalarına katıldı (1909). Selanik Vilayet Jandarma Alayı komutanı olarak Rum ve Bulgar çetelerini izledi (1911). Balkan Savaşı’nın çıkması üzerine Komanova, Pirlepe ve Manastır cephelerindeki birliklerle savaşa katıldı (1912). İkinci Balkan Savaşı’nda Enver Bey ile birlikte Edirne’nin geri alınması harekâtına katıldı. Cemal Paşa’nın İstanbul Merkez Komutanı olması üzerine yardımcılığına getirildi. 1914’te binbaşı oldu. Yine aynı tarihte Van’da Ermenilerin ayaklanması üzerine Van Seyyar Jandarma Alay Komutanı olarak komutasındaki kuvvetlerin tümen düzeyine yükseltilmesiyle bu tümenin komutanı oldu. Güneydoğu cephesinde Dilman, Rumiye, Katar ve Saray cephelerinde Ermeni ve Rus kuvvetleriyle çarpıştı, yarbaylığa yükseltildi. 10. Jandarma Tümen Komutanı olarak Kiğı, Erzurum ve Kemah cephelerindeki başarılarından dolayı Başkomutanlık tarafından gümüş savaş imtiyaz madalyası (1915) ve Alman ikinci sınıf Demir Haç Nişanı aldı (1917), rütbesi de albaylığa yükseltildi. 1917 Sovyet Devrimi’nin gerçekleşmesi üzerine yapılan ileri harekâtta 10. ve 3. Kafkas tümenlerine komuta etti. Trabzon, Rize, Hopa ve Batum’un Ruslardan geri alınması üzerine Altın Savaş Liyakat ve Alman Leopold Şövalye madalyası aldı. Mondros Mütarekesi ile ordunun kadro haline indirilmesi üzerine, İzmir Cephesi’nin kuzey bölgesinde bulunan 61. Tümen komutanı oldu. Kurtuluş Savaşı boyunca Ege’de, özellikle Balıkesir bölgesinde Kuvayı Milliye’yi güçlendirdi. 23 Nisan 1920’de kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Karesi (Balıkesir) milletvekilliğini birlikte yürüttüğü dönemde Kuzey Ege Cephe Komutanlığı Kocaeli Grup Komutanlığı yaptı. Sakarya Savaşı’nda Duatepe taarruzunu yöneterek Yunan savunma cephesini yarması üzerine mirlivalığa (tuğgeneral) yükseltildi.Fevzi Paşa (Çakmak) Hükümeti’nde Milli Müdafa Vekilliği’ne getirildi (Ocak 1922). Büyük Taarruz’dan sonra ferikliğe yükseltildi (Eylül 1922). 1924’te TBMM başkanı, 1926’da birinci ferik (orgeneral), 1935’te CHP Meclis Grup Başkanvekili oldu. 1950’de Van milletvekili seçildi. 1954’te seçimleri yitirince politikadan çekildi. Atatürk’ün yakın çevresinde bulunan kişilerden biri olarak öne çıktı. Milli Mücadele 1919-1922 adlı eseri ölümünden sonra yayımlandı (1972).

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Peisistratos Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

PeisistratosPeisistratos; Atinalı devlet adamıdır (İÖ 600-Atina İÖ 527).

Megara ile yapılan bir savaşta Nisaea’yı ele geçirince ünlendi. Daha sonra Diakreia ya da Diakria çoban ve oduncularının kurdukları halkçı dağ partisinin başına geçti. Kısa zamanda halk tarafından tutulduğuna tanık olan Solon, ileride tiranlık kurabileceğine işaret ederek ona muhalefet etti. Kişisel bir muhafız birliği kurarak İÖ 560’ta Akropolis’i ve iktidarı ele geçirmeyi başardı. Ancak Kıyı (Raralia) ve Ova (Pedieis) partilerinin kendisine karşı birleşmesiyle iki kez Atina dışına sürüldü. İÖ 546’da kurduğu paralı orduyla karşıtlarını yenerek tiranlığını ilan etti.

Solon anayasası ve sosyal reformlarını korumakla birlikte, birçok toprak sahibi soylunun topraklarına el koyarak yoksul köylülere dağıttı. Homeros döneminin tüm eserlerini bir araya getirerek Atina’da ilk genel kitaplığı açtı. Lavrion ve Pangaion gümüş madenlerinden elde edilen gelirleri önemli sayılabilecek anıtların ve yolların yapımına harcadı. Atina onun tiranlığı döneminde altın çağını yaşadı ve başkent oldu.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Urho Kekkonen Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Urho KekkonenUrho Kaleva Kekkonen; Finlandiyalı devlet adamıdır (Fialavesi 1900 -Helsinki 1986).

Helsinki Üniversitesi’nde hukuk öğrenimi gördü. Tarım Partisi’nden milletvekili seçilerek parlamentoya girdi (1936). Adalet Bakanlığı (1936-1937, 1944-1946), İçişleri Bakanlığı (1937-1939, 1950-1951) görevlerinde bulundu. İkinci Dünya Savaşı’nda 1944’te SSCB ile başlatılan barış görüşmelerinin olumlu sonuçlanmasında önemli rol oynadı. 1950-1953, 1954-1956 arasında kurulan koalisyon hükümetlerinde başbakanlık görevini üstlendi.

Üç dönem (1596, 1962 1968) üst üste cumhurbaşkanı seçildi. 1974’te aday olmayacağını, politikadan çekileceğini duyurmasına karşın gerek kamuoyu, gerekse tüm siyasal partilerin ısrarı üzerine görev süresinin dört yıl uzatılmasını kabul etti. 1973’te Parlamentoda çıkarılan olağanüstü bir yasayla görev süresinin seçime gidilmeksizin uzatılması kararlaştırıldı. 1978’de dördüncü kez cumhurbaşkanı seçildi. 1981’de sağlığının bozulması sonucu istifa etti. Görevi süresince, Finlandiya’nın yansız bir dış politika izlemesine, SSCB ile komşuluk ilişkilerini geliştirilmesine çaba gösterdi. Çeşitli ülkelere yaptığı gezilerde dünya barışının sağlanması ve nükleer silahların azaltılması için girişimlerde bulundu. Dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay‘ın davetlisi olarak Nisan 1971’de Türkiye’yi ziyaret etti.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Konrad Adenauer Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Konrad AdenauerKonrad Adenauer; Alman devlet adamıdır (Köln 1876 – Rhöndori 1967).

Köln ve Bonn üniversitelerinde hukuk ve siyasal bilimler öğrenimi gördü. 1906’da Köln Belediye Meclisi’ne, 1917’de Köln Belediye Başkanlığı’na, 1920’de Prusya Devlet Şurası’na seçildi, 1928’de Şura başkanı oldu ve Merkez Partisi’ne girdi. 1933’te Nazilerin devlet yönetimini ele geçirmeleriyle tüm görevlerinden alındı. 1934’te bir süre tutuklandı. Nazilerin ağır baskısı nedeniyle uzun süre sessiz kaldı. 1944′ te Hitler’e yapılan suikast sonucu birkaç ay tutuklandı. 1945’te Amerikan işgal güçlerince Köln Belediye Başkanlığı’na getirildi. Aynı yıl Hristiyan Demokrat Partisi’nin (CDU) kuruluşunda ve yönetiminde görev aldı. 1946’da Kuzey Ren Westfalya CDU’ nun başkanı oldu. 1949’da CDU’nun genel başkanlığına seçildi ve bu görevi 1966’ya kadar aralıksız sürdürdü. Fransız-İngiliz-Amerikan işgalindeki Almanya’da Eylül 1948’de toplanan Batı Alman Parlamento Konseyi’ne de başkanlık yaptı; Federal Almanya’nın kurulmasında, anayasasının oluşmasında etkili oldu. Ağustos 1949’da Bonn yerel parlamentosu üyesiyken Eylül 1949’da Federal Almanya’nın ilk başkanı oldu. 1951-1955 arasında aynı zamanda dışişleri bakanlığını da üstlendi. 1953, 1957, 1961 seçimleri sonucunda da başbakanlık görevini yürüttü. Ancak partisinin 1961 Seçimleri’nde salt çoğunluğu yitirmesi, 1962 sonbaharındaki hükümet bunalımı nedeniyle 1963’te 14 yıllık başbakanlık görevinden istifa etti. Görevi süresince Federal Almanya’nın bağımsızlığını pekiştirdi. Batı Avrupa Birliği’nde (WEU) ve Kuzey Atlantik Paktı’nda (NATO) Almanya’nın görev almasını sağladı. 1955’te Sovyetler Birliği’ni ziyaret ederek iki ülke arasında diplomasi ilişkilerini başlattı. Bu ziyaret sırasında Sovyetler Birliği’nin o güne kadar elinde tuttuğu binlerce Alman savaş suçlusunun özgür bırakılmasını ve Almanya’ya dönmelerini sağladı. 1956’da Türkiye’yi ziyaret etti. 1966′ da parti başkanlığından da istifa etti.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Alaüddevle Bozkurt Bey Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Alaüddevle Bozkurt Bey; Dulkadiroğulları beyidir (?-1515).

