Etiket: müzik kariyeri hakkında bilgi.

Frank Sinatra Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Frank SinatraFrank Sinatra; ABD’li şarkıcı ve sinema oyuncusudur (Hoboken/New Jersy 1915 – 14 Mayıs 1998).

İtalyan göçmeni bir ailenin oğludur. Gençliğinde arkadaşlarıyla kurduğu caz dörtlüsünde şarkıcılık yaptı. 1940-1942 arasında, Tommy Dorsey Orkestrası’nın solisti oldu. Müzikal, güldürü, dram ve serüven türlerinde 50 kadar film çevirdi. From Here to Eternity (İnsanlar Yaşadıkça) 1953, ile “en iyi yardımcı erkek oyuncu” Oscar’ını kazandı. 1970’lerde sinemayı bıraktı, 1980’lerde kısa bir dönüş yaparak İki Ölümcül Günah’ta oynadı. İlk eşinden olan kızı Nancy Sinatra (doğum 1940), ikinci ve üçüncü eşleri Ava Gardner ve Mia Farrow’dur.

Başlıca filmleri: Anchors Aweigh (Gönül Kimi Severse) 1945, On the Town (Denizciler Geliyor) 1949, Young at-Heart (Ateşli Kalp) 1954, The Tender Trap (Aşk Tuzağı) 1955, Guys and Dolls (Baylar ve Bayanlar) 1955, The Man with the Golden Arm (Altın Kollu Adam) 1956, Jonny Concho (Sahte Kahraman) 1956, High Society (Yüksek Sosyete) 1956, PalJoey (Bir Çapkının Serüvenleri) 1957, King Go Forth (Krallar Önde Gider) 1957, The Pride and the Passion (Gurur ve Tutku) 1957, Some Come Runing (Aşk Uğruna) 1958, Can Can (1959), Robin and the Seven Hoods (Yedi Tatlı Serseri) 1960, The Manchurian Candidate (Mançurya Adayı) 1962, Von Ryan’s Express (Tren) 1965, The Detective (Vahşi Hakikat) 1968, Dirty Dingus Mangee (Çıldırtan Takip Pasaklı Haydut) 1970, The First Deadly Sin (İlk Ölümcül Günah) 1981. Sanat yaşamının 50. yılını, Madison Square Garden’da (New York) verdiği görkemli konserle kutladı. (Aralık 1990).

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Zubin Mehta Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Zubin MehtaZubin Mehta; Hintli orkestra şefidir (Bombay 1936).

1954’te Viyana Müzik Akademisi’nde eğitim gördü, 1957′ de orkestra yöneticisi olarak mezun oldu. İlk başarısını 1958’de Liverpool Uluslararası Orkestra Şefleri Yarışmaları’nda aldı. Bu başarı üzerine Liverpool Filarmoni Orkestrası ile bir yıllık anlaşma yaptı. 1960 ve 1961’de dünyanın çeşitli yerlerinde konserler yönetti. 1961’de Montreal Senfoni Orkestrası’ nın müzik direktörü oldu. 1962’de Los Angeles Filarmoni Orkestrası’nın şefi olurken, aynı zamanda Kuzey Amerika orkestralarını da yönetti. 1965’te ilk kez New York Metropolitan Operası’ nın şefi oldu. 1978’de de New York Filarmoni Orkestrası’nın müzik direktörlüğüne getirildi. 1988’de Türkiye’ de de konserler verdi. 1990’da New York Filarmoni Orkestrası yöneticiliğinden ayrıldı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Hikmet Şimşek Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Hikmet ŞimşekHikmet Şimşek; orkestra yöneticisidir. (Siirt 1924-12 Ekim 2001). Ankara’da Harp Okulu’nda okurken geçirdiği rahatsızlıktan ötürü öğrenimine ara verince kendi kendine keman çalmayı öğrendi. Müzikle uğraşabilmek için 1945’te Harp Okulu’ndan ayrıldı. 1946’da Ankara Devlet Konservatuvarı’na girdi. Burada F. Alnar Eduard Zuckmayer ve A. A. Saygun’un öğrencisi oldu. 1953’te konservatuvardan mezun olarak bu kurumun çeşitli bölümlerinde öğretmenlik yapmaya başladı. Ayrıca konservatuvarın orkestra ve korosunu yönetti. 1956’da gittiği Almanya’da çeşitli orkestra yöneticilerinin izleme ve yönetme olanağı buldu.

1958’de Ankara’ya dönüşünde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda yönetici yardımcılığına atandı. 1962-1963 arasında Kuzeybatı Alman Filarmoni Orkestrası’nda ikinci yönetici olarak çalıştı, yurtdışında 1978’de Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası yöneticiliğine getirildi Yirmiden çok ülkede çeşitli konserler vererek yabancı orkestraları yönetti. Verdiği konserlerde Türk bestecilerinin eserlerini tanıtmaya önem verdi. Ankara Radyosu Oda Orkestrası ve Çoksesli Korosu’ nun, ardından da TRT Televizyonu Müzik Bölümü’nün kurulmasından önemli katkıları oldu. İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nın kurucuları arasında yer aldı. Aynı zamanda ülkemizde çok sesli sanat müziği alanındaki ilk Türk plağını da gerçekleştirdi. 1981’de aldığı “devlet sanatçısı” unvanının yanı sıra, Polonya Devlet Nişanı ve Symanovsky Nişanı, Macaristan’ın Ferenc Liszt Nişanı ve Zoltân Kodâly Nişanı ve Tunus’un Devlet Nişanı ile onurlandırıldı. Berlin Kenti’nin 700. Kuruluş Yıldönümü (1987) ve Birleşmiş Milletler’de, Adnan Saygun’un Yunus Emre Oratoryosunu yönetti. Klasik Batı Müziği’nin Türk halkına tanıtılması ve sevdirilmesi yönündeki çabalarının bir ürünü olarak TRT Televizyonu’nda bir Klasik Batı Müziği programı da hazırladı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , ,

