Etiket: Mustafa

Mustafa Rakım Efendi Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Mustafa Rakım Efendi( 1787 – 1825)

En büyük hattatlarımızdan biridir Ünye’ de doğdu. Babası kaptandı. Ağabeysi İsmail Zühtü de hattattı. Râkım Efendi ilk yazı derslerini ondan aldı. Resim de yapıyordu. İstanbul’a gelerek reisülküttap (dış işleri bakanı) Râtip Efendi’nin yanına girdi. Büyüklerin çocuklarına yazı dersleri veriyordu. Râtip Efendi ondaki büyük kabiliyeti görünce kendisini III. Selim’e tanıttı. Padişah ona resmini yaptırdı. Bu resim karşılığında da müderrislik payesi verdi. III. Selim’in imzası, alâmeti, mühürü demek olan tuğranın yapılması da ona verildi.

Rakım Efendi, Şehzade Mahmut’un yazı hocasıydı. Sultan Mahmut, padişah olunca, Rakım Efendi’yi ömrünün sonuna kadar rahat rahat geçinecek şekilde ihsanlara boğdu, çeşitli rütbeler verdi, kazaskerliğe kadar yükseltti.

Râkım Efendi, «sülüs» yazıda, hele bunun irisi demek olan «celî sülüs»te çağının tek ustasıydı. Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’nde bulunan bir hilyesi (peygamberin ahlâkını anlatan eser) değer biçilemiyecek kadar mükemmeldir. Yazıt ve levha olarak taşlara kazılmış en ünlü eserleri arasında Fâtih’te Sultan Mahmut’un annesinin türbesini saran kuşak, Topkapı Sarayı’nın ikinci kapısının üstündeki sûre, Tophane’deki Nusratiye Camisi içindeki sûre, Sultan Mahmut’un tuğrası gerçek birer şaheserdir. Saraylardan, müzelerden başka bazı kimselerin özel koleksiyonlarında da eserleri bulunuyor.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Mustafa Ceceli Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

Mustafa Ceceli 2 Kasım 1980 yılında Ankara’da dünyaya geldi. Müziğe ilgisi çok küçük yaşlarda farkedilen Ceceli 6 yaşında piyano eğitimi almaya başladı ve 2 yıl piyano eğitimine devam etti. Lise yıllarında amatörce müzikle uğraştı. Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’ni  kazanan Ceceli aynı dönemde arkadaşlarının kurmuş olduğu bir grupta keyboard çalmaya başladı. Üniversitenin 3. yılında tekrar üniversite sınavına girerek Yeditepe Üniversitesi İşletme Bölümü’nü kazandı ve Ankara’daki müzik hayatını noktalayarak İstanbul’a geldi.

İstanbul’a gelmesinin ardından kısa süre sonra Cenk Eren’in vokalistliğini yapan Merih Ermakastar’ın şarkılarına düzenlemeler yaparak profesyonel aranjörlük hayatına adım attı. Ozan Doğulu ile tanışan Ceceli o dönemde hazırlanmakta olan Kenan Doğulu’nun ‘’Demedi Deme’’ albümündeki Aklım Karıştı şarkısının düzenlemesini yaptı. Yaptığı çalışma herkes tarfından çok sevindi ve başarının kapıları açılmış oldu. Sezen Aksu’ya hem albümlerinde hem de sahnede eşlik etmeye başlayan Ceceli’nin imza attığı aranjeler büyük ilgi gördü. Listelerde üst sıralarda yer alan İkili Delilik, Hükümsüz ve Gidemem şarkılarını düzenledi. Aynı tarihlerde düzenlemiş olduğu Çakkıdı şarkısı Türk Pop Müziğine yeni bir soluk getirdi ve yoğun ilgi gördü. Ardından Emre Altuğ, Levent Yüksel, Hande Yener, Serdar Ortaç, Melih Görgün, Betül Demir, Murat Boz, Sıla, Hepsi ve Emel Müftüoğlu’na yaptığı aranjelerle hızlı yükselişini devam ettirdi.

ENBE Orkestrası’ndan gelen davet üzerine, albümün konuk sanatçı olarak, Sezen Aksu’ya ait olan “Unutamam“ adlı şarkıyı seslendirdi. Bu şarkı 35. Altın Kelebek “En İyi Çıkış Yapan Solist’’ ve Power Türk Video Müzik Ödülleri “En İyi Çıkış Yapan Video Klip” ödüllerini aldı. “Limon Çiçekleri” isimli ilk single çalısması 14 Temmuz 2009’da DMC etiketiyle piyasaya çıktı. Şarkı, müzik listelerinde 1 numaraya yükseldi ve yayın kuruluşları tarafından düzenlenen pek çok oylamada yılın en iyi single ödülünü aldı. İllk solo albümünü 20 Kasım 2009 yılıdna çıkardı. 16.Kral TV Müzik ödülleri gecesinde ”En İyi Erkek Sanatçı” ve ”En İyi Albüm” ödüllerine layık görüldü. Hürriyet Gazetesi tarafından düzenlenen 37. Altın Kelebek Ödülleri gecesinde ‘’En İyi Çıkış Yapan Sanatçı’’ ödülüne layık görüldü. Profesyonel anlamda aranjörlük yapmaya devam eden Ceceli ; Sertab Erener, Tarkan, Ajda Pekkan ve Aşkın Nur Yengi gibi bir çok ünlü isimle çalıştı.