Süleyman Bey’in oğludur. Süleyman Bey’in öteki oğlu Şehsuvar Bey, Memlûklularca tutsak edilip öldürülünce (1472), yerine Süleyman Bey’in bir başka oğlu olan Şah Budak, ikinci kez Dulkadiroğulları beyi oldu. Buna karşı Osmanlıların desteğini alan Alâüddevle Bozkurt Bey, kardeşini beylikten uzaklaştırarak Dulkadiroğulları Beyliği’nin başına geçti (1479). Fatih Sultan Mehmet’in kaynı olan Alâüddevle Bozkurt Bey, kızı Ayşe Hatun’u II. Bayezit’e vererek Osmanlılarla olan akrabalığını ve dostluğunu daha da güçlendirdi. Bu yüzden Diyarbakır’ı ele geçiren Alâüddevle ile kızını vermediği Şah İsmail’in arası açıldı ve Şah İsmail, Alâüddevle’yi büyük bir yenilgiye uğrattı (1507). Bu savaşta Diyarbakır ve Harput’u yitiren Alâüddevle, bir oğlu ve iki torununun İranlıların eline geçmesine ve öldürülmesine de engel olamadı. II. Bayezit döneminde Çukurova’da Memlûklarla yapılan egemenlik çekişmelerinde (1485-1490), Osmanlı güçlerinin Memlûklarla yaptığı savaşlardaki başarısızlığından cesaretlenerek Osmanlılara karşı cephe alan Alâüddevle, bunun üzerine Çaldıran Savaşı’ndan sonra Sadrazam Hadım Sinan Paşa komutasında gönderilen Osmanlı Ordusu’na Turma Savaşı’nda yenildi ve dört oğluyla birlikte 90 yaşlarındayken öldürüldü. Toprakları yine Dulkadiroğullarından olan Şehsuvaroğlu Ali Bey’e verildi.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Alfonso Albuquerque Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Alfonso AlbuquerqueAlfonso Albuquerque; Portekiz Conquistador’u (Avrupa dışındaki denizaşırı ülkeleri ele geçirip sömürgeleştiren İspanyol ve Portekiz komutanlarına verilen ad) (Lizbon 1453-Goa 1515).

15. yüzyılın sonlarında denizciliğe başladı. Kral Manuel, kendisini 1503’te Cochin’i yeniden almakla görevlendirerek Hindistan’a gönderdi. Cochin’de bir köprübaşı kurdu. 1505’te Madagaskar’a birkaç kez sefer düzenledi. 1508’de Hindistan’da kral naibi oldu. 1510’da Goa’yı Portekiz sömürgelerinin başkenti olarak kullanılmaya başladı. Seylan, Malaka kıyıları ve Malabar’ın tümünü ele geçirerek Portekiz’in Asya’daki sömürgelerini genişletti. 1511’den başlayarak buralarda yaşayan halkı Hristiyan yapmak için uğraş verdi. Sumatra, Cava ve Siyam krallıklarını Portekiz hesabına vergi ödemek zorunda bıraktı. Baharat yolunu elinde tutmak amacıyla 1515’e kadar çeşitli deniz seferleri düzenledi. Ölümünden az önce, Nil Irmağı’nı Kızıldeniz’e akıtmak, Hz. Muhammed’in naaşını ele geçirerek kutsal yerleri kurtarmak gibi hayalci bazı tasarıları vardı. Büyük ve Portekiz Mars’ı diye de anılan Albuquerque’in yaşamıyla ilgili olarak oğlu Bras Alfonso Albuquerque, Commentarios do Grande Alffonso d’Albuquerque (Büyük Albuquerque Üzerine Açıklamalar) adında bir kitap yayımladı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Piri Mehmet Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Piri Mehmet Paşa; Osmanlı sadrazamıdır (? – Silivri 1532).

Medrese öğrenimi gördükten sonra mahkeme başkâtipliği yaptı. Sofya, Silivri, Siroz (Serez) ve Galata kadılıklarında bulunduktan sonra İstanbul’da Fatih İmareti mütevvellisi oldu. Yavuz Sultan Selim’ in Çaldıran Seferi’nde iaşe ve menzil görevlerinde yararlılık gösterdi. Çaldıran Zaferi’nden sonra, ikinci vezir Dukakinzade Ahmet Paşa ile birlikte Tebriz’in ele geçirilmesi ve korunmasıyla görevlendirildi (Ağustos 1514); Yavuz Sultan Selim Mısır Seferi’ne çıkarken, onu İstanbul Muhafızı olarak görevlendirdi (1516). Sadrazam Yunus Paşa öldürülünce yerine atandı (1518), Yavuz Sultan Selim‘in ölümüne kadar bu görevde kaldı; Kanuni Sultan Süleyman‘a da yaklaşık üç yıl sadrazamlık yaptı; 1523’te görevinden alınarak emekli edildi (1523). Silivri’deki çiftliğine çekilerek padişahla ilişkisini ve yakınlığını sürdürdüğü için Makbul İbrahim Paşa tarafından Edirne kadısı olan oğluna zehirletilerek öldürüldü. İstanbul’da cami, medrese, mescit ve tekke; Silivri’de cami, medrese, imaret, zaviye ve okul gibi eserleri ve ayrıca “Remzi” mahlası ile yazdığı şiirleri vardır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

William Mckinley Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

william mckinleyWilliam Mckinley; Amerika Birleşik Devletleri’nin 25. devlet başkanıdır (Ohio/Niles 1843-New York Eyaleti/ Buffalo 1901).

İç Savaş’ın başlangıcında eğitimini bırakarak orduya katıldı (1861-1865). Ohio ve New York’ta öğrenimini tamamladıktan sonra, Ohio barosuna girip avukatlık yaparken Cumhuriyetçi Parti’den politikaya atıldı. 1877’de Ohio bölgesinden ABD Temsilciler Meclisi’ne seçildi. 1890’da yürürlüğe konan gümrük tarifesi yasası onun adım taşır. 1891’de Ohio Valiliği’ne, 1896’da devlet başkanlığına seçildi. Küba’ya özerklik tanıması için İspanya ile giriştiği birkaç görüşmeden sonuç alamayınca 1898’de savaş ilan etti. Küba ve Puerto Rico’yu işgal ettikten sonra Manila Körfezi’nde İspanyol Donanması’nı yenerek aynı yıl barış antlaşmasını İspanya’ya imzalatmak zorunda bıraktırdı. Antlaşmaya göre Küba’da düzen kurulana kadar ABD geçici olarak adada kalacak; Puerto Rico’yu savaş tazminatı karşılığında alacak; aynca Filipinler takım adalan da ABD’ye verilecekti. 1899’da Paris Antlaşması’nı Senato’nun onayından geçirmeyi başardı. Çin’deki uluslararası pazar rekabetine girişmişken, yüzlerce Batılının Boxer ayaklanmasında öldürülmesi üzerine, uluslararası birliğe bir ABD birliğiyle katıldı. 1897’de çıkarttığı Dingley yüksek gümrük tarifesi ve 1900’daki Altın Standardı Yasası geniş çaplı tartışmalara neden oldu. 1900 başkanlık seçimlerini de yine büyük bir çoğunlukla kazandıktan sonra, bu kez çalışmalarını iç işlerde yoğunlaştırmayı tasarladı. Buffalo Kenti’ nde ABD’nin dünyadaki önemli rolünü anlatan bir söylev verirken bir anarşistin kurşunlarına hedef olup öldürüldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Ali Fuat Cebesoy Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Ali Fuat Cebesoy Ali Fuat Cebesoy; asker ve siyaset adamıdır (İstanbul 1883 – ay. y. 1968).

