Etiket: eserleri ve kitapları hakkında bilgi.

James Matthew Barrie Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

James Matthew BarrieJames Matthew Barrie; İskoçyalı yazardır (İskoçya/Kirriemuir 1860-Londra 1937).

Edinburgh Üniversitesi’ nde edebiyat okudu, 1883’te İskoçya’ dan ayrılarak Nottingham Daily Journal da gazeteci olarak çalıştı, 1885’te Londra’ya geldi, 1887’de kitap yayımcılığına başladı. Önce A Window in Thrums (İplik Uçları İçinde Bir Pencere) 1889, adıyla öyküler ve The Little Minister (Küçük Rahip) 1891, gibi romanlar yazdı. Bu tarihten sonra daha çok tiyatroyla ilgilenmeye başladı ve Quality Street (Nitelik Sokağı) 1902, Bulunmaz Uşak (The Admirable Crichton) 1902, özellikle Peter Pan (1904), Kabahat Kendimizde (Dear Brutus) 1917, Mary Rose 1920), Shall we Join the Ladies? (Hanımlara Katılalım mı?) 1922, The Boy David (Çocuk David) 1936, oyunları ona hem para hem de ün sağladı. 1913’te “sir” lük unvanı, 1922’de Yararlık Nişanı aldı. 1919’da St. Andrews Üniversitesi nin rektörü oldu, 1930’dan ölünceye kadar da Edinburgh Üniversitesi’nin rektörü olarak görev yaptı. Çalışmalarının çarpıcı güldürü özelliği, zamanla çekiciliğinden çok şey yitirmesine karşın, vasiyeti gereğince telif hakkı bir çocuk hastanesine bağışlanan Peter Pan İngiltere’de her yıl sahnelenir. Birçok eseri sinemaya da aktarıldı.

Peter Pan, yazarın masalsı oyunu ve kahramanı (1902, 1904). Bu şirin masal kahramanı; kuşların, perilerin, doğa güzelliklerinin arasında hiç büyümeden, yaşlanmadan ömür sürmek gibi bir fantezi ardındadır; eleştirmenlere göre davranışları da böyle olan yazarın karakterinden izler taşır. Özellikle İngiliz halkının kendine yakın bularak benimsediği Peter Pan’ın serüvenleri, onu izleyen birçok yaratıya konu oldu, sahneden perdeye geçti, filmleri yapıldı, müziği bestelendi.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Gustave Flaubert Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Gustave FlaubertGustave Flaubert; Fransız yazarıdır (Rouen 1821 – Rouen/Croisset 1880).

Rouen Hastanesi’nde baş operatör olan baba evinde rahat bir çocukluk dönemi geçirdi. Rouen Lisesi öğrenciliğinde bile edebiyat yeteneğini açığa çıkaran bir emekle okul gazetesini hazırladı (Le Colibri: Sinek Kuşu). Kendinden on yaş büyük evli bir kadına (Elisa Schlesinger) duyduğu aşk, sonraki eserlerinden bazılarına konu oldu. (Bir Delikanlının Romanı: Duygusal Eğitim: Education Sentimentale 1869). Hukuk öğrenimi için gittiği (1884) Paris’te ömür boyu sürecek bir arkadaşlık sevgisiyle Maxime du Camp’a bağlandı, sinirsel rahatsızlık duygusuyla öğrenimini yarım bırakıp Croisset Kasa-bası’na yerleşti. Kısa aralıklarla İtalya, Normandiya, Mısır, Türkiye, Cezayir ve Tunus’u gezip gördü. On yıl ilişkide bulunacağı şair Louise Colet (1810-1876) ile tanıştı (1846), sabır ve özenle beş yıl çalışarak yarattığı ünlü eseri Madame Bovary, 1856’da Revue de Paris’de yayımlanmaya başladı. Mahkemeye verildiyse de yazarın gerçekleri yansıtma hakkının onaylanmasıyla aklanmayla sonuçlandı ve 1857’de kitaplaştı. Afrika gezisinin gözlemleri ve binlerce kitabın okunuşuyla oluşturduğu Salambo romanı 1862’de yayımlandı. üstünde birçok kez çalıştığı Aziz Antonius ve Şeytan (Tentation de Saint Antoine) 1874 ise roman değil, bir konu üzerindeki düşünceler ve değerlendirmeler denemesiydi. Üç Hikâye (Trois Contes) 1877’de basıldı. Ölümünde yarım kalan son romanı Bouward et Pécuchet 1881’de yayımlandı. Biçem (üslup) özeninin, sanatı insanı yanıltmayan tek tür sayan anlayışın, biçim olgunluğu açısından “sanat için sanat” tutumunun, sanatsal kaygıyı uzanmaz bir çalışkanlıkla gerçekleştirme ilkesinin de en iyi temsilcisi Gustave Glaubert’dir. En önemli eserlerinden biri yazışmaları sayılır: Correspondance, 4 cilt, 1887-1893.

