Etiket: kanuni sultan süleyman

Kanuni Sultan Süleyman kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Kanuni Sultan Süleyman, 10. Osmanlı Padişahı. 46 yıllık padişahlık döneminde Türk hakimiyeti doruk noktasına ulaşırken, Osmanlı en yüksek dönemini yaşadı.

//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || ).push({});

27 Nisan 1495 tarihinde Trabzon‘da dünyaya gelen Kanuni’nin babası Yavuz Sultan Selim, annesi de Hafsa Hatun‘du. Babası tarafından küçük yaşlarından itibaren yetiştirilmeye başlanan Kanuni, çok iyi bir tahsil gördü. İlk eğitimini annesinden ve babaannesi Gülbahar Hatun‘dan alan Kanuni, yedi yaşına gelince öğrenimine devam etmesi için İstanbul‘a, dedesi Sultan II. Bayezid‘in yanına gönderildi. Süleyman, İstanbul’da Karakızoğlu Hayreddin Hızır Efendi‘den aldığı tarih, fen, edebiyat ve din derslerinin yanı sıra, savaş teknikleri konusunda da öğrenim görüyordu.

Birkaç sene babası Yavuz Sultan Selim’in yanında kalan Şehzade Süleyman, 1509’da kanunlar gereği sancak istemesi üzerine, önce Şarki Karahisar‘a oradan da Bolu, kısa bir süre sonra da annesinin doğum yeri olan Kırım’daki, Kefe sancakbeyliğine atandı.

Yavuz Sultan Selim’in 1512‘de tahta geçmesi üzerine İstanbul’a çağırılan ve babasının kardeşleriyle mücadeleleri sırasında İstanbul’da kalarak babasına yardım eden Süleyman, bu dönemde Saruhan sancakbeyliği de yaptı. Yavuz Sultan Selim’in ölümü üzerine, 30 Eylül 1520‘de 25 yaşındayken Osmanlı tahtına geçen ve kardeşleri arasında tek erkek çocuk kendisi olduğu için tahta geçişi kolay ve kavgasız olan Süleyman, hükümdar olmasından bir yıl sonra Belgrad‘ı Osmanlı topraklarına kattı.

Babasının yaptığı yeniliklerle sağlamlaşmış temeller üzerinde duran bir devletin başına geçen Kanuni, iç bunalımlarla çok uğraşmasına gerek kalmadan Batı dünyasını inceleme ve Osmanlı’yı gözlemlerine dayanarak geliştirme fırsatını buldu.

Yavuz Sultan Selim döneminde Mısır‘ın alınmasının ardından, Şam Valisi olarak atanan Canbirdi Gazeli‘nin çıkardığı ilk isyanla başlayan bir dizi isyanı kontrol altına almaya çalışan Kanuni, amacı Memlük Devleti’ni yeniden kurmak olan Canbirdi Gazeli’yi, Ocak 1521’de Dulkadiroğulları’ndan Şehsuvaroğlu Ali Bey komutasındaki Osmanlı kuvvetleriyle bozguna uğratılarak yakalattı ve idam ettirdi. Takip eden yıllarda yine Mısır’da sadrazamlık hakkının kendisinde olması gerektiğini savunan Ahmet Paşa, Anadolu‘da Safeviler‘in desteğiyle ortaya çıkan Kalender Çelebi ve 1527’de vergi sistemini bahane ederek ayaklanan Baba Zünnun isyanlarıyla uğraşan, Kanuni Sultan Süleyman, çıkarılan bütün isyanları başarıyla bastırıldı.

Kanuni döneminde Avrupa‘nın en güçlü devleti olan Roma-Germen İmparatorluğu hükümdarı Şarlken, Macaristan‘a hakim olabilmek amacıyla, Macar Kralı II.Lui ile yakın ilişkilere sahipti. II. Lui, Şarlken’e güvenerek vergilerini ödemiyor ve kendisine gönderilen Osmanlı elçilerini öldürtüyordu. Bunun üzerine, Kanuni harekete geçti ve Belgrad, karadan ve Tuna Irmağı’ndan kuşatıldı. 29 Ağustos 1521’de ele geçirilen şehre, Belgrad Muhafızı olarak Balı Paşa getirildi. Kanuni Sultan Süleyman’ın ilk fethi olan bu olay sonrasında, İstanbul’a gönderilen bazı Belgrad’lılar kurulan Belgrad köyüne yerleştirildi. Belgrad’ın fethinin önemli olmasının bir başka sebebi de bundan sonraki seferler açısından, Osmanlı’nın Avrupa’ya açılan en büyük kapısı olmasıydı.

