Etiket: macellan

Dünyayı Denizden Dolaşan İlk İnsan : Macellan

Ferdinand MacellanMacellan dünyanın çevresini dolaşan ilk deniz yolunu bulmuş, böylece adı tarihe geçmiş ünlü bir Portekizli denizcidir. Endonezya’ya batıdan gidebilmek amacıyla çıktığı keşif yolculuğunda, Güney Amerika’nın güney ucunda, bugün kendi adını taşıyan boğazı da bulmuştur.

Macellan, 1480’de, Portekiz’in Sabrosa şehrinde doğdu. Soylu bir ailedendi. Küçük bir çocukken, saray hizmetlerinde bulunmak üzere kralın yanma verilmişti. 25 yaşına gelince donanmada görevlendirildi. Fas’ta Araplarla yaptığı bir çarpışmada yaralandı, hayatının sonuna kadar sakat kaldı.

Macellan, Portekiz donanmasında bir denizci olarak çalıştığı zamanlarda, coğrafyaya karşı büyük bir ilgi duyuyordu; çünkü o devirde, dünya üzerinde insanların tanıdıkları coğrafya ufku çeşitli yolculuklarla yeni keşiflerle birdenbire genişlemişti. Macellan, Portekiz’den kalkıp batıya doğru gidilecek olursa, doğu ülkelerine varılabileceğini düşündü, bu konuda bir yolculuk tasarladı. Kraldan yardım istedi. Tecrübeli bir denizci olduğu halde, o çağlardaki deniz yolculuklarının güçlüklerini, tehlikelerini, eldeki imkânların yetersizliğini hesaba katmıyordu. Macellan’ın istediğini bu yönden ele alan Portekiz Kralı ona izin vermedi.

BEŞ KÜÇÜK GEMİ DENİZE AÇILIYOR

Buna karşılık İspanya o sıralarda, Amerika yolculuğundan dönmüş olan Kristof Kolomb‘un anlattığı keşif hikâyelerinin heyecanı içinde bulunuyordu. Bunun üzerine, Macellan, Portekiz donanmasındaki görevinden çekilerek İspanya’ya gitti, tasarısını İspanya kralına anlattı. O sırada İspanya kralı olan V. Karl, Macellan’a beş küçük gemiden meydana gelen bir filo verdi. 20 Eylül 1519’da bu gemiler, içlerinde tecrübeli denizciler gibi gönüllüler de bulunan 270 kişiyle, Sanducar limanından Macellan’ın komutasında, denize açıldı.

«AÇ BİLE KALSAK DÖNMEYECEĞİZ!»

Kafile yola çıkar çıkmaz, kötü bir hava, açlık gibi tehlikelerle karşılaştıysa da, aralık ayının başında sağ-salim Rio De Janeiro Körfezi’ne vardılar. Macellan birkaç hafta burada kalarak, batıdaki okyanusa geçebileceği bir geçit aradı. Rastladığı bütün akarsu ağızlarından, bir geçit bulurum diye, içeri giriyor, bunların ırmak olduğunu anlayınca geri dönmek zorunda kalıyordu.

Artık Güney Yarımküresi’nin kışı yaklaşmıştı. Macellan’ın adamları açlık, tehlike korkusu ile yeni bir yolculuğu göze alamıyordu, kaptanlarına karşı ayaklandılar. Macellan soğukkanlılıkla bu ayaklanmayı bastırdı. Adamlarına: «Aç kalıp direklerdeki meşinleri de kemirsek de yolumuzdan dönmeyeceğiz!» dedi.

ESRARENGİZ BİR BOĞAZ

Böylece, Macellan’ın gemileri, Amerika kıtasının güneyine doğru yol almaya başladı. 1520 ekim ayında gemiler geniş bir boğaza girdiler. Macellan’ın küçük gemileri, bu girintili-çıkıntılı esrarengiz boğazda 22 gün ilerledi, en sonunda batıdaki okyanusa ulaştılar. Macellan, burada suların Atlas Okyanusu’ndan daha sakin olduğunu görünce bulduğu yeni okyanusa, «sakin» anlamına gelen «Pasifik» adını verdi.

