Etiket: özellikleri hakkında bilgi.

Nuh Peygamberin Hayatı

Müslümanlık inancına göre, ilk peygamber Hz. Adem’den sonra dördüncü peygamberdir. Adem’den sonra oğlu Şiyt, ondan sonra İdris, ondan sonra Nuh, peygamber olmuştur. Şiyt’e 50 sayfalık emir inmiş, Kâbe onun tarafından yapılmıştır. İdris elbiseyi, yazıyı icat etmiştir. Ondan sonra insanoğulları doğruluktan gene ayrılınca Nuh’a peygamberlik gelmiştir.

Kutsal Kitaplar’a göre, Lümek 182 yaşındayken, bir oğul sahibi oldu. Bu çocuğun kendisini rahata kavuşturacağını bildiğinden İbranice’de «rahat» anlamına, «Nuh» adını verdi. Nuh büyüdü, evlendi, dört oğlu oldu: Hâm, Sâm, Yâfes, Yâm. Nuh, yıllarca kavmini, Tanrı’nın birliğine inanmaya davet etti. Ancak, oğullarından, gelinlerinden, yakınlarından başka kimse ona inanmadı. Herkes, ihtiyar Nuh’la alay ediyordu. Bunun üzerine Tanrı, insanları cezalandırmaya karar verdi, Nuh’a da, emirlerini yerine getirmesini söyledi.

Tanrı buyruğuna göre Nuh, üç katlı büyük bir gemi yapacak, gemiye, yeryüzünde yaşayan bütün canlılardan birer çift (bir erkek, bir dişi) alacaktı. Nuh, çocuklarıyla birlikte, gemiyi yapmaya başladı. Yalnız, Yâm babasıyla alay ediyor, bu çalışmalara katılmıyordu. Nuh altı yüz yaşına geldiğinde gemi bitmişti. İlk yağmurlar başlayınca, bütün canlılar çifter çifter Nuh’un gemisine koştular. Yalnız Yâm yeryüzünde kalmakta ayak diredi. Kuvvetli bir dalgayla boğularak öldü.

Gemiye en son giren hayvan eşekti. Kapıya geldiği halde içeri girmiyordu. Nuh kızıp: «Gir ya İblis!» diye bağırınca, eşek de, onun kuyruğuna yapışmış olan İblis (Şeytan) da gemiye girdiler. Şeytan, böylece Tufan’da boğulmaktan kurtuldu, öteki canlıların arasına katıldı.

Kırk gün kırk gece seller gibi yağan yağmurlar bütün yeryüzünü kapladı, dağların üstüne çıktı. Nuh, gemisiyle, dalgalar arasında yüzüyordu. Yeryüzündeki canlıların hepsi boğulup öldüler. Tufan durunca sular çekilmeye başladı. Yüz elli günde toprak kurudu. Nuh’un, gemisi Cudi Dağı (Ağrı Dağı)na indi. Nuh, gemisinin penceresini açtı, suların çekilip çekilmediğini anlamak için bir kuzgun saldı. Hayvan geri dönmedi. Yedi gün sonra bir güvercin saldı. Güvercin ayak basacak yer bulamadığından geri döndü. Yedi gün sonra Nuh bu kuşu bir daha salıverdi. Güvercin bu sefer ağzında bir zeytin dalıyla döndü. Bunun üzerine Nuh, gemidekilere, son kalan erzak birbirine karıştırıp pişirerek aşure yaptı.

Gemidekiler yeryüzüne indiler. Bundan do layı Nuh’a ikinci Adem denildi. Sonraki in sanların hepsi, Nuh’un üç oğlundan türedi: Hâm’ın soyundan Afrikalılar; Yafes’in soyundan Türkler; Sâm’ın soyundan Araplar, İranlılar, Romalılar çoğaldılar. Nuh, Tufan’dan sonra 350 yıl daha yaşadı, 950 yaşında öldü

Kutsal Kitaplar’ın anlattığı bu Nuh hikâyesinin gerçek bir yönü var olduğu sanılıyor Bu arada, Tufan, bugün bilimin de kabul ettiği bir gerçektir. Öte yandan ünlü keşifçi Hillary’nin de bir ara katıldığı çeşitli heyetler, Ağrı Dağı’na çıkarak Nuh’un gemisini aramışlar, hattâ Ağrı’nın en yüksek vâdisinde boyutları, biçimi gemiye yaklaşan bir iz bulmuşlardır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , ,

Hz. Yunus Peygamber’in Hayatı

Hz. Yunus; Kutsal kitaplarda adı geçen, hayatı efsanelerle karışık peygamberlerden biridir.

