Etiket: hakkında Eserleri 0

Donatello Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Eserleri

Donatello resmıDonatello; İtalyan heykelcisidir (Floransa 1386-ay.y. 1446). Çıraklığını L. Ghiberti’nin ve özellikle Nanni di Banco’nun atölyesinde geçirdi. Ghiberti ile birlikte Floransa Vaftizhanesi kapılarının ünlü bronz kabartmalarının yapımında çalıştı. Daha sonra Floransa Katedrali’nin süslenmesinde görev aldı. Bu yapının cephesi, dış duvarları ve çan kulesi için gerçekleştirdiği mermer boy heykelleri gençlik döneminin en önemli eserleridir. 1420 sonrasında bronz heykeller çalıştı, bu evrenin en önemli ürünü Davud heykelidir. (Floransa, Bargello, 1430 dolayı).

1432-1433’te Roma’da kaldı, Antik Çağ sanatını yakından inceledi ve etkisini duydu. Floransa’da Santa Croce Kilisesi için gerçekleştirdiği Meryem’e Müjde (1434) ve Katedral’in koro bölümündeki dans eden çocuk figürleri (1433-1440) bu evrenin doruk noktalarıdır. Sanatçının yaratılışındaki öteki bir evre de Padua Kenti’ ndeki çalışmalarıyla belirlenir (1443-1453). Burada İtalya erken rönesansının en büyük boyutlu eserlerinden biri olan Gattamelatdnın bronz atlı heykelini (1447) ve San Andonio Kilisesi mihrabı için kabartmalar ve heykel topluluklarını (1447-1450) gerçekleştirdi. Geç döneminin bir baş eseri ise Judith ve Holafernes bronz heykel grubudur (Floransa, Palazzo Vecchio 1455). Yeniçağın ilk çıplak heykelini (Davud), ilk atlı heykelini (Gattamelata) ve bağımsız heykel grubunu (Judith ve Holafernes) gerçekleştirdi.

Başlıca eserleri: Vaftizci Yahya (1415, Floransa, Katedral Müzesi); Aziz Georg (1416, Floransa, Or San Michele Kilisesi); Kral Herodes’in Şöleni (1427, Siena, San Giovanni Kilisesi); Zuccone (Habakkuk, 1435-1436, Florana, Katedral Müzesi); Savurgan Oğul Mucizesi (1446-1450, Padua, San Antonio Kilisesi); Maria Magdalena (1460 dolayı, Floransa.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Nijat Sirel Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Eserleri

Nijat Sirel; heykelcidir. (Amasya 1897 -İstanbul 1959).

1915’te devlet adına gönderildiği Münih Güzel Sanatlar Akademisi’nde heykel çalıştı. 1922’te Türkiye’ye dönerek İzmir Lisesi’nde bir süre resim öğretmenliği yaptı, bu görevi İstanbul’un çeşitli okullarında sürdürdü. 1927’de Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü’ne asistan oldu. 1932’de akademinin yönetim kadrolarıyla düştüğü anlaşmazlık nedeniyle görevinden ayrıldıysa da 1937’de yeniden görevine döndü. 1952’de akademinin müdürlüğüne getirildi.

Başlıca eserleri: Mithat Paşa Büstü (İstanbul Resim ve Heykel Müzesi), Abdülhak Hamit Rüştü (İstanbul Resim ve Heykel Müzesi), Ahmet Haşim Maskı (İstanbul Resim ve Heykel Müzesi), Avni Lifij Büstü (İstanbul Resim ve Heykel Müzesi), Atatürk Anıtı (1940 M. Tomruk ile birlikte), Bursa Atatürk Anıtı (1940), Bolu Atatürk Anıtı, H. Atamulu ile birlikte Çanakkale Atatürk Anıtı (1944), Malatya İnönü Anıtı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Henryk Sienkiewicz Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Eserleri

Henryk SienkiewiczPolonyalı yazardır. (Siedlce/Wola Okrzejska 1846-Isviçre/Vevey 1916)