Erich von Hornbostel Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Erich von HornbostelErich von Hornbostel; (d. 25 Şubat 1877, Viyana, Avusturya – ö. 28 Kasım 1935, Cambridge, İngiltere), Avusturyalı müzikolog ve etnologdur.

Müziğe düşkün bir ailenin çocuğu olan Hornbostel piyano, armoni ve kontrpuan dersleri aldı. Daha gençlik yıllarında usta bir yorumcu ve besteci olduğu halde, üniversite öğrenimini Heidelberg’de, doğabilimleri ve felsefe dalında yaptı (1895-99) ve aynı üniversitede kimya doktorasını tamamladı (1900). Ardından Berlin’e gitti; orada müzikoloji çalışmaları yaparken Carl Stumpfun etkisiyle deneysel psikolojiye, özellikle de ton psikolojisinin fenomenlerine yöneldi. Psikoloji Enstitüsü’nde Stumpf un asistanı oldu. Enstitünün arşivi 1906’da Berlin Sesyazım Arşivi haline dönüştürülünce Hornbostel de buranın ilk yöneticisi oldu. Annesi şarkıcı Helene Magnus’un Yahudi olduğu gerekçesiyle Naziler tarafından 1933’te uzaklaştırılana değin bu görevini sürdürdü.

Almanya’dan İsviçre’ye kaçtı, oradan da ailesiyle birlikte ABD’ye göç etti. New York kentindeki New School for Social Research’e okutman olarak girdi; ama sağlığının bozulması nedeniyle kısa sürede bu işten ayrılmak zorunda kaldı. 1934’te İngiltere’ye taşındı. Orada yaşamının son yılını “ilkel” topluluklara ait kayıtlan düzenlemek ve yazıya geçirmekle geçirdi. 1922’den ölümüne değin Sammelbânde für vergleichende Musikwissenschaft’ın (Karşılaştırmalı Müzikoloji Derlemesi) yayın yönetmenlerinden biri olarak çalıştı.

Hornbostel Asya ve Afrika müzikleriyle Avrupa dışı başka müzikler konusunda uzmandı. İlk kez 1906’da Kuzey Amerika’nın Pavni Yerlileri arasında alan çalışması yapmıştı. Stumpf ve Otto Abraham ile işbirliği yaparak Avrupa dışındaki kültürlerin müziklerinin incelenmesi için akustik, psikoloji ve fizyoloji kavramlarını birleştiren bir sistem İcurdu. Bu çabasıyla, karşılaştırmalı müzikolojinin temel bir disiplin durumuna gelmesinde önemli bir payı oldu. Abraham ile birlikte Japon, Türk ve Hint müziklerini de içeren Avrupa dışı müzikler konusunda bir dizi deneme yayımladı ve müziği kayıtlardan yazıya geçirmek için bir yöntem geliştirdiler. 1904’te de karşılaştırmalı müzikoloji incelemeleri için karşılaştırmalı dilbilim çalışmalarında kullanılana benzeyen bir yol önerdiler. Hornbostel ayrıca, etnoloji araştırmalarında gözlemle elde edilen ve ölçülebilir olan verilerin önemini de ortaya koydu.

Müziksel algı psikolojisi üzerine incelemeleri, kültürle akort sistemi arasındaki ilişki konusundaki çalışmaları ve müzik aletlerinin yeni bir sınıflandırması (Curt Sachs ile birlikte, 1914) Hornbostel’in etnomüzikolojiye yaptığı en değerli katkılar arasındadır. Klaus P. Wachsmann’ın düzenlediği Hornbostel’in toplu yapıtlarının birinci cildi 1975’te yayımlanmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Marilyn Horne Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Marilyn HorneMarilyn Horne; (d. 16 Ocak 1934, Bradford, Pennsylvania, ABD), sesinin pürüzsüzlüğü ve kıvraklığıyla özellikle Gioacchino Rossini ve George Frideric Handel’in koloratura rollerinde ün kazanmış mezzosopranodur.

