Etiket: hakkında (Kısaca) 0

Sirimavo Bandaranaike Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Sirimavo Bandaranaike

Sirimavo Ratwatte Dias Bandaranaike, (d. 17 Nisan 1916, Ratnapura, Seylan – 10 Ekim 2000, Kolombo, Sri Lanka), partisinin 1960 Seylan (1972’den sonra Sri Lanka) genel seçimlerindeki başarısı üzerine dünyanın ilk kadın başbakanı olan önder.

1940’ta S.W.R.D. Bandaranaike ile evlendi ve toplumsal yardım sorunlarıyla ilgilenmeye başladı. 1956’da başbakan olan kocası 1959’da bir suikast sonucunda öldürülünce, kocasının kurduğu Sri Lanka (Kutsal Seylan) Özgürlük Partisi’nin (SLFP) isteği üzerine partinin başına geçti. Parti Temmuz 1960’ta yapılan genel seçimleri ezici bir çoğunlukla kazanınca başbakan oldu.

Kocasının sosyalizm, uluslararası ilişkilerde tarafsızlık, Budacılığı ve Seylan dili ile kültürünü etkin biçimde özendirme gibi siyasal yaklaşımlarını sürdürdü. 1964’te Marksist eğilimli Seylan Eşit Toplum Partisi (Lanka Sama Samaja Party-LSSP) ile kurduğu koalisyon, hükümet üyeleri arasında muhalefete yol açtı ve bunun sonucunda 1965 genel seçimlerinde yenilgiye uğradı. Ama Birleşik Halk Cephesi adıyla bilinen sosyalist koalisyon 1970’te yeniden iktidara geldi. Başbakan olarak bu kez daha köktenci bir politika güttü. Programında, önemli sanayi dallarının kamulaştırılması da vardı. Ama etnik çekişmeleri ve ekonomik sıkıntıları gideremediğinden ve baskıcı önlemlere başvurduğundan programını gerçekleştiremedi. Temmuz 1977 seçimlerinde partisi meclisteki 168 sandalyeden ancak 8’ini koruyabildi ve Bandaranaike başbakanlıktan ayrıldı.

Sri Lanka parlamentosu, gücünü kötüye kullandığı gerekçesiyle, 1980’de Bandaranaike’nin bütün siyasal haklarını elinden aldı ve bir daha kamu görevine gelmesini yasakladı. 1986’da Başkan J. R. Jayawardene kendisini bağışlayarak bütün haklarını geri verdi.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , ,

Christian Doppler Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Kısaca

Christian DopplerChristian Doppler; Avusturyalı fizikçidir. (Sazburg 1803 – Venedik 1853).

Matematik alanında kendi kendini yetiştirdi. 1829’dan başlayarak doğduğu kentte matematik öğretmenliği yaptı. 1841’de Prag Teknik Akademisi’nde matematik ve geometri bölümünün başkanlığına getirildi. Buradaki çalışmalarını ses ve ışık kaynaklarına ilişkin konulara yönelterek Doopler olayı olarak anılan ilkeyi geliştirdi ve açıkladı. 1847’de Chemmists’de Madencilik Akademisi’nde matematik ve fizik profesörlüğüne getirildi. 1850’de bu kez Viyana Üniversitesi’nde fizik kürsüsünün yöneticisi oldu. Hastalığı nedeniyle dinlenmek için gittiği Venedik’ te öldü. Çalışmaları Abhandlungen von Christian Doppler (Christian Doppler’in Araştırmaları) adı altında 1907’de yayımlandı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Hasan Tahsin Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Kısaca

Hasan TahsinHasan Tahsin; gazetecidir (Selanik 1888-İzmir 1919).

Asıl adı: Osman Nevres. İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne üye oldu. İkinci Meşrutiyet’ten sonra Fransa’ya gönderilen ilk öğrenciler arasında yer aldı, Paris’te siyasal bilimler okudu, savaşın başlamasıyla dönüp Teşkilatı Mahsusa’da görev aldı. Romanya’da Türklere karşı zararlı propaganda yürüten İngiliz Buxton kardeşler için düzenlediği suikast yüzünden tutuklanıp hapsedildi. Savaş kargaşası içinde kurtulma yolu buldu (1916). İsviçre’ye gidebilmek için aldığı pasaportta babasının adını kullandığı için gerçek adı Osman Nevres gölgede kalmış oldu, mütareke dönüşünde (1918) İzmir’e yerleşti. Hukuk-i Beşer adlı gazetenin kuruluş ve yayımına katıldı, Yunan işgaline karşı çıkan Reddi-i İlhak Derneği’nin örgütlenmesini gerçekleştirdi. İzmir’e ilk çıkan düşman askerlerine ateş açtığı için bulunduğu yerde öldürüldü; günümüzde “İlk Kurşun Anıtı” onun anısını yaşatır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Giacomo Puccini Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Giacomo Puccini Giacomo Puccini; İtalyan bestecisidir (Lucca 1858-Brüksel 1924).

Milano Konservatuvarı’nda öğrenim gördü. 1883’te Capriccio Sinfonico adlı eseriyle konservatuvardan mezun oldu. İlk iki operası Le Villi (1884) ve Edgar (1889) Milano’da sahnelendi ve sınırlı bir başarı kazandı. Buna karşın üçüncü operası olan Manon Lesçaut (1893), kendisini dünya çapında bir üne kavuşturdu. Bundan sonra çalışmalarını opera besteciliğine yöneltti, opera repertuvarının seçkin eserleri arasında yer alan La Boheme (1896), Tosça (1900), Madam Butterfly (1904) ve F. Alfano tarafından tamamlanan Turandot’u (1926) besteledi. Verdi’den ve Wagner’den etkilendi. Bunların ilkine melodikdramatik gücünü, ikincisine leitmotif tekniğini ve çalgılama anlayışını borçlu sayılır. İtalyan gerçekçi (verismo) akımının önde gelen temsilcilerindendir.

Öteki operaları: Altın Batı’nın Kızı (1910), La Rondine (Kırlangıç) 1917, İl Trittico (Üçlü Eser): İl Tabarro, Suor Angelica, Gianni Schicchi (1918). Ayrıca büyük missa, orkestra için iki menuetto ve oda müziği bestelemiştir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Sarah Bernhardt Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Sarah BernhardtSarah Bernhardt; Fransız kadın tiyatro oyuncusudur (Paris 1844 – ay. y. 1923).

Asıl adı: Henriette Rösine Bernard. 1858’den 1860’a kadar Paris Konservatuvarı’nda tiyatro dersleri aldı; 1862’de Comedie Française’de Racin’in İphigenie en Aulide’inde ilk baş rolünü oynadı. 1866-1872 arasında Odeon Tiyatrosu’nda bulundu, “Baba” Alexander Dumas’nın Kearti ile ilk büyük başarısını kazandı. 1873’te Comedie Française’e yeniden dönüp gerek Racine’nin Andromaque’ ında (1873) ve Phedrffinde (1874) üstlendiği baş rollerle gerekse Victor Hugo’ nun Hernani’sinde (1877), Dena Solve Ruy Bte’ında (1879) Kraliçe Maria rollerinde gösterdiği üstün başarıyla ününü giderek pekiştirdi; 1882’de Victorien Sardou’nun Fodorasında yıldızlaştı. 1893’te Paris’te “Theatre delà Renaissance”i satın alıp tiyatro sahibi oldu ve yaşamının altı yılını da oyuncu yönetici olarak geçirdi. 1899’da Paris’ te Théâtre Sarah Bernhardt’ı yaptırıp sahibi olarak yaşamının sonuna kadar orasını yönetti ve 1900’de mevsimi Shakespeare’in Hamlet’inde, ilk “kadın Hamlet “rolünü oynayarak açtı. 1905 te bir kazayla dizini incittiği için 1914′ te sağ bacağı kesildiği halde yaşamının sonuna kadar sahneyi bırakmadı; ölümünden bir yıl önce son olarak Louis Verneuil’nin Danile’inde bir genç adam rolüne çıktı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Bedia Akarsu Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Kısaca

Bedia AkarsuBedia Akarsu; (1921- )

Yazar. Felsefecidir.

İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünü bitirdi (1943). 1960 yılında doçent, 1968 yılında profesör oldu. 1984 yılına kadar okuduğu okulda öğretim üyeliği yaptı. Felsefe konularını günlük hayatımızın kavranabilir bir parçası haline getirmek için üniversitede yoğun bir çaba gösterdi. Eserlerini bu yönde oluşturdu. Toplum sorunları konusundaki yazılarını Cumhuriyet gazetesinde dile getirdi.

Başlıca Eserleri:

W.Humboldt’ta Dil Kültür Bağlantısı (1955), Modern Toplumda Kadın (1963), Mutluluk Ahlakı (1965), Atatürk Devrimi ve Yorumları (1969), Felsefe Terimleri Sözlüğü (1975), Çağdaş Felsefe (1987), Kişi Kavramı ve İnsan Olma (1998), Kant’ın Ahlak Felsefesi (1999).

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Melikşah Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

MelikşahMelikşah Sultan Celalü’ldevle ve’d-din Muizzuddin Ebu’l Feth Melikşah (8 Ağustos 1055 – 19 Kasım 1092, Bağdat, Irak)

Büyük Selçuklu hanedanının 3. hükümdarıdır. Devrinde Büyük Selçuklu imparatorluğu en kudretli devresini yaşamıştır.

En büyük Türk hükümdarlarından olan Melikşah, Alp Arslan’ın oğludur. 11 yaşında resmen imparatorluk veliahtı ilan edildi. Babasının ölümü üzerine 17 yaşında tahta geçti. Babasının veziri (başbakanı) ünlü Nizamülmülk’ü, bütün saltanatı boyunca makamında tuttu. Amcalarının baş kaldırmalarını bastırdıktan sonra imparatorluğa bağlı devletleri tamamen itaat altına almakla uğraştı. Bu arada Karahanlılar’ı, Gazneli Türk İmparatorluğu’nu da sıkı bağlarla kendine bağladı. Böylece, Selçuklu nüfuzu Hindistan içerilerine kadar uzandı.

Melikşah, babasının amcasının oğlu olan Kutalmışoğlu Süleymanşah’a 1077’de resmen Anadolu melikliği fermanını gönderdi. Bu tarih, Türk tarihi açısından oldukça önemlidir çünkü Anadolu’daki Türk devleti bu tarihte kurulmuş sayılır.

Melikşah Anadolu’daki Türk fetihleriyle yakından ilgilenmiştir. Komutanlarından Atsız, Abbasi halifesini himayesine aldı, Fâtımîler’i Suriye’den, Filistin’den kovdu. Hicaz’ın (Kutsal Makamlar’ın) Şiî Fâtımîler’in nüfuzundan kurtulması, hutbenin eskisi gibi gene Abbasî Halifesi adına okunması, Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nu daha güçlü kıldı.