Varşova Üniversitesi’ndeki dil ve edebiyat öğrenimini yarıda keserek gazeteciliği iş edindi (1871), ilk öykülerini de o yıllarda yayımlatmaya başladı: Na Marne (Boşuna) 1872, Selim Mirza (1876), Stary Sluga (Yaşlı Hizmetçi) 1876. Bu ilk ürünlerinde o yılların gözde yazarı Joseph-İgnaca Kraszewski’nin (1812-1887) etkisinde, onun izinde göründü. Ustalık aşamasına hemen bu yıllarda eriştiği de kabul edilir: Szkice Weglem (Füzen Taslakları) 1877. Gazete Polska’nın özel muhabiri olarak değişik geziler yapma fırsatını buldu. ABD’de kaldı (1876-1879), yolculuk izlenimlerini bir dizi yazıyla yansıttı; Listyz Podrozy do Ameryki (Amerika Yolculuğu Mektupları) 1876-1878. Romana geçmeden önce birkaç seçkin öykü derlemesi daha çıkardı: Latarnik (Fener Bekçisi) 1880, Z. Pamietnika Poznanskiego Nauczyciela (Poznanlı Bir Öğretmen Güncesi) 1879, Bartek Zwyciezca (Galip B.) 1882. Ülkesinin tarihsel yazgısını işleyen romanlara geçtiği zaman ulusal bir kimlik ve kişilik de kazanmış oldu, yurttaşlarının gözünde büyüyüp değerlendi: Ogniem i Meczem (Çelik ve Ateşle) 1884, Potop (Tufan) 1886, Pan Wolodyjowski (W.’lı Beyefendi) 1888 üçlemesi başeseri olduğu gibi, 17. yüzyıl tarih olaylarını sergileyen bu eser, Polonya ulusçuluğunun başlıca kaynakları arasında sayılır. En tanınan eseri 10’a yakın filmle de yayılan, Hristiyanlığın ilk yayılış yıllarındaki (Neron dönemi) Roma’yı canlandırır: Kovadis (Quo Vadis: Nereye Gidiyorsun?) 1895. Toton Şövalyeleri (Krzyzacy) 1897-1900 yeniden Polonya tarihine dönüşünü gösterir. Yazarlığının otuzuncu yılı vesilesiyle (1900) Polonya’da düzenlenen jübileyle kendisine Kielce yakınlarındaki Oblegorek köşkü armağan edildiği gibi, bir iki yıl sonra da Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı (1905). Ölümü savaş yıllarına rastladığı için naaşının yurduna (Varşova) taşınabilmesi 1924′ te gerçekleştirebildi.

Kovadis (Que Vadis), yazarın Neron dönemindeki putatapar Romalılarla ilk Hristiyanların çatışmasını konu edindiği en tanınmış eseri Hz. İsa’nın Roma’daki dindaşlarını bırakıp ayrılma sırasındaki havarisine (Aziz Paulus) sorduğu soru, yeni bir dinin, bütün baskılara karşın zafere ulaşmasının önsözü olur. Romanın baş kişisi, dev gibi güçlü koruyucusunun esirgemesinde ayak direyen genç Hristiyan kızı Lygia’dır; onun sevgisi yolunda yeni dine girecek olan Romalı patrici Vinicius’un nişanlısıdır. Roma işkencelerine soylu bir inançla karşı koymuş Hristiyanların zaferini sergileyen eserin, yazarın 1905’te Nobel Edebiyat Ödülü’ nü kazanmasında etkili oldu.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Memduh Şevket Esendal Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Eserleri

Memduh Şevket Esendal, yazardır (Çorlu 1883 – Ankara 1952).

Düzenli bir öğrenim görmedi, sürekli çabasıyla kendini yetiştirdi, aile topraklarını işletti, İttihat ve Terakki içinde (1906) politik çalışmalara başladı, 1908’den sonra parti müfettişi olarak görev aldı, TBMM tarafından orta elçilikle Azerbaycan’a gönderildi (1920-1924). Bir süre İstanbul liselerinde tarih, coğrafya öğretmenliği yaptıktan sonra Tahran elçisi oldu (1925-1930). Elazığ milletvekilliğinden (1930-1932) sonra Kabil (1932) ve Moskova elçiliklerine gitti (1938’e kadar), Bilecik milletvekilliğinden CHP Genel Sekreterliği’ni üstlendi (1941-1945), 1946’da yeniden Bilecik milletvekili seçildi. İlk öyküleri 1925’lerde dergilerde göründü (Meslek), 1934’te basılan Ayaşlı ve Kiracıları romanı CHP Roman Yarışmasında üçüncü oldu, birçok gazete (Ulus, Sanat ve Edebiyat) ve dergide (Seçilmiş Hikayeler, Türk Dili) yayımlanan öykülerinin iki cildini sağlığında kitaplaştırdı.Hikayeler (1. kitap, 1946, 2. kitap, 1946). Siyasal kimliğiyle yazar kişiliğini karıştırmamak için M.Ş.E., Mustafa Yalınkat, M. Oğulcuk gibi takma adlar kullandı. Bir yazdığını birkaç kez yazarak, dilini ve deyişini yalınlaştırıp arıtan özeniyle dikkat çekti. Çehov havasında çok başarılı ürünler verdi. İlk iki kitabı Temiz Sevgler (1965), Ev Ona Yakıştı (1972) adlarıyla yeniden basıldı.

“Bütün Eserleri” 10 ciltte bir araya getirildi (1984-1985): Ayaşlı ile Kiracıları (roman), Vas saf Bey (roman), Öyküler: Otlakçı, Mendil Altında, Sahan Külbastısı, Veysel Çavuş, Bir Kucak Çiçek, İhtiyar Çilingir, Hava Parası, Bizim Nesibe.

