Etiket: politikacılar

Cecil Rhodes Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Cecil RhodesCecil Rhodes; (1853 – 1902)

Ünlü bir İngiliz devlet adamıdır, ingiltere İmparatorluğu’nun kuvvetlenmesinde büyük payı olmuştur. Bishops Stortford’da doğdu, Güney Afrika’ da öldü.

Öğrenimini Oxford’da yapan Rhodes, genç yaşta Güney Afrika’ya giderek Kimberley elmas madenlerinde çalıştı. Enerjisi, zekâsı ile, 6 yıl içinde elmas madenlerinin işletmesini eline alarak Güney Afrika’nın en kudretli adamı oldu. Rhodes’in amacı, bütün Güney Afrika’yı İngiltere’ye bağlamaktı.

1890’da Güney Afrika başbakanı oldu. Boerler’le uzlaşma ümidi kalmayınca, Rhodes savaşmaya girişti. 1893’te Tanganika Gölü’ne kadar olan bölgelerde yeni toprakları İngiltere’ye kattı. Bugün bu topraklar kendi adıyla “Güney ve Kuzey Rhodesia” olarak tanınır.

Hollandalılar’la İngilizler’in arasını bulmaya çok çalışan Rhodes, Afrika’da İngilizce konuşan milletleri birleştirmek, burada yeni bir İngiltere kurmak istiyordu. Ayrıca Kap’tan Kahire’ye kadar bir demiryolu yapmayı da o düşünmüştü.

Boer Savaşı bittikten kısa bir süre sonra ölen Cecil Rhodes’un mezarı bir devlet haline getirdiği Rhodesia’daki Matopo Tepesi’ndedir. Büyük servetinin bir kısmını, Güney Afrikalı İngiliz ve Amerikalı çocukların eğitimine ayırmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Tomáš Garrigue Masaryk Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Tomáš Garrigue MasarykTomáš Garrigue Masaryk; (1850-1937) Tanınmış bir Çek yazarı, devlet adamı, Çekoslovakya’nın ilk cumhurbaşkanıdır.

Avusturya İmparatoru’ nun Moravya’daki topraklarında çalışan bir arabacının oğlu idi. Vidana ve Leipzig Üniversitelerinde okudu. 1882’de, Prag’daki Çek Üniversitesi’ne felsefe ve sosyoloji profesörü oldu. Bu sırada Avusturya Macaristan İmparatorluğu’nun idaresi altındaki Slav asıllı öğrencilerden bir birlik kurdu. Masaryk’in milliyetçilik konusundaki fikirlerini benimseyen bu gençler 1900’de siyasi bir parti kurdular. “İlerici Parti” adıyla kurulan bu parti sonradan “Gerçekçi Parti” adı ile tanındı. Partinin üyelerinden biri olan Masaryk, 1907’de millet meclisine seçildi.

Masaryk o zamanki idareyi, büyük bir cesaretle tenkid ediyor, Almanlar’ın, Avusturya hükümeti üzerinde gittikçe artmakta olan baskılarını beğenmiyor, Avusturya sınırları içinde yaşayan Çek ve Slav azınlıkların haklarını korumak için çalışıyordu.

Birinci Dünya Savaşı çıkınca Masaryk, bunu bir fırsat bilerek, Avusturya’dan kaçtı, dört yıl İsviçre, Fransa, İngiltere, İtalya, Rusya, Amerika Birleşik Devletleri gibi yabancı ülkelerde dolaşarak hür bir Çekoslovak hükümeti kurmak üzere çalışmalarda bulundu. Savaşın sonunda Avusturya Macaristan İmparatorluğunun yıkılması üzerine Masaryk’in ülküsü gerçekleşti, Çekoslovak Cumhuriyeti kuruldu. 14 kasım 1918’de Masaryk bu cumhuriyetin ilk başkanlığına seçildi. Bundan sonra 1920’de, 1927’de, 1934’te üç defa yeniden cumhurbaşkanı oldu. 1935′ te görevinden istifa etti. Yerine, çok sevdiği öğrencisi Beneş’in seçilmiş olduğunu görmenin sevinciyle son günlerini yaşadı. Oğlu da tanınmış Çek devlet adamlarındandır; dış işleri bakanı iken, 1948’de Komünistler iktidara gelince öldürülmüş, intihar ettiği ilân edilmiştir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Adolfo de la Huerta Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Adolfo de la HuertaAdolfo de la Huerta; (d. 1881, Hermosillo-ö. 9 Temmuz 1955, Mexico, Meksika), 1920’de geçici devlet başkanlığı yapan Meksikalı siyaset adamıdır.

