Etiket: osmanlı sadrazamları

Alemdar Mustafa Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

ALEMDAR MUSTAFA PAŞA (1750-1808)

II. Mahmut devri sadrazamlarındandır. Rusçuk’ta doğmuştur. Babası Yeniçeri Hacı Hasan adında hali vakti yerinde biriydi. Mustafa 1768 Rus savaşında, henüz on sekiz yaşında olmasına rağmen büyük yararlık göstererek tanındı, «Bayraktar» ve Alemdar «Alemdar» lakaplarını Mustafa Paşa aldı. Savaştan sonra çiftliğine çekilerek ziraatle ve hayvancılıkla uğraştı. Halkın ve yeniçerilerin arasında pek sayıldığından kısa zamanda servet ve nüfuzunu artırmıştı. Sırasıyla Hezargrad Ayanı, Rusçuk Ayanı oldu. Bir ara Nizam-ı Cedit aleyhindeki isyana yardım etti. Fakat sonradan hükümetin güvenini kazanarak Mirahor ve Kapıcıbaşı unvanlarını aldı.

III. Selim’in saltanatının sonlarına doğru, Rus ilerleyişini durdurması için kendisine vezirlikle beraber Tuna Yalısı seraskerliği verildi. Bu suretle Silistre Paşası diye de anılmaya başlandı. İlkin, aynı ocaktan yetişme olduğu için yeniçerilere çok bağlılık gösterdi. Sonradan, bunları harblerde yakından gördüğü için, çok bozulduklarını anladı. III. Selim’in yapmak istediği ıslahata yardım etmek için elinden geleni yaptı. Bu yüzden Selim tahttan indirilince, yeni ihtilal hükümetine karşı cephe alan Mustafa Paşa, Selim’i tekrar tahta geçirmek için, 1808 haziranında ordusiyle Edirne’ye, oradan da İstanbul’a geldi. Onun maksadını anlayan padişah IV. Mustafa derhal Selim’i öldürttü. Sarayı sarıp içeri giren Alemdar Mustafa Paşa, tahta çıkarmak istediği III. Selim’in cesediyle karşılaşınca, IV. Mustafa’yı tahttan indirip yerine II. Mahmut’u çıkardı, kendisi de sadrazam oldu.

Bütün bu olanlar yüzünden sarsılmış bulunan devletin birliğini tekrar kurmak maksadıyla, Rumeli ve Anadolu ayanları İstanbul’a çağırıldı. Kendilerinden devlete itaat edeceklerine dair söz alınarak, Sened-i İttifak denen bir anlaşma imzalandı. Bundan sonra Alemdar, yeni rejimi yerleştirmeye ve Nizam-ı Cedit’i teşkilatlandırmaya çalıştı. Fakat, duruma tamamiyle hakim olamadı. Bazı kimseler onu padişaha çekiştirmeye başladılar. Öbür taraftan Sekban-ı Cedit adıyla hazırlanan yeni askeri teşkilat da yeniçerileri kuşkulandırdı. Ulema da haklarının ellerinden alınacağı düşüncesiyle, sadrazam aleyhine döndü.

İşte Osmanlı tarihinin meşhur Alemdar Vakası denilen ihtilal böyle başladı. O gece Babıali kuşatıldı. Alemdar’ın kuvvetleri İstanbul’un muhtelif yerlerinde dağınık olduklarından imdada gelemediler. Alemdar Mustafa Paşa büyük bir cesaretle ve tek başına saatlerce savunduktan sonra, ihtilalcilerin eline düşmemek için, saklandığı barut mahzenini ateşleyerek, bir kısım ihtilalciyle beraber havaya uçtu. Önce Yedikule’ye gömülen Alemdar’ın cesedi 1911’de Ayasofya’da Zeynep Sultan bahçesine taşındı. Bugün Gülhane Parkından Sultanahmet’e doğru çıkan caddeye bundan dolayı Alemdar caddesi adı verilmiştir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Büyük Reşit Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında Dönemi

Büyük Reşit PaşaMustafa Reşit Paşa; (1800- 1858), büyük bir Türk devlet adamı ve diplomatı, Tanzimat’ın kurucusudur. “Büyük Reşit Paşa” diye anılır. İstanbul’da doğdu. Babası Enderun‘da öğrenimini yapmış olan Mustafa Efendi’dir. Reşit Paşa, eniştesi Sadrazam Ispartalı Ali Paşa tarafından yetiştirildi. Arapça, Farsça, Fransızca öğrendi. Ispartalı Ali Paşa’nın yanında pek genç yaşında Mora’ya gitti. Yunan isyanının safhalarını, Avrupa devletlerinin Osmanlı İmparatorluğu aleyhindeki müdahalelerini yerinde gördü; esaslı fikirler edinerek döndü. Sonra ünlü hariciye nazırı Pertev Paşa tarafından olağanüstü istidadı sezildi, onun vasıtasıyla II. Mahmut‘un dikkatini çekti. Islahatçı, devrimci bir hükümdar olan II. Mahmut, Reşit Bey’de aradığı devlet adamını bulduğunu anlamakta gecikmedi.