Ayaşlı ve Kiracıları, kitapta Cumhuriyetin ilk yıllarındaki başkent Ankara’ nın derme çatma, karışık dokuması, bir apartman katındaki rastgele komşuluk ilişkileri biçiminde geniş bir kesite dönüşür. Ayaşlı İbrahim Efendi’nin yaşam özeti bile imparatorluk yıkılışından Cumhuriyet’in kuruluşuna doğru gelişen çizginin aşama önemlerini belirler: Önceleri eşkıya iken zaptiye çavuşluğuna geçmiş olan bu ağa-oğlu, arzuhalcilik, genelev işletmeciliği gibi işlerden sonra otelcilik yapmış, sonra da katını oda oda kiralayarak geçimini yoluna koymuştur. Mutfak, banyo, ayakyolu gibi ortak mekanlarda karşılaşılan bu yakın yaşamda birbirine hiç uymaz kişiler belli yaşama biçimlerinde birbirine yaklaşır; öyküyü anlatan bekar banka memur kişiliğindeki gözlemci (yazar), görüp tanıdığı kişileri kendi davranışları, konuşmaları, ölçüler ve birimleriyle yan tutmadan canlandırıp tanıtır. CHP Roman Yarışması’nda (1942) üçüncülük kazanan eser, Anadolu merkezine koşan imparatorluk karışıklığını, alafranga yaşam özentilerinin dengesizliğini bütün yanlarıyla verir; sağlıklı bir çiftin umudunu taşıyarak biter.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Honore de Balzac Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Eserleri

Honore de Balzac; Fransız yazarıdır (Tours 1799-Paris 1850).

Tours dolaylarında memurluklar yapan babası Bernard-François Balssa (1746-1829), kâğıt üzerinde gerekenleri yerine getirerek eski bir soyluluğun adını takınmıştı: Balzac. Bu girişimini yıllar sonra pekiştirerek (1821), Fransa’da soyluluğu köklü bir geleneğe bağlayan “de” ön takısını da adına ekleyecektir. Eşiyle arasındaki 32 yıllık yaş ayrılığı, çevre uyuşmazlığı belirgin bir mutsuzluk yarattı. Bu birleşmenin ilk ürünü olan Honore; soğuk, titiz, sert tutumlu anasından sürekli yakındı. Katolik rahiplerin yönetimindeki bir yatılı okulda (1802-1813) evden uzakta yürütülen ilköğrenim yılları geldi. Balzac’ı etkileyen üçüncü yetişme değişimi, Napolyon’un yenilgisinden sonra ailesinin Paris’e gelip yerleşmesi oldu (1814 güzü). Böylece çok sevdiği kız kardeşi Laure (1802-1871), rahat ev yaşamı, Marais Mahallesi’nin sıcak çevresi, ilk gençlik yıllarına yansıyacak başkent zenginliği gözlem sınırlarının içine girdi. Romanlarında yaşatacağı geniş ufuklu ve tutkulu gençler gibi o da delikanlılığının iştahlı hevesleriyle yarına güvenle baktı.

Bu dönemde iki yıllık hukuk öğrenimini bitirerek (1816-1818), stajyer olarak çalıştığı bir iki kurumda görev aldı. Sonra kendi başına yaşamak, yazmak, edebiyatçı olmak denemesine girişti (1819). Tam bir başarısızlıkla sonuçlanan Cromwell tragedyası, felsefe özüne dayalı kısalı uzunlu deneme yazıları, 1822’den sonra birileriyle işbirliği yaparak ya da takma adlarla (Horace de Saint, Aubin, Lord R’hoone…) yayımladığı cinayet, entrika, serüven romanlarının deneyleri yanı sıra Balzac, alışveriş ve basın-yayın işine de girişti. Sonuç tam bir iflas ve 50 bin franklık borç yükü oldu. Bu borcu ömrü boyunca ödemek için çalışıp durdu. Borçluluk sorumluluğundan kurtulmak için çalışırken bu dönemde kendisine büyük destek olan Madame Laure de Berny ile buluştu. On altı yaşında evlendirilmiş ve anlaşamadığı kocasından dokuz çocuk sahibi olmuş bu dul kadın (1777-1834), Balzac’ın 1815’lerde ailesinin bulunduğu Villeparisis’de tanıdığı, sevdiği bir güzellikti. 1822′ lerde birlikte yaşamaya başladılar; böylece kendine olan güveni büyük bir sevgi ve sevecenliğin desteğiyle güçlenerek yeniden yazmaya, asıl kişiliğini bulmaya başlayan Balzac, adını taşıyan ilk roman başarısıyla ömrünün sonuna kadar sürecek büyük romancılık yolunda en büyük adımı attı: Les Chouans (Şuan’lar, 1829). Kendisini can sıkıcı maddi tedirginliklerden incelikle kurtarırken yaşamının sevgi ve duygu boşluğunu da dolduran Mademe de Berny; Balzac’ın Dilecta (Sevgili) diye andığı, varlığını Vadideki Zambak (Le Lys Dans la Vallee) 1835, adlı ünlü romanına konu yaptığı, ölümünden bir iki yıl önceye kadar (1833) saygısına sadık kaldığı, çok yararlı bir ilişkinin kahramanı oldu.

