Etiket: hayatları

Hz. Ebubekir Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Hz. Ebu Bekir Abdullah (571-634), Hz. Peygamber‘in vefatı üzerine halife seçilen ilk İslam büyüğüdür. Babası Ebu Kuhafa’dır. Kendisi hali vakti yerinde Mekkeli bir tüccar otarak tanınmıştı. -Yaklaşık olarak Hz. Muhammed‘ten bir kaç yaş küçük olduğu söylenir. Peygamber (S.A.S) ile henüz nübüvvet (nebilik, peygamberlik) gelmeden önce dost olmuşlardır. İlk erkek ve olgun yaştaki sahabi odur. O, Hz. Muhammed‘in Allah tarafından gönderildiğine ilk baştan bütün gönlü ve ruhu ile inanmıştır. Miraç mucizesine de ilk o inanmıştır. Hicrete karar verildiğinde Peygamber’le beraber olacağını öğrenince gözyaşlarını tutamamıştır. Sade davranışlı ve mert karakterli insandı.

Hz. Peygamber‘in Medine’ye hicretinde beraberinde bulunmuş olması; Kur’an’da “İkilerin ikincisi’ (sani el-isneyn)” niteliğiyle zikri suretiyle mükafatlandırılmasına neden olmuştur. Hz. Muhammed‘in, hicretten kısa bir süre sonra, onun kerimeleri Hz. Aişe ile evlenmesi bağlılıklarını daha da güçlendirmiştir. Peygamber Efendimizin en yakın arkadaşı olarak, hayatını İslamiyete ve İslamın zaferine adamıştır. Hicretin 9. (631.) yılında Mekke’ye hacılar kafilesi başında Peygamber onu görevlendirmistir. Vefatları arifesinde Hz. Muhammed (S.A.S.) hastalanınca, İslam cemaatına imamlık görevini ona tevdi buyurdular. Ve evrenin kendisiyle övündüğü, vefat edince de, (25 mayıs 632) Peygamber Halifeliğine o seçildi. Hz. Peygamber‘in irşatları dışına çıkmayan ve İslamiyeti canından çok seven Hz. Ebu Bekir’in ilk halife seçilmesi son derece yerinde olmuştur. Bid’atlar (sonradan türeyen şeyler) ‘den sakınmış, Sünnet-i seniyye’ye tartışmasız bağlı kalmıştır. Zamanında bazı kıyam ve isyanlar olmuşsa da bunları tedbir ve gerçek inanç kuvvetiyle bastırmıştır. Bahreyn, Umman’dan başka Yemen ve Hadramevt İslam kudreti ve nuru ile iyice ışıklandı. Zamanında İran’da El-Hira ve Filistin’de Acnadayn zaferlerinin lezzetini tatmıştır. Vefatı 22 Cemaziyelahır 13 (23 Ağustos 634) tarihindedir. Hz. Peygamber‘in yanına defnolundu.

Hz. Ebu Bekir’in büyük hizmetlerinden biride: Ku’ran-ı Kerim’in ilk nüshasını tedvin ettirmiş olmasıdır. Bir noktaya daha işaret uygun olur: Hz. Ebu Bekir, halifeliğe seçildikten sonra da hayatında bir değişikliğe lüzum görmemiş, eskisi gibi yaşamıştır. Sade ve gösterişsiz hayatı ile örnek olmuştur.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Hz. Ömer Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Hz. Ebu Bekir‘den sonra ikinci büyük İslam halifesi olan Hz. Ömer bin Hattab (591 – 644) nadir yetişen büyük şahsiyet ve İslam nurunun uzak ülkelere yayılmasında unutulmaz payı bulunan bir devlet adamıdır. İslamı kabulü çok uğurlu bir olay sayılan ve Müslümanlığın gücünü göstermeye karar vermesinde etken olan Hz. Ömer’in hidayete erişmesi özetle şöyle hikaye edilir: Hz. Muhammed‘i öldürmeye azimli görünen Hz. Ömer, İslamiyeti seve seve kabul eden Said bin Zeyd ile onun eşi olan hemşiresi Fatima’nın evinde dinlediği “Ta-Ha Suresi”nin ayetleriyle heyecanlanmış ve katlini kafasına koyduğu Hz. Muhammed‘e koşarak “kelime-i şehadet getirip” sayı bakımından 40. mümin olmak şerefini kazanmıştır.

Hz. Ömer’in asıl büyük hizmetlerde yararı Medine’ye Hicretten sonra bilinmektedir. O, Hz. Peygamber‘in güvendiği bir müşaviri durumunda idi. Hemen bütün savaşlara katılmıştır (Bedir, Uhud vb.). O, Medine döneminde Hz. Ebu Bekir ile çok iyi anlaşmış, çok dost kalmış ve İslam dinine birlikte fedakarlıkla hizmeti şeref bilmiştir. Efendimizin vefatı üzerine Hz. Ebu Bekir‘i halifeliğe öneren Hz. Ömer’dir. Ama Hz. Ebu Bekir vefat eder etmez, halifelik ona geçmiştir. Bu da herhangi bir zorlama ile olmuş değildir.

Hz. Ömer, halifelik görevine başladığında İslam fütuhatı gelişmekte olup devam ediyordu. Ancak 0, bunları hızlandırmış, komutanları kendine kesin olarak bağlamış, çelik iradesi ve sarsılmaz adalet duygusuyla Allah’ın adını (İ’la-yi Kelimetu ‘llah) yüceltme uğrunda her imkana ve kahramanlığa başvurmaktan çekinmemiştir.

Kendisinin her bakımdan hareket tarzı, tedbirleri, uzak görüşlülüğü daima takdir ve hayranlık uyandırmıştır. Onun dönemi, siyasi kuruluşların doğduğu bir yeni İslam uyanışı devridir. Tanınmış bir Avrupalı bilgin, bu konuda, şöyle yazmaktadır: “Müslüman olmayan tebaanın bağlı olduğu idare esasları, askeri maaşları tayin eden bir kayıt defterinin (divan) tesisi, İslamiyetin gelecekte büyük şehirlerini meydana getirecek olan ordugahların (emsar) meydana gelmesi, kadı dairesinin kurulması bütün onun şahsi eserleridir.” Ayrıca din, medeniyet ve ceza konularında da bazı tedbirler onun devrinin damgasını taşımıştır. Fakat bütün bunlara rağmen Hz. Ömer hiçbir zaman bir hükümdar gibi davranmamıştır. Hz. Ömer “halife” sıfatı yerine “Emirü’l-müminin” unvanını tercih eylemiştir. Bir hadis-i şerifte: “Eğer benden sonra Peygamber gelmesini Allah istemiş olsaydı, bu Ömer olurdu” buyurulmuştur.

İslamın bu eşsiz dehası bir köle tarafından kama ile vurulup şehid edildi (26 Zilhicce 23 / 3 Kasım 644) Ebu Lü’lü adlı bu kölenin şikayet edip sonuç alamadığı bir vergi işinden duyduğu kızgınlık sebep diye kaydedilir. İslamın sosyal ve siyasi çerçevesinin iyice belirlenip yerine oturmasında hizmeti büyük olmuştur. Hz. Muhammed (S.A.S.) ‘in vahy ile yücelttiği İslam binasının görkemli ve şaşmaz adaletli temeli: Hz. Ömer’in, Allah’tan ve Resulünden feyz alan, Kitap ve Sünnetin rehberliğinde gelişen cesaretli, doğru, yorgunluk bilmez, sadece Hakk’ın rızasını amaç edinmiş gayretleriyle daima saygı ve hayranlık telkin edici kalmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Hz. Osman Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Mekke-i Mükerreme’nin ünlü Beni Ümeyye ailesine mensup olan Osman bin Aftan, Hz. Peygamber’in dört seçkin dostu “Çehar-Yar-ı Güzin” deyimi ile kadirleri yüceltilen büyük sahabeden biri (diğerleri Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Ali’dir) ve üçüncü halifedir. İslamiyete, nispeten, ilk zamanlarda giren önemli zatlardandır. Onun zengin bir tüccar olduğu kadar kusursuz, zarif bir toplum adamı olduğu da kaynaklarda belirtilmiştir. Kendisi Habeşistan’a giden Müslümanlar arasına katılmış olduğu gibi, Medine’ye hicret edenlerle de beraber olmuştur. Hz. Peygamber’in kızı Rukıyye ile evlenmiş, onun vefatından sonra bir başka kerimeleri olan Ümmü Gülsüm’ü almışlardır. Bu nedenle kendisine Zi’n-Nureyn (iki Nur sahibi) denilmiştir.

Hz. Ömer, Ölüm döşeğinde iken yeni” halifeyi seçmek üzere küçük bir meclis (şura) vasiyet etmişti. Adaylar az değildi: Hz. Ali, Zübeyr, Talha, Sa’d b. Ebi Vakkas, Abdurrahman bin Avf, Osman bin Aftan. Sonunda Hz. Osman seçildi. O, genellikle Hz. Ömer’in siyasetini izlemiştir, hatta’ geliştirmek de istemiştir. Fakat hem şartlar- az çok değişmiş, hem de kendisinin valilikleri, bazı önemli görevleri kendi akrabalarına tahsis etmesi memnuniyetsizliklere yol açmıştır. Onun zamanında Kur’an-ı Kerim cem edilip bir çok kusursuz yazmalar eyaletlere gönderilmiş ve böylece Hz. Ebu Bekir‘in başlattığı mesai tamamlanmıştır.

Hz. Osman devrinde siyasi, nitelikte bazı huzursuzluklar da başlamıştır. İlkin H. 30. yılda onun, Hz. Peygamber’in yüzüğünü Aris Kuyusu’na düşürüp kaybetmesi bir sorun olmuştur. ilk kargaşalar Irak’ta görülmüş; fitne sonra Mısır’da alevlenmiştir. Bunların, ekonomik, siyasi ve dini sebepleri olduğunu ilgili kitaplarda okumak güç değildir. Eyaletlerden Medine üzerine yürüyüşler başlamıştı. İlk ulaşanlar da Mısırlılar olmuştur. Bir hayli görüşmeler, tereddütler, halifenin feragati reddetmesi, nihayet kuşatılmış olan Halife evine girilerek onun şehid edilmesi (H. 35/ M. 656) İslam tarihinin, kendi bünyesinde, ilk büyük ihtilaflı acı olayıdır. Belirtildiğine göre: Hz. Osman; Kur’an-ı Kerim okurken şehid edilmiş ve kanı Allah Kelamı üzerine akmıştır. Hz. Osman, Peygamberin (S.A.S.) iki kızı ile evlenmiş olmanın şerefi, fazileti, Din-i Muhammedi uğrundaki harcamaları ve üçüncü İslam halifesi aynı zamanda Cennetle müjdelenmiş on sahabeden biri olarak müminlerin derin saygısına sahiptir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Hz. Ali Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Hz. Ali; Hz. Muhammed‘in amcasının oğlu ve sevgili kızı Fatima’nın eşi, İslam tarihinin büyük kahramanlarının başı olan Hz. Ali bin Ebi Talib (598-661), ilk halifelerin dördüncüsüdür. Künyeleri birçok olmakla beraber aralarından şunları seçebiliriz: Ebu’r-Reyhaneyn, Ebu’l-Hasan, Ebu Türab. Babası Ebu Talib, annesi Esed kızı Fatima’dır.

Doğumu Mekke’de ve Kabe’dedir. Babası Hz. Muhammed‘i koruduğu gibi, kendisini de Hz. Peygamber eğitmiş ve yetiştirmiştir. İslama ilk giren genç-çocuk odur. Peygamberin hırkasına sarılıp onun yatağında uyumuştur. Hicretten az sonra Hz. Fatima anamızla evlenmiştir. Peygamberin bütün savaşlarına katılmış, birçok defa sancağı elinde taşımıştır. Kahramanlığı ona Hayder-i Kerrar (döne döne saldıran arslan), Şir-i Yezdan (Allah arslanı) denilmesine sebep olmuştur. Peygamber ona: “Sen, benim dünya ve ahirette kardeşimsin” demek suretiyle en büyük iltifatı bezleylemiştir. Ve Hz. Muhammed bu dünyadan ayrılınca da O’nu Hz. Ali yıkamıştır. Hayatta iken Hz. Muhammed‘e vahy katipliği ve mektupçuluk yapmıştır. Hz. Ömer zamanında ona kadılık etmiş ve hakkında: “Ömer, Ali olmazsa, helak olur” dedirtmiştir. Hz. Osman’ın evi kuşatıldığında karşı çıkmış, oğlu Hz. Hasan’ı da onu koruma ile görevlendirmişti.

H. 35/ M. 656’da Hz. Osman’ın şehadetinden sonra halifeliği kabul etmiştir. Ama daha ilk günlerde müşkülatla karşılaşmıştır. Cemel Vak’asında, muzaffer olmuş, fakat birçok Müslüman da yok olmuştur. Sıffin’de Muaviye ile yapılan savaş sonuç vermemiştir. Ama Nehrevan’da Haricileri yine yenmiştir.

19 Ramazan 40/24 Ocak 661 tarihinde, İbn-i Mülcem adlı bir Harici tarafından kılıçla ağır yaralanmış ve 2 Ramazanda şehid olmuştur.

Hz. Ali’nin 15’i erkek 17’si kız olmak üzere 32 çocuğu dünyaya gelmiştir. Özellikle Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin beş kişiden kurulu bulunan. Al-i Beytin en gençleri ve Resulullah’ın gözbebekleridir. Kabri Necef’tedir. Dünya ölçüsünde ziyaret yeridir. Nehcü ‘l-Belağa, değeri kaybolmayan eseridir. Divan-ı Ali de önemlidir. O, sadece Aşere-i Mübeşşere’den değil, her bakımdan bir kemal örneğidir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Hz. Talha Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Hz. Talha; Aşere-i Mübeşşere (Cennetle Müjdelenmiş On Sahabe) arasında Hz. Peygamber‘in beşinci sırada zikrettiği Talha bin Ubeydullah Kureyş’in Beni Teym bin Murra boyundandır. Künyesi: Ebu Muhammed idi. Bunun ilk kurra (Kur’an-ı Kerim’i kıraat biliminde yöntemlerine uygun okuyanlar) arasında bulunan ve pek dindar olan oğluna nisbetle verildiği söylenir. Hz. Talha İslamiyet’i ilk kabul edenlerdendi. Hicret’te O da Hz. Peygamber’e uyarak Medine’ye göç etmiştir. Hz. Muhammed‘in kendileriyle istişarede (danışmada) bulunduğu ve kendilerine güvendiği arkadaşlarının ön safında idi. Hz. Talha özellikle Uhud Savaşı’ndaki cesaret ve fedakarlığı ile ün yapmıştır. O savaş gününden dönülmek üzere iken Hz. Peygamber‘i kendi vücudunu siper ederek korumaya azmetmiş ve bir kaç kılıç vuruşu ile yaralanmıştır. Diğer savaşlara da katılan Hz. Talha sahabe arasında saygılı ve sözü dinlenen zatlardandı. Rivayet edildiğine göre O ilk iki halife ile ilişkilerinde pek sıcak davranmamıştır. Onlar da bu büyük ve güçlü sahabeye bilemeyeceğimiz sebeplerle olacak ki önemli yönetim mevkilerini tevdi etmiş değillerdir.

Hz. Talha çok cömert bir sahabe idi. Arabistan ve Irak’ta mülkleri olduğu gibi yüklü serveti de vardı. Fakat cömertliği imkanlarıyla orantılı yürütüldüğü için herkes tarafından itibar görür ve zenginliği bir çekiştirme vesilesi olmaz idi. Hz. Talha’nın Hz. Ömer‘in şehadetinden sonra halife olmayı umduğunu bazı müsteşrikler ileri sürmüşse de ne bu hususu ne de Hz. Osman‘ın evinde şehit edilmesini izleyen günlerde aynı arzuyu şiddetle beslediğini ispata yarayacak yeterli kanıt vardır denemez. Hz. Ali‘nin halifeliği ilan edilince önce bunu tanımış sonra Hz. Zübeyr ile birlikte Medine’den Mekke’ye varmış ve Hz. Aişe ile birleşmişlerdir. Üçü birlikte Hz. Talha’nın taraftarlarının çok olduğu Basra’ya hareket etmişlerdir. Burada, bazı teşebbüslerde bulunulmuş, tarihe Cemel Vak’ası (H. 36) diye geçen savaş sonunda hem Talha, hem de Zübeyr hazretleri hayatlarını yitirmişlerdir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Hz. Zübeyr Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Hz. Muhammed‘in halasının oğlu olan Zübeyr bin el Avvam bin Huveyled bin’Esed. Aşere-i Mübeşşere’dendir. Annesi Safiyye bint Abdulmuttalib’tir. Hz. Zübeyr’in künyesi Ebu Abdullah idi. Eshabü’ş Şura diye adlandırılan ve Hz. Ömer‘in vefatından önce, şehadeti vuku bulursa yeni halifeyi seçmekle görevlendirdiği altı kişiden biri de O idi.

Zübeyr (R.A.) da 12 yaşında bir çocuk iken İslam’ın nuru ile şereflenmiştir. Amcası onu bir hasıra bağlayıp altında dumanlı ateş yaktığı halde İslam’dan dönmemiş ve “Asla, küfre ebediyyen dönmeyeceğim” diye bağırabilmiştir.

Hz. Zübeyr her iki Hicret’te de (Habeşistan ve Medine) bulunmuştur. Hz. Muhammed halazadesi olan Zübeyr (RA) ‘i çokça severdi. Hz. Osman‘ın da ona geniş bir muhabbeti olduğu ve hatta kendisinden sonra onun halife olmasını arzuladığı hakkında rivayetler mevcuttur: Oğlu ünlü Abdullah bin Zübeyr bir gün babasına niçin az hadis rivayet ettiğini sormuş. O da çok tekrar edilen şu hadis-i şerifi Resulullah’dan duyduğu cevabını vererek gerçek sebebini açıklamıştır. Demiştir ki: “Ben bizzat Hz. Peygamber‘den duydum dedi ki: Her kim söylemediğim bir sözü bana isnad (yükleme) ederse oturağını ateşte hazırlasın”.

Zübeyr bin El-Avvam (RA) ‘in Allah yolunda ilk kılıç kullananlardan biri olduğu da kaynaklarda zikr olunmuştur. Hz. Peygamber’in ona; “Anam babam sana feda olsun” dediği de rivayet edilmektedir. Beni Kurayza gününde hizmeti büyük olmuştur. Yine belirtildiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Her Peygamber için bir havari (yardımcı) vardır; benim havarim (yardımcım) da Zübeyr’dir.”

Hz. Zübeyr son derecede güvenilir bir zattı: Hz. Osman, Hz. Mikdad, Hz. İbni Mes’ud, Hz. Abdurrahman İbni Avf vb. gibi tanınmış sahabe kendi mallarının muhafazasını bazen ona tevdi etmişlerdir. Fakat o, gerektiğinde bu gibi saygılı zatların çocuklarını infak (harcamalarını yapıp) görevini yerine getirmiş ama bunu çoğu zaman onların mallarından değil kendi imkanlarından sağlamıştır. Söylendiğine göre Hz. Zübeyr’in bin kadar kölesi vardı. Bunlar ona gelir getiriyorlardı. Ama o, bu paradan tek kuruş harcamıyor, hepsini sadaka olarak fakir fukaraya dağıtıyordu.

Hz. Zübeyr’in katli Cemel Günü vaki olmuştur. Dendiğine göre o sabah Hz. Ali ile karşılaşmışlar Ve Halife’nin ona: “Allah seni sevindirsin Resulullah’ın sen Ali ile vuruşacaksın ve ona karşı zalimsin dediğini hatırladın mı?” sorusunu sormuş o da: “Evet şu ana kadar bu sözü hatırlamadım” cevabını verip yürümüştür. Fakat kötü tali yolda Beni Temim oğullarından Amr bin Cermuz, Vadi Siba’da daha iki kişinin yardımı ile onu arkadan vurup katletmiştir. Hz. Ali‘ye sormuşlar: “Safiyye’nin oğlunu öldüren nereye gidecek?” Cevap kesin olmuştur “Cehenneme”.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Abdurrahman İbn Avf Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Abdurrahman b. Avf b. Abd Avf El-Kureşi ez-Zuhri, Aşere-i Mübeşşere’den yedincisi olarak kabul edilmiştir. Künyesi Ebu Muhammed’tir O da Ashab-i Şura’daki altı kişiden biridir.

İslam’a ilk girenlerdendir. Habeşistan’a da Medine’ye de Hicret edenlerin ilkleri arasındadır. Medine’ye yerleştiğinde Hz. Muhammed ona Sa’d b. er-Rabi’i kardeş etmiştir, Bedir ve Uhud Savaşlarına Hz. Peygamber‘le birlikte katılmıştır. Dumetü l-Cendel’e gönderilen askere komutanlık da eylemiştir. “Allahu Taala seni muvaffak edince onların kralının veya şerifinin kızı ile evlen” diye Hz. Muhammed tavsiye etmiştir. 700 kişiden kurulu olan bu birlik Şaban 6/ Aralık 627’de görev yapmıştır. Hristiyan olan bu bölge şefi El-Asbağ El-Kelbi hidayete erip Müslüman olmuştur. Abdurrahman bin Avf ile bir barış antlaşması imzalamış ve Abdurrahman onun kızı Tumadir ile evlenmiştir.

Cengaverlik ve vefakarlığın bir misali olmak üzere Uhud Savaşı’nda : Vücudunda yirmi yara görüldüğü, iki dişinin düştüğü, ayağından da yaralandığı için topalladığı kaynaklarda kayıtlıdır.

Ticaretteki mahareti sayesinde az zaman içinde hatırı sayılır bir servete sahip olmuştur. Allah yolunda bir çok malını sadaka olarak fakir fukaraya dağıtmakla da ünlüdür. Bir günde 30 köle azat ettiği de bilinmektedir. Siyaset bakımından Hz. Ebu Bekir‘in dostu idi. Hz. Osman‘ın halife seçilişinde kendisi adaylıktan çekilmiş fakat seçimde önemli rol oynamıştır. Çünkü Hz. Ömer‘in ölüm döşeğinde 6 üyeli şuraya seçtiklerinden olmak hasebiyle ve sahip olduğu imkanlar dolayısıyla tarihi bir görev yapma gücüne malik olanlardandı.

75 yaşında olduğu halde H. 31/M. 652’de vefat etti.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Sa’d bin Ebi Vakkas Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Künyesi Ebu Vakkas olan Sa’d b. Malik sahabenin büyüklerinden olup Cennetle daha hayatta iken müjdelenen on mutlu kişi arasındadır. Belirtildiği üzere İslam’ın nurlu ışığını gönlünde duyanların yedincisidir. Bu sıralarda henüz 20 yaşına bile gelmemiştir. Kendisi ile Hz. Peygamber‘in annesinin kabilesi aynı Beni Zühre’dir. Kendisi Akabe biatından sonra Medine’ye ilk Hicret edenler arasında idi. O, son derecede mahir bir ok atıcı olduğundan Uhud Savaşı’nda düşmana 1.000’den fazla ok atmak suretiyle Hz. Peygamber‘in teveccühünü çok sıcak duygularla kazanmıştır.

Bedir ve Uhud Savaşları’ndan sonra da Sa’d bin Ebi Vakkas hemen bütün gazalara, seriyelere (gece baskınları gazveleri) katılmıştır. Mekkeli Müslümanlar’ın üç bayrağından birini savaşlarda kendisi taşımak şerefini muhafaza etmiştir. Hudaybiye Anlaşması’na tanık sıfatı ile imza koyanlardan biri de o olmuştur.

Hz. Ömer‘in halifeliğinde İranlılar’la savaşacak bütün İslam ordularına baş komutan olarak atanmıştır. Kadisiye’de (İran-Arap sınırında ve Kufe’ye yaklaşık olarak 30 kilometre mesafede) vukua gelen ve üç gün süren meydan savaşında Sasaniler kesin bir yenilgiye uğrayıp perişan oldular (H. 15/M. 636). Artık Irak-ı Arap tamamıyla Müslüman toprağı oluyordu. 637 veya 638’de Halife Ömer (RA) Sad’tan yeni bir kent kurmasını isteyince Kufe şehrinin temeli atılmıştır. Ve Sa’d İbni Ebi Vakkas süratle kurulup gelişmeye yönelen yeni kentte bölgenin valiliğine atandı.

Bir süre sonra Sa’d (R.A.) azledilmiş, yerine Ammar bin Yasir (RA) atanmış fakat o da uzun müddet bu görevde kalamamıştır. Sonralan bir kere daha Kufe Valiliği yapmış, daha sonra özel arazisine çekilmiş, 670 dolaylarında vefat etmiştir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Said Bin Zeyd Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Sıraya göre Cennetle müjdelenen sahabeden dokuzuncusu Said bin Zeyd bin Amr bin Nufayl’dir. Mekke’de yaklaşık olarak 600 tarihlerinde doğmuştur. Kureyş Kabilesi’nin Adi kolundandır. Said bin Zeyd’in dedesi ile Hz. Ömer‘in babası kardeştirler. Ayrıca Said (R.A.) Ömer (RA) ‘in hemşiresi ile Hz. Ömer de Hz. Said’in kız kardeşi ile evliydiler. Yani karşılıklı olarak enişte ve kayın birader durumunda idiler.

Said’in babası Zeyd’in Haniflerden olduğu, puta tapıcılıktan ayrılıp Hz. İbrahim’in dini olan bir tek Tanrı’ya tapma inancına karşı derin bir ilgi duyduğu bilinmektedir.

Said bin Zeyd İslamlığın ilk günlerinde daha Hz. Muhammed, Zeyd bin Erkam’ın evine taşınmamışken Müslüman olmuştur. Allah’ın en sevgili kulu ve son elçisi onu pek sevmiştir. Hz. Ömer‘in Müslümanlığı kabul edişinde Zeyd’in ve eşinin hizmeti olduğu da bilinmektedir.

Evrenin Efendisi Medine’ye Hicret etmezden önce Hz. Zeyd oraya göç etmiştir. Bedir Savaşı sırasında başka göreve gönderildiği için bulunamamış fakat ondan sonraki bütün gazalarda hazır bulunmuştur. Yiğitliği, dürüstlüğü ile kendisini tanıtmış ve sevdirmiştir. Bazı birliklere komuta ettiği de olmuştur. Şam’ın fethinde de bulunmuş olan sahabedendir. Ayrıca Yermuk Savaşı’na da katılmıştır (15/ 636).