Asi Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa ile müzakere edip, Mısır meselesinin inceliklerine vâkıf olan Reşit Bey, gittikçe Avrupa’da da tanındı. Daha Tanzimat’tan önce, en ünlü diplomatlardan sayılıyordu. Önce Londra büyükelçisi, sonra dış işleri bakanı oldu; vezir (mareşale eşit sivil rütbe) payesine yükseltildi. II. Mahmut’un 1839’daki ani ölümünde durum buydu.

Tahta çıkan I. Abdülmecit, daha 17 yaşında yoktu; etrafını bir sürü gerici devlet adamları almıştı; içlerinde: “Biz setre pantolon giyip de mi Viyana önüne gitmiştik?” diyenler vardı. Londra’dan acele gelen Reşit Paşa’ yı bir punduna getirip yok etmek isteyenler çoğunluktaydı.

Reşit Paşa, Mısır meselesini halletmek, kudretli bir merkezi idare kurmak, Batı’nın yararlı kurumlarını almak, Avrupa devletlerinden birkaçıyla bağlaşmak, birkaçını tarafsız kılmak suretiyle Rusya’yı uzun zaman Osmanlı İmparatorluğu’na zarar vermeyecek şekilde bağlamak istiyordu, Orta Afrika’dan Orta Avrupa’ya kadar uzanan imparatorluğun dağılmasını önlemenin başka çaresi olmadığını anlamıştı.

Genç padişah, Reşit Paşa’yı yok etmek için kışkırtanlara kapılmadı. Yüzyıllardan beri atalarının sahip olduğu imtiyazların bazılarından kendi de vazgeçti, Reşit Paşa’nın hazırladığı Tanzimat Fermanı’nı onayladı. 3 kasım 1839’da Reşit Paşa, “kellesi koltuğunda” Gülhane’de “Tanzimat-ı Hayriye Fermanı”nı okudu.

Bundan sonra “Tanzimat Devri” açılmış oldu. Bu devrede Reşit Paşa, sadrazam olmadığı yıllarda bile, devletin özellikle dış siyasetine hakim oldu. Başta Âli ve Fuat Paşalar olmak üzere yetiştirdiği büyük devlet adamları île Tanzimat Devri, 1878’de II. Abdülhamit idareyi eline alıncaya kadar sürdü.

Reşit Paşa, ilk defa 1848’de sadrazam olmuştu. Ölünceye kadar 5 kere daha sadrazamlık etti, 7 yıl iktidarda kaldı. Reşit Paşa’ nın acele ele aldığı ilk dâva, Mısır meselesiydi. Mehmet Ali Paşa Suriye’yi, Adana’yı, Filistin’i, Hicaz’ı ele geçirmişti, sadrazam olarak Osmanlı İmparatorluğu’na tahakküm etmek istiyordu. Mısır, devletlerarası bir mesele durumundaydı. Mehmet Ali Paşa birçok eyaletleri Osmanlı İmparatorluğu’ndan koparmış sayılıyordu. II. Mahmut’un ölümü üzerine Kaptan-ı Derya Ahmet Fevzi Paşa, Osmanlı donanmasını İskenderiye’ye götürüp Mehmet Ali Paşa’ya teslim etmişti; bu, bir faciaydı. Bu donanmayı Navarin’den sonra II. Mahmut, 13 yılda büyük fedakârlıklarla meydana getirmişti. Dünyanın en büyük donanmalarından birinin Mehmet Ali Paşa’nın eline geçmesi, onu büyük bir deniz gücüne sahip kılıyordu. Fransa da kesin şekilde Kavalalı’yı tutuyordu.

Dünya Siyasetinde Reşit Paşa

Bu durumda Reşit Paşa, İngiltere’yi, Hindistan yolu üzerinde Fransız nüfuzunun kurulmasındaki tehlikeye ikna etti. İngiltere, Mehmet Ali Paşa işine karışmaması için Fransa’yı savaşla tehdit etti. Bundan sonra Reşit Paşa, İngiltere’yi Rusya’nın karşısına dikti. Prens Metternich’in yönettiği Avusturya, zaten Osmanlı Devleti’ni tutuyordu. Mehmet Ali Paşa, tecrit edildiğini anlayınca telâşa düştü. Osmanlı ordusu, Beyrut civarında, Kavalalı’ nın ordusunu dağıttı. Mehmet Ali Paşa’nın ağır vergilerinden bunalmış ve yüzyıllardan beri Osmanlı idaresine alışmış olan Suriye. Lübnan ve Filistin’de halk, Osmanlı Devleti lehine silâha sarıldı, Mehmet Ali Paşa kuvvetlerini kovdu. Bu önemli eyaletler yeniden İstanbul’a bağlandı.