Yunus Peygamber, Asurlular zamanında, bu ulusa ve bu ülkeye gönderilmiş bir peygamberdir. Ancak soyca Asurlu değildir; İbranilere, İsrailoğulları’na bağlıdır. Kendisinin; İsrailoğulları’nın 70 yıl süren esirliği devresinde Babil’e götürülmüş İsrailoğulları’ndan bir aileden Mezopotamya’da doğduğu tahmin edilmektedir.

Söylentiye göre Hz. Yunus, Allah tarafından, Asurlular devletinin başşehri olan Ninova halkını uyarmaya gönderilmiştir. Ninovalılar son derece refahlı, mesut bir ömür sürüyorlardı. Ancak bolluk ve rahatlık onların ahlakını bozmuştu. Hz. Yunus, onları doğru yola ve tek Tanrı inancına çağırdı. Lakin Ninova halkı kendisini umursamadı. Ahlâksızlıkta ve puta tapmakta devam etti. Peygamber, onları tanrısal bir ceza ile korkuttu: “Bu yoldan dönmezseniz, gazaba uğrayacaksınız; şehriniz batıp mahvolacak, gökten taş yağmuru yağacak…” dedi.

Ötekiler, bu tehdide de kulak asmadılar. Yunus, halktan ümidini kesti, yollara düşerek, şehirden ayrılmaya karar verdi. Dicle kıyısına indi, kalkmak üzere bulunan bir gemiye bindi. Ancak gemi, yola çıkmak istemesine rağmen kıyıdan bir karış bile ayrılmıyordu. Çünkü Hz. Yunus, Allah’ın izni olmadan ayrılmak istemişti ve peygamberler, Allah’dan emir almadıkça peygamberlikle görevlendirildikleri yeri terk edemezlerdi.

Gemi kaptanı: “Mutlaka gemide bir suçlu vardır; kur’a çekelim, suçlu kim ise ona vuracaktır; onu denize atarsak gemi yürür” dedi. Çekilen kur’a Hz. Yunus’a çıktı. Hz. Yunus: “Evet doğru, ben suçluyum” diyerek kendini suya attı. Büyük bir balık Hz. Yunus’u yuttu. Fakat Peygamber, Allah’dan af dilemiş olduğundan, balık kendisini hazmetmedi; sığ bir yere getirip, ağzından, tekrar karaya çıkardı. Ancak çok uzun bir süre hayvanın midesinde kalmış olmaktan dolayı vücudu pelteye dönmüştü. Allah onu korudu, iyileştirdi; yeniden kuvvete kavuşturdu ve tekrar vazifesinin başına gönderdi.

Bu işler oluncaya kadar, Hz. Yunus’un haber verdiği gün gelip çatmıştı: Bir gün Ninova şehrini kara bir duman kapladı. Fırtına ile birlikte ortalık simsiyah kesildi. Halk, dehşete düşüp Hz. Yunus’u anmaya, aramaya başladı. Hz. Yunus’un yalvarması ve halkın tövbe etmesiyle Allah, onları affetti; üstlerine yollayacağı felaketi kaldırdı. Artık Hz. Yunus da Ninova’ya ulaşmış bulunuyordu. Halka bütün tanrısal buyrukları birer birer anlattı, onlar da bunlara uydular. Ninova şehri, Yunus Peygamber’in nasihatlarına uyduğu sürece rahat ve huzur içinde yaşadı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , ,

İbrahim Ethem Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

İbrahim Ethem; Afganistan’ın Belh şehrinde doğan İbrahim Ethem, Milâdî 778 tarihinde Şam’da vefat etmiştir. İlk mutasavvıfların büyüklerindendir.