Hz. Osman zamanında kendisine Kufe’de bir miktar arazi verilmiştir. Bir müddet orada ikamet ettiği de meçhul değildir. Ömrünün sonlarında Medine yakınındaki Akik mevkiinde bulunan çiftliğine çekilmiştir. 670 tarihinde vefat ettiği zaman yaşının 70’i aştığı söylenmektedir. Naşı eller üzerinde Medine’ye getirilmiş, namazını Abdullah bin Ömer kıldırmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Ebu Ubeyde bin Cerrah Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Ebu Ubeyde Bin Cerrah, Aşere-i Mübeşşere’nin onuncusu ve sonuncusudur. Asıl adının Amir bin Abdullah bin El-Cerrah olduğu kaydedilir. Yaklaşık olarak 580 tarihinde doğmuş ve 639’da vefat eylemiştir. İslamiyeti ilk kabul edenler arasında Hz. Ebu Ubeyde de vardır.

Cesareti, vefası, fedakarlığı ile ün almıştır. Hz. Peygamber ona Eminü’l-ümme sanını vermiştir. O da bazı büyük Müslümanlar gibi Habeşistan’a ve Medine’ye inançları uğrunda gitmiş, İslam ülküsüne hizmet yolunda hiç bir şeyini sakınmamıştır. Bedir gününde müşrikler tarafında olan babası ile vuruşarak onu öldürmüştür. Halife Hz. Ömer döneminde Suriye Ordusu’na başkumandan atanmıştır. Şam, Halep, Antakya gibi şehirlerin fethinde payı vardır. Vefatı Suriye’de H. 18/M. 639 tarihindedir. Erdemli, yiğit, güvenilir büyük bir insan ve İslam olan Ebu Ubeyde İbni’l-Cerrah eğer Hz. Ömer‘den önce vefat etmemiş olsaydı güçlü bir ihtimal ile onun tarafından halifeliğe aday gösterilecekti. Esasen bütün sahabe ve özellikle Aşere-i Mübeşşere seçkin, İslamiyet ve Hz. Muhammed uğruna canlarını fedaya hazır, büyük insanlardı. Allahu Taala hepsinden razı olsun.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

A Harfi İle Başlayan Ünlü Fizikçiler

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

B Harfi İle Başlayan Ünlü Fizikçiler

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Buz Pateni Ünlü Sporcuları

1943’te Kars’ta doğdu. 1951-52 yılları arasında buz pateni ile ilgilendi. Atletizmde bölge birincilikleri kazanan Aytemiz, 1971’de DGSA Heykel Bölümü’nü bitirdi. 1987’de İstanbul Paten Kulübü’nü kurdu ve kulübün başkanlığını beş yıl sürdürdü. 1990’da Kayak Federasyonu’nda, Buz Sporları’ndan sorumlu asbaşkanlığa yükseldi. Aynı yıl buz sporları’nın ISU tarafından geçici üyeliğe kabulünü sağladı. 1991 yılında bağımsız Buz Sporları Federasyonunun kurulması için çalıştı ve ilk başkanlığa getirildi. 1993’te yapılan seçimleri kazanarak federasyon başkanlığını sürdürdü.

1949’da ingiltere’de doğdu. Ailesinin yönlendirmesiyle buz patenine başladı, ilk birinciliğini 8 yaşında kazandı. 1967’de Gençler Artistik Buz Pateni şampiyonu olarak başladığı amatör spor kariyerinde en büyük başarısı, 1976 Kış Olimpiyat Oyunları’nda elde ettiği altın madalya oldu. Aynı tarihte düzenlenen Dünya Şampiyonası’ndan sonra profesyonelliğe geçen Curry, İngiltere ve ABD’de gösteriler yaptı. Kendi adıyla bir buz pateni tiyatrosu kurdu. 1978’de buz pateni okulu açtı, geleneksel bale repertuvarı-nı buz patenine uyguladı.

1948 yılında Kaliforniya’da doğdu. ABD Bayanlar Şampiyonası’nda ilk birinciliğini 15 yaşında elde etti. Katıldığı ilk Dünya Şampiyonası’nda (1965) üçüncü olan Fleming, sonraki yarışmalarda üç yıl art arda (1966, 67, 68) dünya şampiyonu oldu. 1968 Grenoble Kış Olimpiyat Oyunları’nda altın madalya aldı ve profesyonel oldu. “Holiday on Ice” ve “The Ice Follies” gibi buz pateni gösterilerine katıldı.

1912’de Norveç’te doğdu. Eğitimini gördüğü baleye özgü figürleri kullanarak patene artistik ve atletik öğeler kattı. Artistik patenin alışılmış bir dizi hareketten çıkıp bir gösteriye dönüşmesinde büyük rol oynadı. Art arda 10 yıl amatör dünya şampiyonu, 1928, 1932 ve 1936’da üç kez olimpiyat şampiyonu oldu. 1936’dan sonra profesyonel olan Henie, Hollywood Ice Revues’le birlikte Avrupa ve Amerika’da turnelere çıktı. 1969’da öldü.

Buz pateninin en büyük sporcularından Michelle Kwan, 1980’de Kaliforniya’da doğdu. 1985’te buz patenine başladı, ilk yarışmasını yedi yaşındayken kazandı. On kez dünya şampiyonlarına katılan bayan sporcu, toplam 50 kez 6.0 tam puan alarak beş kez birinci, üç kez de ikinci oldu ve toplam sekiz madalya kazandı. ABD’de 1994-2003 arasında yedi kez yılın patencisi seçildi.

1946’da Elazığ’da doğdu. Patene doğal koşullarda kayarak başladı. 1968’de kurulan “Ankara Buz Pateni Kulübü”nün kurucuları arasında yer aldı ve yönetimde çeşitli görevler üstlendi. 1979-80 yılları arasında Uludağ Büyük Otel Buz Pisti’nde, bu tarihten 1985’e dek Ankara Atatürk Buz Pisti’nde, 1985’ten 1993’e dek istanbul Korukent Buz Pisti’nde antrenör ve yönetici olarak çalıştı. 1989’da gittiği Rusya’da uzman antrenör diploması alan Tekelioğlu, 1992’de Lenin Spor Akademisi Paten Bölümü’nü bitirdi, İstanbul Paten Kulübü’nün başantrenörü oldu. Milli takım antrenörlüğü yaptı. “Buz Pateninde Temel İlkeler” adlı bir kitabı yayınlandı.

1979’da Moskova’da doğdu. Dünya Şampiyonaları’nda bugüne kadar üç madalya kazandı, ama hiçbiri altın değildi. Rus patenci, 1998, 2000 ve 2001 Dünya Şampiyonaları’nda hep ikinci oldu ve gümüş madalya elde etti. Slutskaya’nın gümüş madalya kazandığı her dünya şampiyonasında Amerikalı Michelle Kwan altın madalyanın sahibi oldu.

1971’de Kaliforniya’da doğdu. Beş yaşındayken buz pateni dersleri almaya başladı. Sekiz yaşında, spor yaşamının ilk yarışmasına katıldı. 1988’de Dünya Gençler Şampiyonası’nda hem teklerde, hem çiftlerde altın madalya kazanan ilk bayan patenci oldu. 1992 yılında, Fransa’nın Albertville kentinde yapılan Olimpiyat Oyunları’nda, tek bayanlarda altın madalya ve aynı yıl Kaliforniya’da yapılan Dünya Şampiyonası’nda yine tek bayanlarda altın madalyanın sahibi oldu. 1992 Ollmpiyatları’nda beş kez üçlü sıçrayış gerçekleştirdi.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Bilek Güreşi Ünlü Sporcuları

ARIPINAR, Erdoğan

1932’de Malatya’da doğdu. İÜ Tarih Bölümünü bitirdi. 1948 yılında Bursa Ant Gazetesi’nde gazeteciliğe başladı. 1963 yılında TSYD’ye üye oldu. Cumhuriyet Gazetesi’nde spor yönetmenliği, Yeni istanbul Gazetesi’nde spor sorumluluğu yaptı. TSYD ve çeşitli spor örgütlerinde yöneticilik ve genel sekreterliklerde bulundu. Gazetecilik alanında birçok ödülü olan Arıpınar, araştırmaları ve amatör sporlardaki uzmanlığıyla tanındı. Günaydın, Hürriyet ve Fotospor’da spor yazarlığı yapan, “Oy Sandığı” adında bir kitabı da olan Arıpınar, daha sonra Türk Spor Ajansı’nı kurdu. Türkiye’ye bilek güreşini getiren, Türkiye Bilek Güreşi Organizasyonunun kurucusu ve başkanı, İstanbul Bilek Güreşi ihtisas Kulübü’nün kurucusu ve başkanı olan Arıpınar, aynı zamanda WAF (Dünya Bilek Güreşi Federasyonunun yönetim kurulu üyeliği yapmıştır.

COBRA (Andrew Roedors)

180 kiloda Amerikalı bilek güreşçisidir. 1989, 1990, 1991 ve 1992 yıllarında dünya şampiyonluğunu kazanmıştır. Bilek güreşinin en teknik ve en popüler sporcularından biridir.

ENGİNSOY, Turan

1947 yılında doğdu. 90 kiloda 1988 ve 1989 Türkiye şampiyonu, 1988 yılı dünya üçüncüsüdür. Uluslar arası karşılaşmalarda madalya kazanan ilk Türk bilek güreşçisidir.

GİLDİL, Haydar

1966 yılında Mudanya’da doğdu. 70 kiloda 1988, 1989, 1990, 1991 ve 1992 yılları Türkiye şampiyonudur. 1988 ve 1989 Dünya Şampiyonalarında 4. oldu. 1991 yılında İsrail’de yapılan Dünya Şampiyonasında 1. olarak Türkiye’ye ilk dünya şampiyonluğunu kazandırdı. 1992 yılında dünya 3.sü, 1993 yılında 65 kiloda dünya şampiyonu oldu.

GÖNÜL, Nurcihan

Türk bayan milli takımının genç üyelerinden Nurcihan Gönül 2000’de Amerika’da yapılan Dünya Şampiyonası’nda + 80 kg’da altın madalya, 2001’de İtalya’da düzenlenen Dünya Şampiyonası’nda yine aynı kiloda altın madalya kazanmıştır.

JONING, Jerry

Amerikalı bilek güreşçisidir. 70 kiloda 1987, 1988, 1989, 1990 ve 1992 dünya şampiyonudur. Kuvveti, güçlü tekniği ve disipliniyle tanınmıştır.

KURT, Niyazi

1971 yılında Tokat’da doğdu. Pendik Bilek Güreşi İhtisas Kulübü’nü kurdu ve pek çok başarılı sporcu yetiştirdi. 80 kiloda 1989, 1990, 1991 ve 1992 yılları Türkiye şampiyonu, 1989 yılı dünya 6.sı, 1991 yılı dünya 5.si ve 1992 yılı dünya 4.südür.

OĞUZESER, Ahmet

1972 yılında Konya’da doğdu. 55 kiloda 1989 yılı Türkiye şampiyonu, dünya 2.si ve 1992 yılı Türkiye şampiyonudur.

PEHLİVAN, Nurhan

Türk bayan milli takımının genç ve başarılı sporcularından Nurhan Pehlivan, gitgide yükselen performansıyla 1998’de Mısır’da yapılan Dünya Şampiyonası’nda 50 kg’da gümüş, 2000’de ABD’de 55 kg’da bronz, 2001’de İtalya’da 50 kg’da altın madalya kazandı.

ROMEZ, Shoren

israiili bilek güreşçisidir. 90 kiloda 1989, 1990, 1991 ve 1992 dünya ve açık sıklet dünya şampiyonudur. Uzun süre “Dünyada Yenilmeyen Tek Bilek Güreşçisi” unvanını korumuştur.

SEZER, Ömer

1967 yılında İstanbul’da doğdu. Kartal Ticaret Lisesini bitirdi. 1991 yılı Türkiye 2.si, 1992 yılı Türkiye şampiyonu ve 1992 yılı dünya 5.sidir.

YILDIRIM, Hilmi

1944 yılında istanbul’da doğdu. Spora 1961’de Anadoluhisarı i. Y. Kulübü’nde kürekle başladı. 1966 yılında bilek güreşine yöneldi ve 1988 yılına kadar Türkiye açık sıklet şampiyonu oldu. 1988 yılında Türkiye bilek güreşi milli takımının kurulmasıyla kaptanlık görevini üstlendi. 1988-1994 yılları arasında Türkiye ağır sıklet bilek güreşi şampiyonluğunu elinde tuttu. 1993 Kanada Dünya Şampiyonası’nda sol kol ikincisi, sağ kol dördüncüsü oldu.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Ünlü Bilardo Oyuncuları ve Hayatları

BITALIS, Richard

9 kez Fransa Şampiyonu olan Bitalis 1989 Anvers Dünya Kupa-sı’nı ve 1990 istanbul Efes Pilsen Grand Prix ‘sini kazandı.

BLOMDAHL, Torbjörn

1988 Dünya Kupası birincisi, 9 kez İsveç, 3 kez Avrupa, 3 kez Dünya Şampiyonu, 1987, 1989, 1990 Dünya Kupası ikincisi, 1991 iİstanbul Efes Pilsen Grand Prix birincisidir.

CEULEMANS, Raymond

1986, 1987, 1990 Dünya Kupası birincisi, 54 kez Belçika, 33 kez Avrupa, 33 kez Dünya Şampiyonu olan Ceulemans, 1990 Paris ve 1991 Seul Dünya Kupası birinciliğini de kazandı,

ICOMORI, Junichi

4 kez Japonya Şampiyonu, 1987 Berlin Dünya Kupası birincisi, 1987, 1988, 1991 Dutch Open Grand Prix Birincisi, 1989 German Open birincisi ve 1991 istanbul Grand Prix ikincisidir.

DIELIS, Ludo

1989 dünya şampiyonu, 2 kez Belçika, 2 kez Dünya Kupası şampiyonu ve 1990 Berlin Dünya Kupası birincisidir.

DOĞAN, Plâtin

1933 yılında Rize’de doğdu. Tekniği çok iyi olan ve 15 yıla yakın bir süre hiç yenilmeyen, hırslı Türk bilârdocudur. Amerikan seri sistemini Türkiye’de ilk uygulayanlardan biri olan Plâtin Doğan tek istekada 1865 sayı çekebilen usta bir karambolcu ve iyi bir kombine ustasıdır. Aynı zamanda dünyanın en iyi bilârdo masası üreticilerindendir. 1995 Hilton Dünya Kupası’nda Plâtin Do-ğan’ın masaları Dünya Bilârdo Birliği tarafından dünyanın en iyi masaları seçilmiştir.

EKE, Zeki

1947 yılında Bursa’da doğdu. 1970’te AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesine girdi. 1989’da Bursa belediye başkanı seçildi. Belediye başkanlığı görevini yürütürken Burta’da “Bilârdo Günleri” adı altında üç kez Türkiye Şampiyonası organizasyonuna ev sahipliği yaptı. 10 Aralık 1993’te Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Şükrü Erdem tarafından Bilârdo Federasyonu başkanı olarak atandı.

EMEK, Mustafa

1957 yılında istanbul’da doğdu. Türk bilârdosunun ustalarından olan Emek’in 1991’de üç bant Türkiye şampiyonluğu vardır.

ERK, Ali

“Binbir” lakabıyla tanınan Ali Erk 1910’da doğdu. Bilârdo sporunu çok ileri yaşlarına kadar sürdürdü. Çok hırslı bir oyuncu olan Alı Bey, Eczacı Hasan Bey’in öğrencisiydi.

GÜRSES, Sadi

Bilârdo oyun tekniği, yaratıcı zekâsı ve eğitmenliği ile döneminin en önemli isimlerindendir. Uzun yıllar bilârdo salonu işletmeciliği de yapan Sadi Gürses, sayısız öğrenci yetiştirdi.

HASAN BEY, Eczacı

Devrinin en iyi açık sayı ustasıydı. Tam anlamıyla bir maç oyuncusu olan Hasan Bey, Prens Halim’in öğrencisiydi.

JASPERS, Dick

Skez Hollânda şampiyonu, 1990 Oosterhout Grand Prix birincisi ve 1991 Dünya Kupası birincisi oldu.

KALUTSYAN, Sarkis

Açık sayıda usta bir oyuncuydu. İstanbul üç bant ve karambol şampiyonlukları da bulunan Sarkis döneminin yenilmez isimleri arasında yer alıyordu.

KARATAY, Bora

1940’ta Konya’da doğdu. Bilârdoyu Avusturya’da akademik olarak öğrenen Karatay, Avusturya milli takımına dek yükseldi. Düzenlediği organizasyonlar ve yetiştirdiği öğrencilerle modern bilârdonun Türkiye’ye yayılmasında büyük katkıları oldu. Bilardoya katkılarını BWA Türkiye Masası Başkanı olarak sürdürmektedir.

KÖKSAL, Avni

1951’de Zonguldak’ta doğdu. Bilardoya 1970 yılında Bora Karatay’ın öğrencisi olarak başladı. 1983, 86, 88 senelerinde Türkiye üç bant şampiyonu oldu. Biiârdo Federasyonu yönetim kurulu üyeliği görevinde bulundu.

NİKO, Sakallı

Bilârdonun temel disiplini olan karambol ve üç bantta ustaydı. Amerikan serisinin ülkemizdeki ilk uygulayıcılarındandı.

PAMUK, Hasan

1956’da istanbul’da doğdu. Bilardoya 1991’de başladı. 1994 yılında Ivan Simonis Türkiye 1., Atatürk Gençlik Kupası Türkiye 3., Dünya Kupası 6. oldu. Bilârdo Federasyonu Eğitim Kurulu Başkanlığı görevini yaptı.

SAYGINER, Semih

1964 yılında Adapazarı’nda doğdu. 17 yaşında katıldığı İstanbul Şampiyonası’nda ilk başarısını elde etti. Daha sonra uluslar arası alanda kendini gösterdi. 1991 German Open ve 1991 istanbul Efes Pilsen Grand Prix dokuzuncusu ve 1992 yılında Berlin’de Dünya Şampiyonu Cuelemans’ı 3-0 mağlup ettiği turnuvada dünya sekizincisi oldu. 1993’te Berlin’de dünya üçüncülüğünü elde etti. 1994 Dünya Biiârdo Kupası’nda birinci gelerek dünya klâsmanında sekizinciiikten üçüncülüğe yükseldi. 1996-1997 yılları arasında Türkiye Bilârdo Federasyonu başkanlığı yaptı. 1999’da dünya klâsmanında bir numaraya yükseldi. 2003’te İspanya’da yapılan üç bant şampiyonasında birinci oldu. Ancak 2004’te Belçika’da yapılan şampiyonada ikincilikle yetindi. Oyuncusu olduğu Türk milli takımı, final maçlarında gösterdiği üstün performansla 2003 ve 2004’te dünya şampiyonu oldu. 2004 Mart ayında katıldığı Atina’daki yarı final maçlarında yenilgisiz olarak finale kaldı. Türkiye’yi dünyaya tanıtan Saygıner bir ara Hollânda liginde de oynadı. Türk bilârdocular yetiştirmek üzere Türkiye’ye dönen ve adıyla anılan 42 vuruşun sahibi olan Saygıner, 7 Şubat 2004’te, “Dünyanın En iyi Bilârdocusu” seçildi.

ZANETTI, Marco

5 kez italya şampiyonu, 1990 Dünya Kupası birincisi, 1990 İstanbul Efes Pilsen Grand Prix ikincisidir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Ünlü Biniciler (Binicilik Sporcuları) ve Hayatları

AKSEL, Melahat

1908 yılında doğan Türk sporcu 9 yaşında at binmeye başladı. Aksel, Türkiye’nin ilk lisanslı bayan binicisi ve aynı zamanda ilk milli sporcusudur. 60 yaşına kadar ata binmeye devam eden Melahat Aksel aynı zamanda Türkiye’nin en yaşlı sporcusu unvanını da elde etmiştir. 1985 yılında vefat etmiştir.

ATABEK, Avni

1959 yılında doğdu. Binicilik sporuyla 27 yıl uğraşan Atabek, iki kez Türkiye şampiyonluğu kazandı. Uluslar arası turnuvalarda 20’ye yakın derece elde etti.

ATABEK, Fevzi

Biniciliğe 12 yaşında başladı. 1971’de ulusal binicilik ekibine seçildi. 1973 yılında düzenlenen 50. yıl ve Cumhurbaşkanlığı kupalarını kazanan Atabek, aynı yıl Balkan ikincisi oldu. 1974 yılında düzenlenen yarışmalarda dereceler aldı ve 1976 yılında yeniden Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı kazanarak bu spor dalındaki başarısını sürdürdü.

BALDINI, Aldo

1948 yılında doğan italyan uyruklu binici Türkiye’de ve uluslararası alanda 400’den fazla birincilik elde etmiştir.

BERKALP, Mells

1945 yılında istanbul’da doğdu. 1970’te Balkan Binicilik Şampiyonası’na Türkiye bayanlar millî takımıyla katılarak şampiyon oldu. 25 kupa kazandı.

BİLGİŞİN, Cevdet

1890 yılında işkodra’da doğdu. Harp Okulu’nda öğrenim gördü. Okul yıllarında tanıştığı binicilik sporuna, birçok öğrencisini yönlendirerek yeni sporcular kazandırdı. İyi bir sporcu olmasının yanı sıra yurt dışında ün yapan Türk binicilik ekibinin şefliğini ve kafile başkanlığını yaptı.

BÖKE, AKSU Zeynep

1972 yılında Ankara’da doğdu. 1994-95 yıllarında üst sınıfta Türkiye ikincilikleri, 1993-1996 yılları arasında ise Balkan şampiyonlukları kazandı.

BÖKE, Bedri

1919 yılında istanbul’da doğdu. 1952’den itibaren millî binicilik ekibinde yer aldı. Marsilya ve İrlanda’da birinci, Belgrat’ta ikinci oldu. 1974 yılında öldü.

SENCER, Can

1972 yılında Edirne’de doğdu. Yurt içinde Türkiye, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı kupalarını kazanarak adını duyurdu. 1993 yılında Volvo World Cup’ta ilk üçe girdi.

ÇAPA, Tunç

1949 yılında doğdu. 1987’de Balkan şampiyonu oldu. Türkiye’nin en çok milli olan sporcusudur.

GÖNENLİ, Hayal

Nail Gönenli’nin kızıdır. Babasının teşvikiyle binicilik sporuna başlayan Hayal Gönenli 1960’ta Balkan şampiyonu oldu.

GÖNENLİ, Nail

1924 yılında Gönen’de doğdu. 1958’deki ordular arası yarışmalarda dünya şampiyonu oldu. 1969’da öldü.

GÜRKAN, Cevat

1904 yılında Ankara’da doğdu, ilk kez 1934’te millî oldu. 1934 Viyana Konkuru’nda iki birincilik kazandı. 1984’te öldü.

KOÇ, Salih

1918’de Ankara’da doğdu. Millî binicilik ekibinde 200 kez yer aldı. Nice Konkurhipikleri’ni kazandı. Viyana’da Milletler Ödülü’nü, Aachen’de “iç işleri Ödülü’nü ve Nice Konkuru’nda Fransa Ödülü’nü kazandı. Türk spor tarihinde 3 kez olimpiyatlara katılan tek Türk binici olan binicilik milli takımı eski kaptanı Salih Koç 2000 yılında vefat etti.

KULA, Cevat

1909 yılında doğdu. 1937’de Londra Konkurhipikleri’nde birinci oldu ve 1938’de Mussolini Kupası’nı kazanan ekipte yer aldı. 1997 yılında vefat etti.

OKÇUOGLU, Levin

1952 yılında doğdu. 1968’de Balkan Şampiyonluğu’nu kazanan ekipte yer aldı.

ÖNCÜ, Eyüp

1907’de Van’da doğdu. 1935’te Budapeşte Konkurhipikleri’nde birinci gelerek Tuna Armağanı’nı kazandı. 1984 yılında öldü.

ÖZÇELİK, Kemal

1924’te istanbul’da doğdu. 1954 Marsilya Konkurhipikleri’nde birinci oldu.

PESSOA, Nelson

1935’te Rio de Jeneiro’da doğdu. 1966’da Grand Geste isimli atıyla ilk kez Avrupa Şampiyonu oldu. “Altın Parmaklı Adam” lakaplı sporcu, 30 yılı aşkın bir süre uluslar arası engel atlama zirvesindeki yerini korudu.

POLATKAN, Saim

1907’de Malatya’da doğdu. Millî takımda 17 yıl yarıştı. 1932 Nice Konkuripikleri’nde ikinci, 1935’te Aachen’de birinci, 1938 Mussolini Kupası Yarışmaları’nda birinci, yine 1938 Varşova ve Nice’de birincilikler kazandı. 1962-68 yılları arasında Binicilik Federasyonu başkanlığı görevinde bulundu. 1992 yılında öldü.

SILAN, Emine

1957 yılında istanbul’da doğdu. 16 yaşında Türkiye gençler şampiyonu oldu. Aynı yıl Balkan Şampiyonası’nda 1 gümüş ve 2 bronz madalya kazandı.

ZEMBİLCİ, Esin

1934’te Ankara’da doğdu. 1958’de Veliefendi’de yapılan at yarışlarına katılarak “Dünyanın ilk Kadın Jokeyi” unvanını aldı. 1976 ve 1980 Balkan Şampiyonalarında bronz madalya aldı. Zembilci, Türkiye’de Başbakanlık Kupası’nı kazanan tek kadın binicidir. 1983 yılında Cumhurbaşkanlığı Şeref Ödülü’ne layık görülmüştür.

ZORLU, Ata

1961 yılında istanbul’da doğdu. Balkan şampiyonalarında ikincilik ve üçüncülükler ve birçok kez Türkiye şampiyonlukları elde etti. Atatürk Kupası’nı kazandı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Ünlü Eskrim Sporcuları

ARGUN, Aydın

1938’de Ankara’da doğdu. Ankara Eskrim Kulübü’nde eskrime başladı. Hem flöre, hem epede çok başarılı maçlar çıkararak Türkiye şampiyonalarında defalarca ilk üçe girdi. 1968 yılında Bükreş’te yapılan Balkan Şampiyonasında epe dalında üçüncü olan takımda yer aldı. Ayrıca birçok uluslararası turnuvada millî formayı başarı ile giydi. Uluslar arası hakemlik lisansına sahiptir.