Sıra Mısır ile Sudan’a gelmişti. Tehlikeyi kavrayan Mehmet Ali Paşa donanmayı, İskenderiye’ye gönderilmiş olan Osmanlı amirallerine teslim etti.

Bundan sonra Reşit Paşa, imparatorluğu Rusya’nın bitmek tükenmek bilmez tehditlerinden, ihtiraslarından korumak siyasetini gerçekleştirmek yoluna girdi. 1849’da “Muhacirler Meselesi”nde Osmanlı İmparatorluğu için liberal Batı devletlerinde (ingiltere ile Fransa’da) emsalsiz bir itibar yarattı. Gayesine adım adım vâsıl olarak Kırım Savaşı’nda bu devletleri Rusya’ya karşı Osmanlı İmparatorluğu’nun yanında savaşa soktu. Paris Antlaşması ile, Rusya, Karadeniz’de donanma bulundurmak hakkını, Boğazlar’ı thedit edebilmek durumunu kaybetti.

Reşit Paşa, II. Mahmut‘tan sonra imparatorluğu parçalanmaktan, Asya’daki sınırları içine kapatılmaktan kurtaran ikinci devlet adamıdır. 600 yıldan beri gelip geçen Osmanlı sadrazamlarının, büyüğü sayılabilir, Hiçbir sadrazam bu derecede zor şartlarda bu kadar büyük hizmet görmemiştir. Adam yetiştirmekte, tanımakta büyük kabiliyet göstermiş, eserini devam ettirecek devlet adamları bırakmıştır. Kendisinin yetiştirdiği devlet adamları ise bu yola gitmemişler, böylece Ali Paşa’nın ölümünden sonra, o zamanki deyimle “kaht-ı ricâl” denen “devlet adamı kıtlığı” imparatorluğu çöküntüye götüren sebeplerden biri olmuştur. En tehlikeli durumlarda mutlaka bir çare bulan dehası ile tanınan Reşit Paşa, olağanüstü zeki, nazik bir adamdı, Fransızcayı pek iyi konuşur, yazardı. Oğulları, vezirliğe, nazırlıklara, büyükelçiliklere yükselmiş, bunlardan Ali Galip Paşa, Abdülmecit’e damat olmuştur.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Amcazade Hüseyin Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Amcazade Hüseyin paşaAmcazade Hüseyin Paşa; (d. 1644, Vezirköprü – ö. 22 Eylül 1702, Silivri), Osmanlı sadrazamıdır. Karlofça Antlaşması‘nın (1699) imzalanmasında önemli rol oynamıştır.

Köprülü Mehmed Paşa’nın kardeşi Hasan Ağa’nın oğluydu. Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa‘yla birlikte katıldığı II. Viyana Kuşatması’nda (1683) Osmanlı ordusunun bozguna uğraması üzerine Ocak 1684’te tutuklandı. Kısa süre sonra serbest bırakıldı, Irak’taki Şehr-i Zor beylerbeyliğine atanarak merkezden uzaklaştırıldı. Daha sonra Çardak muhafızlığına. Mayıs 1689’ da vezirlikle Seddülbahir muhafızlığına, 1691’de de sadaret kaymakamlığına atandı. İkinci kez getirildiği Seddülbahir muhafızlığı görevindeyken Aralık 1694’te Yusuf Paşa’nın yerine kaptanıderya oldu. Koyun Adaları yakınlarında Venedik donanmasını yenerek Sakız (Khios) Adasını geri aldı. Mayıs 1695’te kaptanıderyalıktan alınarak Sakız muhafızlığına atandı. Aralık 1695’te Adana beylerbeyliğine getirildi ve Avusturya seferleriyle görevlendirildi. 1696’da Belgrad muhafızı oldu.

Avusturya ordusu karşısındaki Zenta yenilgisinden (1697) sonra Elmas Mehmed Paşa’nın yerine sadrazamlığa atandı (18 Eylül 1697). İngiliz ve Hollanda elçilerinin arabuluculuk önerilerini kabul etti. Ama bir savaş olasılığına karşı da hazırlıklarını tamamlayarak 1698’de sefere çıktı. Uzun görüşmeler sonunda 26 Ocak 1699’da Karlofça Antlaşması imzalandı. Böylece Avusturya, Polonya ve Venedik ile kesin barış yapılırken, Rusya’yla da üç yıllık bir ateşkes sağlanmış oldu. 14 Temmuz 1700’de İstanbul’da imzalanan bir antlaşmayla Rusya’yla savaş durumuna son verildi.