Doğum yeri olan Sonora eyaletinde çeşitli görevlerde bulunduktan sonra, 1908’de siyasete atılarak Porfirio Diaz yönetimine karşı muhalefetin içinde yer aldı. Meksika Devrimi’ne katıldı ve 1917-20 arasında Sonora valiliği görevinde bulundu. Mayıs 1920’de Plutarco Elias Calles ve Alvaro Obregon’la birlikte Devlet Başkanı Venustiano Carranza’nın devrilmesinde önemli rol oynadı. Aynı yılın haziran-kasım ayları arasında geçici devlet başkanlığı görevini yürüttü.

Obregon’un devlet başkanlığı sırasında maliye bakanı olarak (1920-23) Meksika’nın mali durumunu güçlendirmek için çalıştı. Obregon’un 1924 seçimlerinde Calles’i devlet başkanlığına aday göstermesi üzerine başlattığı silahlı ayaklanma birkaç ay içinde bastırıldı. Bunun üzerine yurtdışına kaçmak zorunda kaldı. Los Angeles’ta geçirdiği sürgün yıllarında (1924-35) geçimini şan dersleri vererek sağladı. Başkan Lâzaro Cârdenas’ın hakkındaki suçlamaları kaldırması üzerine 1935’te Meksika’ya döndü ve önemli bir diplomatik göreve atandı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Victoriano Huerta Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Victoriano HuertaVictoriano Huerta; (d. 23 Aralık 1854, Colotlân, Meksika – ö. 13 Ocak 1916, El Paso, Texas, ABD), Meksika’yı diktatörlükle yöneten devlet başkanıdır (18 Şubat 1913-15 Temmuz 1914). Uyguladığı rejimle, bölünmüş devrimci güçlerin ortak bir muhalefet içinde birleşmesine yol açmıştır.

Eski diktatör Porfirio Diaz’a hayranlık duymakla birlikte bir süre liberal başkan Francisco Madero’nun yönetiminde görev aldı. Şubat 1913’te Mexico’daki askeri bir ayaklanmaya katılarak devlet başkanlığını ele geçirdi, meclisi dağıttı ve muhalefeti baskı altına aldı. Bu arada Venustiano Carranza, Alvaro Obregön, Pancho Villa ve Emiliano Zapata’nın önderlik ettiği devrim hızla gelişiyordu. Ülke içindeki bu olumsuz koşullara ek olarak ABD başkanı Woodrow Wilson’ın onu tanımayarak Veracruz’u ele geçirmesi ve hükümet karşıtı güçlere silah ulaştırılmasına izin vermesi karşısında İspanya’ya kaçtı. 1915’te ABD’ye gitti. Bir süre sonra, Meksika’da bir ayaklanma hazırladığı gerekçesiyle tutuklandı. Gözaltında tutulduğu Bliss Kalesi’nde öldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Charles Evans Hughes Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Charles Evans HughesCharles Evans Hughes; (d. 11 Nisan 1862, Glens Falls, New York – ö. 27 Ağustos 1948, Osterville, Massachusetts, ABD), ABD Yüksek Mahkemesi üyesi (1910-16), dışişleri bakanı (1921-25) ve ABD’nin 11. başyargıcı (1930-41). Başyargıçlığı sırasında Başkan Franklin D. Roosevelt’in New Deal (Yeni Düzen) programı çerçevesinde çıkardığı toplumsal nitelikli yasalardan kaynaklanan anlaşmazlıkta Yüksek Mahkeme’ye önderlik etmiştir.

