Etiket: iş adamı

Mehmet Ali Kâğıtçı Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

İşadamı, İzmit
Kâğıt Fabrikası ve Türkiye’de kâğıt endüstrisinin kurucusu. Deniz Binbaşı Ahmet
Bey’in oğludur. 1899 yılında İstanbul Heybeliada’da dünyaya geldi. İlköğrenimini
Heybeliada’da gördü.  İstanbul Erkek
Lisesi’ni bitirdikten sonra, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nden
kimyagerlik diploması ile Mineraloji ve Matematik Jeneral sertifikalarını
alarak mezun oldu. Mezuniyetinin ardından Kimya Enstitüsü’nde asistanlık ve
Bahriye Mektebi’nde kimya hocalığı yaptı. Daha sonra Almanya’ya giderek bir
süre bu ülkedeki selüloz  ve kâğıt
fabrikalarında çalıştı. Almanya’dan Fransa’ya geçerek Grenoble’deki kâğıtçılık
müessesesine girdi ve öğrenimini devam ettirerek Grenoble Üniversitesi Kâğıt
Mühendisliği Okulu’ndan 1927’de kâğıt mühendisliği diplomasını birincilikle aldı. 

Mehmet Ali
Kâğıtçı, memlekete döndükten sonra Haseki Hastanesi laboratuarında kimyager, Yüksek
Levazım Okulu’nda öğretim görevlisi, İktisat Bakanlığında Sanayi
Müfettişi,  Yüksek Ticaret Okulu kimya
hocası, Ticarî Tahliller Laboratuvarı’nın kuruluşunda uzman kimyager olarak
görev yaparken,  bir taraftan da ülkemizde
kâğıt endüstrisinin kurulması yolunda sürekli bir çaba içinde oldu.

1927 yılında
Grenoble Üniversitesi, Fransız Kağıt Mühendisliği Okulu’nu birincilikle bitirmiş
olması Fransızların ilgisini çekmişti. Bu dönemde, Fransa’nın önemli
şirketlerinden Papeteries de France’dan önemli bir iş teklifi aldı, ancak bu
teklifi ve İstanbul’daki Başkonsoloslukları aracılığıyla tekrar ettikleri
teklifi teşekkür ederek reddetti. Kendisinin aile dostu ve Atatürk’ün yakın
çevresinden Müfit Özdeş’in “Daveti kabul et! Burada senin kıymetini bilmezler.
Enayilik etme..” diye ısrarı da kararını değiştirmedi.

Vakit gazetesinde, Türk kâğıt sanayiinin
kurulması fikrini kabul ettirme yolunda yayımladığı makaleler ses getirdi.
Tütün İnhisarı İdaresi Umum Müdürü Behçet Bey, kurulması planlanan kâğıt ve
karton fabrikası için onun yardımını istedi. İdealini gerçekleştirme fırsatını
bulan Kâğıtçı sevinçliydi. Ancak sevinci boşunaydı. İhale günü Maliye Müsteşarı
ihaleyi iptal edivermiş, proje ertelenmişti.

Bu arada,
Türkiye’ye kâğıt satan Orta ve Kuzey Avrupa kâğıt kartellerinin temsilcileri
ona yeni işbirliği teklifleri getirdiler. O, bu teklifleri de reddedip bir ümit
ışığı da göremez durumda iken, İş Bankası Umum Müdürü Celal Bayar, beklediği
umut ışığını yaktı. Celal Bayar’ın desteğiyle 10 Temmuz 1934’te hükümetin kağıt
sanayinin kurulmasına ilişkin kararnamesi yayınlandı. Bu kez önüne engel
çıkartanlar, kâğıt fabrikasına muhalefet edenler, fabrikanın kendi bölgelerinde
kurulması için çabalara girişmişti. Yer olarak İzmit seçildi. 

Böylece, Mehmet
Ali Kâğıtçı, birinci beş yıllık sanayi programına giren selüloz ve kâğıt
fabrikalarımızın projelerini hazırladı. Bu teşebbüs Sümerbank’a geçince hemen
projelerini uygulamaya başladı, Avrupa’ya ısmarladığı makineler gelince de birinci
kâğıt fabrikasının temeli 14 Ağustos 1934’te Başbakan İsmet İnönü
tarafından atıldı. İzmit Kâğıt Fabrikası 1936 yılı sonunda açıldı ve aynı gün
ikinci selüloz ve kâğıt fabrikalarının da temelleri atıldı. Onun da projelerini
ve makinelerinin montajlarını yapan yine Mehmet Ali kâğıtçı’dır.