1905’te Harbiye’yi bitirdi, kurmay yüzbaşı oldu. Beyrut ve Selanik’te stajını yaparak kolağalığına yükseldi (1907). Osmanlı-İtalyan Savaşı’ndan önce Roma’da ataşemiliter olarak görev aldı (1908-1911). Balkan Savaşı sırasında Kolordu Erkânı Balkan Savaşı sırasında Kolordu Erkânı Harp Başkanı sıfatıyla Yanya’nın savunmasında gösterdiği yararlılık sonucu kaymakamlığa (yarbay) yükseltildi. Birinci Dünya Savaşı’ndaki komutanlık başarıları nedeniyle miralay (albay) (1915) ve mirlivalığa (tuğgeneral) terfi ettirilerek (1916) 20. Kolordu Komutanlığı’na atandı. 1918’de kolordunun karargâhını Konya Ereğlisi’ne taşıdı. Amasya Genelgesi’ne imzacı olarak katıldı. Daha sonra kolordusuyla Ankara’ya gelip Yunan kuvvetlerinin Batı Anadolu’da ilerlemeleri karşısındaki ilk çete birliklerini kurarak direnme cephesi oluşturulmasına katkıda bulundu. Sivas Kongresi ile benimsenen ilkeler ışığında Umum Kuvayı Milliye Komutanlığı’na getirildi. Bir süre Batı Cephesi’nde, içinde Çerkez Ethem kuvvetlerinin de bulunduğu çetelere ve yeni yeni oluşturulmaya başlanan düzenli birliklere komuta etti. Yerine İsmet Paşa atanınca kendisi olağanüstü yetkilerle Moskova’ya büyükelçi olarak gönderildi (1920). Moskova’da Lenin ve Stalin ile yaptığı görüşmeler sonucu Ulusal Kurtuluş Savaşı’na silah ve para desteği sağlanmasında etkili oldu. Yurda dönüşünde Konya’dan milletvekili seçilerek Büyük Millet Meclisi’ne ikinci reis oldu (1922) ve uzun süre bu görevde kaldı. Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın kazanılması ve Cumhuriyet’in ilanından sonra orduda çalışmak istediği için tümgeneral rütbesiyle II. Ordu Müfettişliğine atandı. 1924’te ordudan ayrıldı ve Konya’dan TBMM’ye girdi. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurucuları arasında yer aldı (17 Kasım 1924), fırkanın ilk genel sekreteri oldu. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Şeyh Sait Ayaklanmasının doğurduğu kargaşalıklar nedeniyle Ankara İstiklal Mahkemesi’nce kapatıldıktan sonra Cebesoy, Atatürk’e karşı suikast girişimine katılma suçuyla İstanbul’da tutuklanarak İzmir İstiklal Mahkemesi’nce yargılandı, ancak Kâzım Karabekir ile birlikte aklandı. Bu dönem politikadan uzak kaldı. 1931’de Eskişehir’den milletvekili seçilerek Meclis’e girdi. 1935-1939 arasında yerini korudu ve Nisan 1939-Mart 1943 arasında Nafıa (Bayındırlık) Bakanlığı yaptı. Münakalat (Ulaştırma) Bakanlığı (9 Mart 1943-5 Temmuz 1946), TBMM Başkanlığı (Ocak-Kasım 1948 arası) görevlerinde bulundu. Demokrat Parti’ nin iktidarı döneminde bu kez DP’den İtanbul milletvekili seçildi (1950). 1957’de İstanbul’dan bağımsız milletvekili seçildi. 1960’tan sonra politikadan çekilerek anılarını yazmakla uğraştı: Milli Mücadele Hatıraları (1953), Moskova Hatıraları (1955), Siyasi Hatıralar (2 cilt, 1957-1960) ve Sınıf Arkadaşım Atatürk (1967).

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Neville Chamberlain Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Neville ChamberlainNeville Chamberlain; İngiliz siyaset adamıdır (Birmingham 1869-Hampshire 1940).

Babasının ticaret bakanlığı sırasında edindiği Bahama Adalarındaki kenevir işletmelerini yönetti. 20. yüzyıl başlarında Birmingham’a dönerek madeni eşya endüstrisinde önde gelenler araşma girdi. 1915’te Birmingham Belediye Başkanı seçildi. Birinci Dünya Savaşı içinde bazı kamu görevleri üstlendi. 1918’de Muhafazakâr Parti’den Avam Kamarası‘na seçildi. Bir ara sağlık işlerinden sorumlu bakan oldu. 1923’te maliye bakanı oldu, bu görevi 1924’e kadar sürdü. İkinci kez bu göreve 1931’de getirildi. 1937’ye kadar süren bu görevi sırasında hükümeti ekonomik alanda reform yapmaya zorladı. 1937’de başbakan oldu. Almanya’nın hızla silahlanması üzerine, İngiltere’nin silahlanmasını sağlarken öte yandan Fransız Başbakanı Daladier ile birlikte barış için çabalarını sürdürdü. Eylül 1938’de Çekoslovakya’ya yönelik tehditleri nedeniyle Hitler ile görüştü. Daladier’nin de desteğini alarak % 50’den fazla Almanın yaşadığı toprakları Almanya’ya bırakmasını Çekoslovakya’ dan istedi. Aynı yıl Hitler ile ikinci kez görüştü. Hitler isteklerini artırınca görüşmeler kesildi. Bir süre gerginlik sonunda Hitler, Daladier ve Musollini de Çekoslovakya’da plebisit yapılacağına ilişkin Münih Antlaşması’nın imzalanmasını sağladı (30 Eylül 1938). İtalya ile Fransa arasında iyi ilişkiler sağlamak için Ocak 1939’da İtalya’ya gittiyse de başarı elde edemedi. 27 Şubat 1939’da Franco rejimini tanıdı. Münih Antlaşması’na karşı Mart 1939′ da Almanya Çekoslovakya’ya girdi. Chamberlain bu kez Alman tehditi altındaki ulusların bağımsızlıklarının güvence altında olduğunu duyurarak ilk kez böyle bir garantiyi Polonya’ya verdi (31 Mart 1939). 18 Nisan’da Hollanda, İsviçre ve Danimarka’nın da bağımsızlığının İngiltere tarafından güvence altına alındığını duyurdu. Mayısta Türkiye ile bir ittifak oluşturdu. Aynı zamanda Fransa ile ortak olarak Romanya ve Yunanistan’m destekleneceği duyuruldu. 24 Ağustos’ta İngiltere-Polonya Paktı açıklandı, 1 Eylül’de de Almanya Polonya’ya saldırdı. Bunun üzerine 3 Eylül’de İngiltere Almanya’ ya savaş açtı. Nisan 1940’ta İngiltere’ nin Norveç’e düzenlediği seferin başarısızlığa uğraması eleştirilere neden oldu, Chamberlain Muhafazakârların desteğini yitirdi. Mayıs 1940’ta Almanya; Hollanda, Danimarka ve Belçika’yı işgal edince görevinden ayrıldı. Yeni hükümeti kuran Churchill’e bir süre danışmanlık yaptıysa da hastalanınca bu görevi de bıraktı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Calvin Coolidge Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Calvin CoolidgeCalvin Coolidge; Amerika Birleşik Devletleri’nin 30. devlet başkanıdır. (Vermont/Plymouth 1872 – Massachusetts/Northampton 1933).

Hukuk öğrenimi gördü. 1896’da Cumhuriyetçi Parti’ye girerek 1897’de başladığı avukatlığı politika alanındaki başarıları için kullandı. 1898’de Northampton Belediye Meclisi’ne girdi. 1909’da aynı kentin belediye başkanı seçildi. 1911’de ise Massachusetts eyalet senatörü, 1919’da da aynı eyaletin valisi oldu. 1921’de başkanlığa seçilen Warren G. Harding’in yardımcılığına getirildi. Başkanın 1923’te ölümü üzerine Devlet Başkanlığı’nı üstlendi. 1924’te Cumhuriyetçi Parti’den yeniden devlet başkanı seçildi; bu göreve ek olarak Dışişleri Bakanlığı’nı da üstlendi. Latin Amerika ülkelerine karşı ılımlı bir politika izledi. Meksika ile ilişkileri geliştirdi; Almanya’ya ağır savaş tazminatı yükleyen Dawes Planı’nın yumuşatılmasını sağladı. 1929’da politikadan çekildi. The Autobiography of Calvin Coolidge adıyla özyaşamöyküsünü yazdı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Oliver Cromwell Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Oliver CromwellOliver Cromwell; İngiliz askeri ve devlet adamıdır (Huntingdon 1599-Londra 1658).

17 yaşında Cambridge’ te okudu. 21 yaşında Lincoln İnn’de hukuk öğrenimi gördü. 1928’de Huntingdon’dan parlamento üyesi seçildi. Ancak, 1629’da dağıtılan parlamento 1640’a kadar 11 yıl bir daha toplanmadı. 1630’da Huntingdon’u krallığa karşı ayaklanmaya kışkırtmaktan özel meclis önüne çıkarılınca, St. İves çevresine yerleşti. 1640’ta Cambridge temsilcisi olarak Avam Kamarası‘nda yer aldı. 1640’tan sonra aşırı Kralcılık karşıtlarıyla güçbirliği yaptı. 1641 İrlanda Ayaklanmasını duyması sonucu Avam Kamarası‘nı parlamentoya milis güçlerinin denetim hakkı verilmesi yolunda özendirdi. 1642’de Kral I. Charles parlamento güçlerine karşı savaş açınca 60 atlıdan oluşan bir birliğin başında kral güçlerine karşı Edgenill’de dövüştü; 1643’te albay rütbesiyle buyruğunda 14 askeri birlik vardı. 1644’te tümgeneral olarak parlamentonun süvari birlikleri komutanlığına getirildi ve Marston Moor’da büyük bir zafer kazandı. 1645’te önce Naseby’de, sonra da Longport’ta Cromwell, Yeni Model Ordu’yu zafere ulaştırınca, 1646’da parlamento savaşı kazanmış oldu. Parlamento ile ordu arasındaki çekişmenin doruğa tırmanması üzerine ordu Newmarket’ten Londra üzerine yürüdü ve ancak Parlamentodaki Presbiteryen önderler kaçtıktan sonra geri çekildi. Ağustos 1647’de süvarilerinin başında Londra’ya girdi; düzeni sağladıktan sonra ayrı görüşleri bağdaştırmaya yöneldi.