Başka bir devletle ölçülemiyecek şekilde dünyanın en büyük devletine sahip olan Melikşah, Kafkasya’yı aldıktan sonra Maveraünnehir’e döndü. Bundan sonra yeni teşekkül eden Hasan Sabbâh’ın İsmailî tarikatına karşı kesin bir savaşa girişmeye, Mısır’ı alarak Fâtımîler’i yok etmeye karar vermişti ki (1092), veziri Nizamülmülk’ü İsmailîler öldürdüler. Bir ay sonra da Sultan Melikşah 37 yaşında Bağdat’ta öldü. Cenazesi başkenti İsfahan’a götürüldü, oradaki muhteşem türbesine gömüldü.

Büyük Selçuklu İmparatorluğunun akıllara hayret veren devlet teşkilâtı Melikşah zamanında en mükemmel derecesine erişmiş, Melikşah «Sultanu’l-Alem» (Dünya İmparatoru) diye tanınmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , ,

Hannibal Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

hannibalHannibal; Kartacalı komutanır. (İÖ 124-Gebze İÖ 182/83).

Hamilkar Barkas‘ın oğludur. Birinci Pön Savaşı‘nın ardından İÖ 228’de İspanya’daki Kartaca Orduları’nın komutanı olarak Hamilkar’ın komutanı olarak Hamilkar’ın yerini alan eniştesi Hasdrubal’in öldürülmesinden sonra İÖ 221’de 26 yaşında başkomutanlığa atandı. Kartaca’nın egemenlik sınırını İspanya’da Ebro Irmağı’na doğru genişletti. İÖ 219’da Saguntum (bugün Sagunto) Kenti’ne saldırması sonucu İkinci Kartaca Savaşı başladı. Roma’dan yardım alamayan kent, 8 aylık bir kuşatmadan sonra düştü. Aralıklarla 18 yıl süren savaşta zaman zaman üstün olmasına karşın İÖ 202’de Zama’da aldığı ağır yenilginin ardından yapılan antlaşmadan sonra İÖ 200′ de köşesine çekildi. 196’da ikili yönetimin ortaklarından biri olarak devlet hizmetine döndükten sonra, Seleukos Kralı III. Antiokhos ile birlikte Roma’ ya karşı yeni bir savaş planlandığı söylentileri üzerine Romalı senatörlerden oluşan bir soruşturma kurulunun Kartaca’ya gönderilmesi sonucu tutuklanacağını anladığından Antiokhos’a sığındı.

Suriye Savaşı’nda (İÖ 192-189) Antiokhos’un yenilmesi üzerine Britanya Kralı Prusias’ın sarayına sığınarak onu Roma’nın müttefiği Bergama’ya karşı yürüttüğü savaşa katıldı. İÖ 183 ya da 182’de T. Quinetius Flaminius’u elçi olarak Prussias’a gönderen Romalılar, kraldan Bergama’ya karşı sürdürülen savaşın durdurulmasını ve Hannibal’in teslimini istediler. Düşman elinde aşağılanmaktansa ölümü yeğleyen Hannibal, Romalılara teslim edileceğini anlaması sonucu kendi canına kıydı. Mezarı Gebze’deki TÜBİTAK tesislerinin yakınındadır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Gevheri Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Gevheri Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

GEVHERÎ, On yedinci yüzyılla on sekizinci yüzyıl arasında yaşamış bir halk şairidir. Asıl adı Mehmet’tir. Doğum tarihi belli değildir. Kırım’lı olduğu, orada öğrenim gördükten sonra İstanbul’a geldiği söylenir. Rumeli’de, Anadolu’da da dolaşmıştır. Nerede öldüğü bilinmiyor.

Gevheri çok güçlü taşlamalar yazmıştır. (Bir kimsenin, bir olayın, durumun kusurlarını belirtmek için yazılan şiirlere taşlama (hiciv) denir.) İşte Gevherî’nin taşlamalarından biri:

Hey ağalar zaman azdı
Düşmüş dosta el üşer oldu
Küllükte sürünen eşek
Cins atla yarışır oldu

Palas üstünde yatmayan
Bıyığına pala batmayan
Porsuk ardından yetmeyen
Ceylana ulaşır oldu

Evlerinin önü yazı
Yazılır turnası kazı
Yaşına yetmedik kuzu
Koyunla vuruşur oldu

Gevheri der işler hata
Katırlar baskındır ata
Olur olmaz maslahata
Çocuklar karışır oldu.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Andrew Jackson Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Andrew JacksonAmerika Birleşik Devletleri’nin 7. başkanı, Amerikalılar’ın milli kahramanlarından biridir. İrlanda’dan gelip Amerika’ya yerleşmiş fakir bir ailenin oğlu idi. Andrew doğmadan babası ölmüştü, 14 yaşındayken ağabeyleri savaşta, annesi de yaralılara bakmaktan hasta düşüp ölünce, Andrew kimsesiz kaldı. Kendi gayretiyle hukuk fakültesinde okudu, bir ara avukatlık ettikten sonra Tennessee’ye savcı oldu. 1797’de oradan Senato’ya üye seçildi.

Jackson, İngilizler’e karşı savaşa çok küçük yaşta başlamış, yer yer çarpışmalara karışmıştı. 1802’de Tennessee eyaleti milis kuvvetlerinin başına getirildi. 1812’de, ayaklanan Kızılderilileri bozguna uğrattı, general oldu, New Orleans’ta İngilizler’e karşı çarpışan Amerikan ordusunun komutanlığı kendisine verildi. Bu savaşlarda kazandığı büyük zaferlerle milli kahraman mertebesine erişti.

Andrew Jackson 1828’de Amerikan başkanı seçilmiş, 1832’de yeniden seçimi kazanarak iki devre başkanlık etmiştir. Halk arasından yetişmiş olduğu için demokrasiyi çok iyi kavramıştı. Başkanlığı sırasında Amerikan demokrasisinin en önemli ilkelerini kurmuştur; ayrıca, dirayetli siyasetiyle, devletin mali durumunu düzeltmiştir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

O. Henry Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

O. HenryO. HENRY (11 Eylül 1862 – 5 Haziran 1910), Amerika’nın en ünlü hikaye yazarlarından biridir. Asıl adı William Sidney Porter’dir. Günlük hayatın görünüşü olağan, iç yüzü acıklı olaylarını ince bir alayla, derin bir içtenlik ile anlatan hikayeleriyle tanınmıştır.

O. Henry, Kuzey Karolayna’da, Greensboro’da doğdu. Küçük yaşta öğrenimini yarım bırakarak hayatını çıraklıkla, çobanlıkla kazanmaya başladı.

O. Henry, en sonunda, bir bankada çalışırken, yazı hayatına atıldı. 1894’te «The Rolling Stone» (Yuvarlanan Taş) adında bir mizah dergisi çıkardı, sonra gazeteciliğe başladı; fıkralar yazıyor, karikatürler yapıyordu.

1898’de, çalıştığı bankadaki bir yolsuzluktan dolayı suçlu görüldü, 3 yıl hapse mahkum edildi. Bu sırada karısı da ölmüş, kızı tek başına kalmıştı. Sidney Porter kızının geçimini sağlamak için, hapishanede hikayeler yazıyor, bunlar «O. Henry» adı ile yayınlanıyordu.

Üç yıl sonra hapisten çıktığı gün O. Henry adında ünlü bir yazar olmuştu. Bununla birlikte, hayatının son yılları hastalık, yoksulluk, içki düşkünlüğü içinde geçmiştir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Solon Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

solon

SOLON (M.Ö.640 – 584) Eski Atina’nın kanun yapıcısı ünlü bir filozoftur. Aristokrat olmakla birlikte fakir bir ailenin oğludur. M.Ö. 594’te yüksek hakim sıfatı ile birçok kanunlar yapmış, bu arada halk sınıfları arasındaki eşitsizliği, borç yüzünden hapsi kaldırmış, fakir halka toprak dağıtımını kolaylaştırmıştır.

Bu reformlardan sonra seyahate çıkmış, döndüğü zaman Atinalılar’ın gene yanlış yollara sapmış olduklarını görünce hayal kırıklığına uğrayarak Kıbrıs’a gitmiştir. Solon’un Kıbrıs’ta öldüğü düşünülmektedir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Sophokles Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

sophokles

SOPHOKLES (M.Ö.495 – 406), Eski Yunanistan’ın en büyük trajedi şairlerinden biridir. Atina yakınlarında Kolonos’ta doğdu. Devrin tanınmış müzikçilerinden Lampros’tan ders aldı. Sonra şiire merak sardı. 28 yaşındayken 58 yaşındaki şair Aiskhulos’la bir şiir yarışmasına girip kazanmıştı. Bundan sonra ünü arttı.

Sophokles’in askerlik bilgisi de çok kuvvetliydi. Perikles, 440-439 savaşında Sophokles’e generallik rütbesi vererek ordularının başına getirdi.

Sophokles’in sesi kısık olduğu için, kendi piyeslerinde rol alamamıştır. O çağlarda trajedi şairleri yazdıkları piyeslerde baş rolü oynarlardı. Şairin 130’u aşkın eser yazdığı sanılıyor. Trajedileri arasında «Antigone», «Elektra», «Oidipus Tyrannos», «Philoktetes» başta gelir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Sultan Veled Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Sultan Veled

SULTAN VELED (1227- 1312)

Mevlanâ Celâlettin Rumî‘nin oğullarındandır, onun fikir, duygu ve düşüncelerini yayanlardan biridir. Mevlânâ Celâlettin’in ölümünden sonra, yerine, Hüsamettin Çelebi geçmişti. Hüsamettin Çelebi’den sonra bu makama Sultan Veled gelmiş, ondan sonra, tekkelerin kapatılmasına kadar «Konya Postnişinliği» bu soydan gelenlerde kalmıştır.

Sultan Veled, babasının düşünce ve davranışlarından ilham alarak, Mevlevilik tarikatının esaslarını kurmuştur. Tasavvuf konusunda yazdığı mesnevileri, babasının büyük, ölmez eseri yanında pek basit kalırsa da, onun da babasından üstün olduğu bir tarafı vardır: Ana dili olan, Türkçe île de şiirler yazmıştır.

Gerçekte de, Mevlânâ’nın baştan başa Farsça olan eserleri içinde Türkçe mısraların parmakla sayılacak kadar az olmasına karşılık, Sultan Veled’in Türkçe şiirlerden meydana gelmiş küçük bir Divan’ı vardır.