18 Nisan 1936 tarihinde de ilk Türk yapımı kâğıt sayfası Mehmet Ali Kâğıtçı’nın
elindeydi.

Bunlardan
başka Mehmet Ali Kâğıtçı, kaolini ihzar dairesini kurmuş ve buna lâzım olan ham
maddenin Kütahya civarındaki Seyitömer köyünden tedarik edilebileceğini belirleyerek,
o yöredeki kaolin cevherinin imtiyazını fabrika adına almıştır.

Kurduğu İzmit
Kâğıt Fabrikasını yedi yıl yöneten Mehmet Ali Kâğıtçı, 1941 de Sümerbank ile
çıkan görüş ayrılığından dolayı oradan ayrılarak, 1942 yılından itibaren İstanbul
Belediyesi Kimyahanesi Müdürlüğünde görev yaptı. 1 Ekim 1982’de İstanbul’da
vefat etti.

Kuruluşundan
itibaren Türk Kimya Cemiyetinin başkanlığında ve Fransız Selüloz ve Kâğıt
Mühendisleri Cemiyetinin de üyeliğinde bulundu. 

Fabrikacılık ve Sanayi Notları,
Selüloz ve Kâğıt, Kanda Glikoz, Kâğıtçılık Tarihçesi, PH Hamızlık ve Kalevilik
Kuvveti adlarında basılı eserleri vardır. 

Kitapları dışında, kâğıtçılığın
ülkede gelişmesi için giriştiği mücadeleleri anlatan çok sayıda makalesi çeşitli
gazete ve dergilerde yer almıştır. Reçine kusan selülozları kâğıt sanayinde
kullanmanın mümkün olduğunu ortaya koyan buluşu, Alman meslek dergilerinde ve
çeşitli yabancı kuruluşlarda ilgi uyandırmış ve konuyla makalesi Viyana ve
Berlin’deki dergilerde yayımlanmıştır. Hakkında Mehmet Sarıoğlu’nun “Bir Cumhuriyet Aydını Mehmet Ali Kâğıtçı
adlı bir kitabı vardır.

biyografya

Etiketler,

Ahmet Burak Erdoğan Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

İş
adamı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Emine Erdoğan’ın büyük oğlu. 4
Temmuz 1979’da İstanbul’da doğdu. Kaptanpaşa İlkokulunu bitirdikten sonra
Kartal İmam Hatip Anadolu Lisesinden mezun oldu. Bilgi Üniversitesinde aldığı
eğitimle birlikte Londra’da burslu olarak ekonomi eğitimi aldı.

Semra
Ketenci ile evli olan Ahmet Burak Erdoğan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük
oğludur. 3 kardeşi vardır. Sırasıyla kardeşleri; Necmettin Bilal Erdoğan (d.
1980), Esra Erdoğan (d. 1981), Sümeyye Erdoğan (d. 1985).

KAYNAKÇA:
Ahmet Burak Erdoğan (trendsokak.com, 03.08.2016), Ahmet Burak Erdoğan Kimdir?
Kısaca Hayatı (hayativebiyografisi.com, 03.08.2016), Ahmet Burak Erdoğan
(internethaber.com, 03.08.2016), Burak Erdoğan kimdir? (sendeyim.net,
03.08.2016).

biyografya

Etiketler,

Hamdi Akın Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

Makina mühendisi, ş adamı, sanayici. AKFEN Holding
Yönetin Kurulu Başkanı. 17 Ağustos 1954 tarihinde Hasan ve Hikmet Akın çiftinin
üçüncü çocuğu olarak İstanbul’da Fatih’te doğmuştur. Babasının işleri nedeniyle
bir süre sonra altı yaşında Ankara‘ya yerleştiler. Bulgar göçmeni babası Hasan
Akın Bursalı, annesi Hikmet Hanım Kayserilidir.

Ankara Yenimahalle’de Mustafa
Kemal Lisesi’ni bitirdikten sonra Ankara Gazi Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. Daha üniversite üçüncü sınıfta iken su, yakıt deposu ve
kalorifer kazanı üreterek iş hayatına başladı. 1977 yılında ilk işi Ankara Emek
Camii’nin kalorifer kazanı imalatını yaptı. Sonrasında da 1980 yılında Ankara
Rüzgarlı Sokak‘ta inşaat malzemeleri ticareti üzerine bir mağaza açtı.