Kral I. Charles, Wight Adası’na kaçtı ve kendisini yeniden tahta oturtacak bir ordu kurmak için İskoçlarla temasa geçti. İkinci İç Savaş 1648’de başladı. Cromwell Güney Galler’de bir kralcı ayaklanmasını bastırdıktan sonra İskoçları Preston’da bozguna uğrattı. İki krallığı birbiriyle savaştırdığı için I. Charles’ın yargılanması gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı. Cromwell bu tutumu onayladı ve ağırlığını kralın yargılanarak idam edilmesinden yana koydu. Krallığın ve Lordlar Kamarası’nın kaldırılması sonucu İngiltere ilk olarak 1640’ta seçilen Avam Kamarası‘nın arıtılmış azınlığınca yöneltiliyordu. Cromwell hem bu azınlık parlamentosunun hem de Devlet Şurası’nın üyesiydi. Önce Kralcılar’ın üstlendiği İrlanda’yı fethetti; daha sonra II. Charles’ın kral duyurulduğu İskoçya’ya yöneldi. Ancak, Fairfax’in eski müttefikleri İskoçlar üzerine yürümeyi reddedip görevden ayrılması üzerine Cromwell başkomutan oldu. 1650’de Dunbar’da, ertesi yıl da Worcester’de iki büyük zafer kazanarak II. Charles’ ın İngiltere kralı olma şansını yok etti. Worcester’den sonra ordunun desteğiyle 1653’te Parlamentoyu dağıttı. Yakın silah arkadaşlarından oluşturduğu Subaylar Konseyi daha sonra 140 kişilik bir meclis oluşturmayı kararlaştırdı ve Cromwell kral vekili olarak devlet başkanı ilan edildi. Oluşturduğu ilk parlamento (1654-1655) zamanını onu ve orduyu eleştirmeye ayırınca, bu parlamentoyu da dağıttı. 1655’te Kralcı bir ayaklanmayı bastırdıktan sonra İngiltere’yi her biri bir korgeneralin yönetiminde 11 bölgeye ayırdı. İspanya ile sürdürülen savaş (1655-1659), yüzünden artan borçların sonucunda 1656’da yeni bir parlamento oluşturmak zorunda kaldı. Tutucu çoğunluğun yönetimindeki parlamento, 1657’de Cromwell’in kral olmasını sağlayacak yeni bir anayasayı benimsemesi önerisinde bulundu. Bu öneriyi geri çevirirken, ardılını seçme yetkisiyle birlikte önerilen tüm öteki yetkileri kabul etti. Bu tarihten ölene kadar ülkeyi parlamentosuz yönetti. Dışta İngiltere’nin saygınlığım büyük ölçüde artırmış, ancak içte kalıcı düzen kuramamış bir diktatör olarak sıtmadan öldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Winston Churchill Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Winston Churchill Winston Churchill;İngiliz devlet adamıdır (Oxfordshire’de Blenheim Sarayı 1874-Londra 1965).

Horrow’da ve Sandhurst Askeri Akademisi’nde okudu, 1895’te orduya katıldı; Küba, Hindistan ve Sudan’da sömürge savaşlarına katıldı. 1899’da London Morning Pot’un savaş muhabiri olarak Güney Afrika’daki savaşı izlerken Boerler’e tutsak düştü, kaçışının kendi klasik anlatımı özyaşamöyküsünün bir kesiti olan My Early Life (Gençlik Yıllarım)’ın (1930) coşkulu bir bölümüdür. The Story of the Malakand Field Force (Malakand Sahra Taburunun Öyküsü), 1898, The River War (Irmak Savaşı) 1898, Hamilton’s March (Hamilton’un Yürüyüşü) 1900, Mr. Brodrick’s Army (Bay Brodrick’in Ordusu) 1903, My African Journey (Afrika Yolculuğum) 1908 gibi katıldığı askerlik eylemlerini anlatan ilk kitapları içinde yalnızca babasının özyaşamöyküsü Lord Randolph Churchill (1906) önem taşır.

Bir Muhafazakâr Partili olarak 1900’de Parlamento’ya girdi. 1904’te Liberallere katıldı, 1906’da bu partinin seçimleri kazanması üzerine aynı yıl Koloniler Bakanlığı Müsteşarı, 1908’de Ticaret Bakanı, 1910’da İçişleri Bakanı oldu, ertesi yıl Bahriye Bakanlığı’na getirildi. Bu görevleri sırasında işçilerin sağlık ve ihtiyarlık sigortalarını, Lordlar Kamarası’nın Avam Kamarası‘nın kararlarına uyguladığı veto hakkının kaldırılmasını sağladı. Özellikle Bahriye Bakanı iken bir dünya savaşının çıkacağını sezinleyerek donanmayı yenilemesi, denizaltı yapımı, uçak filoları oluşturması nedeniyle Birinci Dünya Savaşı çıktığında İngiliz Donanması iyi durumdaydı. Ruslara yardım için Fransızlarla birlikte bu iyi durumdaki donanmaya güvenerek Çanakkale çıkarmasına karar verdi. Çanakkale Savaşlarının kesin başarısızlığı ününe ve meslek yaşamına ağır bir darbe indirdi, küçük bir memurlukla Lancaster Dükalığı’na gönderildi, kısa bir süre sonra bu görevinden ayrıldı, subay olarak Fransa cephesine gitti. 1917’de Lloyd George Hükümeti’nde Savaş Gereçleri Bakanı oldu. 1919’da Savaş ve Hava Bakanlığı’na getirildi, Kızıl Ruslara karşı Beyaz Ruslara yardım kararının başarısızlığı Lloyd George Hükümeti’nin düşmesine neden oldu, 1924’te Muhafazakâr Parti’ye katılıp yeniden Parlamento’ya girdi, Baldwin Hükümeti’nde Ticaret Bakanı olarak görev aldı, 1929’da İşçi Partisi Hükümeti iktidara gelene kadar görevde kaldı ve Hitler’e karşı savaş açılana kadar da başka hiçbir resmi görevde bulunmadı. Altı ciltlik The World Crisis (Dünya Bunalımı) 1923-1931, Thoughts and Adventures (Düşünceler ve Serüvenler) 1932, dört ciltlik Marlborough; His Life and Times (Marlborough’un Yaşamı ve Dönemi) 1933-1938. Great Contemporaries (Çağımızın Büyük Kişileri) 1937, While England Slept (İngiltere Uyurken) 1938, Step bay Step (Adım Adım) 1939, bu dönem içinde yazdığı kitaplardır. İkinci Dünya Savaşı’nın başlangıcında Bahriye Bakanı olarak göreve aldı, 1940’ta N. Chamberlain’ın çekilmesi üzerine 65 yaşında İngiltere başbakanı oldu ve bir koalisyon kabinesi kurdu. Bir lider olarak olağanüstü nitelikleri ve büyük bir hatip oluşu onu zulme karşı direnen İngiltere’nin simgesi haline getirdi. Savaşın ilk yıllarında İngiltere’nin ada oluşu avantajından da yararlanarak silahlanmaya hız verdi, halka moral gücü kazandırdı, daha sonra ABD’nin önce yardımını, ardından savaşa fiilen katılmasını sağladı. Sovyetler Birliği’nin de İngiltere yanında yer almasını sağlayarak Müttefiklerin savaş stratejisinin belirlenmesinde etkili oldu. Tahran, Quebec, Kahire, Yalta, ilk Potsdam konferanslarında İngiltere’yi temsil etti. Churchill’in koalisyon hükümeti zaferden sonra 1945’te seçim yenilgisine uğradı. 1951’de Muhafazakâr kabinenin başbakanı olarak yeniden işbaşına döndü ancak yaşlılığı, çalışma gücünü etkilediğinden 1955’te görevinden çekildi.

Başlıca eserleri: The Gathering Storm (Yaklaşan Fırtına) 1948, Their Finest-Hour (En Güzel Saatleri) 1949, The Grand Alliance (Büyük İttifak) 1950, The Hinge of Fate (Yazgmın Desteği) 1950, Closing the Ring (Halkanın Kapanışı) 1951, Triumph and Tragedy (Zafer ve Facia) 1954 adı altında topladığı altı ciltten oluşan İkinci Dünya Savaşı (The Second World War) 1948 -1954, 4 ciltlik A History of the English-Speaking People (İngilizce Konuşan Kişilerin Tarihi) 1956, 1958. 1953 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Çu Enlay Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Çu EnlayÇu Enlay; Çinli siyasal önder, devlet adamıdır (Hua İ An 1898-Pekin 1976).