Önceleri çok zengin iken bir gün her şeyini bırakarak bütün vakitlerini Allah’a ibadete verdi. Gıdasını temin edecek kadar çalışır, elinin emeğini yerdi. Allah katında büyük bir mertebeye eriştiği rivayet edilen İbrahim Ethem, Rabbından çok korkar, O’nun yarattıklarına karşı daima iyi muamelede bulunurdu. Alim ve âbit bir insandı. Kendisinin pek çok kerametleri anlatılır. Rivâyetlere göre bir balık İbrahim Ethem’in denize düşen iğnesini ağzında getirerek kendisine geri vermiştir.

İbrahim Ethem’in İğnesi

(Sağdan Vali gelir. Arkasında balıkçı… İbrahim Ethem gelenleri görmez. Vali bir kaç adım atıp durur.)

VALİ- Selamün aleyküm ey yüce velî…
İBRAHİM ETHEM- (Soluna dönerek) Aleykümüsselâm… Ey koca Vâlil..
VALİ- Belh’den bir nâme aldım. Belh Sultanı, seni, rahat bir araba içinde oraya göndermemi istiyor.
İBRAHİM ETHEM- Boşuna zahmet!.. Ben burada, yumuşak kumların şiltesi üzerinde çok rahatım…
VALİ- Olmaz! Göndermeye mecburum!
İBRAHİM ETHEM- Zorla mı?..
VALİ- Gerekirse zorla… Belh’e dönmelisin!.. İlle dervişlikse muradın, orada sürdürmelisin dervişliğini!..
İBRAHİM ETHEM- Sarayda mı?
VALİ- Senin gibi bir Sultan oğlu, Sultan oğlu bir Sultan, lâyık mı ki, böyle dağlarda, kırlarda, deniz kenarlarında, kayalıklarda seril sefil dolaşsın?..
(Balıkçı hayretten elleriyle başını kavrar)
VALİ- Eski Belh Sultanı İbrahim Ethem, şimdi kumluklarda söküklerini dikiyor. Görülmüş, duyulmuş iş mi bu?..
İBRAHİM ETHEM- (Başparmağı ile şehadet parmağı arasında iğnesi görünen sağ elini valiye uzatarak) Daha neler var bu dünyada görülecek, duyulacak!..
VALİ- Nedir o elindeki?
İBRAHİM ETHEM- Dikiş iğnesi…
VALİ- Bir zamanlar kılıcınla dağları bölerken şimdi bir iğneye mi kaldı işin ?..
(ibrahim Ethem ayağa kalkar. Gömleğini yere bırakır, iğnesi daima parmaklarında…)
İBRAHİM ETHEM- (İğneyi valiye uzatarak) Bu iğne o kılıçtan daha kuvvetlidir.
VALİ- (İğneyi İbrahim Ethem’in parmaklarından kopararak) Aklını da bozmuşsun sen!.. Zaten insan aklını bozmadan senin yaptıklarını yapar mı?
İBRAHİM ETHEM- İyi bildin! Aklımı bozdum. (Elini gırtlağını götürür) Boynumu buradan kesip başımı çöplüğe attım. Şimdi beni çöplük çöplük dolaştırıp başımı mı aratacaksınız? istemiyorum! Sizin olsun!
VALİ- Gelmezsen seni askerlere tutturacağım! Elini, kolunu bağlatacağım! Yemeğini bile ağzına kaşıkla verecekler… Belh ‘e gideceksin! Eğer keramet sahibi isen zincirlerini kırar, havava uçar, kaçarsın! Razı mısın?
İBRAHİM ETHEM- Razı değilim!
VALİ- Keramete güvenmiyor musun yoksa?
İBRAHİM ETHEM- “Yok”a güvenilir mi? Ben “var”da yok olmaya bakıyorum. Hiç “yok”da var olmayı düşünebilir miyim?
VALİ-Ya senin için havada uçuyor, suda yürüyor diyenlere ne buyurulur? Bunlar keramet değil mi?
İBRAHİM ETHEM- Bunlar oyuncak!.. Havada sinek de uçuyor, suda kurbağa da zıplıyor. Keramet bunlarda değil, acizlikte… Toprak üstünde sürünemeyecek kadar acizlikte… (Elini uzatır) Ver bana iğnemi!
VALİ- Vermeyeceğim! Yoksa keramet iğnede mi?
İBRAHİM ETHEM- Olabilir! Allah isterse o iğnenin ucuyla bana üzüm taneleri gibi yıldızları toplatır.
VALİ- Yaaa?.. Demek keramet bu iğnede…
(Vali hızla yürüyüp siyah fonun önüne gelir. İğneyi denize fırlatır, bu sesleri…)
(Balıkçı dehşetle atılıp İbrahim Ethem’in omuz başına geçer. İbrahim Ethem, sol yanını denize vermiş, dimdik bir kaya…)
İBRAHİM ETHEM- (Sağ elini denize uzatmış, en yüksek sesiyle) Balıklar!.. Getirin iğnemi bana!..
(Uzun durak… Vali, kaşları çatık, dehşetler içinde denize bakıyor. Balıkçı bir atılışta İbrahim Ethem’in önüne geçer, iki büklüm, gözlerini sulara saplar. İbrahim Ethem, nereye baktığı belirsiz, kaskatı…)
BALIKÇI- (Aynı iki büklüm vaziyette, elini uzatmış var kuvvetiyle) Bakın, bakın! Bir balık, kafası su yüzünde, ağzında iğne, bize doğru geliyor!..
(Balıkçı koşar, siyah fonun önünde diz çöker, elini uzatarak iğneyi alır, kalkar döner, delilikten aşkın bir hayret tavrıyla iğneyi İbrahim Ethem’e uzatır. İbrahim Ethem son derece sakin, vekarlı…)
İBRAHİM ETHEM- (iğneyi alırken) Emanete kıydım. Sırrı açığa vurdum. Demek bu dünyada nöbetim sona erdi artık…
(Uzun durak… Balıkçı daima şaşkın ve büyülenmiş, vali kaskatı, somurtmakta… İbrahim Ethem aynı vekar içinde…)
İBRAHİM ETHEM- (Balıkçı ve Valiye) Hoşça kalın dostlarım!.. Sen koca Vali; Belh ‘e selâm gönder, şen olsunlar!.. Sen de dertli balıkçı, bana iğnemi getiren balığı ağına düşürmekten sakın!.. Ağ atmayı bırak, Allah’ın ağına düş!..