New York kentindeki büyük bir avukatlık bürosunda çalıştı. 1905’te çeşitli yolsuzlukları soruşturan New York eyalet yasama meclisi komisyonlarına danışmanlık ederek ünlendi. 1906’da Başkan Theodore Roosevelt’in desteğiyle ünlü yayımcı William Randolph Hearst’ü yenilgiye uğratarak New York valiliğine seçildi. 1908’de bir kez daha seçildiyse de Başkan William Howard Taft tarafından Yüksek Mahkeme üyeliğine atanınca valilikten istifa etti.

Cumhuriyetçi Parti’den kopan bir grubun kurduğu Bull Moose Partisi’nin de (İlerici Parti) desteğini alarak Cumhuriyetçilerin başkan adayı olunca 1916’da Yüksek Mahkeme üyeliğinden ayrıldı. Ama kamuoyunun ülkeyi Avrupa’daki savaşın dışında tutan kişi olarak tanıdığı Woodrow Wilson karşısında az farkla yenildi. Beş ay sonra ABD I. Dünya Savaşı’na girdi. Savaştan hemen sonraki yıllarda Senato Versailles Antlaşma’sını onaylamayınca Hughes dışişleri bakanı olarak Almanya ile ayrı bir barış antlaşması yaptı. ABD’nin Milletler Cemi-yeti’ne üye olması için yapılan girişimleri destekledi. Düzenlediği 1921-22 Washington (D.C.) Silahsızlanma Konferansı’na başkanlık etti. Başkan Calvin Coolidge’in birinci görev süresinin sonunda yeniden avukatlığa başladı.

Başkan Herbert Hoover tarafından başyargıçlığa atanan Hughes 1929 Büyük Bunalımı’nın yol açtığı sorunlarda genellikle federal yetkilerin kullanılmasından yana oldu. 18 Şubat 1935’te bildirdiği üç dava görüşünde yönetimin gerek kamu borçlarının, gerekse özel borçların altınla ödenmesini yasaklama hakkını savundu. 1935’teki bir davada ise New Deal’in başlıca yasalarından biri olan Ulusal Sanayiyi Canlandırma Yasası’nın (NIRA) mahkemece geçersiz kılınmasını sağladı.

1937’de Başkan Roosevelt Yüksek Mahke-me’nin yapısını yeniden düzenlemek ve 70 yaşını geçen yargıçların istifasını sağlamak için yetki isteyince Hughes, Senato Adalet Komisyonu’na yazdığı bir mektupta bu planı eleştirdi. 12 Nisan 1937’de de İşçi-İşveren İlişkileri Ulusal Kurulu – Jones & Laughlin Steel Corporation Davası’nda 1935 tarihli Ulusal İşçi İşveren Yasası’na (Wagner Yasası) göre toplu pazarlık hakkının kullanılabileceğini bildirdi. Birkaç hafta sonra mahkeme Sosyal Güvenlik Yasası’nın çeşitli hükümlerini onayladı. New Deal yanlısı bu kararlar Yüksek Mahkeme’nin yapısıyla ilgili yasa önerisinin Kongre’de reddedilmesine katkıda bulundu.

Hughes, 1941’de emekli oldu. Yapıtları arasında Foreign Relations (1924; Dış ilişkiler), The Pathway of Peace (1925; Barışın Yolu), The Supreme Court of the United States (1928; ABD Yüksek Mahkemesi) ve Pan-American Peace Plans (1929; Pan-Amerikan Barış Planları) bulunmaktadır. Yaşamöyküsü Merlo J. Pusey (1951) ve Dexter Perkins (1956) tarafından yazılmıştır.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Billy Hughes Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Billy HughesBilly Hughes (William Morris Hughes); (d. 25 Eylül 1862, Lonura, İngiltere – ö. 28 Ekim 1952, Sidney, Avustralya), 1915-23 arasında Avustralya başbakanıdır. Elli yıl boyunca ülkenin siyasal yaşamında önemli rol oynamış, I. Dünya Savaşı sırasındaki güçlü önderliğiyle ün kazanmıştır.

