Etiket: hükümdarlığı

Abaka Han Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Abaka Han (1234-1282)

İran’da İlhanlılar Devletini kurmuş olan Hulagu Han’ın oğlu ve bu devletin ikinci hükümdarıdır. Cengiz Han’ın torununun oğludur. Moğolistan’da doğdu. Babasının ölümü üzerine, 1265 te Moğol beyleri tarafından Hanlığa seçildi. Babası gibi Türk yasalarını, geleneklerini korumaya meraklı olduğundan, bütün hayatı boyunca İslam şeriatının Türk adetleri yerine yerleşmemesi için çok uğraştı. Devrinin en büyük askeri hareketi, Abaka Han’ın Mısır Memlukleri’ne karşı duyduğu kinin, neticesinde girişilen harblerdir. Mısır ve Suriyede başarı sağlayabilmek, doğu ve kuzeyden gelecek tehlikeleri bertaraf edebilmek için Kıpçak Moğolları ile sulh yapmış, Kür Irmağının kenarına set çektirmiş, Kafkas kabilelerini emri altına almıştı. Ayrıca Buhara şehri de tahrip edilerek, doğudan gelebilecek baskınların büsbütün önü alınmış oldu.

Eşlerinden biri bir Bizans Prensesi olan Abaka Han, Roma’ya, İngiltere’ye, Fransa’ya baş vurarak, Mısır Memluklerine karşı müşterek bir hareket için, Hıristiyan devletlerinden yardım istedi. Hepsinden müspet cevaplar aldıysa da, bu beraberce hareket bir türlü yapılamadı. Memlûkler’in hem Hıristiyanlar, hem de İlhanlılar üzerindeki üstünlüğü uzun zaman devam etti. 1280 de İlhanlılar Suriye’ye girip Halep’i harap ettilerse de ertesi yıl Memlûkler tarafından bozguna uğratıldı.

Abaka Han’ın içkiye düşkün olduğu söylenir. 1282 de Hemedan’da öldü. Yerine kardeşi Ahmet Teküdar geçti.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

2. Murat Hayatı

2. Murat2. Murat; Osmanlı padişahıdır (Haziran 1404 Amasya-3 Şubat 1451 Edirne).

Padişahlık dönemi: 1421-1444; 1446-1461.

Babası I. Mehmet, annesi Emine Hatun’dur. Babasının kardeşleriyle mücadelesi sırasında 1410’da bir süre Bursa’da kaldı (1410). 12 yaşındayken Amasya Valiliği’ne gönderildi. Börklüce Mustafa Ayaklanmasının bastırılmasında hazır bulundu, kendi sancağı içinde Kara Tatarlarla savaştı. 1421’de lalası Hamza Bey ile birlikte Candaroğullarmın başkenti olan Samsun’u kuşattı ve ele geçirdi. Babası ölünce Bursa’da Osmanlı tahtına oturdu (25 Haziran 1421). Babasının sağlığında vasiyet ettiği gibi, devletin ikiye ayrılmasını ve kardeşlerinden Yusuf ile Mahmut’un Bizans’a teslim edilmesine razı olmadı bu iki kardeşini Tokat’a göndererek hapsettirdi.

Olayları yakından izleyen Bizans İmparatoru II. Manuel, bu durum karşısında Limni’de sürgünde bulunan amcası Mustafa’yı ve îzmiroğlu Cüneyt Beyi serbest bırakarak karaya çıkardı. Germiyanoğlu Yakup Bey Hamiteli Sancakbeyliği’nde bulunan II. Murat’ın küçük kardeşi Mustafa ile birlik oldu. Düzmece Mustafa’nın Edirne’ye girip yönetimi alması E. Murat’ın daha ilk günlerinde başını ağrıtan olaylar dizisini oluşturdu. Mustafa Edirne’ye yürüdüğünde, Rumeli Beylerbeyi Bayezit komutasında askerlerin bir bölümünün Mustafa’dan yana geçmeleri, Osmanlı askerlerinin Sazlıdere’de yenilgisine yol açtı. II. Murat, amcası Mustafa Çelebi ile savaşmak için hazırlığa başladı. Mustafa Çelebi, ordusuyla Çanakkale Boğazı’ndan Anadolu’ya geçerek Bursa üzerine yürüdü. II. Murat, bir kısım uç beylerinin desteğiyle Mustafa Çelebi’nin yanında bulunan bazı askerleri yanına çekmeyi başardı. İzmiroğlu Cüneyt Bey’e de İzmir’i vadetti. Mustafa Çelebi’nin yanındaki asker sayısı azalmaya başladı, askerler Hacı İvaz Paşa’nın saldırısı üzerine Gelibolu’ya çekilmek zorunda kaldı. Kızılağaç yakınlarında ele geçirilerek öldürüldü. II. Murat, Germiyanoğlunun kışkırtmasıyla Bursa’yı kuşatan kardeşi küçük Mustafa’ nın üzerine asker gönderdi. Kendisi de, Eflak Beyi’nin üzerine hareket etti. Mihaloğlu’nun sıkıştırdığı Küçük Mustafa, Bursa’dan çıkarak Bizans’a sığındı. Ancak bir süre sonra Kocaeli’ ne geçmesi ve İznik’e girmesi üzerine, Mihaloğlu, İznik’te Mustafa’yı ele geçirerek, 1423’te öldürttü. Eflak seferinden sonra Bursa’ya gelen II. Murat, Mihaloğlu ile birlikte, İsfendiyar Bey’ in üzerine sefere çıktı. Taraklı ve Bolu yöresinde yenilgiye uğratılan İsfendiyar Bey, Sinop’a çekildi. Burada Osmanlı padişahının istediği koşullarda barış yapıldı.