2 Nisan 2012 tarihinde Es adlı albümünü piaysaya sürdü. Ağustos 2012’de ise es albümü parçalarının ve iki yeni yeni parçanın bulunduğu Es Remixes albümünü çıkardı.

Kaynak:Enson haber Biyografi

Etiketler, , , , , , , ,

Mustafa Erdoğan Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

1965 yılında Hakkari’de doğan Erdoğan, tiyatrocu ve yönetmen Yılmaz Erdoğan’ın abisidir. Erdoğan, Hacettepe Üniversitesi’nde felsefe, Gazi Üniversitesi’nde kamu yönetimi eğitimi almıştır.

Mustafa Erdoğan Üniversite yıllarında ve öncesinde halk danslarıyla yakından ilgilenmiş ve çalıştığı topluluklarla birlikte yurtiçi-yurtdışında gerçekleştirilen festival ve yarışmalarda birçok ödül almıştır.

SULTANLARIN DANSI

1997 yılında Bilkent Üniversitesi’ndeki halk oyunları üzerine yaptığı çalışmalar “Sultans of the Dance”’in ilk adımları olmuştur. 1997-2000 Anadolu halk dansları adımları üzerine, derleme ve koreografik çalışmalar yapmış ve konuyla ilgili araştırmaları çeşitli yayın organlarında yer almıştır. Aynı dönem koreograf olarak İstanbul-Gül Düşündürü Tiyatrosu ve Beşiktaş Kültür Merkezi’nde görev almıştır.

ANADOLU ATEŞİ

Halk oyunlarına olan ilgisi giderek artınca, özel kuruluşların ancak kurumsallaşma ile yaşayabileceğine inanan Mustafa Erdoğan bunları bir merkezden yönlendirmek ve en iyi eğitimi verebilmek için 1999 yılında Türkiye’nin ilk özel ve büyük dans topluluğu olan Sultan’s of the Dance’i kurmuştur. Daha sonra ismi Anadolu Ateşi’ne çevrilmiştir.

EVLİLİK HAYATI

5 Eylül 2004’de Gülben Ergen ile evlendi ve önce Atlas daha sonra Ares ve Güney adını verdikleri ikiz oğulları dünyaya geldi. 12 Nisan 2012’de çift boşandı.

Kaynak:Enson haber Biyografi

Etiketler, , , , , , , , , , ,

Mustafa Miyasoğlu Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

1946 yılında Kayseri’de doğan şair, ilk ve orta öğrenimini burada tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde okudu. On yıl liselerde öğretmenlik, on iki yıl da üniversitede okutmanlık yaptı. 1966 yılından beri şiir yanında deneme, hikâye, tiyatro ve roman türlerinde bir çok  eser veren sanatçı, pek çok dergi ve gazetede kültür ve sanat yazılarıda yayınladı. T. Millî Kültür Vakfı özel armağanını kazanan Hicret Destanı adlı şiiri Dr. Muhammed Harb tarafından arapçaya çevrildi. İlk şiiri 1966 yılıdna Filiz Dergisi’nde çıktı. Şiir ve yazıları Hisar, Türk Edebiyatı, Edebiyat, Mavera, Millî Gençlik, Yeni Sanat, Sedir dergilerinde yayınladı. 1982 yılında Suffe Yayınlarını kurarak Suffe Kültür Yıllığı’nı yayınlamaya başladı. Bazı araştırmalarında Semih Güngör imzasını kullanmıştır. 1 Ağustos 2013 günü uzun süredir devam eden rahatsızlığı nedeniyle hayata gözlerini yumdu.