Şarkı söylemeye babasının gözetiminde çocukluğunda başladı. Güney California Üniversitesi’nde hem William Vennard. hem de Lotte Lehmann’ın öğrencisi oldu. 1954’te Carmen Jones filminde Dorothj Dandridge’in söylediği şarkıları seslendirdi. Aynı yıl Bedrich Smetana’nın Prodana nevesta’sındaki (Satılmış Nişanlı) Hata rolüyle Los Angeles Guild Operası’nda ilk kez sahneye çıktı. 1956’da Batı Almanya’daki Gelsenkirschen Kent Operası’na girdi. Burada birkaç sezon kalarak genellikle Giacomo Puccini’nin La Bohème’indeki Mimi, Jacques Offenbach’ın Les Contes d’Hoffmann’ ındaki (Hoffmann’in Masalları) Giuletta, Handel’in Ezio’sundaki Fulvia, Puccini’nin La Fanciulla del Wew’indeki (Altın Batı’nın Kızı) Minnie ve Alban Berg’in Wozzeck’indeki Marie gibi soprano rolleri yorumladı. 1960’ta San Francisco’da Wozzeck’teki Marie rolüyle ABD’ye görkemli bir dönüş yaptı. 1961’de New York kentinde Carnegie Hall’daki bir konserde soprano Joan Sutherland’e Vincenzo Bellini’nin Beatrice di Tenda’smdaki (Tendalı Beatrice) Agnese’yi yorumlayarak katıldı. Bu ilk bel canto rolü Rossini’nin Semiramide’si ve Bellini’nin Norma’sı gibi Sutherland’le birlikte gerçekleştirecekleri birçok yorumun başlangıcı oldu. Horne daha sonra 1969’da Milano’daki La Scala’da Igor Stravinsky’nin Oedipus Rex’inde ve Rossini’nin Le Siège de Corinthe’sinde (Korinthos Kuşatması) sahneye çıktı. 1970’te New York kentinde Metropolitan Operası’nda Norma’daki Adalgisa’yı canlandırdı.

Horne en büyük başarılarından çoğunu Rossini’nin Tancredi’si ve Handel’in Rinaldo’sunda olduğu gibi, erkek karakterlerin erkek sopranolar (castrato) ya da kadınlar tarafından söylenmesinin öngörüldüğü “pantolonlu rolle.”de kazandı. 1982’de “dünyanın en büyük Rossini şarkıcısı” olarak Rossini Vakfi’nın birinci Altın Plaketi’yle, ertesi yıl da İtalya cumhurbaşkanı tarafından “commendatore” nişanıyla ödüllendirildi. 1984’te Metropolitan Operası’nda ilk kez bir Handel yapıtım yorumlayarak Rinaldo’ yu söyledi. Horn’un Jane Scovell ile birlikte yazdığı Marilyn Horne: My Life (Marilyn Horne: Yaşamım) adlı yaşamöyküsü 1983’te yayımlanmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Alberta Hunter Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Alberta HunterAlberta Hunter; (d. 1 Nisan 1895, Memphis, Tennessee – ö 17 Ekim 1984 New York, New York eyaleti, ABD), dinleyenleri coşturan ritmik ve güçlü üslubuyla 1930’larda uluslararası başarı kazanan ABD’li blues şarkıcısı.

On bir yaşında Chicago’ya giderek profesyonel şarkıcılığa başladı. 1920’lerde New York’a yerleşti. Orada popüler bir gece kulübü ve sahne sanatçısı olarak kendini kanıtladı. 1920’lerde düzenli olarak plak doldurdu ve bunların bazılarında üvey kız kardeşi Josephine Beatty’nin adını kullandı. Başta Fletcher Henderson olmak üzere Fats Waller, Eubie Blake, Louis Armstrong, Sidney Bechet gibi sanatçılar ona eşlik ettiler. Bu yıllarda besteler de yapmaya başlayan Hunter’ın, 1923’te Bessie Smith tarafından plağa okunan bestesi “Downhearted Blues” popüler müziğin klasikleşen parçalarından biri oldu. Hunter, Show Boat (Gösteri Gemisi) müzikali 1928-29’da Londra’da sahnelendiğinde Paul Robeson’la başrolleri paylaştı. 1930’larda sık sık Avrupa’ya giderek orada çalışmalar yaptı. II. Dünya Savaşı ve Kore Savaşı sırasında ABD askerlerine konserler verdi. 1954’te annesi ölünce, müziğe ara vererek hastabakıcılığa başladı. 1977’de yaş nedeniyle hastabakıcılıktan emekli olunca yeniden şarkıcılığa döndü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,

Mesut Cemil Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

mesut-cemil-telMesut Cemil (Tel); (1902 – 1963)

Türk müzik dünyasının değerlerindendir. İstanbul’da doğdu. Ünlü besteci Tamburi Cemil Beyin oğludur. ilk müzik zevkini babasından alan Mesut Cemil Tel, İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdikten sonra Berlin Stern Müzik Okulu’nda yüksek öğrenimini tamamladı. Ayrıca İstanbul Üniversitesi Hukuk ve Edebiyat Fakültelerini, Ankara Dil ve Tarih – Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi.

İstanbul Konservatuvarı’nda öğretmenliğe başlayan Mesut Cemil Tel, yurdumuzda ilk olarak Unison Erkekler Korosunu kurdu. 1927’de yabancı bir şirketçe kurulan İstanbul Radyosu’nda başspikerlik, idarecilik, müzik yayınları şefliği yaptı, 1938’de Ankara Radyosu’na geçti. Daha sonra ünlü bir tamburi olarak tambur öğretmenliği, Berlin Üniversitesi Psikoloji Enstitüsü Ses Arvişi’nde asistanlık; İstanbul Belediyesi Konservatuvarı’nda tambur, solfej ve musiki nazariyatı öğretmenliği yaptı. Öte yanda yurdumuzda ilk radyo kuruluşunda radyonun ilk spikeri, orkestranın viyolonselisti, saz heyetinin tamburisi, programcısı ve yazıcısı olmuştu. 1951′ de İstanbul Radyosu Müdürlüğü ve Konservatuvar öğretmenliği görevlerinde bulundu.