1986 yılında ve hizmet
sektörlerinde faaliyet gösteren kendi şirketi Akfen‘i kurdu. 1999 yılında
şirketlerini holding çatısı altında topladı.

Turgut Özal‘la tanışıp ‘Antalya‘da
havaalanı yapar mısın?’ diye sormasından sonra 1986 yılında Antalya Havalimanı
Terminal Binasını yaptı. Daha sonra da Kayseri Erkilet Havalimanı, Çarşamba
Havalimanı, Isparta Havalimanı, Devlet Hava Meydanları İşletmeleri ve Bursa
Doğalgaz’ın müteahhitliğini yaptı. Samsun-Çarşamba Havaalanı’nı ve TÜPRAŞ
inşaatını iş adamı Üzeyir Garih ile birlikte yaptı.

1997 senesinde Tepe Grubuyla
beraber TAV‘ı kurdu. Ve İstanbul Atatürk Havalimanı‘nın ihalesini aldı. Kısa
süre içinde sektöründe büyük bir başarı öyküsüne dönüşen TAV, havalimanı yapım
projelerinde hem de havalimanı işletmeciliği gibi yepyeni bir alanda küresel
bir marka konumuna geldi. 2006 yılında yeniden yapılanarak “işletme” ve “yapım”
faaliyetlerini, TAV Havalimanları Holding ve TAV İnşaat olarak düzenledi. TAV
Havalimanları bugün Türkiye’de İstanbul Atatürk, Ankara Esenboğa, İzmir Adnan
Menderes ve Antalya Gazipaşa havalimanlarını; yurtdışında ise Gürcistan‘ın
Tiflis ve Batum, Tunus‘un Monastır ve Enfidha-Hammamet, Makedonya‘nın Üsküp ve
Ohrid, Suudi Arabistan‘ın Medine, Letonya‘nın Riga havalimanlarında faaliyet
gösteriyor.

Akfen Holding’in Yönetim Kurulu
Başkanlığı görevinin yanı sıra Akfen Holding olarak hissedarı ve kurucusu
olduğu TAV Havalimanları Holding’in de 2005 yılında Yönetim Kurulu
Başkanlığı’nı üstlendi.

1999 yılında Türkiye İnsan
Kaynakları Vakfı’nı (TİKAV) kurdu.

Holding’in ana faaliyet konuları
arasında havalimanı, inşaat, liman yapım, yatırım ve işletmeciliği başta olmak
üzere enerji ve diğer altyapı yatırımları ile gayrimenkul yatırım projelerinin
geliştirilmesi, yapımı ve işletmeciliği ve su ve atık su imtiyazları yatırım ve
işletmeciliği yer almaktadır.

2005 yılında, TUV Sud AG ve Doğuş
Otomotiv ile birlikte Araç Muayene İstasyonları‘nın işletme hakkını 20
yıllığına kazandı. Yine 2005 yılında Singapurlu ortağı PSA ile eşit ortaklık
kurdu ve Mersin Limanı’nın işletme hakkını 755 milyon dolara 36 yıllığına aldı.

2000 yılında Fenerbahçe Spor
Kulübü Asbaşkanlığı yaptı. Metal Sanayiciler Sendikasının Ankara Bölgesi
Temsilciler Kurulu Başkanlığı, Türkiye Genç İşadamları Derneğinin Yönetim
Kurulu Başkanlığı, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonunun Yönetim Kurulu
Üyeliği, Türkiye Sanayici İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği ve Bilgi
Toplumu & Yeni Teknolojiler Komisyonu Başkanlığı görevlerini yaptı.

Akfen Holding olarak “London
School of Economics”de Çağdaş Türkiye Araştırmaları Kürsüsü’nün kurucularından
olan Hamdi AKIN, 1999 yılında Türkiye’ye iyi yetişmiş insan kaynağı sağlamak
amacıyla kurmuş olduğu Türkiye İnsan Kaynakları Vakfı’nın (TİKAV) Kurucu
Üyesi’dir ve Vakfın Onursal Başkanlığı görevini yürütmektedir.