Alman İmparatoru Şarlken’in, fikirlerine karşı çıkan Fransa Kralı François‘yı esir almasının ardından, François’nın annesi Düşes Dangolen’in yardım istemesi üzerine, Barbaros Hayreddin Paşa’yı Fransa’nın Akdeniz kıyısındaki Nice şehrine gönderen Kanuni, Şarlken’in donanmasını alt ederek, hem Fransa’yı hem de Fransız Kralı’nı kurtardı.

Daha sonra François’nın da baskılarıyla Şarlken’e karşı savaş açmaya karar veren Kanuni, orduyu Tuna Nehri’nden geçirerek Macaristan’a soktu. 29 Ağustos 1526 tarihinde I. Viyana Kuşatması’nın ardından Macar ordusuyla Mohaç‘ta yapılan savaş sonunda Budin alındı. Macaristan Osmanlı topraklarına katıldı ve başına Macar soylularından Jan Zapolya getirildi.

Macaristan’ın fethi, Osmanlı’yı Avusturya ile karşı karşıya getirdi. Macaristan’ın Osmanlı hakimiyetine girmesini istemeyen Avusturya Dükü Ferdinand’ın, Şarlken’in de desteğiyle Jan Zapolya’yı tanımayarak ve Budin’e girmesinin ardından karşı sefere çıkan Kanuni, Budin’i geri aldı. Tekrar savaşa girmeyi göze almayan Ferdinand ve Şarlken’in Avusturya’nın başkenti Viyana‘ya çekilmelerinin ardından 26 Eylül 1529 tarihinde Viyana kuşatıldı. Ancak kış mevsimine girilmesi nedeniyle 16 Ekim’de kuşatma kaldırıldı. Osmanlı’nın, Viyana kuşatmasından bir sonuç elde edememesine rağmen, Macaristan’daki durumunu güçlendirmesinin ve Avrupa’nın karşı saldırı yapmasını engellemesinin ardından, Kanuni’ye bir elçi göndererek, vergi karşılığında Macaristan’ın kendisine verilmesi isteğinin kabul edilmemesi neticesinde Ferdinand Budin’i kuşattı.

Bunun üzerine Almanya seferine çıkan ve Budin’i geri alıp Estergon‘a kadar ilerleyen Osmanlı ordusu, Avusturya ve Almanya içlerine akınlar düzenledi. Yedi ay süren Almanya seferi sırasında Avusturya’da bir çok kasaba, şehir ve kale fethedildi. Fetihlerin ardından Ferdinand’ın barış istemesi sonucunda 22 Temmuz 1533 tarihinde imzalanan İstanbul Antlaşması ile bir süreliğine Ferdinand ve Şarlken’in hem Macaristan hem de tüm Avrupa’yı ele geçirme çabalarının önüne geçilmiş oldu. Ancak Ferdinand’ın Macaristan’dan vazgeçmeye niyetli değildi. Ferdinand’ın Budin’i tekrar kuşatmasının ardından 1540 yılında Macaristan seferine çıkan ve Budin’e giren Kanuni’nin, Sigismund‘u Erdel Beyliği‘ne ataması ve Macaristan’ı Osmanlı Devleti’ne bağlı Budin eyaleti haline getirmesinin ardından Süleyman Paşa bu bölgenin beylerbeyliğine atandı. Avusturya’nın elinde sadece Kuzey Macaristan’ın kaldığı bu sefer sonrasında, Osmanlı-Macaristan, Almanya, Avusturya ilişkileri Kanuni’nin ölümüne kadar devam etti.

Kanuni Sultan Süleyman’ın Avrupa’ya yönelmesini değerlendirmek isteyen Safevi Devleti, doğuda Osmanlı İmparatorluğu için tehlike yaratmaya başladı. Avrupa’da İstanbul Antlaşması’yla geçici de olsa barışı sağlamasının ardınan, İran üzerine ilk seferine çıkan ve Azerbaycan, Tebriz ve Hamedan’ı alan Kanuni, Irakeyn seferiyle de 1534 senesinde Bağdat’ı ele geçirdi.