Mesut Cemil Tel, Tambur, viyolonsel, kemençe, lâvta, ut, âşık sazı gibi çeşitli müzik aletlerini çalardı. 200 kadar makalesi, hikayeleri, roman ve hikaye tercümelerinden başka, bir de “Tamburi Cemil Bey’in Hayatı” adlı eseri vardı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Béla Bartók Hayatı ve Eserleri

25 Mart 1881, Nagisent Mikloş — 26 Eylül 1945, New York

Macar “bestecisi ve piyanistidir. Yirminci yüzyıl müziğinin önemli temsilcilerindendir. Budapeşte Konservatuarında Thoman’dan piyano, Kössler’den bestecilik dersleri almış, 1907 yılında aynı okula öğretmen olmuştur. 1905 yılından başlayarak, arkadaşı Zoltan Kodaly ile Macar köylerinde halk müziği araştırmalarına başlamış, Macar köy müziğinin çingene müziğinden ayrı olduğunu kanıtlamıştır. Bartok folklor araştırmalarını çevre ülkelerde de sürdürmüş, Türkiye’ye gelerek Anadolu’da araştırmalar yapmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasından kısa bir süre sonra, yurdunun Nazi boyunduruğu altında kalmasına dayanamayarak, Amerika’ya gitmiş, New York’a yerleşmiş, orada
Columbia Üniversitesi’nin folklor bölümünü kurmuştur. Verimi ömrü boyunca kazanamadığı ünü ve saygıyı, ancak ölümünden sonra elde etmiştir. İlk yapıtları Liszt ve Wagner etkisindedir. Daha sonra Fransız izlenimciliğinin, özellikle Debussy’nin etkisini yansıtan yapıtlar vermeye başlamış, sonraları Schönberg’in atonal düzenine, bir yandan da Strawinsky’nin simgesi olduğu yeni klasikcilik akımına yöneldiği olmuştur. Bütün bu etkileri Bartok, halk müziği dili üzerindeki egemenliğinin bir sonucu olarak gelişen kişiliğiyle birleştirmiştir. Verimi özellikle ritmik çarpıcılığıyla seçkinleşir. Kuartetleri, Bartok’un yaratıcılık evrimini yansıttığı gibi, Haydn’dan bu yana bu ortamda verilen yapıtların en başarıları arasında yer almıştır.

Başka yapıtları: Üç piyano konçertosu, «Orkestra Konçertosu», «Mavi Sakal’ın Şatosu» adlı opera, «Akılalmaz Mandarin» adlı bale müziği, «Yaylı Vurma Çalgılar ve Celesta İçin Müzik», keman ve piyano sonatları, keman ve viyola için birer konçerto, «Mikrokosmos» adlı piyano öğretimi yapıtı, doğrudan doğruya halk müziğine dayanan folklordan yararlanılarak yazılmış türlü parçalar.

MAVİ SAKALIN ŞATOSU

Bir perdelik operadır.
Metin: Bela Balaş.
Bestecisi:Béla Bartók
İlk oynanış: 1918 Budapeşte.
Başlıca kişiler: Mavi Sakal (Bariton), Judith (Soprano).
Konunun geçtiği çağ ve yer: Efsane çağlarında Fransa.

Mavi Sakal’ın şatosunda giriş holü. Adam yanında güzel Judith olduğu halde görünür. Şato ışıklı, neşeli, zevkli bir yer değildir. Ama Judith kalacak, her köşeyi neşelendirip ısıtacaktır. Birden koridorda sıralı yedi kapıya ilişir kızın gözü. Açmak ister. Mavi Sakal ancak beşinin anahtarını verir; birinci kapı kanlar içinde bir işkence odasına, ikincisi kanlı bir silâh deposuna, üçüncüsü kanlı mücevherlerle dolu bir hazineye, dördüncüsü yaprak ve çiçeklerden kan sızan bir bahçeye, beşincisi Mavi Sakal’ın sahibi olduğu, göğü kan rengi bulutlarla örtülü uçsuz bucaksız topraklara açılır. Judith diğer iki anahtarı ister. Altıncı anahtar Mavi Sakal’ın gözyaşı olduğunu söylediği bir su birikintisine, yedincisi üç güzel kadının oturduğu bir odaya açılır. Mavi Sakal açıklar; kadınlardan ilki sabah, ikincisi öğle, üçüncüsü akşamları gelmektedir. Şimdi geceleri için gerekli olanı, Judith’i bulmuştur. Işıklı varlığıyla gecelerini süsleyecektir Judith… Kız vazgeçer, gitmek ister, irade dışı bir güçle diğer kadınlara yaklaşırken kapı kapanır, içeride kalmıştır. Mavi Sakal; «Sonsuza dek gece kalsın, hep gece olsun, sonsuza dek kalsın…» derken sahne kararır, kaybolur gider.

Mavi Sakal, Fransız masal edebiyatının ünlü kahramanıdır. Karılarına işkence eden, öldüren, seven, sevilen kahraman… Bela Balaş lirik mısralarında onun Judith’le olan serüvenini anlatmış, Bartok izlenimci bir etkiyle işlemiştir.