Hamdi Akın (Tepe-Akfen-Souter-Sera
Ortak Girişim Grubu), Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından 1987’de kurulan
İDO‘ya, 2011 yılında yapılan bir ihaleyle 861 milyon dolar vererek mevcut
iskeleleri 30 yıllığına kiraladı.

Hamdi Akın, 1999 evlendikten sonra
Ankara Karaoğlan Köyü’ndeki villalarında yaşamaya başlamıştı. 2008’de
İstanbul’a yerleşen Akın çifti, evliliklerinde sıkıntı yaşayınca bir süre ayrı
oturmaya karar vermişlerdi. Avukat eşi Şafak Akın’dan boşanmak için avukat
Kezban Hatemi ile anlaştı.

1980 yılında İlk eşi Ülkü Hanım’la
evlendi. İlk eşi 1990 yılında vefat etti. Pelin (d.1987) adında bir kızı ve
Selim (d.1983) adında bir oğlu vardır.

Hamdi Akın, 1999 yılında evlendiği
avukat eşi Şafak Akın’dan iki yıl ayrı yaşadıktan sonra 2012 yılında boşandı.
Bu evliliğinden Zeynep (d.2005) adında bir kızı vardır. Şafak Hanım da ilk
evliliğinden Karaca adında bir oğlu vardır.

Ödülleri:

2000 – yılında Ankara Ticaret
Odası tarafından Akfen Dış Ticaret A.Ş.’ne en çok ihracat yapan şirket ödülü,

2004 – yılında Dünya Gazetesi
“Geleneksel Ekonominin Şeref Kürsüsü” seçimi sonucunda “yılın işadamı ödülü ve
Yeni Para dergisi tarafından “Ekonomide yılın işadamı” Ödülü,

2005 – yılında Milli Prodüktivite
Merkezi tarafından “yılın işadamı” ödülü,

2006 – yılında Cnbc-e düzenlediği
“İDE2006” İş dünyasının en iyileri “girişimci işadamı” Ödülü,

2006 – yılında TİKAD ve True
dergisinin düzenlediği “2006 Türkiye Başarı Ödülleri” seçici kurul tarafından
yapılan değerlendirmede “Yılın İş Adamı” ödülü,

2010 – yılında EGSİAD tarafından,
Beyaz Altın Türkiye Girişimcilik Ödüllerinde “Yılın İşadamı” ödülü

2010 – yılında EKOVİTRİN
tarafından Yılın Starlarında “Yılın İşadamı” ödülünü almıştır.

KAYNAKÇA: Yılın iş insanları 2016
(fortuneturkey.com, 12.04.2017), Akfen Holding- Board of Directors (akfen.com.tr,
12.04.2017), Hamdi Akın Kimdir ? (haberler.com, 12.04.2017), Hamdi Akın kimdir,
hayatı ve biyografisi. … (emlaklobisi.com, 11 Haziran 2018), Hamdi Akın
Kimdir? (3dkonut.com, 11 Haziran 2018).

Etiketler, , ,

Erden Timur Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

İş adamı. Nef İcra Kurulu Başkanı.
1982, Mersin doğumlu. Orta öğrenimini Tarsus Amerikan Koleji’nde tamamlayan
Timur, 2005 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu.
Ardından London School of Economics’te ekonomi eğitimi alan Timur, 2010 yılında
kurduğu Timur Gayrimenkul Geliştirme Yapı ve Yatırım A.Ş. ile iş hayatına
atıldı.

Yarattığı Foldhome ve Foldoffice
konseptleriyle sektöre birçok ilk kazandıran Timur, Nef markalı konut
sektöründe geçen yılı ciro, satış ve teslimatta üç ayrı rekorla kapattı. Geçen
yıl 1.950 konut satışından 1,5 milyar lira ciro elde eden şirket son iki yılda
3 bin 850 adetlik konut teslimatına imza attı. Nef, bu rakamlara göre tam dört
yıl üst üste konut satışında sektör liderliğine imza atmış oldu. Bu yılki ciro
hedefi ise 2,1 milyar lirayı aşmak.

Nef İcra Kurulu Başkanı Erden
Timur da servetini 50 milyon dolar artırarak 450 milyon dolara çıkardı. Nef,
geçen yıl Galatasaray’ın ana sponsoru olarak dikkatleri üzerine çekmişti.