SULTAN VELED’DEN BİR PARÇA

Hem sen göresin beni elden varayım bir gün
Yolda oturam cansız kab ağlıyayım bir gün

Ger olmıyasın benim tenden çıka tez canım
Bu kayu beni tuta onsuz öleyim bir gün

Sucu içeyim sucu deli alayım deli
Nem var vereyim yele seni tutayım bir gün

Seni nece severim yüz can gibi dilerim
Ola ki kolay gele senin olayım bir gün

Dururum ve ağlarım otururum inlerim
Öyle komaya Tanrı hem ben güleyim bir gün

Gözler seni görürse âlem seni bilirse
Elim değicek seni ben gizliyeyim bir gün

Veled yüzünü gördü geldi kapma durdu
Etti ki gele ol kim seni öpeyim bir gün

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Ercüment Ekrem Talu Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Ercüment Ekrem TaluErcüment Ekrem Talu; yazardır (İstanbul 1886 – ay.y. 1956)

Recaizade Mahmut Ekrem‘in (1846-1914) oğludur. Galatasaray Lisesi’ndeki öğreniminden sonra (1905) bir süre Fransa’da görgü ve bilgisini artırdı, yabancı dil bilgisinin verdiği hakla yurda dönünce memurluklara girdi (1907), bunun yanı sıra ömrü boyunca bir gazete yazarı olarak çalıştı; tefrika romanlar, fıkralar, eski İstanbul yaşamını canlandıran anılarla ilgi gören bir kalem olduysa da hemen hiçbir eseri kendi gücünü aşan bir değer düzeyine ulaşamadı, Fransızca ve edebiyat öğretmenliği de yaptı.

Yaygın ününü Meşhedi adlı bir İranlı’nın (A. Daudet’inn Tarascon’lu Tartarin tipinden esinlenmiştir) abartmalı yaşantılarını konu edinen mizah öyküleri ve romanları ile kazanmış sayılır.

Otuza yaklaşan romanlarının başlıcaları: Evliya-ye Cedid (1920), Asriler (1922), Sabır Efendinin Gelini (1922), Gemi Aslanı (1928), Meşhedi Aslan Peşinde (1934), Papeloğlu (1937), Çömlekoğlu ve Ailesi (1945) vb.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Selim Sırrı Tarcan Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Selim Sırrı TarcanSelim Sırrı Tarcan; beden eğitimcisi, spor adamıdır. (Mora/Yenişehir 1874 -İstanbul 1957).

Ortaöğrenimini Galatasaray Lisesi’nde yaptı; 1896’da, Mühendishane-i Berri-i Hümayun’u mülazim (teğmen) rütbesiyle bitirdi. Galatasaray Lisesi’nde öğrencilik yıllarında, beden eğitimi öğretmeni Faik Hoca’nın gözetiminde aletli jimnastik çalışmaları yaptı. 1908’de, Harbiye Nezareti tarafından İsveç’e yüksek beden eğitimi öğrenimine gönderildi. 1910’da diplomasını alarak ülkeye döndü. Bir süre askeri okullarda, beden eğitimi ve eskrim öğretmenliği yaptı.

Sonra Yüksek Öğretmen Okulu’na beden eğitimi öğretmeni oldu. 1916’da, ülkede ilk idman şenliklerini gerçekleştirdi. 1910-1930 arasında Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanlığı görevinde bulundu, sayısız öğrenci yetiştirdi, Türk milli eğitiminin çatısı altına İsveç jimnastiği adıyla anılan beden eğitimini sokan kişi oldu. Bu nedenle, aletli jimnastik yanlılarınca, yaşamı boyunca sert eleştirilere uğradı. Spor ve beden eğitimi konusunda 40’ın üzerinde kitap yayımladı. Beden eğitimi öğretmenlerinin ustası olarak tanındı, Ankara’nın iki büyük spor salonundan birine, “Selim Sırrı Tarcan” adı verildi.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Turgut Reis Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Turgut ReisTurgut Reis; Osmanlı denizcisidir (Seroloz/Muğla 1485 – Malta 1565). Avrupalılarca Dragut adıyla bilinir. Korsan kadırgalarına levent yazılarak denizci oldu. Oruç Reis ile Barbaros Hayrettin’in yanında kaptanlık yaptı, başarılar kazandı ve sonunda kendi başına korsanlık yapmasına izin verildi.

Ancak Barbaros Hayrettin Paşa, ne zaman çağırsa, Cezayir’e gitmekte kusur etmedi. Barbaros, Hayrettin Paşa, donanmasıyla İstanbul’a gelip Kanuni Sultan Süleyman tarafından kabul edildiğinde 19. kaptan olarak padişaha tanıtıldı. 1540’ta Korsika Adası’nda bir Cenova filosunun baskısıyla tutsak alındı. 1543’de Barbaros Hayrettin Paşa tarafından kurtarıldı.

Yine Barbaros’ un yardımıyla donanma kurarak Orta-Batı Akdeniz’de korsanlık yapmaya başladı. Tunus yakınlarında ortak Avrupa Donanması’nın saldırısına uğradı. Limanı kapatarak adadaki ırmaktan bir çıkış yolu bulun kurtulduktan sonra, dönüş yolunu tuttu, büyük kayıplar verdirdi. Kendisini görmek için denize açılan gemileri de ele geçirdi. Kanuni kendisine armağan olarak bir kılıç ve Kuran’ı gönderdi. Padişah, alınmasını istediği Trablusgarp valiliğine kendisini atayacağını bildirdi. 1554’te Trablusgarp’ı ele geçirdiyse de valilik görevine getirilmeyince gönül kırgınlığı duydu. Edirne’ye gelerek padişahla görüşünce Trablusgarp Valiliği’ne atandı. 1565’te Malta Seferine 13 gemisiyle katıldı. Kuşatmanın yanlış yapıldığını gördü. Sonuca ulaşması için çalışmalara girişti. Kaleden atılan bir kurşunla öldürüldü. Malta Kalesi ele geçirilemedi. Trablusgarp’a gömüldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Tutankamon Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

tutankamonEski Mısır’ın ünlü firavunlarından biridir. M.Ö. 1358-1346 arasında 12 yıl firavunluk etmiştir. Asıl adı, Tutank-Aton’dur. Tek-tanrılı Aton dinini kuran, IV. Amenotep’in kızı ile evlenmişti. Kaynatasından sonra tahta çıktı. Saltanatının ilk çağları, eski Amon dininin papazları ile uğraşmakla geçti. Bu güçlü din adamları, genç kralı, eski dine dönmek zorunda bıraktılar. Böylece, IV. Amenotep’in kurduğu Aton dini söndü. Eski dine dönüldükten sonra, firavun, papazların zoru ile, “Tutank-Aton” adı yerine “Tutank-Amon” (“Tutankhamon“) adını aldı.

Tutank-Amon’un çağı barış içinde geçti. Çok genç yaşta ölen bu kraldan sonra, Mısırlılar’la Hititliler arasında eski çağların en büyük çarpışmalarından sayılan Kadeş Savaşı oldu.

Tutankamon’un mezarını 1922’de İngiliz arkeoloğu Lord Carnarvon buldu. Tutankamon adı böylece ün kazandı. Çünkü mezarında Mısır tarihini aydınlatan belgeler, çok değerli sanat eserleri çıkmıştı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Kutalmışoğlu Süleyman Şah Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Osmanlı devletinin kurucusu Osman Bey’in büyükbabası, Ertuğrul Bey’in babasıdır. Kızılbuğa Bey’in torunu, Kayaalp’ın oğludur. Kayıhan Kabilesi’ne mensup olduğu ve Cengiz korkusu ile ailesini Altay’dan alarak Horasan ve Mahan taraflarına göç ettiği söylenir.

Oralarda da kalmamış, Ahlat’a, Erzincan’a gelmiştir. Yurduna dönmek için kabilesiyle birlikte Halep yakınlarından geçerken Caber Kalesi yanında atıyla Fırat ırmağına düşerek boğulmuştur.

Rivayete göre bu olaydan sonra oğullarından Gündoğdu ve Sungurtekin Orta Asya’ya dönmüşler, Dündar’la Ertuğrul ise 400-500 kişilik aile halkı ile birlikte Anadolu’ya gelmişlerdir.

Mezarı bugün «Türk Mezarı» diye anılır. Suriye topraklarında yer alan mezarı Türk toprağı kabul edilmiş ve 2015 yılında yapılan bir oparasyon ile Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın türbesi güvenlik gerekçesi ile Türkiye topraklarına daha yakın bir yere nakledilmiştir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Eş’ari Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Eş’arî

Tam adı Ebu Hasan el-Eşari olup, Milâdi 874 yılında Basra’da doğmuş, Miladi 936 tarihinde Bağdat’ta vefat etmiştir. İtikadi Mezhep imamlarından birisidir.

Vahiy ile Akıl arasında orta yolu tercih etmiş, döneminin diğer mezhep anlayışları karşısında Kur’an ve Hadisi esas alması bakımından takip etmiş olduğu metodu ile diğerlerinden ayıran özelliğe sahiptir.

Onun itikadi mezhep anlayışı Büyük Selçuklu ve diğer Türkler arasında benimsenmiştir. Tuğrul ve Çağrı Beyler, bu mezhebi benimsedikleri rivayet edilmektedir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Hacı Bayram Veli Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Hacı Bayram VeliHacı Bayram Veli

Hacı Bayram-ı Veli Fatih’in babası Sultan II. Murad döneminde Ankara’da yaşamış ve halkı irşad etmiştir.

1352 tarihinde Ankara’da “Zülfadıl köyünde” doğmuş, 1430 yılında vefat etmiştir. Kabri Ankara Ulus’ta Hacı Bayram-ı Veli Camiin yanı başındadır. Ziraat ve tarımla uğraşıp, somuncu Baba’dan ders almış, halka nasihatleri ile dikkatleri çekmiş ve devrinin en önemli Tasavvuf Pîrlerinden sayılmıştır. II. Murad ile Edirne’de yüz yüze görüştükleri zaman sultan Murad,

-İstanbul’un Fethi bana Nasip olacak mı?

-Hacı Bayram Hazretleri_ Hayır, Ne sana ne de bana nasip olmayacak, Lakin şu kundaktaki küçük Mehmet (Fatih Sultan Han) ile şu bizim köse’ye (Akşemseddin hazretleri) nasip olacak” müjdesini vermişti.

Felsefi anlayışını sultan II. Murada izah ederken “Sultanım! Bizim görevimiz Türk evlâdını alıp terbiye etmek, daha sonra da devlet-i Aliye’nin emrine vermektir” diye söylemiştir. Onun tasavvuf adap ve erkânı “Bayramîlik” tarikatı olarak oluşmuştur.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Ahi Evran Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Ahi EvranAhi Evran

Ahi Evran’ın doğum ve ölüm tarihleri hakkında kesin bilgiye ulaşılmamış ise de, Anadolu Selçukluları Devleti döneminde 13.yüzyılda yaşadığı bilinmektedir. İslam ahlâk anlayışını; meslekî, ticarî ve sosyal hayata yönelik öğütler vererek, güncel ilkeleri ortaya koymuştur.

Böylece Anadolu’da özellikle Kırşehir, Kayseri, Konya, Denizli ve bu illerin civarındaki merkezî yerlerinde uygulanışına önderlik etmiştir.