1884’te Avustralya’nın Oueensland eyaletine göç etti. Sidney’deki deniz işçilerinin sendikalaşması için uğraş verdikten sonra 1894’te Avustralya İşçi Partisi (ALP) üyesi olarak Yeni Güney Galler eyalet meclisine seçildi. 1890’larda federasyon konusunda kararsızlık göstermekle birlikte 1901’de ilk federal parlamentoya girdi. 1908-15 arasında Andrew Fisher’ın üç kabinesinde başsavcı olarak görev yaptı. Ulusal bir savunma sisteminin kurulmasına (1909) ve iş anlaşmazlıklarında arabuluculuk yapacak bir hakem kurulunun oluşturulmasına katkıda bulundu.

I. Dünya Savaşı sırasında 1915’te Fisher’ın yerine başbakan oldu. Savaş döneminde karizmatik bir önder olarak kendini gösterdi. 1916’da sunduğu zorunlu askerlik önerisi hem seçmenler, hem de ALP’ce reddedilince Milliyetçi Parti’yi kurdu. Bu partinin başkam oldu, aynı zamanda başbakanlığı da sürdürdü. 1919 Paris Barış Konferansında Avustralya’nın Alman Yeni Ginesi’nde denetimi ele geçirmesini sağladı ve Japonlarca desteklenen ırk eşitliği maddesinin Milletler Cemiyeti sözleşmesine sokulmasına başarıyla karşı koydu. 1922 seçimlerinde Earle Page’in önderliğindeki Vatan Partisi’ nin desteğini yitirince başbakanlıktan ayrıldı.

1929’da Stanley Bruce’un iktidardan düşürülmesine katkıda bulundu. Joseph Lyons ile Sir Robert Menzies’in başkanlığında kurulan Birleşik Avustralya Partisi’ne (UAP) dayalı hükümetlerde görev yaptı. 1941’de ALP yeniden iktidara gelince Savaş Danışma Konseyi’ne (1941-44) getirildi ve ömrünün sonuna değin parlamento üyeliğini sürdürdü. Anılarını Crusts and Crusades (1947; Tutkular ve Mücadeleler) ve Policies and Potentates (1950; Siyasetler ve İktidar Sahipleri) adlı kitaplarda anlattı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,

Bişara Huri Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Bişara HuriBişara Huri; (d. 10 Ağustos 1890, Beyrut -ö. 11 Ocak 1964, Beyrut, Lübnan), Lübnanlı devlet adamıdır. 1943-52 arasında cumhurbaşkanlığı yapmıştır.

Yüksek düzeyde bir devlet görevlisinin oğlu olan Huri Paris’te hukuk öğrenimi gördü. Bağımsız Lübnan düşüncesinin kararlı bir savunucusu olarak, komşu Arap ülkeleriyle bir tür federasyon oluşturmaya karşı çıkmakla birlikte, yakın ilişkilerin kurulmasından yana bir tutum takındı. Hristiyan Lübnanlıların Arap milliyetçiliğiyle uzlaşma yolunu arayarak güçlü bir Lübnan’ın kurulmasında Müslüman Lübnanlıların desteğini sağlayabileceğini vurguladı.

Cevel Lübnan valiliğinde görev aldıktan (Şubat 1920) birkaç ay sonra yeni oluşturulan yönetim konseyine atandı ve 1922’ye değin bu görevde kaldı. Ardından yeniden avukatlık yapmaya başladı. 1926’da Edib hükümetinde içişleri bakanı olarak siyasete atıldı. Sonraki üç yıl içinde aralıklarla üç kez başbakanlık yaptı. 1926’da Emile Edde ile başlayan kişisel çekişmesi 1932’ye değin Lübnan’ın iç politikasına egemen oldu.

