Etiket: Mozart

Mozart kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Klasik Batı Müziği]]]’in en önemli müzisyen ve bestecilerinden biri.

Wolfgang Amadeus Mozart, 18.yy klasik müziğinin, en verimli ve en tanınmış bestecisi. Bir çok otoriteye göre, dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük müzik dehası olarak kabul edilen Mozart, sadece 35 yıllık hayatına 626 ölümsüz eser sığdırarak, adını tarihe altın harflerle yazdırdı. Çocukluk yıllarından itibaren, duyduğu her müziği hafızasına bir daha çıkmayacak şekilde kazıyabilme yeteneğine sahip olan ve çıktığı gezilerinin sıklığı sayesinde oldukça fazla tecrübe sahibi olan Mozart bu tecrübelerini gelişimine yansıttı.

aslennereli.com

Günümüzde müzik tarihinin en büyük dehalarından biri olarak kabul edilen Mozart, 27 Ocak 1756’da Leopold Mozart ve Anna Maria Pertl Mozart‘ın oğlu olarak Salzburg, Avusturya’da dünyaya geldi. Mozart’ın, lakabı Nannerl olan, Maria Anna Mozart adından bir kız kardeşi vardı.

Doğumundan bir gün sonra St. Rupert Katedrali’nde vaftiz olan Mozart’ın adı vaftiz olduktan sonra, Joannes Chrysostomus Wolfgangus Theophilus Mozart adını aldı. Latince olan Amadeus ismini, Gottlieb (Almanca) ve Amadé (Fransızca) olarak da kullanan Mozart en çok Wolfgang ismini kullandı.

Avrupa’nın başlıca müzik hocalarından biri ve Salzburg Başpiskoposu’nun orkestrasının şefi olan babası Leopold Mozart’ın, keman çalmanın temel prensiplerini konu alan Versuch einer gründlichen Violinschule adlı ders kitabı, Mozart’ın doğduğu yıl olan 1756’da yayımlandı.

Oldukça başarılı bir enstrüman müziği bestekarı olan babası Leopold müziği, oğlunun olağanüstü müzik becerilerini gördükten sonra, Wolfgang henüz 3 yaşındayken bıraktı. Oğlunun müzik yeteneğinin farkına varan ve Mozart’a, klavye, keman ve organ gibi enstrümanları çalmayı öğrettiği, çok ağır bir müzik eğitimi veren Lopold müzik kitabında, Wolfgang’ın bir çok besteyi 4 yaşında öğrendiğini ve ilk bestesini, küçük bir Andante ve Allegro’yu 1761‘de henüz beş yaşındayken yazdığını belirtti.

Çocukluğunda birçok Avrupa gezisine çıkan Mozart, gittiği yerlerde pek çok gösteri yaptı. İlkini 1762 yılında, Münih‘in Bavarya‘sındaki Elector meydanında yaptığı gösterileri, aynı sene Prag ve Viyana‘da imparatorluk meydanında yaptığı gösteriler izledi.

Babası ile beraber çıktığı ve 3 buçuk yıl süren konser gezileri sırasında, Münih, Mannheim ve Paris’te bulunan Mozart, daha sonra bulunduğu Londra’da, ünlü İtalyan çellocu Giovanni Battista Cirri ile çaldı. Gezinin devamında Lahey, Zürih ve Donaueschingen’de de konserler veren Mozart, bu uzun konser turu sırasında, bir çok ünlü müzisyenle tanışarak, bu müzisyenlerin eserlerini öğrenmiş oldu.

En önemli esin kaynaklarından biri, 17641765 yılları arasında bulunduğu Londra‘da arkadaş olduğu, besteci Johann Sebastian Bach‘ın oğlu besteci Johann Christian Bach’la birlikte 1767’de gittikleri ve Kasım 1768‘e kadar kaldıkları Viyana‘da, çiçek hastalığına yakalanan Mozart iyileşmesinin ardından Salzburg’da geçen bir yıl sonunda, üç kez İtalya‘ya yolculuğa çıktı. 1769 Kasım’ı ile 1773 Mart‘ı arasında yaptığı bu yolculuklar sırasında “Mitridate Rè di Ponto” (1770), “Ascanio in Alba” (1771), ve “Lucio Silla” (1772) adında üç opera besteleyen Mozart, ilk gezisinde, Venedik’te Andrea Luchesi ile ve Bolonya‘da da Giovanni Battista Martini ile buluştu.