O dönemde Ahilik teşkilâtı, hemen her bölgede şubeleri oluşturulmuş, Türk toplumunun işve meslek ahlakına, cihat ruhuna canlılık kazandırmıştır..

Ahilik kurumunun ilk Piri’dir. Şeyh Nâsirüd’-Dîn Muhammed Ahi Evran olarak bilinmektedir.

Mevlâna ve Hoca Sadeddin Konevî ile zaman zaman mektuplaştıkları bildirilmiştir. Yunus Emre ile de çağdaşı olan Ahi Evran, aynı zamanda hadis ve tasavvuf alanında çok iyi yetişmiş olup, dericilik sanatında Pîr olduğu rivâyet edilmektedir.

Ahi Evran’ın kitaplarından Metâliu’l-İmân, Mür-şîd’ül-Kifâye ve Menâhic-i Seyf en çok bilinenleridir. Ahi Evran hakkında yurt içi ve dışında pek çok araştırmacının çalışmaları bulunmaktadır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Piri Mehmet Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

PİRİ MEHMET PAŞA (? – 13 Kasım 1532)

Osmanlı sadrazamlarının en ünlülerindendir. Rumeli defterdarı (maliye müstaşarı) olarak katıldığı 22 Ağustos 1514 Çaldıran Savaş Kurulu’ndaki sözleriyle Yavuz’un dikkatini çekmişti. Yavuz: «İşte bana böyle vezir lâzımdır!» demiş, 2 ay sonra da, Piri Mehmet Paşa’yı birden üçüncü vezirliğe yükseltmişti. Yavuz’un Mısır seferinde gördüğü hizmetler üzerine 1518’de vezir-i âzam (başbakan) oldu, 1520’de Kanunî tahta çıkınca da aynı makamda kaldı. Kanunî’nin yanında 1521 Belgrad, 1522 Rodos seferlerine katıldı.

Pirî Mehmet Paşa 5,5 yıl iktidarda kaldıktan sonra 1523’te emekliye ayrıldı, yerine Damat İbrahim Paşa getirildi. Buna rağmen, Paşa’nın şahsiyetinden korkan rakipleri, onu 9,5 yıl sonra 13 kasım 1532’de Silivri’deki çiftliğinde zehirletmişlerdir.

Pirî Mehmet Paşa, Mevlâna’nın torunların-dandı. Ahlâkı, devlet işlerindeki isabetli görüşleri, sarsılmaz karakteriyle tanınmıştı. Yavuz’un, Kanunî’nin iktidara getirdikleri sadrâzamların en büyüğü sayılır. «Remzî» takma adiyle şiirler yazmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Nikolay Rimski-Korsakov Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Nikolay Rimski-Korsakov
Nikolay Rimski-Korsakov (18 Mart 1844, Tikhvin, Rusya – 21 Haziran 1908, St. Petersburg, Rusya)

Büyük bir Rus bestecisidir. Aristokrat bir aileden St. Petersburg’da doğdu, deniz subayı olarak yetişti. Müziği kendi kendine öğrendi, ilk eseri olan bir senfoniyi, 1865’te üç yıllık bir deniz gezisinin sonunda yazdı. 1871’de «Beşler» diye tanınan Rimski-Korsakov Rus bestecilerinden Balakirev’in öğütleri ile, kendisini büsbütün müziğe verdi. Aynı yıl, Petersburg Konservatuvarı kompozisyon öğretmeni oldu. Kendisinin de itiraf ettiği gibi, okutacağı derse ait hiçbir şey bilmiyordu. Yalnız, yılmadan çalıştı, sanatının kurallarını «Beşler» içinde en iyi öğrenen o oldu.

Rus bestecileri içinde, Rimski-Korsakov, melodileri, renk zenginliği, süreli yaratma kabiliyeti ile en önemli yer alır. Başlıca eserleri şunlardır: «Altın Horoz», «Sadko», «Mayıs Gecesi» operaları; 3 senfoni; «Şehrazad» senfonik şiiri, «İspanyol Kapriçyosu», çeşitli orkestra, piyano, ses ve oda müziği, kantat ve koro parçaları.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Auguste Rodin Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Auguste Rodin

Auguste Rodin (12 Kasım 1840, Paris, Fransa – 17 Kasım 1917, Meudon, Fransa)

Büyük bir Fransız heykelcisidir. Michelangelo’dan beri yetişmiş en büyük heykelci sayılır. Rodin’den sonra yetişip de onun etkisinde kalmamış hiçbir heykelci gösterilemez.

Rodin, fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Küçük yaştan beri hem okumak, hem hayatını kazanmak zorunda kaldı. Heykelciliği, döküm atölyelerinde çalışarak, heykelin ilk maddesini yakından tanıyarak çıraklık devrinde öğrendi. 50 yaşına kadar da fakirlikten kurtulamadı. Yalnız, yılmadan çalışıyordu. Daha çocuk denecek yaştayken, günde 14 saat çalışmaya başlamış, buna ömrünün sonuna kadar devam etmiştir.

Rodin’in ünü «Tunç çağı» adındaki, tek insan figürüyle başlar. Sergiye ilk çıkan eseri de budur. 1877’de resmi sergiye bu eserini kabul ettirdiği zaman, tenkitçilerin itirazı ile karşılaştı: Eser gerçeğe o kadar bağlıydı ki, heykelciyi canlı modelin kalıbını almakla suçladılar. Oysa, Rodin’de göz bir fotoğraf objektifinden daha dikkatli, heykeli işleyen el ise her hangi bir sanatçı elinden çok daha ustaydı. Rodîn’in, ondan sonraki her eseri de tartışma konusu oldu. Çünkü Rodin, Fransız heykelciliğinde yerleşmiş bir geleneği değiştiriyor, zarif özentiler yerine kaba gerçeği koyuyordu.

Çok çalışmak, eseri çok dikkatli işlemek Rodin’in iki temeliyse düşünce, yani konusuna fikir katma gücü de bir üçüncü temelidir. Toplumun alt tabakalarını heykele konu yapması da bir başka özelliğidir. Bu arada, asıl araştırmalarını biçim ve anlam yönünden yapmış, ıstırabı kuvvetle canlandırmıştır.

Bugün Paris’te iki tane Rodin Müzesi vardır; bunlardan biri, heykelcinin kendi atölyesidir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Romain Rolland Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

romain rolland

Romain Rolland (29 Ocak 1866, Clamecy, Nièvre, Fransa – 30 Aralık 1944, Vézelay, Fransa)

Ünlü bir Fransız yazarıdır. Clamecy’de doğdu. Öğretmen olarak yetiştikten sonra kendini tarih ve edebiyat incelemelerine verdi. Bu arada, tarih konferansları ile tanındı. Tiyatro ve müzikle de ilgileniyordu.

«Kurtlar», «Mantığın Zaferi», «Danton», «14 Temmuz» adlı tiyatro eserlerinden başka en önemli eseri «Jean Christophe» adındaki 10 ciltlik büyük romanıdır. «Lully’den Önce Fransa’da Opera» adındaki eseri ile Beethoven üzerine yazdığı inceleme yazıları gibi müzik alanında da değerli eserler vermiştir. 1916’da Nobel Edebiyat Ödülünü kazanmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

George Sand Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

George SandGeorge Sand (1 Temmuz 1804, Paris, Fransa – 8 Haziran 1876, Nohant-Vic, Fransa)

Ünlü bir Fransız kadın romancıdır. Asıl adı Lucile-Aurore Dupin’dir. Babası bir süvari subayıydı, Paris’li bir terzi kızı ile evlenmişti. 1808’de attan düşerek öldü. Küçük yaşta öksüz kalan Aurore’u büyükannesi büyüttü.

George Sand Nohant’da doğmuştu. Çocukluğu da orada, tabiat ortasında geçti. Tabiat sevgisi, böylece, ruhunda yer etti. Büyükannesi, onun taşkın yaratılışını bir düzene koyabilmek için, kızı Paris’teki İngiliz manastırına koydu. 1817’den 1820’ye kadar orada kalan Aurore, iki yıl bol bol kitap okudu, tabiat ortasında gezdi, dolaştı, hayal kurdu. Sonra, yazı denemelerine girişti. 1822’de, yani henüz 16 yaşındayken, Baron Dudevant’la evlendirildi. Bu adamla anlaşmaları imkansızdı. 1830’da kocasından ayrıldı, iki çocuğunu alarak Paris’e gitti. Hayatını kazanması lâzımdı ama, ne yapacağını bilemiyordu. Önce, resim yapmaya çalıştı. Sonra bir tanıdığının tavsiyesi üzerine roman yazmaya girişti. İlk romanı, Jules Sandeau’yla ortaklaşa yazdıkları «Pembe ve Beyaz»dı (1831). Bu 5 ciltlik romanı «Jules Sand» adı ile yayınlamışlardı.

Gene o yıl, ilk önemli romanı olan «Indiana» yı yayınladı. Bu roman, George Sand imzası ile çıktı. Ondan sonra da yazar bütün eserlerini bu adla yayınladı.

George Sand 1833-1835 yılları arasında, ünlü şair Alfred De Musset ile ilişki yaşadı. Serbest bir hayat sürüyor, erkek kıyafetiyle geziyor, erkekler gibi kahvelere devam ediyordu. Musset’den çabuk bıktıysa da şair onu ömrünün sonuna kadar unutmadı. George Sand şimdi Chopin’le ahbap olmuştu. Mayorka Adası’na seyahatler, çeşitli maceralar arasında, George Sand, Paris’in en tanınmış insanı olarak, hareketli bir 20 yıl geçirdi. Daha sonra, Nohant’a çekildi, çocuklarını, hatta torunlarını büyüttü. Edebiyat dünyası ile ilgisini kesmemişti. Orada, evlatlarının arasında öldü.

George Sand, Fransız edebiyatında romantik ve lirik romanın en başta gelen yazarlarından biridir. Üslûp ve tahlil üzerinde fazla iddiası olmamakla beraber eserleri içten yazılmıştır. Tabiat sevgisi, sevgi hissinin incelenmesi bakımından ilgi çekici eserler vermiştir.

Romanları. — Pembe ve Beyaz (1831, Jules Sandeua île ortaklaşa); Indiana (1831); Valentine ( 1832); Lelia (1833); Lirin Yedi Teli ( 1839); Rudolstadt Kontesi ( 1843-1845); Angibault Değirmencisi (1845); Şeytanlı Göl (1846); Küçük Fadette (1849); Villemer Markisi ( 1860); Jean de la Roche ( 1860).

Piyesleri. — François le Champi (1849); Victorine’in Evlenmesi (1851); Villemer Markisi (1864),

Çeşitli eserleri. — Mahrem Notlar (1834); Bir Yolcunun Mektupları (1834); Ömrümün Hikâyesi (1844-1855); O Kadınla O Adam (1859) Mektuplar (1882-1884).