Barış ortamından yararlanan Hüseyin Paşa, savaşlar nedeniyle iyice bozulan düzeni yeniden sağlamaya çalıştı. Askeri ve idari alanlarda yeni düzenlemelere girişti. 70 bine ulaşan yeniçeri sayısını 35 bine indirdi. Savaş döneminde halktan alınan vergileri kaldırdı. Ama Şeyhülislam Feyzullah Efendi’nin devlet yönetimine karışması ve sağlığının bozulması nedeniyle görevinden istifa etti (4 Eylül 1702). Bundan sonra Silivri’deki çiftliğine çekildi, kısa süre sonra da öldü. Amcazade Hüseyin Paşa, İstanbul’da kendi adıyla anılan bir yalı ve külliye yaptırmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Kıbrıslı Mehmet Kamil Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

kibrisli-mehmet-kamil-pasaKıbrıslı Mehmet Kamil Paşa; (1832 – 1912) Tanınmış bir Türk devlet adamıdır.

Dört kere sadrazam olmuştur. Kıbrıs sancağının merkezi Lefkoşe’de doğdu. Topçu yüzbaşısı Salih Efendi’nin oğludur. Kıbrıs’ta okudu. Kahire harbiyesinden subay çıktı. Arapça, ‘Farsça, Rumca, Fransızca, İngilizce öğrendi. Kıbrıslı İstidadı ile dikkati çekti. Binbaşı rütbesiyle Mısır valisi Abbas Paşa’nın yabancı dillere mahsus kâtibi oldu. Kaymakamlıklarda, valiliklerde, genel valiliklerde bulundu. Dahiliye müsteşarı, Evkaf, sonra Maarif nazırı, 1885’ te de sadrazam oldu. 6 yıl gibi uzun müddet bu makamda kaldı. 1895’te yeniden sadrazam oldu. Sonra Aydın (İzmir) genel valiliğine gönderildi. Meşrutiyet’ten az sonra üçüncü defa iktidara çağrıldı. Gerçek bir meşrutiyetçi olduğundan, diktaya taraftar İttihat ve Terakki Partisi ile amansız bir savaşmaya girişti. İttihatçılar tarafından iktidardan düşürüldü. 1911 ‘de Balkan bozgunu üzerine dördüncü defa iktidara geldiyse de Babıâli Baskını’nda İttihatçıların hükümet darbesiyle düşürüldü. Hayatı tehlikede olduğundan, İstanbul’dan ayrıldı. Lefkoşe’de 80 yaşında öldü. Arap Ahmet Paşa Camisi’ne gömüldü.

Kâmil Paşa, 3 ciltlik bir Osmanlı siyasi tarihi yazmış, hâtıralarını 2 kitap halinde ‘yayınlamıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Yusuf Kâmil Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Yusuf Kâmil PaşaYusuf Kâmil Paşa; ( 1808-1876)

Tanınmış bir devlet adamı ve yazarıdır. Sadarete (sadrazamlığa) kadar yükselmiştir. Anadolu’da Malatya’ nın Arapkir kasabasında doğdu. Akkoyunlu hanedanından inmiş bir ailenin çocuğudur. İstanbul’a gelip Arapça, Farsça öğrendi. 1833’te Mısır’a gitti. Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’nın özel kâtibi oldu. 1844’te mirliva (tümgeneral) iken İstanbul’a geldi. Aynı yıl Mehmet Ali Paşa’nın kızı prenses Zeynep Hanım’la evlendi.

Önce ticaret nazırı olan Kâmil Paşa 1863′ te başbakanlığa getirildi. 5 ay bu makamda kaldı. Sonra adliye nazırı, Şûrâ-yı Devlet Reisi oldu, başka görevlerde bulundu. Sultan Aziz’ in Mısır’a gidişinde saltanat naibi bile oldu. 68 yaşında öldü. Zeynep Kâmil Hastanesi’nin bahçesine gömüldü.

Devrinin başarılı devlet adamlarından ve en zenginlerinden olan Paşa, dürüst, iyiliksever bir kimse olarak tanınmıştır. Eşiyle beraber, millete yüz milyonlarca lira değerinde bağışta bulunmuştur. Üsküdar’daki Zeynep Kâmil Hastanesi, bunlardan biridir. Ayrıca cami, okul, çeşme gibi pek çok hayrat bırakmışlardır. Bayezit’teki saraylarını da millete bağışlamışlardır. Bu saray devrin sanatkâr ve bilginlerinin toplandıkları bir kültür ocağı sayılırdı. Sonradan Edebiyat Fakültesi olan bu bina yakın zamanlarda yanmıştır.