1917’de öğrenim için gittiği Japonya’da Marksçılığı benimsedi. 1919′ da öğrenimini tamamlamak için döndüğü ülkesinde, kitle eylemlerine katıldı ve tutuklanarak bir süre hapis yattı. 1920’de gittiği Fransa’da Çinli işçi ve öğrencileri çevresinde toplayarak Çin Komünist Gençlik Örgütü’nü kurdu. Ülkesine dönüşünde (1924) Çin Komünist Partisi’nin yanı sıra Guomitang Partisi’nde de görev aldı. Çan Kay Şek’in kurduğu ordunun Siyasal Komiserliği’ne atandı. 1927’de SSCB’ ye gitti. 1930’da ülkesine dönüp ÇKP Merkez Komitesi üyesi olarak Çan Kay Şek’e karşı düzenlenen ayaklanmaları örgütledi. Kiangşi’de kurtarılmış bölge kuran Mao Çe Tung’a katıldı (1931). Çan Kay Şek’in saldırıları sonucu Kiangşi’den başlayan Uzun Yürüyüş’te (1934-1935) Mao ile birlikte Komünistlerin önderliğini üstlendi. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ABD’li General C. Marshal aracılığıyla yürütülen ÇKP-Çan Kay Şek görüşmelerinde ÇKP’yi temsil etti. Hızlanan Çin Devrimi’nin sonucu kurulan Çin Halk Cumhuriyeti’nde Başbakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’nı üstlendi (1949). 1954 Cenevre ve 1955 Bandung konferanslarında ülkesinin özellikle- 3. Dünya Ülkeleri’nce tanınmasını sağladı. 1970’li yıllarda Çin’in ABD ile yakınlaşma çabalarına katkıda bulunarak ülkesinin Birleşmiş Milletler’e alınmasını sağladı (1971). 1972’de ABD Başkanı Nixon ile buluştu. Aynı yıl Fransa Cumhurbaşkanı Pompidou’nun Çin’i ziyaretini sağladı. 1972’de kanser nedeniyle 1974’te uzun süre hastanede yattı. Aynı yıl Deng Şiao Ping’in siyasal büroya alınmasını sağladı. Çin’in dış dünyaya açılmasında birinci derecede etkin oldu. Ocak 1975’te yeniden başbakanlığa seçildi. Ölümüne kadar bu görevi yürüttü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Ömer bin Hattab (Hz. Ömer) Hayatı

Ömer bin Hattab; ikinci İslâm halifesidir (Mekke 591-Medine 644).

Kureyş kabilesindendi. Kendinden önce Müslüman olan kız kardeşiyle eniştesinin İslâm dinini savunmaları üzerine, okudukları Kuran ayetlerini hayranlıkla dinledikten sonra Müslüman olmak istediğini bildirdi. Erkam’ın evinde bulunan Hz. Muhammed’in yanma götürüldü ve orada İslâm dinine girdi, İslâm dinin yayılması için var gücüyle çalıştı. Kızı Hafsa’yı Hz. Muhammed’e eş olarak vererek akrabalık bağı kurdu. Katıldığı Bedir Savaşı’nda dayısı As bin Haşim’i öldürdü. Uhud Savaşı’nda da kahramanca çarpıştı ve yenilgi sırasında Hz. Muhammed’in çevresinde bulunarak, onu düşman saldırılarından korumaya çalıştı. Hendek Savaşı sırasında, komutanlık yaptı. 630’da Mekke’nin fethi sırasında Hz. Muhammed’ in yanındaydı. Hayber Seferi sırasında alınan ganimetten kendisine verilen bir araziyi vakıf haline getirmişti. Bizans üzerine düzenlenen biri seferde de, ordunun bazı giderlerini kendisi karşıladı. Hz. Muhammed öldüğü zaman “Hz. Peygamberin öldüğünü söyleyen kişinin başını keserim” diye ortaya atılan Ömer, bu olaydan çok sarsıldı. Ancak Hz. Ebubekir’in Kuran’dan bazı ayetler okuyarak kendisini inandırması üzerine sakinleşti. Ebubekir’in halifeliğe seçilmesi için etkili bir konuşma yaptı. Önce kendisi biat etti. Ebubekir, 2 yıllık halifelikten sonra ölünce, yerine onu aday gösterdi. Böylece 634’te kamuoyunun isteği üzerine halife oldu. Suriye’de Halit bin Velit’in yerine Ebu Ubeyde’yi atadı. Bizans Ordusu arka arkaya yenilgiye uğratıldı. Kuzey Suriye’ye Halit bin Velit komutasında bir islâm Ordusu’nu harekete geçirdi. Amr bin el-As Kudüs üzerine yürüdü. Antakya’da bulunan Bizans İmparatoru Herakleios’un güneye gönderdiği 100 bin kişilik ordu da yenilgiye uğratıldı. İran üzerine yürüyen Müslümanlar ise yenildi, komutan Ebu Ubeyde şehit düştü. Kadisiye’de yapılan savaşı Müslümanlar kazandı (636) ve İran komutanı Rüstem öldürüldü, Müslümanlar Sasanilerin başkentine doğru harekete geçtiler. Sa’d bin Ebi Vakkas, başkent Medayin’e girdikten sonra, kısa süren çatışmaların tümünü kazandı. Sasani Hükümdarı III. Yezdegerd, Hulvan’ dan Rey’e çekildi. Ömer, Basra ve Küfe’de yeni kentlerin kurulmasını buyurdu (638). Daha önce Halife Ömer, kölesiyle birlikte “Tarihsel Kudüs Yolculuğumu gerçekleştirmişti. Mısır Seferi’ nin hazırlıkları sürerken, Nihavend’de ordu toplamaya çalışan III. Yezdegerd üzerine kuvvet gönderdi. Sasani Ordusu’nu ağır bir yenilgiye uğratan İslâm Ordusu, Nihavent ve Hemedan kentlerini ele geçirdi (641). Daha sonra Amr bin el-As, Mısır kuvvetlerini yenilgiye uğrattı, ertesi yıl İskenderiye’yi ele geçirdi, surlarını yıktırdı ve Ömer’in buyruğuyla Fustat Kenti’ni kurdu. Bu arada, Ekbe bin Nafi’ye Kuzey Afrika’nın fethi buyruldu. 643’te Bingazi ve Trablusgard İslâm Devleti’nin eline geçti. İslâm Orduları’nı zaferden zafere koşturan Ömer, Medine’de bir gün sabah namazını kıldırırken Ebu Lülü’e aldı bir Zerdüşt tarafından hançerlenerek öldürüldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , ,

Horatio Nelson Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Horatio NelsonHoratio Nelson; İngiliz denizcisi (Norfolk/Burnham Thorpe 1758-Trafalgar Burnu açıkları 1805).

Çocuk yaşlarda denizciliğe başladı. 1773’te Kuzey Buz Denizi inceleme gezisine ve Hint Okyanusu’na düzenlenen sefere katıldı. Amerikan Bağımsızlık Savaşı sırasında İngiliz sömürgelerini korumak için Batı Hint Adaları’nda savaştı. 1779’da kaptanlığa getirildi. 1781’de Kanada’ya gönderildi. Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nın 1783’te sonuçlanmasından sonra ülkesine döndü. 1793’te Agamemnon gemisinin komutanlığına getirilerek Toulon Limanı’na gönderildi, Fransızlara karşı savaştı. Aynı yıl Napoli’ye giderek Kral IV. Ferdinand’dan önemli destek sağladı. Toulon’un düşmesinden sonra Batia ve Calvi çarpışmalarına katıldı, Calvi’de gözünü yitirdi. 1796’da komodorlukla Captain adlı geminin komutanlığına getirildi, Britanya Adaları’nı işgal etmek amacıyla Hollanda ve Fransız filolarına katılmaya giden İspanyol gemileriyle karşılaşınca geleneksel savaş tarzının dışına çıkan bir uygulamayla iki koldan ilerlemekte olan İspanyol filosunun önünü keserek birleşmeyi, dolayısıyla da Britanya Adaları’nın işgalini engelledi. Bu başarısından sonra tuğamiralliğe yükseltildi ve sir unvanını aldı. Tenerife Savaşı’nda yenilgiye uğradı ve kolunu yitirdi. 1 Ağustos 1798’de İskenderiye’de Fransız filosunu yok etti, 1799’da Napoli’nin geri alınmasını sağladı, Sicilya’daki Bronte düklüğüyle ödüllendirildi. 1801’de Baltık Denizi’nde Fransız desteğindeki Rusya, Prusya, İsveç ve Danimarka güçlerine karşı düzenlenen askeri harekâta filo 2. komutanı olarak katıldı ve Kopenhag Savaşı’nda büyük başarı kazanarak başkomutanlığa getirildi. 1805’te Cadiz’de İspanyol güçleriyle birleşen Fransız Donanması’nı kesin yenilgiye uğratmak amacıyla yeni bir strateji izledi. Trafalgar’da iki koldan Fransız-İspanyol filolarına saldırdı. İngilizler kesin bir üstünlük sağlarlarken, İngiltere’de denizlerde egemenlik sağladı. Nelson, bu savaş sırasında öldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Bayan Kağan Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Bayan KağanBayan Kağan; Avar kağanı ve Avar İmparatorluğu’nun kurucusu (öl. 602).