YAYLI, VURMA ÇALGILAR VE CELASTA İÇİN MÜZİK

İlk yorumu: 1937 Basel.
Besteci türlü ses kaynaklarını beraber ve karşılıklı kullanışla eski «concerto grosso» biçiminde bir yapıt vermeyi uzun süre düşünmüş, sonuçta arkadaşı Paul Sacher’in dürtüsüyle çalışmaya koyularak kısa sürede bitirmiştir. Ses türleri ve renkleri bakımından zengin vurma çalgılar grubu, maden nefesli çalgılardan yoksun bir orkestra ve celesta büyük ustalıkla kullanılmış, yapıt bestecinin verim eğrisinde önemli bir aşamayı haberlemiştir.

Birinci bölüm (Andante tranquillo) esrarlı fakat zarif bir yükselişle zorlu bir «fuga»ya ulaşır, sonra tekrar esrarlı havasına dönerek biter. İkinci bölüm (Allegro) ilk bölümdeki «tema»nın da katılmasıyla ateşli, heyecanlı bir görüntü kazanarak biter. Üçüncü bölüm (Adagio) gene esrarlı, mistik bir atmosfere sahiptir. Dördüncü bölüm (Allegro molto) dinleyeni bunaltıcı ve ürkütücü havadan kurtarıp folklor kaynaklı «tema»larla neşeye, yaşam sevincine iletir.

ORKESTRA KONÇERTOSU

İlk yorumu: 1944 Boston.
Yapıt ünlü yönetici Serj Kussevitski tarafından ölen karısı Nathalie’nin anısına ısmarlanmış, ilk kez gene onun yönetiminde çalınmıştır. Genel karakteriyle iç açıcıdır. «Concerto grosso» düşünüyle yazılması «Konçerto» olarak tanımlanmasına yol açmış, besteci tempoları belirten terimler yanına İtalyanca başlıklar koymuştur.

Birinci bölüm («Andante non troppo», «İntroduzione – Başlangıç») karanlık bir görüntüyle başlar, «Allegro» temposunda iyimser bir «geçiş»e ulaşır. İkinci bölüm («Allegretto scherzando», «Guiocco delle coppie – Çiftlerin oyunu»). Bartok, orkestra çalgılarını çift çift kullanarak gülüşlü, kıkırdamalı seslerle gerçek bir «scherzo» vermiştir. Üçüncü bölüm (Elegia) bir ağıt havası içinde sürer. Obua’nın sunduğu melodi Macar folkloru kaynaklıdır. Dördüncü bölüm («intermezzo interrotto – Bölünmüş intermezzo») alabildiğine neşeli, eğlenceli bir diğer çaba. Beşinci bölüm («Finale – Presto»), Macaristan’daki tatlı, güzel anılan yansıtan iyimser, ışıklı bir parça.

KEMAN KONÇERTOSU

İlk yorumu: 1939 Amsterdam.
Bestecinin anayurdunda yazdığı son yapıtlardan biridir. Macar kemancısı Zoltan Szekely için bestelenmiş, ilk kez gene bu sanatçı tarafından yorumlanmıştır.

Birinci bölüm (Allegro non troppo) arp eşliğinde solo çalgının çizdiği bir melodiyle girer. Bölüm tüm özellikleriyle kemanı gözeten ve tutan bir yapıya sahiptir. Beri yanda orkestralaması, yer yer ustaca dokusuyla seçkinleşir. «Tutti» partileri aşırı yüklü değildir, ekonomik bir görüşle kullanılmıştır. İkinci bölüm (Andante tranquillo) köy karakterinde sakin ve uzun bir melodiyle işlenmiştir. Üçüncü bölüm (Allegro molto) eski çağlar anlayışıyla yazılmış, kadansıyla virtuoza geniş boşanma olanağı veren bir parçadır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Max Reger Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

19 Mart 1873, Brand — 11 Mayıs 1916, Leipzig

Alman bestecisidir. Babasının, orgcu Adalbert Linder’in ve Hugo Riemann’ın öğrencisi. Weiden Katedrali’nde orgçuluk, Wiesbaden Konservatuarında öğretmenlik yapmış, 1907 Leipzig Konservatuarı yönetmenliğine getirilmiştir. Bir yıl süreyle bu görevde kalmış, yaşamının sonuna kadar aynı konservatuarda beste öğretmenliği yapmıştır. Çağında, armonik gelenekleri aşmış olması bakımından bir devrimci sayılıyor idiyse de, 20. yüzyılın ikinci yarısı acısından Reger’in müziği ancak yapı sağlamlığıyla ilgi çekmekte, öz ve anlatım bakımından yetersiz sayılmaktadır. Başlıca yapıtları: orkestra için Beethoven’in, Hiller’in ve Mozart’ın temaları üzerine Op. 86, Op. 100 ve Op. 132 çeşitlemeler, «Anavatan» adlı uvertür, piyano konçertosu, keman konçertosu, orkestra, oda müziği, piyano, koro, org ve keman için türlü parçalar.

