Etiket: dönemi önemli olaylar hakkında bilgi.

Nasuh Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Nasuh Paşa; Osmanlı sadrazamıdır (? – İstanbul 1614).

Devşirme olarak saraya girdi. 1599’da Zile voyvodası, 1603’te Halep beylerbeyi ve 1604’te Sivas beylerbeyi olarak görev yaptı. Cigalazade Sinan Paşa’nın yerine üçüncü vezirliğe atandı ve kendisine Bağdat valiliği de verildi. 1606’da görevine gitmek için yola çıktığında Tavil Mehmet’in baskınına uğradı ve yaralı olarak Cezire’ye kadar gidebildi. İran şahının Bağdat’a saldıracağı haberin duyulması üzerine saldırı buyruğu alarak, Murat Paşa ile birlikte İran Seferi’ne çıktı. 1610’da Murat Paşa’nın ölümü üzerine sadrazam oldu. İran ile başlatılan barış görüşmelerinin sonunda 1612’de kendi adıyla anılan bir barış antlaşmasını ve yine aynı yıl Avusturya’yla yapılan Zitvatorok Antlaşması’nı imzaladı. Sadrazamlığı boyunca Malta ve Floransa donanmalarıyla savaştı. Sinop’u yağmalayan Kazakları, Şakşaki İbrahim Paşa kuvvetleriyle yenilgiye uğrattı. Müftü Hocazade Mehmet Efendi ile Hace-i Sultani Efendi’yi öldürterek Arnavutluk’a kaçmayı düşündüğünü öğrenen padişah I. Ahmet tarafından 1614’te öldürtüldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Ruhullah Humeyni Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Ruhullah HumeyniRuhullah Humeyni;İranlı din ve devlet adamıdır (Tahran/Humayn 1900 – Kum 1989).

Din adamı yetiştiren bir ailede köklü bir din eğitimi gördü. 1922’de Kum’da Faiziye Medresesi’ni kurdu. Sürgüne gönderildiği 1964’e kadar sürekli kaldığı Kum’u bir kültür ve İsâami bilim merkezi konumuna getirdi. Şah Muhammet Rıza Pehlevi’nin ülkesinde başlattığı laikleştirme kampanyasını (1940), 1941’de yayımladığı Keşfül Esrar adlı eseriyle eleştirdi. İngilizlerin ve SSCB’nin 1941’de İran’ı ele geçirmeleri ve Rıza Şah’ın sürgüne gitmesiyle muhalefeti bir süre dindi. 1950’de Ayetullah sanını aldı. Şah Muhammet Rıza Pehlevi’nin 1962’de referanduma sunduğu “Ak Devrim” programı gündeme gelince, Humeyni halkı referanduma katılmamaya çağırdı; “Büyük Ayetullah” diye anılır oldu. Ak Devrim’e yönelik bu karşı çıkışları sonucu Mart 1963’te Faiziye Medresesi’ni basan SAVAK’ın 20 genç mollayı öldürmesinden sonra tutuklandıysa da, halkın yoğun baskısıyla kısa süre sonra serbest bırakıldı. Haziran 1963’te Şah’a karşı yeni bir kampanya açtı. Çeşitli kentlerde başlayan halk gösterilerinde, 15 bin kişi öldü. Bu gösterilere önderlik ettiği gerekçesiyle yeniden tutuklandı (Kasım 1964) ve Türkiye’ye sürgüne gönderildi. İranlı polislerin gözetiminde önce Ankara, İstanbul, İzmir ve bir yıl kadar Bursa’da yaşadı. 1966’da da, Irak’ın kutsal kenti Necefe yerleşmesine izin verildi. Necef te kaldığı 10 yıl boyunca bir yandan din dersler verirken, öte yandan Şah yönetimine karşı mücadelesini sürdürdü. 1977’de çeşitli politik grupların Şah’a karşı başlattıkları mücadele yoğunaşınca Şah’ın tahttan indirilmesi gerektiği yolunda fetva verdi. Ocak 1978’de Kum’ da ayaklanmalar başladı. Şubat’ta olaylar Tebriz’e de sıçradı. Ekim 1978′ de, Tahran’da polisin ateş açmasıyla 700 kişinin öldüğü “kanlı cuma” olayları patlak verdi. Birkaç gün sonra Şah’ ın da baskısıyla Irak’tan ayrılmaya zorlandı, Fransa’da Paris yakınlarında Naeuphlele-Châteu’ya yerleşti. Kasım 1978’de petrol işçilerinin başlattığı büyük grev üzerine Şah, 16 Ocakta gizlice Mısır’a gitti.

1 Şubat 1979’da 15 yıldır ayrı olduğu ülkesine dönen Humeyni, görkemli bir törenle karşılandı. Şahpur Bahtiyar’ı görevinden ayrılmaya çağıran Humeyni, Mehdi Bazergan’ı hükümeti kurmakla görevlendirdi. Meclis kapatılarak tüm yetkiler Devrim Konseyi’ne bırakıldı. 30 Mart 1979’da yapılan halk oylamasının ardından İran İslâm Cumhuriyeti ilan edildi. Yeni yönetim Humeyni’nin etkisiyle İsrail ile ilişkiler kesti, CENTO’dan çıktı, ABD ile askeri antlaşmaları bozdu, birçok yabancı şirketi, bankaları, sigorta şirketlerini devletleştirdi. 1979’da yeni bir anayasayla İslâm dininin yönetimde temel ilke olduğu ve anayasal kurumlarla hükümet ve cumhurbaşkanının üstünde bir din liderinin son karar yetkisine sahip olduğu kabul edildi. Böylece Humeyni, Kasım 1979’da, ülkenin dinsel ve politik bakımından tek egemeni oldu. ABD Elçiliği’nin ele geçirilişini destekledi. Irak’ın İran’a saldırmasıyla (Eylül 1980) başlayan savaşm Saddam Hüseyin devrilinceye kadar süreceğini duyurdu. Beni Sadr’ın cumhurbaşkanı seçilmesine destek oldu. Ocak 1981′ de, ABD Elçiliği’ndekileri serbest bıraktırdı. Mollalarla Beni Sadr arasındaki gerilim artınca, Beni Sadr’ı komutanlıktan aldığım duyurdu. Ölümüne kadar İslâm Devrimi’nin, öteki İslâm ülkelerinde de egemen olması için her türlü desteği verdi. Suudi ve Saddam Hüseyin yönetimlerine karşı, Suriye ve Libya ile olumlu ilişkiler kurdu. İslâmiyeti küçük düşürdüğü gerekçesiyle, “Şeytan Ayetleri” kitabının yazarı Salman Rüşdi’nin öldürülmesi yolunda fetva verdi (1988).

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Strabon Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

StrabonStrabon; Eski Yunan coğrafyacısıdır (Amasya/Amaseia İÖ 65-ay.y. İS 23).

İÖ 44’te öğrenimini sürdürmek amacıyla Roma’ya gitti. İÖ 31’e kadar Roma’da kaldı. Ardından Yunanistan’ı gezdikten sonra Mısır’a gitti ve İskenderiye’de uzun süre kaldı. Daha çok coğrafyacı olarak tanınan Strabon’un ilk eseri tarih üstünedir. Polybios tarihinin devamı olarak yazdığı 43 ciltlik Historika Hypomnemata (Tarihsel Anılar) adlı eseri ünlüdür. Korinthos ve Kartaca’nın yıkılışından (İÖ 146), Sezar‘ın ölümüne ya da Actium Savaşı’nın bitimine kadar olan dönemi kapsayan bu eserin günümüze ancak 19 parçası, Geographika (Coğrafya) adlı eserinin büyük bölümü ulaşmıştır. Eserin tümü 17 cilttir. Eserde Strabon, kentlerin birbirlerine olan uzaklıklarını ve ülkelerin sınırlarını dikkatle belirtir, her yöreye özgü ekonomik, politik, etnografik ve dinsel özelliklerini anlatır. Ayrıca her kentin ve ülkenin kısa bir tarihinide verir. Anadolu, Mısır ve bir ölçüde İtalya için kendi gözlemlerine dayandı, gitmediği yöreleri de (Hindistan, İran, Mezopotamya) öteki antik dönem yazarlarının eserlerinden yararlanarak tamamladı.

Onun eseri, Roma İmparatoru Augustus (İÖ 27-İS 14) dönemindeki Roma toprakları ve yabancı ülkelerle ilgili bilgi veren eksiksiz tek eser olduğu için büyük önem taşır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Marie Josephine Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Marie JosephineMarie Josephine; Fransız imparatoriçesidir (Martinique Adası 1763-Malmaison 1814).

Martinique Adası’nda görevli olan deniz subayı babasıyla birlikte 1779’a Fransa’ya döndü ve aynı yıl Martinique Adası’nın bir önceki valisi olan Vikont Alexandre de Beauharnais ile evlendi, ondan iki çocuğu oldu. Eşiyle aralarında çıkan anlaşmazlık üzerine 1788’de kızıyla birlikte ailesinin bulunduğu Martinique Adası’ na gitti. 1790’da Paris’e döndü. 1794′ teki terör ortamında eşi idam edildi, kendisi de tutuklandı; kısa bir süre sonra da salıverildi. Napolyon Bonoparte ile evleneceği ana kadar birçok sevgili değiştirdi. Bunlardan biri olan Barras, onu Paris sosyetesi ve geleceğin imparatoru Napolyon ile tanıştırdı. 9 Mart 1796’da evlendiler. Napolyon‘ un 1798’de düzenlediği Mısır Seferi sırasında serbest davranışları dedikodulara yol açtı ve bu söylentiler kocasının da kulağına gittiyse de boşanmaya kalkışmadı. 1804’te Napolyon kendini Fransa imparatoru ilan edince, o da imparatoriçe oldu. 1809’a kadar süren beraberlikleri, Josephine’in çocuğu olmaması, Napolyon‘un da tahta varis bırakmak istemesi yüzünden bozuldu ve boşandılar. Malmaison’da bir köşke kapandı ve ölünceye kadar burada yaşadı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Hitit Kralları 1. ve 2. Murşili

MURŞİLİ I, Hitit kralıdır (?-Hattuşa/ Boğazköy iÖ 1590). I. Hattuşili’nin oğlu olduğu sanılır. Halpa (bugün Halep) Kenti’nin ele geçirdi. Halep’in ele geçirilmesinden sonra bölgede egemen olan Hurri prensleri I. Murşili’nin önünde tutunamadılar ve böylece Kuzey Suriye Hititlerin denetimine girdi. Fırat Irmağı’nı izleyerek güneye inen I. Murşili, Babil Kenti’ni ele geçirdi (İÖ 1594). Kentin ele geçirilmesiyle 150 yıllık Hammurabi Hanedanı da son buldu. Bu zaferle birlikte Hitit İmparatorluğu, eski Ön Asya’nın saygın devletleri arasına girdi. Hititlerin Babil’ den uzaklaşmalarından kısa bir süre sonra bölgeyi ve kenti Kassitler ele geçirdiler. Bir ziyafet sırasında, I. Murşili, askeri zaferlerinden ürken yakın çevresinden kız kardeşinin eşi Hantili tarafından öldürüldü. I. Murşili’nin ölümüyle birlikte Hitit Devleti uzun süren bir kargaşa dönemine girdi.