2-muratII. Murat, bundan sonra Karamanoğulları üzerine hareket etti. Karamanoğlu İbrahim Bey, işgal etmiş olduğu Hamidili topraklarını bırakarak, Konya’ya çekildi. II. Murat, Bizans’ı yeniden ve daha güçlü bir biçimde kuşatma hazırlıklarına girişti. Mora ve Balkan bölgelerine akıncılar gönderdi. İstanbul kuşatmasının yanı sıra, Selanik’i de kuşatma altına aldı. Bizans imparatoru, Selanik’i Venedik Cumhuriyeti’ne bıraktı. Batıda bir haçlı ittifakının kurulmaya başladığını sezen II. Murat, Bizans ile 22 Şubat 1424’de bir anlaşma yaptı. Bu sırada Cüneyt Bey, bölgesindeki birçok kenti ele geçirerek, topraklarını genişletti. Bu etkinlikleri sırasında Venedikliler de kendisine yardımcı oldular. Bu yüzden de Osmanlı Venedik savaşı başladı. 1425’te Hamza Bey komutasında gönderilen birlikler Cüneyt Bey’i ailesiyle birlikte ortadan kaldırdı. Eğriboz üzerine deniz seferleri düzenlendi. Venedikliler Osmanlı Devleti’nın karşısına Şehzade Mustafa’yı çıkararak Rumeli’de asker bakımından desteklediler. Sarıca Bey komutasında gönderilen birlikler, Mustafa’yı yenilgiye uğrattığı gibi, Arnavutluk topraklarına kadar yayılan savaşlar oldu. Draç Kalesi kuşatma altına alındı. Macarları yenilgiye uğratan II. Murat ile anlaşmak gereğini duyan Sırp Kralı Lazaroviç, Osmanlılarla iyi ilişkiler kurdu. II. Murat, Rumeli’de yoğun bir savaşın içinde bulunduğu sırada saldıran Karamanoğullarına Hamidili topraklarını bırakmak zorunda kaldı. Şahruh’un Maveraünnehir’e çekilmesinden sonra, II. Murat, 1430 başında Selanik’i yeniden kuşattı. Kısa süre içerisinde kentin düşmesi sonunda, Venedikliler barış yapmak zorunda kaldılar. Bundan sonra Osmanlılar Arnavutluk topraklarında fetihleri sürdürdüler. Rumeli Beylerbeyi Sinan Bey, Yanya çevresini ele geçirdi. 1434’te Macar Kralı Zsigmund II. Murat’a bir mektup göndererek Osmanlı topraklarının üzerinde hak ileriye sürdü. II. Murat, uç beylerini, Eflak ve Erdel topraklarına akına gönderdi. Kendisi de Anadolu’ya geçti. 1437’de de Karamanlılar ve Dulkadırlılar ile savaşlar yaptı. Akşehir, Konya, Karaman ve Beyşehir’i ülkesine kattı. II. Murat yeniden Rumeli’ye geçti. Sırp despotluğunu ortadan kaldırdı, Macar kralının ölümünden sonra Eflak Beyliği’ni yeniden Osmanlı Devleti’ne bağladı. Hünyadi Yanoş, Osmanlı topraklarına saldırıya geçince Mezit Bey komutasındaki akıncılar pusuya düşürülerek öldürüldüler.