KARA GÖRÜNDÜ!

Gemiler, Pasifik Okyanusu’nda (Büyük Okyanus’ta) 98 gün yol aldılar. Yolculuk gittikçe güçleşiyordu. Gemilerde yiyecek kalmamış, tayfaların çoğu hastalanmıştı. En sonunda kara göründü. Burası, anlaşıldığına göre, bugünkü Mariana Adaları’ydı.

Macellan, karaya çıkarak, hasta adamlarının iyileştirilmesini, yiyecek elde edilmesini sağladı. Buradan ayrıldıktan sonra batıya doğru yoluna devam etti, birkaç gün sonra Filipin Adaları’na vardı. Orada adadan adaya dolaşıyor yerlilerle iyi geçinmeye çalışıyordu.

SAVAŞTA ÖLÜM

1521 yılının 27 nisanında, bir kabile başkanına yardım etmek için onun düşmanlarıyla savaşırken öldürüldü.

Macellan’ın adamlarından, gemilerinden geriye kalanlar yolculuklarını sürdürdüler. 1522 eylülünde İspanya’ya döndüler. 270 kişilik kafileden ancak 31 kişi geri gelebilmişti; yalnız, Macellan’ın hayali gerçekleşmiş, dünyada uzun bir deniz yolu açılmıştı.

ATEŞ TOPRAKLARI

Macellan’ın, gemileriyle birlikte, üç haftada geçtiği, kendisine pek «esrarengiz» gelen boğaz, Güney Amerika topraklarının bitiminde, Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanusu birleştiren boğazdır. Buraya, sonradan, Macellan Boğazı adı verilmiştir.

Macellan Boğazı’nın güneyinde de Tierra del Fuego Adaları vardır. «Tierra del Fuego», İspanyolcada, «Ateş Toprakları» demektir. Adalara bu adı Macellan vermiştir. Bunun şöyle bir hikâyesi var:

Macellan’ın gemileri gece oradan geçerken, uzaktan alevler görüyorlar. Sanki topraklar tutuşmuş yanıyor gibi. «Yoksa yanardağ mı?» diyorlar. Sonradan anlaşılıyor ki bu alevler adaların yerlileri Kızılderililerin yaktıkları ateşlerin alevleriymiş.

Macellan Boğazı’nın uzunluğu 562 km.’dir, genişliği 3-112 km. arasında değişir. Panama Kanalı açılmadan önce Macellan Boğazı, Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanus arasındaki tek deniz geçidiydi. Panama Kanalı açıldıktan sonra Macellan Boğazı’nın eski değeri kalmadı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Magellan Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

magellan

Ferdinand Magellan (1480 – 27 Nisan 1521, Mactan Adası, Filipinler)

Dünyanın çevresini dolaşan deniz yolunu bulması ile adı tarihe geçmiş ünlü bir Portekizli denizcidir. Endonezya’ya batıdan gidebilmek amacı ile çıktığı keşif yolculuğunda, Güney Amerika’nın güney ucunda, kendi adını taşıyan boğazı bulmuştur.

Magellan, Portekiz’in Sabrosa şehrinde doğdu. Asilzade bir ailedendi. Küçük bir çocukken, saray hizmetlerinde bulunmak üzere, kralın yanına verilmişti. 25 yaşına gelince donanmada görevlendirildi. Fas’ta Araplarla yaptığı bir çarpışma da yaralandı, hayatının sonuna kadar sakat kaldı.

Magellan, Portekiz donanmasında bîr denizci olarak çalıştığı zamanlarda, coğrafya bilimine karşı büyük bir ilgi duyuyordu, çünkü o devirde, dünya üzerinde insanların tanıdıkları coğrafya ufku çeşitli yolculuklarla yeni keşiflerle birdenbire genişlemişti. Magellan, Portekiz’den kalkıp batıya doğru gidilecek olursa, doğu ülkelerine varılabileceğini düşündü, bu konuda bir yolculuk tasarladı.