JOHANN ADAM HİLLER’İN BİR TEMASI ÜZERİNE ÇEŞİTLEMELER VE FUGA Op. 100

İlk yorumu: 1909 Köln.
Çeşitleme sanatında gerçek bir usta olan Reger, konser çevrelerinde bu çok tanınmış verimi için Alman bestecisi Hiller’in 1771 yılında oynanan «Der Aerntekranz» adlı operasındaki «Git, iyi Peter, git!» sözleriyle başlayan şarkının «tema»sını almış, çalışmalara 1905 yılında başlamış, iki yıllık bir sürede tamamlamıştır. «Tema» Almanya’da halka inmiş eski bir melodidir. 11 çeşitleme ise ayrı ayrı «kontrapunta» işlemeli fantazilerdir. Bazıları gerçekten ustaca örülmüş, bazıları ise birer çeşitleme kompleksi olarak düzenlenmiştir.

Çeşitlemelerin dizisi: 1. (Piu andante) Hiller’in şarkısını yansıtan eğlenceli bir bölüm. 2. (Allegretto con grazia) Sakin bir parça. 3. (Vivace) Canlı ve atılgan. 4. (Poco vivace) Alaylı, mizahi ritmik bir bölüm. 5 (Andante sostenuto) Neşeli bir şarkı. 6. (Tempo di Menuetto). Klasik stilde bir menuetto. 7. (Presto) Birbirine karşıt düşüncelerle işlenmiş bir bölüm. 8. (Andante con moto) Intermezzo karakterinde bir parça. 9. (Allegro con spirito). Karşıt armonik işlemler dizisi. 10. (Allegro appassionato) Ateşli, canlı bir coşku. II. (Andante con moto) Duygulu, görkemli, açık ve pırıltılı bir parça. (Fuga «Allegro moderato») Oldukça hareketli ve yüksek sesli bir doku.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,

Ottorino Respighi Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Eserleri

9 Temmuz 1879, Bologna — 18 Nisan 1936, Roma

İtalyan bestecisi, Empresyonizmin İtalya’da başlıca önderlerindendir. Eğitimini Bologna’da Liceo Musicale’de Sarti ve Martucci’nin öğrencisi olarak yapmış, St. Petersburg’da Rimski-Korsakov’un, Berlin’de Max Bruch’un yanında sürdürmüştür. 1913’te Roma’da Santa Cecilia Konservatuarı öğretmenliğine getirilmiş, 1923’te adı geçen konservatuarın yönetmeni olmuş, iki yıl sonra bu görevinden ayrılarak, kendini yalnız besteciliğe vermiştir, önemi özellikle İtalyan orkestra müziğinin yeniden uyanışını sağlaması bakımındandır.

Başlıca yapıtları: 8 opera, orkestra için «Roma Çamları», «Roma Çeşmeleri», «Kilise Pencereleri», «Kuşlar», «Roma Şenlikleri», «Dramatik Senfoni», iki piyano konçertosu, keman ve orkestra için «Concerto Grogoriano».

ROMA ÇEŞMELERİ

İlk yorumu: 1918 Roma.
Bestecinin bazı Roma özelliklerini izlenimci bir paletle yansıtma eğilimi sonucu doğan ilk ürün bu güzel senfonik şiirdir. Roma’nın dört ünlü çeşmesini günün değişik saatlerinde resimler Respighi.

«Güneş doğarken Valle Giulia Çeşmesi» pastoral anlamla işlenmiştir. Kentin taze, hafif sisli şafağını tatlı tınılarla çizer. «Sabah Triton Çeşmesi» korno sesleri ve orkestranın «tril»leriyle girer. Çeşmeyi süsleyen mitolojik figürler güneşin ilk ışınları altında sularla oynaşmaktadır. «Öğle Trevi Çeşmesi» nefesli çalgıların sunduğu görkemli ve zafer haberleyen bir «giriş»le başlar. Çeşmede arabası üzerindeki Tanrı Neptün gurur ve görkemiyle oturmaktadır. «Grup vakti Villa Medici Çeşmesi» acılı hüzünlü bir «tema» ile işlenmiştir Uzakta çalan çanlar, kuş ötüşleri, yaprak hışırtıları ve gecenin suskusu.

ROMA ÇAMLARI

İlk yorumu: 1924 Roma.
Besteci, «Roma» dizisinin ikinci verimi olan bu yapıtta yalnız doğa izlenimleriyle yetinmemiş, çağrışımlardan yararlanarak bazı tarihi anılar ve fantezilere de yer vermiştir. «Çamlar» da dört bölümden kuruludur.

«Villa Borghese Çamlar» ve çam ağaçları altında oynayan, dans eden koşup zıplayan, bağırıp çağıran çocuk sesleri. «Bir Katakomb yanındaki Çamlar». Bir çamın mezara uzayan gölgesi duayı andıran esrarlı bir ezginin yankısı, «Janiculum Çamları». Ay ışığında Gianicolo tepesindeki çamların gölgeli görüntüsü, klarnetin sunduğu bir kadans ve bülbülün sesi. «Appia Yolundaki Çamlar». Şafakta sisler içinde Appia yolu. Eski şanlı tarihin uzaktan yansıyan marş ritmiyle yavaş yavaş tekrar belirişi. Yaklaşan Roma lejyonerlerinin zafer türküsüyle Capitol’e yönelişleri.

ROMA BAYRAMLARI

İlk yorumu: 1928 Roma.
Dört bölümlü bir diğer dizi. Orkestralaması çok genişletilmiş; org, piyano, çan ve türlü vurma çalgılarla tarihi «orji»lerin atmosferi büyük ve renkli ses hacimleriyle sunulmuştur.