Madame Bovary, Romantizmden gerçekçiliğe (realizm) geçiş döneminin en yetkin temsilcisi olan Flaubert; Madame Bovary’nin kişiliğinde hem taşra yaşamının çok iyi gizlenmiş sıkıcı etkisini, hem dilekleriyle olanaklarını denkleştiremeyen romantik bir tutkunun özlemler çatışmasını sergiler. O kadar ki, böyle bir kimliğin süreklilikle yaşadığı bu eksiklik duygusu, “Bovarizm” diye adlandırılmıştır. Taşkın düşleri, yaşamını beğenmez tutkusu, can sıkıntılarına çareler arayan dengesizliğiyle Emma, yaşadığı kasabadaki tekdüze görüntülerden çabuk bıkar, buyandan ölçüsüz alışverişlerle kendini aşarken, haz peşindeki vücuduyla da zina yoluna sapar. Kitaplardan gelen renkli tasarıları, Paris özlemi, özgürlük ve zenginlik dilekleri Emma’yı iyice yoldan çıkarınca ödenemez borçlan ve bir çeşit vicdan azabıyla arsenik içip yaşamına son vermekten başka yol bulamaz olur. Bu eser için şöyle diyenler vardır: “Don Kişot’un şövalyelik için yaptığını Madame Bovary romantik hareket için yapar”. Bu eseri dünyanın en güzel on romanı arasında sayan Somerset Maugham şöyle der: “Hepimiz taşkın ve anlamsız düşlere dalar; kendimizi varlıklı, başarılı güzel, romantik taştan geçenleri erkek ya da kadın kahramanı olarak görürüz. Ama çoğumuz düşlerimizin davranışlarımız üzerinde ciddi etki yapmasına meydan vermeyecek kadar aklı başında ve çekingen, ya da serüvenden kaçınır kişileriz. Madame Bovary kendi düşlerini yaşamaya kalkıştığı için herkesten başka türlüydü; güzel olduğu için de herkesten başka türlüydü…”

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Nathaniel Hawthorne Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Nathaniel Hawthorne; (1804-1864)

Amerikalı tanınmış bir yazardır. Babası kaptandı. Genç, yaşta ölmesi üzerine dul kalan karısı inzivaya çekildi. Öyle ki yemeklerini bile oğlu ve iki küçük kızıyla birlikte yemiyor, odasına getirtiyordu. Nathaniel o zamanlar dört yaşındaydı. O da annesi gibi yalnızlığa kendini alıştırmaya başlamıştı. Kızkardeşlerinden başka hiç arkadaşı yoktu. Dokuz yaşındayken bacağı kırıldı, iki yıl evde kapalı kaldı. Yalnızlığa artık iyice alışmıştı. Kitaplarından başka hiç bir şeyle ilgilenmiyordu. Yalnız yaşamanın verdiği utangaçlıktan, çekingenlikten ömrü boyunca kurtulamamıştır.

Hawthorne onaltı yaşında koleje girerken, ileride yazar olmayı da kafasına koymuştu. Koleji bitirdikten sonra Salem’e döndü. 33 yaşına kadar hemen hiç kimseyle temas etmedi. Okuldan arkadaşı olan şair Longfellow onun dergilerde çıkmış hikâyelerini toplayıp «İki Kere Anlatılmış Hikâyeler» adı altında yayınladı. Kitap okuyucular tarafından çok beğenildi.

Hawthorne 1842’de evlendikten sonra, yalnız yazarlıkla ev geçindiremeyeceğini anlamış, Salem’de gümrük memurluğu yapmaya da başlamıştı. Çocukluğunda dinlediği efsanevi hikâyeler zihninde toplanıp yeni şekiller almaya başlamıştı. «Scarlet Letter» (Kızıl Damga) romanının ana fikri hazırdı. Eser 1850’de yayınlandı. İlk baskısı on gün içinde satılmıştı. Bundan sonra geçen dört yıl, Hawthorne’un yazı hayatının en verimli devresidir. Hawthorne gümrük dairesindeki işinden de atıldığı için yazı yazmaya daha çok vakit bulabiliyordu. «The House of the Seven Gables» (Yedi Çatılı Ev), The Blithedale Romance adındaki romanlarını o sırada yazmıştır. Dini inançlar, günah, pişmanlık gibi konular Hawthorne’un eserlerinde çoklukla yer almıştır. En güzel eseri olan «Kızıl Damga» da bu tema üzerine kurulmuştur. Bu roman, Amerikan edebiyatının romantizm devresinde yazılmış eserlerin en güzellerinden biridir. Hawthorne bu romanını «Herkes günah işler, cezasını da çeker» düşüncesi üzerine kurmuştur.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

George Eliot Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Hayatı

Tanınmış bir İngiliz kadın yazardır. Asıl adı Marian (Marie Ann) Evans’tır. 17 yaşına kadar normal bir öğrenim yaptı. Annesinin ölümü, ablasının da evlenmesi üzerine evin bütün işleri onun üzerine yıkıldığı için, öğrenimini yarım bırakmak zorunda kaldı. Genç kız buna biraz da sevinmişti, zira okulda pek koyu bir dini hava vardı, öğrencilerin istedikleri kitapları okumalarına izin verilmiyordu. Marie Evans, evde kalınca, istediği kitapları okumak, İtalyancasını ilerletmek fırsatını buldu.