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

William Saroyan Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

William Saroyan

William Saroyan (31 Ağustos 1908, Fresno, Kaliforniya, ABD – 18 Mayıs 1981, Fresno, Kaliforniya, ABD)

Ünlü bir Amerikan hikâye ve piyes yazarıdır. Kaliforniya’nın Fresno kasabasında doğdu. Dedesi oraya Anadolu’dan gelip yerleşmiş bir Ermeniydi. Babası öğretmendi. William iki yaşındayken babası öldü. Annesi Bayan Takuhi, onu yedi yaşına kadar Alabama’da bir öksüz yurduna bırakmak zorunda kaldı. William küçük yaşta bir konserve fabrikasında çalışmaya başladı. Ortaokulun ancak ikinci sınıfına kadar okuyabildi. Okumayı çok sevdiği için, bir yandan çalışırken bir yandan da genel kitaplıktaki bütün kitapları bir bir okuyordu. Bu arada, ekmeğini kazanmak için her işi denedi. Gazete satıcılığından telgrafçılığa kadar çeşitli işlerde çalıştı.

William Saroyan daha 9 yaşındayken yazı yazmaya başlamıştı. 13 yaşında, telgrafçıyken, öğleden gece yarısına kadar çalışmak zorunda kalıyordu. Daha sonra büro işlerinde çalıştı, çiftliklerde işçilik etti. İlk hikâyesi 1933′ te yayınlandı. O zamanlar Sirak Goryan adını kullanıyordu. Sayısı 300’ü geçen hikâye yazdı, yavaş yavaş adını duyurdu.

Saroyan piyes de yazmıştı. 1942’de, kendi eserlerinden birini, «İnsanlık Komedyası»nı senaryo haline getirdi. Hollywood’da filmi kendisi çevirmek istiyordu, kabul etmediler. Bunun üzerine filmi şirkete bıraktı. Kendisi Saroyan Tiyatrosu’nu kurdu. Tiyatro ancak bir hafta kadar tutunduktan sonra kapandı.

william Saroyan 1939’da piyeslerinden dolayı Pulitzer Ödülünü kazandıysa da reddetti. Hikâyeleri serbest çağırışıma dayanır. Çoğunun sonu önceden kestirilemez. Üslûbunun başlıca özelliği neşeli, canlı oluşudur. Hayatı olduğu gibi anlatır. Yazarın kendine göre bir görüşü vardır. Eserleri bütün dünya dillerine çevrilmiştir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Jean Paul Sartre Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Jean Paul Sartre

Jean-Paul Sartre (21 Haziran 1905, Paris, Fransa – 15 Nisan 1980, Paris, Fransa)

Günümüzün en ünlü bir Fransız yazar ve filozofudur. Felsefede Varoluşçuluk (eksistansiyalizm) çığırını geliştirenlerden biridir. Romanlarında, tiyatro eserlerinde bu görüşü işlemiş, II. Dünya Savaşı sonunda Fransa’da gelişen bu çığırın öncülerinden biri olmuştur.

Jean-Paul Sartre savaş yıllarında, Fransa’da Alman işgaline karşı gizliden gizliye savaşan yurtseverler arasında çalışmış, eserlerini de bu amaçla yazmıştır. Bu arada, ilk ününü de «Sinekler», «Gizli Oturum» gibi tiyatro eserleriyle kazandı. Bunlarda, ahlâk perdesi altında ahlâksızlık yapanları ince bir alaya alıyor, toplumun acı gerçeklerini gözler önüne seriyordu.

Jean-Paul Sartre felsefi görüşlerini «L’Etre et le neant» (Varlık ve Hiçlik) adındaki eserinde açıklamıştır. Başlıca romanları «La Nausee» (Gönül Bulantısı) ile «Les Chemins de la Liberte» (Hürriyet Yolları )dır. Tiyatro eseri olarak «Huis Clos» (Gizli Oturum)dan sonra «Les Mains Sales» (Kirli Eller)i yazmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Satuk Buğra Han Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Satuk Buğra Han

Abdülkerim Satuk Buğra Han, Karahanlılara sığınmış olan Samanoğullarından Ebu Nasr adlı şehzadeyle tanışmasından sonra Müslüman oldu.

Amcasıyla başarılı savaşlar yaparak, Batı Karahanlıların resmen Müslüman olmasını sağladı. Şiilere karşı savaşan Samanoğulları hükümdarı II. Nasr Ahmet’e yardımda bulundu. Doğu Karahanlıların hakanı Arslan Han’a karşı savaştı. Müslüman topluluklar tarafından desteklendi. Onun Müslüman oluşu ilahi bir temele dayandırıldı, yaşamı kendi adıyla anılan menkıbeye ve Türkistan folklorunu derinden etkileyen öykülere konu oldu.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Refik Saydam Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Refik SaydamDr. Refik Saydam ( 8 Eylül 1881, İstanbul – 8 Temmuz 1942, İstanbul)

Eski başkabanlardan, tanınmış devlet adamlarımızdandır. İstanbul’da doğdu. Yağ tüccarı Ulu Ahmet Efendi’nin oğludur. 1892’de Fatih Askerî Rüştiyesi’nde, Çengelköy Askerî Tıbbiyesi’ nde okudu, 1905’te doktor yüzbaşı olarak okulu bitirdi. Stajını yaptıktan sonra 1910′ da Almanya’ya gönderildi. Berlin’de Askerî Tıp Akademisi’nde kurs gördü, sonra Brandenburg askerî sahra sıhhî tesislerinde, Spandau’da bulunarak bilgisini artırdı.

Balkan Savaşı’nın çıkması üzerine yurda dönen Refik Saydam seyyar askeri hastahanelerle birlikte cephelerde bulundu. Birinci Dünya Savaşı’nın başladığı yıl Sahra Sıhhiye Genel Müfettişliği vekili bulunuyordu Savaş sonuna kadar bu görevde kaldı,

19 Mayıs 1919’da Atatürk’le birlikte Samsun’a gidip Kurtuluş Savaşı’na katılan Dr. Refik Saydam ilk Türkiye Büyük Millet Meclisine Beyazıt (Doğu Beyazıt) milletvekili olarak katıldı, sonra Millî Savunma Bakanlığı Sıhhiye dairesi başkanı oldu. Daha sonra, değişik aralarla, beş kere Sağlık Bakanlığı etti. Atatürk’ün ölümü üzerine İçişleri Bakanı ve C.H.P. genel sekreteri olan Dr. Refik Saydam 1939′ da Başbakan oldu. İkinci Dünya Savaşı’nın ilk günlerinde Türkiye’nin başbakanı bulunan Dr. Refik Saydam geniş görüşlü, teşkilâtçı bir devlet adamıydı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Arnold Schönberg Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Arnold Schönberg

Arnold Schönberg (13 Eylül 1874, Leopoldstadt, Viyana, Avusturya – 13 Temmuz 1951, Los Angeles, Kaliforniya, ABD)

Döneminin en tanınmış bestecilerinden biridir. Aslen Avusturyalıdır, 1933’ten sonra Amerika’ya yerleşmişti. Müzik dünyasının mucit bestecilerinden biri sayılır. Eserleri, çeşitli yeni müzik türlerinin birer denemesidir.

Arnold Schönberg’in çalışmalarını başlıca üç bölüme ayırabiliriz. Birinci bölümde, Wagner’in eserlerinin etkisi altında kalarak bestelediği nispeten ağır eserler bulunur. Yalnız, bu devrede bile Schönberg tonaliteden hoşlanmadığını yer yer belli etmiştir. İkinci devrede her hangi bir tonun kaidelerine bağlanmadan çeşitli eserler bestelemiştir. Schönberg en sonunda «on iki tonluk gam»ı icat edip eserlerini buna göre bestelemeye başladı. Bu gamı bir oktavı on ikiye bölmekle meydana getirmişti.

Schönberg, Amerika’da Kaliforniya Universitesi’nde müzik profesörlüğü görevinde bulunmuştur. Başlıca eserleri «Gurrelieder», «Verklarte nacht» ve «Pierrot Lunaire»dir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Georges Seurat Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Georges SeuratGeorges Seurat (2 Aralık 1859, Paris, Fransa – 29 Mart 1891, Paris, Fransa)

Tanınmış bir Fransız ressamıdır. Yeni empresyonizm akımının kurucularındandır. Paris’te doğdu, gene orada 32 yaşında öldü. Bu kısacık ömründe ölümsüz eserler bırakmıştır.

Georges Seurat, küçük yaştan beri resim yapmaya merak sarmıştı. Önce, bir resim okuluna devam etti. İki yıl Güzel Sanatlar Okulu’na gitti. Daha sonra, renklerin özünü Öğrenmek amacı ile, o zamanki fizik biliminin verilerini araştırmaya koyuldu. Bu arada, çizgi ve biçim meselelerini kendince gayet sağlam şekilde halletti. Bu konuda, yalnız sîyah-beyaz resim yaptığı halde, eşyanın renk etkilerini verecek derecede ustalaştı. İlk büyük tablosu olan «Banyo»yu 1884 sergisinin jürisi geri çevirince, Seurat da, Signac’la birlikte Bağımsız Ressamlar’ın sergilerine katıldı. Georges Seurat, bileşik renkleri unsurlarına ayırarak sürmeyi denemiş, böylece «pointîlisme» (noktacılık) denilen tarzı yaratmıştır. Resimlerini küçük tuşlarla, noktacıklarla yapıyor, renkleri, hele zıt renkleri çok ustaca, bilim kuramlarına uygun şekilde kullanıyordu.

Bugün eserleri Amerika, İngiltere, Fransa müzelerinde bulunan Georges Seurat, çağdaş ressamlar için özel bir estetik kurabilmiş olan sayılı kimselerdendir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

İsmail Habip Sevük Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

İsmail habip Sevükİsmail Habip Sevük; yazardır (Edremit 1892-İstanbul 1954).

İstanbul Hukuk Mektebi’ni bitirdi (1914), öğretmenliği yeğleyerek Kastamonu Lisesi’ nde işe başladı, Kurtuluş Savaşı’nın bir bölümünü oradaki görevinde geçirirken, Açıksöz gazetesinde yurtseverce coşkunlukla seçkin yazılar yayımladı, aynı bilinçle Balıkesir’de İzmir’e Doğru gazetesinin başyazarı oldu. Ankara Erkek Lisesi’ndeyken Yunus Nadi’nin Yeni Gün gazetesine sürekli makaleler yazdı (1921), maarif müdürlüğü yaptı (Adana 1928-1931), milletvekilliği yaptı (1934-1946 Sinop). Cumhuriyet gazetesinin sürekli yazarlarından biri oldu (1940-1951), 1946’dan sonra Galatasaray Lisesi’ndeki edebiyat öğretmenliğini sürdürdü, gazete yazılarının çoğu (Cumhuriyet, Edebi Sohbetler) kitaplaşmadan kaldı. Cumhuriyet döneminin değer ölçüleriyle gerekli olan edebiyat tarihine dayalı Türk Edebiyatı ders kitaplarını ilkin o yazdı, özentiye yakın mecazlı ve özenli biçemiyle ders konularını sevdirmeye çalıştı: Türk Teceddüt Edebiyatı Tarihi (1925). Tanzimattan başlayan bu eser, sonradan Edebi Yeniliğimiz (2 cilt, 1931-1932) ve Tanzimattan Beri Yeni Edebi Yeniliğimiz (2 cilt) adlarıyla az çok değişiklik ve erkeklerle yeniden basıldı (1940).