MURŞİLİ II, Hitit kralıdır (?-Hattuşa Boğazköy İV 1310). I. Şuppiluliuma’ nın oğludur. İÖ 1345’te tahta çıktı. II. Murşili dönemine ilişkin bilgiler, biri 10 yıllık, ötekisi de 20 yıllık dönemleri kapsayan tarihsel içerikli çiviyazılı belgelerden öğrenilmektedir. Bu belgelere göre. II. Murşili’den önce tahta çok kısa bir süre ağabeyi II. Arnuwanda geçti. Onun ölümünden sonra ülkenin yönetimini üstlenir üstlenmez, Karadeniz kıyılarındaki Kaşkalar üzerine sefere çıktı.

10 yılı aşkın bir mücadeleden sonra Suriye’ye yöneldi. Ayaklanan birçok kenti yeniden boyunduruğu altına aldı. Amurru Krallığı ile barış antlaşması yaptı. Doğu Anadolu’daki Azzi-Hayaşa ülkesiyle yeni bir mücadeleye girdi ve saltanatın 10. yılında onları barışa sokmayı başardı. Ülkenin batı ve güneybatısındaki Mira ve Kuwaliya ülkeleriyle de zaman zaman antlaşmalar, zaman zaman da zor kullanarak denge sağladı. Uzun ve başarılı bir saltanattan sonra sonunun nasıl noktalandığı bilinmeyen II. Murşili’nin yerine büyük oğlu Muwatalli (İÖ 1310-1282) geçiti.

kaynak:nkfu

Etiketler, ,

Ahmet İzzet Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Ahmet İzzet Paşa; Osmanlı sadrazamıdır (Görice/Manastır 1864-İstanbul 1937).

İstanbul’da askeri rüştiye (1875), askeri idadi (1878) ve birincilikle Harbiye’yi bitirip (1884) süvari teğmeni oldu, Erkân-ı Harb Okulu’ndan sonra da kurmay yüzbaşı olarak orduya katıldı (1887), Harbiye ve Erkân-ı Harbiye’de coğrafya okuttu, daha sonra Goltz Paşa’nın yardımcılığına getirildi. Kolağası olduktan sonra (1889) Hamburg ve Berlin’de piyade ve süvari uzmanlığı kazandı. Dönüşte Erkân-ı Harbiye İkinci Şubesi’ne atandı (1894) ve binbaşı oldu. Halep Redif Fırkası (1895) Bulgar çetelerinin sindirilmesi, Yunan Savaşı’nda Tesalya Harekât-ı Harbiye Şubesi, Şan Redif Fırkası (1897), Cebel-i Dürüz Seyyar Kumandanlığı (1902), Hicaz Hattı Ameliye Kumandanlığı (1903), Yemen İsyanı’nda Erkân-ı Harbiye-i Umumiye (Genel Kurmay) Başkanlığına getirildi, sonra da Ayan üyeliğine seçildi (1911), Balkan/Çatalca Savaşları’nı yönetti; 1913’te başkumandan atandı, sonra da Harbiye Nazırlığı’na getirildi. Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na girmemesi için çok çaba harcadı. Önleyemediği savaşta Doğu Anadolu’da İkinci Ordu ve Kafkas Cephesi Genel Komutanlığı’nı üstlendi (1916). Brest-Litovsk ve Bükreş konferanslarına askeri delege olarak katıldı. Savaştan sonra İttihat ve Terakki Kabinesi yerine hükümeti kurmakla görevlendirildi (14 Ekim 1918), fakat sadrazamlığı 25 gün sürdü. Sonraki hükümetlerde değişik bakanlıklar üstlendi. Kurtuluş Savaşı sırasında Ankara Hükümeti ile iyi ilişkiler kurdu, Ankara’ya gidip Mustafa Kemal Paşa ile görüştü. Ankara’nın onayıyla Harbiye Nazırı oldu ve TBMM Hükümeti’ ni destekledi. Cumhuriyet döneminde resmi görev üstlenmedi, bir ara Elektrik Şirketi İdare Meclisi üyeliği yaptı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Ahmed Tevfik Paşa (Okday) Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Ahmed Tevfik PaşaAhmed Tevfik Paşa;son Osmanlı sadrazamıdır (İstanbul 1845-ay. y. 1936).

Kırım kökenli; süvari feriki Hakkı Paşa’nın oğludur. Vidin’de rüştiye’yi bitirdikten sonra 14 yaşında Davut Paşa İkinci Süvari Alayı’na yazıldı. 18 yaşında sınavla teğmen oldu. Sağlık nedeniyle askerlikten ayrılıp (1865) Babıâli Tercüme Odası’na girdi. Roma Elçiliği ikinci kâtibi (1872) olarak başladığı dış görevlerini değişik başkentlerde sürdürdü. Önce Atina (1883), sonra Berlin (1885) büyükelçilikleri yaptı.Ikinci Meşrutiyet’te (1908) Sait Paşa Hükümeti’nde hariciye nazırı oldu yanı sıra Âyan Meclisi’ne de üye seçildi. 31 Mart Ayaklanması üzerine görevinden çekilmek zorunda kalan Hüseyin Hilmi Paşa’nın yerine sadrazamlığa getirildi. Olayları bastırmak için çabaladıysa da Hareket Ordusu’ nun İstanbul’a girmesi üzerine II. Abdülhamit’in tahttan indirilip yerine Mehmet Reşat’ın padişah olmasıyla görevinden ayrıldı (18 Mayıs 1909) Londra büyükelçiliğine atandı. Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine İstanbul’a döndü. Vahidettin’in padişah olmasıyla görevden çekilen Talat Paşa’ nın yerine ikinci kez sadrazamlığa getirildiyse de bu görevin de süresi çok kısa oldu. Ancak yerini alan Ahmet İzzet Paşa’nın kısa süren görevinden sonra üçüncü kez sadrazamlığa getirildi İstanbul’un işgal edilmesi ve Mebusan Meclisi’nin dağıtılması bu döneme rastlar. Görevden çekildikten bir süre sonra yeniden sadrazamlığa getirildi (22 Ekim 1920). Osmanlı Devleti’nin son sadrazamlığını üstlendiği bu dönemde, Londra Konferansında (1921) son sözü Ankara temsilcisi Bekir Sami Bey’e bıraktı. 3 Mart 1922’de hariciye nazırlığını da üstlendi. TBMM’nin saltanatı kaldırması üzerine (1 Kasım 1922) Tevfik Paşa’nın da görevi son buldu ve istifa etti (4 Kasım 1922). Cumhuriyeti’in kurulmasından sonra yaşamını İstanbul’da sürdürdü ve görev almadı. Soyadı Kanunu’ndan sonra (1934) Okday soyadını aldı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Piyale Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Piyale Paşa CamiPiyale Paşa;Osmanlı denizcisidir (Tolna? – İstanbul 1578).

Enderun’da yetişti. Sinan Paşa’nın ölümüyle 1554′ te Kampanıderyalığa getirildi. 1555 baharında emrindeki 60 gemi ve Karlı Kenti Sancakbeyi Turgut Reis ile birlikte Fransa’ya yardım etmekle görevlendirildi; Fransızlarla birlikte Elbe Adası’nı aldı. Kış yaklaşıp Osmanlı kuvvetleriyle Fransız askerleri arasında anlaşmazlık başgösterince İstanbul’ a döndü. 1556’da İspanyolların elindeki Oran’ı, 1557 yazında Bizerte’yi aldı. 1558’de Minorka Adası’nın önemli kentlerinden Civdadela’yı ele geçirince, Cezayir Beylerbeyi unvanını kazandı. Andrea Doria komutasındaki donanma Mart 1560’ta Cerbe (Gerba) Adası’nı ele geçirdiği zaman, Turgut Reis yardım isteyince Haçlı Donanması’nı yenerek Cerbe’yi ele geçirdi (Temmuz 1560). 1565’te kaptanıderya olarak çıktığı Malta Seferi, Turgut Reis‘in şehit düşmesi üzerine başarısızlıkla sonuçlandı. Nisan 1566’da Sakız Adası’na sefer yaparak Ceneviz yönetimine son verdi. 1570’de Lala Mustafa Paşa komutasında başlayan Kıbrıs Seferi’ne katıldı. Kıbrıs’a gönderilecek yardımları önledi, denizyolunun güvenliğini sağladı. Kasımpaşa’da yaptırdığı caminin yanındaki türbesine gömüldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

George Smith Patton Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

George Smith PattonGeorge Smith Patton; ABD’li askerdir (Gabriel/Kaliforniya 1885-Heidelberg 1945).

1909’da ABD Askeri Akademisi’ni bitirdi ve teğmen olarak 15. süvari birliğine atandı. Fransa’da ordu karargâhının komutanlığına atandı. Birinci Tank Tugayı’nın eğitilmesini üstlendi. 1918’de yararlandı. Üstün Başarı Haçı ve Madalyası verildi, albaylığa yükseldi. 1940’ta tuğgeneral rütbesiyle İkinci Zırhlı Birliğin başına getirildi. 1942’de tümeniyle Fas’a çıktı. 1943’te Tunus’taki İkinci Kolordu’nun başına getirildi, korgeneral oldu. İngiliz Sekizinci Ordusu ile birlikte Sicilya’yı düşman işgalinden kurtardı. 1944’te İngiltere’de bulunan Üçüncü Ordu’nun komutasını üstlendi. Kuzey Fransa’da durdurulana kadar Metz ve Nancy bölgesine ulaştı. 1945′ te Üçüncü Ordu’yu hazırladı. Frankfurt am Main’i aldı. Ordunun bir bölümü Avusturya’ya, öteki bölümü de Güney Almanya’dan Çekoslavakya’ya geçti ve antlaşma sağlanmadan önce Pilsen’i kurtardı, orgeneralliğe yükseldi. Savaşın bitiminden sonra Bavaria’nın askeri eyalet başkanı oldu. Yerinde verdiği kararlar ve ileriye dönük planları onu İkinci Dünya Savaşı’nın en büyük komutanlarından biri yaptı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Fidel Castro Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Fidel CastroFidel Castro; Kübalı devlet adamıdır (Oriento-Santiago de Cuba 1926).