1844’te D. Strauss’un «Leben Jesu» adındaki eserini İngilizceye çevirmeye başladı. 1849’da babası ölünce, biraz hava değiştirmek gayesiyle, uzun bir seyahate çıktı 1851′ de «West Minster Review» adındaki derginin yazı işleri müdür yardımcılığını üzerine aldı. Artık Londra’ya yerleşmiş, kendine devrin aydınları arasından pek çok ahbap bulmuştu. Bu arada, ünlü filozof Herbert Spencer’le çok iyi anlaşıyorlardı. Bir ara evlenecekleri bile söylendi. Fakat Spencer, ebedi bekârlığı tercih ediyordu. Arkadaşlıkları bozuldu.

Bir süre sonra Marie, George Lewes adında bir yazarla ahbap oldu. Bu arkadaşlık çok geçmeden kuvvetli bir aşk halini aldı. Fakat evlenmelerine imkân yoktu. Lewes’in uzun zamandır ayrı yaşadığı karısı boşanmaya razı olmuyordu. Marie Evans, her şeyi göze alarak George Lewes’le beraber yaşamaya başladı. Bu olay, Londra’nın muhafazakâr çevrelerinde büyük bir gürültü kopmasına yol açtı.

Georges Lewes, Marie Evans’ın yaratma kabiliyetini sezmiş, onu bu yolda ilerlemeye teşvik etmişti. Marie iki ciltlik «Scenes From Clerical Life» (Rahip Hayatından Sahneler) i yazdı. Esere kendi adını koymamış, «George Eliot» imzasını atmıştı. Kitap daha piyasaya çıkar çıkmaz çok beğenildi. Devrin tanınmış yazarı Charles Dickens de eseri metheden bir yazı yayınladı. Herkes bu George Eliot’un kim olduğunu merak ediyordu. Fakat asıl 1859’da «Adam Bede» yayınlanınca George Eliot’un şöhreti bütün İngiltere’ye yayıldı. Artık Marie Evans korkmadan bu eserlerin yazarının kendisi olduğunu açıklayabilirdi. 1861’de yayınlanan «Silas Marner» de yazarın İngiliz edebiyatındaki yerini kuvvetlendirdi.

Eliot İngiltere’nin sosyal tarihinin ana hatlarını gayet ustaca çizmesini bilmiş, bu sayede haklı bir şöhret kazanmıştır. Yazarın yukarıda bahsettiğimiz eserlerinden başka «The Mill On the Floss», «Middlemarch», «The Spanish Gypsy» gibi eserleri de İngiliz edebiyatının en kudretli romanları arasında sayılır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Elbert Hubbard Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Elbert Green Hubbard; (d. 19 Haziran 1856, Bloomington, Illinois, ABD – ö. 7 Mayıs 1915, İrlanda açıklarında denizde), “A Message to Garcia” (Garcia’ya Bir Haber, 1943, 1963) adlı ahlakçı denemesiyle tanınan ABD’li yazar ve yayımcıdır.

Serbest gazeteci olarak çalışan Hubbard, bir süre imalatçı bir firmanın satış ve reklam müdürlüğünü yaptı. 1892’de emekliye ayrıldıktan sonra, İngiliz sanatçı William Morris’in bir komün işletmesi olarak tasarladığı Kelmscott Press’i örnek alarak, 1893’te East Aurora’da (New York) kendi basımevi Roycroft Press’i kurdu. 1895’te, ünlü kişilerin yaşamöykülerini yorum ve yergi öğeleri katarak anlatan aylık “Little Journey” (Küçük Yolculuk) kitapçıklarını ve bütün yazılarını kendisinin yazdığı yenilikçi dergi The Philistine’i yayımlamaya başladı. Bu dergide çıkan “A Message to Garcia”da İspanyol-Amerikan Savaşı’nı (1898) kararlılık ve sabrın önemi açısından ele aldı. 1908’de ikinci aylık dergisi The Fra’yı çıkarmaya başladı ve yayın yönetmenliğini üstlendi. William Morris’in yaptığı gibi, basımevini zamanla genişleterek mobilya ve deri dükkânları, demir işleme atölyesi ve bir de sanat okulu açtı.