Bundan sonra başarı merdivenlerini sürekli çıktı.Hiç aksamayan bir tempoyla günde 14-16 saat çalışır (biyografi yazarları üç özelliğine dikkat çekerler: Beyaz geceliğiyle sabahlara kadar çalışması, bir gecede 40-50 kahveyle sağlanan uykusuzluğu, salon ziyaretlerindeki özenli şıklığıyla soyluluğunu gösteren bastonu…). İşte bu dönemde Balzac, ölümünden ancak birkaç ay önce evlenebileceği, yıllarca mektuplaştıktan sonra tanışabileceği, kendisine adsız bir destek olan “Yabancı Kadın”ın mektuplarıyla karşılaştı (1832); 1850’ye kadar sürecek bu ilişkinin kahramanı Polonyalı toprak sahibesi, sonradan dul kalacak olan (1842) Kontes Eveline Hanska’dır (1800-1882).Otuzundaki Kadın’ın Kahramanı (La Femme de Trente Ans) 1831. Balzac çeşitli eserlerini sonradan belirleyeceği bir plana göre ayrı ayrı dizilerde toplamaya başladı.Başlığı La Comedie Humaine (İnsanlık Komedyası) olan bu büyük çerçevenin nasıl gelişip genişlediğini, yeni yaratılarla ne şekilde zenginleştiğini eserlerinden izlemek olanağı vardır. Bu toplu eserler önce 1842-1848 arasında 17 cilt olarak yayımlandı, ölümünden önce çıkan 85 romana ulaştı. Balzac’ın son yılları, gazetecilikten kurtulmuş tam bağımsızlıkla hep romanlarına adanmakla geçti. Arada Madame Hanska ile buluşup görüşmek için yaptığı uzun geziler, güzel bir ev dayayıp döşemek uğraşıyla evlilik hazırlıkları zamanını aldı. Akademiye kabul edilmek, milletvekili olmak düşleri de umduğu olumlulukla sonuçlanmadı. Mademe Hanska ile evlendi (14 Mart 1850); ne var ki bugün admı taşıyan Fortunee Sokağı’nda özenip hazırladığı evdeki yaşamı umulmayacak kadar kısa sürdü ve 18 Ağustos 1850′ de öldü. Romanlarında çok geçen Pere-Lachaise Mezarlığı’na gömülürken onun dehasını kabul eden, Fransız Edebiyatı adına Victor Hugo ünlü konuşmasını yaptı. Çeşitli alanlara dikilmiş heykellerinden başka 1843-1847 arasında oturduğu ev (Raynouard Sok. 17) özel eşyasını ve anılarını yaşatan bir müze haline getirildi (1908).

Balzac’ı romantizmden kurtulmuş ilk gerçekçi yazar kabul eden genel görüş yaygındır. Yüze yakın romanda canlandırdığı 2.000 kadar roman kişisinin yazgılarının, zamanının Fransa’sını yansıtan en doğru ayna olduğunu savunanlar haklıdırlar. Hepsi Türkçeye (bazıları birkaç değişik imza ile) çevrilmiş en önemli eserleri ve yazılış yılları: Bilinmeyen Şaheser (Le Chef d’Oeuvre İnconnu) 1832, Vadideki Zambak (Le Lys Dans la Vallee) 1835, Mutlak Peşinde (La Recherche de l’Absolu) 1834, Otuz Yaşındaki Kadın (Le Femme de Trente Ans) 1828-1844, Tefeci Gobseck (Gobseck) 1830, Albay Chabert (le Colonel Chabert) 1832, Goriot Baba (Le Pere Goriot) 1833, Sönmüş Hayaller (Les İllusions Perdus) 1835-1843, Cesar Birotteau (1837), Eugenie Grandet (1833). İki Yeni Gelinin Hatıraları (Memoires des deux Jeunes Mariees) 1841, Nucingen Bankası (La Maisen Nucingen) 1837, Köy Hekimi (Le Medecin de Campagne) 1833, Köy Papazı (Le Cure de Village) 1837-1845, Tılsımlı Deri (La Peau de Chagrin) 1830, Cousine Bette (La Cousine Bette) 1846, Cousin Pons (le Cousin Pons) 1846 vb.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Nabi Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Eserleri

nabiNabi; divan şairidir (Urfa/Ruha 1642-İstanbul 1712).

