Etiket: eserleri ile ilgili bilgilerin yer aldığı yazımız.

Mehmet Fuat Köprülü Hayatı

Mehmet Fuat Köprülü
Mehmet Fuat Köprülü;
edebiyat tarihçisi, siyaset adamıdır (İstanbul 1890-ay.y. 1966).

Mercan İdadisi’nden sonra gittiği Hukuk Mektebi’ni bitirmedi. Fecri Ati topluluğu arasında yayımladığı (1909) edebiyat konulu inceleme ve araştırmalarıyla dikkati çekti, şirler de yazdı. Türk Edebiyatı Müderrisliği’ne atandı, edebiyatımız üzerinde bilimsel araştırmalara adandı, bilimsel yöntemle çeşitli kaynaklan değerlendirerek Türk Edebiyatım aydınlığa çıkaran özgün eserlere kavuştu: Türk Edebiyatı Tarihinde Usul (1913). 1915’de yayımlatmaya başladığı Milli Tetebbular Mecmuası’nda edebiyat tarihçiliğinin köklü ve özlü yöntemini buldu: Türk Edebiyatının Menşei ve Türk Edebiyatında Âşık Tarzının Menşe ve Tekamülü Hakkında Bir Tecrübe. Uyarıcı ve değer değiştirici ilk eseri 199’da çıkan Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar oldu ve Yunus Emre’yi “keşfetti”. Eşdeğerde bir başka eseri yöntem sorunlarının hepsini açığa çıkaran çalışması oldu: Türk Edebiyatı Tarihi I (1920). İslami Edebiyatı inceleyen ikinci kitap 1921’de çıktı, 1924’te Türkiyat Mecmuasını kurdu. Türkoloji alanının en ilginç çalışmalarına yol açtı. Türk edebiyatı tarihini Osmanlı sınırlarını aşamamış eski tezkerelerin kalıp yargılarından kurtardı, varlığı bilinmeyen sanatçıları ışığa çıkardı (Ahmet Fakih, Şeyyat Hamza, Dehhani…), genişletilmiş ve güçlendirilmiş biçimiyle Türk Edebiyatını yeniden bastırdı (1926-1928), çeşitli bilimsel kurumlardan onur unvanları aldı. Ziya Gökalp’in gösterdiği yolda ulusal değerleri bulup yorumlamayı amaç edindi: Milli Edebiyat Cereyanının ilk Mübeşşirleri (1928), Türk Saz Şairlerini inceleyen yazı dizisini hazırladı (Emrah, Gevheri, Kayıkçı Kul Mustafa…), ardından özgün seçim ve değerlendirmeyle kaynak eser olan Türk Saz Şairleri Antolojisini bastırdı (2. ve 3. ciltler, 1930-1940). Arada iki dönem Kars milletvekilliğine getirildiyse de bilimsel çalışmalarıyla öğretim görevini hiç aksatmadı (1935-1943). O günlerin herkesi politikaya çeken özlem ve ülküleri içinde Köprülü de bir aydın sorumluluğuyla yer alıp gazete yazılarına yönelince (Demokrasi Ruhu, Vatan, 19 Eylül 1945) CHP’den çıkarıldı, DP’nin (Demokrat Parti) dört kurucusundan biri oldu (1946), İstanbul milletvekilliğine seçildi, DP’nin seçimi kazanmasıyla da Adnan Menderes’in kurduğu ilk kabinede başlayarak dışişleri bakanlığını üstlendi (1950), (1957’de partiden ayrıldı), bilimsel çalışmalarıyla İslam Ansiklopedisi’ndeki makalelerine bağlandı, ilk gençliğinde kalan şiirlerini hiç bastırmadı.

Başlıca eserleri: Tevfik Fikret ve Ahlakı (1918). Bugünkü Edebiyat (makaleler, 1924), Divan Edebiyatı Antolojisi (1932-1934), Türk Dili ve Edebiyatı Hakkında Araştırmalar (1934), Türk Saz Şairleri (2. ve 3. ciltlerle birlikte, 1962), Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu (1959, 1972), Edebiyat Araştırmaları (makaleler toplamı, 1966). Adı geçen eserlerin hepsinin yeni basımları yapıldığı gibi ölümünden sonra yayımlanan birkaç eseri daha vardır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Walter Scott Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

walter scottSir Walter Bart Scott; İskoçyalı şair ve yazardır (Edinburg 1771-Abbotsford 1832).

Ünlü Harden Scott’larının soyundan geldiği için ülkesine, tarihine, söylencelerine, sanat ürünlerine bağlılık duydu, ilk şiir kitaplarıyla kazandığı ilgiyi bu kaynağın ortaklığından sağladı, Lord Byron’un (1788-1824) gölgesinde silikleşen şairliği bırakarak tarihsel roman türünün en büyük ustası oldu, ardından gelen kuşakları etkilediği gibi, eseri bütün dillere çevrildi, sinemaya zengin bir konular renkliliği getirdi.