“Lusitania” gemisinin batması sonucu ölen Hubbard yazılarında köktencilik ile tutuculuğu tuhaf bir biçimde kaynaştırır, çalışmayı özlü ve güçlü bir üslupla yüceltir. Yapıtları Little Journeys (1915, 14 cilt) ve Selected Writings’de (1923, 14 cilt; Seçme Yazılar) toplanmıştır. Scrap Book (1923; Albüm) ve Note Book (1927; Defter) adlı yapıtları ise, ölümünden sonra yayımlanmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Eric Ambler Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Eric Ambler; (d. 28 Haziran 1909, Londra, İngiltere – ö. 22 Ekim 1998, Londra, Birleşik Krallık), casus ve cinayet romanlarıyla tanınan yazardır. Londra Universitesi’nde mühendislik öğrenimi gördükten sonra edebiyata yöneldi ve The Dark Frontier (1936; Karanlık Sınır), Uncommon Danger (1937; Olağandışı Tehlike), Epitaph for a Spy (1938; Casus Hilesi, 1965IBir Casusluk Olayı, 1977), Cause for Alarm (1938; Tehlikenin Nedeni), The Mask of Dimitrios (1939: İzmirli Dimitros’un Maskesi, 1948/İzmirli Dimitrios’a Bir Tabut, 1973) ve Journey into Fear (1940; Korkuya Yolculuk) adlı yapıtlarıyla ünlendi. Askerlik hizmetini II. Dünya Savaşı sırasında İngiliz ordusunda film yönetmeni olarak yaptı ve bunu izleyen dönemde senaryo yazarlığına yöneldi. Charles Roda ile birlikte, Eliot Reed takma adıyla bir dizi roman yazdı.

Ambler savaştan sonra kendi adıyla yayımladığı ilk kitap olan ve Balkanlar’da geçen Judgment on Deltchev’de (1951; Delçef Karan) Avrupa’ya ilişkin geniş bilgisinden yararlanarak, siyasal bir temayı açıkça ve olgusal ayrıntılarıyla işler. The Night-Comers (1956; Gece Gelenler) ve State of Siege (1956; Kuşatma Altında) adlı kitaplarında Uzakdoğu’daki bir devrimin yarattığı korkuyu ele alır. The Light of Day (1962; Gün Işığı, 1963) ve Dirty Story (1967; Pis Öykü) adlarını taşıyan iki romanlık dizide, İstanbul, Atina ve Orta Afrika’da karanlık işlere bulaşmış bir paralı askerin yaşamını aktarır. Daha sonraki yapıtları arasında The Levanter (1972; Akdeniz Rüzgârı), Dr. Frigo (1974), Send No More Roses (1977; Artık Gül Gönderme), The Siege of the Villa Lipp (1977; Villa Lipp Kuşatması) ve The Care of Time (1981; Zaman Kaygısı) satılabilir. Ambler’in romanlarından birkaçı sinemaya da aktarılmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

İbn Hallikân Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

İbn Hallikân; tam adı Şemseddin Ebu’l-ABBAS AHMED BİN MUHAMMED BİN HALLİKAN (d. 22 Eylül 1211, Erbil, Irak – ö. 21 Ekim 1282, Şam), İslam tarihindeki ünlülerin yaşamöykülerini derleyen tarihçidir.

Uzun süre Abbasi halifelerine vezirlik eden Bermekiler ailesindendi. Öğrenimini Halep ve Şam’da tamamladı. Birkaç kez gittiği Musul’da ünlü tarihçi İbnü’l-Esir’le tanıştı. 1238’de Kahire’de Yusuf bin Hasan el-Sincari’nin yerine başkadı oldu. 1261’de Suriye Şafii mezhebi başkadılığına atandı ve Şam’a gitti. 1266’da Şafii mezhebi kadılığı kaldırılınca bu görevi sona erdi. Mısır’a giden İbn Hallikan, Kahire el-Fahriye Medresesi’nde ders verdi. 1280’de yeniden Şam kadılığına atandıysa da ertesi yıl görevinden uzaklaştırıldı. Şam’da el-Eminiye Medresesi’nde müderrislik yaptığı sırada öldü. 1256’da yazmaya başlayıp 1274’te tamamladığı Vefeyâtü’l-A’yân ve Enbâü Ebnâi’z-Zaman’da (1858; Tercüme-i Vefeyâtü’l-A’yân li İbn Hallikan, 1864, 2 cilt), İslam tarihinde ün kazanmış din bilgini, şair, dilci, hükümdar ve komutanların yaşamöykülerini bir araya getirmiştir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Eliza Orzeszkowa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Eliza Orzeszkowa; (d. 25 Mayıs 1841, Milkowszczyzna, Polonya – ö. 18 Mayıs 1910, Grodno, Rus Çarlığı), yaşadığı dönemin en ünlü Polonyalı romancılarındandır. Yapıtları, başarısız Ocak Ayaklanması’nın sosyal adalet, eşitlik, bireysel özgürlük ve kardeşlik ideallerini etkilemiştir.