Aynı dönemde Accademia Filarmonica‘nın bir üyesi olarak kabul edilen Mozart, İtalya‘daki yolculuklarından birinde, [Gregorio Allegri]’nin Miserere‘sini, Sistine Chapel‘de dinlediği sırada tamamını hafızasından yazdı, hatta parçadaki küçük hataları düzeltti ve böylece Vatikan malının ilk illegal kopyasını üretmiş oldu.

23 Eylül 1777 tarihinde, annesi ile beraber, Münih, Mannheim ve Paris‘i kapsayan bir Avrupa turuna daha çıkan Mozart, Mannheim‘da, o dönemin en iyisi olarak kabul edilen Mannheim Orkestrası ile sahne aldı. O dönemde Aloysia Weber‘e aşık olan, ancak Weber’in daha sonra kendisini terketmesinin ardından, 1778’de, Paris‘e yaptıkları gezi sırasında annesini kaybeden Mozart, ilk büyük operasına 1780 yılında, Idomeneo Münih‘de çıktı. Takip eden sene, Viyana‘ya, işvereni, Prens Başpiskopos Colloredo ile beraber gitti. Salzburg’a geri döndüklerinde, opera şefi olan Mozart’ın, başpiskopos’a artık onun müzik işleriyle ilgilenmeyi istemediğini belirtmesiyle, Colleredo desteğini geri çekti. Bu gelişmeden sonra özgürlüğüne kavuşan Mozart, müziğini geliştirmek için Viyana‘ya yerleşti.

Bu dönemde, Türkler’in Avrupa‘da moda olmasından ve Mehter Marşı‘ndaki ritimden esinlenen Mozart, Türk tarihi için büyük önem taşıyan, 11 numaralı la majör piyano sanatı’nın (K. 311) 3’üncü bölümünde “Ronda alla Turca“yı besteledi.

4 Ağustos 1782‘de, babasının isteğiyle, Aloysia’nın kız kardeşi Constanze Weber ile evlenen Mozart, aynı sene bestelediği, Topkapı Sarayı‘nda geçen, Selim Paşa‘nın ve harem ağası Osman‘ın tutsağı olan Konstanze ve hizmetçisini konu alan, “Die Entführung aus dem Serail” (Saraydan Kız Kaçırma) ile çok büyük bir başarıya imzasını attı.

1782 ve 1783 seneleri arasında, Barok tarzında yeni bir tarz ve dile yönelen Mozart’ın “Die Zauberflöte” (Sihirli Flüt) isimli eseri, bu tarzdaki en göze çarpan örneklerinden biridir.

Viyana‘da geçirdiği dönemde, Ludwig van Beethoven‘ın da hocalığını yapmış olan ve 100’ün üzerinde senfoni besteleyen Franz Joseph Haydn ile tanışarak dostluk kuran ve 1785’e kadar piyano konçertolarında solo performanslar sergilediği konserlere çıkan Mozart, Bu konserlerden sonra daha az sahneye çıkmaya başladı.

18. yy Avrupası’ndaki Aydınlanma Dönemi‘nden etkilenen ve 1784 yılında Joseph Haydn ile aynı locaya girerek Mason olan Mozart, katolikti. Babası 1787‘de ölmeden önce, babasını kendi inanışına çekmeye çalışan Mozart’ın Die Zauberflöte (Sihirli flüt) adlı eserinin sondan ikinci operasında bu masonik alegorilerle karşılaşılmaktadır.

1784 ile 1787 seneleri arasında, bugün de ziyaret edilebilen Domgasse 5’de St. Stephen Katedrali arkasındaki, yedi odalı bir apartmanda yaşayan Mozart, burada 1786‘da “La nozze di Figaro” adlı eserini besteledi. Mozart son operası La Celemenza di Tito, 6 Eylül 1791‘de, Prag’da Leopold II‘nin Bohemya Krallığı taç giyme töreninde sergilendi.

Son sözleri, “Ölümün tadı dudaklarımda… Bu dünyadan olmayan bir şey hissediyorum” olan Mozart’ın ölümü, ölüm şekli ve hastalığıyla alaklı birçok spekülasyonu da beraberinde getirdi. Önerilen teoriler arasında, trişinoz, cıva zehirlenmesi ve ateşli romatizma ve o dönemde sıkça uygulanan, hastaların kanatılarak iyileştirilmesi gibi sebepler vardı. Ölüm kayıtlarında geçen “hitziges Frieselfieber” yani mühim darı tanesi ateşi şeklinde geçen hastalığının modern tıpta açıklayıcı bir tanım olmaması bu konunun belirsiz kalmasına neden oldu.