Ertesi yıl, Şehabettin Bey komutasında Erdel’e giren Osmanlı akıncıları da yenildiler. Rumeli’ de Osmanlıların yenildiğini gören Karamanoğlu İbrahim Bey bir kez daha Osmanlı topraklarına saldırdı. Bunun üzerine II. Murat, 1443’te Rumeli’den Anadolu’ya geçti ve Karamanoğlu İbrahim Bey’i bir kez daha Taşeli’ye kaçırdı. Macar Hünyadi Yanoş, Kral Ladislas’ı kandırarak, Sırp kuvvetleriyle birlikte Osmanlı ülkesine hareket etti. Niş’i aldıktan sonra, İzladi geçidinde de Osmanlı kuvvetlerini yenilgiye uğrattı. Bunun üzerine Avrapalılar bir haçlı seferinin başarıya uğrayacağı kanısına vararak ordu topladılar. Daha önce II. Murat’ın Macarlarla yaptığı anlaşmayı tanımadılar. Ayrıca, II. Murat’ın oğlu Mehmet (Fatih) lehine saltanattan çekilmesini fırsat bilerek, Osmanlı topraklarına girdiler. Bu durumda, II.Murat, dinlenmeye çekildiği Manisa’dan gelerek Osmanlı Ordusu’nun başına geçti. Eylül sonlarına doğru Varna yakınlarına gelen düşman müttefik ordusunu, burada karşılayan padişah, 10 Aralık 1444’te büyük bir zafer kazandı. Bazı devlet adamları, kendisini yeniden başta kalmak için ikna ettiler. Bunun üzerine Şehzade Mehmet Manisa’ya gönderildi. II. Murat 1448’de de Arnavutluk topraklarına girerek, birçok stratejik kaleyi ele geçirdi. Varna yenilgisinin intikamını almak isteyen düşman devletleri, yeniden bir müttefik ordu hazırladılar. Bu ordu da Kosova Ovası’nda II. Murat tarafından büyük bir yenilgiye uğratıldı. II. Murat 1451’de Edirne’de ölünce cenazesi Bursa’ya götürülerek oğlu Alaattin Ali’nin yanına gömüldü. II. Murat, bazı hayır eserleri yaptırdı: Bursa’da Muradiye semtinde bir cami, zaviye ve medrese ile, Edirne’de darülhadis, cami ve medrese, Uzunköprü’de Ergene üzerinde de bir köprü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , ,

1. Murat Hayatı

Murat Hüdavendigar1. Murat (Murat Hüdavendigar)

Osmanlı padişahıdır (1326-Kosova 1389).

Padişahlık dönemi: 1360-1389.

Babası Orhan Gazi, annesi Nilüfer Hatun’dur. Kardeşi Süleyman Paşa, Rumeli topraklarını fethe çıktığı zaman, Bursa Sancakbeyliği’nde bulunuyordu. Daha sonra kendisi de Rumeli’ye geçti ve Çorlu ile Lüleburgaz’ ın fethinde görev aldı. Süleyman Paşa’ nın ölmesi üzerine, Rumeli fetihlerinin komutanlığını üzerine aldı. Babası Orhan Bey‘in ölümü üzerine 1362’de Rumeli’den Bursa’ya çağrıldı, Osmanlı tahtına çıktı. Padişah olur olmaz, kardeşleri İbrahim Bey ile Halil Beyi ortadan kaldırdı, yeniden Rumeli’ye geçti. Bu arada Bizanslılar, Çorlu ile Lüleburgaz’ı geri aldılar, Ankara’da Ahiler, devletin zararına bir tutum içine girdiler. I. Murat, Ankara’yı ele geçirerek Ahilik Devleti’ne son verdi, Çorlu ve Lüleburgaz’ı da geri aldı. Malkara, Keşan ve İpsala Osmanlıların eline geçti. Hacı İlbeyi komutasında bir ordu Dedeağaç ve Dimetoka’yı aldı. Edirne’nin alınması kararlaştırıldı. Türklerin Edirne’ye yöneleceğini anlayan Bizans imparatoru Bulgarlardan yardım sağladı. Ancak kentin güneyinde Sazlıdere’de yapılan savaşta, Bizans ile Bulgarlar yenilgiye uğradılar (1363).

Bu zaferden sonra, Osmanlı kuvvetleri Edirne’yi ele geçirdi. Lala Şahin Paşa, Edirne muhafızı atandı, Filibe’yi ele geçirdi. Evrenos Gazi de Gümülcine’yi aldı. Bu fetihler Balkan devletleriyle Papa V. Urbanus’u harekete geçirdi. Bizans imparatoru Filibe’ nin düşmesinden sonra, I. Murat’a anlaşmak için elçi gönderdi. Bu arada Papa V. Urbanus, Bulgar Kralı Şişman ile Sırp kralı V. Uroş’u Osmanlı Devleti aleyhine kışkırttı. Bu iki kral, Macar kralı Lajos ile birlikte papanın gözetiminde bir Hristiyan ittifakı oluşturdular.