Taşralı varlıklı bir ailenin kızıydı. On yedi yaşındayken bir toprak sahibiyle evlendi. On bir yıl sonra boşanıp Grodno’ya yerleşti. 1879’da bir kitapçı dükkânı ve yayınevi açtı. 1878’de yayımladığı Meir Ezofowicz adlı romanda, Beyaz Rusya’nın küçük bir kasabasında oturan Yahudilerin yaşamlarını sergiledi ve Yahudi cemaatine karşı hoşgörüden çok, asimilasyon politikasının izlenmesi gerektiğini savundu. Yayınevi ve kitapçı dükkânı 1882’de Rus yetkililerce kapatıldı ve Orzeszkowa beş yıl gözetim altında tutuldu.

Orzeszkowa’nın tanınmış köy romanları arasında, yoksul çiftçilerin cahilliğini ve boş inançlarını çarpıcı bir biçimde yansıttığı Dziurdziowie (1885) ile bir balıkçının kültürlü ve ruh hastası bir kentli kıza olan aşkının trajik öyküsü Cham (1888; Kaba Saba Adam) yer alır. Başyapıtı sayılan Nad Niemnen (1888; Neman Kıyılarında) Litvanya’daki Polonyalıları, Bene nati (1892; İyi Aile Çocuğu) küçük köylerin yoksullaşmış toprak sahiplerini konu alır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Liam O’Flaherty Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Liam O’Flaherty; (d. 28 Ağustos 1896, Inishmore, Aran Adaları, Galway – ö. 7 Eylül 1984, Dublin, İrlanda), İrlanda rönesansının önde gelen adlarından romancı ve öykü yazarıdır. Yapıtlarında katı bir doğalcılıkla şiirsel bir anlatım, keskin bir yergi ve psikolojik çözümlemeleri kaynaştırmış, İrlanda halkının cesaretine ve kararlılığına duyduğu saygıyı dile getirmiştir.

Rahiplik eğitimini yanda bıraktıktan sonra I. Dünya Savaşı sırasında orduda görev aldı ve Güney Amerika, Kanada, ABD ve Ortadoğu’da orman, maden ve fabrika işçiliği, bulaşıkçılık, tayfalık ve banka memurluğu gibi çeşitli işlerde çalıştı. İrlanda’da devrimci etkinliklere katıldıktan sonra 1922’de İngiltere’ye yerleşti. 1920’lerin ortalarında yeniden İrlanda’ya döndü. Yapıtları arasında, büyük başarı kazanan ilk romanı Thy Neighbour’s Wife (1923; Komşunuzun Kansı), uzak bir adada huzur arayan eski bir askerin öyküsü The Black Soul (1924; Karanlık Ruh), arkadaşını ele veren İrlandalı bir devrimciyi konu alan ve 1935’te John Ford tarafından aynı adla filme çekilen The Informer (1925; Muhbir, 1972), bir köy rahibiyle bir öğretmen arasındaki çatışmayı anlatan Skerrett (1932), 1840’larda İrlanda’da yaşanan kıtlığın küçük bir topluluğun üyeleri üzerindeki etkisini irdeleyen Famine (1937; Kıtlık, 1973), Short Stories (1937; Öyküler), 1916 Paskalya Ayaklanması’nı konu alan romanı Insurrection (1950; Boyun Eğmeyeceksin, 1983) ile bazı başka romanlar ve öykü kitapları sayılabilir. Otobiyografisi Shame the Devil (Şeytan Utansın) 1934’te yayımlanmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Seán Ó Faoláin Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Seán Ó Faoláin; (d. 22 Şubat 1900, Cork – ö. 20 Nisan 1991, Dublin, İrlanda), İrlandalı romancı, öykü ve yaşamöyküsü yazarıdır. İrlanda’nın orta ve alt sınıfları üzerine, genellikle milliyetçi mücadelenin gerilemesini ve İrlanda Katoliklerinin başarısızlıklarını konu alan yapıtlar yazmıştır. Bu yapıtlar, 20. yüzyılın başındaki İrlanda rönesansının etkisiyle İrlanda kültürüne duyulan ilginin artışını yansıtır.