Kanuni’nin Avusturya’ya sefer düzenlemesinden yararlanmak isteyen Safevi Şahı Tahmasb’ın, kardeşinin Osmanlılar’a sığınmasını öne sürerek, Tebriz, Nahçıvan ve Van‘ı ele geçirmesi üzerine Kanuni, ikinci kez İran’a sefer düzenledi. 1548’de seferden Van ve Tebriz geri alınmış olarak dönüldü. 1553 yılında tekrar saldırıya geçen Safeviler, Doğu Anadolu‘da ilerleyerek Muş‘a kadar gelip, Erzurum‘u kuşattılar. Bu olay üzerine üçüncü İran seferine çıkan Kanuni’nin, Revan, Nahçıvan ve Karabağ‘ı almasının ardından Şah Tahmasb’ın isteği üzerine barış yapıldı ve 1555’de Amasya Antlaşması imzalandı. Osmanlı İmparatorluğu ve İran arasında yapılan ilk resmi antlaşma özelliğini taşıyan antlaşma sayesinde, Yavuz Sultan Selim döneminden beri devam eden İran sorunu çözüme kavuşurken, Doğu Anadolu, Tebriz ve Bağdat Osmanlı hakimiyetinde kaldı.

Denizciliğe önem verilen Kanuni döneminde Rodos Adası, St Jean Şövalyeleri’nin elindeydi. Korsanlık yaparak denizlerde huzuru bozan ve Türk donanmasına zarar veren Şövalyeler’i durdurmak için 1522 yılında düzenlenen seferle Rodos ele geçirildi.

Cezayir’in 1516‘da Baba Oruç ve kardeşi Barbaros Hayreddin Paşa tarafından İspanyollar’dan alınmasının ve 1518 senesinde Barbaros Hayreddin’in, Cezayir’in başına geçmesinin ardından Kanuni, 1533 senesinde Barbaros Hayreddin Paşa’yı İstanbul’a çağırarak Kaptan-ı Derya‘lığa getirdi. Böylece, Cezayir Osmanlı topraklarına katılmış oldu. Osmanlı Donanması’nın başına geçen Barbaros, daha sonra Ege Denizi‘nde Venedik’lilerin elinde bulunan adaları aldı. Osmanlı Devleti tarihine geçmiş denizcilerden biri olan, Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa, Kuzey Afrika‘yı da ele geçirdi.

Osmanlılar’ın Akdeniz’de kuvvetlenmeleri ve tüm Ege denizine hükmetmeleri Avrupa’yı harekete geçirirken, devam eden Avusturya ve Macaristan seferleri büyük bir Haçlı donanması hazırlanmasına neden oldu. Venedik ve Ceneviz‘liler dışında Malta, Portekiz ve İspanya‘ya ait gemilerin de bulunduğu Andrea Doria komutasındaki Haçlı donanmasıyla, 27 Eylül 1538‘de Preveze Körfezi‘nde yapılan savaşta, Barbaros Hayreddin Paşa komutasındaki Osmanlı donanması büyük bir zafer elde etti. Tarihe Preveze Deniz Zaferi olarak geçen bu savaş sonunda, Akdeniz’in hakimiyeti tamamen Osmanlı’nın eline geçti.

1541’de Haçlı donanması Cezayir’e saldırdıysa da Osmanlı donanması karşısında bozguna uğradı. Barbaros tarafından yetiştirilen Turgut Reis Trablusgarb‘ı karadan ve denizden kuşatarak aldığı seferle, 1551’de Bingazi de Osmanlı Devleti topraklarına dahil oldu.

Turgut Reis’in, İspanyollar’a ait olan Cerbe Adası’nı kuşatmasının ardından, Andrea Doria komutasındaki bir Haçlı donanması İspanyol güçlerine yardıma geldi. Savaş sonrasında kazanılan zaferle Cerbe Adası 1559 yılında Osmanlı’nın oldu.

1522 yılında, Rodos’un fethinin ardından Malta’ya yerleştirilen St. Jean Şövalyeleri’nin, Osmanlı için bir tehlike oluşturması sebebiyle, Trablus ve Cezayirin güvenliği için Malta’nın alınması gerekiyordu. Ancak 1565 senesinde çıkılan ve Turgut Reis’in hayatını kaybettiiği kuşatma başarılı olmadı.