Kâmil Paşa yazar olarak da ünlüdür. Fenelon’un “Telemaque” ını Türkçe’ye çevirmiştir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Hayatı

Merzifonlu Kara Mustafa PaşaMerzifonlu Kara Mustafa Paşa (1635-1683)

Büyük bir Türk askeri ve devlet adamıdır. Osmanlı sadrazamlarının en büyüklerinden biri, İkinci Viyana Kuşatmasının kahramanıdır.

Kara Mustafa Paşa, IV. Murat’ın Bağdat’ı ikinci fethinde 1638’da şehit olan süvari subaylardan Oruç Bey’in oğludur. Merzifon’un Marınca köyünde doğdu. Babası şehit olduğu zaman 4 yaşındaydı. Babasının dostu lan Köprülü Mehmet Paşa tarafından himaye edildi. Köprülünün aynı yılda doğan oğlu Fazıl Ahmet Paşa ile birlikte klasik öğrenimin bütün kademelerinden geçti. Medreseden yetişmiş nadir sadrazamlardandır. (Sadrazamlar Enderun denilen saray üniversitelerinde yetiştirilirdi)

Kara Mustafa, büyük zekası sayesinde hızla yükseldi. Köprülüye damat oldu. Fazıl Ahmet Paşa‘nın uzun seferleri sırasında İstanbul’da ona sadaret kaymakamı (başbakan vekili) olarak yıllarca vekalet etti. Fazıl Ahmet Paşa ölünce 1676’da 3. vezir olan Mustafa Paşa, 41 yaşındaydı. Mustafa Paşa’nın ideali devleti Kanuni devrinden daha azametli, daha kuvvetli bir duruma yükseltmekti.

Rusya Büyükelçisinin Mustafa Paşa tarafından tokatlanması üzerine çıkan Türk-Rus savaşında Paşa da padişahla birlikte Rusya seferine katıldı. Bu savaş sonunda Ukrayna, Osmanlıya ilhak edildi. Bundan sonra Fransa’ya karşı cephe alan, XIV. Louis’e baş eğdirttikten sonra da Almanya seferine hazırlanan Mustafa Paşa, İkinci Viyana Seferi’ne başkomutanlık etti.

Seferin başarısızlığa uğraması üzerine, Paşa’ya İstanbul’da vekalet etmekte olan 3. vezir Kara İbrahim Paşa’nın bitmek bilmez kışkırtmaları sonunda, IV. Mehmet, Kara Mustafa Paşa’yı idam ettirdi ve maalesef bu olay sonrasında Türk tarihinin “Felaket Yılları” başladı.

Kara Mustafa Paşa’nın nesli devam etmiş, birçok vezirler yetiştirmiştir. İstanbul’da ve başka yerlerde birçok hayır eseri yaptırmıştır. İdam edildikten sonra gövdesi Belgrat’da kalmış, başı İstanbul’a getirilerek Çarşıkapı’daki türbesine gömülmüştür.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Nevşehirli Damat İbrahim Paşa Hayatı

Nevşehirli Damat İbrahim PaşaNevşehirli Damat İbrahim Paşa; (Ürgüp/ Nevşehir 1660 – İstanbul 1730) Osmanlı Sadrazamlarındadır. Genç yaşta İstanbul’a gelerek eski sarayda helvacı, baltacı, evkaf katibi oldu. 1703’te II. Mustafa Edirne’ye gidince Şehzade Ahmet’in hizmetine girdi. III. Ahmet tarafından Haremeyn Muhasebeciliğine getirildi. Mora’nın arazi tahriri işlerinde görevlendirildi. Başarı gösterince Niş Defterdarı, başimrahor, bir süre sonra da vezir rütbesiyle sadaret kaymakamlığına atandı. III. Ahmet’in kızı Fatma Sultan ile evlenerek damat oldu. 1718’de Nişancı Mehmet Paşa’nın yerine sadrazam oldu. Önce Avusturya ile Pasarofça Antlaşmasının imzalanmasını sağladı, gelirleri arttırıcı düzenlemeler yaptı. Paranın değerini piyasa gerçeklerine uydurdu. Gelir gider dengesini sağladı. İstanbul için bir bayındırlı planı uygulamaya koydu. İstanbul’u kasıp kavuran yangınlara karşı tulumbacılar örgütünü kurdu. İlk devlet matbaasının İbrahim Müteferrika tarafından kurulmasını sağladı. Haliç ve Boğaziçi kıyılarını yepyeni bir tarzda parklar, bahçeler, köşkler, saraylar, yalılar ve çeşmelerle süsledi. Batıya fazla önem vermesi, devlet görevlerine yakın akrabalarını getirmesi, dedikodu ve yakınmalara neden oldu, karşıtlarının sayısını arttırdı. Bu sırada İran ile savaşa girdi (1723) ve Ruslarla İran’a karşı anlaşma yaptı. Ancak Tahmasb Kulu Nadir Han’ın işe karışmasıyla yenilmesi düşmanlarının sayısını ve etkisini arttırdı. Patrona Halil Ayaklanması sırasında III. Ahmet tarafından sarayda boğdurularak cesedi asilere teslim edildi. (30 Eylül 1730) Ölüsü türlü hakaretlerle sokaklarda sürüklendi, parçalandı. Şehzadebaşı’ndaki külliyesinin bahçesine gömüldü.