Başlıca eserleri: Atatürk için (1939), Avrupa Edebiyatı ve Biz (2 cilt, 1940-1941), Edebiyat Bilgileri (1942), Tunadan Batıya (gezi notları, 1935-1944), Yurttan Yazılar (1943), O Zamanlar (Kurtuluş Savaşı üzerine, 1936, anılar).

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Seydi Ali Resi Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Seydi Ali Reis

Seydi Ali Reis; Osmanlı denizcisi, şair ve yazardır (İstanbul ? – ay.y. 1562).

Kanuni Sultan Süleyman döneminin en tanınmış denizcilerinden biridir. Kâtibi mahlasıyla şiirler de yazdı. Birçok deniz seferine, bu arada Kıbrıs fethine katıldı. Barbaros Hayrettin Paşa’ nın yanında çalıştı, Halep’te bulunduğu sırada Piri ve Murat reislerden sonra donanma komutanlığına getirilerek Basra’daki donanmanın başına geçti, Hint denizlerinde kötü havada, çok üstün kuvvetteki Portekiz donanmasına yenilip karaya çıkmak zorunda kaldı.

Gucrat, Sind, Horasan, Irak-ı Acem, Maveraünnehir ve İran yoluyla karadan yurda döndü (1577). Edirne’de Kanuni Sultan Süleyman’a Mir’atü’l-Memâlik (Ülkeler Aynası) adlı eserini sundu. Basra’dan dönüşünü, üç yıl sürmüş bu yolculuğu anlatan bu kitabıyla gezi edebiyatımızın ilk ürünlerinden birini vermiş oldu; bu eserinde edebiyat açısından belirgin bir düzeye erişti, anlatı türünün bir ürününü kotarmış oldu. İkinci eseri Muhit (Kitabul Muhit fi İlm-i Eflâk ve l’Ebhûr), coğrafyayla ilgilidir, (yazılışı 1554).

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Joseph von Hammer-Purgstall Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

 Joseph von Hammer-Purgstall

Joseph von Hammer-Purgstall (9 Haziran 1774, Graz – 23 Kasım 1856, Viyana)

Avusturyalı tanınmış diplomat ve Doğu bilimleri üzerinde çalışmış bir yazardır. Avusturya’nın Graz şehrinde doğdu. 1799’da İstanbul’daki Avusturya elçiliğinde çalışmaya başladı. Bu arada Doğu’nun tarih ve edebiyatına karşı büyük ilgi duydu. İstanbul’da bulunduğu sıralarda İngilizlerin Doğu Akdeniz Bölgesi’nde Fransızlar aleyhine açtıkları sefere de katıldı.

Hammer 1807’de Avusturya’ya döndü. 1835’te Suriye’de geniş bir arazi kendisine miras kalınca siyasi hayattan çekilip kendini tarih çalışmalarına verdi. Ölümüne kadar, yarım yüzyıla yakın bir süre bu alanda çalıştı. Bu arada, Hâfız’ın, Bakî’nin şiirlerini Almanca’ya çevirdi, bu şairlerin Avrupa’da tanınmasını sağladı.

Hammer’in en önemli eseri 10 ciltlik Osmanlı Tarihi’dir. Hammer, zamanımıza kadar en büyük, en önemli Osmanlı tarihi olan bu eseri 1827’de yazmaya başlamış, 1835′ te bitirmiştir. Bunun dışında Hammer, şiirler, piyesler ve romanlar da yazmıştır, fakat bunların hiçbirisi büyük bir önem taşımaz.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

George Frideric Handel Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

George Frideric HandelGeorge Frideric Handel; Alman bestecisidir (Halle 1685 – Londra 1759).

Altı yaşındayken olağanüstü müzik yeteneğiyle dikkati çekti. 1694’te öğrencisi olduğu F. W. Zachow’dan org ve kompozisyon dersleri aldı, ayrıca klavsen, keman ve obua çalmayı da öğrendi. Babasının zoruyla hukuk öğrenimi yaptı. Yanı sıra sarayda ve katedralde orgculuk yapan Hândel, ancak babasının ölümünden sonra tümüyle müziğe bağlanabildi. 1703’te Hamburg’a gitti. Opera orkestrasında kemancı olarak iş buldu. Kısa süre sonra klavsenci, Almira operasıyla da (1705) besteci olarak ilk başarılarını kazandı. 1707-1710 arasında İtalya’da yaşadı. Roma’da A. Corelli ve D. Scarlatti, gibi ünlü bestecilerle tanıştı. İtalyan operasını ayrıntılı biçiminde inceledi. Venedik’te sahnelenen Agrippina operası (1709) büyük yankılar uyandırdı, bu ülkede de tanınmasını sağladı.

1710’da Hannover’de sarayın müzik yöneticiliğine atandı. Aynı yıl ilk kez gittiği Londra’da 1711’de sahnelediği Rinaldo operası büyük bir başarı kazandı. İngiltere Kraliçesi 1713’te kendisine yıllık bir maaş bağladı. Avrupa’ya yaptığı birkaç gezi dışında ölümüne kadar bu ülkede yaşadı. 1720’de daha sonra Krallık Müzik Akademisi (Royal Academy of Music) adını alacak opera topluluğunun yöneticiliğine getirildi. Bu kuruluşta sahnelenmek üzere 1727′ ye kadar bestelediği 14 İtalyan operasından Radamisto (1720), Otone (1723), Giulio Cesare (1724), Tamerlano (1724), ve Rodelinda (1725) operaları ile büyük başarı kazandı. Kuruluşun iflas etmesi üzerine kendini tümüyle büyük koro eserlerine, özellikle oratorya türüne verdi. 1730’da Saul, 1738’de İsrael in Agypten (İsrailoğulları Mısır’da) ve 1742’de Halleluja bölümü müzik edebiyatının en çok seslendirilen eserlerinden olan Messias (Mesih) adlı en büyük oratoryosunu ve Belsezar (1744) ve Judas Makkabaeus (1746) oratoryolarını ve Feuerwerksmusik’ı (Şenlik Müziği) 1749 besteledi. 1751’de kör oldu; yaşamının son yıllarını yalnızlık içinde ibadet ederek yaşadı. Ölümünde ulusal kahramanlara yaraşır bir törenle Westminster Katedrali’ne gömüldü.

Başlıca eserleri: Operaları Rodrigo (1707), İl pastorfido (1712), Acis ve Galatea (1720), Ezio (1732), Atalanta (1736), Oratoryolar: Esther( 1720), Alexanderfest (Büyük İskender’in Şöleni) 1736, Ses eserleri: 5 Te Deum, Anthem’ler, solo kantatları, 9 Alman şarkısı (1729). Çalgı müziği: Concerto grosso’lar, Wassermusik (Su Müziği) uvertürü 1717; org konçertoları, flüt, obua ya da keman için rakamlı bas ile 12 sonat, üçlü sonatlar, klavsen parçaları, org eserleri.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Herbert Hoover Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Herbert HooverHerbert Clark Hoover; Amerika Birleşik Devletleri’nin 31. devlet başkanıdır. (Iowa/West Branch 1874 – New York 1964).

Stanford Üniversitesi’nin mühendislik bölümünü bitirdi (1895). 1897’de İngiliz Bewick Şirketi adına Batı Avustralya altın madenlerine gönderildi. 1899’da Pekin’deki Çin Mühendislik ve Madencilik Şirketi’nin baş mühendisi, 1901-1908 arasında şirketin ortağı oldu. Londra, New York, San Francisco ve daha birçok yerde şirketin şubelerini kurdu. 1909/da Colombia ve Stanford üniversitelerinde mühendislik dersleri verdi. Aynı yıl Principles of Mining (Madenciliğin Temel İlkeleri) adlı eserini yayımladı. 1921’de Ticaret Bakanlığı’na atandı. 1928’de büyük çoğunlukla Cumhuriyetçi Parti’den ABD’nin 31. devlet başkanı seçildi. Tüm çabalarına karşın, savaş sonrasının ekonomik bunalımı ve 14 milyonluk işsiz ordusu yeniden başkan seçilmesini engelledi. İkinci Dünya Savaşı’na ABD’nin katılmasına karşı çıktı. Başkan Truman, 1947’de onun deneyiminden yararlanmak için Hükümet İcra Komitesi’nin başına getirdi (Hoover’s Commission I, II). 1955’te emekliye ayrıldıktan sonra, konferans vermeyi ve yazı yazmayı sürdürdü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Hülagû Han Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Hülagû HanHülagu Han;Moğol hükümdarıdır. (Karakurum 1217 – Tebriz 1265).

İlhanlı Devleti’nin kurucusudur. Büyük Moğol İmparatorluğumun hükümdarı Mönkge, Batı Asya’daki Moğol fetihlerinin yönetimini, küçük kardeşi Hülagu’ya verdi. Hülagu ilk iş olarak, İran’da, Alamut Kalesi’ni merkez edinen İsmailileri (Haşşaşin) ortadan kaldırmak istedi. 1253’e İran’a girdiğinde Kafkasya ve Azerbaycan’da bulunan devletler, egemenliğini hemen kabul ettiler. Güneye doğru inerek Bağdat’a kadar geldi. Abbasi Halifesi el-Mutasım Billah, Moğol Ordusu karşısında tutunamadı, ordusu dağıldı.

10 Şubat 1258’de Bağdat’ı koşulsuz Hülagu’ya teslim etti. Daha sonra Suriye’ye yönelen Hülagu, Halep’i ele geçirdiyse de, Şam’ı alamadı, İran’a döndü. Suriye’de kalan ordusunu, Memlûklar, 3 Eylül 1260’ta Filistin’de Ayn Calut’ta ağır bir yenilgiye uğrattılar. Mönkge’nin ölümünden sonra yönetimine giren topraklar, Amuderya’dan Doğu Akdeniz kıyılarına kadar uzanmaktaydı. Bir yandan Hint Okyanusu’na kadar uzanan toprakları da egemenliğine aldığından kendisine il-han dendiği için devletine de İlhanlı Devleti denilmeye başlandı. 1262’de Cengiz Han’ın torunu Berke ile iki kez savaştı. Büyük kayıplara uğrayarak çekildi. Hülagu, 8 Şubat 1265’te öldü. Moğol geleneklerine göre, genç ve güzel kızlarla birlikte gömüldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Alexander von Humboldt Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Alexander von HumboldtAlexander von Humboldt (14 Eylül 1769, Berlin, Almanya – 6 Mayıs 1859, Berlin, Almanya)

Ünlü bir Alman bilgini, coğrafya kaşifidir. Frankfurt, Berlin ve Gottingen üniversitelerinde tabiat öğrenimini tamamladıktan sonra, daha 21 yaşındayken ilk kitabını yayınladı. Bir yandan tabiat bilgisi, madencilik üzerinde çalışırken bir yandan da coğrafya incelemelerine merak sarmıştı, Bu arada, Alp Dağları’nda yeni keşifler yaptı.