ARSEVEN, Ahmet

Eskrimin usta sporcularındandır. Bu dalda birçok şampiyonlukları vardır. Oğulları Murat, Ömer ve Kerim’i de şampiyon birer eskrimci olarak yetiştirmiştir.

ARSEVEN, Rıza

1906 yılında istanbul’da doğdu. Genç yaşta eskrime başladı. 1936 ve 1948 Olimpiyatları’nda ülkemizi temsil etti. Institut National des Sports’tan mezun olan Arseven eskrimde uzun yıllar millî takım kaptanlığı yaptı. Hakem, antrenör ve yönetici olarak başarılı hizmetler verdi. Türk eskrimine çok sayıda sporcu ve antrenör yetiştirdi. “Eskrim Tarihi ve Modern Eskrim” adlı bir kitabı da olan Rıza Arseven 1989’da öldü.

ATEŞÖZ, Nihat

Türk eskriminde flöre ve epe dallarında önde gelen isimlerden biridir. Birçok kez her iki dalda da Türkiye şampiyonu oldu. 1968’de Balkan ikincisi olan flöre takımında yer aldı. Uzun yıllar çeşitli turnuvalarda başarılı maçlar çıkardı ve millî flöre takımının kaptanlığını yaptı. Sporu bırakınca antrenörlüğe başladı. Pek çok sporcu yetiştirdi. Milli takım antrenörlüğüne dek yükseldi. Uluslar arası hakem lisansına da sahip olan Ateşöz birçok turnuvada hakemlik yaptı.

BALKAN, Enver

1901 yılında İstanbul’da doğdu. 1928’de milli formayı giydi. Eskrimin kılıç dalında, 1931 yılında Balkan Şampiyonu oldu. Kılıç dalında ilk şampiyonumuz olan Enver Balkan 1966’da öldü.

BALKAN, Fuat

1903 yılında italyanlarla yapılan kılıç müsabakalarında başarılı performansıyla II. Abdülhamit’in dikkatini çeken Fuat Balkan, eskrim sporunda ay yıldızlı formayı giyen ilk Türk eskrimcisi olarak kabul edilir. 1924 Paris Olimpiyat Oyunları’na katılmıştır. Balkan, ilk kurulan Eskrim Federasyonunda görev almış ve on beş yıl başkanlık yapmıştır.

BORA, Rıdvan

1938 yılında Eskrim Federasyonu başkanı oldu. Eskrimin özellikle kamu sektöründe yaygınlaşması için yoğun çaba harcadı. Federasyon başkanlığı görevinde beş yıl kaldı. Sait Tayla, Muhittin Arsan, Olcay Yelkin gibi pek çok başarılı sporcu yetiştirdi.

ÇAMBEL, Halet

1916’da Berlin’de doğan Çambel, 1932’de İstanbul Arnavutköy Kız Kolejinde eskrime başladı. Çarın Muhafız Alayında yüzbaşı olan antrenör Alexandr Na-dolski’den eskrim dersleri aldı. 1933-35 yılları arasında Beşiktaş Eskrim Kulübü’nün sporcusu olarak Türkiye’deki yarışmalara katıldı ve Sovyet eskrimcilerle maçlar yaptı. 1933’teki Onuncu Yıl resmi-geçidinde Türk eskrimcilerini temsil eden grubun içindeydi.

DİMLİ, Bülent

1929 yılında istanbul’da doğdu. Yüzme, jimnastik, voleybol, atletizm ve boks sporları yaptı. 1953 yılında TED’de eskrime başladı. Üç kez milli oldu. 1965 yılında Altınyurt Spor Kulübü’nde oluşturulan eskrim bölümünün başına geçti. 1976’da milli takım antrenörlüğünü de üstlenen Dimli, aralarında Hüsnü Ribar’ın da bulunduğu pek çok sporcu yetiştirdi.

DİZİOĞLU, Murat

1963’te İstanbul’da doğdu. Eskrime 12 yaşında başladı. 1983 yılında Balkan epe şampiyonu oldu. Ayrıca binicilik ve yüzmeyle de ilgilendi. Binicilikte Balkan üçüncülüğünü kazandı. Havalı tabanca atışlarında da adını duyurdu. Eskrimde 42 kez, binicilikte 4 kez millî formayı giydi. Dört ayrı branşta adını duyuran nadir sporculardan birisidir.

ERDEM, Bülent

1947’de Mersin’de doğdu. 1977 yılında flörede Balkan İkincisi oldu. iki kez aynı dalda Balkan ikincisi olan takımlarda yer aldı. Münih Olimpiyatları’nın yanı sıra pek çok dünya şampiyonasında milli formayı giydi.

EZİNLER, Özden

1958 yılında Eskişehir’de doğdu. 17 yaşında eskrime başladı. 18 yaşında millî oldu. Üç yıl üst üste Uluslar Arası Beyrut Turnuvası’nda üçüncülük kazandı. Ankara Turnuvası’nda ikincilik elde etti. 1971 Akdeniz Olimpiyatla-rı’nda da ikinci oldu. On dört kez millî takıma seçildi.

GAUDIN, Lucien

1886 yılında doğdu. Fransız sporcu, eskrimin tüm dallarında altın madalya kazanmakla ün yaptı. 1928 Olimpiyatları’nda flöre ve epede şampiyon oldu.

GÜLDEN, Artun

1965 yılında Bursa’da doğdu. 1970’lerin başarılı bayan eskrimcilerindendir. Flörede Türkiye birincilikleri kazandı. 1974 Balkan Şampiyonası’nda flöre dalında üçüncü olan takımda yer aldı.

GÜNEŞ, Aysel

1965 yılında Bursa’da doğdu. Eskrim sporunun son yıllardaki en başarılı sporcularındandır. Türkiye şampiyonluklarında rakip tanımayan sporcu, 1984 yılında Balkan Gençler ve Balkan Büyükler Şampiyonasında ferdi ikincilikler kazandı.

GÜVEN, Nefi

1924 yılında İstanbul’da doğdu. 1950-60 yılları arasında milli formayı 28 kez giyerek döneminin en önemli isimlerinden biri oldu. Epe dalında 10 defadan fazla Türkiye şampiyonu olarak rekor kırdı. 1955 Akdeniz Oyunları’nda dünya şampiyonu Mauyel’i yendi.

Eskrim Federasyonunda 13 yıl başkanlık yaptı. Federasyon başkanlığı dönemlerinde Türk eskrimine köklü hizmetler verdi. BTGM Hukuk Müşavirliği de yapan Güven 1984 yılında öldü.

HETMAN, Sümer

1934 yılında istanbul’da doğdu. Eskrime 1949 yılında başladı. 1952 yılından itibaren flöre ve epe dallarında yapılan Türkiye şampiyonalarında ilk üçe girdi. Milli formayı 26 kez giydi. Çalışmalarını Tenis, Eskrim ve Dağcılık Kulübü’nde sürdürdü. Beyrut, Belgrad ve Ankara’da yapılan uluslar arası turnuvalarda birincilikler kazandı. Hetman aktif sporu bıraktıktan sonra eskrim ajanlığı, federasyon teknik üyeliği ve antrenörlük yaptı.

KARPATI, Rudolf

1920 yılında doğdu. Macar kılıççı Melburn ve Roma olimpiyatlarında üst üste iki altın madalya kazandı. Dört olimpiyatta üst üste hiç yenilmeden dört altın madalya kazanan Macaristan milli takımının unutulmaz eskrim sporcusudur. 1954 ve 1959’da dünya şampiyonu oldu.

KAYA, Berk

1954 yılında Samsun’da doğdu. Epe silâhının ustalarındandı. Balkan ve Avrupa kupalarının başarılı epecisi oldu. Balkan Şampiyonalarında takım hâlinde kazandığı derecelerinin yanında 1982 yılında Balkan ferdî epe üçüncülüğünü elde etti.

KAYA, Ferhunde

1947’de Ankara’da doğdu. 18 yaşında eskrime başladı. 36 kez millî formayı giydi. Çeşitli turnuvalarda ve şampiyonalarda ülkemizi başarıyla temsil etti. Eskrim millî takım antrenörü oldu.

MAYER, Herene

1910 yılında doğdu. Yahudi asıllı olan bayan sporcu, 1928 Amsterdam Olimpiyatları’nda flörede altın madalya, 1936 Berlin Olimpiyatları’nda gümüş madalya kazandı.

MISIRLI, Kemal

Kılıç dalında en çok Türkiye şampiyonu olan sporcularındandır. Balkan Şampiyonaları’nda ve uluslar arası turnuvalarda defalarca millî formayı giymiştir.

MISIRLI, Seyyit

1927 yılında iskenderiye’de doğdu. Eskrime 1943 yılında Eminönü Halk Evi’nde başladı. Bu dalın Türkiye’deki ilk hocası Nadovsky tarafından yetiştirildi. Döneminin sayılı eskrimcilerinden olan Mısırlı Seyyit, spor hayatındaki 90 karşılaşmanın 52’sini galibiyetle sonuçlandırdı.

Muallim Hüsnü Bey

Müallim Hüsnü Bey Türkiye’de eskrim sporunu başlatmıştır, ilk öğrencileri Fuat Balkan, Refik ve Ömer Lütfi Beylerdir.

NADİ, Neco

1894 yılında doğdu, İtalyan eskrimci 1920 Anvers Olimpiyatları’nda bireysel ve takım hâlinde beş altın madalya birden kazandı. 1952 yılında öldü.

ÖZDEN, Akın

1962 yılında Eskişehir’de doğdu. 1974 yılında Eskişehir Demirspor Kulübü’nde eskrime başladı. Flöre dalında Türkiye şampiyonu oldu. 1980 ve 1981 yılında yapılan Balkan Gençler Şampiyonaları’nda genç milli takımla iki kez, 1984 yılında yapılan Balkan Büyükler Şampiyonası’nda başarılı maçlar çıkardı. Akın Özden milli formayı en çok giyen eskrimciler arasında yer aldı.

ÖZDEN, Osman Zeki

1933 yılında Eskişehir’de doğdu. 1948 yflında Eskişehir Demirspor Kulübü’nde eskrime başladı. Türkiye Şampiyonaları’nda defalarca ilk üçe girdi. Çeşitli dönemlerde oluşturulan millî takımlarda yer alarak ülkemizi temsil etti. 1968 yılında düzenlenen Balkan Şampiyonası’nda 3. olan epe takımında yer aldı. Eskişehir’den milli takıma 22 sporcu yetiştirdi. 1970 yılından itibaren milli takım antrenörü oldu ve bu görevi 24 yıl sürdürdü. Pek çok Balkan ve Dünya Şampiyonaları’nda milli takım antrenörü olarak görev aldı. Çeşitli federasyonlarda asbaşkanlık, teknik kurul başkanlığı görevi yapan Osman Zeki Özden aynı zamanda uluslar arası hakemlerimizdendir.

ÖZDEN, Ümit

1964’te Eskişehir’de doğdu. 1980 ve 1981 yıllarında flöre dalında Balkan gençler ikincisi olan takımda yer aldı. Türkiye Şampiyonaları’nda birçok kez birincilikler elde etti.

ÖZIŞIK, Tacettin

1953 yılında istanbul’da doğdu. 1960 döneminin başarılı isimlerindendir. 1968 Balkan Şampiyonası’nda 2. olan flöre ve 3. olan epe takımında yer alan Özışık’ın çeşitli Türkiye şampiyonlukları vardır.

RİBAR, Hüsnü

Epe dalında kendini geliştiren Hüsnü Ribar, 1975 yılında Belg-rad’da yapılan Balkan Şampiyonası’nda ikinci oldu. Milli formayı en çok giyen eskrimcidir.

SEZEN, Merih

1919’da istanbul’da doğdu. Kılıç dalında başarılı olan sporcularımız arasında yer aldı. 1948 Londra Olimpiyatları’nda ilk kez milli oldu ve 46 kez millî formayı giydi.

ŞENER, Halim

1956’da Ankara’da doğdu. Flöre ve kılıçta defalarca Türkiye şampiyonu oldu. Balkan Şampiyonaları’nda 1977’de flörede üçüncülük kazanırken, 1977’de ikincilik, 1978’de üçüncülük 1979’da ikincilik elde eden ekiplerimizde yer aldı. Uluslar Arası Eskrim Federasyonu tarafından görev verilen ilk hakemimizdir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Ünlü Dağcıların Hayatları

BEDEVİ, Ahmet (Manisa Tarzanı)

1889’da Kerkük’te doğdu. 1923 yılında Manisa’ya yerleşti. 40 yıl süresince Türkiye’nin bütün dağlarına çıktı (Munzur, Reşko, Ağrı, Toros vb.). Tüm Türkiye’yi dolaştı, ağaç ve doğa sevgisinin sembolü oldu. 1963’te öldü.

BOIVIN, Jean Marc

1985-1990 yılları arasında Mont-Blanc’ın en zor dört kuzey tepe-si’ne tırmanarak, dünyanın en büyük dağcıları arasına girmiş Fransız dağcıdır.

ÇIKIGİL, Latif Osman

1909 yılında istanbul’da doğdu. 1966-1973 yılları arasında Dağcılık Federasyonu Başkanlığı yaptı. Bu sporun yaygınlaşmasında büyük emeği geçti. 1985’te vefat etti. 1986’dan beri anısına Bursa’da Uludağ çıkışı düzenlenmektedir.

DOĞRU, Abdülmecit

1929’da Kars’ta doğdu. Dağcılık dalında sporcu ve yönetici olarak görev yaptı. Çeşitli yıllarda Dağcılık Federasyonu Başkanı oldu. Araştırma yapmak için çıktığı Erciyes Dağı’nda çığ altında kalarak 1991’de yaşamını yitirdi.

ERGÖR, Bozkurt

1927 yılında doğdu. Dağcılık sporuna 12 yaşında başladı. 1966’da kurulan ilk Dağcılık Federasyonumda görev aldı. Çeşitli tarihlerde 3 defa Dağcılık Federasyonu Başkanlığı yaptı. Türkiye’de pek çok doruğa “ilk çıkış” yapan Ergör’ün, dağcılık sporuna ait ilk Türkçe eser olan “Dağcılık Tekniği” isimli kitabı vardır.

HILLARY, Edmund Percival

Dağcılığa Yeni Zelânda Alple-ri’nde başladı. 1953’te ingilizlerin Everest keşif ekibi üyesi olarak, Nepalli rehber Tenzing ile birlikte doruğa ulaştı. Bu başarısından dolayı “Sir” unvanı verildi. 1955-1958 arasında İngiliz Uluslar Topluluğu Trans-Antartika keşif gezisine katıldı. 1977’de Ganj Irmağı‘nın Himalâyalar’daki kaynağına doğru tırmandı. 1987’de UNEP’in çevre korumada en başarılı kişiler listesine alındı.

MAHRUKİ, Nasuh

1968’de doğdu. 1994 yılında Bağımsız Devletler Topluluğundaki en yüksek beş dağa tırmanarak “Kar Leoparı” unvanının sahibi oldu. 1995 yılında 8848 m yükseklikteki Himalâyalar’a başarı oranı % 36 olan kuzey-kuzeydoğu rotasından 7 kişilik ekiple yaptığı tırmanışla bunu başaran ilk Türk dağcı oldu. Aynı yıl Mahruki, Asya’da Everest’e, Güney Amerika’da Acongagua’ya, Antarktika’da Vinson’a, 1996’da Kuzey Amerika’da McKinley’e, Afrika’da Klimanjaro’ya, Avrupa’da Elbruz’s ve Avustralya’da da Kosciusko zirvesine tırmandı, yedi zirveye tırmanan dünyanın en genç dağcısı unvanını elde etti.

MESSNER, Reinhold

1944 yılında italya’da doğdu. Mont-Blanc, Dolomitler ve Peru Adaları’na ilk tırmanışlarını gerçekleştirdi. Dünya’da 8000 metreyi aşan 14 dağdan 10’una tüpsüz olarak tırmanmayı başardı. Titiz çalışması ile çağdaş dağcılıkta yeni bir anlayışın doğmasını sağladı. Başarılı bir dağcılık okulu yöneticisi olan Messner, “Meydan Okuma”, “Everest” gibi kitapların da yazarıdır.

NORGAY, Tenzing

1914’te Nepal’de doğdu. Edmund Percival Hillary’e rehberlik ederek Everest Tepesi’ne ilk ulaşan iki kişiden biri oldu.

TERCAN, Tayfun

1952’de Mengen’de doğdu. 1975’te Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni bitirdi. 1981’de Ağrı Dağı zirvesinde ilk kez iki gece kamp yapan ekipte yer aldı. 1989’da iran Demavent tırmanışına katıldı. 1983’te seçimleri kazanarak, seçimle iş başına gelen ilk Dağcılık Federasyonu başkanı oldu. 1995’te Kaçkar Dağları’ndaki tırmanış sırasında düşerek hayatını kaybetti.

TÜRKÜSTÜN, Ali Vehbi

1877’de Alanya’da doğdu. Yüksek öğrenimini Fransa’da tamamladı. Tıp, zooloji, mineraloji ve jeoloji diploması aldı. Dağcılığa Fransa’da başlayıp, Mont-Blanc’a bayrağımızı diken ilk dağcımız oldu. Adı, Niğde Ala-dağlar’ın en yüksek doruğuna verildi. 1937’de vefat etti.

UYANIK, Muvaffak

1905 yılında doğdu. Çeşitli federasyonlarda yönetim kurulu üyelikleri ve Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğünde müdür yardımcılığı yaptı. Dağcılığın yayılmasında büyük çaba gösterdi. “Dağlarımız” adlı bir kitabı yayımlandı. 1975 yılında vefat etti.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Ünlü Jimnastikçilerin Hayatı

ALPKAYA, Ufuk

1966’da Ankara’da doğdu. 1973 yılında jimnastiğe başladı. 1983 yılında Bulgaristan’da yapılan Balkan Şampiyonası’nda kendisinin ve Türkiye’nin yurt dışı müsabakalarındaki ilk madalyasını aldı. Altı kez Türkiye şampiyonu oldu. 1985 yılından itibaren sporculukla beraber antrenörlük de yaptı ve 35 kez milli oldu. 1992 yılında Milli Olimpiyat Komitesi’ne en genç üye olarak kabul edildi.

ARGUN, Mübeccel

1910 yılında istanbul’da doğdu. Türkiye’nin ilk bayan jimnastikçilerindendir. Hakemlik, yöneticilik ayrıca İngiltere ve Amerika’da spikerlik yapan Argun, 1983 yılında istanbul’da vefat etti.

CANBAŞ, Murat

1974 yılında Bolu’da doğdu. Yedi yaşındayken jimnastik okuluna gitti, ilk altın madalyasını 1986 yılında Macaristan’da yapılan Yaş Grupları Dünya Şampiyonası’nda barfiks aletinde kazanan Can-baş, 1987 yılında İzmir’de yapılan Balkan Şampiyonası’nda yer aletinde ikincilik, 1990 yılında İstanbul’da yapılan Boğaziçi Turnuvası’nda yer aleti, barfiks ve atlama beygirinde üç birincilik kazandı. 1993 yılında Cenevre’de yapılan Avrupa Gençler Şampiyonası’nda atlama beygirinde Avrupa şampiyonluğunu elde etti ve aynı yıl Fransa’da yapılan 13. Akdeniz Oyunları’nda altın madalya kazandı. 1994 Dünya Şampiyonasında atlama beygirinde 7. oldu. 4 Türkiye, 4 Balkan şampiyonluğu bulunan, 1992 Dünya Okullar şampiyonu ve 1993 Dünya Gençler şampiyonu olan Canbaş, 1994 yılında geçirdiği bir trafik kazasında yaşamını yitirdi. Adına turnuva düzenlendi.

CASLAVSKA, Vera

1942 yılında doğdu. Çekoslovakyalı bayan jimnastikçi, Tokyo ve Meksika Olimpiyatları’nda 7 altın, 4 gümüş madalya kazandı. Çeşitli Avrupa ve dünya şampiyonlukları bulunmaktadır.

CHTCHERBO, Vitali

1972’de Rusya’da Minsk kentinde doğdu. Yedi yaşında ilk jimnastik yarışmasına katıldı. 15 yaşında SSCB milli takımına girdi. 1991’de ABD’deki Dünya Şampiyonası’nda kombine hareketler, yer hareketleri ve atlama beygirinde birinci oldu. 1992 Barselona Olimpiyat Oyunları’nda en çok altın madalya kazanan sporcu ve bir olimpiyatta altı altın madalya alan ilk jimnastikçi oldu. Kulplu beygir, halka, atlama beygiri ve paralel barda altın madalya kazandığı gibi, kombine hareketlerde ve takım sıralamasında birinci olan SSCB takımında yer alarak altın madalya Sayısını altıya çıkardı. Tüm zamanların en başarılı jimnastikçisi olarak kabul edildi.

COMANECI, Nadia

1961 yılında doğdu. Romanyalı bayan jimnastikçi 1976 Montreal ve 1980 Moskova Olimpiyatları’nda 5 altın, 3 gümüş ve 1 bronz madalya kazandı. Jimnastik tarihinde 10 tam puan alan ilk sporcu olarak ün yaptı.

ÇELEN, Suat

1979 yılında Bolu’da doğdu. Spora Bolu Jimnastik Okulu’nda başladı. Yugoslavya’nın Rijeka şehrinde düzenlenen 1990 Balkan Gençler Şamplyonası’nda başarı göstererek paralelde altın madalya kazandı. Belçika’da yapılan şampiyonadaki son atlayışında ilk kez uyguladığı “ters bardan çift burgulu salto” ile altın madalya kazandı. Jüri tarafından uluslar arası çapta “çok büyük yetenek” olarak ilân edildi. 1992 Balkan Büyükler Şampiyonası’nda paralelde altın madalya kazandı. Boğaziçi Jimnastik Turnuvaları’nda da başarılarını sürdürdü.

DITYATIN, Aleksandr

1957’de Rusya’nın St. Petersburg şehrinde doğdu. 1980 Moskova Olimpiyatları’nda bir günde altı madalya kazanarak olimpiyat tarihine geçti. Ayrıca bir olimpiyatta sekiz madalya kazanan tek sporcu olma unvanını da taşımaktadır. Olimpiyatlarda 10 tam puan alan ilk erkek sporcudur.

HASIRCI, Seyhan

1953’te Adana’da doğdu. 1964’te başladığı jimnastik sporunu 1971 yılına kadar aktif olarak sürdürdü. 1976 yılından itibaren milli takım antrenörlüğü ve hakemlik yaptı ve çeşitli federasyon kurullarında çalıştı. 1980-81 yıllarında Köln Spor Okulu’nda jimnastik uzmanlığı eğitimi aldı. 1985’te uluslar arası jimnastik hakemi oldu. Ege, Dokuz Eylül ve Celal Bayar üniversitelerinde öğretim elemanı olarak çalışan Hasırcı, 1990 yılında doktor unvanını aldı.

KAPUCU, Erdoğan

1954 yılında istanbul’da doğdu. 1969’da jimnastik sporuna başladı. İstanbul’da yapılan 1982 Balkan Şampiyonası’nda 3., Atina 1985 Balkan Şampiyonası’nda atlama beygirinde 2. oldu. 32 kez millî formayı giydi. 1985 yılında aktif spora veda ederek antrenörlüğe başladı. Millî takıma pek çok sporcu yetiştirdi. Millî takım antrenörlüğü yaptı.

KATO, Sawao

1946 yılında doğdu. 1968 Meksika Olimpiyatları ve 1976 Montreal Olimpiyatları’nda çeşitli aletlerde altın, gümüş ve bronz madalyaları vardır. 1970 ve 1974’te takım hâlinde dünya şampiyonu olan ekipte üstün başarılar elde etti.

KAZANCI, Mazhar

1876’da Maraş’ta doğdu. Türkiye’de idmancılığın ve Alman jimnastiğinin öncülüğünü yaptı, idman Cemiyetleri ittifakı tarafından kendisine “İlk Türkiye Jimnastik Şampiyonu” unvanı verildi. 1957 yılında İstanbul’da vefat etti.

KORBUT, Olga

1955 yılında doğdu. Münih ve Montreal Olimpiyatları’nda çeşitli aletlerde altın, gümüş ve bronz madalyalar kazandı. 1972’de atlama beygirinde dünya şampiyonu oldu.

LATININA, Larisa

1934’te Ukrayna’da doğdu. Olimpiyatlarda 18 altın kazanan tek sporcu olarak tarihe geçmiştir. 9 altın madalya kazanan 4 sporcudan biri olmasının yanı sıra tek kişilik bir branşta 14 madalyası olan tek sporcu ve yaz olimpiyatları kategorisinde altın madalya alan 4 sporcudan biridir. Aktif spor hayatı bittikten sonra 1967-1977 yılları arasında SSCB milli takımını da çalıştırmıştır.

MENGÜTAY, Sami

1952’de İstanbul’da doğdu. Öğrenimini AÜEF Yabancı Diller Bölümünde yaptı. Spora 1965’te İstanbul Jimnastik ihtisas Kulübü’nde başladı. Bölge ve Türkiye şampiyonalarında pek çok birincilikler kazandı. 1974’te aktif sporu bıraktı, federasyonda kadrolu antrenör olarak göreve başladı. 1973-75 ve 1979 yıllarında Londra’daki meslekî eğitimle birlikte jimnastik ve trampolín çalışmalarına katıldı. 1977’de İstanbul Gençlik ve Spor Akademisine öğretim görevlisi olarak atandı. Akademinin 1980’de MÜ Beden Eğitimi ve Spor Bölümüne bağlanmasıyla çalışmalarına burada devam etti. 1988’de doktor, 1992’de doçent unvanını alarak Antrenör Eğitimi Bölüm Başkanlığına atandı. Jimnastik Federasyonunda milli ve uluslar arası hakem, antrenör, MHK başkanlığı, teknik ve yönetim kurulu üyeliklerinde bulundu. Jimnastikle ilgili beş kitabı ve 10’un üzerinde makalesi yayımlandı.