Osmanlı tarihinde yenilik ve yenilikçilik Onunla başladı denilebilir. Avrupa barok sanatının Osmanlı ülkesine girmesi, geleneksel sanatların (çinicilik gibi) canlandırılması, Batı dilleriyle Arapça ve Farsçadan eserler çevrilmesi, bilim kurullarının oluşturulması, korunan şairlerin, sanatçıların arasından Nedim, Vehbi, Ebubekir Ağa, Mustafa Çavuş, Levni, Hafız Osman gibi ustaların yetişmesi, Onun öncülük ettiği girişimlerdi. Çoğu İstanbul, Nevşehir ve Ürgüp olmak üzere bir çok eser yaptırdı. Doğum yeri olan Muşkara’yı bayındırlaştırarak burayı Nevşehir adıyla bir kaza durumuna getirdi.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Koca Hüsrev Mehmed Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Koca Hüsrev Mehmed Paşa; (d. 1756? -ö. 3 Mart 1855, İstanbul), Osmanlı sadrazamıdır. Özellikle II. Mahmud döneminde devletin genel siyasetinde ve yönetimde etkili olmuştur.

Abaza asıllıydı. Enderunda yetişti. Kaptanı-derya Küçük Hüseyin Paşa’nın önce hürdarı, sonra kethüdası oldu. Fransız işgaline karşı Mısır’a gönderilen Küçük Hüseyin Paşa komutasındaki donanmaya katıldı. Fransızların yenilmesinde önemli rol oynadı ve bu başarısından dolayı vezirlikle Mısır beylerbeyliğine atandı (Eylül 1801). Mısır’ da Nizam-ı Cedid Ordusu kurma girişimi askerlerin Mart 1802’deki ayaklanmasıyla başarısızlığa uğrayınca, Kahire’den kaçmak zorunda kaldı. Bu başarısızlığından ötürü önce Diyarbakır, sonra da Selanik beylerbeyliğine atandı. Çeşitli yerlerde beylerbeylik ve seraskerlik yaptıktan sonra Aralık 1811’de kaptanıderyalığa getirildi. Mart 1818’de bu görevinden alınarak önce Trabzon, sonra da Erzurum beylerbeyliklerine atandı. Ekim 1820’de doğu seraskerliği ile görevlendirildi, ama İranlılar karşısında başarısızlığa uğrayınca Kasım 1820’de yeniden Trabzon beylerbeyliğine getirildi. Aralık 1822’de ikinci kez kaptanıderya oldu. Mora Ayaklanmasının bastırılmasına katıldı.

Kavalalı Mehmed Ali Paşa‘yla anlaşmazlığa düşünce Şubat 1827’de görevden alınarak Anadolu beylerbeyliğine getirildi. Nisan 1827’de Asakir-i Mansure-i Muhammediye’ nin seraskerliğine atandı. Bu görevi sırasında devlet yönetiminde sadrazamları bile görevden aldırıp cepheye gönderecek derecede etkili oldu. 1828-29 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda padişahı Edirne Antlaşması’m imzalamaya ikna etmesi, Bâbıâli üzerindeki etkisini daha da artırdı. Ocak 1837’de seraskerlikten alındı. Mart 1838’de Meclis-i Vâlâ başkanı oldu. Genç yaşta tahta çıkan Abdülmecid’in deneyimsizliğinden yararlanarak Temmuz 1839’da sadrazamlığı ele geçirdi. Tanzimat Fermanı‘nın ilanından (1839) sonra yaşlılığı ileri sürülerek, gerçekte ise reformlara karşı olduğu için görevden uzaklaştırıldı. Rüşvet aldığı iddiasıyla açılan davada suçlu bulunup vezirlik rütbesi geri alınarak Tekirdağ’a sürgün edildi (Temmuz 1840). Ocak 1846’da yeniden seraskerliğe getirildi. Önemli görevlere kendi adamlarım atayarak rakiplerini uzaklaştıran Hüsrev Mehmed Paşa, Mustafa Reşid Paşa’nın sadrazam olmasından (Eylül 1846) sonra görevinden alındı. Nuhbetü’t-Talim (1831) adlı bir kitabı vardır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

İbrahim Edhem Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

İbrahim Edhem Paşa; (d. y. 1818, Sakız Adası – ö. 19 Mart 1893, İstanbul), Osmanlı sadrazamı ve bilim adamıdır. Jeolojinin bir bilim dalı olarak yerleşmesine katkıda bulunmuştur. Osman Hamdi, İsmail Galib ve Halil Edhem Eldem’in babasıdır.