5 Aralık 1791 tarihinde gece 1 sularında Viyana‘da ölen Mozart, hastalığının oldukça ilerlemiş olduğunun farkında olarak, son çalışması olan Requiem‘e bir kaç gün önce başladı. Kendi ölümünü düşünerek yaptığı savunulan bu beste Mozart’ın bitiremeden ölmesiyle yarım kaldı. Daha sonra eserin tamamlanması için Joseph Eybler, Constanze tarafından görevlendirildi. Ancak başarı gösteremeyerek işi yarım bırakmasının ardından Constanze bu görevi, genç bir bestekâr ve Mozart’ın öğrencisi olan Franz Xaver Süssmayr’a devretti.

İsminin yazılmadığı bir mezar taşıyla gömüldüğü bilinmesi, genelde Mozart’ın parasız ve unutulmuş olarak öldüğü yönünde düşünceleri ortaya çıkarsa da, Viyana‘da eskisi kadar yüksek yaşam standartlarına sahip olmayan Mozart, komisyonlardan gelen parayla görece yüksek gelir elde ediyordu. Yılda yaklaşık olarak 50,000 florin kazanan Mozart’ın bu geliri günümüz şartlarında incelendiğinde en az 142,000 Dolar gibi bir miktara denk geliyordu. Bu miktarın sahibi, 18’inci yüzyılda dünya çapında en çok para kazanan %5’lik dilime giriyordu. Ancak, servetini kontrol edemeyen Mozart kazancına rağmen bir çok kez kredi aldı. Yazdığı birçok mektup günümüze kadar gelen Mozart’ın yine de fakir olduğuna dair kesin bir kanıt yoktur.

1809‘da Mozart’ın eşi Constanze, Danimarka’lı bir diplomat olan Georg Nikolaus von Nissen ile evlendi. Aynı zamanda Mozart’ın büyük bir hayranı olan ve Mozart üzerine bir biyografi yazmaya başlayan Nissen’in ömrü bunu bitirmesine yetmediyse de, ölümünün ardından biyografi Constanze tarafından bitirilerek yayınlandı.

St. Marx mezarlığındaki orjinal mezarı kaybolan Mozart’ın, anıtsal mezartaşları buraya ve Zentralfriedhof‘a yerleştirildi. 2005 senesinde Avusturya‘nın Inssbruk Üniversitesi ve Rockville, Maryland‘deki DNA labratuarlarında, Avusturya Müzesi’ndeki Mozart’ın kafatası üzerinde yapılan araştırmalar yetersiz kaldı ve bir sonuca ulaşılamadı. Kafatasından alınan DNA örneği büyükannesinin ve yeğeninin DNA’larıyla karşılaştırılmaya çalışıldıysa da testler beklenen sonucu vermedi ve örnekler arasında herhangi bir bağlantıya rastlanmadı.

Klasik müziğin ilk örneklerinden olan müziğiyle Mozart, o dönemin tarzını değiştirerek barok tarzı ile karışımını sağladı. Mozart’ın kendine ait tarzıyla ve yazdığı, senfoni, opera, solo konçerto, oda orkestrası, yaylı kuartet ve yaylı kintet, ve piyano sonataları gibi, neredeyse her tarzda yaptığı bestelerle çok yönlü bir bestekar olarak kabul edilen Mozart, piyano konçertosunu, tek başına geliştirdi ve yeni bi tür olarak dinleyiciye sundu. Önemli sayıda dini müzik ve ayinler besteleyen Mozart, bunların yanı sıra, divertimenti ve serenad gibi pek çok dans ve eğlence müziği bestesinin de altına imzasını attı.

Franz Schubert, Frederic Chopin, Peter İlyiç Çaykovski ve Robert Schumann gibi birçok bestekar tarafından, klasik müzikte en iyi olarak gösterilen Mozart, jazz, rock, hatta heavy metal bestecileri için de esin kaynağı olarak kabul edilmektedir. Jazz piyanisti olan Chick Corea, Mozart’ın piyano konçertolarını çalarken kendisini konçertolar yazmaya esinlendiğini ifade etmiştir.