565’te genç yaşta kağan seçildi. 567’de bir Germen boyu olan Lombardlarla anlaşarak Gepidler diye anılan bir başka Germen kavmini yenilgiye uğratıp Macaristan ve Transilvanya’ yı ele geçirdi, 568’de Panonya’yı da topraklarına kattı. Merkezi Macaristan’ da olan imparatorluğuyla Avarları Orta Avrupa’nın en güçlü kavmi yaptı. 570’te Bizanslılarla anlaşarak bir süre barış sağladı. 582’de Bizans’a saldırarak Belgrad’ı ele geçirdi. Burgaz’a kadar olan yerleri yağmaladıysa da 587′ de Edirne önlerinde durduruldu, püskürtüldü. 592’de Çorlu’ya kadar ilerlemesine karşın, bozguna uğrayarak Avar ülkesi içlerine kadar izlendi. 601′ de Bizanslılarla yaptığı beş meydan savaşının hepsinde yenilince üzüntüsünden öldüğüne inanılır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Bülend Ulusu Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Bülend UlusuBülend Ulusu; siyaset adamıdır (İstanbul 1923).

Deniz Harp Okulu’nu, güverte asteğmen rütbesiyle bitirdi. (11942). Donanma’nın çeşitli gemilerinde görev aldı. 1948’de girdiği Deniz Harp Akademesi’ni 1950’de bitirerek kurmay subay oldu. Donanma ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargâhı’ nda ve gemilerde geçen kurmay ve kıla görevlerinden sonra Muhrip Filotilla Komodorluğu’ndan Ağustos 1974’te oramiralliğe yükselerek Yüksek Askeri Şûra üyeliğine atandı. Bir yıl sonra Milli Savunma Bakanlığı müsteşarı oldu. Ağustos 1977’de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na getirildi. 10 Ağustos 1980’de emekliye ayrıldı. 12 Eylül 1980’de Silahlı Kuvvetler’in ülke yönetimine el koymasıyla oluşan Milli Güvenlik Konseyi’nin Başkanı Kenan Evren tarafından 20 Eylül 1980’de, hükümeti kurmakla görevlendirildi. Bu görevini, Kasım 1983 Seçimleri’ni kazanan ANAP’ın hükümet kurduğu Aralık 1983’e kadar sürdürdü. MDP listesinden bağımsız olarak İstanbul milletvekili seçildi (1983). 1987’de politikadan çekildi.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Koca Yusuf Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Koca Yusuf PaşaKoca Yusuf Paşa; Osmanlı sadrazamıdır (?-Cidde 1800).

1764’te Cezayirli Hasan Paşa’nın kaptanıderyalığı döneminde onu yanına hazinedar olarak görev aldı. Bir süre sonra da kapı kethüdası oldu ve kapıcıbaşı unvanını aldı. Cezayirli Hasan Paşa padişah üzerindeki etkisinden yararlanarak 25 Mart 1784’te sadrazam oldu. İlk iş olarak, Rusların aşırı istekleri üzerine savaşa karar verdi. Rusya’nın yanında Avusturya da savaşa girdiği için başarılı olamadı. Avusturya cephesinde yürürken Rus cephesinde de eski Sadrazam Şahin Ali Paşa’yı gönderdi. Yapılan savaşlarda bir başarı elde edilemedi. I. Abdülhamit’in ölümü ve yerine geçen III. Selim döneminde de sadrazamlığı sürdürdüyse de, devlet işlerinde gereken iyileşmeler görülmediğinden, 28 Mayıs 1789 günü görevden alındı. Vidin seraskeri olarak cepheye gönderildi. 1790’da valiliği Karaman’a çevrildi ve Vidin Seraskerliği görevi üzerinde kaldı. 1790 Aralık’ında Bosna Valiliği’ne atandı. Şubat 1791’de Sadrazam Cenaze Hasan Paşa’nın yerine ikinci kez sadrazam oldu. Yaş Antlaşması’nı imzalamayarak İstanbul’a döndü. Gelişinin üzerinden 43 gün geçince de Nizam-ı Cedit üzerine gereken çabayı göstermediğinden ikinci kez görevden alındı ve Beykoz’da oturması buyruldu. Bir süre sonra Anapa Kalesi’nin onarımı göreviyle Trabzon Valiliği’ne gönderildi. Daha sonra valilik yeri Cidde’ye çevrildi, kısa süre sonra burada öldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Salih Reis (Kazdağlı) Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Salih Reis; (1488 – 1566)

Eski Türk amirallerinin en büyüklerinden biridir. Edremit’in kuzeybatısında Kazdağı’nda doğdu. Çocuk denecek yaşta levent olarak Oruç Barbaros’un yanına girdi. Barbaros Kardeşler’in yanında Cezayir’deki bütün savaşlara katıldı; Barbaroslar’ın en değerli amirali derecesine yükseldi.

1533’te Barbaros Hayrettin Paşa kaptan-ı derya olunca, Salih Reis’e de bahriye sancakbeyliği (tümamiral) rütbesi verildi. Osmanlı deniz kuvvetlerinin en seçkin sınıfı olan «korsan» sınıfında çalışan Salih Reis, Batı Akdeniz’de Almanya – İspanya İmparatorluğu gemilerine göz açtırmadı. Yalnız, bir gün Korsika’nın bir limanına demir atmışken, Andrea Doria‘nın baskınına uğradı.. Turgut Reis‘le birlikte esir düşüp forsaya vuruldu.

İki ünlü Türk amirali 3 yıla yakın forsada kaldılar. Barbaros Hayrettin Paşa, iki arkadaşının zincire vurulduğu geminin Cenova limanında olduğunu casuslarından öğrenince, yüz parçaya yakın savaş gemisinden kurulu azametli donanmasıyla Cenova’ya gitti, şehrin doçunu amiral gemisine çağırdı, Turgut Reis‘ le Salih Reis akşama kadar kendisine teslim edilmezse, Cenova’da taş taş üzerinde bırakmayacağını söyledi. Böylece Türk amiralleri, esirlikten kurtuldular.

1538 Preveze Zaferi‘nde Salih Reis, Barbaros‘tan sonra en önemli rolü oynadı; donanmanın sağ kanadına komuta ediyordu. Barbaros öldükten sonra arkadaşı Turgut’la birlikte, özellikle Tunus’ta elde edilen bütün deniz zaferlerine katıldı. 1552 mayısında bahriye beylerbeyi (oramiral) rütbesiyle Cezayir genel valiliğine atandı. O sıralarda Fas Arap İmparatorluğu’nun İspanya ile işbirliği kurmasından korkuluyordu, çünkü İspanya Osmanlı İmparatorluğu’nun amansız düşmanı, Akdeniz’de Türkler’in rakibiydi. Salih Reis Fas’a baş eğdirmesi hususunda hükümetten buyruk alınca, 1553’te Fas topraklarına girdi. Fas, o devirde dünyanın büyük devletleri arasında sayılırdı, 5 milyon km2’ye yakın toprağı vardı. Salih Reis başkent Fas şehrine de girdi. Sultan II. Muhammed, Osmanlı İmparatorluğu’na bağlı bir hükümdar olmayı ilan etmek zorunda kaldı. Fas bir süre sonra Osmanlı egemenliğinden sıyrılmak çarelerini arayınca Salih Paşa onu tahttan indirip başını vurdurdu; yerine büyük oğlu I. Abdullah geçirildi. Böylece, Osmanlı İmparatorluğumun sınırları Atlas Okyanusu’nu bulmuş oldu.

Salih Paşa, 1557’de emekliye ayrıldı, 1566′ da 70 yaşlarında öldü. «Kazdağlı Salih Reis», sonradan «Fas Fâtihi Salih Paşa» diye ünlüdür. Oğlu Mehmet Bey, bahriye sancakbeyi (tümamiral) olarak İnebahtı Deniz Savaşı’na katılmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Belisarius Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

BelisariusBelisarius; Bizanslı komutandır (Trakya İS 500-İstanbul İS 565).