Koca Hüsrev Paşa’nın kölelerindendi ve Rum ya da Çerkeş asıllıydı. 1830’da öğrenim görmek üzere Fransa’ya gönderildi. 1839’da madencilik konusundaki öğrenimini tamamlayarak İstanbul’a döndükten sonra çeşitli maden işletmelerinde müdürlük etti. 1849’da saray hizmetine alındı. Abdülmecid’e Fransızca dersleri verdi. Encümen-i Daniş’in ilk üyeleri arasında yer aldı. 1856’da vezirliğe yükseltildi ve 1876’ya değin nazırlık, valilik gibi çeşitli görevlerde bulundu. 1876’da Berlin elçiliğine atandı. Aynı yıl toplanan Tersane Konferansı’nda Osmanlı heyetinin ikinci başkanlığını yaptı. 5 Şubat 1877’de II. Abdülhamid tarafından sadrazamlığa atandı. Heyet-i Mebusan ilk kez onun sadareti döneminde açıldı (19 Mart 1877). 1878’de görevden alınan İbrahim Edhem Paşa, aynı yıl Viyana elçiliğine, 1883’te de dahiliye nazırlığına getirildi.

İbrahim Edhem Paşa, diplomasi kurallarını son derece iyi bilen bir devlet adamıydı. Jeoloji konusundaki yazılarıyla jeolojinin bilim dalı olarak yerleşmesine katkıda bulunmuş, âşarî usulünün (metre sistemi) kullanılmasını savunmuştur. Ayrıca özellikle içindeki fotoğraflar bakımından bugün de önemini koruyan ve Elbise-i Osmaniye olarak bilinen Les Costumes populaires de la Turquie en 1873 ile metni Türkçe, Fransızca ve Almanca olan Usûl-i Mimari-i Osmani (1873) adlı yapıtların hazırlanıp basılmasına önayak olmuştur.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,

İbrahim Hakkı Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

İbrahim Hakkı Paşa; (d. 19 Nisan 1863, İstanbul – ö. 29 Temmuz 1918, Berlin), II. Meşrutiyet dönemi Osmanlı sadrazamıdır.

Modern bir yönetim oluşturmak için çaba harcamıştır. Şehremaneti (İstanbul Belediyesi) meclis reisi Sakızlı Remzi Efendi’nin oğludur. 1882’de Mülkiye Mektebi’ni bitirdi. Ertesi yıl Mabeyn tercümanlığına atandı. Bu görevi sürerken, 1886’da Hukuk Mektebi’nde ve Hamidiye Ticaret Mektebi’nde tarih, siyasi hukuk, devletler hukuku, idare hukuku, ticaret hukuku ve iktisat dersleri vermeye başladı. 1894’te atandığı Bâbıâli hukuk müşavirliği görevindeyken birçok diplomatik kurulda başkan ya da üye olarak bulundu.

1908’de II. Meşrutiyet’in ilanından sonra maarif nazırlığına, kısa bir süre sonra da bu görevine ek olarak dahiliye nazırlığına atandı. Aynı yıl Mabeyn tercümanlığının Mabeyn’ ce yürütülmesi karan üzerine tercümanlıktan ayrıldı. Daha sonra Roma büyükelçiliğine, Hüseyin Hilmi Paşa’nın istifası üzerine de 1910’da sadrazamlığa getirildi. Bu görevi sırasında bir ara nafia, 1911’de de hariciye nazırlığını yürüttü. İtalyanların Trablusgarp’a saldırması üzerine görevinden istifa etmek zorunda kaldı (29 Eylül 1911). Bir süre siyasetten uzak durdu. Balkan Savaşı’nın ardından Osmanlı Devleti ile İngiltere arasındaki sorunların çözümü için İttihat ve Terakki hükümeti tarafından Londra’ya gönderildi. I. Dünya Savaşı başlayınca geri döndü. 1916’da Berlin büyükelçiliğine atandı. Brest-Litovsk görüşmelerine katılan Osmanlı kurulunda yer aldı. Şubat 1917’de büyükelçilik görevine ek olarak Heyet-i Âyan üyeliğine atandı.

Tarih ve hukuk alanlarında kitaplar yazan İbrahim Hakkı Paşa’nın yapıtları arasında en önemlileri Tarih-i Umumi (1888-89. 3 cilt), Muhtasar İslam Tarihi (3. baskı, 1889; Mehmed Azmi ile birlikte). Muhtasar Osmanlı Tarihi (1890; 2. baskı, Mehmed Azmi ile birlikte) ve Hukuk-ı İdare’dir (1890-91, 2 cilt).