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Blackpink Lisa Hakkında Bilgi

Sahne Adı: Lisa
Doğum İsmi: Lalisa Manoban (ล ลิ สา มโน บาล) / Pranpriya Manoban (ปราณ ปริ ยา มโน บาล)
Takma Adlar: Lalice, Laliz, Pokpak
Pozisyon: Ana Dansçı, Rapçi, Alt-Vokalist, Maknae
Doğum tarihi: 27 Mart 1997
Burç: Koç
Doğum yeri: Bangkok, Tayland
Boyu: 166.5 cm (5’5.35 ″)
Kilosu: 44,7 kg (98,5 lbs)
Kan grubu: O

– Lisa Bangkok, Tayland’da doğdu.

– Lisa, ailenin tek bir çocuğu.

– Lisa’nın Tayland’da İsviçreli şef olan bir üvey babası vardı. Üvey babasının adı Marco Brueschweiler.

– Daha önceki adı Pranpriya’ydı ve arkadaşları ona Pockpack diyordu. Daha sonra Lalisa’ya değiştirildi. (Lalisa övülen kişi anlamına gelir.)

– Tayland 2010’da YG Audition’da YG’ye kabul edilen tek kişi oydu.

– 5 yıl 3 ay (2011 Nisan) eğitim aldı.

– Ortaokulda bir staj yaptı ve o zamandan beri Kore’de yaşıyor.

– Korece, İngilizce, Japonca, Tayca ve temel Çince konuşabiliyor.

– Grup üyeleri onun sahne dışında çok eğlenceli ve yaramaz olarak görüyor.

– Tüm üyeler tarafından Blackpink’te aegyo’da en iyisi seçildi. (Aegyo, Güney Kore’de kullanılan sevimli yüz ifadeleri, jest ve mimik ve sevimli bebek sesi kullanılarak da yapılan bir tür ifadedir.)

– Lisa, doğum yerinde “Tayland Prensesi” olarak anılır.