ONMUŞ, Tuba Akıncılar

1969 yılında istanbul’da doğdu. Jimnastik sporuna 1977’de başladı. 1982’de Bulgar antrenör V. Mihailova’nın oluşturduğu takıma seçildi. 1984, 1985, 1987 ritmik jimnastik Türkiye şampiyonu oldu. 12 kez milli formayı giydi. 1988-1991 yılları arasında Paşa-bahçe Kulübü antrenörlüğünü yaptı. Millî takıma pek çok sporcu yetiştirdi.

ÖRSEL, Atilla

1939 yılında Kütahya’da doğdu. Askeri Liseyi Erzincan’da bitiren Örsel, öğrenimine Kara Harp Okulunda devam etti. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Antropoloji Bölümüne girdi. 1980 yılında Jimnastik Federasyonu asbaşkanlığına getirildi. 1984 yılında başkan oldu. 1986 senesinde Balkan Ülkeleri Jimnastik Federasyonu başkanlığına seçildi. 1988 yılında Viyana’da Avrupa Jimnastik Birliği Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. 1993 yılında Avrupa Jimnastik Birliği ikinci başkanlığına getirilen Örsel, yapılan seçimleri kazanarak Türkiye Jimnastik Federasyonu başkanlığını sürdürdü.

ÖZER, Kâmil

1950 yılında Gelibolu’da doğdu. Küçük yaşlarda başladığı jimnastik sporunda artistik jimnastik branşında 6 kez Türkiye şampiyonu ve 6 kez milli oldu. 1975’te DTCF Antropoloji Bölümünü bitirdi. 1975-1986 yılları arasında milli takım antrenörlüğü yaptı. 1977 yılında Anadoluhisarı Gençlik ve Spor Akademisinde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1985’te doktor, 1989’da doçent, 1996’da profesör unvanını aldı. 1993 yılından itibaren Akdeniz Üniversitesine bağlı BESYO’da görev yapmaya başladı. Uluslar arası hakem olan Özer, 1994 yılından itibaren Federasyon Teknik Komite başkanlığını üstlendi. Artistik jimnastik ile ilgili bir kitabı ve jimnastikle ilgili pek çok makalesi yayımlandı.

SAYIN, Metin

1954’te Ankara’da doğdu. 1977-1982 yılları arasında Köln Spor Yüksek Okulunda jimnastik uzmanlığı eğitimi gördü. 1985’te uluslar arası hakem oldu. 1975’te aktif sporculuk yaşamını bıraktıktan sonra antrenörlük ve federasyon kurullarında çeşitli görevler yaptı. Manisa Spor Akademisi ve Dokuz Eylül Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1993’te “spor bilimleri doktoru” unvanına sahip oldu.

SUVEREN, Salih

1954’te doğdu. 1972 yılında başladığı aletli jimnastikte pek çok kez Türkiye şampiyonlukları elde etti. Uzun yıllar millî takımda yer aldı. 1982’de aktif sporu bıraktıktan sonra millî takım antrenörlüğü yaptı. Gazi Üniversitesine bağlı BESYO’da öğretim elemanı olarak, federasyon teknik, MHK ve eğitim komitesinde görev yaptı. Uluslar arası hakem brövesine sahip Suveren’in çeşitli makaleleri ve kitapları yayımlandı.

SUVEREN, Sibel

1961’de doğdu. 1970’te başladığı jimnastik sporunda pek çok kez Türkiye şampiyonlukları ve uluslar arası turnuvalarda dereceler elde etti. GÜ BESYO’da, federasyon teknik, MHK ve eğitim komitelerinde görev yaptı. Uluslar arası hakem brövesine sahip Sibel Suveren’in çeşitli dergilerde makaleleri yayımlandı.

TARCAN, Selim Sırrı

1874’te Mora’da doğdu. Jimnastiğe Galatasaray Lisesinde başladı. 1908’de II. Meşrutiyetin ilânı üzerine Osmanlı Olimpiyat Cemiyetini kurdu. 1911’de İsveç Kraliyet Askeri Beden Eğitimi ve Jimnastik Akademisini bitirerek yurda döndü, İsveç Jimnastiği de denilen aletsiz jimnastiği tanıtmaya ve yaymaya çalıştı. 1922 yılında Türkiye Milli Olimpiyat Cemiyetini kurdu ve 1927 yılına kadar başkanlığını yürüttü. 1908-1930 yılları arasında UOK Türkiye temsilciliğini üstlendi. Beden eğitimi öğretmenliği ve Beden Terbiyesi başmüfettişliği yaptı. Ordu milletvekili olarak bir dönem Mec-lis’te görev aldı. 1956 yılında istanbul’da vefat etti.

TUNCA, Aykut

1948’de Yozgat’ta doğdu. Spora 1964’te başladı. 1968-1969’da genel klâsman Türkiye şampiyonu oldu. Jimnastik ve tramplen atlamada 23 kez milli formayı giydi.1978’de sporu bıraktıktan sonra milli takım antrenörlüğü, uluslar arası hakemlik ve federasyon teknik komite üyeliği yaptı.

ÜSTÜN İDMAN, Faik

1859 yılında istanbul’da doğdu. Galatasaray Lisesinde okurken Fransız beden eğitimi öğretmeni Molroux’un teşviki ile jimnastiğe başladı. 1879 yılında Galatasaray Lisesini bitirdikten sonra bu okulda beden eğitimi öğretmeni oldu. Galatasaray Lisesinde öğretmenliği sırasında, beden eğitimi konusunda günümüz jimnastiğinin temellerini attı. 1891 yılında “Riyaziyat-ı Bedenlyye” adlı ilk spor kitabını yayımladı. 1926 yılında “fahri öğretmen” unvanıyla emekliye ayrıldı. Emekliye ayrıldıktan sonra bir süre Maliye Bakanlığı tercümanı olarak Viyana ve Berlin’de bulundu. Yurda döndüğünde İstanbul’da özel bir jimnastik salonu açtı. Türkiye’nin en ünlü jimnastikçilerini ve antrenörlerini yetiştirdi. “idmancılar Şeyhi” lâkabıy-la tanındı. Yaptığı hizmetlerden dolayı adı Galatasaray Lisesi Spor Salonu’na verildi. 1943 yılında vefat etti.

YILBAR, Nihat

1922 yılında Kahramanmaraş’ta doğdu. Spora atletizm ile başladığı hâlde 1938 yılında jimnastiğe geçti. Jimnastikte ilk Türkiye şampiyonluğunu 1944 yılında elde etti ve beş yıl boyunca korudu. 1960 yılında gittiği Almanya’da Frankfurt Deusche Turn Schule’de çalışmalarda ve temaslarda bulundu. Türkiye’de jimnastiği modern ve teknik anlamda ilk defa ele alan “Öğretim ve Yardım Usulleri ile Aletli Jimnastik” kitabını yazdı. FIG’in uluslar arası kurallarını Türkçe’ye çevirerek jimnastik yarışmalarının ülkemizde bu kurallara göre yapılmasını sağladı. Türkiye’nin uluslar arası ilk bröveli hakemi oldu. Federasyon başkanlığı döneminde Türk antrenörlerinin yurt dışına gönderilerek yetişmelerini sağladı. Gençlik ve Spor akademilerinin kurulmasıyla, istanbul’da artistik jimnastik dalının beden eğitimi ve spor okullarında çağdaş ve bilimsel anlamda tanınması ve uygulanması için çaba harcadı, ilk resmî ihtisas kulübü olan istanbul Jimnastik ihtisas Kulübü’nün kuruculuğunu ve başkanlığını yaptı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Ünlü Balerinlerin ve Baletlerin Hayatı

RUDOLF NUREYEV

1938 yılında SSCB’de, yoksul bir Tatar ailenin çocuğu olarak doğdu. Baleye gecikmiş olarak 15 yaşında başladı. 17 yaşında Kirov Balesi’nin açtığı bir sınavı kazanarak, 4 yıllık bale eğitimi hakkını elde etti. Mezuniyet sonrasında Kirev Balesi’nde solist dansçı olarak çalışmaya başladı. 1961’de topluluğun Paris turnesi sırasında, “Benim ülkem, dans ettiğim yerdir!” diyerek, Fransa’ya iltica etti. Londra Kraliyet Balesi Başbalerini Margot Fonteyn’e eşlik etti. 20 yy.ın en iyi yorumcusu ve koreografi olarak kabul edilen Nureyev, bu başarılarından dolayı 1964’te “Nijinski Ödülü”nü aldı. “Uyuyan Güzel”, “Kuğu Gölü”, “Romeo ve Jülyet” yapıtları, başarılı yorumundan dolayı Nureyev’i ölümsüz kılan klâsiklerdir.

1982 yılında kendisine Paris Operası, bale bölümü sanat yönetmenliği görevi verildi ve bu görevi 1988 yılına kadar sürdürdü. AIDS’e yakalanan Nureyev, bu nedenle son yıllarında hasta ve yorgun düştü. Gücünün tükenmesine karşın sahneye çıkmaya devam etti. En son 1992 yılında, efsanevî bale yapıtı “La Bayadere”i sahneye koyarak bale prömiyerine çıktı ve aynı gece Fransa Kültür Bakanı Jack Lange’dan törenle yaşam boyu başarı ödülü olarak “şövalye” nişanı aldı. Nureyev, bu olaydan 2 ay sonra, 6 Ocak 1993 tarihinde kalp krizi sonucu Paris’te hayatını kaybetti.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Ünlü Atıcılık Sporcuları ve Hayatları

ALEMDAR, Hakan

1957 yılında doğdu. Trap dalında başarı göstermiş olan sporcu, 1976 yılında Balkan trap şampiyonluğunu kazandı. 1980 yılında skeette 582/600 atıp Balkan rekoru kırarak şampiyon oldu. 1991 yılında skeette 217/225 puanla yeni Türkiye rekoru sahibi olan Alemdar, trap ve skeet dallarında en iyi Türk atıcılarından biridir.

ARMAN, Ufuk

1967’de doğdu. Atıcılığa 12 yaşında başladı. Ateşli silâhlarda 2 kez Balkan gençler 3.sü ve 50 kez millî oldu. Ayrıca çeşitli Türkiye rekorları kırdı. Havalı tüfekte de başarı gösteren Arman bu branşta Balkan rekoru kırdı. Bir Balkan şampiyonluğu ve defalarca Türkiye şampiyonlukları kazandı. Havalı tüfekte en iyi derecesini 60 atışta 600 üzerinden 587 puanla elde ederken Türkiye rekoru da kırdı.

ATİLLA, Gülden

1957’de Trabzon’da doğdu. 15 yaşında atıcılığa başladı. Hava tüfeğinde 40 atışla 349 puan toplayarak Türkiye rekoru kırdı.

AY, Leyla

1968 yılında Edirne’de doğdu. 14 yaşında atıcılığa başladı. Çeşitli tarihlerde Türkiye birincilikleri kazandı ve 3 kez milli oldu.

BERBEROĞLU, Cengiz

1959 yılında Çanakkale’de doğdu. 50 m. yat ve 30×40 atışında Türkiye rekortmeni oldu. Yirmi yıl bu sporu yapan Berberoğlu, pek çok kez milli takımda yer aldı.

BÜKÜLMEZ, Muzaffer

1940-1947 seneleri arasında 54 defa Silâhlı Kuvvetler ve Türkiye tabanca ve tüfek atış şampiyonlukları kazandı. Altı dalda 28 kez millî oldu. Üstün Atıcılık ve Şeref Nişanı sahibi de olan Bükülmez, ayrıca uluslar arası hakem ve atış hocasıdır.

CİHANOĞLU, Said Salâhaddin

1895’te istanbul’da doğdu. Uğraştığı spor dallarının çokluğu ve Türkiye’de öncüsü olmakla tanındı. Fenerbahçe Kulübü’nde spor ve yöneticilik yaptı. Atıcılık Federasyonunun kurulması için çalıştı. 1950-64 yılları arasında BTGM istanbul Atıcılık Ajanı ve Federasyon Teknik Müşavirliği görevlerinde bulundu. 1975’te vefat etti.

COOPER, Malcolm

1947 yılında dünyaya gelen ingiliz atıcı, yivli tüfekle serbest atış üçlü pozisyonda 7 defa dünya rekoru kırdı. 1984 Los Angeles ve 1988 Seul Olimpiyatları’nda altın madalya kazandı. 1985 Avrupa Şampiyonası’nda ve 1986 Dünya Şampiyonası’nda beşer altın madalya aldı.

DEMİREL, Serdar

1983’te Kayseri’de doğdu. Polis Kolejinde başladığı atıcılık sporunda pek çok kez yurt içi başarı kazandı. Polis Akademisi atış takımında spor hayatını sürdüren Demirel, Türkiye rekorunu da elinde bulundurduğu genç erkekler 50 m serbest tabanca dalında 2002 yılında dünya 3.lüğü, 2003 yılında Avrupa 3.lüğü kazanmıştır.

DIAMOND, Michael

1972 yılında doğdu. Atıcılığa 15 yaşında başladı. 1996 Atlanta ve 2000 Sydney Olimpiyatları’nda trapta altın madalya kazanan Avustralyalı sporcunun çeşitli şampiyonalarda birçok birinciliği bulunmaktadır.

DURSUN, Mehmet

1933 yılında Diyarbakır’da doğdu. 1955 Balkan Şampiyonası’nda tüfekte ve 1969’da serbest tüfekte 3. oldu. Aynı başarıları 1971 ve 1975 Akdeniz Oyunları’nda da tekrarladı.

ERSOY, Akın

1945 yılında İstanbul’da doğdu. 17 yaşında atıcılığa başladı. Serbest tabancada Akdeniz altıncısı

olarak adını duyurdu. Balkan Şampiyonası’nda havalı tabancayla yapılan atışlarda Balkan üçüncülüğünü kazandı.

ERTEN, Ayşe KİL

1972’de Konya’da doğdu. Atıcılık sporuna subay olarak görev yaptığı Silâhlı Kuvvetler bünyesinde başladı. 2000 yılında Dünya Ordular Arası Tabanca Atış Yarışması birincisi, 2002’de Balkan şampiyonu oldu. Sydney 2000 Olimpiyatları’nda 25.İlk elde etti. Havalı ve ateşli tabanca Türkiye rekorlarını elinde bulunduran Erten, olimpiyatlarda ülkemizi temsil eden ikinci bayan atıcıdır.

GIRAUD, Mells

1961 yılında doğdu. Türk atıcılığının başarılı İsimlerinden Silli ve Osman Giraud’un kızıdır, izmir’de başladığı atıcılık sporunda annesine ait pek çok Türkiye rekorunu kırdı. 1980 yılı Balkan şampiyonu olan Giraud, son dönemin en başarılı sporcularından biridir.

GIRAUD, Osman

1929 yılında doğdu. Skeette birçok kez Türkiye birinciliği elde etti. 1973 yılında Balkan Şampiyonası’nda hem bireysel ikinciliği kazandı, hem de ikinci olan Türk takımında yer afdı. Giraud, 1970-72 yılları arasında Atıcılık Federasyonu başkanlığı yaptı.

GIRAUD, Silli

1937 yılında doğdu. Skeette 1968-78 yılları arasında 6 defa Balkan birincisi oldu. En fazla Balkan şampiyonluğu bulunan bayan sporcumuzdur.

GÜLER, Sedat

1966’da doğdu. Atıcılık sporuna 12 yaşında başladı. Havalı tüfekte Romanya’da yapılan uluslar a-rası müsabakada 3. oldu. 40 kez millî olan Güler, birçok kez Türkiye şampiyonluğu kazandı.

GÜNAY, Fettah

1938 yılında Aydın’da doğdu. Aydın’da başladığı atıcılık sporuna Yeniköy Gençlik Spor Kulübü’n-de devam etti. Türkiye şampiyonalarında pek çok kez birinci olan Günay, aynı zamanda Türkiye’yi uluslar arası yarışmalarda da başarıyla temsil etmiş bir atıcıdır. 1972 yılında Varna’da yapılan Balkan Şampiyonası’nda trap dalında üçüncü olurken, 1973 yılında İstanbul’da yapılan Balkan Şampiyonası’nda yine trap dalında takım hâlinde 2. olan ekipte yer aldı.

GÜRER, Nihan

1982 yılında Eskişehir’de doğdu. Atıcılığa 14 yaşında başladı. 2001 yılında, genç bayanlar trap dünya 2.si oldu. Bir yıl sonra Trap Uluslar Arası Gençler Turnuvası şampiyonluğunu ve Avrupa 2.Iİ-ğini kazandı. 2003’te Dünya Üniversiteler Arası Atıcılık Şampiyonası trap dalında 2.lik elde etti.

HAIFENG, Xu

1957 yılında doğdu. Atıcılığa 22 yaşında başladı. 1984 Olimpiyat-ları’nda serbest tabancada altın madalya kazanan Çinli sporcu, 1988 Seul Olimpiyatları’nda da gümüş madalya sahibi oldu.

KHADJIBEKOV, Artem

1970 yılında doğdu. Havalı tüfek, yat ve üç pozisyon dallarında çok sayıda dünya ve Avrupa şampiyonlukları kazandı. Rus sporcu havalı tüfekte 1996 Olimpiyatları’nda altın, 2000 Olimpiyatları’nda gümüş madalya elde etti.

KIZILSU, Alp

Türk ve dünya atıcılığının önemli ismi Alp Kızılsu 1957 yılında istanbul’da doğdu. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. Spora atletizmle başlayıp daha sonra yüzmeyi seçen Kızılsu bu dalda millî formayı 5 yıl süresince 48 kez giyerek çeşitli uluslar arası turnuvalarda ülkemizi temsil etti. 1979’da babasının teşvikiyle atıcılığa başladı ve aynı yıl trapta ilk rekorunu kırdı. 1984’te ilk Balkan şampiyonluğuna ulaşırken 200 atış üzerinden 195 puanla Türkiye rekorunun sahibi oldu. 1990 Balkan Atıcılık Şampiyonası’nda başarısız bir atışı hakemin kabul etmesine karşın kendisi kabul etmeyerek bu davranışıyla 1990 Pierre de Coubertin Fair Play Ödülü’nü kazandı. 1991’de Amerika’da yapılan Dünya Şampiyonası’nda ikinci, 1992 Avrupa Atıcılık Şampiyonası’nda 200 atışta 177 puanla şampiyon oldu. Bu derece aynı zamanda o dönemin dünya rekorudur. 1993 Balkan Şampiyonası’nda 7. kez şampiyon olurken double trapta Balkan rekorunun sahibi oldu. 1996 Balkan Şampiyonası’nda büyük erkekler double trap ve trapta şampiyon oldu. Haziran 2004’te Kıbrıs Rum Kesimi’nde düzenlenen Avrupa Trap-Skeet ve Double Trap Şampiyonası’nda erkekler trapta dünya rekorunu egale ederek Avrupa şampiyonu oldu. Kızılsu, Naim Süleymanoğ-lu’ndan sonra dünya rekoru kıran 2. Türk sporcudur.

KOUZMINE, Afanasi

1965’te doğdu. 1988 Seul Olimpiyatları’nda seri tabanca atışında Sovyetler Birliği adına altın madalya alırken aynı zamanda dünya rekoru da kırdı.

KURZER, Manfred

1970 yılında doğdu. Atıcılığa 12 yaşında başladı. Hareketli hedefe atışta birçok dünya ve Avrupa şampiyonlukları kazandı. Kurzer aynı zamanda Alman Ordusu mensubudur.

KURTULUŞ, Emel

1974’te istanbul’da doğdu. 1993’te yapılan Balkan Şampiyonası’nda 111 puanla Türkiye rekoru kırdı. 1996 Balkan Şampiyonası’nda, skeette şampiyonluğa ulaştı.

MURSALOĞLU, Bahtiye

1918 yılında Bolu’da doğdu. Türkiye’nin öncü bayan sporcuların-dandır. Atıcılık dışında tenis ve kayak sporlarıyla da ilgilendi. Uğraş verdiği dallarda 100’den fazla kupa kazandı.

OKA, Zeynep

1966 yılında doğdu. 1987 Akdeniz Oyunları ateşli silâhlarda, üç pozisyonda, 40 atışta 391 puanla 3. oldu. 1988 Seul Olimpiyatları’na Türkiye adına katıldı. 1994’te İstanbul’da düzenlenen Balkan Atıcılık Şampiyonası’nda büyük bayanlar tüfekte 483 puanla üçüncü oldu ve Türkiye rekoru kırdı. 30 kez milli formayı giydi.

ORCAN, Turgut

1915 yılında doğdu. Defalarca millî oldu. Daha sonra yöneticilik yapmaya başladı ve istanbul Atıcılık ve Avcılık ihtisas Kulübü başkanlığı, atıcılık ajanlığı ve millî hakemlik görevlerinde bulundu. Atıcılık sporunda yivsiz tüfek dalının gelişimi ve İstanbul Poligonu’nun yapılması konusunda da çalışmaları olan Orcan, 1966 yılında vefat etti.

SALİHOGLU, Metin

1928 yılında İstanbul’da doğdu. 1953 yılında başladığı atıcılık sporunda bir dönemin en başarılı sporcularından biri oldu. 1968 yılındaki Balkan Şampiyonası’nda trapta üçüncü olurken bu dalda ilk defa Türkiye’yi Meksika Olimpiyatları’nda temsil etti. Burada 90 yarışmacı arasında 60. oldu. Bu performasıyla Türkiye rekorunu da kırdı.

SERTOĞLU, Metin

1939’da Ankara’da doğdu. Gençlik yıllarında farklı sporlarla uğraştı. 1969’da trap ve skeete başladı. 1971-72 yıllarında skeet atıcısı olarak millî takımda görev aldı. 3. kademe atıcılık antrenörü, uluslar arası “A” klâsmanı hakemi olan Sertoğlu, 1978 yılında Atıcılık Federasyonu başkanlığına atandı. Avrupa Atış Birliği yönetim kurulu üyeliği ve Dünya Atış Birliği (UIT) Trap-Skeet ve Double Trap yönetim kurulu üyeliği de yapan Sertoğlu, 1978 yılında atandığı ve 1993 yılında yapılan seçimi kazanarak yeniden üstlendiği federasyon başkanlığı görevini 26 yıldır sürdürmektedir. Sertoğlu, 1995 yılında UIT tarafından Atlanta Olimpiyatları jüri üyeliğine de seçilmiştir.

SİVRİKAYA, Servet

1966’da Düzce’de doğdu. Double trap dalında Avrupa Şampiyonaları ve Balkan Oyunları’nda Türkiye’yi temsil etti. 1993’te Avrupa 3.sü ve dünya 2.si, 1994’te dünya ve Balkan 3.sü oldu.

SPERBER, Sylvia

1965’te doğdu. 1983 yılındaki Dünya Şampiyonası’nda altın madalya kazanan Alman ekibinde yer aldı. Ferdî yarışlarda 3. oldu. Havalı tüfekte 1988 Seul Olimpiyatları’nda dünya rekoru kırarak altın madalya kazandı.

TORPİL, Bülent

1965 yılında Ankara’da doğdu. 1984’te gençler şampiyonu, 1993’te dünya 2.si olan Torpil’in skeette Türkiye rekorları da bulunmaktadır.

TÜFEKÇİ, Sevinç

1976’da doğdu. 1989’da atıcılık sporuna ve müsabakalara katılmaya başladı. 1993’te yapılan Balkan Şampiyonası’nda gençler havalı tüfekte 2. olurken, 1994’te İstanbul’da düzenlenen Balkan Havalı Silâhlar Şampiyonası’nda genç bayanlar tüfekte 391 puanla altın madalya kazandı.

TÜZÜN, Oğuzhan

1982’de İstanbul’da doğdu. Atıcılığa 14 yaşında başladı. 1999’da gençler trap dünya şampiyonu, 2001’de aynı dalda Avrupa ve Balkan şampiyonu oldu. 2000 Olimpiyatları’nda ülkemizi temsil etti. 2003 yılında Avrupa 4.sü olarak 2004 Olimpiyatları’na katılmaya hak kazandı. Aynı yıl ayrıca Dünya Üniversiteler Arası Atıcılık Şampiyonası trap dalında 1.lik elde etti. 2004 yılı başında Avustralya’nın Sydney kentinde düzenlenen Atıcılık Dünya Kupası’nda, ev sahibi ülkenin 1996 ve 2000 Olimpiyatları şampiyonu Michael Diamond’u geride bırakarak şampiyonluğa ulaştı. Trap dalında dünya klâsmanında 25. sırada bulunan Tüzün, atıcılık sporunda Türkiye’nin umut veren genç yeteneklerindendir.

YANG, Ling

Çinli sporcu 1972’de doğdu. Atıcılığa 18 yaşında başladı. Hareketli hedefe atışta dünya ve Asya şampiyonlukları kazandı. 1996 Atlanta ve 2000 Sydney Olimpiyatları’nda aynı dalda altın madalya elde etti.

YUNUS, Güneş

1942 yılında doğdu. 1968’deske-ete başladı. 1971 Akdeniz Oyunları ve 1973 Balkan Şampiyonası’nda 3., 1975 Akdeniz Oyunları’nda 2. oldu.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Ünlü Bisiklet Yarışçıları ve Hayatları

ARMSTRONG, Lance

18 Eylül 1971’de ABD’nin Texas eyaletinde doğdu, ilk defa 1992 Barselona Olimpiyatları’nda yer aldı. 1996’da akciğerleri ve beyninde ortaya çıkan kanseri yenmeyi başararak 1998 Dünya Şampiyonası’nda 4. olmuştur. Fransa Turu’nu 5 kez kazanmayı başarmıştır.

ANQUETIL, Jacques

1934 yılında doğdu. Ünlü Fransız bisikletçi, Fransa Turu’nu 5 kez kazanan ender sporculardan biridir. 2 kez de İtalya Turu’nu birincilikle bitiren sporcunun çeşitli şampiyonlukları bulunmaktadır. 1987’de öldü.

BORA, Mevlüt

1947 yılında Bulgaristan’da doğdu. 17 yaşında bisiklet sporuna başladı. 1966 Irak Turu’nda 10., Makedonya Turu’nda 9., 1971 Türkiye Turu’nda 7., Akdeniz Turu’nda 1. oldu. 1972’de de aynı yarışta 2.lik kazandı. Bölgeler a-rası yarışlarda 86 kez birincilik elde etti ve 12 kez millî oldu.