ESERLERİ

Şiirleri: Rüya Çağrısı, Devran, Hicret Destanı, Şiirler, Bir Gülü Andıkça. Hikâyeleri: Geçmiş Zaman Aynası. Romanları: Kaybolmuş Günler, Dönemeç, Güzel Ölüm, Bir Aşk Serüveni.
Biyografileri: Necip Fazıl Kısakürek, Asaf Halet Çelebi, Ziya Osman Saba, Haldun Taner.
Antoloji: Çağdaş İslâmî Şiirler Antolojisi.
Denemeleri: Edebiyat geleneği Devlet ve Zihniyet, Muhacir, Roman Düşüncesi ve Türk Romanı

Kaynak:Enson haber Biyografi

Etiketler, , , , , , , ,

Mustafa Pehlivanoğlu Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

Mustafa Pehlivanoğlu, 12 Eylül Darbesi’nde idam edildiğinde henüz 22 yaşındaydı. İdam gerekçesi Ankara’nın Çankaya ilçesine bağlı Balgat semtinde çıkan olaylarda 5 kişinin ölümüne sebebiyet vermekti. 12 Eylül 1980 askerî darbesinden önce yapılan yargılamayla idam cezasına çarptırıldı. İdam kararından sonra yatmakta olduğu Mamak Askerî Cezaevi’nden kaçtı. Ancak Kütahya’da 18 Ağustos 1980’de yakalandı. 7 Ekim 1980’de, Necdet Adalı’nın idamından birkaç saat sonra Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi’nde idam edilip, Ankara Karşıyaka Mezarlığı’na gömüldü.

‘DENGE OLSUN DİYE ASTIK’

İdam kararını veren Sıkıyönetim Mahkemesi Hâkimi Ali Fahir Kayacan, Pehlivanoğlu’nun idamı için asılan Necdet Adalı’ya denge olsun diye idam edildiğini belirtti.

Kaynak:Enson haber Biyografi

Etiketler, , , , , , , , , , , , ,

Mustafa Sarıgül Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

1956 yılında Erzincan’da doğdu. Eğitimine sırasıyla Talatpaşa İlköğretim okulu, Şişli Ortaokulu, Zincirlikuyu Yapı Teknik Lisesi’nde devam etti ve Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden mezun oldu. 

KAMU GÖREVİNDEN AYRILIP TİCARET YAPMAYA BAŞLADI

İş yaşamına Kağıthane Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İETT Genel Müdürlüğü’nde devam etti. Daha sonra kamu görevinden ayrılarak ticaret yapmaya başladı. 

GENÇLİK KOLU YÖNETİM KURULU ÜYELİĞİ YAPTI

Siyasi yaşamı Gençlik Kolu Yönetim Kurulu üyeliği ile başladı, daha sonra; 
– Gençlik Kolu Yönetim Kurulu Sekreterliği, 
– Gençlik Kolu Yönetim Kurulu Başkanlığı, 
– İlçe Başkanlığı, Kurultay Delegeliği, 
– 18. Dönem İstanbul Milletvekilliği, 
– TBMM Başkanlık Divanı Üyeliği, 
– F.M.V. Işık Lisesi Okul Aile Birliği Üyeliği, 
– Türk Parlamenterler Birliği Üyeliği, 
– Türk-Alman Parlamento Dostluk Grubu Yönetim Kurulu Üyeliği, 
– Galatasaray Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyeliği, 
– Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Üyeliği, 
– Herkes İçin Spor Federasyonu As Başkanlığı, 
– Futbol Federasyonu Delegesi olarak görev yaptı. 
-TBMM’de Bir Milletvekili ve İstanbul’da Direksiyon Sallamak adlı iki kitabı bulunmaktadır. 

2. DÖNEM BAŞKANLIĞINDA;

2. Dönem başkanlığı sırasında; 
-Romanya Cumhurbaşkanı Ion İliescu tarafından Devlet Nişanı ile Ödüllerildi. -Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından, engelli yurttaşlarımıza yaptığı katkılardan dolayı ödüllendirildi. 
-Eski Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik tarafından da eğitime verdiği katkıllarından dolayı ödüllendirilmiştir… 
-Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin (SPD)Eylül 2005 ve 2008 seçimlerinde ,seçim kampanyasına destek vermiştir. 
– 29 Mart 2009 Yerel Seçimlerde 3.defa Belediye Başkanı seçildi.

Kaynak:Enson haber Biyografi

Etiketler, , , , , , , , ,

Mustafa Kemal Atatürk Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında?

GÖREV SÜRESi: 29 EKİM 1923- 10 KASIM 1938

1881 yılında Selanik’te doğdu. İlk öğrenimini ve askeri öğrenci olarak orta öğreniminin bir kısmını Selanik’te yaptı. Manastır Askeri Lisesi’ni bitirdi. 1902 yılında Kara Harp Okulu’ndan, 1905 yılında Harp Akademisi’nden mezun oldu. Orduda çeşitli vazifeler aldı. 1913 yılında Sofya’da Ataşe Militer olarak bulundu.
Birinci Dünya Harbi sırasında, Çanakkale Muharebelerinde Tümen Komutanı olarak görev yapıı.

1916 yılından itibaren, Doğu ve Güney cephelerinde Kolordu ve Ordu Komutanlığı yaptı. Bitlis ve Muş’u düşman işgalinden kurtaran kuvvetlerin başındaydı. Filistin ve Suriye cephelerinde görev aldı.