– BIG BANG Taeyang’ın “Ringa Linga” MV’inde yer aldı.

– Lisa makyajı çok seviyor
.
– Lisa Ukulele çalıyor.

– Gitar çalabiliyor.

– Lisa bir Budist.

– En sevdiği yemek, patates kızartması.

– Favori Kore yemeği Gamjatang (baharatlı domuz omurga çorbası) ‘dir.

– Lisa’nın en sevdiği mutfak Japon mutfağı ve suşiyi çok seviyor.

– En sevdiği içecekler tatlı içecekler.

– En sevdiği renk sarı.

– En sevdiği numara 27, doğum günü olduğu için.

– Lisa’nın en sevdiği film ‘Hachi’dir.

– Lisa’nın Leo ve Luca adında iki kedisi var.

– Stajyerlik günlerde Rose, Lisa’ya gitar çalmayı öğretmiş.

– Lisa uyumayı sever.

– Fotoğraf çekmeyi çok seviyor. Sık sık diğer üyelerin fotoğraflarını çeker.

– Lisa, 12 yıldır Bambam’la arkadaş (2018 itibariyle).

– Seungri, Lisa’nın ona Daesung’u hatırlattığını, parlak bir auraya sahip olduğunu ve enerji dolu göründüğünü söyledi.

– Lisa ve Rose, Instagram’da 1 milyon ‘beğeni’ sağlayan ilk K-Pop kız grubu üyeleridir.

– Lisa 2017’nin En Güzel 100 Yüzünde 15. Sırada

– Lisa, “Real Men 300” programındaki oyunculardan biri.

– Lisa’nın ideal türü: Kendisine iyi bakabilen yaşlı adamlardan hoşlandığını söyledi. Ayrıca, yemek yapabilen ve ona uyan bir yaşam tarzı olan iyi kalpli erkekleri sever.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Blackpink Jisoo Hakkında Bilgi

Sahne Adı: Jisoo (지수)
Doğum adı: Kim Ji Soo (김지수)
Takma Adları: Chi Choo, Jichu
Pozisyon: Baş Vokalist
Doğum tarihi: 3 Ocak 1995
Burç: Oğlak burcu
Doğum yeri: Seul, Güney Kore
Boyu: 162cm (5’3 ”)
Kilosu: 45 kg (99 lbs)
Kan Grubu: A

– Jisoo, Güney Kore’nin Seul şehrinde doğdu.

– Büyük bir erkek kardeşi ve ablası var, o ailenin en küçüğü.

– 4 boyutlu bir kişiliği var.

– Çok gülüyor.

– İnsanlara rastgele takma isimler vermekten hoşlanır.

– Jennie’ye göre, Jisoo grubun ruh halini yükselten kişi.

– Jisoo, baba şakalarını anlatmayı çok seviyor.

– Jisoo, “anyoeong” anlamına gelen “yeong-an” kelimesini icat etti (ve bunun tersi).

– Jisoo davul çalabiliyor.

– Jisoo, piyano çalabiliyor ama gitar çalamıyor.

– Korece, Japonca ve temel Çince konuşabiliyor.

– Jennie’ye göre, Jisoo İngilizce konuşamıyor çünkü konuşmaya utanıyor ama çok iyi anlayabiliyor.

– Jisoo güzelliği ve nezaketiyle okulunda popülerdi.

– Jisoo’nun seçme şarkısı Lee Eun Mi’nin “Bir Sevgilim Var” idi.

– Jisoo yükseklikten korkuyor.

– Jisoo bir erkek olsaydı Rose’la çıkardı.

– Jisoo’nun dudakları gülümsediğinde bir kalp şekline dönüşüyor.

– Jisoo’nun yüzünde en sevdiği yer dudakları.

– Jisoo alışverişten nefret ediyor, çünkü çoğu zaman ne satın alması gerektiğini karıştırıyor.

– Twice’in Nayeon (stajyerlerden beri) ve Red Velvet’in Seulgi’si ile yakın arkadaş.

– Jisoo, Pikachu’yu çok seviyor (çok sayıda Pikachu ürünü var).

– Jisoo bir tavşan peluşu ve bir Snoopy peluşuyla uyuyor.