Coğrafi keşiflerin ardından sömürge arayışlarının başlamasının, Portekiz ve İspanya gibi devletleri sömürge elde etmeye yöneltmesi, Kızıldeniz ve Hint ticaret yollarına hakim olmaya çalışmaları ve Ümit Burnu’nun keşfi, Osmanlılar’ın baharat ticaretine büyük darbe vurdu. Bu sebeplerden ötürü Kanuni döneminde, dört kez Hint deniz seferi düzenlendi. Ancak Osmanlı donanmasının okyanus şartlarına uygun olmaması nedeniyle bu seferlerden hiçbiri tam başarıyla sonuçlanmadı. Ancak Yemen, Eritre, Sudan sahilleri ve Habeşistan‘ın bazı bölgeleri Osmanlı topraklarına katıldı. Arap yarımadası tamamen Osmanlı denetimine girerken, Kızıldeniz’de de Osmanlı egemenliği sağlandı.

1551 yılında düzenlenen İkinci Hint Seferinde Osmanlı donanmasının başında bulunan Piri Reis, bu sefer sırasında Maskat‘ı alarak Portekiz donanmasını bozguna uğrattıysa da, donanmayı Basra‘da bırakıp ganimetlerle geri döndüğü için Mısır‘da idam edildi.

15201566 seneleri arasında tahtta kaldığı 46 yıllık dönemde babası Yavuz Sultan Selim‘den 6.557.000 km kare olarak devraldığı Osmanlı topraklarını 14.893.000 km kareye çıkaran Kanuni Sultan Süleyman saltanatı döneminde mimari çalışmalara da önem verdi. Yavuz Sultan Selim tarafından temelleri atılan İstanbul’daki Sultan Selim Camii‘ni tamamlamasının yanı sıra döneminde, Gebze‘de Çoban Mustafa Paşa Camii ve Külliyesi, Afyon Sincanlı Sinan Paşa Camii, Bozöyük Kasım Paşa Camii gibi yapılar da inşa edildi.

Kanuni döneminde Osmanlı İmparatorluğu’nun en önemli ve tanınmış mimarı Mimar Sinan da pek çok esere imza attı. Halep Hüsrev Paşa Camii, İstanbul Haseki Külliyesi, İstanbul Şehzade Camii ve Medresesi, Üsküdar Mihrimah Camii, İstanbul Süleymaniye Camii ve Külliyesi, Tekirdağ Rüstem Paşa Camii ve Külliyesi, Silivri Kapı İbrahim Paşa Camii, İstanbul Rüstem Paşa Camii, İstanbul Sinan Paşa Camii, Topkapı Kara Ahmet Paşa Camii ve Külliyesi, Fındıklı Molla Çelebi Camii, Babaeski Semiz Ali Paşa Camii, Büyükçekmece Kanuni Sultan Süleyman Külliyesi ve Köprüsü, Süleymaniye Tekkesi bunlardan en önemlileri arasındadır.

Ciddiyeti, iradesi, ve kendine güveniyle tanınan Kanuni, etraflı düşünür, verdiği emirden asla geri dönmezdi. Kendisine “Kanuni” denmesinin sebebi, yeni kanunlar koymasından değil, mevcut kanunları kayda geçirip, çok sıkı bir şekilde uygulamasından dolayıydı. Batı kaynakları ve tarihçileri de, büyük ve kudretli vasfindan dolayı kendisini “Muhteşem” ve “Büyük” (Magnificent, Magnifique, Der Practige, Grand Turc) gibi isimlerle andılar.

Adaletli bir padişah olarak bilinen Kanuni, Mısır’dan gelen vergiyi fazla bulup, halka zulm ettiği gerekçesiyle Mısır Valisi’ni görevden alması gibi örneklerle bu yönünü ortaya koyuyordu. Avrupa tarihçilerinin Muhteşem Süleyman şeklinde andıkları Kanuni, büyük dedesi Fatih Sultan Mehmed gibi birçok seferde ordusunu bizzat yönetti. Devlet adamı vasıflarının beraberinde, Kanuni aynı zamanda ünlü bir şairdi.

Son seferi olan Macaristan seferinde Zigetvar Kalesi’ni kuşatan Kanuni’nin, 7 Eylül 1566 tarihinde, kuşatma devam ederken ölmesine rağmen kale fethedildi. Kanuni Sultan Süleyman’ın cenazesi Mimar Sinan‘a yaptırdığı Süleymaniye Camii‘nin avlusundaki türbeye gömüldü. Daha sonra karısı Hürrem Sultan da buraya gömüldü.