Humboldt, 1799’da, Amie Bonpland adında bir Fransız arkadaşı ile birlikte, Güney Amerika’da bir keşif yolculuğuna çıktı. Venezuela, Kolombiya, Ekvator, Peru, Meksika ve Küba’da beş yıl dolaşarak birçok yerleri keşfetti. Avrupa’ya döndükten sonra yıllarca Paris’te kaldı, kimya üzerinde incelemelerde bulundu. 1829’da Çar Nikolay’ın daveti üzerine, Rusya’ya gitti. Humboldt, Ural Dağları’n da elmas bulunacağını umuyordu. Araştırmaları sonunda gerçekten bu dağlarda zengin elmas yatakları buldu.

Humboldt Almanya’ya döndükten sonra, «Kıtanın Coğrafyası» adındaki eserini yazdı. Bu eserinde Avrupa’nın coğrafyasını incelemiş, kıta hakkında birçok yeni bilgiler vermiştir. 1845’ten ölümüne kadar da «Evren» adındaki eserini hazırladı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Amcazade Hüseyin paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Amcazade Hüseyin paşaAmcazade Hüseyin Paşa (1644 – 19 Eylül 1702)

Ünlü bir Türk devlet adamıdır. Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa’nın yeğeni (ağabeysi Hasan Ağa’nın oğlu) idi. 1684’te beylerbeyi (orgeneral), 1689’da vezir (mareşal) oldu. 1691’de sadaret kaymakamlığına (başbakan vekilliğine) getirildi. 1694’ün son günlerinde kaptan-ı derya oldu. 10 Ocak 1695’te Sakız Boğazı’nda Küçükbahçe karşısında Venedik donanmasını bozguna uğrattı, Sakız’ı geri aldı.

Zenta bozgunundan sonra Hüseyin Paşa, II. Mustafa tarafından Belgrad Muhafızlığından alınarak sadarete getirildi. 4 büyük devlete (Almanya, Venedik, Lehistan, Rusya) ve birtakım küçük devletlere karşı osmanlının 16 yıldan beri tek başına devam ettirdiği savaşa Hüseyin Paşa, savaşçı olan II. Mustafa’ya rağmen, osmanlı’nın aleyhinde de olsa, son vermek istiyordu. Bunun üzerine 1699’da osmanlı tarihinin ilk felaketli antlaşması olan Karlofça Barışı imza edildi.

Barıştan sonra Hüseyin Paşa, Şeyhülislâm Feyzullah Efendi’nrn olağanüstü nüfuzundan müteessir olarak istifa etti. Silivri’ deki çiftliğinde öldü, Saraçhanebaşı’ndaki türbesine gömüldü. Naima ünlü tarihini Hüseyin Paşa’ya ithaf etmiştir. Kanlıca ile Anadoluhisarı arasındaki yalısı, Türk mimarlığının şaheserlerindendir. İstanbul ve Edirne’de birçok hayır eserleri bırakmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

İbni Battuta Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

İbni Battutaİbni Battuta; Muhammet bin Abdullah Arap gezginidir (Tanca 1304 -Fas 1369 ?).

Fas ve İspanya’da birçok kadılığı elde tutan, ilmiye mesleğinde yükselmiş kişileriyle tanınan İbni Battuta ailesinde yetişti, gerekli dinsel öğrenimini tamamladıktan sonra gönlünce gezilere çıktı (1325), Mısır-Suriye yoluyla ilk hac ziyaretini tamamladı (1326). Irak dolaylarını gördükten sonra ikinci haccını yaptı (1330). Yemen ve Doğu Afrika kıyılarını, Basra Körfezi’ni dolaştı, üçüncü kez hacı olduktan sonra (1332) Anadolu kıyılarına (Alanya) çıktı. Anılarını söyleyip yazdırdığı kitabında bazı tutarsızlıklar, boşluklar, inanılması güç izlenimler varsa da renkli ve zengin geziler dizisini gerçekleştirdi:

Batı Anadolu, Konya-Karaman, Orta Anadolu, Erzurum, Birgi, Bursa, Kastamonu, Sinop, Kırım, Bizans İstanbulu, Buhara, Hindistan (1333), Seylan, Bengal, Çin, Arabistan (1347), Suriye (1348), Tunus (1349), Afrika (Nijer kıyıları, 1352), Fas’a dönüş (1354); yüz bin kilometreyi aşan sekiz ayrı yolculuk. Ülkesinde kadılık yaparken Sultan Ebu İnan’ın isteği üzerine gözlem, izlenim, anı ve düşüncelerini yazdırdı:

Tuhfetü’n-Nüzzür fi Garaibül-Emsar ve Acaibi’l-Efsar (Seferlerin Tuhaflıklarıyla Ülkelerin Garipliklerini Görenlerin Armağanı) 1357. Çağının en dikkate değer gezi notlarını derleyen eser, birçok dile çevrildiği gibi dilimize de aktarıldı: Seyahatname-i İbni Battuta (1917-1919), 1983.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Hüseyin Baykara Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Hüseyin BaykaraHüseyin Baykara; Timurlu hükümdarıdır (Herat 1438- ay.y. 1507)

Timur’un torununun torunudur. Horasan’ın yönetimindeyken Herat’ı ele geçirmek istedi. Sultan Yadigâr Mirza ile savaşa tutuştu, 1469′ da Herat’ı ele geçirdiyse de, Yadigâr Muhammet Mirza, 5 Temmuz 1470’de Herat’ı geri aldı, Hüseyin Baykara, bundan sekiz ay kadar sonra bir gece baskını ile Herat’ı yeniden ele geçirince Yadigâr Muhammet Mirza’yı öldürttü. Horasan’da 36 yıl hükümdarlık yaptı. Devletini barış ve huzur içinde yöneten Hüseyin Baykara, Türk tarihinin ünlü hükümdarlarından biri sayılır. Asker kişiliğinin yanında, Türk dünyasında, uygar bir dönem başlatması da kendisin ün kazandırdı, Timurlu Rönesansı olarak nitelenen döneminde Horasan, bilim ve sanat merkezi oldu. Veziri Ali Şir Nevai, yakın yardımcısıydı, Kendisi de şairdi ve güzel bir divanı vardır. Ölünce yerine büyük oğlu Bedizzaman Mirza geçti.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Henrik Ibsen Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Henrik Ibsen

Henrik Ibsen (20 Mart 1828, Skien, Norveç – 23 Mayıs 1906, Oslo, Norveç)

Ünlü bir Norveçli şair ve tiyatro yazarıdır. Skien kasabasında doğdu. Babası, bütün oralılar gibi, kereste ticareti yapıyordu. Çocuk 8 yaşındayken babası iflas etti. İbsen’de yalnızlığa düşkünlük hayatının bu devrinde başlamıştır. Boyuna resim yapıyordu. 1842′ de din adamlarının idare ettiği bir okula verildi. Parasızlık yüzünden çalışmak zorunda kalınca, 16 yaşında, Grimmstad köyünde eczacı çıraklığına başladı. Beş yıl, bu 800 nüfuslu köyde yaşadı.

O tarihlerde Danimarka’ya bağlı bir memleket olan Norveç’te de bağımsızlık hareketleri başlamıştı. Ibsen uzun, ateşli bir şiirle, halkı ayaklanmaya kışkırttı. Bu gibi şiirleri şöhretini sağlamaya yardım etti. 1851’de, Bergen’de yapılan tiyatroya rejisör olarak girdi. Bir daha da tiyatro hayatını bırakmadı. Yılda bir, iki piyes yazıyordu. Yerli oyuncu yetiştirmek, sanatı Danimarka egemenliğinden kurtarmak için çalışıyordu. Yalnız, «Aşk Komedyası» adındaki eserinde serbest sevişmeden yana göründüğü için yurttaşlarının hakaretine uğradı. Bunun üzerine, yurdunu bırakıp seyahate çıktı. Önce Venedik’e, sonra Roma’ya yerleşti. «Peer Gynt» ü orada yazdı. Mısır’da bulunduğu sırada, Kristiania’da oynanan «Gençler Birliği» adlı eserinin ıslıklandığını görünce kızdı, yedi yıl tiyatro eseri yazmadı. Münih’te, Viyana’da, Berlin’de yaşıyor, yurduna dönmüyordu. Eserleri, Avrupa’nın birçok dillerine çevrilip büyük sahnelerde oynanıyordu. Ibsen, on yıl dolaştıktan sonra, yurduna döndü, büyük gösterilerle karşılandı. Gürültü uyandıran birçok piyes daha yazdı, 1906 yılında, Kristiania (şimdiki Oslo) da öldü.

İbsen, tiyatrolarında daima bir tez, bir fikir ileri sürmüştür. Temel fikri toplumun kuruluşundaki bozukluktur. İnsanların fert olarak ahlâklarını düzeltmek gerektiğini, bunda da ölçünün toplum olduğunu ileri sürer. Piyeslerinin kuruluşu son derece sağlamdır. Klâsik Yunan tiyatrosunu çok iyi anlamıştır. Çağını çok etkilemiş, gerçekçi tiyatroyu kurmuştur. Eserlerini daha çok kadın kahramanlarla yürütür, konularını da gerçek hayattan alırdı. Tiyatroların eserlerinden «Peer Gynt», «Nora», «Brand», «Hortlaklar», «Yaban Ördeği», «Halk Düşmanı», «Deniz Kadını», «Hedda Gabler», «John-Gabriel Borkman» ülkemizde de defalarca oynanmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Karacaoğlan Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Karacaoğlan
KARACAOĞLAN ( 1606 – 1679)

Büyük halk şairlerimızdendir. Kendi şiirlerinden çıkarılan bilgiye göre Karacaoğlan XVII. yüzyılda yaşamış bir yeniçeri saz şairiydi. Büyük bir ihtimalle 1606’da Adana’nın Bahçe ilçesinin Fersak köyünde doğdu. Sailoğulları’ndandı.

Bütün halk şairleri gibi, Karacaoğlan da daha küçük yaşta saz çalmaya, şiir söylemeye başlamıştı. Biraz büyüyünce, elde sazı, bütün Anadolu’yu köy köy gezdi. Yeniçeri ocağına girdi. Bu arada başından birçok macera geçti. Tabiata âşıktı. Gezdiği, gördüğü yerleri, başından geçenleri koşmalarında, türkülerinde anlatmıştır. En çok Adana, Urfa, Muş, Hukka, Halep, Munhuç gibi güney şehirlerini dolaşmıştı.