Asıl adı: Yusuf. Şiirde mahlası (takma ad) olan Nabi; haberci, haber veren; yerden fışkıran, kaynayan su anlamların gelir. Doğduğu yörenin medreselerinde öğrenimden geçti. Arapça ve Farsça da yazabilecek haldeyken kültür merkezi İstanbul’da (1665) yetenek ve bilgisini kayırıp destekleyecek esirgeyici bir makam aradı, uygun bir vesileyle sunduğu mersiye (ağıt) şiiriyle dikkati çekerek Musahip Mustafa Paşa’nın (? – 1687) divan kâtibi oldu, IV. Mehmet‘in yakın hizmetinde bulunduğu için sık sık Edirne’ye giden paşasının yanında yer aldı.

Kamaniçe Kalesi’nin fethiyle (Polonya) ilgili şiiri (Fetihname- Kamaniçe, bas. öl. s. 1864), 1675’deki şehzadeler düğününü (15 gün süren sünnet şenlikleri) dile getiren Surnâme 587 beyit (bas. öl. s. Agâh Sırrı Levent tarafından, 1944) adlı eseri işte bu saray yakınlıklarınm ürünüdür. 1678’de Hacca gitti, dönüşünde paşasının daha da yakınına, musahipliğe yükseldi, yolculuğunu düz yazıyla anlattı: Tuhfetü’l Haremeyn (Mekke ve Medine Armağanı) yaz. 1682, bas. öl. s. 1849. Mustafa Paşa kaptanıderya olarak Mora’ya giderken de ondan ayrılmadı (1684), onun ölümünden sonra bir süre Halep’ te yaşamayı yeğledi, vali Baltacı Mehmet Paşa ikinci kez sadrazamlıkla başkente giderken Nabi’yi de yanında istedi (1710).

Darphane emirliği, Anadolu muhasebeciliği gibi görevlerde bulunurken yaşı ve eseri yüzünden gördüğü saygı ve yaşlı usta-üstad kimliğiyle dirlikli günler yaşadı, öldüğünde Karacaahmet’e gömüldü.

Didaktik şiire verdiği önemle kendisine büyük divan şairleri arasında özel bir yer edinen Nabi, yaşadığı dönemlerin toplumsal çöküntülerini gördüğü için halkın ruhsal durumunun sözcüsü oldu, bilgece gerçeklerle dolu hakimane şiirler yazdı. Şiirlerinden atasözlerinden düşünce ve felsefeden yararlanarak rahat ve akıcı bir dille yazdığı örneklerle yeni bir çığır açtı.

Başlıca eserler: Divan, Farsça Divançe (bas, öl. s. 1841,1875), Hayriye (mesnevi, oğlu Ebü’l-Hayr Mehmet için yazılmış-1701-yaşam deneyleri, iyi davranış ve ahlak öğütleri, bas, 1889), Hayrabad (mesnevi, yazma), Zeyl-i Siyer-i Veysi (bas. öl. s. 1832), Menşeat (yazma), Terceme-i Hadis-i Erbain (yazma).

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Jacques Ibert Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Eserleri

15 Nisan 1890, Paris — 6 Şubat 1962, Paris

Fransız bestecisidir. Paris Konservatuarımda eğitim görmüş, 1919′ da Roma Ödülü’nü kazanmış, 1940’da Roma’daki Fransız Akademisi yönetmenliğine getirilmiş, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Paris Operası yönetmen yardımcısı olmuştur. İzlenimcilerin etkisinde. işçiliği sağlam, özellikle çalgı renklerini kullanıştaki ustalıkla seçkinleşen bir yazısı vardır. En ünlü yapıtı orkestra için «Les Escales – Uğrak Limanları», dır. «Le Roi d’Yvetot» adlı operası, bale süitleri, konçertolar, oda Inüziği yapıtları başka tanınmış verimi arasındadır.

ESCALES (UĞRAK LİMANLARI)

İlk yorumu: 1924 Paris.

Yapıt, bestecinin gençliğinde yaptığı bir Akdeniz gezisinden esintidir, üç limanı anlatır müzikle; Sicilya’da Palermo, Tunus’da Nefta ve İspanya’da Valencia. Özellikleri; Palermo (Sakin), Tunus-Nefta (orta kararlı), Valencia (canlı). Fransız müzik yazarı André Georges’un yapıt konusundaki yorumu şöyle: «Besteci, yol boyu uğradığı limanlardan elde ettiği izlenimleri, duyduğu halk ezgileriyle bağdaştırmış; Palermo’da duygulu bir İtalyan halk ezgisi flütün zarif tınısıyla yansır. İkinci liman Nefta Afrika kuzeyinde, karşı kıyıdadır. Yaylı çalgılar ve timpanilerin doğu ritmleri eşliğinde melankolik bir türkü obua’dan duyulur. Üçüncü bölüm Valencia’ya İspanyol-Arap tarzı bir geçişle ulaşılır. Aynı tema özgür gelişimlerle tipik bir «İspanyol Rapsodisi»ni tamamlar.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Vincent d’Indy Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Eserleri

27 Mart 1851, Paris — 2 Aralık 1931, Paris

Fransız bestecisidir. Önce Lavignac’tan, sonra César Franck’dan ders aldı. Franck’la, amacı genç Fransız bestecilerinin eserlerini çaldırmak olan «Ulusal Müzik Derneği»ni, 1894 yılında da Charles Bordes ve Guilmant ile birlikte din müziği eğitimi yapan Schola Cantorum’u kurdu. 1900’den başlayarak Schola, her alanda öğretim yapan bir müzik okulu haline getirildi ve d’lndy, ölümüne kadar orada öğretmenlik yaptı. Franck etkisinde, düzenli, aydınlık, sığ bir müziği vardır.