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Kanije Fatihi İbrahim Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Kanije Fatihi İbrahim Paşa; (ö. 10 Temmuz 1601, Zemun, Belgrad yakınları), Kanije Kalesi’ni alan Osmanlı sadrazamıdır.

Aslen Bosnalıdır. 1531’de enderuna alınarak yetiştirildi. Sarayda çeşitli görevlerde bulunduktan sonra rikâbdar oldu. III. Murad’ın tahta çıkmasından sonra 1574’te silahdarlığa, Nisan 1580’de de yeniçeri ağalığına getirildi. 1581’de Rumeli beylerbeyliğine atandı. 1582’de kubbe vezirleri arasına girdi. 1583’te karışıklıkları bastırmak üzere Mısır beylerbeyliğine atandı. Lübnan’daki Dürzi Ayaklanması’nı bastırdıktan sonra 1585’te İstanbul’a döndü. Mısır ve Lübnan’ daki hizmetlerinden dolayı ikinci vezirliğe yükseltildi.

1586’da III. Murad’ın kızı Ayşe Sultan’la evlenerek saraya damat oldu. Bir yeniçeri ayaklanmasını siyasal çıkar sağlamak amacıyla kullanması üzerine, bir süre vezirlikten alındı. 1587’de kısa bir süre için kaptanıderyalığa, III. Mehmed’in tahta çıkmasından (1595) sonra üçüncü vezirliğe atandı. Sadrazam Ferhad Paşa aynı yıl Eflâk Seferi’ne çıkınca ikinci vezir rütbesiyle sadaret kaymakamlığına getirildi. Bu görevi sırasında Ferhad Paşa’nın rakipleriyle işbirliği yaptı; onun görevden alınarak öldürülmesinde (1595) rol oynadı. 1596’da sadrazamlığa getirildi. Komuta ettiği Osmanlı ordusu 11 Ekim 1596’da Eğri’yi ele geçirdikten sonra Avusturya ordusunu Haçova’da ağır bir yenilgiye uğrattı. İbrahim Paşa bu başarıya karşın, iç çekişmeler nedeniyle 27 Ekim’de görevinden alındı. Aralık 1596-Kasım 1597 arasında ikinci kez sadrazamlık yapan İbrahim Paşa, kendisini tutanların çabalan sonunda, Avusturya seferine çıkması koşuluyla 1599’da üçüncü kez bu göreve getirildi. 1599-1600 kışını Belgrad’da geçirdikten sonra Tiryaki Hasan Paşa’nın yardımlarıyla 23 Ekim 1600’de Kanije Kalesi’ni aldı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,

Makbul İbrahim Paşa Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Makbul İbrahim Paşa; Maktul İbrahim Paşa olarak da bilinir (d. y. 1493, Parga [bugün Yunanistan’da] – ö. 15 Mart 1536, istanbul), 1. Süleyman (Kanuni) döneminde (1520-66) önemli siyasal ve askeri olaylarda rol oynayan sadrazamdır.

Yaşamının ilk yıllarına ilişkin ayrıntılı bilgi yoktur. I. Süleyman’ın 1520’de tahta çıkmasından sonra has odabaşı oldu. Belgrad (1521) ve Rodos (1522) seferlerine katıldı. 1523’te Pir Mehmed Paşa’nın yerine sadrazamlığa getirildi. Ertesi yıl I. Süleyman’ın kız kardeşi Hatice Sultan’la evlendi. Aynı yıl Mısır’da düzeni sağlayarak Osmanlı egemenliğini pekiştiren yönetsel ve mali düzenlemeler yaptı. 1526’da Macaristan seferine katıldı ve Petervaradin Kalesi’ni aldı. 1527’de, Anadolu’da çıkan Kalenderoğlu Ayaklanması’nı bastırdı. 1529’da Rumeli beylerbeyliği de kendisine verildi ve geniş yetkilerle seraskerliğe getirildi. İbrahim Paşa aynı yıl Budin’in ele geçirilmesinde önemli rol oynadı. 1532’de başlatılan Avusturya seferinin ardından yapılan barış görüşmelerini (1533) yönetti. Bu görüşmeler sonunda imzalanan bir antlaşmayla Macaristan’ın büyük bölümü Osmanlılara bağlandı. Ekim 1533’te İran üzerine yürüyen İbrahim Paşa, 1534’te Tebriz ve Bağdat’ı aldı. 1536’da İstanbul’da Fransızlarla kapitülasyonlar konusunda ön görüşmeleri yürüttü. Aynı yıl, gücünden kaygılanan I. Süleyman tarafından boğduruldu.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,