O’Faolain 1918-21 arasında İrlanda ayaklanmasına katıldı. Dublin’deki İrlanda Ulusal Üniversitesi ve Harvard Üniversitesi’nde lisansüstü çalışmasını tamamladıktan sonra İngiltere ve ABD’deki çeşitli lise ve üniversitelerde Gaelce, İngiliz-İrlanda edebiyatı ve İngilizce dersleri verdi. İrlanda’ya döndükten sonra bir süre daha öğretmenliği sürdürdü. İlk öykü kitabı Midsummer Night Madness and Other Stories (1932; Bir Yaz Gecesi Çılgınlığı ve Başka Öyküler) ve Paskalya Ayaklanması (1916) ile Serbest İrlanda Devleti’nin kuruluşu (1921) arasındaki dönemde geçen A Nest of Simple Folk (1933; Basit Halkın Yuvası) romanının başarı kazanmasından sonra bütün zamanını yazmaya verdi. Yalnızca dört romanı vardır. Bird Alone (1936; Yalnız Kuş) ve Come Back to Erin’de (1940; İrlanda’ya Geri Dön) olduğu gibi, öteki iki romanında da aşağı orta sınıfa karşı ayaklanan ve sınıf atlamaya çalışan kahramanları konu alır. Sonraki yıllarda yazdığı öykü, deneme, yaşamöyküsü ve gezi yazıları, çağdaş İrlanda’daki yaşamı yüceltmeden ama sıcak ve gerçekçi bir yaklaşımla betimler. Dinsel sansüre, İrlandalı din adamlarının darkafalılığına ve katı aile geleneklerine yönelttiği eleştirilerle tartışmalara yol açan O’Faolain’in tanınmış yapıtları arasında A Life of Daniel O’Connell (1938; Daniel O’Connell’ın Yaşamı) ve otobiyografisi Vive Moi! (1964; Yaşasın Ben!) sayılabilir. The Irish, a Character Study (1949; İrlandalılar, Bir Karakter İncelemesi) ve An Irish Journey (1940, Bir İrlanda Yolculuğu) adlı yapıtlarında İrlandalılan tarihsel bir bakışla ele alır. Selected Stories”i (Seçme Öyküler) 1978’de, And Again? (Gene mi?) adlı romanı 1979’da, The Collected Stories of Sean O’Faolain I (Sean O’Faolain’in Toplu Öyküleri, I) 1980’de yayımlanmıştır.

O’Faolain 1940-46 arasında, Dublin’de yayımlanan The Bell adlı edebiyat dergisinin yayın yönetmenliğini, 1957-59 arasında da İrlanda Sanat Konseyi başkanlığını yapmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Erdal Öz Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Erdal Öz; (d. 25 Mart 1935, Yıldızeli, Sivas – ö. 6 Mayıs 2006, İstanbul), öykü ve roman yazarıdır. Bireyin baskıya karşı umut ve direncini yansıtan yapıtlarıyla tanınır.

Tokat Lisesi’ni (1953) ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni (1969) bitirdi. Türk Dil Kurumu Yayın Kolu’nda, Türk Sinematek Derneği Ankara Şubesi’nde çalıştı. Ankara’da Sergi Kitabevi’ni kurdu. 12 Mart 1971 müdahalesiyle başlayan ara rejim döneminde üç kez tutuklandı, ama yargılanma sonucunda aklandı. İstanbul’da Cem Ya-yınevi’nin Arkadaş Kitaplar dizisini çıkardı. Ayrıca Can Yayınları’nı kurdu.

Edebiyat yaşamına şiirle başlayan Erdal Öz’ün “Rasgele” başlıklı ilk şiiri, İstanbul’ da yayımlanan Kaynak dergisinde çıktı (1952). İlk öyküsü olan “Yağmurlu Hikâye” Ankara’daki Seçilmiş Hikâyeler Dergisi’nde yayımlandı (1954). Varlık, Yenilik, Yeditepe, Pazar Postası, a. Değişim, Emek, Cumhuriyet gibi dergi ve gazetelerde çeşitli öykü ve eleştirileri çıktı, a dergisinin kurucuları arasında yer aldı.

Öz yapıtlarında toplum yaşamının bireyin iç dünyasındaki etkilerini duygusal bir üslupla dile getirdi. İlk kitapları, öykülerini topladığı Yorgunlar (1960) ile ilk romanı Odalarda’ydı (1960). 1970 sonrasında toplumsal gerçekçi bir çizgiye yöneldi. 1970’lerde ve 1980’lerde yayımladığı yapıtlarda, 12 Mart döneminde hukuk dışı uygulamalarla ve baskılarla karşılaşan tutukluların yaşantılarından yalın kesitler verdi. Bireyin baskı, korku ve acı karşısındaki yalnızlığını, ezikliğini, direncini, umudunu etkin bir duyarlılık çerçevesinde işledi. Bunun başarılı bir örneği olan Yaralısın (1974, 1990) adlı romanıyla 1975 Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazandı. Deniz Gezmiş Anlatıyor (1976) ve Gülünün Solduğu Akşam (1986, 1990) adlı anı-romanlarında. Deniz Gezmişle arkadaşlarının idam kararı öncesindeki ve sonrasındaki yaşantılarını anlattı. SSCB gezisinin izlenimlerini içeren Allı Turnam’ın (1976) yanı sıra. üç çocuk kitabı (Dedem Korkut Öyküleri [1979, 1992], Alçacıktan Kar Yağar [1982], Kırmızı Balon [1990]) yayımladı. Öz’ün Kanayan (1973, 1989) ve Havada Kar Sesi Var (1987) adlı iki öykü kitabı daha vardır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Walter Pater Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Walter Pater; (d. 4 Ağustos 1839, Shadwell, Londra : ö. 30 Temmuz, 1894, Oxford, İngiltere), İngiliz eleştirmen, denemeci ve hümanisttir. Estetikçilik akımının temel öğretisi durumuna gelen “sanat için sanat” ilkesini savunmuştur.