Havana Üniversitesi’nde hukuk okurken 1947’de Dominik Cumhuriyeti diktatörü Trujillo’ya karşı düzenlenen başarısız bir eyleme katıldı. 1950′ de hukuk doktoru olarak üniversiteyi bitirdi. 1950-1952 arasında serbest avukatlık yaptı. 1953’te Batista yönetimine karşı devrimci çalışmalara başladı. 26 Temmuz 1953’te aralarında Che Guevera’nın da bulunduğu arkadaşlarıyla Santiago de Cuba’da Moneada Kışlası’na yaptıkları saldırıdan sonra tutuklandı. 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 21 ay hapis yattıktan sonra aftan yararlanarak cezaevinden çıktı. Önce ABD’ye gitti. 1955 ve 1956’yı Meksika’da geçirdi. Aralık 1956’da çevresine topladığı devrimci arkadaşlarıyla Gramna adlı bir gemiyle doğduğu ilin kıyılarına çıktıysa da başarısızlığa uğrayarak Sierra Meastra’ya çekildi. 1959’un başlarına kadar Che Guevera ile örgütledikleri ve halkın desteklediği birkaç yüz kişilik güçle Batista yönetimine karşı çete savaşı yürüttü. Eylemlerinin giderek geniş kitlelerce desteklenmeye başlaması üzerine Batista, seçimlerin yapılacağını duyurdu. Castro’nun etkisiyle halk, seçimleri boykot etti. 31 Aralık 1958’de Batista ailesiyle birlikte Dominik Cumhuriyeti’ne kaçtı. 2 Ocak 1959’da da Castro’ nun devrimci ordusu Havana’ya girdi. Aynı yılın şubatında başbakan oldu. Cumhurbaşkanlığına Dr. Manuel Urrutia Leo getirildi. Toprak reformuna girişti. Kooperatif ve halk çiftliği uygulamaları getirdi. Cumhurbaşkanının reformları onaylamaması üzerine başbakanlıktan ayrıldı. Ülke çapında doğan tepki üzerine bu kez Urrutia, cumhurbaşkanlığından çekildi, yerine Osvaldo Doticas geçti. Yeniden başbakan olan Castro, reformları gerçekleştirme olanağı buldu; endüstri alanında devletleştirmelere girişti. ABD şirketleri devletleştirildi. Castro’nun bu katı tutumu üzerine ABD’ye kaçan Kübalı göçmenler CIA’ nın da yardımıyla Nisan 1961’de Domuzlar Körfezi Çıkarması adıyla anılan başarısız bir eyleme giriştiler. Bu olaylar sonucunda Castro, SSCB’nin Küba’da füze üslendirmesini kabul etti (1962). Bu olay ABD ile SSCB arasında uluslararası boyutlara ulaşan bir bunalım yarattı. Ancak iki ülke belirli konularda uzlaşınca bu kez Castro ile SSCB’nin arasına soğukluk girdi. Küba, Amerika Devletleri Örgütü’nden (OAS) çıkarıldı. 1965’te Küba Komünist Partisi’ni (PPC) kurarak sekreterliğini üstlendi. SSCB’nin Küba ile yeniden ekonomik alanda ilişkiyi kabul etmesiyle soğukluk bitti. Bu arada Castro bağlantısızlara yaklaştı. 1969’da Peru ve 1971’de Bolivya ile ilişkilerini düzeltti. Aynı yıl Şili’de Ailende yönetimini desteklediği duyurdu. ABD ile ilişkileri yoluna koymak için girişimlerini artırdı. 1974’te Küba yeniden OAS’a alındı. Şubat 1976’da ilk sosyalist Anayasayı halkoylamasına sunarak benimsetti. Böylece Komünist Partisi Birinci Sekreteri, Devlet Kurulu Başkanlığı, Devlet Başkanlığı, Hükümet Başkanlığı, Başkomutanlık görevlerini üstlendi. Bağlantısız ülkelerine 1979 Konferansı’nın Havana’da toplanmasını sağlayarak bu harekette önderlerden biri oldu. 1979’da tüm siyasal tutukluları serbest bıraktı. 1980’de sınırları göçe açarak 120 bin kişinin ABD’ye göç etmesine izin verdi. Aynı yıllarda Angola’da devrimci hareketi desteklemek için asker gönderdi. History Will Absolve Me (Tarih Beni Bağışlayacaktır) 1967, adlı eseri dışında ABD yayınevlerince anılara ve ideolojik görüşlerini kapsayacak 3 ayrı kitap için 750 bin dolara anlaştı (1985).

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Ahmet Cemal Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Ahmet Cemal PaşaAhmet Cemal Paşa; Osmanlı askeridir (Midilli 1872-Tiflis 1922).

1895’te Harp Akademisi’ni bitirdi, kurmay yüzbaşı olarak merkezi Selanik’te bulunan 3. Ordu’da görev aldı. İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne girdi. 3. Ordu’nun Erkan-ı Harb Reisliği’ne getirildi. Binbaşı olunca Rumeli Demiryolları müfettişi oldu. Bu görevi sırasında, İttihat ve Terakki’nin yayılması için çalışmalar yaptı, bu örgütün merkez üyeliğine seçildi. 10 Temmuz 1908’de Talat, Cavit ve Hafız Hakkı Bey ile birlikte, İttihat ve Terakki’nin genel merkez olağanüstü temsilcisi sıfatıyla İstanbul’a geldi. Bir süre Anadolu Islahat Heyeti ile birlikte Gebze’ye gitti. 31 Mart Olayı çıkınca, İstanbul’a döndü ve olay bastırıldıktan sonra Üsküdar mutasarrıfı oldu.

Ağustos 1909’da Adana Valiliği’ne atandı. 14 Ağustos 191 l’de Bağdat Valisi, 21 Eylül 1912’de Konya Redif Fırkası komutan vekili oldu. Bu fırkayla Vize’de Bulgarlara karşı savaştı. Pınarhisar Savaşı’nda büyük çabalarına karşın yenildi. Bu görevden sonra Umum Menzil müfettişliğine atandı ve rütbesi 6 Ekim 1912’de albaylığa yükseltildi. Babıali Baskını’nda görev üstlendi ve Mahmut Şevket Paşa’nın sadrazam olması üzerine İstanbul Muhafızlığına atandı. İttihat ve Terakki’nin yönetime gelmesiyle Edirne’nin geri alınması konusunda çaba harcadı. Edirne’nin kurtarılması üzerine rütbesi ferikliğe yükseltildi. Önce Nafia, sonra da Bahriye Nazırı oldu. Osmanlı Donanması’na canlılık ve güç kazandırmak amacıyla Fransa ile ilişki kurmak için Paris’e gittiyse de başarılı olamadan geriye döndü.

Birinci Dünya Savaşı başlayınca Bahariye Nazırlığı üzerinde kalmak koşuluyla İkinci Ordu Komutanlığı’na atandı. Ancak birkaç gün sonra, görevi Dördüncü Ordu Komutanlığı’na çevrildi. Mısır’ı İngilizlerden kurtarmak amacıyla bir sefer düzenlemek için Şam’a gitti. 12 bin kişilik bir birlik ile Tih Sahrası’nı geçerek, Mısır’a girdiyse de destek sağlanamadığından Süveyş Kanalı’ndan geri dönmek zorunda kaldı. İkinci harekâtında da başarı sağlayamadı, İngilizlerin, Suriye ve Filistin üzerine giriştikleri saldırıları önlemek ve İngiliz yanlısı Araplarla başa çıkmak için çaba harcadı. Görevden alınınca İstanbul’a geldi. Savaş Seferi yenilgiyle sonuçlanınca öteki İttihatçılar gibi ülkeden ayrılmak zorunda kaldı. Berlin’e yerleşti, Münih’e geçti, İsviçre’ye gitti. İngilizlere karşı savaşmak için Afganistan’a hareket etti. Taşkent’te eski Türk subaylarını bir araya toplayarak bir komite oluşturdu. Afgan Ordusu’nun eğitimiyle ilgili çalışmalar yaptı. Enver Paşa’ nın yanına geleceğini haber alınca onunla buluşmak üzere geldiği Moskova’dan Tiflis’e döndüğünde burada yaverleri Süreyya Bey ve Nusret Bey ile birlikte Ermeniler tarafından öldürüldü.

Suriye’deyken yaptığı incelemeler bir kitap halinde 1918’de Berlin’de basıldı: Alte Denkmaler aus Syrien Palastina und West-Arabien (Suriye, Filistin ve Batı Arabistan’ın Eski Eserleri) olup ayrıca anıları da yayımlandı (1923; Hatıralar, 1958).

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Hernando Cortes Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Hernando CortesHernando Cortes;İspanyol denizcisidir (Estramadura/Medellin 1485-Sevilla yakınları 1547).

Salamanca Üniversitesi’nde kısa bir süre hukuk okudu. 1504’te Santa Domingo’da çiftçiliğe başladı. 1511’de Diego Velazquez ile birlikte Küba Seferi’ne katıldı. Velazquez, Cortes’i Yutacan’a gönderdi. Şubat 1519’da yola çıkan Cortes, mart ayında Tabasco’da karaya ayak bastı ve bir süre yerlilerden bilgi edinmek amacıyla orada kaldı. Velazquez’in baskısından kurtulmak amacıyla başka bir bölgeye geçti, kıyıda Veracruz Kenti’ni kurdu. Askerleri tarafından vali ve yargıç seçildi. Daha sonra iç topraklarda keşiflere başladı. 8 Kasım 1519’da az sayıda askerleri ve kendisini koruyan Tlaxcala yerlileriyle birlikte daha sonra Mexico City adıyla başkent olacak Tenochtitlan Kenti’ne girdi. Daha önce kendisini tehdit eden Aztek Kralı Montezuma, Cortes’i Azteklerin Tanrısı “Questsalcoatl” olarak tanımlayıp büyük bir coşkuyla karşıladı (1519). Montezuma’yı tutuklayarak zincire vurdu. Bu arada Velazquez’in gönderdiği kendisini komutanlıktan almakla görevli Panfilo de Narvaez kuvvetlerini yendi. Dönüşte İspanyol garnizonunun Kızılderililer tarafından kuşatıldığını gördü. Montezuma yerlileri durdurmaya çalışırken öldürülmüştü. Aç kalan ve kuşatılan Cortes, gece kentten ayrılmaya karar verdi. 6 günlük bir kaçıştan sonra ardından gelen Kızılderili savaşçıları Otumva Savaşı’ nda yendi (Temmuz 1520). Tlaxcala’ da iyi karşılanan Cortes, güçlerini yeniden örgütledi, uzun süren bir kuşatmadan sonra 1521’de kenti ele geçirdi. Bu zafer Aztek İmparatorluğu’nun sonu sayılır. Cortes, İspanya’ya yolladığı sayısız elçilerle İmparator V. Carlos’u fethinin önemine inandırmaya çalıştı.