CAMBAZ, Kirkor

ilk profesyonel bisikletçilerimiz-dendir. 1936’daki Romanya Turu’nda iki etabı birinci, üç etabı da ikinci bitirdi. Paris Bisiklet Ya-rışı’nda 379 bisikletçi arasında 8. oldu. 1936’da Olimpiyat Oyunla-rı’na katılan millî takımda yer aldı. 5400 km’lik Almanya Turu’na katıldı. Çeşitli etap birincilikleri aldı. Brezilya’da yapılan yarışlarda birinci oldu.

CAV, Cavit

1905 yılında Selanik’te doğdu. Şehirler Arası Bisiklet Turu’nu tamamlayan ilk bisikletçimizdir. Üç kez milli oldu. 1924 ve 1928 olimpiyatlarına katıldı. Cavit Cav bu yıllarda istanbul’da düzenlenen tüm sürat ve mukavemet yarışlarını kazandı.

CEYLAN, Hasan

1921’de istanbul’da doğdu. Türk bisikletinin önde gelen isimlerindendir. Aktif spor hayatından sonra yöneticilik ve hakemlik yaptı. 1979 yılında öldü.

COPPI, Fausto

1919’da İtalya’da doğdu, İtalya Turu’nu 5 kez, Fransa Turu’nu 2 kez, Lombardiya Turu’nu 5 kez, Milano-San Remo Turu’nu 3 kez ve dünya şampiyonluğunu bir kez kazandı. 1960’ta öldü.

ÇALIŞKAN, Rıfat

1942’de Bulgaristan’da doğdu. 18 yaşında bisiklet sporuna başladı. Yol ve pist yarışmalarında çeşitli birincilikler kazandı. Balkan 4.sü oldu. 1965 Almanya Turu’nda etap birinciliğini aldı. 75 kez milli oldu.

ECEVİT, Yusuf

1953 yılında Konya’da doğdu. 18 yaşında bisiklete başladı. Yol ve pist yarışlarında çok yönlü ve tekniği yüksek bir bisikletçi olarak tanındı. Ecevit’in çeşitli uluslar arası yarışmalarda başarılı dereceleri bulunmaktadır.

ERGÜL, Nusret

1941 yılında Konya’da doğdu. 20 yaşında bisiklet sporuna başladı. 1961-1969 arası yol ve pist yarışlarında sürekli birinci oldu. 1963 Dünya Şampiyonası’nda 27., 1966 Bulgaristan Turu’nda 34., 1967 Akdeniz Oyunları’nda 17. ve 1965 Türkiye Turu’nda 5. oldu.

HARRIS, Reginald

İngiliz bisikletçi 1920’de doğdu. 1939’da ilk kez İngiliz milli takımına girdi. 1948 yılında yapılan Olimpiyat Oyunları’nda iki gümüş madalya kazandı ve aynı yıl profesyonel oldu. 1957 yılına kadar biri amatör, üçü profesyonel hız yarışlarında olmak üzere dört kez dünya şampiyonluğunu kazandı. 1957’de yarışları bıraktı. 1974’te pistlere geri dönerek büyük başarılar elde etti. 1992’de öldü.

HÜRYILMAZ, Ali

1945 yılında Bulgaristan’da doğdu. Bisiklet sporuna 12 yaşında başladı. 1969’da Bulgaristan milli takımıyla İtalya Turu’na katıldıktan sonra Türkiye’ye iltica etti. Bakırköy Bisiklet ihtisas Kulübü’nün kuruluşunda bulundu. Aktif sporcu ve antrenör olarak yeni bir ekol yarattı. 1969-1977 yılları arasında Türkiye şampiyonlukları, Türkiye Turu, Akdeniz Oyunları, Cezayir, Almanya, Mısır, Romanya, iran ve Suriye turlarında etap ve dereceler kazandı. 1972
Münih Olimpiyatları’na katıldı. Yetiştirdiği sporcular uzun yıllar millî takımın değişmez elemanları oldu. 1977 yılında ABD’ye gitti ve yerleşti. Bir süre New York Bisiklet Kulübü’nde yarışlara girdi.

INDURAIN, Miguel

1964 yılında İspanya, Navarra’da doğdu. 11 yaşında yöresel bir yarışa katılıp kazanınca bisiklet sporuna önem vermeye başladı. 1983’te ispanya Amatör Yol Yarışı şampiyonu oldu. 1985’te profesyonel oldu. 1993’te İtalya Bisiklet Turu’nu art arda 2. kez kazanırken “Altın Bisiklet” ile ödüllendirildi. 1994 ve 1995 Fransa bisiklet turlarında 21 etaptan oluşan 2474 millik parkuru birinci bitirerek üst üste 4. ve 5. şampiyonluklarına ulaştı. 1996 yılında bisiklet sporunu bıraktı.

KAÇAR, Abdullah

1917 yılında doğdu. 18 yaşına kadar ayakkabı boyacılığı yaptıktan sonra 1925 yılında tek koluyla bisiklet yarışına katıldı. 1933’te İstanbul-Burgaz (Bulgaristan) Turu’na çıktı. 1936’da istanbul Şampiyonluğu’nu kazandı. Türkiye Şampiyonası’na katılıp hem süratte, hem de mukavemette birincilik kazandı. 1937’de Türkiye Şampiyonası için Ankara’ya gitti. Çeşitli nedenlerden yarışa 20 dakika geç başladı, ama yine de birinci oldu. Aynı yıl 7 kez birincilik kazandı. 1987’de öldü.

KIRMIZI, Seyit

1950 yılında Konya’da doğdu. 18 yaşında bisiklete başladı. Balkanlardaki çeşitli şampiyona ve turnuvalarda derecelere girdi. Uluslar Arası Akdeniz Turu’nu kazanan Seyit Kırmızı, milli takımın değişmez elemanlarındandı.

KÜÇÜKBAKIRCI, Erol

1952 yılında Konya’da doğdu. 17 yaşında bisiklet sporuna başladı. 17 kez Türkiye, 127 kez bölgeler arası birincilik kazandı. 1973’te istanbul’da Balkan şampiyonu oldu. 1976’da Amerika’da birincilik kürsüsüne çıktı. Libya pist, Cezayir, Suudi Arabistan ve Bulgaristan Turu yokuş birinciliklerini kazandı. 105 kez milli oldu.

KÜRKÇÜ, Tuncay

1963 yılında Eskişehir’de doğdu. 36 kez millî oldu. Bölgeler arası ve bölge içi yarışlarda 200’ü aşkın madalyanın yanı sıra, yurt dışında da çeşitli ödülleri vardır.

LONGO-CIPRELLI, Jeannie

31 Ekim 1958’de Fransa’nın Annecy şehrinde doğdu. 10 kez dünya şampiyonu olmuş, olimpiyatlarda madalya kazanmış, fakat hiç olimpiyat birincisi olamamıştır. 2000 yılında, 41 yaşında, katıldığı Sydney Olimpiyatları’nda bronz madalya kazanmıştır.

LUDING, Christa

4 Aralık 1959’da Almanya’nın Weisswasser şehrinde doğdu. Hem kış, hem yaz olimpiyatlarında madalya kazanan tek olimpiyat şampiyonudur. Kış olimpiyatlarında buz pateni dalında, yaz olimpiyatlarında ise bisiklet dalında toplam 5 madalya (2 altın, 2 gümüş, 1 bronz) kazanmıştır.

MASSON, Paul

1873’te Fransa’da doğan Paul Masson, 1896 Olimpiyatları’nda 3 altın kazanmıştır. Atina Olimpiyatları’ndan sonra profesyonel olmuş ve adını Paul Nossam (Masson’un tersi) olarak değiştirmiştir.

MENEMENCİOĞLU, Muvaffak

1884 yılında doğdu. Hüsnü Naili Seden, Mahir Bebekli ve Şekip Bey ile birlikte Türkiye’de bisiklet sporunun temelini attı. 1926-1931 yılları arasında Bisiklet Federasyonu başkanlığı görevini yaptı. 1969 yılında Ankara’da vefat etti.

MERCKX, Eddy

1945 yılında doğdu. Belçikalı bisikletçi, Fransa ve İtalya turlarını beşer kez kazandı. Bu başarılarına 15 uluslar arası şampiyonluk ekledi. Tüm zamanların en büyük pedalı kabul edilmektedir.

ÖGET, Ergin

1950’de Ankara’da doğdu. Ankara bölgesinden bisiklet yarışlarına katıldı. 1976’da ABD’ye gitti. Brooklyn Bisiklet Kulübü’nün antrenörlüğünü yaptı. 1988 ve 1990 yıllarında ABD milli takımının Uluslar Arası Türkiye Turu’na katılmasını sağladı. 1992’de öldü.

ÖĞÜNÇ, Ferhun

1952’de istanbul’da doğdu. Bisiklete 16 yaşında başladı. 1969’da Bakırköy Bisiklet ihtisas Kulübü’ne transfer oldu. 1970 Gençler Türkiye Şampiyonluğu, 1971, 1972, 1974, 1975 Büyükler Takım Türkiye Yol ve Pist Şampiyonluklarını kazandı. 1976 Uluslar Arası Akdeniz Turu’nda sarı mayo giyerek 1. oldu. 50’den fazla millî oldu. 1977’de öldü.

PANTANI, Marco

1970’te İtalya’da doğdu. 1992’de başladığı bisiklet dalında, 1998 Fransa Turu dâhil 36 birincilik kazandı. 1999’da katılmak istediği İtalya Turu’ndan doping yaptığı için diskalifiye edilince bunalıma girdi ve 2004’te öldü.

SAKARYA, Bedri

1935’te İstanbul’da doğdu. 1953 yılında bisiklete başladı. 1955’te Galatasaray’a transfer oldu. 1955-66 İstanbul şampiyonu, 1960’ta Türkiye takım şampiyonu oldu. 1959 Akdeniz Oyunları’nda ilk kez milli olan Sakarya, 1966 yılına dek milli formayı taşıdı. 15 yıl milli hakemlik yaptı.

SEDEN, Hüsnü Naili

Türk bisiklet sporunun öncülerindendir. ilk bisiklet turlarının düzenlenmesinde önemli rolü olan Seden, 1933 yılında Bisiklet Federasyonu başkanlığı da yaptı.

SONAKIN, Nezir

1935 yılında Üsküp’te doğdu. Bisiklet sporuna Üsküp Sloge takımında başladı. Türkiye’ye gelince Hacettepe Kulübü’ne girdi. Türkiye’de ve uluslar arası yarışlarda birincilikler elde etti. 50’den fazla millî forma giydi.

SUDA, Orhan

1916’da Adapazarı’nda doğdu. 1942 istanbul-Edlrne-istanbul Yarışı birincisi, 1937 Moskova Ya-rışfcve 1940 Balkan ikincisi oldu. Bisiklet ajanlığı ve federasyon as-başkanlığı görevlerinde bulundu. Ölümünden sonra adına yarışlar düzenlendi.

TERZİ, Hasan

1952 yılında Trabzon’da doğdu. 1969’da A. Hüryılmaz’ın yanında bisiklete başladı. 1970-1974 yılları istanbul şampiyonu, 1971 takım Türkiye birinciliği ve 1973 Türkiye şampiyonu oldu. 1972’de askere gitti ve Muhafızgücü formasını giydi. Akdeniz ve Türkiye Turları başta olmak üzere pek çok yarışta pedal bastı. 22 kez millî oldu. 1975’te aktif bisikleti bıraktı ve motokrosa başladı. 1980’li yıllarda kulüp yöneticiliği ve antrenörlüğü ile birlikte uluslar arası hakemlik, federasyon üyeliği ve organizatörlük yaptı. Antrenörlüğü sırasında bisiklete pek çok sporcu kazandırdı.

TUNÇALP, Talat

1917 yılında İstanbul’da doğdu. Bisiklet sporuna Ankara’da başladı. 1932’de ilk şampiyonluğunu kazandı. 1933-1938 yılları arasında Türkiye şampiyonluğunu elinde tuttu. 1936 Berlin Olimpitları’nda 7. oldu. 1943’ten itibaren Bisiklet Federasyonunda görev aldı. 1963-68 yılları arasında federasyon başkanlığı yaptı. Bu görevi sırasında Marmara Turu adı altında Türkiye Turu’nun ilk düzenleyicisi oldu.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Ünlü Boksörler ve Hayatları

AÇBA, Melih

1913 yılında İstanbul’da doğdu. 14 yaşında Galatasaray Lisesinde okurken boksa başladı. Çeşitli birincilikler kazandı. Yirmi altı yaşında Amerika’ya gitti. California, Berkeley Üniversitesinde okurken okul şampiyonu oldu ve okulu bitirinceye dek şampiyonluğu kimseye kaptırmadı. Boks yaşamı boyunca yaptığı 359 maçın 358’inde galip gelen ve yalnızca bir kez berabere kalan Açba, 1988 yılında öldü.

AKANDERE, Zeynel Abidin

1898’de işkodra’da doğdu. Boksa 1915’te başladı, ilk maçında İskoçyalı James ile berabere kaldıktan sonra Stavro’yu yendi. Boks okulu açtı. Okulu 1926’ya kadar faaliyet gösterdi. Sonrasında 35 okulda öğretmenlik yaptıktan sonra 1932’de boksu bıraktı.

ALİ, Muhammed

1942 yılında doğdu. Amerikalı olimpiyat ve dünya şampiyonudur. On sekiz yaşındayken katıldığı Roma Olimpiyatları’nda altın madalya aldıktan sonra ünü giderek artmaya başladı. 1946 yılında S. Liston’u yenip dünya şampiyonu oldu. Vietnam’a savaşa gitmediği için cezalandırıldı, fakat affedildi. 1974’te Foreman’ı, 1978’de L. Spinks’i yenip dünya şampiyonluğu unvanını geri aldı. Profesyonellik döneminde sadece beş kez yenildi.

ARMSTRONG, Henry

1912’de ABD’de doğdu. 1938’de üç sıklette birden (tüy sıklet, hafif sıklet, orta hafif sıklet) dünya profesyonel boks şampiyonluğu unvanını elinde tutan ilk sporcudur. 1938’in sonuna doğru unvan maçı yapmadan tüy sıklet şampiyonluğundan çekildi. 1939’da Ambers’e karşı hafif sıklet rövanş maçını kaybetti. Orta hafif sıklet şampiyonluğunu ise 18 kez korudu. 1954’te Boks Ünlüler Evi’ne seçildi. 1988’de öldü.

ATABEY, Eşref Şefik

1894’te İstanbul’da doğdu. Galatasaray Lisesindeki öğrenimi sırasında Paris’e gitti. Hafif sıklette okullar arası şampiyonu oldu. Birinci Dünya Savaşı’nda yurda döndü. Boksun gelişmesi ve kurumsallaşması için çaba harcadı. ilk boks yönetmeliğini hazırladı. İstanbul Radyosu’nun kurucularından ve ilk spor spikerlerinden olan Atabey 1980’de öldü.

ATICI, İsmet

1941 yılında Adana’da doğdu. On sekiz yaşında boksa başladı. Beş kez millî oldu. 1961 yılında Balkan üçüncüsü oldu.

AYKAÇ, Turgut

1957’de Adana’da doğdu. On yedi yaşında boksa başladı. Çeşitli Türkiye şampiyonlukları vardır. Los Angeles Olimpiyatları’nda Türkiye’ye bronz madalya kazandırdı.

CAN, Eyüp

1964 yılında Konya’da doğdu. Boksa lise yıllarında başladı, Danimarka’da çalışırken sürdürdü. Üç kez Danimarka şampiyonu oldu, Avrupa Gençler Turnuvası üçüncülüğü ve Kopenhag Turnuvası birinciliği kazandı. Olimpiyatlarda Türkiye’ye madalya kazandıran seçkin sporculardan biridir (1984 Los Angeles Olimpiyatları). ABD’de yapılan 1985 Dünya Boks Şampiyonası’nda bronz madalya aldı. Daha sonra profesyonelliği seçti ve 1989’da profesyonel boks ringinde Avrupa şampiyonluğu unvanını elde etti.

CEMİLOĞLU, Esat

Diyarbakır’da doğan Cemiloğlu, 1916 yılında aynı şehirde boksa başladı. 1921’de İstanbul’a geldikten sonra Serj Kibrit’ten ders almaya başladı. Fransa milli takımına alınmak istendi, fakat kabul etmedi. Avrupa şampiyonu Fransız Louis Pretan’la karşılaştı. 1930’da Türkiye’ye dönerek Ankara’da düzenli boks çalışmaları başlattı. 1980’de öldü. »

CHAVEZ, Julio Cesar

1962’de Meksika’da doğdu. Boksa 16 yaşında başladı. İlk profesyonel karşılaşmasını yaptığı 1980’de A. Felix’i altı raunt sonunda nakavt etti. 1984’te WBC (Dünya Boks Konseyi)’nin tüy sıklet (59 kg) kategorisinde ilk dünya şampiyonluğunu kazandı. Dokuz kez bu unvanı koruduktan sonra 1987’de 61 kg’da dövüşmeye başladı. Aynı yıl WBC’nin Hafif Sıklet Şampiyonası’nda rakibini nakavtla yenerek şampiyon oldu ve bu unvanına 1989’da WBC’nin Süper Hafif Sıklet Şampiyonluğu’nu da ekledi. 1990’ın en iyi boksörü seçildi.

CÖMERT, Ahmet

1926’da Erzincan’da doğdu. 1939-44 yılları arasında aktif olarak boks yaptı. 1943-51 arası Galatasaray boks takımının antrenörlüğünü yaptı. 1949’da boks hakemliğine başladı. 1965-75 yılları arasında uluslar arası boks hakemi oldu. 2 defa olimpiyat, 2 defa gençler, 2 defa büyükler dünya şampiyonası, 4 defa gençler, 5 defa büyükler Avrupa şampiyonası finallerinde görev aldı. 1970’de AIBA ve EABA tarafından “Altın Rozet” ile ödüllendirildi. AIBA ve EABA Hakem Komisyonu ve icra Komitesi’ne seçildi. 1980’de Türkiye Boks Federasyonu başkanlığına seçildi. Olimpiyat oyunlarında defalarca jüri üyeliği ve teknik delege olarak görev yaptı. 1990’da Çekoslavakya’da düzenlenen Avrupa Gençler Şampiyonası’ndaki görevi sırasında vefat etti. Adına uluslararası şampiyona düzenlendi ve adı bir salona verildi.

DEMPSEY, Jack

1895’te Kızılderili bir ailenin çocuğu olarak Colorado’da doğdu. Boksör olan ağabeyi 11 yaşından itibaren onu yetiştirmeye başladı. Dempsey 1919’da dünya şampiyonu Jess Villard’ı yenerek şampiyon oldu. Bundan sonra 5 kez unvân maçı yaptı ve hepsini kazandı. 1926’da Genen Tuney’e yenildi. 1983 yılında öldü. » DOĞANELİ, Caner 1949 yılında Ankara’da doğdu. ODTÜ Maden Mühendisliği bölümünü bitirdi. 1967 yılında boks sporuna başladı. 1972 yılında millî oldu. Boksa sporcu, antrenör ve İdareci olarak hizmet verdi. 1988 yılında Boks Federasyonu başkanlığına atandı. 1993 yılında federasyon başkanlığı için yapılan seçimleri kazanan Doğaneli, 1994’te AIBA ve EABA asbaşkanlığına getirildi.

DOĞRU, Arif

1951 yılında Yozgat, Boğazlıyan’da doğdu. 2 kez Balkan boks şampiyonu oldu. SSCB’de kupa kazanan ilk Türk boksörü olduktan sonra Asya’nın en teknik boksörleri arasında gösterildi.

ERGÖNÜL, Halit

1928 yılında istanbul’da doğdu. 15 yaşında Galatasaray’da boksa başladı. 1946’da 54 kiloda Avrupa Karması’na seçildi. Amerika’da Avrupa adına boks yaptı. 6 kez Türkiye şampiyonu oldu. Boksu bıraktıktan sonra İstanbul bölgesinde antrenörlük yaptı. 1993’te öldü.

EROĞLU, Nuri

1952’de Ankara’da doğdu. 1973 yılında Alma-Ata Turnuvası’nda şampiyon oldu. Aynı yıl İtalya’da düzenlenen Dünya Ordular Arası Boks Şampiyonası’nda birincilik kürsüsüne çıktı. 1977 yılında da Balkan şampiyonluğunu elde etti.

FLEISCHER, Nat

1887’de ABD’de doğdu. Hakem ve yazar olarak boksa önemli hizmetler verdi. “The Ring” Dergisi’nde 50 yıl boks yazıları yazdı. Dünya boks otoriteleri arasında yer aldı. 1972’de öldü.

GRAZIANO, Rocky

ABD’li boksör, ABD Kara Kuvvetleri’nden ayrıldıktan sonra, kayınbiraderinin adı olan Graziano adıyla boksa başladı. Ringlerde amansız sağ yumruğu ve saldırgan tavrıyla ünlendi. Boks yaşamı boyunca 67 galibiyet, 10 beraberlik ve 6 yenilgi aldı. 1947’de dünya orta sıklet boks şampiyonluğunu elde etti. Tony Zale ile yaptığı üç unvan maçı bir efsaneye dönüştü. 1953’te boksu bıraktı ve ringdeki ününden yararlanarak yöneldiği komedi oyunculuğu alanında da başarılı oldu. Graziano, Sylvester Stallone’un oynadığı “Rocky” filminin de esin kaynağı olarak kabul edilir.

GÜRGEN, Mehmet

1970 yılında doğdu. 81 kg’da ringe çıkan Türk boksörü, 1991 Avustralya Dünya Boks Şampiyonası’nda üçüncü olarak bronz madalya kazandı. Eyüp Çan’dan sonra bu başarıyı kazanan Türk boksörleri arasında yerini aldı.

HASETÇİ, Ali

1955’te Kayseri’de doğdu. Balkan şampiyonalarında, 1978 ve 1979’da bronz, 1976 yılında da altın madalya kazandı. »

İNAN, Vural

1929 yılında İstanbul’da doğdu. Boksa 15 yaşında Galatasaray’da başladı. 1949-1960 yılları arasında 7 kez Türkiye şampiyonu oldu. 1959’da Akdeniz Oyunları ikinciliğini kazandı.

İNCESU, Sadettin

1938 yılında doğdu. Boksa on sekiz yaşında başladı. 1958’den 1967 yılına kadar Türkiye ferdî boks şampiyonluğunu kimseye kaptırmadı. 1966 yılında Balkan Şampiyonası’nda gümüş madalya kazandı.

JOHANSSON, Ingemar

1932 yılında doğdu. İsveçli sporcu 1959’da dünya şampiyonu oldu.

JOHNSON, Jack

1878’de doğdu. 1908’de dünya şampiyonu oldu. Ağır sıklette şampiyon olan ilk Zenci Amerikalıdır. Daha sonra yetişen zenci boksörler onun etkisinde kaldılar.

KAMACI, Cemal

1943 yılında Trabzon’un Maçka ilçesinin Kapıköyü’nde bir ailenin onuncu çocuğu olarak dünyaya geldi. Spora istanbul’da futbolla başladı. Top oynarken ayağını kırınca futbola veda etti. Boksa Fatih Güreş Kulübü’nde Ali Hoca’nın teşvikiyle başladı. Kısa bir süre sonra Fenerbahçe’ye geçti ve boks takımının kaptanlığını üstlendi. 1962’de milli takıma seçilen Cemal Kamacı, 1966 yılı sonuna kadar bütün milli karşılaşmalarda 67 veya 71 kilolarda dövüştü. Bu süre içinde iki kez Balkan ikinciliğini kazandı. 1967 yılında Türkiye’de profesyonel boks lisansı verecek bir kurum olmadığı için lisansını Viyana’dan Avusturya adına çıkarttıran Kamacı, böylece profesyonel oldu. 1972 yılında Avrupa şampiyonu Fransız Roger Zami’yi İstanbul’da yenerek, 63,5 kilo Avrupa profesyonel boks şampiyonu oldu. 1973 yılında unvanını İspanyol boksör Ortiz’e kaptıran Kamacı daha çok çalışarak 1975’te Köln’de İspanyol Gomez Fouz’u yendi ve unvanını geri aldı. Avrupa profesyonel boks şampiyonluğu unvanını 1976 yılı içerisinde yaptığı üç maçta da korudu. 63,5 kiloda dünya sıralamasında dördüncü sıraya kadar yükseldi. Avrupa şampiyonu ilk Türk boksörü olan Kamacı, 11 Kasım 1976’da İstanbul’da düzenlediği bir jübile maçından sonra boksu bıraktı.

KARAKELLE, Selâmi

1954 yılında Erzurum’da doğdu. Boksa 17 yaşında başladı. Çeşitli Türkiye şampiyonlukları bulunmaktadır. Millî oldu. 1980 yılında Balkan şampiyonu olan boksörümüz birçok uluslar arası turnuvada başarı kazandı.

KARAKURUM, Vedat

1930 yılında istanbul’da doğdu. Boks sporuna 20 yaşında askerdeyken başladı. 2 kez ordular a-rası, 10 kez istanbul, 8 kez Türkiye şampiyonu oldu.

KİNGÜTMEZ, Hamit

19401ı yılların önemli boksörlerinden olan Kingütmez, 1930 istanbul şampiyonluğunu orta sıklette kazandı. 1940 yılında yarı ağır sıklette aynı başarıyı tekrarladı. 1941, 46 Türkiye şampiyonlukları, 1942, 43, 44, 45 Türkiye ikincilikleri kazandı. Yunanlı Andrecopulos’u 2 maçta da yendi.

KUMOVA, Mehmet

1953 yılında Konya’da doğdu, ilk kez on sekiz yaşında millî oldu. Uzun yıllar Türkiye şampiyonalarında rakip tanımayan Türk boksör 1971 Akdeniz Oyunları’nda altın madalya, 1973 Balkan Şampiyonası’nda da gümüş madalya kazandı.

MAHİR, Sabri

1890 yılında doğan Sabri Mahir ilk Türk boksörü olup, çeşitli spor dallarında faaliyet gösterdi. 1910 yılında yapılan ilk resmi boks karşılaşmasında, Fransa orta sıklet boks şampiyonu Bernard ile berabere kaldıktan sonra çıktığı dünya turunda, ispanya şampiyonunu kralın karşısında kroşe ile nakavt etti. 1914 yılında Oxford ve Cambridge’de cimnastik hocalığına başladı. Avrupa şampiyonluğu için karşılaştığı Hollândalı Van Dame ile berabere kaldı. Sonra İngiltere’de yaşamaya başlayan Mahir, geleceğin ağır sıklet şampiyonu Max Schmeling’in boksa başlamasına önayak oldu. İngiltere ve Almanya’da adına kartpostal çıkartıldı.