Kraldan yardım istedi. Tecrübeli bir denizci olduğu halde, o çağlardaki deniz yolculuklarının güçlüklerini, tehlikelerini, eldeki imkânların yetersizliğini hesaba katmıyordu. Magellan’ın isteğini bu yönden ele alan Portekiz K» ralı, ona izin vermedi Buna karşılık İspanya o sıralarda, Amerika yolculuğundan dönmüş olan Kristof Kolomb’un anlattığı keşif hikâyelerinin heyecanı içinde bulunuyordu. Bunun üzerine, Magellan, Portekiz donanmasındaki görevinden çekilerek İspanya’ya gitti, tasarısını İspanya Kralı’na anlattı. O sırada İspanya Kralı olan V. Karl, Magellan’a beş küçük gemiden meydana gelen bir filo verdi. 20 eylül 1519’da bu gemiler, içlerinde tecrübeli denizciler gibi gönüllüler de bulunan 270 kişiyle, Sanlucar limanından Magellan’ın komutasında, denize açıldı.

Kafile yola çıkar çıkmaz, kötü bir hava, açlık gibi tehlikelerle karşılaştıysa da, aralık ayının başında sağ-salim Rio de Janeiro körfezine vardılar. Magellan birkaç hafta burada kalarak, batıdaki okyanusa geçebileceği bir geçit aradı. Rastladığı bütün nehir ağızlarından, bir geçit bulurum diye, içeri giriyor, bunların nehir olduğunu anlayınca geri dönmek zorunda kalıyordu.

Artık Güney Yarımküresi’nin kışı yaklaşmıştı. Magellan’ın adamları açlık, tehlike korku su ile yeni bir yolculuğu göze alamıyordu, kaptanlarına karşı ayaklandılar. Magellan soğukkanlılıkla bu ayaklanmayı bastırdı Adamlarına: «Aç kalıp direklerdeki meşinleri de kemirsek yolumuza devam edeceğiz» dedi

Böylece, Magellan’ın gemileri, Amerika kıtasının güneyine doğru yol almaya başladı. 1520 ekim ayında gemiler geniş bir boğaza girdiler. Magellan’ın küçük gemileri, bu girintili çıkıntılı esrarengiz boğazda 22 gün ilerledi, en sonunda batıdaki okyanusa ulaştılar. Burada suların Atlas Okyanusu’ndan daha sakin olduğunu gören Magellan, bulduğu yeni okyanusa, «sakin» anlamına gelen «Pasifik» adını verdi

Gemiler, Pasifik Okyanusu’nda (Büyük Okyanus’ta) 98 gün yol aldılar. Yolculuk gittikçe güçleşiyordu. Gemilerde yiyecek kalmamış, tayfaların çoğu hastalanmıştı. En sonunda kara göründü. Burası, anlaşıldığına göre, bugünkü Mariana Adaları’ydı. Magellan hemen karaya çıkarak hasta adamlarının iyileştirilmesini, yiyecek elde edilmesini sağladı. Buradan ayrıldıktan sonra batıya doğru yoluna devam etti, birkaç gün sonra Filipin Adaları’na vardı. Burada adadan adaya dolaşıyor, yerlilerle iyi geçinmeye çalışıyordu.

1521 yılının 27 nisanında, bir kabile başkanına yardım etmek için onun düşmanları ile savaşırken öldürüldü.

Magellan’ın adamlarından, gemilerinden geriye kalanlar yolculuklarına devam ettiler,

1522 eylülünde İspanya’ya döndüler. 270 kişilik kafileden ancak 31 kişi geri gelebilmişti; yalnız, Magellan’ın hayali gerçekleşmiş, dünyada uzun bir deniz yolu açılmıştı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,