En zengin 100 Türk’ün sıralandığı
“Forbes 100″ listesinde Nef İcra Kurulu Başkanı Erden Timur en genç erkek
milyarder olarak yer aldı. Erden Timur aynı zamanda Mersin’den listeye giren
tek iş insanı olarak dikkat çekti. Erden Timur kimdir?

Forbes dergisi tarafından
yayınlanan “En Zengin 100 Türk” listesi, şehirlerin de rekabetine sahne olurken
listede en fazla zengin İstanbul’dan çıktı.

Akdeniz Ekonomik Forumu’na ev
sahipliği yapan Mersin’den listeye giren tek iş insanı ise Nef İcra Kurulu
Başkanı Erden Timur oldu.

İpek Kıraç ile birlikte bu yılki
listenin en genç zenginleri olarak dikkat çeken 1982 doğumlu Erden Timur, bu
yıl 550 milyon dolarlık servetiyle listede 88. sırada yer aldı.

 KAYNAKÇA: İşte Türkiye’nin en genç zenginleri (hurriyet.com.tr,
06 Mart 2017), Erden Timur kimdir? – Zenginler listesinde tek Mersinli
(ntv.com.tr, 07.03.2018).

Etiketler,

Nuri Demirağ Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

Demirağlarla anayurdu dört baştan kurma konusundaki çabasıyla ilk adımları atmış, uçak fabrikaları kurmuş, ülkesi için her türlü yeniliğe öncülük etmiş iş adamı, Nuri Demirağ.

Haksızlıklar karşısında direnmeyi hep bilen Nuri Bey, başarılı bir çocukluktan sonra yine başarılı bir iş adamı olduğunda muhtemelen ailesini şaşırtmadı. Ama Türkiye Cumhuriyeti’ne katkıları kuşkusuz ki minnet duyulasıydı.

Bir minnet duygusu da aslında bu oğlu yetiştiren anaya bin teşekkürle iletilmeli. Çünkü daha üç yaşındayken babasını kaybettiğinde annesi tarafından yetiştirilen Nuri, belli ki iyiye, doğruya, güzele yönelmeyi, ama en önemlisi tüm bu güzellikleri paylaşmak gerektiğini ondan öğretmişti.

Öyle de yapacaktı Nuri Bey, hep güzeli keşfedecek ve sonunda onu ülkesiyle paylaşmasını bilecekti.

Çocukluğu ve okul hayatı

Nuri, Mühürzade Mehmet Nuri adıyla 1886’da Sivas’ın Divriği ilçesinde doğdu. Babası Mühürzade Ömer Bey, Nuri üç yaşındayken öldüğünden onu annesi Ayşe Hanım büyüttü. Babasız büyümenin eksikliğini annesi hiç hissettirmeyecek, Nuri çok başarılı olacaktı.

Nuri, başarılı ve sevildiği bir okul hayatı yaşadı. Öyle ki, Divriği Rüştiye Mektebi’nde ortaöğrenimini bitirdiğinde üstün başarısı sebebiyle öğretmen yardımcısı olarak bir süre çalıştı.

Okul hayatındaki başarısı ona iş hayatını erken sunmuştu. Ancak eğitimi bırakmadı. Mal Müdürü olarak çalışacağı dönemde bir yandan da Maliye Mekteb-i Alisi’nde gece derslerine giderek yüksek öğrenimini tamamlayacaktı.

Nuri Bey’in iş hayatı

1903’te Ziraat Bankası’nın memurluk sınavını kazandığında, Nuri artık bir devlet memuruydu. İlk iş yeri Kangal kazasındaki banka şubesi oldu. Ancak bir yıl sonra Koçgiri Şubesi’ne atandı.

1910’da Maliye Bakanlığı’nın sınavlarına girdi. Nuri artık maliye memuruydu. Beyoğlu Gelirler Müdürlüğü’nde memur olarak İstanbul’a atandı. Kısa süre sonra Hasköy Mal Müdürü olacaktı.

Kendini sürekli geliştirdi. Maliyenin her kademesinde kendine bir yer buldu. Yükseköğrenimini de tamamladıktan sonra, 1918’de maliye müfettişi oldu.

I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkmış bir devletin memuruydu. Beyoğlu, Galata civarlarında memuriyet görevini sürdüren Mühürzade Mehmet Nuri Bey, hoş olmayan hareketlere maruz kalıyordu. Bu durumu içine kabullendiremeyen Nuri Bey, istifasını verdi.