Mondros Mütarekesi’nden sonra Sevr Anlaşması hükümlerine dayanılarak ülkenin yabancılar tarafından işgali üzerine, son Osmanlı padişahı Vahdettin Han tarafından Anadolu’ya gönderildi. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak Türk milli mücadelesini başlattı. Amasya Genelgesi, Sivas ve Erzurum Kongrelerini topladı. 

Askerî görevlerinden istifa ederek, 23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni topladı. Meclis Başkanı seçildi. 5 Ağustos 1921’de Başkomutanlık görevini üstlenerek, Anadolu’nun Yunan işgalinden kurtarılması için mücadele etti. Sakarya Meydan Savaşı’nı kazandı. 19 Eylül 1921’de Meclis tarafından kendisine Mareşal ve Gazi ünvanı verildi.

26 Ağustos 1922’de işgalci Yunan kuvvetlerine karşı Büyük Taarruz’u başlattı. Beş gün sonra 30 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Savaşı kazanıldı. Lozan Barış Konferansı’ndan sonra, 11 Ağustos 1923’de toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yeniden Başkan olarak seçildi. 9 Eylül 1923’de kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanlığı’na seçildi.

29 Ekim 1923’de Cumhuriyet’in ilan edildiği gün, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı oldu. Dört dönem üst üste seçildi. 10 Kasım 1938 tarihinde öldü.

Kaynak:Enson haber Biyografi

Etiketler, , , , , , , , ,

Mustafa Altıoklar Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

Mustafa Altıoklar, 1958 yılında Ordu’nun Ünye ilçesinde dünyaya geldi. Babası fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı bir doktor, annesi ise bir öğretmendir.

Anne ve babasının tayinlerinin aynı yere çıkmaması yüzünden dağınık bir aile hayatı yaşadı. İlkokula kadar dayısının Ünye’deki köy evinde yaşadı. İlkokul çağı geldiğinde Altıoklar Ailesi, ablası Emine, kardeşi Mehmet, anne baba ve Mustafa Ankara’da buluştu.

1976 yılında TED Ankara Koleji’nden mezun oldu. 1984 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi/Gazi Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nü tamamladı. Yüksek lisansını da burada tamamladı. Altıoklar’ın uzmanlık alanı fizyoterapidir. Oyuncu Sarp Levendoğlu’nun dayısıdır. İlk eşi Yasemin Erkan’dan ayrılan Altıoklar’ın bu evliliğinden Arya Su adlı bir kızı dünyaya geldi. 5 yıl nişanlı kaldığı Nehir Erdoğan ile 2009 yılında ayrıldı.

SİNEMA KARİYERİ

1989 yılında “Çizgim” adlı kısa filmiyle sinema çalışmalarına başladı. Bu film “Lozan Film Festivali” davetini getirdi. Yurt dışında birçok festivallerde gösterime girdi. “Çizgim” kısa filmiyle altı ödül kazandı. 1991 yılında “Kıl Payı, Ayak Sesleri” ve “Labsus ve Agoni” adlı kısa filmlerini çekti. Devamında çektiği 5 kısa film de çeşitli ödüllere layık görüldü.

İlk sinema filmi 1992 yılında çektiği “Denize Hançer Düştü” adlı film oldu. 1995 yılında “İstanbul Kanatlarımın Altında” filmini çekebilmek için memuriyetten istifa etti. Ardından “Ağır Roman, Asansör, Banyo” filmleri geldi.

ERDOĞAN’A HAKARET

Yönetmen Mustafa Altıoklar, Nisan 2014’te CNN Türk’te yayınlanan “Aykırı Sorular” programına konuk oldu. Altıoklar Başbakan Erdoğan’a hakaretlerde bulundu. Programda “Ama bir doktor olarak söylüyorum Başbakan’da ‘Narsistik Kişilik Bozukluğu’ var. Geri dönüş yapamaz. Kendisine rapor vermek lazım 46 raporu…” deyince büyük tepki toplamıştı.

YÖNETMEN OLDUĞU FİLMLER

Acayip Hikâyeler, Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi, Kelebek Çıkmazı, Yasak Elma, Beyza’nın Kadınları, Banyo, Üçüncü Türden Yakın İlişkiler, Çınaraltı, 3. Tür, Lise Defteri, O Şimdi Asker, Fosforlu Cevriye, Asansör, Öldürme Üzerine Küçük Bir Film, Ağır Roman, İstanbul Kanatlarımın Altında, Denize Hançer Düştü, Çizgim, Lapsus ve Agoni, Ayak Sesleri

SENARYOSUNU YAZDIKLARI

Emret Komutanım, Yasak Elma, Banyo, Beyza’nın Kadınları, Çınaraltı, Lise Defteri, O Şimdi Asker, Artık Sevmeyeceğim, Asansör, Ağır Roman, İstanbul Kanatlarımın Altında, Denize Hançer Düştü, Çizgim