İspanya’ya döndüğünde 1528’de amiral atandı ve “Marki del Walle de Oaxaca” unvanını aldı. Başarıları düşmanlarını kıskandırdı. Mallarına el konuldu ve buyruğundakileri tutuklandı. Cortes, imparatordan yardım istedi. V.Carlos tarafından gösterişli ve onurlu bir biçimde karşılandıysa da artık yıldızı sönüyordu. Mexico’ya döndüğü zaman V. Carlos’un Zntonio de Mendouza’yı genel vali atadığını gördü. Ele geçirdiği ülkenin yönetiminden yoksun kalan Cortes, bu kez 1535’te Güney Kaliforniya Yarımadası’na gitti. Honduras’ı keşfetti. Değersiz düşmanlarla uğraşmaktan usanan Cortes, yeniden İspanya’ya döndü. Cezayir korsanlarına karşı açılan başarısız sefere katıldı. 1541′ de yapılan ve yenilgiyle sonuçlanan bu çarpışmada Cortes gönüllü olarak dövüştü. Daha sonra yurtluğuna çekildi, son yıllarını orada geçirdi, V. Carlos’a yazdığı ünlü 5 mektup, Mexico piskoposu Fransisco Antonio Lorenzana tarafından 1770’te yayımlandı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Çandarlı Ali Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Çandarlı Ali Paşa; Osmanlı sadrazamıdır (? – İznik 1407).

Çandarlı Kara Halil Hayrettin Paşa’nın büyük oğludur. Kadılık yaptı, kazaskerken 1387’de babasının ölümü üzerine sadrazam oldu. Karamanoğlu Ali Bey’e karşı düzenlenen sefere katıldı. En büyük başarısını Bulgaristan’ın ele geçirilmesinde gösterdi. 30 bin askerle Bulgaristan’a girdi. Pravadi, Tırnova ve Şumnu kalelerini ele geçirerek, Tuna kıyılarına kadar uzandı. Bulgarların Haçlılar birliğine katılmalarına engel oldu. Yıldırım Bayezit döneminde de görevini sürdürdü. Ankara Savaşı’nda bulunmasına karşın, Yıldırım Bayezit‘ in Timur‘a tutsak düşmesi üzerine kimi komutanları ve Anadolu askerini alarak Süleyman Çelebi ile birlikte Bursa’ ya çekildi. Timur Ordusu’nun kendilerini izlemesi üzerine, kentteki hazine ve değerli eşyaları alıp Edirne’ye gitti. Bu tarihten sonra ölümüne kadar, yalnızca Rumeli kesiminde vezirlik yaptı. Süleyman Çelebi ile birlikte Anadolu’ ya geçerek Ankara’ya kadar olan yerleri, yeniden yönetime kattı. Çelebi Mehmet ile Süleyman Çelebi arasındaki kavganın ortadan kaldırılmasında etkin oldu. Şehzadelerin birbirleriyle savaştıkları sırada öldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Çandarlı Halil Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Çandarlı Halil Paşa; Osmanlı sadrazamıdır (? – İstanbul 1453).

Babası İbrahim Paşa’nın sadrazamlığı sırasında kazaskerliğe atandı. Babası ölünce II. Murat tarafından sadrazamlığa getirildi (1429). Padişahın savaştan hoşlanmadığını göz önünde bulundurarak, barışçı bir politika izledi. Şehzade II. Mehmet’in 13 yaşında Osmanlı tahtına oturtulduğu dönemde de sadrazam olarak kaldı. Varna Savaşı (1444) sonrasında eksik kesilmiş akça yüzünden ilk kez ayaklanan yeniçeriler, ulufelerine zam istediler. Çandarlı Halil Paşa, ulufeleri yarımşar akçe artırarak olayların önünü aldı. Çandarlı Halil Paşa, II. Murat‘ın ölümüne kadar tam bir serbestlik içinde görev yaptı. II. Murat‘ın ölümünden sonra padişah olan II. Mehmet de Çandarlı Halil Paşa’yı görevinde bıraktı. Ancak, II. Mehmet‘e yandaş olanların tümü Edirne’ye gelince, Halil Paşa’nın aleyhine çalışmalar çoğaldı. Hacca gitmek isteyen Halil Paşa’ya padişah çeşitli armağanlar gönderip gönlünü aldı. Rumelihisarı’ nın sağ üst kulesini, Çandarlı Halil Paşa, kendi adına tamamladı. Padişahın İstanbul’u kuşatma hazırlıklarına katıldı. İstanbul ile ilgili bilgi toplama görevini padişah kendisine verdi. Bizans imparatoru, Çandarlı’ya çeşitli armağanlar vererek II. Mehmet’i bu düşüncesinden vazgeçirmesini istedi. Çandarlı Halil Paşa, daha sonra Edirne’de yapılan bir toplantıda, kuşatmaya karşı çıktı, ancak yalnız kaldı ve padişahla anlaşmazlığa düştü.

Kuşatma sırasında da barıştan yana umudunu kesmeyen Çandarlı, 24 Mayıs günü yapılan bir toplantıda, Venedik ve Avrupa Haçlı yardımı gelemeden ağır koşullarla bir barış yapılmasını padişaha yeniden önerdi. Ancak bir öneri de kabul edilmedi. 29 Mayıs sabahı yapılan genel saldırıyla İstanbul alındığı zaman, Halil Paşa sağ kolundan yaralandı.

Bizanslılardan rüşvet aldığı söylentisi üzerine 1 Haziran 1453 günü hapsedildi. Kırk gün kadar hapis yattıktan sonra 10 Temmuz günü idam edildi. Cesedi İznik’e götürüldü ve Nilüfer Camisi İmareti yakınındaki türbesine gömüldü. Çandarlı Halil Paşa, idam edilen ilk Osmanlı sadrazamıdır. İdamından sonra kendisinin ve ailesinin tüm mallarına el kondu.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Çandarlı İbrahim Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

ÇANDARLI İBRAHİM PAŞA, Osmanlı sadrazamı (? – Edirne 1429). Çandarlı Kara Halil Hayrettin Paşa’nın küçük oğludur. Edirne’de kadılık yaptı. Musa Çelebi, kendisini Bizans’a gönderip yıllık vergiyi almakla görevlendirdiğinde bir daha Edirne’ye dönmedi ve Çelebi Mehmet’e katıldı. Çelebi Mehmet ile Amasya’ya gitti ve kazaskerlik görevini üstlendi. Çelebi Mehmet Bursa’ya gelince de vezir oldu. II. Murat döneminde görevini sürdürdü. Sadrazam Bayezit Paşa’nın yerine sadrazam oldu (1421). II. Murat, divandaki beş üyeyi ikiye indirip İbrahim Paşa ile Hacı İvaz Paşa’yı görevde bırakınca, ikisi arasında şiddetli bir rekabet başladı. Daha sonra, Hacı İvaz Paşa divandan ayrılmak zorunda kaldığından, İbrahim Paşa, tek başına devlet işlerini yürütmeye başladı. 11 yıl sadrazamlık yaptı. İznik’e gömüldü.

ÇANDARLI İBRAHİM PAŞA, Osmanlı sadrazamı (Edirne 1429-İnebahtı 1499). Çandarlı Halil Paşa’nın küçük oğludur. 1451’de Edirne Kadılığı’na atandı. 1453’te babasının ölümü üzerine ailenin mallarına el konması ve görevinden alınması sıkıntılar çekmesine neden oldu. Fatih bir süre sonra, Çandarlı ailesini bağışlayıp devlet hazinesine alınan mallarını ve topraklarını geri verdi, İbrahim Paşa da yeniden Edirne Kadılığı’na getirildi. 1465’e kadar Edirne’de kadılık yaptı. Kazaskerliğe yükseltildi, 1468’de de Amasya’da sancakbeyi bulunan Şehzade Bayezit’ in lalağına atandı. II. Bayezit ile birlikte Kili ve Akkerman kalelerinin fethine katıldı. 1485’te Rumeli kazaskeri oldu, Şubat 1486’da vezirliğe atandı. 1487’de ikinci vezir, Ağustos 1498’de Hersekzade Ahmet Paşa‘nın yerine sadrazam oldu. İnebahtı Seferi’ne katıldı, kale ele geçirilmeden ordugâhta öldü. Cenazesi İznik’e getirildi ve babasının yanına gömüldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa; Osmanlı veziriazamıdır (?-Serez 1387).

Ünlü Çandarlı ailesinin kurucusudur. Sivrihisar’ın Cendere Köyü’nden oldukları için Çandarlı adını alan aile (Çandarlu, Candarlu, Cendereli, Cenderi) Osmanlı Devleti’nin kurulduğu yıllarda kadılık mesleğinde kendini gösterdi. Paşa, Osman Gazi’nin kayınbabası olan Şeyh Edebali’nin de akrabasıdır. İlmiye mesleğinden yetişti. Bilecik kadısı oldu, daha sonra İznik Kadılığı’na atandı. 1330’da İznik, 1348’de de Bursa Kadılığı’na getirildi. Bu görevi, I. Murat‘ın Osmanlı tahtına çıkmasına kadar sürdü (1362). Orhan Gazi, örgütlü ve düzenli bir devlet kuvveti oluşturmak isteyince, Çandarlı Kara Halil Hayrettin Paşa’nın çabasıyla Yeniçeri Ocağı kuruldu. Ordu Kazaskerliği’ne atandı, askerlik alanındaki çalışmaları dolayısıyla kendisine paşa unvanı verildi, sonra da vezir oldu. Gümülcine’de bulunan Evrenos Gazi ile birlikte Batı Trakya’yı ele geçirmekle görevlendirildi (1371). Kavala, Drama, Zihne ve İskeçe ile Serez’i ele geçirdi, daha sonra Tesalya ve Manastır’ı işgal etti. Arnavutluk içlerine de akınlar düzenledi. Manastır’dan sonra Ohri’yi de ele geçirdi. I. Murat Karaman seferindeyken korumakla görevli olduğu Rumeli’de öldü (1387). Cenazesi Serez’den İznik’e getirildi ve İznik surlarının dışında bulunan türbesine gömüldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Abdullah Ramiz Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Abdullah Ramiz Paşa; Osmanlı denizcisidir (Kırım 1765-Yergöğü 1813).