Nuri Bey’in Erzurum kıtlık dönemi yardımı

1906’da Erzurum 3 yıl sürecek bir kıtlığın içine girdi. Mühürzade Mehmet Nuri Bey, 1909’da depolarda bırakılmış buğdayları halka uygun fiyattan verdi. Kendi inisiyatifini kullanarak böyle bir satış gerçekleştirdiği için hakkında soruşturma açıldı, ama aklandı.

Mühürzade Mehmet Nuri Bey evlendi

Bu süreçler yaşanırken Nuri Bey, Mesude Hanım ile evlendi. Bu evlilikten 2 erkek 6 kız olmak üzere toplam 8 çocuğu oldu. Başarılı bir iş adamı olmanın yanında, hayat ona iyi bir baba olma fırsatını da vermişti.

Drexel Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölüm Kurucusu, Profesör Doktor Banu Onaral, Nuri Bey’in torunudur.

Ticaret adamı Nuri Bey

Nuri Bey, maliye müfettişliğinden istifa ettikten sonra yapacak bir iş bulmalıydı. Çünkü kendini bildi bileli adeta bir arı gibi çalışıyordu, tersini düşünemezdi.

Ticaret yapmanın bir yolunu bulmalıydı. 1918’de henüz yabancıların tekelinde olan sigara kağıdı ticareti işine girdi. Nuri Bey, Eminönü’nde küçük bir dükkan açarak ilk Türk sigara kağıdı üretimini başlattı.

‘’Türk Zaferi’’ adını verdiği bu sigara kağıtları, Kurtuluş Savaşı zamanlarını yaşayan Türk halkının büyük ilgisini gördü. Görünen o ki, Nuri Bey ticarette de başarılı olmuştu. Ticarete attığı bu ilk adım ona iyi kazançlar sağlamıştı.

Nuri Bey iyi bir ticaret adamı olma yolunda ilerlerken bir yandan da milli mücadele döneminde Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin Maçka Şubesi’ni yönetiyordu. Durmayacak, başarısına başarı katmasını bilecekti.

Atatürk Nuri Bey’e ‘’Demirağ’’ soyadını verdi

Türkiye Cumhuriyeti, Kurtuluş Savaşı’ndan bağımsız bir devlet olarak çıkmıştı. Şimdi ulaşım sorununda ele alması gereken ilk konu, demiryollarıydı. Amaç ülkeyi muassır medeniyetler seviyesine ulaştırmaktı ve bu sebeple anayurdumuz demir ağlarla dört baştan örülmeliydi.

1926’da Samsun – Sivas demiryolu yapımını üstlenen Fransız şirketi işi bırakınca Nuri Bey hiç düşünmeden ilk olarak yapılacak 7 kilometrelik kısım için ihaleye girdi ve cüzi bir fiyat karşılığında ihaleyi aldı. İşin geri kalan kısmı da deneme süreci olarak Nuri Bey’e verildi.

Bu işi çok benimsemişti. Ülkenin faydası söz konusuydu, bu yüzden çok istekliydi. Bu işi, çok çalışıp başarmalıydı. İlk işi tapu dairesinde mühendis olan kardeşi Abdurrahman Naci Bey’i memuriyet görevinden istifa ettirerek demiryolu projesine ortak etmek oldu. Mühürzade Mehmet Nuri Bey, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk demiryolu müteahhidi olmuştu.

Kardeşi ile birlikte dört koldan çalıştı. Her şey planlı bir şekilde ilerliyordu. 1012 kilometrelik Samsun – Erzurum, Sivas – Erzurum, Afyon – Dinar hattını 1 yılda bitirdiler. Bu oldukça kısa bir süreydi ve koşullar ne getirirse getirsin çalışkan Nuri Bey ve kardeşi projeyi tamamlamıştı.

Mustafa Kemal Atatürk, 21 Haziran 1934 Soyadı Kanunu’ndan sonra, bu üstün başarısından dolayı Nuri Bey’e Demirağ soyadını verdi.

Büyük Boğaz Köprüsü projesi

Nuri Bey, demiryolu projesi sürerken bir yandan da başka büyük inşaat projelerini yürütüyordu. Sivas Çimento, Karabük Demir – Çelik, Bursa Merinos Tesisleri, Eceabat Havaalanı ve Haliç’in kenarındaki İstanbul Hal Binası’nı inşa etti.