II. Dünya Savaşı sırasında İngiltere ile yakın ilişkiler kurdu. 1943’te tam bağımsızlığa geçiş için Lübnan’da genel seçimlere gidilmesi yolundaki kampanyaya öncülük etti ve cumhurbaşkanı seçildi. 1948’de bu göreve ikinci kez gelme olanağını sağlayan anayasa değişikliğini gerçekleştirerek ikinci seçimi de kazanmakla birlikte, yaygın muhalefet karşısında Eylül 1952’de çekilmek zorunda kaldı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Cevahirlal Nehru Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Cevahirlal Nehru( 1889 – 1964 )

Hindistan’ın tanınmış devlet adamıdır. Milli Hareket önderlerinden Pandit Motilal Nehru’nun oğludur. Allahabat’ta doğdu, İngiltere’de Harrow School ve Cambridge Universitesi’nde okudu. 1912’de Hindistan’a dönerek ülkenin bağımsızlığı için çalışmaya başladı. Kısa zamanda tanınarak Gandhi‘den sonra en kuvvetli önder haline geldi.

1921’den sonra, savaşmasını şiddetlendirmesi üzerine, tevkif edildi, hapse mahkûm oldu. Çıktıktan sonra, 1929’da, babasının yerine Kongre (Meclis) başkanı seçildi. Bütün gayesi Hindistan’ı hür bir devlet haline getirmekti; bunun -için de durmadan savaşıyordu. 1946’da Devlet Başkanı muavini, ertesi yıl da İngiltere’nin dominyonu haline getirilen Hindistan’ın Başbakanı oldu. Hindistan’ın ilk başbakanıdır. Ölümüne kadar Hindistan’ın başbakanı olarak görev yaptı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,

Cevahirlal Nehru Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Cevahirlal Nehru( 1889 – 1964 )

Hindistan’ın tanınmış devlet adamıdır. Milli Hareket önderlerinden Pandit Motilal Nehru’nun oğludur. Allahabat’ta doğdu, İngiltere’de Harrow School ve Cambridge Universitesi’nde okudu. 1912’de Hindistan’a dönerek ülkenin bağımsızlığı için çalışmaya başladı. Kısa zamanda tanınarak Gandhi‘den sonra en kuvvetli önder haline geldi.

1921’den sonra, savaşmasını şiddetlendirmesi üzerine, tevkif edildi, hapse mahkûm oldu. Çıktıktan sonra, 1929’da, babasının yerine Kongre (Meclis) başkanı seçildi. Bütün gayesi Hindistan’ı hür bir devlet haline getirmekti; bunun -için de durmadan savaşıyordu. 1946’da Devlet Başkanı muavini, ertesi yıl da İngiltere’nin dominyonu haline getirilen Hindistan’ın Başbakanı oldu. Hindistan’ın ilk başbakanıdır. Ölümüne kadar Hindistan’ın başbakanı olarak görev yaptı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,

Benito Mussolini Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Benito MussoliniBenito Mussolini; İtalyan siyaset ve devlet adamıdır (Dovia di Predappio/ Romagna 1883-Giulino di Mezzegra/ Como 1945).