Yönetmenliğini, 1984 yılında Milos Forman‘ın yaptığı ve Peter Shaffer‘in senaryosunu yazdığı Amadeus adlı film, 8 Oskar kazanırken o senenin de en popüler filmlerinden biri oldu. Film tarihsel uyuşmazlıklar yüzünden eleştirildiyse de, Mozart’ın eserlerini halkın tanıması açısından büyük fayda sağladı.
Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Wolfgang Amadeus Mozart Aslen nereli,kimdir,cvsi,cv,özgeçmişi,yaşı,hayatı

BESTECİ (1756 – 1791)

Mozart, 35 yıl hayatta kaldığı dönemde 600’ün üzerinde çalışmasıyla tarihçilere göre Klasik Batı müziğinin en üretken ve en çok etkileyen önemli isimlerden birisidir. Tüm dünyada da müziğin dehası olarak tanınıp saygı duyulmaktadır.

İsim Soyisim

:

Johannes Chrysostomus Wolfgangus Theophilus Mozart

Adresi

:

St. Marx Mezarlığı, Viyana, Avusturya,

Doğum Tarihi

:

27 Ocak 1756

Doğum Yeri

:

Salzburg, Avusturya

Ölüm Tarihi

:

5 Aralık 1791

Ölüm Yeri

:

Viyana, Avusturya

kaynak tarihiolaylar

Etiketler, , , , , , , ,

Mozart’ın Hayatı ve Eserleri

Wolfgang Amadeus Mozart

Wolfgang Amadeus Mozart, Avusturyalı besteci (Salzburg 1756-Viyana 1791). Babası Leopold Mozart, oğlu çocuk Wolfgang Amadeus’u ve 11 yaşındaki kız kardeşi “Nanner”ı konser gezisine çıkardı.

Küçük Mozart’ın Münih ve Viyana’da (İmparatoriçe Maria Theresa) hayranlıkla karşılanması üzerine 1763’te babası onu bu kez üç yıl süren ikinci bir geziye çıkardı: Güney Almanya, Paris, Londra (Jo-hann Christian Bach ile karşılaşma), dönüşte Hollanda, Fransa, İsviçre ve Almanya’ya uğrayan Mozart, gittiği kentlerde döneminin müzik ustalarını piyanosu ve besteleriyle hayran bıraktı. 1767-1769 arasında Viyana’da kaldıktan sonra iki yıl kadar sürecek olan görkemli İtalya yolculuğuna çıktı. Milano, Roma, Napoli, Venedik ve Bologna’da yalnızca virtiöz ve besteci olarak değil, aynı zamanda olağanüstü müzik bilgisiyle de olay yarattı. Bologna Filarmoni Akademisi’ne alındı. Papa onu Altın Mahmuz Şövalye Nişanı ile onurlandırdı. Salzburg’da başpisokopsluk kapellasında konzertmeister olmasına karşın, ikinci bir İtalya yolculuğu için izin aldı (1771).

Milano’da bir arşidükün düğünü için bestelediği Ascanio in Alba operası, Hasse’ nin aynı düğün için yazdığı operadan daha büyük başarı kazandı. Ekim 1772 -Mart 1773 arasındaki üçüncü İtalya yolculuğu meslek yönünden pek başarılı olmadı (yaylılar dörtlüleri, Lucia Stilla operası). 1777’ye kadar Salzburg’da kaldı, aynı yıl annesinin eşliğinde Münih ve Mannheim üzerinden Paris’e gitti. Annesinin Paris’teki beklenmedik ölümünün ardından Salz-burg’a döndü. 1781’de başpiskopos ile anlaşmazlığa düşerek Salzburg’dan ayrıldı ve Viyana’ya yerleşti. 1782’de C.M.Weber’in kuzeni Konstanze We-ber ile evlendi. 1787’de Prag için Don Giovanni operasını bestelediği yıl, imparator tarafından kendisine küçük bir maaş bağlandı. 1791’de Viyana’da Requiem!i bitirmeden 35 yaşında tifodan öldüğünde, hiçbir tören yapılmaksızın bir yoksullar mezarlığına gömüldü. Gelmiş geçmiş bestecilerin en büyüklerinden biri olan Mozart, kısa yaşamına, içinde 20 opera, 51 senfoni, 25 piyano konçertosu, keman ve piyano için 40 sonat, 23 yaylılar dörtlüsü, 18 piyano sonatı olmak üzere 600 dolayında eser sığdırdı. Hiçbir besteci, döneminin Avrupa müziğini Mozart kadar özümsemiş, biçimlendirmiş ve yüceltmiş değildir. 6 yaşında beste yapmaya başlayan sanatçı, yaşamının son 10 yılında unutulmaz başeserlerini verdi. Mozart sosyeteye bağlı, bağlı, saraya özgü rokokoyu doruğuna ulaştırırken, aynı zamanda onun çöküşünü hazırladı: Müzikte bağımsız, kendi kendinden sorumlu tekil kişiliğin yolu ilk kez Mozart tarafından açıldı. Doğumunun 200. yıldönümü (1991), aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bir çok ülkede “Mozart Yılı” ilan edildi. Operalarının, senfonilerinin, konçertolarının, vb yıl boyunca sahnelenmesi, çalınması kararlaştırıldı.