YAPIMCILIĞINI ÜSTLENDİKLERİ

Gece Gündüz, Kız Takımı, Banyo, Lise Defteri, Asansör, Öldürme Üzerine Küçük Bir Film, Denize Hançer Düştü

OYUNCULUK YAPTIKLARI

Ünye de Fatsa Arası, Komser Şekspir, Dansöz, Ağır Roman, İstanbul Kanatlarımın Altında, Emret Komutanım 1.bölüm

Kaynak:Enson haber Biyografi

Etiketler, , , , , , , , , , , , , , , , ,

Mustafa Şentop Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

Mustafa Şentop, 6 Ağustos 1968 tarihinde Tekirdağ’da dünyaya geldi. Babasının adı Ahmet, annesinin adı Nazire’dir. İlk ve orta öğrenimini Tekirdağ’da tamamladı. 1986 yılında Tekirdağ İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü kazandı. 1987’de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi ve 1991 yılında mezun oldu. 1988 – 1991 yıllarında Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığı “Teklif Aylık Hukuk Dergisi”nin kurucuları arasında yer aldı.

1992’de avukatlık stajını tamamlayıp 1993’te Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde araştırma görevlisi oldu. 2002 yılında doktor, 2005 yılında doçent ve 2011 yılında da profesör oldu. Üzerinde çalıştığı başlıca konular; kamu hukuku, tarihteki ve hâlihazırda karşılaştırmalı yargı sistemleri, ceza hukuku, devlet yapısı ve anayasa hareketleridir. Doktora tezi, “Osmanlı Yargı Sistemi ve Kazaskerlik”, doçentlik çalışması “Tanzimat’tan Sonra Osmanlı Ceza Hukuku” ve profesörlük çalışması “Türkiye’de Anayasaların Hazırlanması – I, 1876 Kanun-i Esasisi”dir.

Anayasa Uzlaşma Komisyonu Üyesi, İstanbul Milletvekili ve Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapmakta olup Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezinin (ESAM) İstanbul Başkanlığı görevini yürütmektedir.

Şentop, evli ve 4 çocuk babasıdır.

Kaynak:Enson haber Biyografi

Etiketler, , , , , , , , , , , , , , , ,

Mustafa Akıncı Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

28 Aralık 1947’de Limasol’da doğan Akıncı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 4. Cumhurbaşkanıdır. 14 yıl boyunca Lefkoşa Türk Belediyesi başkanlığı yapan Mustafa Akıncı, 176 bin 980 kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede 2015 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine bağımsız aday olarak katıldı ve ikinci turda aldığı yüzde 60.5’lik oyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı seçildi.

İyi derecede İngilizce bilen Mustafa Akıncı, evli, üç çocuk ve iki torun sahibidir.

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE TURİZM BAKANI

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi mezunu olan Akıncı, 1975 yılında oluşturulan Kurucu Meclis’e seçilerek görev yapmaya başladı. Lefkoşa Türk Belediyesi’nin ilk seçilmiş başkanı lan Akıncı, 14 yıl boyunca kesintisiz bu görevi yürüttü.

Kıbrıs Türk Belediyeler Birliği’nin kuruluşunda etkin rol üstlenerek birliğin ilk başkanlığını yapan Akıncı, 1987 yılından 2001 yılına kadar Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP) Genel Başkanlığı görevinde bulundu. 1993 – 2009 yılları arasında da Milletvekilliği görevini sürdüren Akıncı, 1999 – 2001 döneminde ise KKTC Başbakan Yardımcılığı ve Turizm Bakanlığı yaptı.

ANNAN PLANI DESTEKÇİSİ

Türk ve Rum kesimleri halinde bölünmüş Kıbrıs Adası’nın bağımsız bir devlet olarak birleştirilmesini öneren Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Planı döneminde oluşturulan Barış ve Demokrasi Hareketi’nin (BDH) kurucusu olan Akıncı, Toplumcu Demokrasi Partisi’nin oluşumu ile birlikte başkanlık görevini devretti.

Nisan 2004’de KKTC ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde yapılan referandumlar ile oylamaya sunulan plan, Türk tarafından % 64,91 oranında kabul gördüğü halde Rum oylarının % 75,38’i reddedildiğinden bu plan hayata geçirilemedi.

KIBRIS KONUSUNDA KONFERANSLAR VERDİ

Mustafa Akıncı Oxford, Harward ve Yale Üniversiteleri gibi dünyaca tanınmış akademik platformlar ile Chatham House gibi uluslararası forumlarda Kıbrıs konusuna ilişkin konferanslar verip panellere konuşmacı olarak katıldı.