I. Murat, henüz Rumeli’ye geçmeden, Lala Şahin Paşa, Hacı İlbeyi komutasında 10 bin kişilik bir orduyu Haçlıları karşılamak üzere gönderdi. Hacı İlbeyi, Meriç Irmağı’nın sol yakasında Sırpsındığı mevkiinde, düşmanı ağır bir yenilgiye uğrattı (1364). Katalanların elinde bulunan Karabiga Kalesi’ni fetheden padişah, Bursa’ya döndü. Sırpsındığı Savaşı‘ndan bir yıl sonra yeniden Rumeli’ye geçen I. Murat, Edirne’yi ikinci başkent yaptı. Kara Timurtaş Paşa komutasındaki bir Osmanlı birliği, Kızılağaç’tan Yanbolu’ya kadar Bulgar topraklarım fethetti. Lala Şahin Paşa da Samakov’u ele geçirdi. Ayrıca Aydos, Karinabad ve Süzebolu kaleleri Bulgarlardan, Hayrabolu da Bizans’tan alındı. 1368’de de Pınarhisar, Vize ve Kırklareli Osmanlıların eline geçti. Osmanlı ilerleyişi karşısında direnmenin yersiz olduğunu gören Bulgar Kralı Şişman, kızı Mara’yı I. Murat’a vererek, yakın ilişkiler kurmayı amaçladı. Makedonya Prensliği, Sırp kralı ile birleşerek, Osmanlı ilerleyişini durdurmak için ordu hazırladılar. 1371’de Çirmen’de yapılan savaşta Osmanlılar yine üstünlük sağladılar. Gümülcine’yi yeniden ele geçiren Osmanlı kuvvetleri, Batı Trakya ile Makedonya’nın önemli bir bölümüne de sahip oldular. I. Murat 1372’de bu kez Yunanistan içlerine doğru ilerlemeye başladı. Serez, Kavala, Drama ve Karaferye ele geçirildi. Buralara Türk oymakları yerleştirilerek bölgenin Türkleştirilmesine çalışıldı. Osmanlı kuvvetleri yolu üzerindeki Selanik’i kuşattıkları bir sırada, Sırbistan’ın Kralı Lazar, I. Murat’a barış önerisinde bulundu. I. Murat bu barış önerisini kabul etti. İki taraf 1374’te anlaşma imzaladılar. 1375’te Bizanslılarla yeniden çatışmalar başladı. Bizanslıların Vize’ye saldırmaları üzerine I. Murat, Çatalca, Inceğiz ve Çatalburgaz kalelerini ele geçirdi. Germiyanoğlu Süleyman Şah’ ın kızı devlet Hatun ile oğlu Bayezit’i evlendirdi. Süleyman Şah kızının çeyizi olarak Kütahya, Tavşanlı ve Simav kasabalarını Osmanlılara verdi, kendisi de Kula Kalesi’ne çekildi. Hamitoğlu Kemalettin Hüseyin Bey de, Akşehir, Yalvaç, Beyşehir, Karaağaç ve Seydişehir gibi kasabaları çevrelerindeki topraklarla birlikte Osmanlı Devleti’ne 80 bin altın karşılığında sattı (1382). 1380’de Vardar Irmağı’nın batı kıyısındaki İştip, 1382’de Manastır ve Pirlepe; Niş, Sofya Kalesi; Çandarlı Halil Hayrettin Paşa da, Manastır ve Ohri kalelerini ele geçirdi (1385). Çandarlı Halil Hayrettin Paşa, Arnavutluk’a girdi ve Arnavutları yenilgiye uğrattı. Osmanlı kuvvetleri Kruja ve İşkodra kalelerini ele geçirince Venediklilerle karşı karşıya gelindi. I. Murat, donanmasının yeterli olmaması yüzünden, bu kaleleri geri vererek Venediklilerle dostluğu korudu. 1387’de de Hamitoğullarından satın alınan topraklara saldıran Karamanoğulları ile savaş durumu doğdu.