Başlıca yapıtları arasında «Istar» adlı senfonik çeşitlemeleri, «Bir Fransız Dağ Havası Üzerine Senfoni» (piyano ve orkestra için), bazı oda müziği verimi «Yabancı» ve «Fervaal» adlı operaları özellikle tanınmıştır.

BİR FRANSIZ DAĞ ŞARKISI ÜZERİNE SENFONİ (Symphonie sur un chant montagnard Français)

İlk yorumu: 1887 Paris.
Besteci ilk senfoni denemesini 35 yaşında yapmış, ancak orkestra için diğer verimleri gibi bu eserde de senfonik şiir karakterinden kurtulamamış, büyük kadrolu «romantik çağ orkestrasına» piyanoyu da katmıştır.

Eserin ana «tema»sı, bestecinin pek sevdiği Vivarais eyaletinden derlenmiş bir dağlı ezgisidir. İngiliz kornosuyla sunulan bu melankolik melodiden sonra yapıtın ikinci temel taşı olan romantik bir «tema» daha yapıya katılır. «Allegro» bölüm etkili ses demetleri ve güçlü «kontrapunta» buluşlarıyla «Andante»ye ulaşır. Piyano ana «tema»yı uzaklaşmış, geçmişe bırakılmış anıların rüyalı bir tekrarı gibi işler bölüm boyunca. Senfoni son bölümde parlak bir görüntüye dönüşerek biter.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Leoš Janáček Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Eserleri

3 Temmuz 1854, Hukvaldi — 12 Ağustos 1928, Ostrau

Çek bestecisidir. Öğrenimini Prag’ da org okulunda yapmış, 1878’den sonra Moravya müzik yaşamının en önemli kişisi olmuş, halk konserlerini yönetmiş, Brünn Öğretmen Okulu’nda org öğretim bölümünü, sonra Brünn Konservatuarı’nı kurmuş, Moravya halk müziği üzerinde incelemeler yapmıştır. Müziği, Moravya folkloruna dayanır. Özellikle, konuşma dilinin melodi ve ritimlerinin kaynak olarak kullanıldığı bir müziği vardır.

Başlıca yapıtları: «Jenufa», «Katya Kabancva», «Mikropulos Davası» ve «Ölüler Evinden» adlı operalar, «Kaybolan Kişinin Güncesi» adlı şarkı dizisi ve Sinfonletta».

Üç perdelik operadır.
Metin: Gabriella Preissova.
Bestecisi:Leoš Janáček
İlk oynanış: 1916 Prag.
Başlıca kişiler: Burya (Alto), Laka Klemen (Tenor), Steva (Tenor), Kilise hademesi kadın (Soprano), Jenufa (Soprano), Yargıç (Bas), Karolka (Soprano).
Konunun geçtiği çağ ve yer: 19’uncu yüzyıl sonlarında Moravya’da bir köy.

Konusu:
Yaşlı kadın Burya’nın torunu Steva, gene Burya’nın kilise hademesi olan dul gelini tarafından büyütülen güzel Jenufa’yı baştan çıkarmış, gebe bırakmıştır. Steva sarhoş, hırsız, huzursuz bir gençtir. Beri yanda gene Burya’nın üvey torunu Laka da kızı sevmekte, aşkını gizlemektedir. Laka karakter yönünden Steva’ nın karşıtıdır; iyi kalpli, dengeli ve huzurlu. Jenufa çocuğu olacağını anlayınca Steva’yı evlenmeye zorlar, sonuç alamaz, üstelik sarhoş delikanlı kızın yüzünü bıçakla yaralamaktan çekinmez. Çocuk doğmuş, gizlice büyütülmektedir. Steva ise yargıcın kızı Karolka’nın peşindedir, evlenmeleri kararlaşmıştır. Laka, sevgilisinin çektiği acıyı görmektedir, kilise hademesi açıklamıştır gerçeği, buna rağmen Jenufa ile evlenmek ister. Düğün törenlerinde Steva yargıcın kızı Karolka ile görünür. Nikâh kıyılırken bir çığlık duyulur, derede bir çocuk cesedi yüzmektedir. Kilise hademesi açıklar öyküyü, çocuğu evlâtlığının mutluluğunu engellememesi için dereye atmıştır. Kadın tutuklanırken Karolka yasa dışı çocuğun babası Steva’yı bırakarak uzaklaşmıştır. Laka ve Jenufa kalmışlardır en sonda; olaylarla ezik, fakat acıdan doğup gelişen güçlü bir aşkla mutlu.