Başlıca operaları: İdomeneo (1781) Die Entführung aus dem Serail (Saraydan Kız Kaçırma) 1782, Figaros Hochzeit (Figaro’nun Düğünü) 1786, Don Giovanni (1787), Cosifan Tutte (1790), Die Zauberflöte (Sihirli Flüt) 1791.

En ünlü senfonileri: Re majör (1786), Mibemol majör (Jüpiter) 1788.

Ünlü serenatları: Eine Kleine Nachtmusik (Küçük Bir Gece Müziği) 1787, Haffner Serenadı (1776). Öteki tanınmış eserlerinden La majör piyano sonatı (KV 331) ünlü Türk Marşı ile (Allaturca Marsh) sona erer. Figaro’nun Düğünü, 4 perdelik komik operası. İlk kez 1786’da Viyana’da sahnelendi. Fransız yazarı Beaumarchais’nin (1732-1799) le Mariage de Figaro (Figaro’nun Düğünü) adlı komedisinden yararlanarak Lorenzo da Ponte (1749-1838), 1784’te eserin italyanca librettosunu yazdı. Konusu 18. yüzyılda Sevilla yakınlarında bir şatoda geçer. Kont Almaviva’nın aşk serüvenleri, uşağı Figaro’nun nişanlısı Susanna’ya göz koyması, Figaro’nun çevirdiği dolaplarla efendisini alt etmesi ve sonunda sevdiği kızla evlenmesi anlatılır. Orkestra ve sahne müziği olan bu eserde yalnız eşlik etmekle kalmayıp karakterleri güçlü biçimde çizer, sahnedeki olaylara ve en karışık durumlara da uyar. Eser, “opera buffa” (komik opera) türünün kendine özgü eşsiz bir örneğidir. Mozart, Beaumarchaise’nin oyunu üzerine Ponte’nin büyük ustalıkla gerçekleştirdiği metni parıltılı, canlı, alabildiğine tatlı bir müzikle süsleyerek her çağda sevilecek bir opera yarattı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , ,

Vladimir Putin Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

Vladimir Putin, 7 Ekim 1952 tarihinde, SSCB döneminde adı Leningrad olan Sankt Petersburg kentinde doğdu. Annesi fabrika işçisi, babası donanmada denizaltı filosunda görevli idi. 

Leningrad Devlet Üniversitesi Hukuk Bölümü’nden 1975’te mezun olan Putin, yüksek lisansını ekonomi alanında yaptı. Mezuniyetinin ardından, 1975’ten itibaren KGB’de çalışmaya başlayan Putin, bir süre Almanya’da görev yaptı, Leningrad’a dönmesinin ardından da üniversite yönetiminde görev aldı.

1990’da Leningrad Şehir Konseyi’nde danışmanlık yapan Putin, 1991-1992 yıllarında da belediye başkan yardımcısı ve belediye konseyi dış ilişkiler komitesinin başkanı idi.

Putin, 1996 yılına kadar St. Petersburg yönetiminde çeşitli kademelerdeki görevlerinin ardından, 1996’da Kremlin Sarayı Mülkiyet İdaresi Başkan Yardımcılığı’na atandı ve bu görevini, 1997 yılına kadar sürdürdü. 1997 ve 1998’de Devlet Başkanlığı İdaresi Başkanı ile Devlet Başkanlığı Denetim İdaresi Başkanı olarak yaptı.