I. Murat, ordusuyla Karamanoğlu Alaattin Bey üzerine sefere çıktı. Anlaşmalar gereğince Bizanslılar, Sırplar ve Candaroğulları da askeri yardım gönderdiler. Afyon üzerinden Konya’ya gelen I. Murat, burada Karamanoğullarının ordusunu yenilgiye uğrattı. Konya Kalesi’ne çekilen Alaattin Bey, Osmanlı kuvvetleri tarafından kuşatıldı. Alaattin Bey eşi Melike Hatun’un aracılığıyla I. Murat’ tan barış istedi ve Beyşehir’i Osmanlılar’a geri verdi. Böylece iki devlet arasında barış yapıldı (1387). Anadolu olaylarıyla ilgilenirken, Balkan devletleri Osmanlıları Balkanlar’dan atmak için ordu hazırlamaya başladılar. Karamanoğlu Alaattin Bey de bu birliği desteklemeyi kabul etti. Gelişmeleri öğrenen I. Murat’ın gönderdiği Lala Şahin Paşa komutasındaki 20 bin kişilik kuvveti, Ploşnik meydanında ağır bir yenilgiye uğradı. Bu zaferden yüreklenen müttefikler, büyük bir orduyla Osmanlıların üzerine yürüdüler. I. Murat, Çandarlı Halil Paşa komutasında 30 bin kişilik bir orduyu Bulgar kralının üzerine gönderdi. Hayrettin Paşa, Şişman’ın başkentini kuşattı, Pravadi ve Şumnu’yu ele geçirdi. Bursa’da toplanan Anadolu kuvvetleriyle Rumeli’ye geçen I. Murat, 10 Ağustos 1389’da Kosova’da Sırp, Bosna, Arnavut, Hırvat, Macar Ulah, Leh ve Çek askerinden oluşan büyük bir haçlı ordusunu ağır bir yenilgiye uğrattı. Savaş alanını gezerken Miloş Obiliç adlı yaralı bir Sırplının saldırısı sonucunda öldürüldü. Savaş alanında yerine oğlu 1. Bayezit (Yıldırım) geçti. Cenazesi Bursa’ya getirilerek, Çekirge’de yaptırdığı türbesine gömüldü.

Birinci Kosova Savaşı, Türklerin Rumeli’de yerleşmek için kazandıkları üçüncü büyük savaştır. Bu zaferi kazanan I. Murat, tarihte Gazi Hünkâr, Murat Hüdavendigâr adıyla anılır. Babası Orhan Gazi’den bir beylik olarak aldığı devletin imparatorluğa uzanan temellerini attı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , ,

Şemseddin İltutmuş Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Şemseddin İltutmuşŞemseddin İltutmuş; (ö. 29 Nisan 1236), Delhi Sultanlığı’nda Muizziler hanedanının üçüncü ve en büyük hükümdarıdır.

Kölemen olan İltutmuş daha sonra kızıyla evlendiği efendisi Kutbeddin Aybeg’in yerine geçti (1211). Kuzey Hindistan’da Müslümanların egemenliğini güçlendirerek genişletti. Delhi’yi başkent edindikten sonra Kutb Minar adlı büyük bir zafer kulesi inşa etti.

Gürlu Muhammed’in ve Kutbeddin’in hükümdarlık dönemlerinde iyi bir yönetici olarak yetiştirilmiş, becerikli ve sabırlı bir devlet adamıydı. Tahta çıktıktan sonra yönetimdeki zayıflamanın yanı sıra Muhammed’in vârisi olduğunu öne süren Gazne yöneticisi Taceddin Yıldız’la ve kaybettikleri topraklan geri almaya çalışan Hindularla uğraşmak zorunda kaldı. 1215’te tutsak ettiği Taceddin sonradan cezaevinde öldü. 1225’te ayaklanan Bengal valisine boyun eğdirdi. Ardından Müslümanların elindeki toprakları pekiştirmeye girişti. Batıya doğru akınlara başlayan Moğol ordularıyla çatışmaya girmekten kaçındı ve etkili bir yönetsel yapı kurmayı başardı. Yönetim sanatı üzerine yazılmış 11. yüzyıl İslam klasiklerini titizlikle inceledi; yönetim ve savaş sanatı üzerine ilk Hint-Müslüman klasiği olan Âdâbü’l-Mülûk onun adına yazıldı.

Danışmanlarının kışkırtmalarına karşın Hindulara hoşgörülü davrandı. Delhi’de gelişkin bir su şebekesi, camiler ve gösterişli yapılar inşa ettirdi. Çevresinde çağdaşlarının övgüyle söz ettiği Vezir Cuneydi gibi danışmanlar topladı.

İltutmuş’un büyük oğlu kendisinden önce ölmüştü. Öbür oğullarıysa tahtın gerektirdiği yeterlikten yoksundular. Kızı Raziye’nin (Raziyeddin) eksiksiz bir eğitim görmesini sağlayarak yerine onun geçmesini istedi. Bu isteği, kölemenlerden oluşan ve Kırklar denen danışma kurulunu rahatsız etti. Razi-ye kısa süre için tahta çıktıysa da, Bir Habeşi’ yi önemli bir göreve getirdiği için düşürüldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