İlk bölüm «Circus Maximus» da kanlı bir gösteri çizer. İmparator Neron ilk Hıristiyanları vahşi hayvanlara parçalatmakta, arena halkın isterik haykırışlarıyla sarsılmaktadır. İkinci bölüm «jübileum», eski çağlarda Roma’ya gelen Hristiyan hacıların uyandırdığı bayram havasını, üçüncü bölüm «Ottobrata» Roma’nın «Ekin Bayramı»m, dördüncü bölüm «Befana» ise «Üç Kral Bayramı» esnasındaki gece eğlencelerini yansıtır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,

Ekrem Zeki Ün Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

23 Kasım 1910, İstanbul – 24 Mart 1987, Dublin

Türk bestecisidir. «İstiklal Marşı» bestecisi Zeki Üngör‘ün oğludur. Eğitimini Paris’te Ecole Normale de Musique’de Georges Dandelot ve Jacques Thibaud’nun öğrencisi olarak yapmıştır. Orta kuşak Türk bestecilerinin ileri gelenlerindendir. Türk halk ve klasik müziğinin dilini Batı’nın klasik biçimleri içinde birleştirme yolunda çalışmış, yapıtlarında daha çok anlatım özgürlüğü sorunlarına yönelmesiyle bir bağımsız olarak tanınmıştır. Başlıca yapıtları: Piyano konçertosu, obua konçertosu, bir senfoni ve yaylı çalgılar dörtlüleri.

SÜİT (Obua timpani ve yaylı çalgılar için)

İlk yorumu: 1971 İstanbul.
Osmanlı müziğine karşı pek yakınlık duymayan besteci öteden bu yana gizemci dizilerle halk müziğine eğilmiş, bazı yeni ölçüler bulup uygulamıştır. Suit timpaninin hafiften güçlüye doğru vuruşlarıyla girer, değişik ölçüler içinden üç ayrı ritm karakteri belirir, coşkulu ortama yaylı çalgılar katılır, onları «zurna» benzeri «İngiliz kornosu» izler. Birinci bölümün sonuna doğru obuanın doğaçtan çalışı andıran uzun solosu duyulur, sonra timpani vuruşlarıyla basların homurtusu bölümü bütünler. Yapıtın ikinci bölümü armoni uslübu değişik eşlikte sürüp giden bir «uzun hava»dır. Üçüncü bölüm ise zurna benzeri süslemelerle sürer.

PİYANO KONÇERTOSU No. 2

İlk yorumu: 1979 İstanbul.
Yapıt, virtüöz yanlısı bir tutumun ürünü. Geleneksel konçerto dışındaki biçimsel oluşumuna yardımcı sayısız evreler arasında bir türküyle bir «horon» asıl ağırlığı taşır. Konçerto, korno grubunun türkü ezgisini sunuşuyla başlar, bunu orkestranın vurgulaması ve piyanonun kadansı izler. Solo çalgının buradaki görevi daha sonraki «çok sesliliğin» rengini ve türkünün ezgisini oluşturan öğeleri belirlemek. Horona geçişi kontrbasların pes sesler arasında timpaninin güçlü vuruşu haberler. Tek devinimli yapıt türlü karakterde evrelerle sürerek sona erer.

FLÜT KONÇERTOSU No. 1

İlk yorumu: 1974 Tournai.
Kimi zaman doğadaki çobanın kavalını, kimi zaman yaşamın soyut anlamından kaçan dinsel kalıpların dışına çıkmaya çalışıp, Tanrı’ya sığınmayı deneyen kişinin neyini anımsatan flüt yapıt boyu timpani ve yaylı çalgılarla sürekli bir söyleşi oluşturur. Birinci bölüm sonlarına doğru önce flüt, sonra yaylı çalgılar çekilerek timpaniyi yalnız bırakırlar. İkinci bölümde armoniden kaçınan bir tutum flüte bazı kez ezgisiyle neyi, bazı kez uzun havasıyla kavalı andıran bir karakter sağlar. Üçüncü bölümde söyleşilere yeniden dönülmüş, renk türlerine ulaşılmıştır.

FLÜT KONÇERTOSU No. 2

İlk yorumu: 1977 İstanbul.
Folklorumuzda sık rastlanan bir özellikte, iki zaman karışımı bu konçertonun yapısında ana amacı oluşturur. Karma ölçülü ritmlerle değişik figürler ritme başka bir hava getirir. Flüt, vurma ve yaylı çalgılar sürekli bir söyleşi oluşturur. Ritm türlerinin karma ölçülerle gelişimine kontrapunta eğilimi de karışarak özlenen yapı planım gerçekleştirir. Son bölüm değişik zamanlarla sürer, uzun virtuozite geçişler bütünler.

BEYAZ GECELER (Timpani ve Yaylı çalgılar için)

İlk yorumu: 1977 İstanbul.
Besteci 1935 yılından başlayarak yaklaşık on yılı aşan bir süre gizemci müzikten yararlanıp yeni birçok seslilik yaratma amacına yönelmiş, bu çaba önce iki yaylı çalgılar dörtlüsünde belirlenmiştir. «Beyaz Geceler» aynı yönelişin bir başka uygulaması; başlarda beliren gizemci bir tümcenin acılı yankıları, huzurlu olması gereken tını dizelerine timpani’nin katılmasıyla gelişen sancılı bir ortam, işlemler genellikle bir bektaşi nefesine dayanıyor: «Güzel âşık çevrimizi çekemezsin demedim mi…» Yapıtın birinciye bağlı ikinci bölümünde timpaniyle yaylı çalgıların sürekli çatışmalarından sonra gizemci bir huzura dönme özlemi tüm işçiliğin uykusuz gecelerin ürünü olduğunu açıkça vurgular gibidir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Kemal İlerici Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Kemal İlerici; (d. 15 Ekim 1910, Bolu – ö. 16 Eylül 1986, Ankara), Türk bestecidir. Geleneksel Türk müziğinin kuramsal ilkelerini yeni bir yaklaşımla belirlemeye çalışmış, bunlara dayanarak bir Türk müziği armonisi geliştirmiş ve besteleriyle bu anlayışın örneklerini vermiştir.