Avukat (1792) olarak çalışırken bile folklora ve edebiyata daha çok ilgi duydu, ilk eserini de İskoç halk şiirlerinden bir derleme olarak hazırladı: The Minstrelsy of the Scottish Border (İskoç Sınır Türküleri) 1802. Yakın dostluk içinde bulunduğu Wordsworth (1770-1850), R. Southey (1774-1843) ve Byron gibi şairlerin çevresinde yeteneğine daha dayanıklı ve yeni bir alan aradı, imzasız yayımladığı halde büyük ilgi gören ilk ürünüyle tarihsel roman türünün kapısını açtı: Waverley (1745 ayaklanmasının öyküsü) 1814. Ölümüne kadar yaşayacağı Abbotsford’a yerleşti, yazmayı sürdürdü: Guy Mannering (1815), The Antiquary (Antikacı) 1816, The Hart of Midlothain (M.’ın Kalbi) 1818, Rob Roy (1818), The Bride of Lammermoor (L’lu Nişanlı) 1819, A Legend of Montrose (M.Söylencesi) 1819, İvanhoe (Kara Şövalye) 1920, The Abbot (Papaz) 1820, The Pirate (Korsan) 1822, The Fortunes of Nigel (N.’in Hazinesi) 1822, Quentin Durward (1823), St. Ronan’s Well (St. R. V. Kuyusu) 1824, The Talisman (Tılsım) 1825, Woodstock (1826). Hepsini, ilk romanının yarattığı hayranlığı hatırlatmak isteyerek “Waverley’in yazan” diye imzaladığı bu eserler ona büyük ünle birlikte büyük bir zenginlik getirdiyse de ticaret dünyasındaki beceriksizliği yüzünden iflası karşısında büyük borca battı. Ödemekle yükümlü olduğu yüz bin sterlinden fazla tutan borcu için daha da verimli bir yazı üreticiliğine giriştiyse de sağlığının bozulmasını önleyemedi; çoğunluğu aceleyle yazılmış bu ürünler, ününü yıprattı. Konularını genellikle İngiltere ve İskoçya tarihinden alan, genç şövalyelerin aşk ilişkileri çevresinde toplum katlarının çatışmalarını işleyen, kahramanları iyi canlandırılmış bu meraklı ve canlı ürünler, adını ölmezliğe götüren başlıca kaynak oldu.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Robert Schumann Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Robert SchumannRobert Schumann (8 Haziran 1810, Zwickau, Almanya – 29 Temmuz 1856, Endenich, Bonn, Almanya)

Ünlü bir Alman bestecisidir. Saksonya’da, Zwuckau’da doğdu. Babası, edebiyata meraklı bir kitapçıydı. Robert Schumann, 9 yaşındayken piyano çalmaya başladı. Sanatın her dalı ile ilgileniyor, piyes, şiir, roman yazmaya çalışıyordu. 15 yaşındayken babası öldü, annesinin isteği üzerine Leipzig Üniversitesi’nde hukuk okumaya başladı. Ayrıca felsefe derslerine de gidiyordu. Bir yandan eskrim öğreniyor, bir yandan Schubert’in «lied»lerini, ağlayarak okuyordu. Son derece duygulu oluşu, ileride uğrayacağı sinir hastalığının habercisiydi.

Schumann, Leipzig’de, ders aldığı piyano öğretmeni Friedrich Wieck’le, o zamanlar 6 yaşında bir virtüöz olan kızı Klara’yı tanıdı. Büyüdüğü zaman da Klara’nın etkisinden kendini kurtaramadı. Gene bu sıralarda Paganini’nin bir konserini dinledikten sonra, kendini bütün bütün piyanoya verdi. Yalnız, parmaklarını kuvvetlendirmek üzere icat ettiği bir alet yüzünden bir parmağını kaybedince, piyanoyu bırakmak zorunda kaldı.

Schumann’ın Aşkı

Klara büyümüştü. Schumann onunla evlenmek istiyordu. Klara’nın babası ise Schumann’ın sağlık durumundan kuşkulanıyordu. Schumann’ın bir kız kardeşinin delirerek öldüğünü duymuştu. Kızını ona vermemek için bahaneler buldu, onun mesleksizliğini ileri sürdü. Bunun üzerine Schumann, Leipzig Üniversitesi’nden felsefe doktorası aldı. Adam kızını gene vermeyince, mahkemeye başvurdu. Uzun bir didişmeden sonra sevdiği kızla evlendi.

Romantik Müziğin Temsilcisi

Robert Shumann, 1845’te ilk ciddi sinir buhranları geçirmeye başladı. Dehşetli bir melankoliye kapılmıştı. Kederlerinden kurtulmak için kendini işe verdi. Aşırı bir güc harcayarak çalışıyor, bu ise sağlığını büsbütün bozuyordu. 1854’te kendisini Ren nehrine attı. Kurtardılar, bir sağlık yurduna kapadılar. Son günlerini burada, sefalet içinde geçirdi. Klara ise, onun ölümünden sonra büyük bir azimle konser turnelerine devam etti. Konserlerinde Schumann’ın eserlerini çalarak, geç de olsa, onu dünyaya tanıttı.

Schumann, romantik müziğin bir temsilcisidir. Eserlerinde teknik yeniliklerden çok, kuvvetli, duygulu bir ifade vardır. Hayatı, akılla duygu arasında, deliliğe varan bir çatışma halinde geçmiştir. Kültürü, edebiyat bilgisi çok geniştir. Piyano eserleri arasında «Gençler İçin Albüm», orkestra eserleri arasında 4 senfoni, «Manfred Uvertürü», oda müziği olarak kentet, yaylı sazlar kuarteti, çeşitli etütleri «lied»leri vardır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,