MARCIANO, Rocky

1924 yılında doğan italyan asıllı Amerikalı ağır sıklet boksörüdür. Dünya ağır sıklet şampiyonları arasında “hiç yenilmeyen” tek şampiyondur. 1952-56 yılları arasında 49 profesyonel karşılaşma yaptı ve hiç yenilmedi. Olağanüstü yetenekli bir boksör olan Rocky 1979 yılında öldü.

MORAN, Naili

1908 yılında istanbul’da doğdu. Spor hayatına 1923 yılında Göztepe Amerikan Kolejinde yüzme ve atletizm ile başladı. Birçok spor dalında çeşitli başarılar kazandıktan sonra, Fransa’daki öğrenimi sırasında yaptığı 22 boks maçının 20’sini kazandı. 1938 yılında spor yöneticiliğine başladı. 1968’de vefat etti.

ÖZBEY, Gülali

1944 yılında Kars’ta doğdu. Milli takımın ağır sıkletteki değişmez elemanlarından birisi oldu. Balkan şampiyonalarında 1969’da bronz, 1973’te gümüş madalya kazandı.

ÖZEN, Hikmet

1945 yılında Erzurum’da doğdu. 18 yaşında boksa başlayan Özen, 1970 Balkan Şampiyonası’nda 71 kiloda bronz madalya kazandı. 1972’de ise 75 kiloda gümüş madalya elde etti. Millî formayı giyerken kilosunun en başarılı isimlerinden oldu.

PAPP, Laszio

25 Mart 1926 yılında Macaristan’ın Budapeşte şehrinde doğdu. 1948, 1952 ve 1956 olimpiyatlarında orta ve yarı orta sıklette altın madalya kazanarak olimpiyatlarda üç altın madalya kazanan ilk boksör oldu. Sovyet Bloğu’ndan profesyonelliğe geçen ilk boksör olarak 1962 Avrupa orta sıklet şampiyonu oldu. 1965’te Macar yetkililer profesyonelliğini elinden alarak dünya şampiyonu olmasını engellediler. 1971-1992 yılları arasında Macaristan millî takımını da çalıştıran Papp, 16 Ekim 2003’te vefat etti.

PATTERSON, Floyd

1935 yılında Georgia, Savannah’ta doğdu. Amerikalı olimpiyat ve dünya şampiyonudur. 1952 Olimpiyatları’nda 75 kiloda altın madalya kazandı. Profesyonel olduktan sonra daha çok çalışarak 1956’da dünya şampiyonluğunu elde etti.

ROBINSON, Sugar Ray

1921’de ABD’de doğdu. Şaşırtıcı ayak oyunları, yıkıcı kombine yumrukları, hızı ve zamanlaması ile uzun boks yaşamı boyunca (1940-1965) dünyanın en iyi boksörü olarak kabul edildi. Yaptığı toplam 201 profesyonel maçın 109’unu nakavtla kazandı. 1946-1951 yılları arasında orta hafif sıklette, 1951-1960 yılları arasında da orta sıklette beş kez dünya şampiyonu oldu. Daha sonra Muhammed Ali ve Ray Leonard gibi şampiyon boksörlerin örnek aldığı Robinson 1989’da öldü.

SAM, Sinan Şamil

23 Haziran 1974’te Almanya’nın Frankfurt şehrinde doğdu. Amatör boksörlüğünde 9 kez Türkiye şampiyonu oldu. 1992 ve 1993 yıllarında Avrupa ikincisi, 1995 yılında dünya üçüncüsü, 1999’da da Houston’da dünya şampiyonu oldu. Amatör kariyerinde 217 galibiyet, 18 yenilgi yaşadı. 15 Nisan* 2000 tarihinde profesyonel oldu. Profesyonel olarak yaptığı 20 maçın 18’ini kazandı. 12 Ekim 2002’de yaptığı unvan maçıyla Avrupa şampiyonu oldu.

SANDAL, Celal

1942’de Kayseri’de doğdu. Boksa 17 yaşında Kayseri Erciyes Kulübü’nde başladı. 1964’te polis oldu ve Emniyet Kulübü’ne geçti. 1963-67 yılları arasında Türkiye şampiyonluklarını elinde tuttu. 1967 yılnda Akdeniz Oyunları ikincisi ve 1971 yılında Akdeniz Oyunları birincisi, 1970, 71, 72 yıllarında Balkan şampiyonu, 1971 Avrupa üçüncüsü oldu. 54 kez milli formayı giydi. Türk boksunun en iyi boksörlerindendir.

SAVON, Felix

22 Eylül 1967’de Küba’nın San Vicente şehrinde doğdu, ilk dünya şampiyonluğu’nu 1986’da kazandı. 1988 Olimpiyatları’na ülkesi boykotta olduğu için katılamadı. 1,98 cm boyunda olan Savon, olimpiyatlarda üç altın madalya kazanan üç boksörden biridir.

SCHMELING, Max

Boks dünyasının gelmiş geçmiş en büyük şampiyonlarından biridir. Türk boksunun ilk yıldızlarından olan Sabri Mahir Bey tarafından yetiştirilen Alman boksör, Joe Louis’i yenen ilk boksör unvanına da sahiptir.

SEVİMLİ, Yeter

1943’te Samsun’da doğdu. Boksa istanbul’da başladı. Seka Boks Kulübü’nde dövüştü. 57 ve 60 kilolarda ringe çıktı. 9 kez Türkiye birinciliği kazandı. Balkan ve Akdeniz Oyunları ikincisi oldu. Boksu bıraktıktan sonra boksa antrenör olarak hizmet verdi.

SONUNUR, Kemal

1951 yılında doğdu. 18 yaşında ringe çıktı. 1972’de Dünya Ordular Arası Boks Şampiyonası’nda birinci oldu. 1973’te Balkan ikincisi, 1976 ve 1977 yıllarında da Balkan şampiyonu oldu.

STEVENSON, Teofilo

29 Mart 1952’de Küba’da doğdu. Olimpiyatlarda aynı sıklette üç altın madalya kazanan ilk boksör oldu. 1986’da dünya şampiyonluğunu kazandı.

SÜME, Cahit

1972 yılında Trabzon’da doğdu. Boksa 1985 yılında Trabzon Bele-diyespor’da başladı. 77 kez milli olan Süme, 5 kez de Türkiye şampiyonluğunu kazandı.

TAGAR, Yorgo

1912 yılında istanbul’da doğdu. 16 yaşında boksa başladı. Türkiye boks şampiyonu Sıtkı Beyden aldığı derslerle kendini yetiştiren Tagar, Nubar’la yaptığı ilk karşılaşmasını nakavtla kazandı. Yüze yakın amatör boks karşılaşmasında başarıyla dövüşen Tagar yenilgisiz olarak profesyonelliğe geçti. Boksu bıraktıktan sonra antrenör olarak hizmet verdi.

TATAR, Seyfi

1945 yılında Sivas’ta doğdu. 18 yaşında Ankara’da, Ring ihtisas’ta boksa başladı. 1965 yılında boksta adını duyurdu ve 1967 yılında Türkiye şampiyonu oldu. Sıkletinde Balkanlarda birincilik, Avrupa’da ikincilik kazandı. 1967-73 yılları arasında 5 kez boks şampiyonu oldu. Yaptığı 203 maçın 190’ında galip geldi. 1967 ve 1971 Akdeniz Oyunları’nda gümüş madalya elde etti.

TUŞ, Orhan

1931’de İstanbul’da doğdu. Boksa 1949 yılında başladı. 1958-59 yılları arasında Türkiye şampiyonu oldu. 1959 Avrupa Şampiyonası’nda bronz, Ordular Arası Dünya Şampiyonası’nda ise gümüş madalya kazandı. Boksu bıraktıktan sonra antrenörlük yaptı.

TYSON, Mike

1965 yılında doğdu. ABD’li boksör, 1985’te yaptığı İlk profesyonel maçında rakibini 1. rauntta nakavtla yendi. 22 yaşında dünyanın en büyük boksörleri arasında adı geçmeye başladı ve kısa bir süre sonra dünya ağır sıklet boks şampiyonluğunu kazandı (1988). Tecavüz suçu nedeniyle 2,5 yıl hapis yattıktan sonra 1995 yılında tahliye oldu. Dünya Boks Konseyi (WBC) ve Dünya Boks Birliği nin (WBA) ağır sıklet şampiyonluğu unvanlarını elde etti. 1996’da Hollyfield’a yenilerek WBA unvanını kaptırdı.

ULUĞ, İsmet

1901’de doğdu. Sporun çeşitli dallarıyla ilgilendi. Özellikle boks dalının dönemindeki en önemli (1919-1921) ve öncü isimlerinden oldu. Uluğ 1975 yılında öldü.

ÜNÜVAR, Metin

1929 yılında istanbul’da doğdu. Ankara DTCF’yi bitirdi. Boks ve hentbolle ilgilendi. 1960 yılından itibaren BTG Müdürlüğü bünyesinde başladığı yöneticilik görevini 1984-1986 yılları arasında Boks Federasyonu başkanı olarak sürdürdü. iki kez EABA üyeliğinde bulundu. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi temsilciliğini yaptı. Sporun önemli yöneticilerinden olan Ünüvar 1995 yılında öldü.

VARLIK, Satılmış

1928’de Ankara’da doğdu. 1950 yılında boksa başladı. 9 defa milli oldu. 1958’de boksu bıraktıktan sonra, 1960 yılında italyan boks antrenörü Mario Paccolini’nin kursundan mezun olarak antrenörlüğe başladı. Türk boksu için birçok değerli sporcu yetiştiren Varlık, sıkı ve yorucu antrenman programlarıyla tanındı.

YADİGÂR, Engin

1947 yılında istanbul’da doğdu. 18 yaşında boksa başladı. 1967 Akdeniz Oyunları’nda bronz madalya, aynı yıl Balkan Şampiyonası’nda altın madalya kazandı. Yine aynı yıl katıldığı Avrupa Şampiyonası’nda ikinci oldu.

YALÇIN, Habip

1948’de Ankara’da doğdu. Millî formayı ilk kez 17 yaşında, 57 kiloda giydi. Akdeniz Oyunları ve Balkan Şampiyonaları’nda Türkiye’yi başarıyla temsil etti.

YALÇINKAYA, Atagün

1986’da doğdu. Atina 2004’te henüz 17 yaşındayken 48 kg’da gümüş madalya elde ederek gelecek için büyük umut verdi.

YALÇINKAYA, Kemal

1955 yılından 1964 yılına kadar boksta Türkiye şampiyonu oldu. 1960 Dünya Ordular Arası ikincisi, 1963 Akdeniz Oyunları üçüncüsü oldu. Döneminin en önemli isimlerindendir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Grimm Kardeşler Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Grimm KardeşlerJacob Grimm; Alman dilcisi ve yazarıdır (Hanau 1785-Berlin 1863).

Hukuk öğrenimi gördü. Çeşitli diplomasi görevlerinden sonra ilkçağ ve kitaplık uzmanı olarak Göttingen’e çağrıldı, 1930’da üniversitede profesörlük verildi. Hannover kralının anayasayı çiğnemesini protesto eden öteki profesörlerle birlikte görevinden alındı (1837) ve Kassel’e döndü. 1840’ta Kral IV. Friedric Wilhelm tarafından Berlin’e profesör olarak çağırıldı. Bilimler Akademisi üyeliğine seçildi (1841). 1848’de Frankfurt Meclisi’nde milletvekilliği yaptı. Çağdaş Alman filolojisinin asıl kurucusu sayılan J. Grimm, kardeşi Wilhelm Grimm’in (1786-1859) desteğiyle kendisinden önce bu alanda başlatılmış birçok çalışmayı köklü biçimde yeniden düzenledi ve bilimsel ilkelerle geliştirdi. Germen dillerindeki ses değişimini saptadı, çok sayıda dilbilim kavramı oluşturdu. Kardeşiyle birlikte eski Germen kaynaklarından birçok belge derledi:

Başta ünlü Grimm Masalları (Kinder-und Hausmarchen) 3 cilt; (1822) olmak üzere, efsaneler, mitoloji eskiçağ Alman tarihi, dilbilgisi, edebiyat ve dil tarihi, eski hukuk üzerine örnek eserler yayımladı:

Über den altdeutschen Meistergesang (Eski Alman Usta Şarkıları Üstüne) 1811, Deutsche Sagen (Alman Efsaneleri) 2 ci1t, 1816-1818; Deutsche Grammatik (Almanca Dilbilgisi) 4 cilt; 1819-1837. Geschicht der deutschen Sprache (Alman Dili Tarihi) 2 cilt, 1848; bir bölümü sağlığında yayımlanabilen Deutsches Wörterbuch (Almanca Sözlük) 1852- 1861.

Wilhelm Grimm; Alman yazarıdır (Hanau 1786-Berlin 1859).

Hukuk öğrenimi gördü. 1814-1829 arasında Kassel’de kitaplık sekreteri olarak çalıştı.1830’da ağabeyi Jacob Grimm ile Göttingen’e gitti. 1831’de Göttingen Üniversitesi’nde profesör oldu. 1837’de Hannover kralını protesto eden ağabeyi ve öteki öğretim üyeleriyle birlikte görevinden alındı, Kassel’e döndü. 1841’de iki kardeş Berlin’de Bilimler Akademisi üyeliğine seçildiler. Birlikte masallar, efsaneler ve Almanca sözlük üzerine çalıştılar. Grimm Masalları’nın halka malolmasında üslübu ve anlatı yeteneğinin büyük rolü oldu. Çok sayıda eski Alman şiirini yayımlayan Wilhelm Grimm, bunlara eklediği değerli edebiyat tarihi ve dil araştırmalarıyla tanınır.

Başlıca eserleri: Die Deutsche Heldensage (Alman Kahramanlık Efsaneleri) 1829, Über Freidank (Freidank Üzerine) 2 cilt, 1850-1855; ölümünden sonra yerlenen Kleinere Schriften (Küçük Yazılar) 4 cilt, 1881-1887.

GRİMM KARDEŞLERİN MASALLARI

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Amerikan Sinemasının Ünlü Yönetmenleri

frank-capraFRANK CAPRA

A.B.D’li film yönetmeni (Palermo, İtalya, 1897 – 3 Eylül 1991 ).

Önceleri fotoğrafçılık, yönetmen yardımcılığı, oyunculuk yaptı, daha sonra Mack Sennett ile çalıştı. 1926’dan sonra da film yönetmenliğine yöneldi. Harry Langdon’la The Strong Man (Güçlü Adam, 1926) ve Long Pants’ı (Uzun Pantolon, 1927) gerçekleştirdi, ama komedi filmleriyle üne kavuştu. 1928’den sonra senaryo yazan Robert Riskin ile birlikte çalıştı ve savaş öncesi Amerikan filmlerinin en iyilerinden birkaçını çevirdi. Doğrudan doğruya toplumsal sorunlara, güldürü kalıpları içinde ve duygusal açıdan abartılmış kahramanlar aracılığıyla yaklaştı.

Başlıca filmleri arasında şunlar sayılabilir: Lady for a Day (Bir Günlük Hanımefendi, 1933); Bir Gecede Oldu (It Happened One Night, 1934); Bay Deeds Şehre Gidiyor (Mr. Deeds Goes To Town, 1936); Kayıp Ufuklar (Lost Horizons, 1937); Para Beraber Gitmez (You Can’t Take It With You, 1938); Bay Smith Washington’a Gidiyor (Mr. Smith Goes To Washington, 1939); Arsenik Kurbanları (Arsenic and Old Lace, 1941); Why We Fight? (Niçin Savaşıyoruz?, 1942-1943).

George CukorGEORGE CUKOR

A.B.D’li film yönetmeni (New York, 1899-Los Angeles, 1983). Çeşitli tiyatro oyunları sahneye koyduktan sonra 1929’da sinemaya yöneldi. Yönetmenlik yeteneğini özellikle duygusal ve iğneleyici komedi filmleriyle gösterdi. İyi yönetimiyle Katharine Hepburn, Greta Garbo, Claudette Colbert, Joan Crawford, İngrid Bergman, judy Holliday, Kay Kandall, Marilyn Monroe, judy Garland, Jacqueline Bisset gibi oyuncuların tanınmasını sağladı.

Başlıca filmleri arasında şunlar sayılabilir: Küçük Kadınlar (Little Women, 1933); David Copperfield (1935); Sylvia Scarlett (1935); Romeo and Juliet (Romeo ve Jülyet, 1936); Kamelyalı Kadın (Camille, 1936); Tatil (Holiday, 1938); The Philadephia Story (Philadephia Hikâyesi, 1940); Işıklar Sönerken (Gaslight, 1944); Âdem’in Kaburga Kemiği (Adam’s Rib, 1949): Dünkü Çocuk (Born Yesterday, 1950); Pat and Mike (Pat ve Mike, 1952); Bir Yıldız Doğuyor (A Star is Born, 1954); Üç Dünya Güzeli (Girls, 1957); Gel Sevişelim (Let’s Make Love, 1960); Benim Tatlı Meleğim (My Fair Lady, 1961); Mavi Kuş (The Blue Bird, 1976); Rich and Famous (Zengin ve Ünlü, 1982).

cecil-demilleCECIL BLOUNT DE MİLLE

A.B.D’li film yönetmenidir (Ashfield, Massachusetts, 1891-Hollywood, 1959).

Önce oyunculuk yaptı; daha sonra babası gibi tiyatro yazarlığına yöneldi. 1912’de jesse Lasky ve Samuel Goldwyn ile birlikte Hollywood sinemasının doğmasına yol açan bir film yapım şirketi kurdu. 1913’te ilk filmi olan The Squaw Man’i (Kızılderili Adam) çevirdi.

Öbür filmleri arasında şunlar sayılabilir: On Emir (The Ten Commandments, 1923; 1956’da yeniden filme alındı); Hazreti İsa (The King of Kings, 1926); The Sign of Crosse (Çarmıhın İşareti, 1932); Selâhaddin Eyyubî ve Haçlı Seferleri (The Crusades, 1935); Vadideki Kahraman (The Plainsman, 1936); Pacific Express (1938); Samson ve Dalila (Samson and Delilah, 1950).

elia kazanELIA KAZAN

A.B.D’li film ve oyun yönetmeni (İstanbul, 1909 – 28 Eylül 2003).

Sanat yaşamına 1934’te A.B.D’nde tiyatro oyuncusu olarak başladı. Birçok tiyatro yapıtını sahneye koyduktan sonra 1945’te ilk filmi olan Bir Genç Kız Yetişiyor’u (A Tree Grows in Brooklyn) çevirdi. Anlatım tekniğini giderek geliştirerek görüntüleri, kişileri başarıyla yansıttı, james Dean, Marlon Brando gibi ünlü oyuncuların ortaya çıkmasını sağladı. Filmlerinde gerek etkili anlatımı, gerekse ruhsal ve toplumsal konuları işlemesiyle A.B.D. sinemasının önde gelen yönetmenlerinden biri oldu. Tiyatro alanında özellikle Arzu Tramvayı’nı (A Streetcar Named Desire, 1948) ve Satıcının Ölümü’nü (Death of A Salesman, 1949) sahnelemesiyle dikkati çekti.

Birçok roman da yazmış olan Elia Kazan’ın başlıca filmleri arasında şunlar sayılabilir: Boomerang (Geri Tepen Silah, 1947); Namus Sözü (Gentelman’s Agreement, 1947); Kara Damga (Pinky, 1949); Arzu Tramvayı (A Streetcar Named Desire, 1951); Viva Zapata (1952): Rıhtımlar Üstünde (On the Waterfront, 1954); Cennet Yolu (East of Eden, 1955); Taş Bebek (Baby Doll, 1956); Face in the Crowd (Kalabalıktaki Adam, 1957); Vahşi Irmak (Wild River, 1960); America, America (1963); Kader Değişmez (The Arrangement, 1969); The Last Tycoon (Son Kalantor, 1976).

Joseph-LoseyJOSEPH LOSEY

A.B.D’li film yönetmeni (La Crosse, Wisconsin, 1909 – 22 Haziran 1984).

1931’den başlayarak tiyatro oyunculuğu ve yönetmenliği yaptı, aralarında Bertolt Brecht’in Galileo Galilei’ si de olmak üzere birçok yapıtı sahneye koydu. İlk filmi The Boy With Green Hair’i (Yeşil Saçlı Çocuk), 1948’de gerçekleştirdi. Siyasal görüşlerinden ötürü A.B.D’nden ayrılarak önce İtalya’ya, ardından da İngiltere’ye gitti. Özellikle 1958’den sonra sinema çevresinde ünü arttı.

Başlıca filmleri arasında şunlar sayılabilir: Kanunsuz (The Lawless, 1950); Kanlı Çingene (The Gypsy and the Gentelman, 1958); Kaderin Cilvesi (Blind Date, 1959); Suç Altında (The Criminal, 1960); Aldatan Kadın (Eva, 1962); Aşkı Arayan Kadın (Boom, 1968); Arabulucu (The Go-Between, 1971); Bebek Evi (A Doll’s House, 1973); Kaderi Arayan Adam (Mr. Klein, 1976); Steaming (1984).

Ernst LubitschERNEST LUBİTSCH

Alman asıllı A.B.D’li film yönetmeni (Berlin, 1892-Hollywood, 1947).

1911’de Max Reinhardt’ın yanında başladığı tiyatro oyunculuğunu yedi yıl sürdürdükten sonra ilk filmi olan Carmen’i (1918; bu filmde Pola Negri oynamıştır) gerçekleştirdi. 1922’de A.B.D’ne gitti. Hollywood’da çeşitli komedi filmleri çevirdi ve Amerikan komedi filmlerinin başlıca yönetmenlerinden biri oldu.

Başlıca filmleri arasında şunlar sayılabilir: Monte Carlo (1930); Cennette Kargaşalık (Trouble in Paradise, 1932); Şen Dul (The Merry Window, 1934); Angel (Melek, 1937); Bluebard’s Eight Wife (Mavi Sakalın Sekizinci Karısı, 1938); Gülmeyen Kadın (Ninotchka, 1939; Greta Garbo’nun ilk komedi filmidir); Olmak veya Olmamak (To be or not to be, 1942); Aşka Dönüş (Cluny Brown, 1946).

raoul-walshRAOUL WALSH

A.B.D’li film yönetmeni (New York, 1892-Los Angeles, 1980).

Meslek yaşamına 1912’de sinema makinisti olarak başladı; daha sonra çeşitli filmlerde (sözgelimi, Bir Ulusun Doğuşu, 1914) oyuncu olarak rol aldı. Griffith’in asistanlığını yaptıktan sonra 1915’te ilk filmini çevirdi. Çok çeşitli türde film gerçekleştiren Raoul Walsh’in western, serüven ve savaş filmlerinde özellikle başardı olduğu görüldü.

Başlıca filmleri arasında şunlar sayılabilir: Bağdat Hırsızı (The Thief of Bağdat, 1924); The Big Trail (Devler Alanı, 1930); Büyük Akın (High Sierra, 1941); Gentelman fim (1942); Hedef Burma (Objective Burma, 1945); Cehennem Alevi (White Heat, 1949); The Naked and the Dead (Çıplak ve Ölü, 1958).

Billy WilderBILLY WILDER

Avusturya asıllı A.B.D’li film yönetmeni (Viyana, 1906 – 27 Mart 2002).

Önce gazetecilik, daha sonra Almanya ve Fransa’da senaryoculuk yaptı, 1934’te A.B.D’ne gitti ve Ernst Lubitsch’in öğrencisi oldu.

Başlıca filmleri arasında şunlar sayılabilir: Çifte Tazminat (Double indemnity, 1944); The Poison (Zehir, 1945); Sunset Bulvarı (Sunset Boulevard, 1950); Yaz Bekârı (The Seven Year İtch, 1955); Öğleden Sonra Aşk (Love in the Afternon, 1956); Atlantik Fatihi (The Spirit of St. Louis, 1957); Bazılan Sıcak Sever (Some Likes it Hot, 1959); Garsonyer (The Appartment, 1960); Sokak Kızı İrma (İrma la Douce, 1963); Öpsene Budala (Kiss Me Stupid, 1964); The Front Page (Baş Sayfa, 1974); Fedora (1978).

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Fransız Sinemasının Ünlü Yönetmenleri

Jacques-BeckerJACQUES BECKER

Fransız film yönetmeni (Paris, 1906-Paris, 1960).

Önce jean Renoir’ın yanında asistan olarak çalıştı, ilk filmi olan L’Or du Cristóbal (Cristobal’in Altını) ikinci Dünya savaşının başlamasıyla yanda kaldı. İlk büyük başarısını 1943’te Goupi-Mains-Rouges (Kırmızı Elli Goupi) ile sağladı, öbür filmleri arasında şunlar sayılabilir:

Rendez-vous de juillet (Temmuz Randevusu,1949); Edouard et Caroline (Edouard ve Caroline, 1951); Casque d’or (Altın Miğfer, 1952); Rue de l’Estrapade (Estrapade Sokağı, 1953); Touchez pas Grisbi (Grisbi’ye Dokunmayın, 1954); Ali Baba ve Kırk Haramiler (Ali Baba et les 40 Voleurs, 1954); Rififi chez les hommes (Erkekler Arasında, 1955); Montparnasse 19 (1957); Les Aventures d’Arsène Lupin (Arsène Lupin’ in Serüvenleri, 1957); Le Trou (Delik, 1960).

robert-bressonROBERT BRESSON

Fransız film yönetmeni (Bromont-Lamothe, Puy-de-Dôme, 1907 – 18 Aralık 1999).