1775’te Rus baskınından kurtulmak amacıyla Kırım’dan kaçarak İstanbul’a geldi. Çeşitli medreselerde eğitim gördü, kadılık mesleğinde ilerledi. Bir ara Mahmut Paşa Mahkemesi Naipliği’ne getirildi. Bu görevdeyken açılan Mısır Seferi’ne ordu kadısı olarak katıldı. Küçük Ruznamçeciliğe yükseltildi. Orduyla İstanbul’a döndükten sonra Başmuhasebeci oldu, aynı zamanda Humbarahane ve Mühendishane nazırlığı görevine de getirildi. Kabakçı Mustafa Ayaklanmasında III. Selim’in tahttan indirilmesinden sonra, Kavala’ya sürüldü (1807). Bir süre sonra Alemdar Mustafa Paşa tarafından sürgünden kurtarıldı ve vezir rütbesiyle Silistre Valiliği’ne atandı. Burada Behiç Tahsin ve Galip beylerle birlikte Alemdar Mustafa Paşa ile ilişki kurdu ve tarihte Rusçuk Yaranı adı verilen gizli bir derneği oluşturanlar arasında yer aldı.

Kabakçı Ayaklanması’nı bastırmak ve III. Selim’i yeniden tahta çıkarmak amacıyla İstanbul’a gelen Alemdar Mustafa Paşa’nın yanında yer aldı. Bu arada kaptanıderyalığa atandı. Bu görevi sırasında tersaneyi düzene soktu ve Galata’daki Kalyoncu Odaları’nı kapattı. Bahriyede disiplini sağladı. Yeniçerilerin Babıâli’yi basıp Alemdar Mustafa Paşa’yı öldürmeleri üzerine, bir süre sarayı savunmayı sürdürdü. Daha sonra bir gemiye binerek Üsküdar’a geçmek istediyse de başaramayınca Marmara’ya açıldı. İzlendiğini anlayınca Yeşilköy’de karaya çıktı ve bir süre gizlendi, Rusçuk’ta bulunan Alemdar Mustafa Paşa’nın kethüdasının yanına kaçtı. Hakkındaki idam kararının kaldırıldığı ve Belgrat Valiliği’ne atandığı bildirilince ortaya çıktı. Ancak Sadrazam Hurşit Paşa tarafından düzenlenen bir pusuya düştü, Yergöğü yakınlarında yakalanarak öldürüldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Abdurrahman Nurettin Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Abdurrahman Nurettin PaşaAbdurrahman Nurettin Paşa; Osmanlı sadrazamıdır (Kütahya 1836-İstanbul 1912).

Özel öğrenim gördü. Babasının Şehrizor, Şam ve Cidde valiliklerinde bulunduğu 1852-1860 arasında onun kethüdalığını ve Divan kâtipliğini yaptı. 1861’de Rumeli aşarının beş yıllığının birleştirilmesi konusunda halkı aydınlatmak için Tolçi ve Köstence yöresine gönderildi. 1863’te Şumnu Kaymakamlığına atandı. 1864’te Varna mutasarrıfı oldu, 1865’te mirmiran rütbesine yükseltildi. Beş yıl bu görevde kaldıktan sonra, Rumeli Beylerbeyi, 1872’de de vezirlik rütbesiyle Prizren Valisi oldu. Bir yıl sonra Tuna, 1875’te de Bağdat valiliklerinde bulundu. Bu görevdeyken 6. Ordu Nazırlığı’nı da yaptı. 1877’de Diyarbakır, 1879’da ikinci kez Bağdat valisi oldu. 1881’de Umur-ı Nafıa Komisyonu üyeliğine atandı. Bu görevi sırasında II. Abdülhamit tarafından sadrazamlığa getirildi (2 Mayıs 1882). Mısır sorunu yüzünden kısa bir süre sonra istifa etti (11 Temmuz 1882). Sadrazamlıktan ayrıldıktan sonra önce Kastamonu, 1891’de Aydın, 1893’te Edirne valiliğine getirildi. İki yıl sonra da Adliye nazırı oldu. Sadrazam Halil Rıfat Paşa’nın hastalığı sırasında ona vekillik yaptı. 11 Kasım 1901’de Mabeyin Başkâtipliği’ne atandı. Daha sonra Adliye Nazırı oldu. İkinci Meşrutiyetin ilan edilmesi üzerine Vekiller Meclisi’nde görev aldı (1908). Aynı yıl görevinden istifa etti. Yaşamının son yıllarını da sıkıntı içinde geçirdi.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Abdülmecid Efendi Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Abdülmecid EfendiAbdülmecid Efendi; son Osmanlı veliahtı ve halifesidir (İstanbul 1868-Paris 1944).

Babası Abdülaziz, annesi Hayrandil Kadın’dır. Babası tahttan indirildiğinde 7 yaşındaydı. Eğitimini annesiyle ablası üstlendi. Küçük yaşta orduya alındı, kısa sürede albaylığa kadar yükseltildi. Fransızca, İngilizce, Almanca ve Arapça öğrendi. Okumaya, yazmaya, şiire, müziğe, resme ve spora düşkündü. II. Abdülhamit’in en sevdiği şehzadeydi. İkinci Meşrutiyet’ten sonra Çamlıca’daki konağı seçkin sanatçıların uğrağı oldu. 1918′ de veliaht oldu. Balkan Savaşı sırasında İttihat ve Terakki yönetimine karşı çıkmıştı. Kurtuluş Savaşı’nda da Anadolu’ya geçmeyi kabul etmedi. Mustafa Kemal güçleriyle Damat Ferit yönetimi arasında kararsızdı. Bununla birlikte saltanatın kaldırılmasından sonra TBMM tarafından halifeliğe getirildi (18 Kasım 1922). Halifeliğe geçiş töreninin eski cülüs (tahta oturuş) törenlerinde olduğu gibi Topkapı Sarayı Akağalar Kapısı önünde yapılmasını istiyordu. Ankara Hükümeti ise tahta çıkış töreni anlamına geleceği için buna kesinlikle karşıydı. Yeni halifeyi kutlama töreni Veliaht Dairesi’nde yapıldı. Kutlamaya gelenler arasında TBMM temsilcileri de vardı. Mustafa Kemal Paşa da kendisine bir yazı yolladı. Fakat Abdülmecit Efendi ataları olan padişah ve halifeler gibi davranmaktan vazgeçmedi. Halifeliği yanında Osmanlı saltanatını da yeniden kurma umudunu yitirmedi. 29 Ekim 1923′ te Cumhuriyet’in kurulmasından sonra Cumhuriyet karşıtlarının etrafında toplanması üzerine TBMM’nin 3 Mart 1924’teki oturumunda Urfa milletvekili Şeyh Saffet Efendi ile 151 arkadaşının Halifeliğin kaldırılması konusunda verdiği önerge yasalaştı ve Halifelik kaldırıldı. Aynı yasa gereğince Osmanlı hanedanı üyelerinin de yurtdışına çıkarılması kararlaştırıldığı için Abdülmecit Efendi, sabaha karşı ailesiyle birlikte saraydan alınıp Çatalca’da trene bindirilerek sınırdışı edildi.

Abdülmecit Efendi’nin halifeliğiyle birlikte altı yüz yıllık Osmanlı saltanatı ve hanedanı da tarihe karıştı. Abdülmecit, İngilizlerin Mısır’a, dünürü (kızı Dürrişehvar’ın kayınbabası) Haydarabat nizamının Hindistan’a yerleşmesi çağrılarını Ankara Hükümeti’nden çekindiği için kabul etmedi. Bir İslâm ülkesine değil, İsviçre’ye gitmeyi yeğledi. Dışardaki sürgün yaşamını İsviçre’ de ve Paris’te geçirdi. Paris’te kalpten ölünce cenazesini oğlu Mısır’a kızı Hindistan’a götürmek istedilerse de Paris’te bir caminin avlusuna gömüldü. 10 yıl sonra kemikleri Medine’ye Harem-i Şerife taşınarak Vahhabilerin inançlarına göre taşsız olması gereken bir mezara kondu (30 Mart 1954).

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Ali Rıza Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Ali Rıza PaşaAli Rıza Paşa; Osmanlı sadrazamıdır (İstanbul 1860-ay. y. 1932).

Askeri Lise (1880) ve Harbiye’den (1886) sonra kurmay olarak Harbiye’ye muallim muavini atandı. Öğrenim için Almanya’ya gönderildi. Olağan terfilerle rütbeleri yükseldi. Harbiye’de yine öğretmenlik, polis ve jandarma tüzüğünü hazırlayan kurulda üyelik, Harbiye hesaplarını teftiş görevlerinde bulundu. Miralay olduktan (1895) sonra Havran Ayaklanması’nı bastırmakla görevlendirildi (1896). Bulgaristan sınırını denetleyen kurula başkanlık etti, Yunan Savaşı’nda Harekât-ı Askeriye Şube Müdürü olarak görev yaptı. Mirliva ve ferik rütbelerinde askeri görevlerinin yanı sıra Golos Mutasarrıflığı ve Manastır Valiliği yaptı. Valiliğinde Rus konsolosunu vurduğu için Trablusgarp’a sürüldü. Yemen Ayaklanması’nı (1905) bastırma, Hamidiye Demiryolu İşletme Nazırlığı, İkinci Ordu Müşirliği, Harbiye Nazırlığı ve Ayan üyeliği görevlerinde bulundu. Balkan Savaşı’nda Makedonya Ordusu Başkomutanı oldu. Bahriye Nazırlığı (1919), Ferit Paşa kabinesinde Ticaret ve Ziraat Nazırlığı yaptıktan sonra 2 Ekim 1919’da sadrazamlığa atandı, bu görevi 5 ay sürdürdü. Bu görevi sırasında Bahriye Nazırı Salih Paşa’yı Heyeti Temsiliye ile görüşmek üzere Amasya’ya gönderdi. Bu tutumu nedeniyle İşgal kuvvetlerinin diretmesi üzerine istifa etti (Mart 1920). Daha sonraki hükümetlerde nafıa ve dahiliye nazırlıkları yaptı. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra etkin politik yaşamdan uzak kaldı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Lütfi Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Lütfi Paşa;Osmanlı sadrazamıdır (? 1488 – Dimetoka 1563).