Ancak tüm bunları gölgede bırakacak asıl proje başkaydı. Nuri Bey, 1931’de İstanbul Boğazı’na köprü projesini başlattı. San Francisco’daki Golden Gate Köprüsü ile aynı sistemde çalışan bir köprü yapmayı çok istiyordu. Yurtdışından uzmanlar getirterek gerekli incelemeleri yaptırdı ve en sonunda Golden Gate’i inşa eden firmayla anlaşma imzaladı.

Yine uzun ve hummalı bir çalışmaydı Nuri Bey’in yönettiği bu proje. Her şeyiyle tek tek ilgilenmişti. Bütün hazırlıklar bittiğinde projeyi Atatürk’e sundu. Cumhurbaşkanı Atatürk tarafından çok beğenilen bu proje maalesef hükümetten onay alamadı.

Bu durum Nuri Bey’de büyük bir hayal kırıklığı oluşturdu. Evet, onca uğraşlar verdiği büyük projesi hayata geçmemişti. Üzüldü, ama yoluna devam edecekti.

Nuri Bey’in uçak fabrikası kurma projesi

Nuri Demirağ, döneminin en zengin iş adamıydı. O yıllarda ordunun uçak ihtiyacı zengin iş adamları ve halktan toplanan bağışlarla sağlanıyordu. Bir gün Nuri Bey’den uçak satın almak için başlatılan bir bağış kampanyasına katılması istendi.

Nuri Bey’in cevabı şu şekildeydi: “Benden bu millet için bir şey istiyorsanız, en mükemmelini istemelisiniz. Mademki, bir millet tayyaresiz yaşayamaz, öyleyse bu yaşama vasıtasını başkalarının lütfundan beklememeliyiz. Ben bu uçakların fabrikasını yapmaya talibim.”

İşte o gün, 1936’da, Nuri Bey kararını verdi. Uçak fabrikasını kurmak için çalışmalara başlamalıydı.

Fabrikayı kurmak için memleketi Divriği’den başka bir yer düşünemezdi. Ancak yine de öncelikle İstanbul’da bir deneme atölyesi kurmalıydı.

Çekoslovak bir şirketle anlaştı ve İstanbul’da Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi’nin yanında atölye binasını inşa ettiler.

Deneme uçuşlarının yapılması için de bir alana ihtiyaç vardı. Bu sebeple Nuri Bey Yeşilköy’deki Elmaspaşa Çiftliği’ni satın alarak buraya bir büyük uçuş sahası ve uçak tamir atölyesi yaptırdı. Uçuş sahası, Avrupa’nın en büyük havalimanı, Amsterdam Havalimanı büyüklüğündeydi.

Bugün burası Uluslararası İstanbul Atatürk Havalimanı olarak kullanılmaktadır.

Havacılık Okulu açıldı

Nuri Bey, önce Divriğî’de bir Gök Ortaokulu açtı. Sivas’ın hiçbir ilçesinde bir ortaokul yokken açtığı bu Gök Ortaokulu’na kayıtlı tüm öğrencilerin masrafları karşılanıyordu. Hatta öğrenciler havacılığa özensin ve meslek olarak seçsin diye İstanbul’a götürülüp uçuş dersleri veriliyordu.

Bir uçuş sahası vardı ve daha fazlası da muhakkak ki yapılacaktı, ancak uçakları kullanacak Türk pilotların da olması gerekiyordu. Çözülen tüm sorunlar beraberinde yenilikleri de getiriyordu. Pilot yetiştirmek üzere, pistin bulunduğu arazide bir Gök Okulu kuruldu. Okul 1943’e kadar 290 pilot mezun verdi.

Uçak yapım serüveni

Beşiktaş’taki uçak fabrikasında planörler ve uçaklar üretilecekti. İşte bu üretimlerin planını Türkiye’nin ilk Uçak Mühendisleri’nden Selahattin Reşit Alan çizdi.

1936’da, Nu.D-36 adı verilen ilk tek motorlu uçak üretildi. 1938’de ise Nu.D-38 adlı çift motorlu 6 kişilik ilk yolcu uçağı yapıldı. Sonradan bu uçak, 1944’te, dünya havacılığı yolcu uçakları arasında A sınıfına katılacaktı.