– IKON üyeleri en parlak gülümsemeye sahip olduğunu söyledi.

– Jisoo, ödül şovlarında ağlamayan tek üye olarak biliniyor.

– Gıda ile ilgili, hemen hemen her şeyi, ama özellikle pilavı seviyor.

– Jisoo’nun Dalgom adında bir köpeği var.

– Jisoo Lisa’ya “Çikolata arkadaşım” diyor çünkü Lisa, canlı bir şov sırasında Jisoo’ya buzlu çikolata vermiş.

– Jisoo, basketbol oynayabiliyor ve paten sürebiliyor ancak bisiklete binemiyor.

– Ayrıca, taekwondo (beyaz kuşak) yapıyor.

– Hayalet ya da korkutucu hikayelerden korkmuyor.

– Harry Potter ve Tom Hardy’den hoşlanıyor.

– Uyumasını kolaylaştırması için yatağında manga okumayı seviyor.

– Mor rengi seviyor.

– O bir PC Gamer.

– Kim Samuel, Jisoo’ya aşık olduğunu açıkça itiraf etti.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Blackpink Jennie Hakkında Bilgi

Sahne Adı: Jennie
Doğum adı: Jennie Kim (제니 김)
Pozisyonu: Ana Rapçi, Vokalist
Doğum tarihi: 16 Ocak 1996
Burç: Oğlak burcu
Doğum yeri: Güney Kore
Boyu: 163cm (5’4 ″)
Kilosu: 50 kg (110 lbs)
Kan Grubu: B

– Güney Kore’deki Gyeonggi Anyang’da doğdu.

– Kardeşi yok.

– ACG Parnell Koleji’nde Yeni Zelanda’da okudu.

– Jennie, gruptaki “YG prenses” olarak bilinir.

– Gucci’den pahalı kıyafetler giymesinden dolayı takma adlarından biri “Human Gucci” dir.

– Jennie, gençken takma adının, Tom ve Jerry yüzünden ve Jerry’nin Jennie’ye benzemesinden dolayı Jerry olduğunu söylemiş.

– Ayrıca NiNi takma ismine sahip.

– Korece, Japonca ve İngilizce bilmektedir.

– Sütlü dondurmayı çok seviyor.

– En sevdiği yiyecekler Kore yemeği olan her şeydir.

– En sevdiği içecekler sağlıklı içecekler.

– En sevdiği renkler siyah ve pembe.

– En sevdiği sayı 1’dir.

– 2 köpeği var, Kai ve Kuma.

– Jennie piyano ve flüt çalabiliyor.

– Jennie yemek pişirmekte iyidir. (BlackPink’in ch + anketinden, üyeler Jennie’ye yemek pişirmenin en iyisi olarak oy verdiler).

– Jennie’nin televizyon seyrederken saçlarıyla oynama alışkanlığı var.

– Jennie’nin hobileriden biri fotoğraf çekmek.

– Jennie’nin favori hayvanları çinçilla ve kapibara.

– Jennie’yi araç (araba tutması) tutuyor.

– Jennie, bir erkek olsaydı Jisoo’yla çıkardı çünkü onu güldürüyor.

– Jennie grubun moda ikonudur. (Önceki röportajlarına dayanarak, ayrıca genellikle lüks moda etkinliklerine davet edilen üye)

– BÜYÜK BANG G-Dragon’un ‘Bu XX’ MV’inde rol aldı.

– Jennie, 2017’nin En Güzel 100 Yüzünde 18. sırada yer aldı.

– “Village Survival, the Eight” adlı programın düzenli bir üyesi.

– 12 Kasım 2018’de Jennie, “SOLO” şarkısıyla solist olarak çıkış yaptı.

– Jennie’nin ideal türü: çalışkan biri

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Blackpink Rose Hakkında Bilgi

Sahne Adı: ROSÉ
Doğum Adı: Park Chae Young (박채영)
İngilizce Adı: Roseanne Park
Takma adı: Rose, Rosie, “Pasta”
Pozisyon: Ana Vokalist, Dansçı
Doğum tarihi: 11 Şubat 1997
Burç: Kova burcu
Doğum yeri: Yeni Zelanda
Boyu: 168cm (5’6 ”)
Kilosu: 45 kg (99 lbs)
Kan Grubu: B

– Koreli, ama Auckland, Yeni Zelanda’da doğdu ve Canterbury Kız Lisesi’ne gittiği Melbourne, Box Hill’de (Avustralya) büyüdü.