II. Selim, Bayezid, Abdullah, Murad, Mehmed, Mahmud, Cihangir, Mustafa adlarında sekiz erkek çocuğu ve Mihrimah Sultan, Raziye Sultan adında da iki kız çocuğu olan Kanuni’den sonra tahta, Hürrem Sultan’dan olan oğlu II. Selim geçti.
Kaynak:Biyografi.info

 

Kaynak: biyografi info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Matrakçı Nasuh Efendi Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Türk, minyatürcü. Ayrıca matematik ve tarih konularında kitaplar da yazmış çok yönlü bir bilgindir.
Doğum tarihi ve yeri bilinmiyor. Kâtip Çelebi ölüm tarihi olarak 1533′ü vermekteyse de, bunun doğru olmadığı bugün kesinleşmiştir. Çeşitli kaynaklarda onun 1547′den, 1551′den, 1553′ten sonra ölmüş olabileceği ileri sürülmektedir. Yaşamı üstüne bilgi de yok denecek kadar azdır. Saraybosna yakınlarında doğduğuna, dedesinin devşirme olduğuna ilişkin kesinleşmemiş ipuçları vardır.

Enderun’da okumuştur. Matrakçı ya da Matrakî adıyla anılması, lobotu andıran sopalarla oynandığı ve eskrime benzeyen bir tür savaş oyunu olduğu bilinen “matrak” oyununda çok usta olmasından ve belki de bu oyunun mucidi bulunmasından ileri gelmektedir. Nasuh ayrıca çok usta bir silahşördü. Bu nedenle Silahî adıyla da anılırdı. Türlü silah ve mızrak oyunlarındaki ustalığı nedeniyle Osmanlı ülkesinde “üstad” ve “reis” olarak tanınması için 1530′da I. Süleyman (Kanuni) tarafından verilmiş bir beratı da vardı. Çeşitli silahların nasıl kullanılacağını ve dövüş yöntemlerini anlatan Tuhfetü’l-Guzât adlı bir kılavuz kitap bile yazmıştı.

Nasuh bir tarihçi olarak da önemli yapıtlar vermiştir. Mecmaü’t-Tevârih adıyla Taberî Tarihi’ni Türkçe’ye çevirmiştir. Ayrıca Tarih’i Sultan Bayezid ve Sultan Selim ile Tarih’i Sultan Bayezid adlı iki kitabında bu padişahlar dönemindeki olayları anlatmıştır. Süleymannâme adlı kitabının üç ayrı nüshasında 1520-1537, 1543-1551 ve 1542-1543 arasında geçen olayları ele almıştır. Kanuni’nin 1534 Irak seferini Beyan-ı Menazil-i Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman Han’da 1538 Karaboğdan seferini!de Fetihnâme-i Karaboğdan’ da konu etmiştir.
Nasuh 28 Nisan 1564′te öldü.

Matrakçı Nasuh aynı zamanda bir de bilim adamıydı. Uzunluk ölçülerini gösteren cetveller hazırlamış ve bu konuda kendinden sonra gelenlere önderlik etmiştir. Matematiğe ilişkin iki kitabı Cemâlü’l-Küttâb ve Kemalü’l- Hisâb ile Umdetü’l-Hisâb’ı I. Selim (Yavuz) döneminde yazmış ve padişaha adamıştır. Bu yapıtlardan sonuncusu uzun yıllar matematikçilerin elkitabı olarak kullanılmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,

Kanuni Sultan Süleyman İngilizce Hayatı

Kanuni Sultan SüleymanKanuni Sultan Süleyman (1494-1566)

In 1520 Selim was succeeded by his son Süleyman, known in the West as “the Magnificent” and in the East as Kanuni, “the Lawgiver.” His reign of 46 years was to witness the apogee of Ottoman power and glory, towering above all rivals and competitors. His title of “Lawgiver” refers to his redistribution of the provinces of the empire and his provision of each with an individual statute of obligations and privileges, the financial aspects of which were based on actual land surveys. This was the first attempt ever made to estimate systematically the revenues of the empire, though it must be acknowledged that the information seldom seems to have contributed to the elaboration of a definite economic policy. His political objectives, however, were well defined: the conquest of Hungary, the domination of the Mediterranean, control of the Tigris-Euphrates regions, and the neutralization of Safavid Persia. The first of these brought him into conflict with Habsburg Austria and so redoubtable an adversary as the Emperor Charles V. Süleyman captured Belgrade in 1521, and in 1526 he defeated King Louis II of Hungary at the famous Battle of Mohâcs. By 1528 the Ottoman army was besieging Vienna. Budapest was taken the following year, and by 1541 Transylvania was an Ottoman protectorate; from 1547 onward, Austria found it more expedient to pay an annual tribute to the Porte than to resist its arms. In these wars Süleyman was acting more or less as an ally of France. His particular contribution to the alliance was made in the Mediterranean where, following the capture of Rhodes from the Knights of St. John in 1522, Ottoman strength had been growing relentlessly.