Jenufa bestecinin en tanınmış yapıtları arasındadır. Almancaya Franz Kafka’nın arkadaşı Max Brod tarafından çevrilmiş, bu güçlü köy dramı inandırıcı konusuyla daima etkili olmuştur. Janacek’in müziği Mussorgski’nin derin etkisini yansıtır.

İlk yorumu: 1926 Prag.
Bestecisi:Leoš Janáček
Bestecinin orkestra müziği alanında en tanınmış yapıtlarından biridir. Beş kısa bölümden kuruludur. «Sinfonietta».

İlk bölüm (Allegretto) tüm yapıtın «ön müziği» karakterindedir Bas trompetler ve timpaninin yansıttığı giriş halk dansını anımsatan bir cümleye uzanır. İkinci bölüm (Andante) uzun bir klarnet tümcesiyle girer. Arada değişik obua, trombon ve korno süslemeleri görülür. Klarnet tümcesinin tekrarı, bölümü tamamlar. Üçüncü bölüm (Moderato) birincisi türkü karakterinde üç «tema» ile işlenmiştir. Dördüncü bölümü (Allegretto) üç trompetle sunulan bir dans ezgisi. Beşinci bölümü ise (Allegro) üç flütten yansıyan bir ana «tema»nın türlü renklerini kapsar.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Ottorino Respighi Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Eserleri

9 Temmuz 1879, Bologna — 18 Nisan 1936, Roma

İtalyan bestecisi, Empresyonizmin İtalya’da başlıca önderlerindendir. Eğitimini Bologna’da Liceo Musicale’de Sarti ve Martucci’nin öğrencisi olarak yapmış, St. Petersburg’da Rimski-Korsakov’un, Berlin’de Max Bruch’un yanında sürdürmüştür. 1913’te Roma’da Santa Cecilia Konservatuarı öğretmenliğine getirilmiş, 1923’te adı geçen konservatuarın yönetmeni olmuş, iki yıl sonra bu görevinden ayrılarak, kendini yalnız besteciliğe vermiştir, önemi özellikle İtalyan orkestra müziğinin yeniden uyanışını sağlaması bakımındandır.

Başlıca yapıtları: 8 opera, orkestra için «Roma Çamları», «Roma Çeşmeleri», «Kilise Pencereleri», «Kuşlar», «Roma Şenlikleri», «Dramatik Senfoni», iki piyano konçertosu, keman ve orkestra için «Concerto Grogoriano».

ROMA ÇEŞMELERİ

İlk yorumu: 1918 Roma.
Bestecinin bazı Roma özelliklerini izlenimci bir paletle yansıtma eğilimi sonucu doğan ilk ürün bu güzel senfonik şiirdir. Roma’nın dört ünlü çeşmesini günün değişik saatlerinde resimler Respighi.

«Güneş doğarken Valle Giulia Çeşmesi» pastoral anlamla işlenmiştir. Kentin taze, hafif sisli şafağını tatlı tınılarla çizer. «Sabah Triton Çeşmesi» korno sesleri ve orkestranın «tril»leriyle girer. Çeşmeyi süsleyen mitolojik figürler güneşin ilk ışınları altında sularla oynaşmaktadır. «Öğle Trevi Çeşmesi» nefesli çalgıların sunduğu görkemli ve zafer haberleyen bir «giriş»le başlar. Çeşmede arabası üzerindeki Tanrı Neptün gurur ve görkemiyle oturmaktadır. «Grup vakti Villa Medici Çeşmesi» acılı hüzünlü bir «tema» ile işlenmiştir Uzakta çalan çanlar, kuş ötüşleri, yaprak hışırtıları ve gecenin suskusu.

ROMA ÇAMLARI

İlk yorumu: 1924 Roma.
Besteci, «Roma» dizisinin ikinci verimi olan bu yapıtta yalnız doğa izlenimleriyle yetinmemiş, çağrışımlardan yararlanarak bazı tarihi anılar ve fantezilere de yer vermiştir. «Çamlar» da dört bölümden kuruludur.

«Villa Borghese Çamlar» ve çam ağaçları altında oynayan, dans eden koşup zıplayan, bağırıp çağıran çocuk sesleri. «Bir Katakomb yanındaki Çamlar». Bir çamın mezara uzayan gölgesi duayı andıran esrarlı bir ezginin yankısı, «Janiculum Çamları». Ay ışığında Gianicolo tepesindeki çamların gölgeli görüntüsü, klarnetin sunduğu bir kadans ve bülbülün sesi. «Appia Yolundaki Çamlar». Şafakta sisler içinde Appia yolu. Eski şanlı tarihin uzaktan yansıyan marş ritmiyle yavaş yavaş tekrar belirişi. Yaklaşan Roma lejyonerlerinin zafer türküsüyle Capitol’e yönelişleri.