Avlonya’dan devirilerek İstanbul’a getirildi. Sarayda eğitim gördü ve çuhadarlık hizmetinde bulundu. Yavuz Sultan Selim‘in tahta çıkışında taşraya çıktı. Aydın Livası’na, sonra Yanya Sancakbeyliği’ne atandı. Birinci Viyana Kuşatması’na katıldı. 1533’te Karaman beylerbeyi oldu. Bir süre Anadolu beylerbeyliği, 1536’dan sonra da Rumeli beylerbeyliği yaptı. 25 Ağustos 1537’de 25 bin kişilik kuvvetle, Korfu yöresine gitti. 1538’de ikinci vezir oldu. Boğdan Seferi’ne katıldıktan sonra, 1539’da sadrazamlık makamına getirildi. İki yıl kaldığı bu görevde, bazı örgüt değişiklikleri yaptı. Venediklilerle barış, Avusturya’ya açılan savaş da onun döneminde oldu. Sadrazamlıktan alındıktan sonra emekli olarak Dimetoka’da oturması buyuruldu. Buradaki çiftliğinde Hac’dan döndükten sonra da Dimetoka’da oturdu ve burada öldü. Asaf-nâme ve Tevârih-i âl-i Osman adlı eserleriyle tanınır. Asafnâme, devlet yönetimine ilişkin birçok örgütü içerdiğinden önemlidir. Tarihi ise, daha önceki anonim Osmanlı tarihlerinin bir özeti ve yinelenmesi gibidir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Cezayirli Hasan Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Cezayirli Hasan PaşaCezayirli Hasan Paşa; Osmanlı sadrazamıdır (Kafkasya 1715 -Şumnu 1790).

25 yaşında, Yeniçeri Ocağı’na yazıldı. Belgrad kuşatmasında yararlık gösterdi. Cezayir yolunda bir gemiyi ele geçirerek içindekileri tutsak aldı. Cezayir dayısının gözüne girdi, korsanlık yapmasına izin verildi. Tlemsen sancakbeyi olduysa da burada öldürüleceğini anlayınca, İspanya’ ya kaçtı ve Kral Carlos’tan yakınlık gördü. İspanya’dan Napoli yoluyla İstanbul’a geldi. Tlemsen hazinesinden para alarak kaçtığı İstanbul’a bildirildiği için hapse atıldıysa da suçsuz olduğu anlaşılınca malları kendisine geri verildi ve donanmaya alındı, rütbesi hızla yükseldi. 1768 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Akdeniz’de Rus Donanması’ na karşı başarıyla çarpıştı. Çeşme Limanı’na demir atan Osmanlı Donanması 6/7 Temmuz 1770 gecesi, düşman donanmasının ateş gemileriyle yakıldı. Bu savaştan sonra Hasan Paşa beylerbeyi oldu. Rusların asker çıkardığı Limni Adası’nı korumakla görevlendirildi. 5 ekim 1770’te kaleyi teslim etmeye hazırlanan muhafızların yardımına yetişti. Güneydeki Mondros Limanı’ndaki Rus Donanması’na ağır kayıplar verdirdi; Çanakkale’ye döndü. Başarıları üzerine Kasım 1770’te kaptanı derya oldu. Üç yıl kaptanıderyalık ve Boğaz Seraskerliği yaptıktan sonra I. Abdülhamit‘i tahta çıkması üzerine Rusçuk Seraskerliği’ne atandı. 1774’te ikinci kez kaptanıderya oldu ve 15 yıl aralıksız hizmet gördü. Sağlam ve güçlü bir donanma kurmayı başararak 1775’te Akkâ’ya geldi, Suuriye’yi egemenliğine almak isteyen Tahir Ömer’i yendi, Şam’a kadar izleyerek ortadan kaldırdı.

Mora’da ayaklanan Arnavutları Trapoliçe’de etkisiz kılarak Mora’da güvenliği sağladığından bu eyalet muhassıllık olarak kendisine verildi (1779). Çerkeş beylerinin devlete başkaldırmaları üzerine Mısır’da düzeni sağlamakla görevlendirildi. 1786 Haziranında da İskenderiye Limanı’na çıkarak ayaklanmayı bastırdı. I. Abdülhamit‘in yerine tahta çıkan III. Selim, Hasan Paşa’yı Anadolu Valiliği ile İsmail Seraskerliği’ne atadı. İsmail önünde Rusları yenerek İsmail Kalesi’ni de kuşatmadan kurtardı. Bunun üzerine, Cenaze Hasan Paşa’nın görevden alınmasıyla boşalan sadrazamlığa getirildi (3 Aralık 1789). Bu görevi yalmzca üç buçuk ay sürdü. Kısa süren bir hastalıktan sonra öldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Cezzar Ahmet Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Cezzar Ahmet PaşaCezzar Ahmet Paşa; Osmanlı askeridir (? – Akkâ 1804).

Sadrazam Hekimoğlu Ali Paşa’nın hizmetinde berberlik yaptı, birlikte Mısır’a gitti. Bedevilere karşı girişilen seferde öldürülen 70 kadar Bedevi’nin başını Mısır’a gönderdiğinde “deve kasabı” anlamında Cezzar adıyla anıldı. 1771’de Beyrut’u bombardıman eden Rus Donanması’na karşı yapılan savaşta göze girdiği için, Beyrut mütesellimi oldu. İsteklerine uymadığı Şihaboğulları tarafından Dürzi ve Marunilerle birlikte Beyrut’ta kuşatıldı. Dört ay dayandıysa da Şam’a çekilmek zorunda kaldı. Tahir Ömer Ayaklanması’ndaki başarılarından dolayı Akkâ Muhafızlığı’na atandı (1775). Bir süre sonra da Sayda valisi oldu. Bu görevi sırasında Tahir Ömer’in oğullarından Ali, Osman ve Said ile uğraştı, Tahir Ömer’i yendi. 1775’te Deyrü’l Kamer’i ele geçirdi. 1780’de Şam valisi oldu; Mağrib ve Arnavutlardan oluşan bir ordu kurdu. 1798’de Mısır’ı ele geçiren Napolyon, Akkâ üzerine yürüyünce kenti güçlendirerek tarihsel bir savunma gerçekleştirdi. 24 saatte kenti ele geçireceğini duyuran Napolyon’u ilk kez o yenilgiye uğrattı.

Osmanlı Donanması ile birlikte İngiliz gemilerinden de yardım sağlayan Cezzar Ahmet Paşa, Fransızların ağır bombardımanlarından sonra arka arkaya yaptıkları saldırıların tümünü püskürttü. Fransızlar, 64 gün süren kuşatmayı 21 Mayıs 1789 günü bırakarak Mısır’a çekilmek zorunda kaldılar. Bu savunmadan sonra kendisine yardım etmeyen bölgedeki Arap ailelerini cezalandırdı. 1802’de Yafa’yı da eline geçiren Cezzar Ahmet Paşa, böylece devlete karşı ayaklanmış oldu. Ancak Hicaz’da başlayan Vehhâbi Ayaklanması yüzünden üzerine asker gönderilemeyince kendisinden yararlanma düşüncesiyle Hicaz Seraskerliği’ne atandı. Şam valiliğine ek olan bu görevi ilerlemiş yaşı yüzünden gereğince yürütemedi. Suriye’yi yeni bir karışıklığa sürüklemeden öldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Büyük Reşit Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Dönemi

Büyük Reşit PaşaMustafa Reşit Paşa; (1800- 1858), büyük bir Türk devlet adamı ve diplomatı, Tanzimat’ın kurucusudur. “Büyük Reşit Paşa” diye anılır. İstanbul’da doğdu. Babası Enderun‘da öğrenimini yapmış olan Mustafa Efendi’dir. Reşit Paşa, eniştesi Sadrazam Ispartalı Ali Paşa tarafından yetiştirildi. Arapça, Farsça, Fransızca öğrendi. Ispartalı Ali Paşa’nın yanında pek genç yaşında Mora’ya gitti. Yunan isyanının safhalarını, Avrupa devletlerinin Osmanlı İmparatorluğu aleyhindeki müdahalelerini yerinde gördü; esaslı fikirler edinerek döndü. Sonra ünlü hariciye nazırı Pertev Paşa tarafından olağanüstü istidadı sezildi, onun vasıtasıyla II. Mahmut‘un dikkatini çekti. Islahatçı, devrimci bir hükümdar olan II. Mahmut, Reşit Bey’de aradığı devlet adamını bulduğunu anlamakta gecikmedi.

Asi Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa ile müzakere edip, Mısır meselesinin inceliklerine vâkıf olan Reşit Bey, gittikçe Avrupa’da da tanındı. Daha Tanzimat’tan önce, en ünlü diplomatlardan sayılıyordu. Önce Londra büyükelçisi, sonra dış işleri bakanı oldu; vezir (mareşale eşit sivil rütbe) payesine yükseltildi. II. Mahmut’un 1839’daki ani ölümünde durum buydu.

Tahta çıkan I. Abdülmecit, daha 17 yaşında yoktu; etrafını bir sürü gerici devlet adamları almıştı; içlerinde: “Biz setre pantolon giyip de mi Viyana önüne gitmiştik?” diyenler vardı. Londra’dan acele gelen Reşit Paşa’ yı bir punduna getirip yok etmek isteyenler çoğunluktaydı.

Reşit Paşa, Mısır meselesini halletmek, kudretli bir merkezi idare kurmak, Batı’nın yararlı kurumlarını almak, Avrupa devletlerinden birkaçıyla bağlaşmak, birkaçını tarafsız kılmak suretiyle Rusya’yı uzun zaman Osmanlı İmparatorluğu’na zarar vermeyecek şekilde bağlamak istiyordu, Orta Afrika’dan Orta Avrupa’ya kadar uzanan imparatorluğun dağılmasını önlemenin başka çaresi olmadığını anlamıştı.