Yunan felsefesi öğrenimi gördü. Leonardo da Vinci, Botticelli, Pico della Mirandola, Michelangelo gibi sanatçılar üzerine denemelerini 1873’te Studies in the History of the Renaissance (Rönesans Tarihi Üzerine İncelemeler) adlı kitapta topladı. Bu denemelerdeki titiz üslubu ve Rönesans sanatına duyarlı yaklaşımı sayesinde iyi bir araştırmacı olarak ün kazandı. Bu kitabının sonuç yazısında sanatın ne ahlaki ölçütlerle, ne de yararcı bir işlevle tanımlanabileceğini, yalnızca kendi güzelliği için var olduğunu öne sürdü. Bu görüşleri, Pater’in Swinburne ve Ön-Raffaellocular ile ilişkiye girmesine yol açtı.

Marius the Epicurean (1885; Epikürosçu Marius) en kapsamlı yapıtıydı. Pater, felsefi bir romans olan bu yapıtında estetik ve dinsel yaşam idealini bütün ayrıntılarıyla ortaya koyuyordu. Yapıt Marcus Aurelius döneminde Roma’da geçmekle birlikte, başkahramanın ruhsal gelişimi tümüyle 19. yüzyıl sonuna özgüydü. Imaginary Portraits (1887; Düşsel Portreler) ise aynı tarzda yazılmış daha kısa felsefi öykülerden oluşuyordu. Pater, İngiltere’yle ilgili konulara ağırlık verdiği Appreciations (1889) adlı yapıtıyla yeniden eleştirel deneme türüne döndü. Bunu 1893’te Plato and Platonism (Platon ve Platonculuk) izledi. Greek Studies (1895; Yunan İncelemeleri), Miscellaneous Studies (1895; Çeşitli İncelemeler), Essays from The Guardian (özel bas. 1896, 1901; The Guardian’dan Denemeler) ve tamamlayamadığı romansı Gaston de Latour (1896) ölümünden sonra yayımlandı. Pater’in etkisi başlangıçta Oxford’daki küçük bir çevreyle sınırlıydı. Ama sonraki edebiyatçılar kuşağı ondan yaygın biçimde etkilendi. Oscar Wilde ve George Moore gibi yazarlarda onun hem düşüncelerinin, hem de üslubunun belirgin izlerine rastlanır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Octavio Paz Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Octavio Paz; (d. 31 Mart 1914, México, Meksika – ö. 19 Nisan 1998, Meksika), II. Dünya Savaşı sonrasında Amerika kıtasında yetişmiş en önemli edebiyatçılardan sayılan Meksikalı şair, yazar ve diplomattır. 1990’da Nobel Edebiyat Ödülü’nü almıştır.

İspanyol bir anne ile Emiliano Zapata’yı destekleyen Yerli kökenli Meksikalı bir avukatın oğluydu. Ailesi İç Savaş yüzünden parasal sıkıntıya düştüğü için, zor koşullarda büyüdü. Tanrıtanımaz olduğu kararına vardığı bir Katolik okulunda ve Meksika Üniversitesi’nde öğrenim gördü. On dokuz yaşındayken ilk şiir kitabı Luna silvestre’ yi (Ormandaki Ay) yayımladı.

1937’de İspanya’ya giderek Cumhuriyetçilerin yanında yer aldı. Oradaki deneyimlerine yer verdiği Bajo tu clara sombra y otros poemas (Aydınlık Gölgen Altında ve Başka Şiirler) adlı kitabının 1937’de İspanya’da yayımlanması üzerine umut vaat eden bir şair olarak adından söz ettirdi. Ülkesine dönmeden önce gittiği Paris’te kendisini derinden etkileyen Robert Desnos ve öbür gerçeküstücü şairlerle tanıştı.

Paz, aralarında Barandal (1931), Taller (1939) ve El hijo pródigo’nun da (1943) bulunduğu çeşitli edebiyat dergilerini kurdu ve yönetti. 1970’lerde, edebiyat ve siyaset dergisi Plural in yayın yönetmenliğini üstlendi. Raíz del hombre (1937; İnsanın Kökleri), Piedra desoí (1957; Güneş Taşı ve Başka Şiirler, 1963), La estación violenta (1958; Acımasız Durum) adlı şiir kitaplarının yanı sıra felsefi denemelerini, edebiyat ve siyaset eleştirilerini topladığı El laberinto de la soledad (1950; Yalnızlık Dolambacı, 1978, 1990) ve ¿ Águila a sol ? (1951; Kartal mı, Güneş mi?, 1984) adlı kitaplarını yayımladı.

1962’de Meksika’nın Hindistan büyükelçiliğine getirildi. Meksika hükümetinin radikal öğrencilere karşı acımasız tutumunu protesto ederek 1968’de görevinden istifa etti. Hindistan’da geçirdiği yıllar yaşamını ve yapıtlarını büyük ölçüde etkiledi. Sonraki yıllarda İngiltere, Fransa, ABD ve Meksika’da yaşayan Paz, kısa bir süre Cambridge Üniversitesi’nde ders verdi, 1970′ lerin büyük bölümünü Harvard’da geçirdi. Solcu görüşlere eleştiriler yöneltti ve solcular tarafından eleştirildiyse de, kendini sosyalist olarak adlandırmayı sürdürdü.