– Alice adında bir ablası var.

– 2012’de Kore’ye geri döndü.

– Rosé Avustralya’da YG seçimlerine ilk sırada yer verdi.

– İlk çıkış töreninde, Rosé Avustralya’da amigo kızdı.

– Daha gençken Rosé, Avustralya’daki kiliselerde şarkı söyleyerek bir koroya katıldı.

– Eşsiz sesi ve ince beliyle tanınıyor.

– Rose “Blackpink’in Tanrıçası” olarak bilinir.

– Rose 7 Mayıs’ta gruba katıldı.

– Korece, İngilizce, Japonca konuşabiliyor.

– “Sen Olmadan” şarkısı için G-Dragon ile işbirliği yaptı.

– G-Dragon, Rosé’un sesinden gerçekten hoşlandığını ve sesinin gerçekten benzersiz olduğunu söyledi.

– Piyano çalabiliyor.

– Rose gitar çalabilir.

– Rose çizim yapmayı seviyor.

– Rosé solak.

– Rose, biber yemeyi seviyor.

– Avokadodan nefret ediyor.

– Avokadodan nefret ediyor ama New York’ta aldığı bir avokado peluş oyuncağı var.

– En sevdiği içecekler sağlıklı içecekler.

– Rose çok duygusal ve çok kolay ağlıyor.

– Rosé’nin en sevdiği renk mavi.

– En sevdiği sayı 5 ve en sevdiği denklem 5 × 3 = 15.

– Hobileri gitar çalmak ve çizim yapmak.

– Hiçbir şey yapmadığında uyuyor.

– Ellerini bükebilir ve ağzı kapalı olsa bile konuşabiliyor.

– Kimsenin ona bakmadığı zamanlarda parmaklarını ısırma alışkanlığı var.

– Rosé’nin portakal anlamına gelen 주황 이 (Joo-hwang) adlı bir evcil hayvanı var.

– Rosé, Ladies Code‘s Ashley Choi ile yakın arkadaşlar.

– Rosé Hıristiyan ve çok sık kiliseye gidiyor.

– Rosè ellerini 360 derece döndürebiliyor.

– Beş tane kulak piercingi var.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , ,

Ülkü Tamer Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Ülkü TamerÜlkü Tamer; Türk ozanıdır (Gaziantep, 1937).

Robert Kolej’i bitiren (1958) Ülkü Tamer, İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü’nde öğrenim gördü. 1964-1968 yılları arasında özel tiyatrolarda oyunculuk yaptı. Çeviri çalışmalarının yanı sıra Milliyet Yayınları’nı, Milliyet Çocuk dergisini ve Milliyet dergisini (yeni dizi, 1980) yönetti, gazetenin el değiştirmesinden sonra da Karacan Yayınları adını alan yayınevindeki görevini sürdürdü. Adam Yayıncılık’ta görev aldı. 12 yaşındayken Duygular Konuşuyor (1948) adlı bir çocuk oyunu yayımlayan Ülkü Tamer, Edith Hamilton’dan çevirdiği Mitologya (1964) kitabıyla Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülü’nü kazandı (1965).