Genç padişah, Reşit Paşa’yı yok etmek için kışkırtanlara kapılmadı. Yüzyıllardan beri atalarının sahip olduğu imtiyazların bazılarından kendi de vazgeçti, Reşit Paşa’nın hazırladığı Tanzimat Fermanı’nı onayladı. 3 kasım 1839’da Reşit Paşa, “kellesi koltuğunda” Gülhane’de “Tanzimat-ı Hayriye Fermanı”nı okudu.

Bundan sonra “Tanzimat Devri” açılmış oldu. Bu devrede Reşit Paşa, sadrazam olmadığı yıllarda bile, devletin özellikle dış siyasetine hakim oldu. Başta Âli ve Fuat Paşalar olmak üzere yetiştirdiği büyük devlet adamları île Tanzimat Devri, 1878’de II. Abdülhamit idareyi eline alıncaya kadar sürdü.

Reşit Paşa, ilk defa 1848’de sadrazam olmuştu. Ölünceye kadar 5 kere daha sadrazamlık etti, 7 yıl iktidarda kaldı. Reşit Paşa’ nın acele ele aldığı ilk dâva, Mısır meselesiydi. Mehmet Ali Paşa Suriye’yi, Adana’yı, Filistin’i, Hicaz’ı ele geçirmişti, sadrazam olarak Osmanlı İmparatorluğu’na tahakküm etmek istiyordu. Mısır, devletlerarası bir mesele durumundaydı. Mehmet Ali Paşa birçok eyaletleri Osmanlı İmparatorluğu’ndan koparmış sayılıyordu. II. Mahmut’un ölümü üzerine Kaptan-ı Derya Ahmet Fevzi Paşa, Osmanlı donanmasını İskenderiye’ye götürüp Mehmet Ali Paşa’ya teslim etmişti; bu, bir faciaydı. Bu donanmayı Navarin’den sonra II. Mahmut, 13 yılda büyük fedakârlıklarla meydana getirmişti. Dünyanın en büyük donanmalarından birinin Mehmet Ali Paşa’nın eline geçmesi, onu büyük bir deniz gücüne sahip kılıyordu. Fransa da kesin şekilde Kavalalı’yı tutuyordu.

Dünya Siyasetinde Reşit Paşa

Bu durumda Reşit Paşa, İngiltere’yi, Hindistan yolu üzerinde Fransız nüfuzunun kurulmasındaki tehlikeye ikna etti. İngiltere, Mehmet Ali Paşa işine karışmaması için Fransa’yı savaşla tehdit etti. Bundan sonra Reşit Paşa, İngiltere’yi Rusya’nın karşısına dikti. Prens Metternich’in yönettiği Avusturya, zaten Osmanlı Devleti’ni tutuyordu. Mehmet Ali Paşa, tecrit edildiğini anlayınca telâşa düştü. Osmanlı ordusu, Beyrut civarında, Kavalalı’ nın ordusunu dağıttı. Mehmet Ali Paşa’nın ağır vergilerinden bunalmış ve yüzyıllardan beri Osmanlı idaresine alışmış olan Suriye. Lübnan ve Filistin’de halk, Osmanlı Devleti lehine silâha sarıldı, Mehmet Ali Paşa kuvvetlerini kovdu. Bu önemli eyaletler yeniden İstanbul’a bağlandı.

Sıra Mısır ile Sudan’a gelmişti. Tehlikeyi kavrayan Mehmet Ali Paşa donanmayı, İskenderiye’ye gönderilmiş olan Osmanlı amirallerine teslim etti.

Bundan sonra Reşit Paşa, imparatorluğu Rusya’nın bitmek tükenmek bilmez tehditlerinden, ihtiraslarından korumak siyasetini gerçekleştirmek yoluna girdi. 1849’da “Muhacirler Meselesi”nde Osmanlı İmparatorluğu için liberal Batı devletlerinde (ingiltere ile Fransa’da) emsalsiz bir itibar yarattı. Gayesine adım adım vâsıl olarak Kırım Savaşı’nda bu devletleri Rusya’ya karşı Osmanlı İmparatorluğu’nun yanında savaşa soktu. Paris Antlaşması ile, Rusya, Karadeniz’de donanma bulundurmak hakkını, Boğazlar’ı thedit edebilmek durumunu kaybetti.

Reşit Paşa, II. Mahmut‘tan sonra imparatorluğu parçalanmaktan, Asya’daki sınırları içine kapatılmaktan kurtaran ikinci devlet adamıdır. 600 yıldan beri gelip geçen Osmanlı sadrazamlarının, büyüğü sayılabilir, Hiçbir sadrazam bu derecede zor şartlarda bu kadar büyük hizmet görmemiştir. Adam yetiştirmekte, tanımakta büyük kabiliyet göstermiş, eserini devam ettirecek devlet adamları bırakmıştır. Kendisinin yetiştirdiği devlet adamları ise bu yola gitmemişler, böylece Ali Paşa’nın ölümünden sonra, o zamanki deyimle “kaht-ı ricâl” denen “devlet adamı kıtlığı” imparatorluğu çöküntüye götüren sebeplerden biri olmuştur. En tehlikeli durumlarda mutlaka bir çare bulan dehası ile tanınan Reşit Paşa, olağanüstü zeki, nazik bir adamdı, Fransızcayı pek iyi konuşur, yazardı. Oğulları, vezirliğe, nazırlıklara, büyükelçiliklere yükselmiş, bunlardan Ali Galip Paşa, Abdülmecit’e damat olmuştur.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Amcazade Hüseyin Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Amcazade Hüseyin paşaAmcazade Hüseyin Paşa; (d. 1644, Vezirköprü – ö. 22 Eylül 1702, Silivri), Osmanlı sadrazamıdır. Karlofça Antlaşması‘nın (1699) imzalanmasında önemli rol oynamıştır.

Köprülü Mehmed Paşa’nın kardeşi Hasan Ağa’nın oğluydu. Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa‘yla birlikte katıldığı II. Viyana Kuşatması’nda (1683) Osmanlı ordusunun bozguna uğraması üzerine Ocak 1684’te tutuklandı. Kısa süre sonra serbest bırakıldı, Irak’taki Şehr-i Zor beylerbeyliğine atanarak merkezden uzaklaştırıldı. Daha sonra Çardak muhafızlığına. Mayıs 1689’ da vezirlikle Seddülbahir muhafızlığına, 1691’de de sadaret kaymakamlığına atandı. İkinci kez getirildiği Seddülbahir muhafızlığı görevindeyken Aralık 1694’te Yusuf Paşa’nın yerine kaptanıderya oldu. Koyun Adaları yakınlarında Venedik donanmasını yenerek Sakız (Khios) Adasını geri aldı. Mayıs 1695’te kaptanıderyalıktan alınarak Sakız muhafızlığına atandı. Aralık 1695’te Adana beylerbeyliğine getirildi ve Avusturya seferleriyle görevlendirildi. 1696’da Belgrad muhafızı oldu.

Avusturya ordusu karşısındaki Zenta yenilgisinden (1697) sonra Elmas Mehmed Paşa’nın yerine sadrazamlığa atandı (18 Eylül 1697). İngiliz ve Hollanda elçilerinin arabuluculuk önerilerini kabul etti. Ama bir savaş olasılığına karşı da hazırlıklarını tamamlayarak 1698’de sefere çıktı. Uzun görüşmeler sonunda 26 Ocak 1699’da Karlofça Antlaşması imzalandı. Böylece Avusturya, Polonya ve Venedik ile kesin barış yapılırken, Rusya’yla da üç yıllık bir ateşkes sağlanmış oldu. 14 Temmuz 1700’de İstanbul’da imzalanan bir antlaşmayla Rusya’yla savaş durumuna son verildi.

Barış ortamından yararlanan Hüseyin Paşa, savaşlar nedeniyle iyice bozulan düzeni yeniden sağlamaya çalıştı. Askeri ve idari alanlarda yeni düzenlemelere girişti. 70 bine ulaşan yeniçeri sayısını 35 bine indirdi. Savaş döneminde halktan alınan vergileri kaldırdı. Ama Şeyhülislam Feyzullah Efendi’nin devlet yönetimine karışması ve sağlığının bozulması nedeniyle görevinden istifa etti (4 Eylül 1702). Bundan sonra Silivri’deki çiftliğine çekildi, kısa süre sonra da öldü. Amcazade Hüseyin Paşa, İstanbul’da kendi adıyla anılan bir yalı ve külliye yaptırmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Küçük Hüseyin Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Küçük Hüseyin PaşaKüçük Hüseyin Paşa; (d. 1758 – ö. 7 Aralık 1803, İstanbul), Gürcü asıllı Osmanlı kaptanı deryasıdır. Modern Osmanlı denizciliğinin kurucularındandır.

Silahdar İbrahim Paşa’nın kölesiyken 1767’de saraya alındı. Enderunda iyi bir öğrenim gördü. Ekim 1789’da başçuhadar oldu. 11 Mart 1792’de vezir rütbesiyle kaptanıderyalığa atandı. Aynı yıl I. Abdülhamid‘ in kızı Esma Sultan’la evlendi. Haziran 1792’de Ege Denizinde korsanlık yaparak Osmanlı ticaret gemilerine zarar veren Lambro Canziani’yi etkisiz duruma getirdi. Ardından Osmanlı donanmasını modernleştirmek amacıyla yeni düzenlemelere girişerek yeni tip gemiler yaptırdı. Bir yandan da Akdeniz’de korsanlarla mücadele etti. 1798’de Rumeli’de, Pazvandoğlu Osman önderliğindeki ayaklanmayı bastırmakla görevlendirildi. Ayaklanmanın merkezi Vidin’i kuşattıysa da başarıya ulaşamadı ve geri çekilmek zorunda kaldı.

Abukir Savaşı yenilgisinin (25 Temmuz 1799) ardından Akdeniz’e açıldı; 1801’de Fransızların Mısır’dan çıkarılmasında önemli rol oynadı. Kahire’ye girerek iç kargaşaya yol açan bazı beyleri cezalandırdı. 1801 sonlarında İstanbul’a döndü, iki yıl sonra orada öldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Mezamorta Hüseyin Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Mezamorta Hüseyin PaşaMezamorta Hüseyin Paşa; (ö. 17 Temmuz 1701, Pâros ya da Eğriboz Adası), Ege Denizinde Osmanlı egemenliğinin yeniden kurulmasında önemli rol oynayan kaptanı deryadır.