In 1533 Barbarossa was made grand admiral of the fleet, and until his death in 1546 he was seldom effectively challenged in these waters. Tunisia fell to him in 1534, becoming another corsair state within the empire. In 1538 his defeat of Andrea Doria off Preveza put the seal of Ottoman supremacy on the Mediterranean. So confident had Süleyman become that he even thought to contest Portuguese power in the Persian Gulf by sending a fleet to Gujarat, India, in 1538 and again in 1554, but neither of these were to experience anything but disaster. Most of the islands of the Aegean were annexed (Chios fell in 1566), though Malta, to which the Knights of St. John had come after losing Rhodes, successfully resisted a determined siege in 1565. Iraq was invaded and the capital city of Baghdad taken in 1534, assuring control of this key center of the economic life of the Middle East. Though at least two other campaigns were directed against the Safavids, their chief result was the intimidation of the unquiet territories through which the armies passed. Süleyman died in 1566 during the siege of Szigetvâr, and with him the heroic age of Ottoman history comes to an end.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Kanuni Sultan Süleyman Dönemi (Kısaca)

Kanuni Sultan SüleymanOsmanlı padişahlarının onuncusudur. Yavuz Sultan Selim’in tek oğludur. Annesi Hafsa Sultan Kırım Hanı Mengli Giray’ın kızıdır. Kanuni Süleyman, Trabzon’da, babası orada sancakbeyi iken doğdu, Zigetvar Seferi sırasında 71 yaşında öldü. 46 yıl tahtta kaldı ki, bu Osmanlı padişahlarının en uzun saltanat süresidir.

Kanunî Sultan Süleyman, 1520’de babası Yavuz Sultan Selim’in beklenmeyen ölümü üzerine 25 yaşında tahta çıktı. Saltanatı hemen hemen hep savaşlarla geçti. 29 ağustos 1521’de Macaristan’ın en önemli kalesi, kilit noktası olan Belgrat’ı aldı. 1522’de Rodos adasını ele geçirerek buradaki Rodos şövalyeleri devletine son verdi. Almanya İmparatoru Şarlken’in eline esir düşen Fransa Kralı I. François (Fransua) nın yardım istemesi üzerine, Şarlken’e karşı savaş açtı. Mohaç’ta 2 saat içinde Macar ordusunu yok etti. Macaristan’ı haritadan sildi. Bec’i (Viyana’yı) kuşattıysa da bastıran kış üzerine 16 ekim 1529’da kuşatmayı kaldırdı.

1532’de Almanlar’dan Graz şehrini aldı. 1534’de çıktığı Irak seferinde Hamedan’ı, dünyanın en ünlü şehirlerinden biri olan Bağdat’ı aldı. Irak’ta Safevîler’in egemenliğine son verdi. Doğu Anadolu’da İran’ın elinde bulunan son toprakları Erzurum’la Van’ı ele geçirerek Türkiye’nin bugünkü doğu sınırlarını çizmiş oldu.

1536’da Korfu, Bordan (Moldavya) seferlerinden sonra düzenlediği Budin seferinde Macaristan’ın yönetim şeklini değiştirdi, bir eyalet olarak İstanbul’a bağladı. Estergon seferiyle, Macaristan’ı Almanya’nın istilasından kurtardı. 1547’de Almanya – İspanya ile yapılan barışta V. Karl (Şarlken) en ağır şartları kabul zorunda kaldı. Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa’daki egemenliği en yüksek noktasına çıkmıştı.

Kanuni Süleyman 1553’te üçüncü defa İran üzerine yürüdü. Karabağ’ı, Nahcıvan’ı aldı. İki yıla yakın süren bu seferden dönerken, 35 yıl içinde Osmanlı İmparatorluğu’nu iki kat genişletmiş bulunuyordu.

Kanunî Süleyman son çıktığı Zigetvar seferinde öldü. Veziriâzam (başbakan) Sokullu Mehmet Paşa, padişahın sağ kalan tek oğlu şehzade Selim (Selim II.) Belgrat’a gelinceye kadar Kanunî’nin ölümünü ordudan sakladı. Cenaze sonradan istanbul’a getirilerek Süleymaniye Camisi’ndeki türbesine gömüldü.

Kanunî Osmanlı tarihinin en büyük hükümdarlarından biridir, imparatorluğu dünyanın en büyük ülkesi durumuna getirmiştir. Avrupalılar ona «Muhteşem» derler. Türkler de, hakseverliği, yaptığı kanunlardan ötürü «Kanunî» adını vermişlerdir. Kanunî Süleyman Fatih’ten sonra Osmanlılar’ın en büyük devlet, siyaset adamı, Yavuz’ dan sonra da Osmanlılar’ın yetiştirdiği en büyük asker olarak kabul edilir. Kanunî «Muhibbî» takma adıyla şiir de yazardı. «Halk içinde mûteber bir nesne yok devlet gibi — Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi» beyti pek tanınmıştır.

ESTERGON ZAFERİ

Kanunî’nin en büyük zaferlerinden biri Estergon Seferi’dir. Bir yıl süren bu seferde, Viyana ile Budin arasındaki en önemli kale olan, Türk akıncılarının bundan böyle başlıca merkezlerinden biri haline gelen Estergon, Al-manlar’dan geri alındı. Bali Paşa’nın 24 kasım 1542’de kazandığı bu büyük zafer, Macaristan’ı Alman imparatoru’ nun istilâsından kurtarmıştı. Yalnız, Almanlar’ın giriştiği o taarruzun cezasını vermek gerekiyordu. Kanunî’nin bu seferi (1543) maksadı sağladığı gibi, Macaristan’ı Osmanlı Imparatorluğu’na daha sıkı bağlarla bağladı. Bu sıralarda, 1543 yazında, Barbaros da batıdan V. Karl’a (Şarlken)e ağır darbeler vurdu, Nice’i aldı, Roma’ya 15 km. yaklaştı, Fransa’yı himayesine aldı.

19 haziran 1547’de Almanya – İspanya ile barış yapıldı; V. Karl, en ağır şartları kabul zorunda kaldı; Osmanlı devletine yıllık haraç vermeyi bile taahhüt etti. Avrupa’da Osmanlı İmparatorluğu’nun nüfuzu şahikasına çıktı, Habsburglar’ın itibarı azaldı. Lehistan, Rusya, Fransa, bazan ingiltere ile Venedik, Osmanlı devletinin nüfuzuna girdiler. Venedik, Rusya ve Lehistan Osmanlılar’a yıllık vergi veriyor, Fransa, Osmanlı devletinden büyük para, silah yardımı görüyordu.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Mahidevran Sultan Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

Mahidevran Sultan, 1498 yılında doğmuştur. İlk adının Bosfor olduğu ve bazı kaynaklarda adı Gülbahar olarak da geçmektedir. Çerkez kökenlidir. Mahidevran’ın Akile Hatun ve Belkıs adında iki kız kardeşi ve bir de paşa olan erkek kardeşi vardı, adı da Mustafa. 

Kanuni Sultan Süleyman daha Manisa’da Saruhan Sancak Beyi iken 1514 yılında Mahidevran (Gülbahar) ile nikâhlı eşi olarak evlendi. 1515 yılında Süleyman’ın en büyük erkek çocuğu olan Şehzade Mustafa’yı dünyaya getirmesinin ardından Mahidevran adını aldı.

1520 eylülünde Şehzade Süleyman’ın babası Osmanlı padişahı I. Selim’in vefat etmesinin ardından Süleyman’ın Osmanlı padişahı olması üzerine, Mahidevran çocuğu Mustafa ile birlikte İstanbul’a geldi. Sultan’ın, kendine âşık olduğunu sanan Mahidevran, Hürrem’in saraya gelmesinden sonra tüm huzurunu yitirmiş. 

İstanbul’da harem hayatında, Mahidevran’ın çok nüfuzlu bir rakibi vardı; Hürrem Sultan. Iki kadın arasında ki mücadelede Mahidevran’ın Hürrem’i dövdüğünde durumu daha kötü oldu.

Şehzade Mustafa ergenlik dönemine gelince Osmanlı geleneklerine uygun olarak Saruhan Sancak Beyi olarak görevlendirildi. Yine gelenek olduğu üzere annesi Mahidevran Sultan da oğluyla birlikte Saruhan’a gitti.

Şehzade Mustafa’nın Amasya ve Karaman’daki valiliklerinde de onun yanında bulundu. 6 Ekim 1553 tarihinde Kanuni Sultan Süleyman, Konya’da bulunan oğlu Mustafa’yı kendisini tahttan indirmeyi planladığı inancıyla boğdurttu. Mustafa’nın cenazesi Bursa’ya gönderilirken, Mahidevran ile Mustafa’nın kızı ve cariyeleri de Bursa’ya sürüldü. 