II. İsaakios Angelos Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

II. İsaakios Angelos; (d. y. 1135 – ö. Şubat 1204), 1185-95 arasında Bizans imparatorudur.

Eylül 1185’te kuzeni İmparator I. Andronikos Komnenos’u tahttan indirerek öldüren bir grup darbeci tarafından imparator ilan edildi. İmparatorluk döneminin ilk önemli başarısı, generallerinden Aleksios Branas’ın, imparatorluğu istila ederek Thessalonike’yi (Selanik) yağmalayan Normanlara karşı Dimitrika yakınında kazandığı zafer (7 Kasım 1185) oldu. Bu zaferin ardından Normanlar, Kefalonya ve Zâkinthos adaları dışında kalan Yunan topraklarından çıkarıldı. Ama İsaakios, 1185’te kendini Kıbrıs’ta hükümdar ilan eden İsaakios Komnenos’un elinden bu adayı geri almayı başaramadı. Aynı yılın sonunda Bizans yönetimine karşı ayaklanan Bulgarlarla Eflâklılara karşı giriştiği seferlerde de (1186-87) başarılı olamadı ve 1187’de Bulgaristan’ın bağımsızlığını tanımak zorunda kaldı.

1189’da Bizans topraklarından geçmekte olan Kutsal Roma-Germen imparatoru I. Friedrich komutasındaki III. Haçlı birliklerinin oluşturduğu tehditle karşı karşıya kaldı. Kendini korumak için önce Salaheddin Eyhyubi’yle bir antlaşma yaptıysa da, kısa bir süre sonra I. Friedrich’e yardım etmek zorunda kaldı ve onunla Şubat 1190’da Hadrianopolis’te (Edirne) bir antlaşma imzaladı. Ertesi ay I. Friedrich’in komutasındaki kuvvetler Çanakkale Boğazından Anadolu’ya geçirildi.

Daha sonra Balkanlar’a yönelen İsaakios, Sırp kralı Stefan Nemanja’yı yenerek (1190) Bizans’ı bölgede yeniden saygın bir konuma getirdi. Macarların yardımıyla Bulgarlara karşı bir sefer düzenlemek amacıyla Bizans ordusunu 1195 ilkbaharında Kypsela (İpsala) yakınlarında topladı. Ama 8 Nisan’da ağabeyi Aleksios tarafından tahttan indirildi. II. İsaakios’u kör ettiren ağabeyi, III. Aleksios adıyla Bizans tahtına çıktı. 1201’de babasını yeniden tahta çıkarabilmek amacıyla Almanya’ya giden İsaakios’un oğlu Aleksios, IV. Haçlı Seferi önderlerini birliklerin yollarını değiştirerek Konstantinopolis’e uğramaya ikna etti. Temmuz 1203’te Konstantinopolis’e ulaşan Haçlı birlikleri sekiz yıldır hapiste tutulan İsaakios’u IV. Aleksios adıyla tahta çıkan oğluyla birlikte imparator ilan ettiler. Ama Haçlılarla Konstantinopolis halkı arasındaki sürtüşmeler nedeniyle başlayan ayaklanma (Ocak 1204) sırasında baba oğul tahttan indirildi. IV. Aleksios 8 Şubat 1204’te öldürüldü; II. İsaakios da birkaç gün sonra öldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,

I. İmadeddin Zengi Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

I. İmadeddin Zengi; tam adı İmadeddin Zengi bin Aksungur (d. 1084 – ö. 1146, Musul, Mezopotamya), Zengiler hanedanının kurucusu olan Selçuklu emiridir. Ortadoğudaki Haçlı krallıklarına karşı düzenlenen ilk önemli saldırılara komuta etmiştir.

Halep valisi olan babasının 1094’te öldürülmesi üzerine Musul’a kaçtı. Uzun yıllar Büyük Selçuklulara hizmet ettikten sonra, 1126’da Büyük Selçuklu sultanı II. Mahmud tarafından Basra valiliğine atandı. Abbasi halifesi Müsterşid’in başlattığı ayaklanma sırasında (1127) destek olduğu II. Mahmud, ayaklanmanın bastırılmasından sonra kendisini Musul valiliğine getirerek ödüllendirdi. Ardından, Franklardan gelebilecek bir saldırıya karşı savunmasını üstlendiği Halep kentine egemenliğini kabul ettirerek geniş bir bölgeyi denetimi altına aldı.

Suriye ve Filistin’i içine alacak büyük bir hükümdarlık kurmayı amaçlayan Zengi, sultan tarafından Haçlılara karşı bir sefer düzenlemekle görevlendirildi. Ama bütün çabalarına karşın Haçlıların ve egemenliği altına girmeyi kabul etmeyen yerel Müslüman yöneticilerin direnişini kıramadı. Hem Müslümanları, hem de Hristiyanları aynı sertlikte cezalandırdı. Çeşitli diplomasi ve zor yöntemleri kullanarak Şam’ı ele geçirmeye çalıştıysa da bu amacına hiçbir zaman ulaşamadı. 1144’te Frankların elindeki en önemli kentlerden biri olan Edessa’yı (Şanlıurfa) alması. Haçlıların uğradıkları ilk ciddi yenilgi oldu. Edessa’yı aldıktan sonra Irak’taki bir ayaklanmayı bastırmak üzere geri döndüğü Musul’da, kendisine kişisel kin besleyen bir kölesi tarafından öldürüldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

İskender Muda Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

İskender Muda; (d. 1590 – ö. 27 Aralık 1636), Kuzey Sumatra’daki Açe Sultanlığı’ nın hükümdarıdır. Sultanlığın topraklarını büyük ölçüde genişletmiş, hem ticarette, hem de İslami bilimlerde uluslararası önem kazanmasını sağlamıştır. İskender Muda 1607’de tahta çıkar çıkmaz bir dizi deniz harekâtına girişerek Endonezya Takımadalarının kuzeybatısında etkin bir denetim kurdu.

Sumatra’nın batı kıyısındaki bütün önemli limanlan, doğu kıyısındaki limanların büyük bir bölümünü, Malakka Yarımadasında Kedah’ı, kalay yataklarıyla ünlü Perak’ı ve Pahang’ı kendisine bağladı. Portekizlilerin Malakka’daki konumu için gitgide ciddileşen bir tehdit oluşturdu. Ama Açelerin ekonomik düzeni baharat ticaretine dayandığı için biber ticareti üzerindeki tekellerini pekiştirme girişimi bölgede çatışmalara yol açtı. Portekiz Malakkası, Johor ve Pattani (bugün Tayland’ın bir bölümü) gibi bir dizi küçük devletin birleşerek oluşturduğu donanma 1629’da Malakka yakınlarındaki bir deniz savaşında Açeleri yenilgiye uğrattı.

İskender Muda’nın hükümdarlığı sırasında Hamza Fansuri ve Şemseddin dari Pasai gibi mutasavvıflarla onlara karşı çıkan Nureddin bin Ali er-Raniri gibi ünlü bilginler Açe Sultanlığı’nı önemli bir bilim merkezi durumuna getirdiler. İskender Muda’nın geliştirdiği hukuk ve yönetim sistemi, takımadadaki öbür Müslüman devletler için bir model oluşturdu. Ama sultanın ölümünden sonra Açeler gerilemeye başladılar. 1629’daki askeri yenilgi, Hollanda’nın özellikle 1641’de Malakka’yı ele geçirdikten sonra bölgede etkinliğini giderek artırması ve yeni bir önderin ortaya çıkmaması bu gerilemeyi hızlandırdı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Sigismund Báthory Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Sigismund Báthory; (d. 1572 – ö. 1613, Prag), Erdel (Transilvanya) prensidir. Osmanlı karşıtı siyaseti hoşnutsuzluk doğurmuş ve iç savaşa yol açmıştır.

Erdel prensi Kristóf Báthory’nin (1575-81) oğlu ve Polonya kralı Stefan (István) Batory’nin (1575-86) yeğeniydi. 1581’de babasının yerine geçti ve 1588’de yönetimi fiilen eline aldı. Dışişleri danışmanı Alfonso Carrillo’nun öğütlerine uyarak, Osmanlı padişahlarını Kutsal Roma-Germen imparatoruna karşı kullanarak Erdel’in fiili bağımsızlığını koruma biçimindeki geleneksel siyaseti terk etti ve Osmanlılara karşı bir tutum benimsedi. Bu siyaset değişikliği, ancak 1595’te bastırılabilen bir ayaklanmaya yol açtı. Sigismund gene de 1594’te Boğdan voyvodası Aaron ve Eflâk voyvodası Mihai (Cesur) ile Osmanlılara karşı ittifaka girdi. Osmanlı ordusunu, bugünkü Romanya topraklarında bulunan Giurgiu’da (Yergöğü) yenilgiye uğratarak (25-27 Ekim 1595) Mihai adına Eflâk’ı fethetti.

Katolik Kilisesi’ne bağlı olan Sigismund’ un, Karşı-Reform hareketinde giderek etkin bir rol alması, önde gelen ve çoğu Protestan olan Erdel milliyetçileri arasında hoşnutsuzluk yarattı. 1599’da din adamı olmaya karar vererek karısı Avusturya arşidüşesi Christina’dan ayrıldı. Prenslikten de ayrılarak, ayılı zamanda Macaristan kralı olan Habsburg imparatoru II. Rudolfa, Silezya’daki Opole (Oppeln) Düklüğü karşılığında tahtını vermeyi önerdi. Ama Rudolf, Báthory’nin oğlu Andrâs’ı yenilgiye uğratarak kendini Erdel prensi ilan eden Mihai’nin yanında yer aldı. Báthory 1600 ve 1601’de tahtını yeniden ele geçirmeye çalıştıysa da, her iki girişimde de Mihai’ye yenilip ülke dışına sürüldü ve bilinmeyen bir biçimde öldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Athelstan Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Athelstan; (ö. 27 Ekim 939), bütün İngiltere’ yi yöneten ilk Batı Sakson kralıdır.