Yine 1938’de ilk uçak siparişini Türk Hava Kurumu verdi.

1939’da Nuri Demirağ, havacılık alanındaki çalışmalarına Türkiye’nin ilk yerli paraşüt üretimini yaparak devam etti. Nuri Bey, ülkesine yenilikler kazandırma konusunda sınır tanımıyordu. 1941’de tamamen Türk yapımı olan ilk uçak İstanbul’dan Divriği’ye uçtuğunda, uçuşun pilotu Nuri Bey’in oğlu Galip Demirağ’dı. Galip, Gök Okulu’nun ilk mezunlarındandı.

Uçak fabrikası kapatıldı

THK artık uçak siparişleri veriyordu. Yine bir siparişinde son olarak İstanbul’dan Eskişehir’e uçan uçakların teslimi için Eskişehir’de bir kez daha test uçuşu talep edildi.

1938’de, Selahattin Reşit Alan, Nu.D36 uçağıyla bu uçuşun inişini yaparken, çevredeki hayvanlar hava alanına girmesin diye daha önceden açılmış hendeği göremedi ve buraya düştü. Selahattin Reşit Alan, bu kazadan sağ kurtulamadı. Üstelik THK de siparişini iptal etti.

Nuri Bey sipariş iptalinin üzerine THK’yi mahkemeye verdi ve yıllar sürecek mahkeme serüveni de böylece başlamış oldu. Ancak mahkeme THK’nin lehine sonuçlanacaktı.

Mahkeme sonucu bu kadarla kalmayacaktı. Bundan sonra uçakların yurt dışına satılmaması konusunda bir kanun çıkartıldı ve artık sipariş alamayan fabrika alnına çalınan kara lekeyle 1950’lilerde kapatıldı.

Bütün o kurulu düzen de bir gün tekrar, şimdiki Atatürk Havalimanı olarak, kullanılana kadar istimlak edildi.

Gelen son siparişlerin de engelinden sonra elde kalmış bütün uçaklar hurdacıya satılmak durumunda kaldı. Nuri Demirağ’ın üzüntüsü yollar, yıllar boyunca uzanıp geliyordu. Çok emeği vardı ve emeğinin geldiği son nokta hurdalıktı. Bunu kabul etmek ona yakışmazdı, savaşacaktı.

Hükümet üyeleri ve Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye mektuplar yazdı. Yapılan bu büyük yanlıştan dönülmesi gerektiğini özellikle vurguladı. Ancak çabası boşunaydı; fabrika bir daha asla açılmayacaktı.

Nuri Demirağ siyasette

Nuri Demirağ, Türkiye’de adalet kavramının gelişebilmesi için tek partili yönetimin değişmesi gerektiğini düşünüyordu. Çok partili demokratik düzen sürecinin getirilmesi gerektiği inancıyla siyasete adımını attı.

1945’te Nuri Demirağ, Milli Kalkınma Partisi’ni kurdu. Bu parti, Türkiye’nin ilk muhalefet partisiydi.

1946 ve 1950 seçim döneminde meclise giremedi. Bu yüzden Nuri Bey de 1954 seçimlerinde adaylığını Demokrat Parti’den koydu. Bu seçim döneminde Sivas Milletvekili oldu.

Nuri Bey, milletvekilliği görevi boyunca çölleşme, enerji, köprüler, barajlar, tarım ve hayvancılıkta yaşanan gerileme hakkında çalıştı.

Nuri Demirağ öldü

Nuri Bey şeker hastasıydı. 13 Kasım 1957’de hastalığı onun hayatını İstanbul’da aldı. Naaşı Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

Geride yollar boyunca şehir şehir uzanmış demirağlar, uçmak eylemini hayata geçirmek için attığı adımlar, onlarca yenilikler kaldı. Belki uçmak uğruna verdiği savaş çok sancılıydı, ama olsun. Bunu Nuri Bey gibi her yürekli ve yenilikçi insan ülkesi için yapardı.

O bugün tüm bunlarla anılıyorsa, eminim doğru şeyler yaptığı için bizleri gülümseyerek izliyordur…

Minnetle…

Damla Karakuş

[email protected]

Not:

Biyografisini okumak istediğiniz kişileri lütfen bizimle paylaşın.

Kaynak:Enson haber Biyografi

Etiketler, , , , , , , , , , , , , , ,