DÜNYA HABİTAT ÖDÜLÜNE LAYIK GÖRÜLDÜ

Lefkoşa Türk Belediye Başkanlığı sırasında, Lefkoşa Rum Belediye Başkanı ile Lefkoşa Kanalizasyon Projesi ve İmar Planı konularında uzlaşma sağlayarak bu projelerin işbirliği içinde hayata geçmesini sağlayan Akıncı, bu çerçevede Lefkoşa İmar Planı ile 1989 yılında ‘Dünya Habitat Ödülü’ne, 2007 yılında ise ‘Ağa Han (Aga Khan) Mimarlık Ödülü’ne layık görüldü.

EUROPA NOSTRA ONUR ÖDÜLÜ ALDI

2003 yılında da Lefkoşa Rum Belediyesi eski Başkanı ile yaptıkları çalışmalardan ötürü ‘Europa Nostra Onur Ödülü’ne (Medal of Honour) layık görülmüştür. Mustafa Akıncı’nın ‘Belediye Başkanlığı’nda 14 Yıl’ isimli bir kitabı bulunuyor.

YAVRU DEĞİL KARDEŞ VATAN

2015 yılında Mustafa Akıncı, KKTC Cumhurbaşkanı seçildikten hemen sonra yaptığı açıklamada, KKTC’nin Türkiye’nin yavrusu olmadan, kendi ekonomisi ve kendi demokrasisini büyüterek kendi kurumlarını oluşturması gerektiğini belirtti ve Türkiye’nin KKTC’yi “Yavru Vatan olarak” görmesine mesafeli bir tavır takınmasıyla gündeme geldi.

Kaynak:Enson haber Biyografi

Etiketler, , , , , , , , , , , , ,

Mustafa Kamacı Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

EĞİTİMİ

İlk, orta ve lise öğrenimini Sakarya’da tamamladıktan sonra Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde lisans eğitimi almış, Bahçeşehir Üniversitesi’nde Küresel Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde yüksek lisansını tamamlamıştır.

İŞ HAYATI

2005 yılında başbakanlık müşaviri ve özel kalem müd yardımcı olarak göreve başlayan kamacı hali hazırda cumhurbaşkanlığı danışmanı olarak görevini ifa etmektedir. Bunun yanısıra orta öğretim ve üniv yıllarından itibaren Kur’an-ı Kerim tilaveti başta olmak üzere tasavvuf musikisi ile yakından ilgilenen Kamacı, 2016 yılında “Dem Bu Demdir” isimli bir demo tasavvuf albümü oluşturmuştur.

Aynı yılın Haziran ayında Kehkeşan isimli ilk profesyonel albümünü yayınlayan kamacı, ilk video klibini “Biz kısık sesleriz (Dua) ” isimli parçaya çekmiştir. 15 temmuz darbe girişimi ve sonrası çalışmalarını vatan bayrak temalarıyla işlemeye başlayan kamacı 90 lı yıllarda popüler olan marş kültürüne yeni yorumlar katarak yoluna devam etmektedir.

ÖZEL YAŞAMI

Evli ve 2 çocuk babası olan Kamacı, aynı zamanda ünlü boksör Cemal Kamacı’nın mahdumudur.

Kaynak:Enson haber Biyografi

Etiketler, , , , , , , , , ,

Mustafa Varank Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

1976 yılında Trabzon’un Of ilçesinde dünyaya gelen Mustafa Varank, ilköğrenimini Yedikule İlkokulu’nda, orta öğrenimini ise İstanbul İmam Hatip Lisesi’nde tamamladı.

EĞİTİM YILLARI

1999 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldu ve eğitimini sürdürmek üzere ABD’ye gitti. Tallahassee Community College’da Ağ Hizmetleri Teknolojisi alanında eğitim alan Mustafa Varank aynı zamanda Florida State Üniversitesi’nde uzman ve araştırmacı olarak görev yaptı.

Yüksek lisansını Indiana Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü’nde tamamlayan Varank, eş zamanlı olarak bilgi teknolojileri ve inovasyon araştırmaları yapan Indiana University Pervasive Technology Institute’te araştırmacı ve sistem yöneticisi pozisyonunda görev yaptı.

ERDOĞAN’LI YILLAR

Mustafa Varank, yurtdışındaki eğitim ve çalışma hayatını 2005 yılında bitirip Türkiye’ye döndü ve Başbakanlık’ta çalışmaya başladı.  2011 yılında Başbakan Başdanışmanlığı görevine getirildi. Recep Tayyip Erdoğan’ın en yakınındaki isimlerden biri olan Varank, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte 2014 yılında Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı görevine getirildi.

Varank, Erdoğan’a kurulan böcek kumpasının ortaya çıkartılmasında kilit rol oynadı. Özellikle 17-25 Aralık süreci ve sonrasında FETÖ/PDY mensuplarının en fazla hedef aldığı isim olarak dikkat çekti.