Kastamonu Muallim Mektebi’ni bitirerek (1926) öğretmenliğe başladı. 1932’de İstanbul’a atandı. Bir yandan öğretmenlik yaparken, bir yandan da Belediye Konservatuvarı’na (bugün İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı) devam etti. Burada Hasan Ferit Alnar’dan, daha sonra da Ahmet Adnan Saygun‘dan armoni dersleri aldı. 1945’te Ankara Devlet Konservatuvarı’nın kompozisyon bölümünü bitirdi. Kısa bir süre Tatbikat Sahnesi’nde ders verdikten sonra 1949’da Atatürk Lisesi müzik öğretmenliğine atandı. 1953-54 yıllarında Fransa’ da, Batı’nın önde gelen müzikçilerine, geliştirdiği armoni sistemini tanıttı. Türkiye’ye döndükten sonra, emekliye ayrıldığı 1969’a değin Atatürk Lisesi’ndeki görevini sürdürdü.

İlerici, Hüseyin Saadettin Arel gibi, geleneksel Türk perdeleri ve makamları kullanılarak çoksesli bir Türk müziğinin oluşturulmasından yanaydı. Ama bunun, klasik Batı armonisi yerine, Türk makamlarına uygun yeni bir armoniyle yapılmasının gerektiğini savundu. Çargâh dizisini ana dizi kabul eden Arel’e karşı hüseyni dizisini temel aldı. Arel, Türk müziğine özgü değiştirme işaretleri (bemoller, diyezler) kullanırken, İlerici, Türk müziği perdelerini Batı diyez ve bemolünün üzerine koma sayıları koyarak belirtmeyi seçti. Bestecilik Bakımından Türk Müziği ve Armonisi (1970, 1981) adlı kitabında açıkladığı armoni anlayışı, akorların dörtlü aralıklarla kurulması temeline dayanır. Oysa klasik Batı armonisinde akorlar, çoğunlukla üçlü aralıklarla kurulur. Kemal İlerici’nin başlıca besteleri arasında Yaylı Sazlar Dörtlüsü (1943), Köyümde (1945) ve Mehmet’le Söyleşiler (1969) süitleri ile Maya (1949), Yurt Renkleri (1950) ve Efe Kaprisi (1967) adlı parçaları sayılabilir. Klasik Türk müziği üslubunda birkaç saz eseri de bestelemiştir. İş Halinde Üçlü Sistem Armoni (1974) adlı bir ders kitabı yayımlamıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,

Emin Ongan Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Emin Ongan; (d. 14 Eylül 1906, Edirne -ö. 2 Şubat 1985, İstanbul), şarkı ve fantezileriyle ünlü müzikçidir.

İlk müzik ve keman derslerini ağabeyi Nedim Ongan’dan aldı. 1920’lerin başlarında İstanbul’a gitti. Udi Edib Bey ve Müzikali Celâl Bey’den nota öğrendi, şarkı meşk etti. 1927’de Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde çalmaya başladı. 1938’de cemiyetin başına geçti. Bir yandan da İstanbul Radyosu’nda ve Belediye Konservatuvarı Türk Musikisi İcra Heyeti’nde keman çaldı, radyoda fasıllar yönetti. Ölümüne değin meşk öğretmenliği yaptığı ve yönettiği Üsküdar Musiki Cemiyeti’nin küçük bir konservatuvara dönüşmesini sağladı. Geleneksel meşk yöntemini ısrarla savundu. Çok sayıda öğrenci yetiştirdi.

Yapıttan arasında şarkılar ve fanteziler büyük yer tutar. Ongan ayrıca saz semaileri de bestelemiştir. En önemli yapıtları arasında “Sen benim gönlümde açan son gülsün” (nihavend şarkı), “Bugün yine gönlümün bahçesinde gezindim” (nihavend şarkı), “Bahar meltemidir başımda esen” (nihavend fantezi), “Gittin bıraktın beni gurbet ellerde” (kürdilihicazkâr şarkı), “Bunca çevrinle gönül ülkesi virane olur” (kürdilihicazkâr şarkı), “Nihal-i gülşen-i hüsn-i ezelsin” (suzinak şarkı), “Hasretle yanan kalbime yetmez gibi derdim” (suzinak şarkı), “Ömrümün güzel çağı, içimdeki bin heves” (buselik şarkı), “Gittin bırakıp sevgimi soldurmadı yıllar” (rast şarkı), “Gönlümün bir hali var ki, gam değil kasvet değil” (uşşak şarkı), “Gonca açmaz, gül olmaz, bahan yok gönlümün” (hicazkâr şarkı) sayılabilir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , , ,