Etiket: kral

Kral Bagyidaw Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Kral Bagyidaw

Bagyidaw (23 Temmuz 1784, Amarapura, Myanmar – ö. 15 Ekim 1846), 1819-37 arasında hüküm sürmüş Birmanya (bugün Myanmar) kralı. Konbaung olarak da bilinen Alaungpaya hanedanının yedinci hükümdarıdır. I. İngiltere-Birmanya Savaşı’nda yenilgiye uğraması, Arakan ve Tenasserim eyaletlerinin İngilizlerin eline geçmesine yol açmıştır.

Bagyidaw, Bengal ile Arakan arasındaki sınır anlaşmazlığı nedeniyle, İngiltere’yle ülkesi arasında beliren savaş tehlikesini zorlukla önleyen Kral Bodawpaya’nın (hd 1782-1819) torunuydu. Güçsüz bir hükümdar olmasına karşın, komutanı Maha Ban-dula’nın etkisiyle Bodawpaya’nın Hindis-tan’nın kuzeydoğusuna doğru yayılma politikasını sürdürdü. Assam ve Manipur’u ele geçirerek Birmanya’ya bağladı. Hükümdarlığı sırasında, Birmanya’nın İngiliz Hindista-nı ile olan sının, Bengal Körfezindeki Arakan’dan Himalaya Sıradağlannın eteklerine kadar genişledi. Ayaklanmacı güçleri izleyen Birmanyalıların sınır saldırılarına öfkelenen İngilizler, 5 Mart 1824’te Birmanya’ya karşı savaşa giriştiler. Bagyidaw’ın orduları Assam, Arakan ve Manipur’dan atıldı. Aşağı Birmanya’yı işgal eden İngiliz birlikleri, başkent Amarapura’ ya (bugünkü Mandalay’ın yakınında) doğru ilerlemeye başladı. Bagyidaw hükümeti, 24 Şubat 1826’da Tenasserim ve Arakan’ın ingilizlere bırakılmasını ve 1 milyon sterlin değerinde bir tazminatın ödenmesini öngören Yandabo Antlaşması’nı imzaladı. Bu antlaşmayla Birmanya’nın İngiliz koruması altına giren Assam ve Manipur’daki hak iddialarına da son veriliyordu. Bagyidaw, hükümdarlığının geri kalan yıllarında antlaşmanın katı koşullannı hafifletmeye çalıştı. 1826’da İngiliz elçisi John Crawfurd ile bir ticaret antlaşmasının koşullannı görüştüyse de, Kalküta’daki Doğu Hindistan Kumpanyası yerine doğrudan doğruya İngiltere ile eşit temeller üzerinde görüşme olanağı sağlanıncaya değin, resmî diplomatik ilişkiler kurmayı reddetti. İngilizleri Tenasserim’i geri verme konusunda ikna edemedi; ama 1830’da Kalküta’ya gönderdiği temsilciler heyeti, Birmanya’nın Manipurlar tarafından işgal edilen Kale-Kabaw Vadisi üzerindeki hak iddialarını başarıyla savundu. 1831’den sonra ruh sağlığı giderek bozulan Bagyidaw’ın yerine 1837’de kardeşi Prens Tharrawaddy Min geçti.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

IV. Hürmüz Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Hürmüz IV (ö. 590), 578/579-590 arasında Sasani kralıdır. I. Hüsrev’in oğlu ve ardılıdır. Eski bir kaynağa göre, orduda ve sarayda sıkı bir disiplin uygularken halkı kollamıştır. Saraydaki Zerdüşt rahipleri Hristiyanlara baskı yapılmasını istediğinde, tahtın ve yönetimin ancak her iki dinle de iyi ilişki kurarak güvenlik içinde olabileceği gerekçesiyle bunu reddetmiştir. Bizans İmparatorluğu’na ve Göktürklere karşı babasının döneminde başlayan savaşları sürdürdü. Bizans imparatoru Mavrikios’la barış görüşmelerine başlamakla birlikte, babasının kazanımlarının hiçbirinden vazgeçmedi.

588’de Hürmüz’ün komutanlarından VI. Behram (Çubin) Göktürkleri yenilgiye uğrattıysa da ertesi yıl Romalılara yenildi.Hürmüz’ün görevden alması üzerine Behram ordusuyla birlikte isyan etti. Bunu bir ayaklanma izledi. Hürmüz tahttan indirilerek öldürüldü ve oğlu II. Hüsrev kral ilan edildi.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Kral Offa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Kral Offa; (ö. Temmuz 796), 757-796 arasında Mercia kralıdır. İngiltere’nin güneyinde Anglosakson dönemin (İS 5-11. yy) en güçlü krallıklarından birini kurmuştur.

Mercia’lı bir hükümdar ailesinden geliyordu. Kuzeni Kral Aethelbald’ın (hd 716-757) öldürülmesi üzerine başlayan iç savaş sonunda iktidarı ele geçirdi. Mercia’nın içinde ve çevresinde yer alan birçok küçük krallığı kendine bağlayarak İngiltere’nin bugünkü Yorkshire’ın güneyinde kalan kesimini tek bir yönetim altında birleştirdi. 796’da Frank kralı Charlemagne ile bir ticaret antlaşması imzalayan Offa, Papa I. Hadrianus’la da dostça ilişkiler kurdu. Bu ilişkinin sonucunda Offa papanın İngiliz kilisesi üzerindeki denetimini artırmasına izin verirken, papa da Offa’nın Lichfield’de bir başpiskoposluk kurmasını kabul etti. Böylece Mercia kilisesi Canterbury başpiskoposunun egemenliğinden kurtulmuş oldu.

Offa topraklarının sınırlarını Wye Irmağına kadar genişlettikten sonra Offa Şeddi olarak bilinen savunma setiyle koruma altına aldı. Mercia ile batıdaki Gal yerleşmelerini birbirinden ayıran bu set günümüzde de ayaktadır. Offa hükümdarlığı sırasında üzerinde kralın adı ve unvanıyla birlikte sikkelerin kalitesinden sorumlu olan kişinin adının da yazılı olduğu yeni metal paralar bastırdı. Offa’nın para basımında temel aldığı ilkeler İngiltere’de birkaç yüzyıl boyunca uygulandı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,

2. Artakserkses Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

2. Artakserkses; (ü. İÖ 5. yy sonları ve 4. yy başları), Ahameniş kralıdır (hd İÖ 404-359/358), II. Dareios’un (Dara) oğlu ve ardılıdır. Mnemon (Yunancada “dikkatli”) olarak anılırdı. Pers tahtına geçtiğinde Atina’nın gücü Peloponnesos Savaşı’nda (İÖ 431-404) kırılmış ve İonya’daki Yunan kentleri yeniden Ahame-nişlere bağlanmıştı. Ama IÖ 404’te Mısır’ı kaybetti ve ertesi yıl kardeşi Genç Kyros ayaklanma hazırlıklarına başladı. Kunaksa Savaşı’nda (İÖ 401) yenilen Kyros öldürüldü. Bu ayaklanma yalnızca Yunan ağır zırhlı kuvvetlerinin üstünlüğünü göstermekle kalmadı, aynı zamanda Yunanlılarda, Perslerin yenilebilirliği inancını doğurdu.

Sparta İÖ 400’de Ahamenişlerle tüm bağlarını açıkça kopardı ve bunu izleyen beş yıl içinde Sparta orduları Anadolu’da önemli askeri başarılar kazandı. Ama Sparta donanmasının Knidos’ta imha edilmesiyle (İÖ 394) Ege’de egemenlik Ahamenişlere geçti. Ahamenişlerin Yunanlı müttefikleri (Thebai, Atina, Argos ve Korinthos) Sparta’ya karşı savaşı sürdürdüler. Bu savaştan yalnızca Atina’nın kazançlı çıkacağı açıkça belirince, Artakserkşei, Sparta ile barış yapmaya karar verdi. İÖ 386’da Atina, Kral Barışı ya da Antalkidas Barışı diye bilinen antlaşmayı kabule zorlandı. Artakserkses, bu antlaşmayla Asya’daki toprakların tümünün ve Kıbrıs’ın kendisine ait olduğunu, Lemnos (Limni), İmbros (İmroz) ve Skyros’un Atina’ya bağlı kalacağını ve bütün öteki Yunan devletlerinin özerkliklerini elde edeceklerini ilan etti.

Artakserkses başka yerlerde aynı başarıyı sağlayamadı. Mısır’a düzenlenen iki sefer (İO 385-383 ve İÖ 374) tam bir yenilgiyle sonuçlandı ve aynı dönemde Anadolu’da sürekli ayaklanmalar oldu. İran’ın dağ kabi-leleriyle de savaş yapıldı.

Ahamenişler, Kral Barışı ile Yunanistan’ da arabulucu haline gelmişlerdi. Barışı izleyen savaşlarda bütün taraflar, kendi lehlerine karar vermeleri için Ahamenişlere başvurdu. Thebai’nin Leuktra zaferinin (İÖ 371) ardından Ahamenişlerle Thebai arasındaki eski ittifak yenilendi. Ama Ahameniş üstünlüğü temel olarak Yunanlıların kendi aralarındaki anlaşmazlıklara dayanıyordu ve bu zayıflığın ortaya çıkmasıyla Anadolu’ nun bütün satrapları, Atina, Sparta ve Mısır’la yakın işbirliğine girerek ayaklandılar (İÖ y. 366). Artakserkses onlara karşı çok az şey yapabildi. Bununla birlikte satraplar, karşılıklı güvensizlik nedeniyle kendi içlerinde bölündüler, sonuçta bir dizi hileyle ayaklanma bastırıldı. Artakserkses’in hükümdarlığı sona erdiğinde imparatorluğun büyük bir bölümünde Ahameniş egemenliği yeniden sağlanmış bulunuyordu. Ama bu, Artakserkses’in çabalarından çok, iç çekişmelerin ve anlaşmazlıkların bir sonucuydu.

Artakserkses döneminde Pers dininde önemli bir değişiklik oldu. Artakserkses birçok büyük kente Tanrıça Anahita’nın heykellerini dikinceye değin, Perslerin tanrı betimlemelerine tapınmadıkları açıktır. Daha önceki bütün kralların yazıtlarında yalnızca Ahura Mazda’nın adı geçerken, Artakserkses’in yazıtlarında, gözden düşmüş eski İran dininin iki tanrısı, Anahita ve Mitra’dan da söz edilir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Asur Kralı Asurbanipal Hayatı

Asurbanipal, İÖ 668 – y. 627 arasında hüküm sürmüş son büyük Asur kralıdır. Ninive’de Ortadoğu’nun ilk sistematik kitaplığını kurmuştur.

Veliahtlığı. Başlangıçta Basra Körfezinden Kilikya, Suriye ve Mısır’a kadar uzanan bir imparatorluğun bu güçlü hükümdarının yaşamöyküsü, kendi yazdığı vakayinamelerdeki otobiyografik öğelerle kraliyet yazışmalarındaki bilgiler bir araya getirilerek büyük ölçüde ortaya çıkarılmıştır. Babası Asurahiddina hanedan içinde taht kavgasını önlemek amacıyla İÖ Mayıs 672’de Asurbanipal’i Asur veliahtı ilan etti. Başka anneden olan, ama Asurbanipal’le eşit hakları bulunan kardeşi Şamaşşumukin ise Babil veliahtı oldu. Asurbanipal’e öncelik tanınmasında Ana Kraliçe Nakiazakutu’nun etkisi olduğu düşünülebilir.

Asurbanipal, devlet işlerini öğrendiği yıllarda, kuzeydeki dağ kabilelerini denetlemekte ortaya çıkan sorunlarla uğraşarak deneyim kazandı. Nabuahieriba’dan tarih ve edebiyat dersleri aldı, komutan Nabuşarusur’dan askerlik öğrendi. Kendisinden önceki birkaç Mezopotamya kralı gibi, kutsal metinleri ve dinsel bilgileri özümledi, hem Sümer, hem de Akad dilini öğrenerek bu dillerde yazılmış metinleri okudu. Ayn-ca avcılık, okçuluk ve binicilikte kendini gösterdi. Kendi anlatımına göre, babası onu cesareti ve zekâsı nedeniyle kardeşlerinden önde tutmuştu. Savaşta nasıl dövüştüğüne ilişkin pek bilgi bulunmamakla birlikte, bu iddiayı doğru saymamak için de hiçbir neden yoktur.

Asurbanipal kısa zamanda sarayın ve soyluların yönetiminde ağır sorumluluklar üstlendi. Hiçbir vali ya da yüksek memur ona danışılmadan atanmaz oldu. Devletin birçok inşaat işinin başında bulundu. Gönderdiği raporlarda ortaya koyduğu devlet adamı nitelikleri, babasının Mısır seferine çıkarken bütün devlet işlerinin sorumluluğunu ona bırakabilmesini sağladı. Asurahiddina’nın İÖ Aralık 669’da Harran’da ölmesinden sonra, Asurbanipal hiçbir karışıklık çıkmadan iktidarı devraldı. Ana kraliçe ise hanedan üyelerinin ve saray ileri gelenlerinin ona bağlılık yemini etmesini sağladı.

Hükümdarlığı. Asurbanipal’in ilk işi, Nil Deltasını ele geçiren ve yörede destek kazanan Mısır firavunu Taharka’nın (Tarka; Kitabı Mukaddes’te Tirhaka) başlattığı ayaklanmayı bastırmak oldu. Hızlı bir askeri harekâtla Taharka’yı çekilmeye zorladı. Bölgenin yönetim görevlerini yerli prenslere vererek bu yöneticileri Asur garnizonlarıyla destekledi. Prenslerin bazıları Taharka’yla gizlice işbirliği yapınca, bunlar Ninive’ye gönderildi. Bölgenin yönetimini yerli yöneticilere verme politikasına bağlı kalan Asurbanipal, delta bölgesinin en yüksek yöneticiliğine getirdiği I. Neko ile bir antlaşma yaptı. Ama Taharka’nın ardılı Tanutamon’un üst üste giriştiği saldırılar, Asur’un İÖ 664-663’te bir kez daha bölgeye müdahele etmesine yol açtı. Memphis’i ele geçiren Asur birlikleri Teb’i de yağmaladı. Asurbanipal gene de politikasını değiştirmedi ve İÖ 663’te ölen Neko’nun yerine yerli bir yönetici olan Psamtik’in (I. Psammetikos) geçmesini kabul etti. Mısır’da sağladığı bu barış, onun başka yerlere rahatça sefer düzenlemesine olanak verdi. İÖ 654’te Asur garnizonları Mısır’dan atıldı. Ama ticaret ilişkilerinin sürmesi nedeniyle, bu kayıp Asurbanipal’in konumunu çok sarsmadı.

Asurbanipal daha sonra, Mısır ve Lidyalıların bağımsızlık girişimlerini desteklemiş olan Fenike kenti Tyros’a (Sur) yürüdü. Tyros kuşatması başarıyla sonuçlandı, Suriye ve Kilikya hükümdarlarının yeniden Asur’a boyun eğmesi sağlandı. Bu başarı, ayrıca Lidyalı Gyges’in işgalci Kimmerlere karşı Asur’dan yardım istemesine yol açtı. Ama Lidyalı paralı askerler daha önce Mısır’a yardım ettikleri için bu istek geri çevrildi. Mannaililer karşısında askeri gücünü hemen kanıtlayan ve İskit önderi Mad-yes’le ittifak kuran Asurbanipal Kimmerlerin ilerleyişini durdurarak dikkatini güney komşusu Babil’e çevirme olanağını buldu.

Asurbanipal, kardeşi Şamaşşumukin’i Bahirin yerel yöneticisi olarak tanımış, ama yetkilerini sınırlamıştı. Buradaki Asur garnizonları ve devlet görevlileri Asurbanipal’e karşı sorumluydu. Basra ve Ur valilerini gene Asurbanipal atıyor, ayrıca Babilliler doğrudan ona başvurarak toprak bağışı alabiliyorlardı. İki kardeş, 16 yıl boyunca ilişkilerini barış içinde sürdürdüler. Elam tahtını zorla ele geçirip Asur topraklarına giren TeptHumban öldürüldüğünde, Elam prensleri Humbanigaş ve Tammaritu, Asurluların yanında yer aldılar. Ülkeyi doğrudan Asur yönetimine bağlamak yerine bu prenslere Elam’da belli bölgelerin yönetimi verildi. Böylece Asurbanipal, büyük bir olasılıkla, hâlâ güvendiği kardeşine de yardım etmek niyetindeydi. Bu sırada Babillilerin gönderdiği temsilcilerle görüşerek. Elam olayında suç ortaklığı eden Gambuiu kabilesini cezalandırdı.

Uzun süre Babil’de kaldığı için yörenin geleneksel direniş ruhuyla dolan Şamaşşumukin’in, kardeşinin yatıştırıcı politikasını zayıflık olarak değerlendirdiği ve bunu fırsat bilerek durumunu güçlendirmeye çalıştığı düşünülebilir. Nedeni ne olursa olsun, sonuçta Şamaşşumukin, Asur İmparatorluğu’nun çevresindeki öteki toplulukları (Fenike, Yahuda, Elam, Mısır ve Lidya ile Arap ve Keldani kabilelerini) bir araya getirip Asur’a başkaldırmaya yöneltti. Asurbanipal bu entrikalardan Babillileri sorumlu tutarak, belki bağlılıklarını da sınamak amacıyla, özel bir vergi koydu. Onların bu vergiyi ödemeyi kabul etmemesi üzerine askerlerini harekete geçirdi. Kardeşini doğrudan tehlikeye atacak yöntemlerden kaçındığını ve doğrudan harekete geçmek yerine kuşatmayı yeğlediğini düşündüren bir strateji uyguladı. Babil Vakayinamesi ne göre “savaş üç yıl sürdü ve aralıksız çarpışmalar oldu”. Elam, iç çekişmelerin getirdiği sorunlarla uğraştığı için ayaklananları destekleyemez durumdaydı; Babil’e sığınan Araplar, açlığın kol gezdiği bu kentten kaçtılar. Şamaşşumukin İÖ 648’de, ateşe verilen sarayının içinde kendini öldürdü. Asurbanipal, Babil’e karşı duyduğu yakınlığı, onarım çalışmalarıyla ve Keldani soylusu Kandalano’yu genel vali atayarak ortaya koydu. Ama ayaklanmayı bastırmak için uzun bir süre daha uğraşmak zorunda kaldı. Arap kabilelerine baskınlar düzenledi. Nebatilerin önderi ile Uate ve müttefiklerini yenilgiye uğratarak Kadar kabilesini saf dışı etti. Elam’la daha da zorlu bir mücadeleye girdi. Savaş İÖ 639’da Asurlann Susa’yı ele geçirmelerine değin sürdü. Böylece “bütün dünya”ya egemen olan Asurbanipal, zaferini dört tutsak kralın çektiği arabasında katıldığı geçit töreniyle kutladı.

Düzeni korumak için giriştiği askeri harekâtlar, Asurbanipal’in bir yönetici olarak yeteneklerinin gözardı edilmesine yol açmamalıdır. Lidyalıların ve Medlerin yayılması sonucunda kuzeydeki ve doğudaki ticaret yollarının kapanması tehlikesine karşın, Asurbanipal döneminde imparatorluk ekonomik bakımdan gelişti. Ama İÖ 631’den sonra kaynaklar yetersiz kalmaya başladı.

Asurbanipal’in ölümünden söz eden bir belge ele geçmemiştir. Ama babası gibi davranarak oğulları Asuretelilani ve Şinşarişkun’un, ülkeyi kendisinden sonra birlikte yönetmelerini sağlayacak bir düzenleme ile yetki alanlarını belirlediği sanılmaktadır. Ölümünden sonraki 20 yıl içinde imparatorluğun çökmesinin sorumluluğu Asurbanipal’in yönetimindeki zayıflıklara bağlanamaz. İmparatorluk iç çatışmalardan çok, dış baskılar yüzünden çökmüştür.

Kişiliği ve tarihsel önemi. Asurbanipal dine çok bağlıydı. Asur ve Babil’deki önemli kutsal yerlerin çoğunu yeniden canlandırdı. Ninive’deki “Hanedan Evi” ve İştar Tapınağı, bunlar arasında en çok özen gösterdikleriydi. Birçok kararını verirken fal baktırdığı, bu konuya özel ilgi duyduğu bilinmektedir. Yeniyıl Bayramı’nı törenlerle kutlardı. Onu Kraliçe Asurşharrat’la bahçede akşam yemeği yerken gösteren kabartmanın bu kutlamalardan birini betimlediği sanılmaktadır. Asurbanipal’in küçük kardeşleri yaşamlarını Harran ve Asur’da rahip olarak geçirdiler.

Asurbanipal’in tarihteki önemi bilim, sanat ve din gibi konulara duyduğu ilgi sonucunda gerçekleştirdiği işlerden de kaynaklanır. Ninive’de Ortadoğu’nun sistemli biçimde toplanıp kataloglanmış ilk kitaplığını o kurmuştur. Bu kitaplıktan günümüze kalan yaklaşık 20.720 tablet British Museum’dadır. Asurbanipal’in yazıcıları, onun emri üzerine tapınak kitaplıklarında buldukları her türden metnin aslını ya da kopyasını topladılar. Bunlar Asur. Kalah (bugün Nimrud,lrak)ve Ninive’den getirilen tablet koleksiyonuna eklendi. Bunların çoğu, gözlenen belli olaylara, insan, hayvan ve bitkilerin özellikleriyle davranışlarına, Güneş, Ay, gezegen ve yıldızların hareketlerine dayanan fal metinlerinden oluşur. Ayrıca, yazıcıların eğitimi için gereken Sümerce, Akadça ve başka dillerde sözlükler de vardır. Asurbanipal, büyü ve ayin metinleri ile dua, masal, atasözü gibi metinlerin yanı sıra gerek dinsel gerek din dışı pek çok yapıtı da kitaplığına getirtmişti. Yaradılış, Gılgamış, Irra, Etana ve Anzu gibi geleneksel Mezopotamya destanlarının günümüze kalabilmesinde en büyük rolü onun kurduğu bu kitaplık oynamıştır. Kitaplıkta el kitaplarının, bilimsel metinlerin ve Binbir Gece Masalları’ ndan birinin ilk örneği olan Nippur’la Yoksul Adam gibi bazı halk öykülerinin bulunması, bu kitaplığın, yalnızca kahinlerin ve kralın manevi esenliğinden sorumlu olan başka kişilerin gereksinmeleri için kurulmuş olmadığını gösterir. Asurbanipal’in kişisel edebiyat merakına da karşılık veren bu kitaplığın kil tabletlerinin çoğunun üstünde, krallığa ait olduğunu gösteren simgeler vardır.

Asurbanipal güzel sanatların da koruyucusuydu. Ninive’de yeni yaptırdığı ya da onarttığı saraylarda, hükümdarlık döneminin tarihsel olaylarını ve törenlerini simgeleyen kabartmalar görülür. Bunların üsluplarında, daha önceki dönemlerinkilerle karşılaştırıldığında, dikkati çekici bir gelişme görülür. Birçok kabartma ise eski dönemlerde rastlanmayan destansı özellikler taşır. Bu da Asurbanipal’in canlı ve güçlü kişiliğinin bir yansıması olarak değerlendirilebilir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Athelstan Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Athelstan; (ö. 27 Ekim 939), bütün İngiltere’ yi yöneten ilk Batı Sakson kralıdır.

Athelstan, Mercia’yı yöneten halası Lady Aethelflaed tarafından yetiştirildi. 924’te babası Edward (Yaşlı) ölünce Wessex ve Mercia kralı seçildi. 4 Eylül 925’te Kingston’da bütün ülkenin kralı olarak taç giydikten sonra, ülkenin sınırlarını belirlemek ve güçlü bir yönetim kurmak için çalışmaya başladı. 937’de İskoçya kralı II. Constantine, Strathclyde kralı Owain ve York krallığı üzerinde hak iddia eden Olaf Guthfrithson, kuvvetlerini birleştirerek İngiltere’yi işgal ettiler. Athelstan, egemenliğini büyük bir tehlikeye sokan bu kuvvetleri Brunanburh’da bozguna uğrattı. Athelstan’ın günümüze ulaşan yasalarından altısı, hırsızlığı ortadan kaldırmak ve rüşveti cezalandırmak için alınan katı önlemleri ortaya koymaktadır. Bu yasalar, yoksulları korumayı ve küçük yaştaki suçluların cezalarını hafifletmeyi amaçlayan hükümleriyle de dikkati çeker. Athelstan’dan kalan belgelerin çoğunun biçimi ve dili, İngiltere’de o dönemde nitelikli devlet görevlilerinin varlığını, hatta kamu hizmetlerinin başlamış olabileceğini göstermektedir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,