Yaşamının ilk yıllarına ilişkin kesin bilgi yoktur. 1674’ten sonra korsan olarak ün kazandı. Artan etkisinden çekinen Cezayir dayısı Baba Hasan tarafından Fransızlara rehin olarak verildi (1683). Cezayir’e dönünce Baba Hasan’ı öldürerek Cezayir dayısı seçildi; aynı zamanda Cezayir beylerbeyi oldu (1684). 1686’da Mora’ya sefer düzenleyen Osmanlılara yardım gönderdi. 1688’de Fransa kıyılarına saldırdı. 1689’da dayılıktan ayrıldı, ama beylerbeyi olarak kaldı. 4 Ocak 1690’da kaptanı deryalığa getirildiyse de, Cezayir’de ayaklanan askerlerin isteği üzerine 8 Şubat’ta görevden alındı. Mart 1690’da Tuna donanmasının kaptanlığına atandı. Bu görevi sırasında Vidin’in geri alınması için yapılan seferi Tuna’dan destekledi. Eylül 1691’de kalyonlar kaptanlığına getirilerek Rodos Adası’na gönderildi. Kaptanıderya Amcazade Hüseyin Paşa’nın Sakız Adasının Venediklilerden geri alınmasıyla sonuçlanan seferine katıldı. Bu seferde gösterdiği başarı üzerine 11 Mayıs 1695’te yeniden kaptanı deryalığa getirildi. Venediklilere karşı kazandığı zaferlerle Ege Denizinde Osmanlı egemenliğinin yeniden kurulmasında etkili oldu. Öte yandan donanmayı yenileştirmek için Avrupa’da kullanılan kalyon tipi gemilerin yapımına önem verdi ve donanmada yeni düzenlemelere girişti.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Şemseddin İltutmuş Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Şemseddin İltutmuşŞemseddin İltutmuş; (ö. 29 Nisan 1236), Delhi Sultanlığı’nda Muizziler hanedanının üçüncü ve en büyük hükümdarıdır.

Kölemen olan İltutmuş daha sonra kızıyla evlendiği efendisi Kutbeddin Aybeg’in yerine geçti (1211). Kuzey Hindistan’da Müslümanların egemenliğini güçlendirerek genişletti. Delhi’yi başkent edindikten sonra Kutb Minar adlı büyük bir zafer kulesi inşa etti.

Gürlu Muhammed’in ve Kutbeddin’in hükümdarlık dönemlerinde iyi bir yönetici olarak yetiştirilmiş, becerikli ve sabırlı bir devlet adamıydı. Tahta çıktıktan sonra yönetimdeki zayıflamanın yanı sıra Muhammed’in vârisi olduğunu öne süren Gazne yöneticisi Taceddin Yıldız’la ve kaybettikleri topraklan geri almaya çalışan Hindularla uğraşmak zorunda kaldı. 1215’te tutsak ettiği Taceddin sonradan cezaevinde öldü. 1225’te ayaklanan Bengal valisine boyun eğdirdi. Ardından Müslümanların elindeki toprakları pekiştirmeye girişti. Batıya doğru akınlara başlayan Moğol ordularıyla çatışmaya girmekten kaçındı ve etkili bir yönetsel yapı kurmayı başardı. Yönetim sanatı üzerine yazılmış 11. yüzyıl İslam klasiklerini titizlikle inceledi; yönetim ve savaş sanatı üzerine ilk Hint-Müslüman klasiği olan Âdâbü’l-Mülûk onun adına yazıldı.

Danışmanlarının kışkırtmalarına karşın Hindulara hoşgörülü davrandı. Delhi’de gelişkin bir su şebekesi, camiler ve gösterişli yapılar inşa ettirdi. Çevresinde çağdaşlarının övgüyle söz ettiği Vezir Cuneydi gibi danışmanlar topladı.

İltutmuş’un büyük oğlu kendisinden önce ölmüştü. Öbür oğullarıysa tahtın gerektirdiği yeterlikten yoksundular. Kızı Raziye’nin (Raziyeddin) eksiksiz bir eğitim görmesini sağlayarak yerine onun geçmesini istedi. Bu isteği, kölemenlerden oluşan ve Kırklar denen danışma kurulunu rahatsız etti. Razi-ye kısa süre için tahta çıktıysa da, Bir Habeşi’ yi önemli bir göreve getirdiği için düşürüldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Nadir Şah Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Nadir ŞahNadir Şah; İran şahıdır (Ediverd/Kubkan (bugünkü Horasan) 1688-Fethabad 1747).

Afşar ve Celayir Türkmenleriyle çevredeki öteki aşiretleri toplayarak 1726’da Tahmasb’ın hizmetine girdi. 1722’den beri büyük bölümü işgal edilen İran ve Safevi tahtım kurtarmakla görevlendirilerek Afganlılara savaş açtı. Meşhed’i ele geçirerek Horasa serdarı oldu. 1729’da Afgan hükümdarı Eşref Şah’ın Şiraz yakınlarında ölmesi üzerine dağılan Afgan Ordusu’nu, İran’ın dışına attı. II. Tahmasb’ın kız kardeşiyle evlenerek vezirliğe ve Mazenderan, Yezd, Kirman ve Sistan bölgeleri valiliğine getirildi. Osmanlılarla savaşarak Nihavend, Hemedan ve Tebriz’i geri aldı. Herat Bölgesi’nde bulunan Afganlı Abbasiler üzerine yürüdü. Kaferkale’de yenilgiye uğradıysa da 172’de düzenlediği ikinci saldırıyla Afganlıları yenilgiye uğratarak Herat’ı ele geçirdi. II. Tahmasb’ın Osmanlılarla 10 Ocak 1732’de imzaladığı Ahmet Paşa Antlaşması’nı onaylamayarak II. Tahmasb’ı tahtan indirdi ve III. Abbas’ı İran hükümdarı yaptı. Aynı yıl Osmanlılarla yeniden savaşa girişti. 1734’e kadar İran’ın batı eyaletlerinin büyük bölümünü Osmanlılardan geri aldı.

Bundan sonra Dağıstan Seferi’ne çıktı. 1735’te Baku ve Derbent’i geri veren Ruslarla Osmanlılara karşı ittifak kurdu ve aynı yıl Arpaçay zaferiyle Osmanlılardan bir bölüm toprak alarak barış önerdi. 1734’te İngiltere’den aldığı gemilerle İran’ı donanmaya kavuşturdu. 1736’da III. Abbas’ın ölümü üzerine Mugan’da topladığı bir kurula kendisini şah ilan ettirdi. Aynı yıl Osmanlılarla İstanbul Antlaşması’nı imzaladı.

Hindistan Seferi’ne çıkarak 1738’de Kandehar, Gazne ve Kabil’i aldı. İndus Irmağı’nı geçerek 1739’da İndüs Irmağı’nın kuzeyindeki tüm bölgeleri ele geçirdi ve Delhi’ye yürüdü. Hint-Türk İmparatorluğu’nun (Babur) hazinesini de alarak buradan ayrıldı. Buhara Hanlığı’nın üzerine yürüyerek Amuderya’yı iki devlet arasında sınır yaptı. 1743’te Osmanlılarla yeniden savaşa girişerek 1744’te Kars’ı kuşattıysa da sonuç alamadı. 1745’te Devan yakınlarında kuşatılınca Kasr-ı Şirin ve İstanbul antlaşmalarına dayalı yeni bir antlaşmayı kabul etti. Artan acımasızlığı ve ülkede çıkan ayaklanmalar sırasında Afşar ve Kaçar önderleri tarafından 1747’de Fethabad’daki karargâhında öldürüldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Tiryaki Hasan Paşa Kimdir (Kısaca)

Tiryaki Hasan PaşaTiryaki Hasan Paşa; Osmanlı askeri, Kanije savunması kahramanıdır (?-Budin 1611).

1574’te de Sultan III. Murat‘ın rikap hizmetine getirildi. Sigetvar sancakbeyi olarak saraydan taşraya çıktı, 20 yıl kadar burada kaldı. 1594’te Bosna, hemen arkasından da Kanije beylerbeyliğine getirildi, 1597’ de yeniden Bosna’ya atandı. Avusturyalılarla yaptığı bir savaşta yaralandı. 1599’da Kanije Kalesi’nin muhafızlığına getirildi. Kaleyi sağlamlaştırdı ve içine 400 kadar muhafız yerleştirdi. Bir saldırıya hazırlanırken, Avusturya İmparatoru Ferdinand, 50 bin kişilik ordusuyla kaleyi kuşattı. Çok kar yağışı nedeniyle yolların kapanması, düşmanın ikmal ve yiyecek yardımı almasını engellediğinden, Tiryaki Hasan Paşa, zor durumda kalan Avusturyalılar üzerine arka arkaya saldırılara girişti. Düşman ağır bir yenilgiye uğradı. Tüm ağırlıkları ve kralın büyük çadırıyla hazinesi Osmanlıların eline geçti. Bundan sonra Tiryaki Hasan Paşa, Bosna, 1602’de de Budin, bir yıl sonra Rumeli beylerbeyi oldu. Kuyucu Murat Paşa ile Anadolu’da Celalilerin peşine düştü. 1608’de yeniden Budin valisi oldu ve orada öldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Herbert Hoover Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Herbert HooverHerbert Clark Hoover; Amerika Birleşik Devletleri’nin 31. devlet başkanıdır. (Iowa/West Branch 1874 – New York 1964).

Stanford Üniversitesi’nin mühendislik bölümünü bitirdi (1895). 1897’de İngiliz Bewick Şirketi adına Batı Avustralya altın madenlerine gönderildi. 1899’da Pekin’deki Çin Mühendislik ve Madencilik Şirketi’nin baş mühendisi, 1901-1908 arasında şirketin ortağı oldu. Londra, New York, San Francisco ve daha birçok yerde şirketin şubelerini kurdu. 1909/da Colombia ve Stanford üniversitelerinde mühendislik dersleri verdi. Aynı yıl Principles of Mining (Madenciliğin Temel İlkeleri) adlı eserini yayımladı. 1921’de Ticaret Bakanlığı’na atandı. 1928’de büyük çoğunlukla Cumhuriyetçi Parti’den ABD’nin 31. devlet başkanı seçildi. Tüm çabalarına karşın, savaş sonrasının ekonomik bunalımı ve 14 milyonluk işsiz ordusu yeniden başkan seçilmesini engelledi. İkinci Dünya Savaşı’na ABD’nin katılmasına karşı çıktı. Başkan Truman, 1947’de onun deneyiminden yararlanmak için Hükümet İcra Komitesi’nin başına getirdi (Hoover’s Commission I, II). 1955’te emekliye ayrıldıktan sonra, konferans vermeyi ve yazı yazmayı sürdürdü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,