Bursa’da yaşadığı evin kirasını ödeyemez duruma geldi ve birçok yere borçlandı. Hürrem sarayı eline geçirince Mahidevran’ın kardeşi Mustafa Paşa’yı Malatya’ya sürdürmüş. Bursa’daki zor günleri sadece Mustafa Paşa’nın gönderdiği yardımlar sayesinde geçirebilmişler.

Mahidevran Haseki Sultanın, uzun ömrü sıkıntılar içinde geçmiş. Sonunda Hürrem Sultan’ın, oğlu II. Selim Sultan tarafından maaşa bağlanmış, 3 Şubat 1581 tarihinde, 82 yaşında yalnız başına hayatını kaybetmiş ve oğlunun yanına gömülmüştür.

Kendisine verilen ödenekle geçinen Mahidevran, oğlu Mustafa’nın Bursa Muradiye’deki mezarının üstüne Mustafa-i Cedit Türbesi’ni yaptırırken, türbenin bakımı için evinin yanında iki değirmen ve yüz bin dirhem gümüş para vakfetti.

2003 yılında yayınlanan “Hürrem Sultan” adlı Türk televizyon dizisinde Mahidevran Sultan’ı Hatice Aslan canlandırdı. 2011 yılından itibaren yayınlanan “Muhteşem Yüzyıl” adlı Türk dizisinde ise Mahidevran Sultan’ı Nur Fettahoğlu canlandırmaktadır.

Kaynak:Enson haber Biyografi

Etiketler, , , , , , , , , , , , , , , , ,

Mihrimah Sultan Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

Mihrimah Sultan 1522 yılında Topkapı Sarayı’nda doğdu. Mihrimah Sultan’ın doğumundan 2 yıl sonra da Hürrem Sultan, Kanuni Sultan Süleyman’ın ölümünden sonra yerine geçecek olan çocuğu II. Selim’i dünyaya getirdi.

EVLİLİĞİ

Kanuni Sultan Süleyman Mihrimah Sultan’ı çok sever, bütün isteklerini yerine getirirdi. Mihrimah Sultan çok iyi yetişti ve çok iyi bir eğitim gördü. Babasıyla birlikte savaş meydanlarında görüldüğü söylenir. 1539 yılında 17 yaşındayken Diyarbakır valisi Rüstem Paşa’yla evlendi. Düğün töreni iki küçük erkek kardeşi Bayezid ve Cihangir’in sünnet düğünüyle birlikte At Meydanı’nda (bugünkü Sultanahmet Meydanı) büyük şölenlerle kutlandı.

DANIŞMANLIK YAPTI

Mihrimah Sultan yaşamı boyunca devlet işlerinde çok söz sahibi oldu. Babasını Malta’ya sefer düzenlemeye ikna etmek için kendi parasıyla 400 gemi yaptıracağına söz verdiği bile söylenir. Annesi Hürrem Sultan gibi Lehistan kralı II. Zygmunt’la yazışmalar yaptı. Çok büyük bir servet sahibi oldu.

1540-1548 yılları arasında Mimar Sinan’a İstanbul’un Üsküdar semtinde cami Üsküdar İskele Camii, medrese, ilkokul ve hastaneden oluşan büyük bir külliye yaptırdı. Ayrıca 1562-1565 yılları arasında gene Mimar Sinan’a İstanbul’un Edirnekapı semtinde cami, çeşme, hamam ve medreseden oluşan Mihrimah Sultan Camii ve külliyesini yaptırdı.

VALİDE SULTAN ROLÜ

Annesi 1558 yılında öldükten sonra babasına danışmanlık yaptı. 1566 yılında babası öldükten sonra yerine geçen erkek kardeşi II. Selim’in saltanatı boyunca da danışmanlığı sürdürdü. Anneleri Hürrem Sultan ölmüş olduğu için kardeşi için adeta bir Valide Sultan rolünü oynadı. 

VEFATI

Mihrimah Sultan 1578 yılında yeğeni (erkek kardeşinin oğlu) III. Murat’ın saltanatı sırasında öldü ve babası Kanuni Sultan Süleyman’ın Süleymaniye Camii’ndeki türbesinde babasının yanıbaşına gömüldü.

Kaynak:Enson haber Biyografi

Etiketler, , , , , , , , , , ,