ROMA BAYRAMLARI

İlk yorumu: 1928 Roma.
Dört bölümlü bir diğer dizi. Orkestralaması çok genişletilmiş; org, piyano, çan ve türlü vurma çalgılarla tarihi «orji»lerin atmosferi büyük ve renkli ses hacimleriyle sunulmuştur.

İlk bölüm «Circus Maximus» da kanlı bir gösteri çizer. İmparator Neron ilk Hıristiyanları vahşi hayvanlara parçalatmakta, arena halkın isterik haykırışlarıyla sarsılmaktadır. İkinci bölüm «jübileum», eski çağlarda Roma’ya gelen Hristiyan hacıların uyandırdığı bayram havasını, üçüncü bölüm «Ottobrata» Roma’nın «Ekin Bayramı»m, dördüncü bölüm «Befana» ise «Üç Kral Bayramı» esnasındaki gece eğlencelerini yansıtır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,

Albert Lortzing Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Eserleri

Deri tüccarlığı yapıp iflâs ettikten sonra aktörlüğe başlayan bir baba ve aktris bir ananın oğludur. Lortzing gösteri yaşamına küçük yaşta atılmış, müzikte ise Rungenhagen’den aldığı tümü bir yıl kadar süren dersler dışında kendi kendisini yetiştirmiştir. 1826’da Oetmold’da aktörlük yapmaya koyulmuş, 1833-1844 yılları arasında Leipzig’de tenor olarak çalışmıştır. Bu arada bazı hafif operalar besteleyen sanatçı yavaş yavaş tanınmaya başlamıştır. 1830′ da «Zar und Zimmermann», 1842′ de «Der Wildschütz»ü vermiş, çalıştığı operanın orkestra yöneticiliğine getirilmiştir. Bunu gezginci yıllar izlemiş, bu arada diğer iki seçkin sahne eseri «Undine» ve «Waffenschmied» doğmuştur. Lortzing hayatta iken yapıttan ona servet getirmemiş, ölümünden sonra ailesi yararlanmıştır. Diğer tanınmış operaları: «Ham Sachs», «Casanova».

ZAR UND ZIMMERMANN (Çar ve Dülger)

Üç perdelik gülünçlü operadır.
Metin: Besteci.
İlk oynanış: 1837 Leipzig.
Başlıca kişiler: Rus Çarı Petro «Deli» (Bariton), Petro Ivanov (Tenor), van Bett (Bas), Marie (Soprano), Amiral Lefort (Bas), Lord Syrtdham (Bas), Marquis de Chateauneuf (Tenor).
Konunun geçtiği çağ ve yer: 17’nci yüzyıl sonlarında Hollanda’da Saardam.

Konusu:
Rus Çarı Petro Saardam’da asıl kimliğini gizleyerek Petro Mihailov adıyla gemi yapımını öğrenmekte, aynı tezgâhta çalışan Petro Ivanov adlı Rusla arkadaşlık etmektedir. Petro İvanov, belediye başkanı van Bett’in yeğeni Marie’yi sevmekte, kızı olağanüstü kıskanmaktadır. Başkan hükümetinden Petro adlı işçiye büyük ilgi göstermesi yolunda emir almıştır. Beri yanda ingiliz elçisi Lord Syndham ve Fransız elçisi Marquis de Chateauneuf de hükümetlerinden aynı yolda emir almışlar, çan bulmak üzere harekete geçmişlerdir. Ancak «Petro»lardan hangisi gerçek çardır? Rus elçisi Amiral Lefort gerçek çara yurdunda önemli olayların beklediğini söylemekte, dönmesi gerektiğini hatırlatmaktadır. Opera iki elçinin birbirlerini atlatma yolundaki çabalan arasında sürer. Başkan van Bett asıl Çar’ın yeğeni Marie’nin sevgilisi olduğu inancındadır. Onuruna bir tören düzenler. Petro Mihailov hiç bozmadan bu oyunu sürdürür. Daha birkaç saat sabretmesi ve asıl Çar’ın uzaklaşmasına yardımcı olması gerekmektedir. Çar Petro gemiye biner, bir şarkıyla Saardam’a veda ederek gider. Fakat, Petro Ivanov’a bir mektup bırakmış, onun Marie ile evlenmesini öğütlemiş, saray nâzırlığına atandığını bildirmiştir. Opera halkın Çar’ı selâmetleyen sesleri arasında sona erer.

Tek ve toplu bölümleriyle gerçekten ustaca işlenmiş bir «Singspiel» olan eser, bestecinin günümüzde en çok sahnelenen verimidir.

Tanınmış bölümler: «Uvertür», «O, ich bin klug» (van Bett), «Lebe wohl, mein Flandrisch Maedchen» (Marquis), «Heil sei dem Tag» (van Bett), «Sonst spielt’ich mit Zepter» (Çar Petro).

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,