İustinianos’un tahta çıkmasıyla Doğu Orduları komutanı oldu. Sasanilerle yapılan savaşta başarılar kazandıysa da 531 savaşında yenilince, görevinden alındı. 532’de İstanbul’da Nika Ayaklanması sırasında İmparatoriçe Theodora’nın da desteğiyle 40 bine yakın kişiyi Hipodrom’da öldürterek ayaklanmayı bastırınca “strategos autokrator” unvanını aldı. Komutasındaki 18 bin kişilik ordu ile Kuzey Afrika’nın fethine gönderildi (533). Zaferler kazandı, Vandal Kralı Gelaman’ı tutsak alıp İstanbul’a dönünce konsül oldu (535). Ostrogotlarla savaşmak üzere 10 bin kişilik bir kuvvetle Sicilya’ya çıktı ve tüm adayı ele geçirdi. Napoli’ ye girdi, halkından gördüğü destekle Roma’yı da aldı. Gotlara karşı yeniden İtalya’ya gidip Fiosole ve Osimo kentleriyle birlikte Ravenna’yı da ele geçirdi; Vitiges’i tutsak etti ve eski kral Theodatus’un hazinesine el koydu (540). Doğuda Sasaniler üzerine gönderildi. Yardım görmemesine karşın Sasanilerle başarılı bir antlaşma imzalamayı sağladıysa da (542) görevinden alındı. Başkomutan olarak yeniden İtalya’ya gönderildi (544). Dört yıl süreyle Roma, Ravenna, Messina ve Rossano bölgelerinde savaşlar yaptıysa da önemli bir başarı elde edemedi ve görevinden alınmasını istedi (548). 562’de suçlanarak gözden düştü. En büyük rakibi Bizans Praefektusu Prokopius ölünce suçsuzluğu anlaşılıp tüm unvanları geri verildi. Üç yıl sonra öldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Şarl Martel Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Sarl-MartelŞarl Martel;Frank prensi ve başmabeyincisidir (689’a doğru-741).

Pepin de Herstal’in nikâhsız eşi Alpai’de’den olan oğlu Şarl Martel (Charles Martel) Pepin’in 714’te ölmesi üstüne, onun nikâhlı karısı Plectrude tarafından hapse attırıldı. Plectrude, meşru oğlu öldüğü için, Austrasia ve Neustria’nın yönetimini henüz altı yaşındayken üstlenmek zorunda kalan torunu Theodoald’ın vasisi oldu. Yönetimin zayıflığından yararlanan Frieslandlılar ve Neustrialılar başkaldırarak Austrasia’nın Frank Krallığı üstündeki egemenliğini tehdit ettiler. Bunalım Plectrude’ün yönetimden uzaklaşmasına neden oldu. 715’te özgürlüğüne yeniden kavuşan Şarl Martel, ileri gelenler tarafından Austrasia sarayının başmabeyincisi ilan edildi.

Plectrude’ü saf dışı ettikten sonra, Neustria’yı ele geçiren Şarl Martel, 721’de kendisine çok bağlı olan çocuk yaştaki Thierry IV’ü (713- 737) kral olarak tahta çıkardı. Daha sonra saldırıya geçerek Doğu Almanya’da Frieslandlılar, Saksonlar ve Bavyeralılara karşı bir dizi sefer düzenleyen Şarl Martel, Alman dükalığını ortadan kaldırdı. Galya’nın güneyinde, Akitanya ve Provence’ı Frankların etki alanına almaya girişti. 731’de Berry’de dük Eudes’e karşı giriştiği müdahale, İspanya Müslümanlarının istilasını başlattı. Emevi devletinin İspanya valisi Abdurrahman-el Gafiki’ye karşı ayaklanan İspanya’nın kuzeyindeki bir Berberi reisle birleşen Eudes, Abdurrahman-el Gafiki’nin, isyanı kolayca bastırarak, Pireneler’i aşması ve Akitanya’yı yağmalaması üstüne, Şarl Martel’ den yardım istedi. O sırada Poitiers ile Tours arasında Müslümanlarla çarpışmakta olan (732) Şarl Martel savaşı kazandı. Bundan sonra Akitanya üstünde Frankların gücünü yeniden kuran Şarl Martel, Müslümanlarla birleşmiş olan yerel aristokrasiye gücünü göstermek için Provence’a yöneldi.

Öbür çarpışmalarında olduğu gibi Poitiers’de de inanç savunuculuğu yapmayan Şarl Martel, sınırlarını korumaya ve Loire’ın güneyindeki bölgelerde Frank egemenliğini yeniden kurmaya çalıştı.

Yaşamının sonuna doğru, sarayına çekildi ve tahtı oğulları Carloman ve Kısa Pepin arasında bölüştürdü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Hortense de Beauharnais Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Hortense-de-BeauharnaisHortense de Beauharnais; (d. 10 Nisan 1783, Paris, Fransa – ö. 5 Ekim 1837, Arenenberg, İsviçre), I. Napoleon’un üvey kızı ve III. Napoleon’un annesi olan Hollanda kraliçesidir.

Sonradan Napoleon’la evlenerek Fransa imparatoriçesi olan Josephine de Beauharnais ile Alexandre de Beauharnais’nin kızıydı. Napoleon’un 1799’da birinci konsül olmasından sonra Fransız sarayının en çok dikkat çeken kişilerinden biri durumuna geldi. 1802’de konumunu güçlendirmeyi amaçlayan annesi Josephine tarafından Napoleon’un erkek kardeşi Louis Bonaparte’la evlendirildi. Mutsuz geçen bu evlilikten, en küçüğü daha sonra III. Napoleon adıyla Fransa tahtına çıkan Charles-Louis-Napoleon Bonaparte olmak üzere üç çocuğu oldu. Kocasının 1806’da I. Napoleon tarafından Hollanda kralı ilan edilmesinin ardından onunla birlikte Lahey’e gitti. Napoleon boşanmasına izin vermediğinden Fransa’nın Hollanda’yı ilhak ettiği 1810’a değin orada yaşadı. 1810’da Napoleon’un onayıyla kocasından ayrılarak Paris’e döndü. 1811’de âşığı Flahaut kontundan bir oğlu oldu. Hortense’ın bir akrabasının evlat edindiği bu çocuk sonradan Mornay dükü unvanını aldı.

Hortense 1814’te Napoleon’u sürgüne gönderen müttefik kuvvetler tarafından korunmasına ve Saint-Leu düşesi yapılmasına karşın, Napoleon’u yeniden iktidara getirmek üzere düzenlenen entrikalarda önemli rol oynadı. Sürgünden dönerek yüz gün süreyle yeniden imparator olan Napoleon’u desteklemesi, 1815’te Fransa’dan sürülmesine yol açtı. Sonunda İsviçre’de Arenenberg’e yerleşen Hortense, yaşamının geri kalan bölümünü anılanın yazarak ve çocukla-nmn eğitimiyle uğraşarak geçirdi. Anılan 1831-35 arasında yayımlandı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

İbrahim Hakkı Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

İbrahim Hakkı Paşa; (d. 19 Nisan 1863, İstanbul – ö. 29 Temmuz 1918, Berlin), II. Meşrutiyet dönemi Osmanlı sadrazamıdır.

Modern bir yönetim oluşturmak için çaba harcamıştır. Şehremaneti (İstanbul Belediyesi) meclis reisi Sakızlı Remzi Efendi’nin oğludur. 1882’de Mülkiye Mektebi’ni bitirdi. Ertesi yıl Mabeyn tercümanlığına atandı. Bu görevi sürerken, 1886’da Hukuk Mektebi’nde ve Hamidiye Ticaret Mektebi’nde tarih, siyasi hukuk, devletler hukuku, idare hukuku, ticaret hukuku ve iktisat dersleri vermeye başladı. 1894’te atandığı Bâbıâli hukuk müşavirliği görevindeyken birçok diplomatik kurulda başkan ya da üye olarak bulundu.

1908’de II. Meşrutiyet’in ilanından sonra maarif nazırlığına, kısa bir süre sonra da bu görevine ek olarak dahiliye nazırlığına atandı. Aynı yıl Mabeyn tercümanlığının Mabeyn’ ce yürütülmesi karan üzerine tercümanlıktan ayrıldı. Daha sonra Roma büyükelçiliğine, Hüseyin Hilmi Paşa’nın istifası üzerine de 1910’da sadrazamlığa getirildi. Bu görevi sırasında bir ara nafia, 1911’de de hariciye nazırlığını yürüttü. İtalyanların Trablusgarp’a saldırması üzerine görevinden istifa etmek zorunda kaldı (29 Eylül 1911). Bir süre siyasetten uzak durdu. Balkan Savaşı’nın ardından Osmanlı Devleti ile İngiltere arasındaki sorunların çözümü için İttihat ve Terakki hükümeti tarafından Londra’ya gönderildi. I. Dünya Savaşı başlayınca geri döndü. 1916’da Berlin büyükelçiliğine atandı. Brest-Litovsk görüşmelerine katılan Osmanlı kurulunda yer aldı. Şubat 1917’de büyükelçilik görevine ek olarak Heyet-i Âyan üyeliğine atandı.