Paz 1962’den sonraki şiirlerini Blanco (1967), Topoemas (1968), Discos visuales (1968), Ladera este (1971; Doğu Bayırı), Hijos del aire (1981; Havadan Doğma) ve Sor Juana Inés de la cruz, o, Las trampas de la fe (1982; Çarmıhtaki Rahibe Juana Inés ya da İnanç Sahtekârları) adlı kitaplarında topladı. Hindistan’dan döndükten sonra kaleme aldığı yazılarını ise Posdata (1970; Dipnot), Conjunciones y disyunciones (1970; Birleşme ve Ayrılıklar), büyükelçilik görevinden ayrılma gerekçelerini anlattığı The Other Mexico: Critique of the Pyramid (1972; Öbür Meksika: Piramidin Eleştirisi) ile Corriente alterna (1967; Değişken Akım), Children of the Mire: Modern Poetry from Romanticism to the Avant Garde (1974; Bataklık Çocukları; Romantizmden Avant-Garde’a Çağdaş Şiir), The Siren and the Seashell (1976; Siren ve Deniz Kabuğu), El mono gramático (1974; Maymun Gramerci) adlı kitaplarında topladı.

Paz’ın şiirlerinden yapılan bir seçme Türkçede Uzak Komşu (1985) adıyla, denemelerinden oluşan bir kitap da Düşler Boyunca Yaratmak (1990) adıyla yayımlanmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Laurence Oliphant Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Laurence Oliphant; (d. 1829, Cape Town-ö. 23 Aralık 1888, Twickenham, Middlesex, İngiltere), İngiliz yazar, gezgin ve gizemcidir. “Kehanet uyarınca dünyanın sonunu getirmek” amacıyla Filistin’de bir Yahudi devleti kurma çabalan Yahudi ve Hıristiyan yetkililer arasında geniş destek bulmuş, ama bazı çevrelerce ticari çıkarlara ya da İngiltere’nin Yakındoğu’daki konumunu güçlendirme isteğine bağlanmıştır.

İmparatorluğun birçok yerini dolaşan bir İngiliz görevlisinin oğluydu. Düzensiz bir eğitim gördü. Baroya alındıysa da çok geçmeden hukuku bırakarak serüven dolu bir yaşamı seçti. 1852’de Journey to Khatmandu (Katmandu’ya Yolculuk), ertesi yıl da The Russian Shores of the Black Sea in the Autumn of 1852, with a Voyage Down the Volga, and a Tour Through the Country of the Don Cossacks (1852 Sonbaharında Rusya’nın Karadeniz Kıyılan, Volga’dan Aşağı Bir Yolculuk ve Don Kazaklarının Ülkesinde Bir Gezinti) adlı gezi kitaplarını yayımladı. Daha sonra Elgin kontu James Bruce’un sekreteri, The Times’ın savaş muhabiri, gayri resmi İngiliz gözlemcisi ve kısa süre Japonya’daki İngiliz elçiliği birinci sekreteri olarak dünyanın çeşitli yerlerinde bulundu ve izlenimlerini Episodes in a Life of Adventure (1887; Bir Serüven Yaşamından Kesitler) gibi kitaplarında anlattı. Narrative of the Earl of Elgin’s Mission to China and Japan’de (1859; Elgin Kontunun Çin ve Japonya’daki Görevinin Öyküsü) savaş gemileri gölgesinde sürdürülen 19. yüzyıl diplomasisini büyüleyici bir dille anlattı. Londra sosyetesini konu alan Piccadilly: A Fragment of Contemporary Biography (Piccadilly: Çağdaş Bir Yaşamöyküsünün Parçası) adlı yergili romanının yayımlandığı 1865’te Muhafazakâr Parti’den parlamentoya seçildi.

1867’de ABD’ye giden Oliphant orada Yeni Yaşam Kardeşleri’ne katıldı ve servetini tarikatın kurucusu T.L. Harris’e bırakarak 1881’e değin onun önderliğini benimsedi. Yahudi olmamasına karşın 1878’de Disraeli ve Salisbury 3. markisi Robert Cecil’e Yahudilerin Filistin’e yerleşmelerini öngören bir plan sundu. Salisbury ve Doğu Avrupa Yahudilerinin olumlu karşıladığı plan Osmanlı padişahı tarafından reddedildi. 1882’de karısıyla birlikte Hayfa’ya yerleşen Oliphant orada küçük bir topluluk oluşturdu. Birlikte yazdıktan Sympneumata; or, Evolutionary Forces Now Active in Man (1885; Sympneumata; ya da İnsanda Etkin Durumdaki Evrimci Güçler) arınmış bir cinsel yaşama çağrıydı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,