Athelstan, Mercia’yı yöneten halası Lady Aethelflaed tarafından yetiştirildi. 924’te babası Edward (Yaşlı) ölünce Wessex ve Mercia kralı seçildi. 4 Eylül 925’te Kingston’da bütün ülkenin kralı olarak taç giydikten sonra, ülkenin sınırlarını belirlemek ve güçlü bir yönetim kurmak için çalışmaya başladı. 937’de İskoçya kralı II. Constantine, Strathclyde kralı Owain ve York krallığı üzerinde hak iddia eden Olaf Guthfrithson, kuvvetlerini birleştirerek İngiltere’yi işgal ettiler. Athelstan, egemenliğini büyük bir tehlikeye sokan bu kuvvetleri Brunanburh’da bozguna uğrattı. Athelstan’ın günümüze ulaşan yasalarından altısı, hırsızlığı ortadan kaldırmak ve rüşveti cezalandırmak için alınan katı önlemleri ortaya koymaktadır. Bu yasalar, yoksulları korumayı ve küçük yaştaki suçluların cezalarını hafifletmeyi amaçlayan hükümleriyle de dikkati çeker. Athelstan’dan kalan belgelerin çoğunun biçimi ve dili, İngiltere’de o dönemde nitelikli devlet görevlilerinin varlığını, hatta kamu hizmetlerinin başlamış olabileceğini göstermektedir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Antoninus Pius Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Antoninus Pius; tam adı caesar titus aelıus hadrianus antoninus augustus pius, asıl adı titus aurelius fulvius boionius ARRius antoninus (d. 19 Eylül 86, Lanuvium, Latium – ö. 7 Mart 161, Lorium, Etruria), İS 138-161 arasında Roma imparatoru. Ilımlı ve basiretli bir tutumla hüküm süren Antoninus, imparatorluğa 84 yıllık (İS 96-180) bir iç barış ve refah dönemi yaşatan “Beş İyi İmparator”un dördüncüsüdür.

Galya kökenli bir aileden geliyordu; babası ve dedeleri de konsüldü. IS 120’de konsül olarak görev yaptıktan sonra, İmparator Hadrianus (hd 117-138) tarafından İtalya’da adli yönetime yardım etmekle görevlendirildi. Asya eyaletini yönetti (y. 134), daha sonra imparatorun danışmanı oldu. Hadrianus, 138’de Antoninus’u evlat edinerek vârisi yaptı. Ayrıca daha sonra her ikisi de imparator olan Marcus Aurelius ve Lucius Verus’u da Antoninus’a vâris atadı. Antoninus, başa geçtikten sonra Senato’yu Hadrianus’a geleneksel kutsal şeref unvanlarını vermeye ikna etti. Bu davranışı ve belki başka benzeri hareketleri nedeniyle Antoninus’a Senato tarafından Pius (Değerbilir) adı verildi. 140 sonlarında ya da 141 başlarında karısı Faustina ölünce, onun anısına yoksul kız çocukları için bir yardım kurumu olan Puellae Faustinianae’yi kurdu. 2. yüzyıl kaynaklarında Antoninus’la ilgili kayıtlar çok azdır. Yirmi üç yıllık hükümdarlığı sırasında pek az sarsıcı olay olduğu kesindir. Bu dönemde Roma’nın egemenliği altındaki Britanya’da başlayan bir ayaklanma bastırılmış, Roma’nın sınırını Hadrianus Duvarı’nın 160 km kuzeyine kadar genişletmek için 142’de bir set inşa edilmiş ve buraya askeri birlikler yerleştirilmiştir. 58,5 km uzunluğundaki bu sete Antoninus Duvarı adı verilmiştir. Ayrıca, Mauretania, Germania, Daçya ve Mısır’da patlak veren ayaklanmalar da Antoninus’un orduları tarafından denetim altına alınmıştır.

Hatip Aelius Aristides’in 143-144’te yazdığı ünlü methiye, Antoninus döneminde halkın çoğunluğunun durumundan hoşnut olduğunu dile getirir. Antoninus’un ölümünden sonra imparatorluk, düşman kabilelerin istilasına uğramış ve bunu iç karışıklıklar dönemi izlemiştir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,