Tarih ve hukuk alanlarında kitaplar yazan İbrahim Hakkı Paşa’nın yapıtları arasında en önemlileri Tarih-i Umumi (1888-89. 3 cilt), Muhtasar İslam Tarihi (3. baskı, 1889; Mehmed Azmi ile birlikte). Muhtasar Osmanlı Tarihi (1890; 2. baskı, Mehmed Azmi ile birlikte) ve Hukuk-ı İdare’dir (1890-91, 2 cilt).

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Karamanoğlu II. İbrahim Bey Hayatı

Karamanoğlu II. İbrahim Bey; (ö. Temmuz/Ağustos 1464, Gevele Kalesi, Konya), 1424-63 arasında hüküm süren Karamanlı beyidir.

Babası II. Mehmed Bey’in ölümünün (1424) ardından hükümdarlığını ilan eden amcası Ali Bey’i Osmanlıların da yardımıyla yenerek tahta geçti. Aynı yıl, II. Murad’ın kız kardeşi İlaldı Hatun ile evlendi; bunun karşılığında Ankara Savaşı’nın (1402) ardından Karamanlılara geri verilmiş olan toprakları Osmanlılara bıraktı. Ama daha sonra bu toprakları yeniden ele geçirmek amacıyla Sırp ve Macarlarla işbirliği yaptı; Beyşehir’i ele geçirip Hamideli’ne (İsparta) doğru ilerledi (1433). Bunun üzerine Osmanlı kuvvetleri Karamanlıların üzerine yürüyerek, beyliğin merkezi dışındaki bütün topraklarını aldılar. İbrahim Bey barış istemek zorunda kaldı ve 1435’te yapılan antlaşma uyarınca alınan yerler karşılıklı olarak geri verildi. İbrahim Bey’in Macarlarla yeniden ittifak kurması üzerine II. Murad 1444’te Anadolu’ya geçerek Karamanlı topraklarını yağmaladı.

Taşeli’ne kaçan İbrahim Bey barış istemek zorunda kaldı. Aynı yıl II. Mehmed’in Osmanlı tahtına geçmesi sırasında çıkan olaylardan yararlanarak Antalya üzerine yürüdüyse de, Osmanlı ordusunun Akşehir’e doğru ilerlemesi üzerine bir kez daha barış istedi. Bazı topraklarını Osmanlılara bıraktı ve savaşlarda asker göndermeyi kabul etti. Ama bir yandan da Venedik’le Osmanlılar aleyhine bir ticaret antlaşması imzaladı. Beyliğin yönetimini 1463’te oğlu İshak Bey’e bıraktı. Öbür oğullarından Pir Ahmed Bey hükümdarlığını ilan edince, İshak Bey’le birlikte Gevele Kalesi’ne kaçtı ve orada öldü. Larende’de (Karaman) kendi yaptırdığı medresedeki türbesine gömüldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Julia Maesa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Julia Maesa; (d. MS 7 Mayıs 165 – ö. MS 3 Ağustos 224). Roma imparatoru Septimius Severus’un baldızıdır. İmparatorluk yönetiminde güçlü bir konum elde etmiş, torunlarından ikisini imparator yapmayı başarmıştır.

Suriye’deki Emesa (bugün Humus) kentinin başrahibi Bassianus’un kızıydı. Romalı senatör Julius Avitus ile evlendi. Kızı Soemias’tan doğan torunu Elegabalus 218-222 arasında, öbür kızı Mamaea’dan doğan torunu Severus Alexander ise 222-235 arasında imparator oldu. Yeğeni İmparator Caracalla’nın öldürülmesi (217) ve yerine Macrinus’un geçmesi üzerine Julia, Elegabalus’u imparator ilan etmeleri için Suriye lejyonlarını kışkırttı. Elegabalus’un sefih yaşamı Severus hanedanının sonunu hazırlar hale gelince onun kuzeni Alexander’i evlat edinip vâris ilan etmesini sağladı. Elegabalus’un öldürülmesi üzerine 14 yaşındaki Alexander imparator oldu. Julia ise, ölünceye değin imparatorluk yönetimindeki etkisini sürdürdü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Nurhaci Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Nurhaci; resmi adı Kundulun Han, yıl adı Tian Ming (Göklerin Vekili), Ruzhen unvanı Geren Gurun Ge Ujıre Genggıyen (Bütün Ulusların Velinimeti Görkemli İmparator), soy sıfatı Tai Zu, ös sıfatı Wu Huangdi, sonradan Gao Huangdi (d. 1559, Mançurya – ö. 30 Eylül 1626), Mançurya kabilelerinden Jianzhou Ruzhenlerinin önderi ve Qing (Mançu) (1644-1911/12) hanedanının kurucularından biridir.

Nurhaci’nin çocukluğunda, bağlı olduğu Jianzhou Ruzhenleri Mançurya’nın daha kuzeyinde yaşayan öbür dört Ruzhen kabilesiyle zaman zaman savaşıyor, Ruzhenleri böylelikle daha iyi denetleyebilen Ming hanedanı da genellikle bu savaşları kışkırtıyordu. Nurhaci daha 20 yaşlarındayken babasıyla dedesi Ming hanedanının desteklediği kabilelerce öldürülünce, Jianzhou Ruzhenlerinin başına geçti. Çinlilerin desteklediği rakibi Nikan Wailan’i yenilgiye uğratarak (1586) kabilenin bölünmesini önledi. Ardından öbür Ruzhen kabilelerine karşı teker teker saldırıya geçti ve onların Çin’den aldığı desteği kesmek için Mançurya’nın Çin denetimindeki bölümünü ele geçirdi.

Hem Moğolca, hem de Çince bilen soylu bilgin Erdeni’ye 1599’da bir Mançu yazı sistemi hazırlattı; böylece bir Mançu edebiyatı gelişebilecekti. Aynı yıl rakip Hataları yenilgiye uğratarak kendi devletine kattı. 1601’de de, Mançuların askeri örgütlenmesine temel olacak Sancak Sistemi’ni kurdu. Özünde askeri bir yapı olmakla birlikte, sancakların yönetsel ve mali işlevleri de vardı. Sancakların komutan ve yöneticilerini Nurhaci atıyordu. Ayrıca üç oğlu ile yeğenine birer sancak vererek, kendi otoritesini tehlikeye sokmadan kabile geleneklerini korumayı başardı. 1615’te kurduğu dört yeni sancağın başına da yakın akrabalarını getirdi. Çin’in Mançurya ve başka yerlerdeki sınır yerleşmelerinin askeri ve siyasal yapısından da esinlenen bu örgütlenme, kabileyi askeri-bürokrat yapıda bir topluma dönüştürerek Çin’de Mançu egemenliğinin yolunu açmış oluyordu. Nurhaci, askeri harekâtlarına ekonomik bir temel kazandırmak için Mançurya’daki konumundan ustaca yararlandı; yöredeki madenler üzerinde kurduğu tekelin yanı sıra inci, kürk ve ginseng ticaretinden de büyük bir servet kazandı.

Bu arada rakipleri Hofya ve Ula Ruzhenlerine de boyun eğdirmiş olan Nurhaci, 1618’de egemenliği dışında kalan son Ruzhen kabilesi Yehelere ve onları destekleyen Çin’e karşı saldırıya geçti. 1616’da Çin sınır kenti Fushun, komutanı Li Yongfang’ın Mançu saflarına katılmasıyla kolayca ele geçirildi. Daha sonra birçok Çinli asker ve devlet görevlisi de aynı şeyi yapacaktı. Bunda en önemli etken Nurhaci’nin Çin yöntemlerini benimsemiş olması, bu yüzden Li Yongfang ve benzerlerine, alıştıkları kültürel ve siyasal yaşamdan vazgeçmeden Mançu devletine hizmet etme olanağı sunmasıydı.

Nurhaçi’nin Pekin’deki Ming imparatoruyla ilişkileri başlangıçta pek belirgin değildi. Önceden Pekin’e birkaç kez saygı ziyaretinde bulunmuş, ilk dört sancağı oluşturduğu 1601’de büyük bir ye (aile mülkü) kurduğunu duyurmuştu. Fushun’a saldırmadan önce kendini “han” ilan etti ve hanedanına, 12. yüzyıldaki Jin (Ruzhen) hanedanıyla bağını vurgulamak için Jin ya da Hou Jin (Jin’in Devamı) adını verdi. Gene de bu, Ming yönetiminin mutlak otoritesine açık bir meydan okuma sayılmazdı, çünkü 12. yüzyıldaki Jin hanedanı Çin’in tümüne egemen olamamıştı.

Başkentini Çin Mançuryası’na, önce Liaoyang’a sonra da Shenyang’a (Mukden) taşıyan Nurhaci, oradan Çin kuvvetlerine karşı saldırılar düzenledi. Şubat 1626’da Ningyuan’da Çinlilere ilk kez yenildi ve eylülde yaralanarak öldü. Bilinen 16 oğlundan Abahay (ö. 1643) onun yerine han oldu. Bir başka oğlu Prens Dorgon ise Çin’in istilasını tamamlayıp 1644’te Pekin’de Mançu hanedanını kurdu.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,