Otuz altı yaşına kadar resimle ilgilendi, sayısız tablo yaptı. 1943’te sözlerini jean Giraudoux’nun yazdığı Les Anges du péché (Günah Melekleri) adlı ilk filmini gerçekleştirdi ve sinema eleştirmenlerinin dikkatini çekti. Daha sonra çevirdiği filmlerde düşünsel ve biçimsel araştırmalara yöneldi, görüntüye,öbür sanatsal biçimlere göre tam bir bağımsızlık verebilmek için her çeşit tiyatrosallığa karşı çıktı ve bütün bu çabalarıyla sinema dilinin gerçek bir ustası durumuna geldi. Başlıca filmleri arasında şunlar sayılabilir:

Les Dames du Bois de Boulogne (Boulogne Ormam Kadınları, 1944); journal d’un curé de Campagne (Bir Köy Papazının Günlüğü, 1950); Un condamné à mort s’est échappé (Bir İdam Mahkûmu Kaçtı, 1956); Pickpocket (Yankesici, 1959); Le Procès de Jeanne d’Arc (jeanne d’Arc’ın Yargılanması, 1962); Mouchette(1966); Une femme douce (Tatlı Bir Kadın, 1969); Lancelot du lac (Gölün Lancelot’su, 1974); L’Argent (Para, 1983).

marcel-carneMARCEL CARNE

Fransız film yönetmeni (Paris, 1909 – 31 Ekim 1996).

Önceleri gazetelerde sinema üstüne yazılar yazdı, sonra René Clair ve Jacques Feyder’nin asistanlığım yaptı. 1930’da Nogent, Eldorado du Dimanche (Nogent, Pazar Günlerinin Eldorado’su) adlı bir film çevirdi. Jacques Prèvert ile dostluk kurdu ve çevirdiği filmlerin çoğunun senaryosunu ona yazdırdı. Bu iki sanatçının işbirliğinden “şiirsel gerçekçilik” denen özel bir anlatım doğdu. Bu anlatımın içinde çoğunlukla karamsar olan, kimi zaman da trajik bir biçimde sonuçlanan olay örgüsü, kaynağını halktan alan ve konuşmalarda olduğu kadar görüntülerde de kendini gösteren sevimli bir şiirsel anlatımla kaynaştı.

Başlıca filmleri arasında şunlar sayılabilir: jenny (1936); Drôle de dram (Tuhaf Oyun, 1937); Sisler Rıhtımı (Quai des brumes, 1938); Kuzey Oteli (Hôtel du Nord, 1938); Son Ümit (Le jour se lève, 1939); Akşam Ziyaretçileri (Les Visiteurs du soir ,1942); Cennetin Çocukları(Les Enfants du paradis, 1945); Les Portes de la nuit (Gecenin Kapıları, 1946); Juliette ou la clef des songes (Juliette ya da Düşlerin Anahtarı, 1950); Thérèse Raquin (1953); Trois Chambers à Manhattan (Manhattan’da Üç Oda, 1965); Les Assasins de l’ordre (Düzen Bozucular, 1970); La Merveilleuse visite (Harika Ziyaret, 1973).

claude-lelouchCLAUDE LELOUCH

Fransız film yönetmeni (Paris, 1937).

Genç yaşta sinemaya atıldı, 1960’ta bir film yapım şirketi olan “Les Films 13″i kurdu, aynı yıl uzun metrajlı ilk filmi Le Propre de l’homme’u (insana Özgü) çevirdi. Daha sonra ticari açıdan pek iş yapmayan L’Amour avec des si (Eğerlerle Aşk, 1963), La Femme Spectacle (Temaşa Kadın, 1963-1964), Une fille et des fusils (Bir Kız ve Tüfekler, 1964) adlı film leri gerçekleştirdi. 1966’da yönettiği Bir Kadın ve Bir Erkek (Un homme et Une femme) adlı filmiyle Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye Ödülü’nü kazandı.

Öbür filmleri arasında şunlar sayılabilir: Yaşamak İçin (Vivre pour vivre, 1967); 13 jours en France (Fransa’da 13 Gün, 1968; F.Reichenbach ile birlikte); Hayat,Aşk ve Ölüm (La Vie, L’Amour, La Mort, 1968); Sevdiğim Adam (Un homme qui me plaît, 1969); Sahtekâr (Le Voyou, 1970); Smic, Smac, Smoc (1971); Macera, Maceradır (L’Aventure, c’est l’aventure, 1972); Yeni Yıl (La Bonne Année, 1973); Toute une Vie (Bütün Bir Yaşam, 1974); Mariage (Evlilik, 1975); Le Chat et La Souris (Kedi ve Fbre, 1975); Le Bon et Les Méchants (İyi ve Kötüler, 1976); Si c’était à refaire (Yeniden Başlasaydık, 1976); Un autre homme, une autre chance (Bir Başka Erkek, Bir Başka Şans, 1977); Robert ve Robert (Robert et Robert, 1978); A nous deux (İkimize, 1979); Les Uns et les Autres (Birileri ve Öbürleri, 1981); Edith et Marcel (Edith ve Marcel, 1982).

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Ünlü Bisikletçiler (Bisiklet Sporcuları) ve Hayatları

♦ARMSTRONG, Lance

18 Eylül 1971’de ABD’nin Texas eyaletinde doğdu, ilk defa 1992 Barselona Olimpiyatları’nda yer aldı. 1996’da akciğerleri ve beyninde ortaya çıkan kanseri yenmeyi başararak 1998 Dünya Şampiyonası’nda 4. olmuştur. Fransa Turu’nu 5 kez kazanmayı başarmıştır.

♦ANQUETIL, Jacques

1934 yılında doğdu. Ünlü Fransız bisikletçi, Fransa Turu’nu 5 kez kazanan ender sporculardan biridir. 2 kez de İtalya Turu’nu birincilikle bitiren sporcunun çeşitli şampiyonlukları bulunmaktadır. 1987’de öldü.

♦BORA, Mevlüt

1947 yılında Bulgaristan’da doğdu. 17 yaşında bisiklet sporuna başladı. 1966 Irak Turu’nda 10., Makedonya Turu’nda 9., 1971 Türkiye Turu’nda 7., Akdeniz Turu’nda 1. oldu. 1972’de de aynı yarışta 2.lik kazandı. Bölgeler arası yarışlarda 86 kez birincilik elde etti ve 12 kez millî oldu.

♦CAMBAZ, Kirkor

ilk profesyonel bisikletçilerimiz-dendir. 1936’daki Romanya Turu’nda iki etabı birinci, üç etabı da ikinci bitirdi. Paris Bisiklet Yarışı’nda 379 bisikletçi arasında 8. oldu. 1936’da Olimpiyat Oyunları’na katılan milli takımda yer aldı. 5400 km’lik Almanya Turu’na katıldı. Çeşitli etap birincilikleri aldı. Brezilya’da yapılan yarışlarda birinci oldu.

♦CAV, Cavit

1905 yılında Selanik’te doğdu. Şehirler Arası Bisiklet Turu’nu tamamlayan ilk bisikletçimizdir. Üç kez millî oldu. 1924 ve 1928 olimpiyatlarına katıldı. Cavit Cav bu yıllarda İstanbul’da düzenlenen tüm sürat ve mukavemet yarışlarını kazandı.

♦CEYLAN, Hasan

1921’de İstanbul’da doğdu. Türk bisikletinin önde gelen isimlerindendir. Aktif spor hayatından sonra yöneticilik ve hakemlik yaptı. 1979 yılında öldü.

♦COPPI, Fausto

1919’da İtalya’da doğdu. İtalya Turu’nu 5 kez, Fransa Turu’nu 2 kez, Lombardiya Turu’nu 5 kez, Milano-San Remo Turu’nu 3 kez ve dünya şampiyonluğunu bir kez kazandı. 1960’ta öldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Bizans İmparatorları İoannes’ler Hayat Hikayeleri

İoannes I Tzimiskes (d. 925 – ö. 10 Ocak 976, Konstantinopolis [İstanbul]), 969-976 arasında Bizans imparatorudur. Balkanlar ve Suriye’yi egemenliği altına alarak imparatorlukta düzeni sağlamıştır.

Soylu bir Ermeni ailesinden gelen İoannes, sonradan II. Nikephoros Phokas unvanıyla imparator olan ünlü komutan Nikephoros’ un anne tarafından yakınıydı. İmparatorluk ordusunda Nikephoros’la birlikte Kilikya ve Suriye’de Araplara karşı savaştı. Nikephoros’un tahta çıkmasına katkısından dolayı, doğudaki Bizans kuvvetlerinin başkomutanlığına getirilerek ödüllendirildi. Ama tahtı ele geçirebilmek için, metresi olan Nikephoros’un karısı Theophano’yla birlikte bir komplo düzenledi. Nikephoros Aralık 969’da öldürüldü. İoannes tahta çıkabilmek için, Konstantinopolis patriği Polyeuktos’un zorlamasıyla nedamet getirdi ve Theophano’yu bir manastıra kapattı, Nikephoros’un katillerini de cezalandırdı.

I. İoannes, diplomasi alanındaki becerisiyle askeri gücü birleştirerek imparatorluğu güçlendirdi. Ülke içinde iktidarına yönelik tehditleri ortadan kaldırmak amacıyla 970’te tahtın meşru vârisi VII. Konstantinos Porphyrogennetos’un kız kardeşi Theodora ile evlendi. 971’de Bizans’a saldıran Bulgarları püskürttü, ordusuyla Bulgar başkentine girerek çarı tutsak aldı, Bulgarları Bizans’ın vasalı olmaya zorladı. Temmuz 971’de Rus prensi Svyatoslav’ı yenilgiye uğratarak Bizans’a kuzeyden yönelen tehdide son verdi. Bizans’ın batıdaki konumunu korumak amacıyla, bir akrabasının sonradan Kutsal Roma-Germen imparatoru olan Otto’yla evlenmesini sağladı. Ardından doğuya yöneldi. 974-975’te Antiokheia (Antakya), Damaskos (Şam) ve Suriye’deki öteki kentleri ele geçirerek Antiokheia çevresindeki Fatımi etkinliğini kırdı. Kudüs’ü de geri almaya çalışan İoannes’in tifodan öldüğü sanılmaktadır.

Ioannes II Komnenos (d. 1088 – ö. 8. Nisan 1143), 1118-43 arasında Bizans imparatorudur.

Arapların, Selçukluların ve Haçlıların ele geçirdiği tüm önemli Bizans topraklarını geri almak için mücadele etmiştir.

İmparator I. Aleksios Komnenos ile Eirene Dukas’ın oğluydu. Gösterişsiz bir saray yaşamını yeğleyerek, hükümdarlık döneminin büyük bölümünde askerlerinin başında bulundu. İmparatorluk topraklarında Venediklilere tanınmış ticari ayrıcalıklara son vererek Bizans maliyesini güçlendirmeye çalıştı. Ama 1126’da uğradığı bir yenilginin ardından bu ayrıcalıkları yeniden tanımak zorunda kaldı. 1120’ler boyunca Peçenek, Macar ve Sırp saldırılarına karşı koydu. 1130’da Sicilya’nın Norman kralı Iİ. Ruggiero’ya karşı Germen imparatoru II. (III.) Lothar’la ittifak yaptı.

Hükümdarlığının bundan sonraki döneminde gözünü doğuya çevirdi. 1135’te Meli-tene’deki (bugün Malatya) Danişmendli Beyliği’ni yenilgiye uğrattı. İki yıl sonra Kilikya’nın tamamını fethetti ve ardından Antiokheia (Antakya) hükümdarı Poitiers’li Raimond’u Bizans’ın vaşak olmaya zorladı. II. İoannes ile Raimond Suriye’deki Selçuklu atabeglerine karşı birleştilerse de büyük bir başarı kazanamadılar. II. İoannes Antiokheia’yı ele geçirmek üzere 1143’te Suriye’den döndü. Dördüncü oğlu Manuel’i tahtın vârisi ilan ettikten sonra bir av kazasında yaralandı ve öldü.

Ioannes III Dukas Vatatzes (d. 1193, Didymoteikhos [Dimetoka], Bizans İmparatorluğu – ö. 3 Kasım 1254), 1222-54 arasında Nikaia (İznik) imparatorudur. Konstantinopolis’in (İstanbul) Latin imparatorlarından geri alınarak Bizans İmparatorluğu’nun yeniden kurulmasına giden yolu hazırlamıştır.

Bizanslı soylu bir aileden geliyordu. Nikaia imparatoru I. Theodoros Laskaris’in kızı Eirene’yle evlenerek Theodoros’un ölümünden sonra imparator oldu. Ama Theodoros’un kardeşleri Aleksios ve İsaakios’un İoannes’in hükümdarlığına karşı çıkmaları üzerine iç savaş patlak verdi. Bu savaştan galip çıkan İoannes, Aleksios ile İsaakios’u hapse attırarak gözlerini kör ettirdi (1223). 1225’te de rakiplerini destekleyen Latin kuvvetlerini yenilgiye uğratarak Anadolu’ya egemen oldu. Ardından Epeiros (Epir) despotu Theodoros Dukas’la savaştı ve Thessalonike’yi (Selanik) aldıktan sonra kendini Bizans imparatoru ilan etti (1225). Aynı yıl, Hadrianopolis’i de (Edirne) almaya çalıştı, ama bu kez Theodoros’un birlikleri karşısında ağır bir yenilgiye uğradı. Bunun üzerine Bulgar kralı II. İvan Asen’le anlaştı ve 1230’daki çarpışmada Theodoros’u yenilgiye uğrattı, 1235’te de Konstantinopolis’i kuşattı. Ama Nikaia’nın gitgide bir tehdit kaynağı durumuna geldiğini gören II. İvan Asen, III. İoannes’e savaş açtı. 1237’de bir barış yapıldıysa da 1241’de Asen’in ölümünden sonra III. İoannes Bulgaristan’da bazı toprakları ilhak etti ve Epeiros Despotluğu’ na yeniden savaş açtı. 1242’ye gelindiğinde, Epeiros topraklarından önemli bir bölümünü fethetmiş ve Epeiros Despotluğu’na süzerenliğini kabul ettirmişti. III. İoannes, Avrupa’daki öteki hükümdarlarla anlaşmalar yaparak Latinlerin elindeki Konstantinopolis’i gitgide daha çok yalnızlığa itti. Yaklaşık 1250’de, Konstantinopolis’in yeniden fethine yardım etmesi karşılığında Kutsal Roma-Germen imparatoru II. Friedrich’in vasalı olmayı kabul etti. Anlaşma, İoannes’in imparatorun kızıyla evlenmesiyle pekiştirildiyse de sonuç vermedi. İoannes, Latinlerin Konstantinopolis’ ten ayrılmaları karşılığında Doğu ve Batı kiliselerinin birliğini sağlamaya söz vererek papalıkla da anlaşmaya çalıştı ama başarılı olamadı.

III. İoannes, Nikaia İmparatorluğu’nu ekonomik açıdan kendine yeterli kılmaya çalıştı. Tarım ve hayvancılığın gelişmesini sağladı, hastaneler ve yoksul evleri yaptırdı, ayrıca Nikaia’nın kültür yaşamının gelişmesi için çalıştı. Halkın sevdiği bir hükümdar olması ve iyiliğiyle ünlenmesi, ölümünden yarım yüzyıl sonra Doğu Kilisesi’nin azizleri arasına alınmasını sağladı.

İoannes IV Laskaris (d. 1250 – ö. 1261 ?), Nikaia (İznik) imparatorudur. Çocuk yaşta kısa bir süre tahtta kalmıştır. Nikaia imparatoru II. Theodoros Laskaris’ le (hd 1254-58) Bulgar çan II. İvan Asen’in kızı Helene’nin oğluydu. Babası öldüğünde sekiz yaşında olduğu için naipliği Theodoros’ un güvenilir dostu Georgios Muzalon üstlendi. Ama Muzalon, Theodoros’un ölümünden dokuz gün sonra Mikhail Palaiologos’un yandaşlarınca öldürüldü. Naipliği ele geçiren Mikhail kendisini imparator ilan etti ve Aralık 1258’de İoannes’le birlikte tahta çıktı. Ağustos 1261’de, kendisine bağlı birliklerin Konstantinopolis’i (İstanbul) Latinlerden kurtarmasından sonra Ayasofya’da tek başına Bizans imparatoru olarak taç giydi. 1258’den beri geriye itilmiş olan IV. İoannes Bitinya’da bir kaleye tutsak olarak kondu ve gözleri kör edildi.

İoannes V Palaiologos (d. 1332 – ö. 16 Şubat 1391), 1341-91 arasında Bizans imparatorudur. İmparatorluğu kurtarma çabalarına karşın iç savaşları ve Osmanlı egemenliğinin giderek yaygınlaşmasını engelleyememiştir. Babası III. Andronikos öldüğünde henüz dokuz yaşında olan İoannes’in naipliği konusunda ana imparatoriçe Savoialı Anna’yla VI. İoannes Kantakuzenos arasında anlaşmazlık çıktı. Bunun yol açtığı iç savaş sonucunda Kantakuzenos 1347’de Konstan-tinopolis’te V. İoannes’le birlikte taç giydi. Kantakuzenos’un kızı Helene’yle evlendiği halde ona karşı Venediklilerle ittifak kuran İoannes, Kantakuzenos’u 1354’te tahttan çekilmeye zorladı. Osmanlılar Mart 1354’te Gelibolu’yu işgal ederek Konstantinopolis’i (İstanbul) tehdit etmeye başlayınca İoannes Batı’dan yardım istedi; bunun karşılığında Bizans ile Roma kiliseleri arasındaki bölünmeyi sona erdirmeye söz verdi. Papaların, İoannes’in Roma’nın üstünlüğünü tanıması durumunda bir haçlı seferi düzenlemeye söz vermelerine karşın bu sefer hiçbir zaman gerçekleşmedi. Bu arada Sırplar ve Osmanlılarla yürütülen savaşların Bizans hazinesini boşaltması nedeniyle İoannes Venediklilerden borç almak zorunda kalmıştı. 1369’da Venedik’i ziyaret ettiği sırada borçlarını ödemediği için tutuklandı.

1371’de Osmanlılar Makedonya’nın büyük bölümünü ele geçirince İoannes Osmanlıların süzerenliğini kabul etmek zorunda kaldı. Oğlu IV. Andronikos 1376’da Konstantinopolis’e egemen olarak babasını tutsak aldı. İoannes 1379’da Osmanlıların yardımıyla tahtı yeniden ele geçirdi. Ama Konstantinopolis’i çevreleyen surlan tahkim etmesine izin vermeyen Sultan I. Murad, İoannes’i, o sırada Osmanlı sarayında yaşayan oğlu ve ardılı II. Manuel Palaiologos’u kör etmekle tehdit etti. İoannes, Manuel’e, Osmanlı süzerenliği altında küçülmüş ve güçsüz imparatorlukla korkudan bezmiş bir halk bıraktı.

İoannes VI Kantakuzenos (d. 1292 – ö. 15 Haziran 1383, Mistra, Bizans İmparatorluğu), Bizans imparatoru ve tarihçidir. V. İoannes Palaiologos’a karşı giriştiği taht kavgasında Osmanlıların yardımına başvurması, imparatorluk topraklarının Osmanlı denetimine girmesini hızlandırmıştır.

III. Andronikos’un başdanışmanı olan Kantakuzenos, imparatora 1328’de dedesi II. Andronikos’u tahttan uzaklaştırması için yardım etmişti. 1328-41 arasında ülkenin iç ve dış politikasını imparator adına Kantakuzenos yönetti. III. Andronikos’un bir yargı reformu yapması için çaba harcadı ve imparatorluk donanmasının yeniden kurulmasını sağlayarak Cenevizler ile Venediklilerden bağımsız bir ticaret filosu oluşturmaya çalıştı. Sırplara karşı savaşta büyük başarı elde etti ve 1337’de Yunanistan’ın batısındaki Epeiros (Epir) Despotluğu’nun imparatorluk topraklarına katılmasını sağladı.

III. Andronikos 15 Haziran 1341’de ölünce, Kantakuzenos çocuk yaştaki V. İoannes’in naipliğini elde etmeye çalıştı. Ama Trakya’da Sırplarla savaşmak üzere Konstantinopolis’ten (İstajibul) ayrıldığında, V. İoannes’in annesi Savoialı Anna önderliğindeki düşmanları tarafından hain ilan edildi ve yandaşlan hapse atıldı.

Buna karşın Kantakuzenos 26 Ekim 1341’de Didymoteikhos’ta kendisini imparator ilan etti. 1343-45 arasında Osmanlılarla ittifaklar kurdu ve kızını Orhan Bey’le evlendirdi. Şubat 1347’de Osmanlıların yardımıyla Konstantinopolis’te iktidarı ele geçirdi ve mayısta V. İoannes’le birlikte taç giydi.

Kantakuzenos, VI. İoannes adıyla 10 yıl hüküm sürdükten sonra tahttan çekilip iktidarı tek başına V. İoannes’e bırakmayı kabul etmişti. Bu anlaşmayı pekiştirmek için kızı Helene’yi V. İoannes’le evlendirdi. Ama 1354’e doğru hükümdarlığını sürdürme hevesine kapılan Kantakuzenos oğlu Matheos’a taç giydirerek onu iktidarına ortak etti. Bunun üzerine V. İoannes Venediklilerden yardım istedi ve 1354’te Konstantinopolis’i geri aldı. Tahttan çekilmek zorunda kalan Kantakuzenos bir manastıra kapandı. Burada, 1320-57 arasındaki döneme ilişkin çok değerli tarihi bilgiler içeren anılarını yazdı.

İoannes VIII Palaiologos (d. 1390 – ö. 31 Ekim 1448, Konstantinopolis [İstanbul]), 1421-48 arasında Bizans imparatorudur. İmparatorluğun son topraklarını da tümüyle ele geçirmek üzere olan Osmanlılara karşı Batı’ nın yardımına başvurmuştur.

II. Manuel Palaiologos’un oğluydu. 1421’de tahtı babasıyla paylaşmak üzere taç giydi. İoannes, Konstantinopolis ile yakın çevresindeki bir bölgeyi yönetirken, kardeşleri parçalanmış imparatorluktan geriye kalan Peloponnesos’la Karadeniz kıyısındaki bazı bölgelerin başında bulunuyordu. Temmuz 1425’te babasının ölümünden sonra İoannes tek başına imparator oldu.

Osmanlı sultanı II. Murad Haziran 1422’de Konstantinopolis’i kuşatmıştı. Mart 1430’da Thessalonike (Selanik) de Osmanlıların eline geçince İoannes Batı’dan yardım istedi. 1437’de İtalya’ya giderek Ferrara-Floransa Konsili’nde Bizans ve Roma kiliseleri arasında bir birlik sağladı (1439). Ama bu arada Batılıların Osmanlı ilerlemesini durdurma çabaları sonuçsuz kaldı; kilise birliği de papalığın egemenliği altına girmek istemeyen Bizanslı din adamları arasında kargaşaya yol açtı. Taht kavgaları ve Ekim 1448’de Osmanlıların II. Kosova Savaşı’nda Macarları yenmesi çöküntü içindeki imparatorun ölümünü hızlandırdı.

İoannes XI Bekkos (d. y. 1235, Nikaia [bugün İznik], Nikaia İmparatorluğu – ö. Mart 1297, Nikomedeia [bugün İzmit], Bizans İmparatorluğu), 1275-82 arasında Konstantinopolis (İstanbul) patriğidir. Katolik ve Ortodoks kiliselerinin birleşmesini savunan Bizanslıların önde gelen sözcüsüdür.

Ortodoks ve Katolik kiliselerinin birliğine karşı çıkan Patrik Arsenios’un (1255-65) arşivcisi ve yardımcısıydı. Önceleri Katolik Kilisesi’yle birleşmeye karşı çıkarak birlik yanlısı İmparator VIII. Mikhail Palaiologos’a karşı patrikle aynı tutumu benimsedi. Ama imparator sonunda İoannes’i ikna etti ve ona birliğin zeminini hazırlamak üzere bazı diplomatik görevler verdi. Papa X.Gregorius’un Doğu-Batı birliğinin koşullarını araştırmak amacıyla topladığı konsiller sırasında Bekkos bir kez daha birliğe karşı çıkınca İmparator Mikhail tarafından hapse atıldı. Hapiste geçirdiği dönemde kilisedeki bölünmenin kaynaklannı, ayrıca Doğu ve Batı ilahiyatını inceleyen İoannes, bundan sonra birleşmeyi ateşli biçimde savunmaya başladı. 1274’teki II. Lyon Konsili’nde birlikle ilgili ilk görüşmeler yapıldı.

Birliğe karşı çıkan Patrik I. İosephos’un görevden çekilmesi üzerine Mayıs 1275’te bu göreve Bekkos getirildi. Ama gerek Ortodoks, gerek Katolik kiliselerinde birlikle ilgili tereddütler doğunca, Bekkos’un birlik yanlısı kararlı tutumu, Ortodoks manastırların ve imparatorun şiddetli tepkisiyle karşılaştı. Bekkos bunun üzerine 1279’da patriklikten çekildi. Ama imparator bu kez siyasal nedenlerle birliği desteklemeye başlayınca Bekkos yeniden göreve getirildi. VIII. Mikhail’in 1282’de ölmesi ve birliğe karşı çıkan II. Andronikos Palaiologos’un tahta çıkması üzerine, Roma’yla ilişkiler koptu ve Bekkos bir daha dönmemek üzere görevden ayrıldı.

Sürgünde kaldığı sürece, onun yerine patriklik görevine getirilen II. Gregorios başta olmak üzere Katolik düşmanı Ortodoks ilahiyatçılara karşı şiddetli polemikler kaleme aldı. Bu nedenle Nikomedeia’ya sürülerek başkentten daha da uzaklaştırıldı; buna karşın uzlaşmaya yanaşmaması 1289’da Gregorios’un görevinden uzaklaştırılmasına yol açan etkenlerden biri oldu.

Bekkos’un başlıca yapıtları arasında, Kilise Babalarının Kutsal Ruh ilahiyatıyla ilgili yazılarından bir derleme olan Epigraphai (Toplu Metinler), eski ve yeni Roma kiliselerinin birliği üzerine bir kitapçık ile papalığın üstünlüğünün tanınmasını öneren çeşitli polemikler yer alır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Muğla’dan Çıkmış Ünlü Kişiler

NAİL ÇAKIRHAN

1910 Ula doğumludur. İstanbul Tıp Fakültesinde başladığı eğitimini yarıda bırakıp Hukuk Fakültesine devam etti. Bu mesleği de benimseyemeyince, Edebiyat Fakültesine girdi. 1930 da Nazım Hikmet ile birlikte” 1+1 =Bir” adlı ortak bir şiir kitabı çıkardı. Atatürk’ün yakın arkadaşlarından Hasan Cemal Bey in kızı ünlü Arkeolog Profesör Doktor Halet Çambel ile 1938 yılında evlendi. 1970 yılında Akyaka ya taşındı. Burada geleneksel mimariyi günümüz şartlarıyla buluşturan, çevre ve doğa ile bütünleştiren bir ev inşa etti. Bu ev kendisine 1983 yılında dünyanın en saygın mimarlık ödüllerinden “Ağahan Mimarlık Ödülünü” getirdi. Beton yerine ahşap evler inşa ederek Akyaka evleri olarak adlandırılan mimari ekolü oluşturdu.