Bir rivayete göre onu böylece köy köy dolaştıran sebep, çok küçükken sevdiği «Karakız» adlı bir güzeldir. Şair bu sevginin izlerini ölünceye kadar gönlünden çıkaramamıştır. İki sevgili de asla birbirine kavuşmadılar. Güya ölümlerinden sonra Karakız bir tepeye, Karacaoğlan da bunun karşısında bir başka tepeye gömülmüşler.

Karacaoğlan, Adana bölgesinin derebeylerinden olan Kozanoğullları ile bir türlü geçinemedi. Kozanoğulları, ne yoldan olursa olsun, Karacaoğlan’ı öldürtmek istediler. Bu yüzden şair, sazını koltuğuna kıstırıp Van’a kadar kaçtı. Çok yer gezmiş olan şair, doğuda İran’a, güneyde Arabistan’a, Irak’a, kadar gitti. Büyük yoksulluklara katlandığı, zorluklarla karşılaştığı da anlaşılıyor. En güç zamanlarda bile hayata bağlı kalmıştı.

Karacaoğlan, bütün şiirlerini hece vezniyle yazmıştır. Kullandığı tek tük yabancı sözleri bile Türk söyleyişine uydurmuştur.

KARACAOĞLAN’DAN BİR ŞİİR:

KOŞMA

Elâ gözlerini sevdiğim dilber
Seni görmiyeli göresim geldi
Altın kemer sıkmış ince belini
Usul boylarını sarasım geldi

Küçücüksün güzel, etme bu nâzı
Ciğerime bastın, ateşi közü
Başına sokmuşun gülü nerkizi
Yüzümü yüzüne süresim geldi

Eladır gözlerin karadır kaşın
Aradım cihanı bulunmaz eşin
Yaylanın karından beyazdır dişin.
Uzanıp üstüne ölesim geldi.

Karac’oğlan der ki bilirim seni
Adadım yoluna kurban bu canı
Koynunda beslenen ayvayı narı
Çözüp düğmelerin deresim geldi.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Refik Halit Karay Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Refik Halit Karay
Refik Halit Karay (14 Mayıs 1888, İstanbul – 18 Temmuz 1965, İstanbul)

Tanınmış bir fıkra ve roman yazarımızdır. Malîye başveznedarı Halit Bey’in oğludur. İstanbul’da doğdu. Öğrenimini özel olarak yaptı. Bir ara Galatasaray Lisesi’ne devam ettiyse de bitirmedi. Yazı hayatına Refik Halit «Servet-i Fünun» dergisinde mütercim olarak başladı, 1908 İkinci Meşrutiyeti’nden sonra Fecr-i Âtî edebî topluluğuna girdi. Bir aralık, onbeş sayı kadar çıkabilen «Son Havadis» gazetesini kurdu. Daha sonra «Sadâ-yi Millet» te çalıştı. 1910’da, karikatürist Cemil’le birlikte, onun kurduğu «Cem» mizah dergisine «Kirpi-i nâtüvan» (Çelimsiz kirpi) takma adı altında mizah yazıları yazdı, bu yazılarla ilk şöhretini sağladı.

Refik Halit, bazı yazılarından dolayı İttihat ve Terakki hükümetince Sinop’a sürüldü. Sürgünden dönünce, İttihatçıların fikir organı olarak Ziya Gökalp’ın çıkardığı «Yeni Mecmua» da çalıştı. Mütareke ilân olunup da memleket Birinci Dünya Savaşı’ndan yenilmiş bir halde çıkınca, Karay, kendini büsbütün politikaya verdi. «Sabah» gazetesinin başyazarlığını yaptı. Hürriyet ve İtilâf fırkasının idare heyetine girdi, Posta ve Telgraf Umum Müdürü oldu, bu sırada başlamış bulunan Anadolu’daki Millî Kurtuluş hareketine karşı bir durum aldı. «Aydede» adında haftalık bir mizah gazetesi yayınlıyarak burada da Kurtuluş Savaşı’nı idare edenler aleyhinde yayınlarda bulundu. Bundan dolayı, kurtuluştan sonra çıkarılan «Yüzellilikler» kara listesine konuldu, memleket dışına çıkarıldı. 1938’de Af Kanunu çıkınca memlekete döndü, yeniden gazeteciliğe ve romancılığa başladı.

Refik Halit Karay, roman ve hikâyelerindeki gözlem ve üslûp özellikleriyle ün kazanmıştır. Dili gayet güzel bir İstanbul ağzıdır. Kelimeleri en uygun yerde kullanmayı bilir. Renkli, canlı bir üslûbu vardır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Kazım Karabekir Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Kazım Karabekir
Kazım Karabekir (23 Temmuz 1882, İstanbul – 26 Ocak 1948, Ankara)

Kurtuluş Savaşı’nın büyük komutanlarındandır. Karaman’ın Kasba köyünden Karabekir ailesine mensup Mehmet Emin Paşa’nın oğludur. İstanbul’da doğdu. Fatih Askeri Rüştiyesi’nde ve Kuleli İdadisi’nde okudu. Harbiye’yi bitirdikten sonra 1905’te erkânıharp (kurmay) yüzbaşısı oldu. 1908 inkılabından sonra tümen kurmaylığına getirildi. 1909’da 31 mart ayaklanmasını bastıran Hareket Ordusu ikinci tümeninin kurmay başkanlığını yaptı.

Balkan Savaşı’nda Edirne savaşlarına katılan Kâzım Karabekir, I. Dünya Savaşı’nda önce Doğu cephesinde, sonra da Çanakkale’de tümen komutanı olarak savaşmıştır. Irak cephesinde de savaştıktan sonra Kafkas Cephesi İkinci Kolordu Komutanlığına tayin edildi. Daha sonra Birinci Kolordunun başına getirildi, bu kolordusu ile, Erzincan ve Erzurum’u kurtardı. Kars ve Gümrü’yü de aldıktan sonra generalliğe terfi etti. Tebriz’de bulunduğu sırada mütarekenin imzalanması üzerine İstanbul’a çâğırıldı, daha sonra 15. Kolordu komutanı sıfatı ile yeniden doğuya gitti, Şark Cephesi Komutanlığı’na tayin edildi. Doğuda Ermeni ordularını bozması, İstiklal Savaşı’nın ilk başarısıdır. Bu sayede Yunanlılar’a karşı Türk kuvvetlerinin tamamını toplamak mümkün oldu.

Büyük Millet Meclisi’ne önce Edirne milletvekili olarak giren ve orgeneralliğe yükselen Kazım Karabekir, bir ara 1. Ordu Müfettişi oldu, 1924’te müfettişlikten çekilerek Meclis’te Terakkiperver Fırka’nın başkanlığını yaptı. 1927’de emekliye ayrılan general, 1938’de İstanbul milletvekili oldu, Meclis Başkanlığına seçildi. 26 ocak 1948’de de öldü. Birçok kitap, pek önemli hatıraları vardır. Aynı zamanda bestekârdı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Kaygusuz Abdal Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Kaygusuz Abdal Kimdir

KAYGUSUZ ABDAL, tasavvuf şairi (? – ? 15. yüzyıl). Yaşamına ilişkin hiçbir kesin bilgi yoktur. Gerçek adının Gaybî olduğu, Alaiye (Alanya) Beyi’ nin oğlu bulunduğu, Hacı Bektaş soyundan Abdal Musa’ya bağlandığı, Rumeli’de dolaştığı, dergâhta kırk yıl kulluktan sonra Mısır’a gönderildiği, oradaki tekkesinde şeyh iken ölünce bir mağaraya gömüldüğü varsayılır.

Bu bilgilerden bir bölümü, şiirinin yansıttığı gerçeklerdir: II. Murat döneminde sağ olduğu (1421-1451), Bektaşi Şeyhi Abdal Musa’ya müritlik ettiği, Sarayî mahlasıyla da şiirler söylerken, Yunus Emre izinde gittiği, hem hece, hem aruz ölçüsünü kullanabildiği, nefeslerinin çoğunda yergi-alay motifli eleştirilerle ham sofuları (zahit) taşladığı, bazı düz yazı ürünleri de bulunduğu (Budalanâme, Mugaalatanâme), Bektaşilik töre ve ilkelerini güçlükle yaydığı şiirlerinin toplandığı başlıca eserler: Abdülbaki Gölpınarlı: Koymuşuz Abdal, Hatayî, Kul Himmet (1953), Muhtar Yahya Dağlı: Koymuşuz Abdal, Hayatı ve Eserleri (1939), Doç.Dr. Abdurrahman Güzel: Kaygusuz Abdal (1918).

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Ahmedi Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

ahmediAHMEDÎ (1334 – 1413)

Ahmedî, Germiyanlıdır. Asıl adı Tâcettin İbrahim’dir. İyi bir eğitim almış, şair ve bilim adamı sıfatıyla Yıldırım Beyazıt‘ın yakın dostları arasına girmiştir. Ankara Savaşı‘nda Yıldırım’ın Timur’a yenilmesi üzerine oldukça üzülmüş; fakat Timur’un da yakın dostluğunu görmüştür. Nasrettin Hoca ile Timur arasında geçtiği anlatılan birçok olay, Ahmedî ve Timur arasında geçmiştir.

Ahmedî, oldukça güçlü gazel ve kasideler söylemiş, büyük aşk ve serüven öyküleri yazmıştır. Esas başarısını da mesnevi nazım biçiminde göstermiştir.

Ahmedî, Türkçe kelimelere güzel bir söyleyiş özelliği kazandırmıştır.

Divân, İskendername, Cemşid ü Hurşid, Mirkatü’l – Edep gibi eserleri vardır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Keçecizade İzzet Molla Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında (Kısaca)

Keçecizade İzzet MollaKEÇECİZADE İZZET MOLLA (1785 – 1829)

Aslen Konyalı olan bir ailenin çocuğudur. İstanbul’da doğmuştur. Medrese öğreniminden sonra bir süre hekimlik yaptı.

Bilgisi ve çalışkanlığıyla kısa sürede II. Mahmut’un dostluğunu kazandı.

Klasik Türk edebiyatının son temsilcilerindendir. Üslûbu klasik şiir ile Tanzimat şiiri arasında bir geçiş özelliği gösterir. Şiirlerinde İstanbul ve taşra ile ilgili gerçekçi betimlemelere yer verir. Hoş sohbet, nükteci kişiliği, anlatımına da yansır.

Hece ile yazdığı birkaç türkü dışında şiirleri klasik Türk edebiyatı yolundadır. Bahâr-ı Efkâr, Hazân-ı Âsâr adlarında iki divanı, Keşan sürgününde başından geçen olayları anlattığı Mihnet-i Keşân ile İlahî aşk anlayışıyla kaleme aldığı Şeyh Gâlib etkisindeki Gülşen-i Aşk adlı iki mesnevisi vardır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,