Putin, 1998-1999 yıllarında, Rusya İç İstihbarat Servisi FSB’nin başkanlığını yaparken, aynı zamanda, yeni Rusya’nın politbürosu olarak da adlandırılan Rusya Güvenlik Konseyi’nin sekreterliği görevini yürüttü.

Putin, 9-16 Ağustos 1999 tarihleri arasında başbakan yardımcısı ve başbakan vekilliği, 16 Ağustos’tan itibaren de başbakan olarak görev yapmaya başladı. Devlet Başkanı Boris Yeltsin’in 31 Aralık 1999’da istifa etmesinin ardından, Anayasa gereği, üç ay içerisinde devlet başkanlığı seçimi yapılıncaya kadar bu görevi vekaleten üstlendi. 

Putin, Rusya’da yapılan başkanlık seçimlerinde %50’nin üzerinde oy toplayarak, birinci turda devlet başkanı seçildi. 7 Mayıs 2008’de görev süresi dolarak yerini yeni devlet başkanı Dmitri Medvedev’e bıraktı ve Rusya’nın başbakanı oldu.4 Mart 2012’de 3. kez % 63.6 oyla Rusya Federasyonu’na devlet başkanı seçilmiştir.

Times gazetesi tarafından ABBA’nın şarkılarını söyleyen Björn Again’in 22 Ocak’ta Putin ve az sayıda konuğu için özel bir konser verdiğini ve bu mini konser sırasında sık sık dans ettiğinin iddia edilmesi üzerine Putin’in Türkolog olan Basın Sözcüsü Dmitri Peskov, Putin’in Abba değil Beatles’ın sıkı bir hayranı olduğunu dolayısıyla böyle bir mini konser verilmediğini açıklamıştır. 

Ayrıca Putin, efsanevi İngiliz grubunun bir ferdi olan Paul McCartney ile buluşması sırasında hayranlığını dile getirmişti. Time’a verdiği bir röportajda Brahms, Mozart, Çaykovski, Rahmaninov, Schubert, Liszt dinlemeyi sevdiğini ve en sevdiği şarkının Beatles’tan Yesterday olduğunu açıkladı. Tarihi ve politik içerikli kitapları tercih ettiğini ve Ömer Hayyam’ın şiirlerini sevdiğini açıkladı. 

Boş zamanlarını nasıl geçirdiğini soran bir gazeteciye, köpeği ile zaman geçirdiğini ve eşinin hediye ettiği Ömer Hayyam şiirlerini okuduğunu ifade eden Putin, basın toplantısında gazetecilere Ömer Hayyam’ı tavsiye etti.

Köpeklere olan düşkünlüğü ile bilinen Putin’e Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov tarafından çoban köpeği yavrusu hediye edilmiştir. Siyah kuşak sahibi olan Putin genç yaştan beri Judo ile ilgilenmektedir. 

Dış istihbarat servisi KGB’ye katılmayı lise birinci sınıftayken karar verdiğini açıklayan Putin’in çocukluktan beri hayali bir istihbarat elemanı olmaktı. Putin, o dönemi şu sözlerle anlatmıştır:

“Henüz lise birinci sınıftayken ajan olmak istiyordum. KGB’nin bizim bölgemizdeki bürosuna gittim ve isteğimi dile getirdim. Görevli memur, “Her çalışmak isteyeni buraya almadıklarını, ayrıca üniversite mezunu ol­mak gerektiğini” söyledi. Israrla “Hangi fakülte?”diye sorunca, “Hukuk, aldın mı şimdi cevabını” diyerek beni başından savdı, işte o günden itibaren hukuk fakültesine hazırlanmaya baş­ladım. KGB’ye girerken Stalin’in 1930’larda uyguladığı şiddet, baskı ve sürgüne gönderme politikalarından ha­berim yoktu. Casusluk filmleri ve romanlarının etkisi altındaydım.”

Putin, St.Petersburg Devlet Üniversitesi’nde hukuk okumuştur. Eşi Lyudmila Putina ise Putin ile aynı üniversitede İspanyol dili bölümününü okumuştur. Putin halen Lyudmila Putina ile evli ve iki kızı bulunmaktadır. Putin, kızlarından birinin biyoloji diğerinin ise Japon dili ve tarihi üzerine okuduğunu açıkladı.

Putin, 2010 yılında kanser hastası çocukların yararına düzenlenen gecede “Blueberry Hill” adlı caz parçasını söylemiştir.

Kaynak:Enson haber Biyografi

Etiketler, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,