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ

15 Temmuz kanlı darbe girişimine katılan Özel Kuvvetlerdeki darbeci kurmayların odasında ele geçirilen notta Varank’ın ismi ve ev adresi yazılıydı. Aynı darbe girişiminde, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde bölüm başkanı olarak görev yapan ağabeyi Prof. Dr. İlhan Varank, darbeci teröristler tarafından Şehzadebaşı’nda şehit edildi. 2016 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Büyükelçi unvanı verilen Mustafa Varank, iyi derecede İngilizce biliyor. Mustafa Varank evli ve iki çocuk babasıdır.

Varak 66’ıncı hükümette Sanayi ve Teknoloji bakanı vazifesini üstlenmektedir.

Kaynak:Enson haber Biyografi

Etiketler, , , , , , , , , ,

Mustafa Hiram Abas Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında

Bir suikasta kurban giden hayatın öyküsü bu. İstifasından 2 yıl sonra bir sabah işe giderken çapraz ateşin içinde can verdi Hiram Abas. Ayrıcalıklı çocukluğunun bedelini bu şekilde ödeyecekti belki de.

Aldığı eğitimlerin üstüne yaşadığı hayat, iki istifa ve ardından gelen kanlı ölüm…

Belki de tüm bunlar isminin ağırlığıydı…

Çocukluğu

Hiram, 1932’de İstanbul’da Fatma Roksan Hanım ve Hilmi Bey’in oğlu olarak dünyaya geldiğinde ona Mustafa Hiram Abas adını verdiler. İran işgalindeki Güney Azerbaycan’dan kaçan bir aileydi onlar.  Ona bu ismi veren dedesi “Mübarek Galip Eldem” idi. Galip Bey, Hiram’ın anne tarafından dedesiydi ve aynı zamanda “Osman Hamdi Bey”in de yeğeni idi.

İsmi Hiram konmuştu; çünkü bu isim Yahudi efsanelerinin ünlü ismi “Hiram Usta”dan geliyordu. Yapılan araştırmalardan edinilen bilgiye göre aileden gelen bir masonluk vardı.

Hiram, cevval bir çocuktu, pek yerinde durmazdı. Genç delikanlı zamanları geldiğinde akan bu deli kanı boks yaparak dizginlemeye çalışacak, hatta bu sporda başarılı olacak; ufak da olsa şampiyonluklar kazanacaktı.

Hiram, ağır bir isimdi aslında. Belki bundan sebep Hiram’da adının ağırlığıyla yaşayacak, güç gerektiren işlere düşecekti. Çünkü bu ad, tek başına bir efsanenin adıydı.

Hiram efsanesi

Hiram efsanesi, masonluğun kuruluşunu temsil ediyordu. Efsaneye göre, Kral Davud, Kudüs’te Allah’ın evini inşa etmek istiyordu. Bunun için ülkenin dört bir yanından evin yapımında çalıştırmak için 40 bin işçi topladı. İşçilere de “Mason” ismini verdi. Bu “Duvarcı” manasına geliyordu.

Davud her şeyi başlattı, ancak devam ettiremedi. Henüz inşaat devam ederken hayatını kaybetti. Onun yerine de Süleyman geçti. Haliyle her gelen kendince değişiklikler yapacaktı. Süleyman da bu evin adını değiştirdi ve “Süleyman’ın Mabedi” yaptı.

Bu evin inşaatında çalışan ustalardan birinin adı “Adon Hiram Adif” idi. Hiram bir Yahudi’ydi ve dul bir kadının oğluydu. Bilgili ve görgülü biriydi Hiram; çalışkandı. Kendi mahiyetindeki işçilerini çırak, kalfa ve usta diye üçe ayırmıştı. Bilgilerini bölüm bölüm her kesime gerektiği kadarını anlatıyordu. Gerektiği kadardı; çünkü, çıraklar, kalfa ve ustaların, kalfalar da ustaların bildiği sırlara erişmek için bir basamak üste çıkmak zorundaydı. Elbette alacakları ücretler de buna göre değişiyordu.

İnşaat tamamlandığında usta olmayı bekleyen 3 kalfa yeterli başarıyı gösteremediklerinden ustalık mertebesine de erişemedi. Bunun üzerine 3 kalfa ustalığın sırrını Hiram Usta’dan zorla öğrenmeye kalktılar. Hiram Usta’da bilgisine ve ustalığına ihanet etmek istemeyince onu öldürdüler.

Cesedini dağa gömüp mezarının üzerine akasya dalları diktiler ve bundan sonra da bu efsanede yer alan isimler, işaretler, kelimeler birer sembol kabul edildi; masonluk sembolü.

Efsaneye göre, Süleyman Mabedi de buna bağlı olarak Hiram efsanesi de masonluğun temellerinden ikisi demekti…

Eğitim hayatı

Hiram, her zaman ayrıcalıklı ve özel bir çocuk oldu. Orta öğretimini “Saint – Joseph Lisesi”nde tamamladı. Bu okulda misyonerler tarafından çok sıkı bir disiplinle eğitim verildiği bilinirdi. Bu sebepten yabancı okullarda okuyanların lügatında burası “Papaz Mektebi”ydi.