ŞİİRLERİNİN ÖZELLİKLERİ

İlk şiiri 1954’te Kaynak dergisinde yayımlanan Ülkü Tamer, o yıllarda oluşan İkinci Yeni akımının ozanları arasında yer aldı. Hemen bütün şiirlerinde konu, biçim, imge düzeni, dil, vb. bakımlardan İkinci Yeni’nin özellikleri görüldü. Bununla birlikte Ülkü Tamer’in şiiri, ikinci Yeni’nin kimi ozanlarında gözlemlenen dilin düzenini bozma, saçmaya ve anlamsıza varan bir söylem kurma, özgür çağrışımı anlamın önüne geçirme gibi aşırılıklardan uzak kaldı. Garipçilerin “şairane”den uzaklaşma kaygısıyla duyarlıktan, hatta duygusallıktan uzaklaşmalarına karşı, başta Cemal Süreya olmak üzere, kimi İkinci Yeni ozanlarının yeniden geliştirdikleri duyarlıklı söylem, onun şiirinde de yer aldı. Ülkü Tamer, şiirlerinde belirginleşmiş konulardan çok, gündelik duygulanımları, çağrışımlar ve imgelerle dile getirdi. Ancak, çağrışımları da, imgeleri de, işlevlerini aşıp duyarlığın ve şiirsel söylemin önüne geçirmeyerek, anlamı ön planda tuttu. Virgülün Başından Geçenler (1965) kitabındaki şiirlerse, ince alayla desteklenen, gülmece izlenimi bırakan imgelerle örülmüş çocuksu bir söylemin ürünleri oldu. Sıragöller (1974) adlı kitabındaki şiirler, önceki şiirlerinin özelliklerini taşıyan, ama daha ustalaşmış, yaşamla biraz daha alışveriş içindeki bir şiir anlayışının ürünleridir.

BAŞLICA YAPITLARI

Soğuk Otların Altında (1959); Gök Onları Yanıltmaz (1960); Ezra ile Gary (1962); Virgül’ün Başından Geçenler (1965); İçime Çektiğim Hava Değil Gökyüzüdür (1966; 1967 Yeditepe Şiir Armağanı); Sıragöller (1974); Seçme Şiirler (ilk üç kitabından seçilmiş şiirlerle, sonraki üç kitabının bir arada basımı, 1981).

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,

Galyalı Amadis Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Galyalı Amadis; (Amadis de Gaula) düzyazı şövalye romansıdır. Bir olasılıkla Portekiz kökenli olan yapıtın 1508 tarihli en eski metni İspanyolcadır. Bu metnin yazarı Garci Ordénes (ya da Rodríguez) de Montalvo, elindeki özgün metinlerin yanlışlarını “düzelttiğini” öne sürer. Metindeki bazı göstergeler Amadis’in, 14. yüzyıl başlarından, hatta 13. yüzyıl sonlarından başlayarak okurlar arasında yayıldığı görüşünü destekler.

Montalvo metnine göre, Amadis çok yakışıklı, dürüst ve yiğit bir şövalyedir; hiç yenilgiye uğramaz, inanılmaz kahramanlıklarıyla İngiltere kralı Lisuarte’ın kızı Oriana’ya olan aşkının öyküsü iç içe örülmüştür. Sonunda Amadis, esin kaynağı olan Oriana’yla evlenir.

Amadis’teki kişilerin çoğu Kelt romanslarından alınmıştır. Yapıt, bir bütün olarak Arthur efsanelerinin havasını taşır; ama bazı önemli noktalarda bu efsanelerden ayrılır. Amadis’te,. belirli bir yer ve zaman anlayışı yoktur; yalnızca idealleştirilmiş insan ilişkilerinin sergilendiği belirsiz bir alan vardır. Eski romanslar feodal toplumu yansıtırken, Amadis’te krallığa, mutlakiyetin gelişini haber veren bir otorite atfedilmiştir. Bir kahraman olarak Amadis de, önceki efsane kişilerinden, örneğin Lancelot ve Tristan’dan daha çok idealleştirilmiştir; gerçek insana daha uzaktır. Kelt masallarının baştan çıkarıcı erotizmini saray değerleriyle uzlaştırmayı daha önce Fransız romansları başarmıştı, ama ortaçağ şövalyeliğine kusursuz saygınlığını kazandıran Amadis olmuştur.

Amadis ve yücelttiği şövalyece davranış ölçüleri, Avrupa’nın her yerinde kibar çevrelerin gönlünü fethetti. Yapıt özellikle Fransa’da şövalyece davranmanın ve şövalyeliğe özgü mektup üslubunun elkitabı oldu. 16. yüzyıl boyunca sayısız kötü taklidi ortaya çıktı ve yapıta birçok yeni ek yazıldı. Amadis’e gerçekte büyük değer veren Miguel de Cervantes’in Don Quijote’de (Don Kişot) romans türünü gülünçleştirmesi, bu modaya ölümcül darbeyi indirdi.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,