YUNUS NADİ

1880 yılında Muğla’da doğdu. Hukuk Fakültesinden mezun oldu. 1910 yılında Rumeli Gazetesi nin başyazarı oldu. 1911 yılında, Aydın milletvekili oldu. 1920 yılında Muğla milletvekili oldu. 1924 yılında Cumhuriyet gazetesini kurdu ve başyazarlığını yaptı. 1945 yılında Cenevre şehrinde hayatını kaybetti. 1946 yılından bu yana, gazetecinin ismini yaşatmak için “Yunus Nadi ödülleri” dağıtılmaktadır.

TURHAN SELÇUK

Turhan Selçuk 1922 yılında Muğla’nın Milas ilçesinde doğdu. İlk karikatürleri 1941’de Adana da Türk Sözü, İstanbul’da Kırmızı Beyaz ve Şut dergilerinde yayınlandı. Sanat haya boyunca ulusal ve uluslararası yayınlarda karikatürleri yayınlandı. Turhan Selçuk 88 yaşında İstanbul’da vefat etti.

NEYZEN TEVFİK

Şair ve neyzen. Gerçek adı Tevfik Kolaylı dır. 1879 yılında Bodrumda doğmuştur. Cumhuriyet yıllarında ise devrimlere karşı genlere karşı hicvini kullanmış haksızlığa, yolsuzluğa ve yozlaşmışlığa karşı şiirler yazmıştır. Neft ve Eşreften sonraki en önemli hiciv ustasıdır. 1953 yılında İstanbul’da hayata gözlerini yumdu.

SELDA BAĞCAN

Selda Bağcan 1948 yılında Muğla’nın Menteşe ilkesinde doğmuştur Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik bölümünden 1971 yılında mezun olmuştur. Üniversite son sınıfta iken amatörce müzik yapmaya başladı. Erkan Özerman sayesinde, profesyonel olarak müzik hayatına başladı. O tarihten itibaren yurt içi ve yurt dışında sayısız konserler verdi.

ZİHNİ DERİN

Zihni Derin 1890 yılında Muğla’da doğdu. 1904 yılındı, Halkalı Ziraat Mektebinden mezun olmuştur. 1924 yılında Rize yöresinde çay, fındık ve turunçgiller üretimiyle ilgili özel bir kanun çıkarıldı ve Çay Araştırma Enstitüsü kuruldu. Enstitünün kurucusu olan Zihni Derin aynı iklim özelliklerine sahip olan Batum’dan getirttiği çay fidanlarıyla Enstitünün bahçesinde ilk çay fidanlığını kurdu. Günümüzde, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yetiştirilen çay ve fındık gibi önemli tarım ürünlerini üretiminde ve geliştirilmesinde önderlik yapmıştır.

YÜKSEL AKSU

Yüksel Aksu, 1966 yılında Muğla’nın Ula ilçesinde doğmuştur. 1993 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Televizyon bölümünden mezun olmuştur. Yönetmen senaryosunu yazıp yönettiği “Dondurmam Kaymak”, “Efeköy Entelköy’e Karşı” ve “İftarlık Gazoz” filmleriyle Muğla kültürünü dünyaya tanıtmaktadır.

TOLGA ÇANDAR

1959 yılında Muğla’nın Milas ilçesinde doğdu, ODTÜ (Orta Doğu Teknik Üniversitesi) İnşaat Mühendisliği Fakültesini bitirdi. Türk Halk Müziği çalışmaları için Türk Halk Bilimleri Topluluğunda devam etti. İnşaat Mühendisi olarak çalıştı. Müzisyen olarak albümler ve film müzikleri yaptı. Tiyatro, sinema ve dizilerde oyunculuk yaptı, 24. dönem Muğla milletvekili seçildi.

PROF. DR. ŞADAN GÖKOVALI

Halikarnas Balıkçısı’nın (Cevat Şakir Kabaağaçlı) manevi oğlu olarak eserlerini ölümünden sonra yayımlayan, tüm kitaplarına önsöz yazan, Balıkçının manevi mirasını yaşatan kişi olarak tanınmıştır. Turizm alanında Türkiye’de kültür turlarının başlatıcıları arasında yer alır. 1939’da Muğla’nın Gökova Beldesinde doğdu. Çalışma yaşamı İzmir’de geçti. Yılın gazetecisi seçildi. Akyaka’da bir sokağa,Gökova’da bir caddeye, Muğla’da 3 bin kişilik açık hava tiyatrosuna adı verildi. Turizm ve İletişim Bilimleri alanında 4o’ı aşkın kitaba imza attı.

CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI

Halikarnas Balıkçısı olarak bilinen yazar, Cevat Şakir Kabaağaçlı eserlerinin yanısıra Bodrum’a olan aşkıyla da bilinir. Yazar, 1890 yılında İstanbul’da doğdu. Cumhuriyet’in ilanında sonra asker kaçaklarıyla ilgili yazısı yüzünden Bodrum’a sürülmüştü. 3 yıllık cezasının 1,5 yılını Bodrum’da, geri kalanını da İstanbul’da geçirmiştir. Daha sonra yürekten bağlandığı Bodrum’a geri döndü. 1947’de çocuklarının eğitimi için İzmir’e yerleşti. Yazar 1073 yılında hayatını kaybetti ve vasiyeti üzerine çok sevdiği Bodrum’a defnedildi.

Cevat Şakir aslında İstanbul doğumludur ancak Muğla’dan bahsederken adı geçmezse olmaz. Bodrum denilince ilk akla gelen isimlerdendir ve Bodrum’un merkezinde de bir heykeli mevcuttur.

TURGUT REİS

Büyük Türk denizcisi Turgut Reis, 1485 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun Menteşe Sancağı’na (Muğla) bağlı Saravuloz (Turgut Reis) köyünde doğdu. Barbaros Hayrettin Paşa’nın leventleri arasına girdi. Üstün hizmetleri ve cesareti sayesinde, Barbaros Hayrettin Paşa’nın takdirini kazandı ve reis oldu. Turgut Reis, Preveze Deniz Zaferi gibi birçok zaferlerin kazanılmasında pay sahibi oldu. 1565’de Malta kuşatmasına katıldı ve kuşatma sırasında şehit oldu. Türbesi Trablusgarp’tadır.

NOT: Resimler ve bilgiler 86. İzmir Enternasyonal Fuarına konuk şehir olan Muğla’nın standından temin edilmiştir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Atletizmde Dünyaca Ünlü Sporcular

ABEYLEGESSE, Elvan

1982 doğumlu sporcu 1999 yılında 3000 ve 5000 metrelerde Türkiye rekorları kırdı. 2000 yılında 1500 ve 3000 metrelerde Balkan gençler şampiyonu oldu. Avrupa Kros Şampiyonası’nda 2002’de 2., 2003’te 1. oldu. Elvan, Avrupa Gençler Şampiyonası 5000 ve 3000 metrelerde 1., Avrupa 23 Yaş Altı Şampiyonası’nda 5000 m’de 1., Dünya Şampiyonası’nda 5000 m’de 5. oldu. Haziran 2004’te Norveç’in Bergen kentinde yapılan Altın Lig Atletizm Yarışlarında 5000 m’de 14.24.68 koşarak dünya rekoru kırdı.

ABRAHAMS, Harold Maurice

1899’da doğdu. 1924’teki Paris Olimpiyatları’nda 100 metre yarışını kazanarak olimpiyat tarihine 100 metreyi kazanan ilk Avrupalı atlet olarak geçti, ingiliz sprinter 1925’te atletizmi bıraktı. 1978 yılında öldü.

ACARBAY, Doğan

1927’de Tekirdağ’da doğan Acarbay, 16 yaşında Haydarpaşa Lisesinde okurken atletizme başladı. Çeşitli dallarda rekorlar kırdı. 1947’de Atina’da yapılan Doğu Akdeniz Şampiyonası’nda Türk millî takımının birinci olmasında büyük rolü vardır. 1950 yılında Dublin’de yapılan atletizm yarışmalarında, 400 metre engellide tüm atletleri geçerek birincilik kürsüsüne çıktı.

AKBAŞ, Gül Çıray

1939 yılında Vidin’de doğdu. Atletizme 16 yaşında başladı. Millî takıma seçildi. 1958 ve 1960 yıllarında 800 metrede, 1959,1960 ve 1962 yıllarında 2000 m kır koşusunda Balkan şampiyonu oldu. 47 Türkiye rekoru kırdı. Atletizm millî takımında antrenörlük yaptı.

AKÇAY, İsmail

1942’de Balıkesir’de doğdu. Bir süre kros koştuktan sonra branşı olan maratona geçti. 1966 Sarjevo’da yapılan Balkan Şampiyonası’nda maraton birincisi oldu. 1967 yılında Las Vegas’ta, Akdeniz Oyunları’nda ve Balkan Şampiyonası’nda maratonda ikincilikler elde etti. 1968’de Meksika Olimpiyatları’nda ve aynı yıl Tokyo Maratonu’nda dördüncü oldu. 1969’da Las Vegas’taki dünya Maraton Şampiyonası’nda ikinci, 1969’da Balkan Şampiyonası’nda üçüncü, 1971’de Balkan Şampiyonu, aynı yıl Akdeniz Oyunları üçüncüsü, 1972 ve 1973’te de iki kez Balkan ikincisi oldu.

AKSU, Semra

1962’de İzmir’de doğdu. 1984 Los Angeles, 1988 Seul Olimpiyatları’na, 1983 Kazablanka, 1987 Lazkiye Akdeniz Oyunları’na katıldı. 100, 200 m ve 100, 400 m engelli koşularda yüze yakın Türkiye rekoru kırdı ve 235 kez millî oldu.

AKTAŞ, Hüseyin

1941’de Erzincan’da doğdu. 1963’te Atina Maratonu’ndan sonra Balkan karmasına seçildi. Çeşitli Türkiye birinciliklerinin yanında 1963’te Akdeniz Oyunları üçüncülüğünü, 1971’de de ikinciliğini kazandı. 1966, 1968, 1969 ve 1971 yıllarında Balkan ikincisi, 1970, 1972 ve 1973’te de Balkan birincisi oldu. 1973 ve 1974 yıllarında Uluslar Arası Ankara 19 Mayıs Maratonu’nu kazandı.

AKTAŞ, Serap

1971’de doğdu. 1993’te 3, 1994’te 10 Türkiye rekoru kırdı. 1994 Balkan Şampiyonası’nda gümüş madalya kazandı. Avrasya Maratonu’nu birinci bitirerek bu dalda uluslar arası başarı kazanan ilk bayan atlet oldu. 1995 Londra Maratonu’nda 2.36.32’lik derecesiyle Türkiye rekorunu da kırarak 11. oldu.

ALTUN, Ahmet

1958’de Ankara’da doğdu. 17 yaşında atletizme başladı. 1983′ te Akdeniz Oyunları’nda ikinci, aynı yıl Frankfurt Maratonu’nda birinci oldu. 1987’de Akdeniz Oyunları ikinciliği ve Münih Maratonu birinciliği, 1989 yılında ise Balkan birinciliği elde etti.

APAK, Eşref

1982’de Ankara’da doğdu. Çekiç atma yıldızlar ve gençler kategorilerinde Türkiye rekorları sahibidir. Balkan Gençler Şampiyonası’nda 1999’da 2., 2000’de 1. oldu. 2000 Dünya Gençler şampiyonluğunu kazandı. Apak, 2002 yılında Avrupa Milletler Kupası’nda birinciliğe ulaştı. Atina 2004’te bronz madalya elde etti.

AOUITA, Said

1960’da Fas’ta doğdu. 1984 Los Angeles Olimpiyatları’nda 5000 metrede olimpiyat rekoru kırarak altın madalya aldı. 1983 Dünya Şampiyonası’nda 1500 metrede 3.lük kazanırken, 1988’de aynı mesafede dünya rekoru kırdı. 1985’te 1500 metrede dünya rekoru kırdı. 1987’de 5000 metrede dünya şampiyonu oldu.

ASHFORD, Evelyn

1957’de ABD’de doğdu. 1984 Los Angeles Olimpiyatları’nda 100 metrede rekor kırarak şampiyon oldu. 4×100 metre bayrak yarışında şampiyon olan Amerikan takımında yer aldı. 1983 ve 1984’te, 100 metrede dünya rekorları kırdı. Seul Olimpiyatları’nda bayrak yarışında birinci olan ABD takımında yer aldı ve 100 metrede üçüncü oldu.

AVİLOV, Nikolai

1948’de doğdu. Sovyet dekatloncu, 1972 Münih Olimpiyatları’nda dünya ve olimpiyat rekoru kırarak şampiyon oldu. 1976 Montreal Olimpiyatları’nda 3. oldu.

AY, Ekrem

1964’te doğdu. Gülle atmada 1988-93 yılları arasında, son rekoru 18.27 de dâhil olmak üzere 10 kez Türkiye rekoru kırdı.

AYAYDIN, Murat

1965 yılında Balıkesir’de doğdu. 1978’de atletizme başladı. Yüksek, uzun ve üç adım atlama branşlarında Türkiye rekorları kırdı. Akdeniz Oyunları dördüncüsü, Balkan şampiyonu ve Avrupa Uluslar Kupası şampiyonu oldu. Atletizm otoriteleri tarafından övgüyle anılan Ayaydın’ın boyu (1.70 cm) ile yüksek atlamada geçtiği yükseklik arasındaki (2.18 cm) fark göz önüne alındığında performansının yüksekliği konusunda kriter elde edilebilir.

AYAZ, Necdet

1958 yılında Elazığ’da doğdu. 1977’de 5 bin m’de Balkan üçüncüsü, 1978’de 10 bin m’de Balkan ikincisi olurken, krosta Balkan üçüncülüğü kazandı. 1986’da 10 bin m’de Balkan şampiyonu, 5 bin m’de de Balkan ikincisi oldu.

AYBAR, Mehmet Ali

1908’de doğdu. 1928’de üç kez 200 metrede Türkiye rekoru kırdı. 1931 Balkan Oyunları’nda 200 metre Türkiye rekorunu kırarak 2. oldu. Balkan şampiyonluğunu kazanan 4×100 m bayrak takımında yer aldı. 1936’da aktif sporu bırakarak politikaya atıldı. 1995 yılında vefat etti.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Basketbolun Ünlü Oyuncuları ve Hayatları

ABDÜLCABBAR, Karem

1947 yılında New York’ta doğdu. Basketbola Power Memorial High School’da başladı. 1969’da başlayıp 1989’da sona eren profesyonel basketbol yaşamı boyunca biri Milwaukee Bucks’la, beşi de Los Angeles Lakers’la olmak üzere altı şampiyonluk yaşadı. 2.18 m boyundaki basketbolcu altı kez NBA’in en değerli oyuncusu seçildi. Kendine özgü çengel atışıyla (skyhole) basketbola yeni bir tarz getirdi. Amerikan Profesyonel Ligi NBA’de bütün zamanların en çok sayı yapan oyuncusu unvanına sahiptir.

AKAGÜN, Faruk

1949 yılında istanbul’da doğdu. 1963 yılında Modaspor’da basketbola başladı. Kadıköy ve PTT Spor’da oynadı. 1970’te basketbolu bıraktı. Kadıköyspor’u, Altınyurt’u, Fenerbahçe’yi ve Efes Pilsen’i çalıştırdı. 1980 yılında 6 ay İsviçre’de seminerlere katılarak basketbol öğreticiliğini pekiştirdi. Daha sonra Taçspor, Eczacıbaşı ve Galatasaray olmak üzere çeşitli kulüplerde antrenörlük görevi yaptı. 1978-79 sezonunda Efes Pilsen’i, 1989-90 sezonunda Galatasaray’ı 1. Lig Şampiyonu yaptı. Ayrıca Akagün’ün yayımlanmış “Basketbol” isimli bir kitabı vardır.

ALP, Hüseyin

1935 yılında Sivas’ın Kangal ilçesinde doğdu. Teknik Üniversite ve Altınordu’da basketbol oynadı. Türkiye’nin ve Avrupa’nın en uzun sporcularından birisiydi (2.15 m). 73 kez milli takımda oynadı. 1983 yılında öldü.

ANADOL, Ertan

1932’de İstanbul’da doğdu. 25 yıl sahalarımızda hakemlik yaptı. FIBA kokartı aldı ve 70’in üzerinde uluslar arası maç yönetti. MHK üyeliğinde bulundu.

ATAKOL, Turgut

1915’te İstanbul’da doğdu. 1958 ve 1964 yılları arasında Basketbol Federasyonu Başkanlığı yaptı. Basketbol hakemi olarak 79 millî maç yönetti ve uluslar arası ün elde etti. FIBA’da teknik komite üyeliğinde bulundu. Bu dönemde yazdığı “Basketbol Hakem Tekniği” isimli kitabı FIBA tarafından dünya basketbol hakemleri için rehber kitap olarak kabul edildi. 1971 yılında İzmir’deki 6. Akdeniz Oyunları’nın kısa bir sürede organizasyonunu sağladı. TMOK başkanlığı görevinde bulundu. Türk Spor Vakfı’nın da kurucusu olan Atakol 1988 yılında vefat etti.

ATAMAN, Ergin

1966 yılında İstanbul’da doğdu. 1997’de Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı kazanan ve Türkiye Ligi’nde final oynayan Türk Telekom’un başantrenörüydü. Daha sonra tecrübe kazanmak için bir yıl ABD’de kaldı. Türkiye’ye döndüğünde önce Karşıyaka’yı, sonra aynı yıl Eurolig’de dörtlü finale kalan ve 3. olan Efes Pilsen’i çalıştırdı. 2001-2002 sezonunda çalıştırdığı Montepaschi di Siena’ya Saporta Kupası’nı kazandırdı ve dörtlü finale taşıdı. 2003’te Ülkerspor’un başına geçti.

ARIBOĞAN, Lütfi

1961 yılında Adana’da doğdu. Çukobirlik, Ankara DSİ, Efes Pilsen ve Ülker takımlarında oynadı. Hırslı basketboluyla dikkat çeken ve 1.98 m boyundaki Arıboğan 75 kez milli oldu. Daha sonra Ülkerspor’da menajer olarak çalıştı.

AYDAN, Efe

1955’te Ankara’da doğdu. Basketbola 16 yaşında Galatasaray’da başladı. Eczacıbaşı, Efes Pilsen, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Tofaş takımlarında oynadı. Basketbol yaşamı boyunca 6 kez Türkiye şampiyonluğu, 2 kez Balkan şampiyonluğu, 1 kez İslâm Oyunları şampiyonluğu, 1 kez Akdeniz Oyunları ikinciliği ile Avrupa Gençler Turnuvası’nda ikincilik yaşadı. 1981 yılında Avrupa karmasına seçildi ve böylece ancak Avrupa’nın en seçkin basketbolcularının katılabildiği karmada yer alan ilk Türk basketbolcu oldu. Aydan, bu arada Juventus takımına karşı oynayan karmada başarılı oyunuyla dikkatleri çekti. Aydan, Türk milli basketbol takımında en fazla oynayan (217) ve en fazla (89 kez) kaptanlık yapan sporcu unvanına sahiptir.

AYDIN, Volkan

1969 yılında İstanbul’da doğdu. Basketbola Efes Pilsen’de başladı. 1.98 cm boyundaki ünlü basketbolcu defalarca yıldız milli ve A millî basketbol takımının formasını giydi. Efes Pilsen’in 1993-94 Avrupa kupalarındaki başarılarında pay sahibi oldu.

BARAS, Ferhan

1942 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Fenerbahçe’nin ve Türk basketbolünün yıldızlarından biri olarak tanındı. A millî takımın değişmez oyuncuları arasında yer aldı. Kırk dört kez milli oldu.

BAROKAS, Avram

1925 yılında İstanbul’da doğdu. A milli takımda 25 kez oynadı, ilk basketbolculardan ve uluslararası alanda oynayan öncü oyunculardandır.

BATURALP, Mehmet

1936 yılında İstanbul’da doğdu. Fenerbahçe’de yetişti ve parladı. Milli takımda 72 kez yer aldı ve 16 kez milli takım kaptanlığı yaptı. Basketbolü bıraktıktan sonra antrenörlüğe başladı. İTÜ, Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve ayrıca milli takımda antrenörlük yaparak bu takımların başarısında pay sahibi oldu.

BELOV, Aleksandr

1951 yılında doğdu. Münih Olimpiyatları’nda şampiyon olan Sovyetler Birliği takımının aslarındandı. 1978 yılında öldü.

BELOV, Sergei

1944 yılında doğdu. Münih Olimpiyatları’nda birinci, Meksika, Montreal ve Moskova olimpiyatlarında üçüncü olan SSCB basketbol takımının en önemli oyuncularındandı. Üç kez Avrupa ve iki kez dünya şampiyonu olan takımda görev yaptı.

BEŞOK, Hüseyin

1975’te İzmir’de doğdu. Basketbol hayatına Manisa Vestel’de başladı. Sonra Karşıyaka’ya transfer oldu. A takıma çıktığı sene 1. ligde oynadığı maçlarda iyi performans göstererek Efes Pilsen’in dikkatini çekti ve transfer oldu. Daha sonra da İsrail’in Maccabi Tel Aviv takımına transfer oldu. 133 kez milli forma giydi.

BIRD, Larry

1956 yılında doğdu. Indiana State Üniversitesinde öğrenimini yaptı. Okulunun Amerikan Kolejler Ligi (NCAA)’nde final oynamasında en büyük rolü oynadı. Boston Celtios formasıyla profesyonel olduğu 1979’dan sonra üç NBA şampiyonluğu yaşadı, defalarca final oynadı, 2 kez NBA’in en değerli oyuncusu seçildi. 2.02 m boyu ve oldukça ağır görünümüne rağmen hırsı ve mükemmel şut yüzdesi ile her zaman dikkatleri üzerinde topladı.

BUDANUR, Hüdai

1936’da İstanbul’da doğdu. Basketbola Darüşşafaka’da başlayıp Beşiktaş’a geçti. 1957’de 110-56 biten Beşiktaş-İstanbul Karagücü maçında, Beşiktaş’ın tüm sayılarını atarak, erişilmesi güç bir rekora ulaştı. 1958’de basketbolü Darüşşafaka’da bıraktı.

BÜYÜKAYCAN, Ünal

1937’de İzmir’de doğdu. Basketbola Karşıyaka Kulübü’nde başladı. Daha sonra Galatasaray’a geçti. Buradan da Belçika’nın Standart Liege takımına transfer oldu. Dönüşünde Beşiktaş’a geçti ve takımının 2. ligden 1. lige çıkmasında büyük rol oynadı. 54 kez milli formayı giydi. Eczacıbaşı basketbol takımında antrenörlük, Beşiktaş takımında ise antrenörlük ve menajerlik yaptı.

CHAMBERLAIN, Wilt

1936 yılında doğdu. 7 yıl üst üste NBA sayı kralı olmuş ve üç yıl, arka arkaya da “en değerli oyuncu” unvanını almıştır.

DAĞLI, Halil

1943 yılında Konya’da doğdu. Fenerbahçe’de parladı. Altınordu ve Kolej takımlarında oynadı. En uzun süre basketbol oynayan oyuncu olarak tanındı. 50 kez milli takımda yer aldı.

DEMİREL, Turgay

1957 yılında İstanbul’da doğdu. Basketbola 1972 yılında Galatasaray’da başladı. 1979-83 yıllarında İstanbul Bankası Yenişehir forması giydi. Daha sonra yeniden Galatasaray’a transfer oldu. 1.93 m boyunda olan Demirel, 1988’de basketbolü bıraktı. 41 kez yıldız genç ve A millî takım formasını giydi. 1992 yılında Basketbol Federasyonu başkanlığına getirildi. 1994 yılında FIBA yönetim kuruluna seçildi.

DİDİN, Murat

1955’te Erzurum’da doğdu. Basketbola 1968 yılında başladı. 1969 yılından itibaren de çalıştırıcılık yaptı. Yıldız takımındayken minikleri çalıştırdı, İstanbul Bankası Yenişehir, Galatasaray ve Fenerbahçe başta olmak üzere çeşitli kulüplerde teknik sorumlu olarak görev yaptı.

DİNÇER, Altan

1932 yılında İstanbul’da doğdu. Basketbola Vefa Lisesinde başladı. Fenerbahçe ve Modaspor’la devam etti. “Yenilmez Armada” lâkaplı Galatasaray’ı yenen Fenerbahçe kadrosunda yer aldı. 13 kez milli Takım kaptanlığı yaptı ve 64 kez milli oldu.Daha sonra Hürgün Gazetesi’nde basketbol yazarlığı da yapan Dinçer, Türk basketbolünün önemli basketbolcu ve yöneticilerindendir.

DİNÇER, Kemal

1963 yılında İstanbul’da doğdu. BÜ Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdi. Basketbola 1978 yılında Eczacıbaşı’nda başladı. 1982 yılında geçtiği Fenerbahçe’den sonra sırasıyla Paşabahçe, Sümerbank, Çukurova ve tekrar Fenerbahçe’de oynadı. 1992-93 sezonunda aktif sporculuğu bıraktı. Sporculuk döneminde 2 kez lig şampiyonluğu ve 2 kez de Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı kazandı. Oyunculuktan sonra Fenerbahçe’de menajer olarak basketbola hizmet etmeyi sürdürdü.

DÖĞÜŞKEN, Mehmet

1956’da doğdu. Basketbola lisede başladı. 2.04 m boyuyla Eczacıbaşı ve Efes Pilsen’in şampiyonluklarında rol oynadı. 147 kez milli formayı giydi. 1981 yılında Balkan şampiyonu olan, Avrupa Şampiyonası’nda ikinci olan ve 1982’de Balkan ikinciliğini kazanan milli takımın değişmez oyuncularındandı. Kara Mehmet lâkabıyla tanındı. Aktif spor yaşamını noktaladıktan sonra Çukurova Kulübü’nde yönetici olarak görev yaptı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,