Hiram, üniversite eğitimi için Ankara Üniversitesi Sosyal Bilgiler Fakültesi’ni tercih etti. Hemen ardından müfettişlik görevine başladı ve bu görevini İstanbul’da 18 Mayıs 1967’ye kadar sürdürdü.  Ancak askere gitmeliydi. Yedek subay olarak vatani görevini tamamlayan Hiram, sonra da MİT’e girdi; Batum, Atina ve Beyrut’ta görev yaptı.

Eğitim ile dolu bir çalışma hayatı başlamıştı. Bir süre İstanbul ve Ankara’da sürdürdü görevini. Ardından da CIA’in çeşitli okullarında eğitim aldı. Bu eğitim, 4 yıl sürdü.

İş hayatı

Hiram, eğitimini tamamladıktan sonra 12 Mart 1971’de İstanbul’da görevi başındaydı.

Hiram, 1978’de Namık Kemal Ersun cuntasının tasfiyesiyle ilişkili olarak kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Dönemin TİSK Genel Başkanı Halit Narin’in yanında çalışmaya başladı.

Ülke 12 Eylül döenmini yaşadı. Hiram, 1983’te ikinci kez MİT’e döndü. Tekrar bir süreç başladı, Hiram yine görevinin başındaydı. Ağustos 1986’da Hayri Ündül MİT Müsteşarlığı’na getirildi. Hiram da MİT Müsteşar Yardımcısı görevindeydi.

1986’da Hiram, dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın MİT’in sivilleşmesi operasyonunda sembol isim olmuştu. Hiram, çalışmalarını oldukça disiplinli ilerletiyordu. Örneğin, Suriye’nin PKK’yı barındırması üzerine Müslüman Kardeşler Teşkilatı yöneticilerini Türkiye’ye getirtti. Ama en önemli çalışmaları Dev – Sol örgütü üzerineydi. Zaten ömrünün sonu da buradan gelecekti.

Teşkilat bir güç savaşı içine düşmüştü ve Hiram bu savaşı kaybetmişti. 1988’de yayınlanan MİT raporunda sorunlu isim olarak gösterilmişti. Hiram Abas, raporu kaleme alan Mehmet Eymür ile pasif göreve alınmak istendi. Bu olay üzerine Hiram, ikinci kez emekliliğini istedi.

Hiram Abas öldürüldü

Hiram, ikinci kez istifa etmiş ve MİT ile olan bağlantısını kesmişti. Amerikan silah firmalarının Türkiye temsilciliğini yapan bir şirkette çalışıyordu.

26 Eylül 1990 sabahı yine işe gitmek için evden çıktı; ancak gidemedi. Evinin yakınlarında belediye işçisi görünümündeki kişilerin açtığı çapraz ateşin içine düştü. Hiram, kendisine düzenlenen bu suikastta olay yerinde yaşamını yitirdi.

Bu korkunç cinayeti, Hiram’ın bir zamanlar üzerinde çalışmalar yürüttüğü Dev – Sol örgütü üstlendi. Bu cinayetin dosyası faili meçhul davaların arasına karıştı…

Ölümünden sonra

Böylesine şaibeli bir ölümün ardından elbette birçok iddia öne sürüldü ve popüler kültürdeki yerini de aldı; devlet içinde önemli isimlerden biriydi nihayetinde.

Ergenekon Davası iddianamelerinde yer verildi. Ardından gazetelere verilen röportajlardaki iddialara göre, Hiram Abas’ın katili, 3 Mart 1995’te infaz edilip betona gömüldüğü iddia edilen, MİT Ajanı “Tarık Ümit” idi.
Ayrıca 1999’da Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul tarafından, Hiram Abas’a özellikle yer verilen bir kitap yazıldı. “Bay Pipo” adını verdikleri bu kitap bir araştırma kitabıydı.

Popüler kültürdeki yerini de “Kurtlar Vadisi” adlı dizide buldu; daha doğrusu bu bir iddiaydı. Dizideki “Aslan Akbey” karakterinin Hiram Abas’ı temsil ettiği düşünülüyordu. Ayrıca dizide yine Tarık Ümit’i canlandırdığı düşünülen “Pala” karakteri de dizide tıpkı Hiram Abas’ın kurban gittiği suikast gibi öldürülmüştü.

MİT mensubu olan kişilerin çok şey bildiği düşünülür, belki de gerçekten çok şey de bilir ve işte bir hayat her şekilde son bulur.

Damla Karakuş

[email protected]

Not:

Biyografisini okumak istediğiniz kişileri lütfen bizimle paylaşın.

Kaynak:Enson haber Biyografi

Etiketler, , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,