İlk ve orta öğrenimi sırasında disiplinsiz ve saldırgan bir öğrenci olarak dikkati çekti. Bir yıl (1901) öğretmenlik yaptı. Askerlik yapmamak için İsviçre’ye kaçtı (1902). Orada yoksulluk içinde bir yaşam sürerken Nietzsche, Sorel, Maurras ve Marx’ın eserlerini okudu. Bu arada duvarcı olarak yapı işlerinde çalıştı, grevler düzenledi ve hapse atıldı. Sosyalist militan olduğundan, İsviçre’nin tüm kantonlarından sürüldükten sonra, Prens Umberto’nun doğuşuyla ilan edilen genel aftan yararlanarak 1904’te İtalya’ya döndü. Askerliğini Verona’da yaptıktan sonra öğretmen olarak çalışmaya başladıysa da kısa bir süre sonra mesleğini bırakarak kendini gazeteciliğe verdi; Milano’da, Sosyalist Parti’nin resmi yayın organı Avantinin yayın yönetmeni oldu (1912). Savaşa karşıyken, 1914’de aniden tavır değiştirerek Müttefiklerin yanında İtalya’nın savaşa girmesi için açılan kampanyayı yönetti. Yansız politikayı savunan sosyalistlerden ayrılarak kendi politik görüşlerini yaymak için, İl Popolo d’İtalia’yı (İtalya Halkı) kurdu. Fransa’nın hizmetinde çalışmakla suçlandırılarak Sosyalist Parti’den atıldı. Ocak 1915’te devrimci Fascio’yu kurdu ve İtalya’nın savaşa katılmasına kadar (Haziran 1915) eylemlerini sürdürdü. İsonzo Cephesi’nde çarpıştı, yaralandı. Milano’ya döndü, İtalya’yı dünyada layık olduğu yere ancak “bir şiddet rejiminin” getirebileceği inancıyla koyu bir milliyetçilik görüşünü benimsedi. 23 Mart 1919’da, halkın huzursuzluğundan yararlanmayı gözeten savaş Fasci-olarını kurdu. Programında, cumhuriyetçilerin düşünceleriyle demogojik sosyalizm ve aşırı bir milliyetçiliği uzlaştırmaya çalıştı. Sonunda programında yalnız milliyetçilik kaldı. Fascio milisleri “kara gömlekliler”i kısa zamanda güçlü bir örgüte dönüştürdü. Kasım 1919 Seçimleri’ne yalnızca Milano’da katılan Faşistler, ancak 4.795 oy alabildiler. Başbakan Giolitti’nin Mayıs 1921 Seçimleri’nde Milliyetçi Cephe listesinden aday göstermesi üzerine, Mussolini ile birlikte 35 faşist parlamentoya seçildi. Kasım 1921’de Roma’da toplanan Faşist Kongresi partileşme kararı aldı ve 300 bin kayıtlı üyesi olan PNF (Partito Nazionale Fascista/Ulusal Faşist Parti) kuruldu. Kendisine Duçe (önder) unvanı verildi. Yandaşlarının, sosyalistlerle grevci işçilere uyguladıkları sistemli şiddet hareketleri, desteğini sağlamasında büyük rol oynadı. Temmuz 1922’de doğan hükümet bunalımını fırsat bilen Faşist kurultay, iktidarı ele geçirmek için Roma’ya yürüyüş kararı aldı (24 Ekim). Faşistler Kuzey İtalya’da postaneleri, radyo istasyonlarını, polis karakollarını ve devlet dairelerini işgal ederek muhaliflerini sindirme eylemlerine giriştiler. Bunun üzerine, kral III. Vittorio Emanuele (1869-1947), 29 Ekim 1922’de Mussolini’yi başbakanlığa getirdi. 25 Kasım 1922’de Meclis’ten ve Senato’dan tam yetki aldı. İlk kurduğu hükümete Faşist Parti dışından üyeler de aldı. Temmuz 1923’te yeni bir seçim sistemini kabul ettirerek seçimlerde göreli çoğunluğu elde eden partiye meclisteki sandalyelerin 2/3′ ünün verilmesini sağladı. Baskı altında yapılan seçimleri (Nisan 1924), Faşist Parti, büyük bir çoğunlukla kazandı. Sosyalist milletvekili Giacomo Matteotti’nin, Haziran 1924’te faşist milisler tarafından öldürülmesinin yarattığı hükümet bunalımını, atlatmayı başardı. Ocak 1925’te parlamentoda yaptığı konuşmada faşizmin tüm eylemlerinin sorumluluğunu üstlendi ve bu tarihten sonra kendisine karşı suikastler düzenlediği gerekçesiyle diktatörlüğünü ilan etti. 1925-1926’da Faşist Parti dışındaki tüm partiler yasaklandı, basma sansür uygulandı, parlamentonun tüm işlevleri askıya alındı. Papalık-İtalya arasında imzalanan Laterno Antlaşması (1929) ile birlikte laik düzen son buldu.

Ekonomik sorunların ağırlığını duyurması üzerine, öteden beri propangandasını yaptığı Akdeniz’i bir İtalyan gölü durumuna getirme ve Roma İmparatorluğu’nu canlandırma düşünü gerçekleştirmek için harekete geçti. Ekim 1935’te Habeşistan’a saldırdı. 1936’da İtalya’nın imparatorluk olduğunu duyurdu. Aynı yıl başlayan İspanya İç Savaşı’nda Almanya ile birlikte Falanjist güçlere destek oldu. 1938’de İtalya ile Almanya arasında Roma-Berlin Mihveri kuruldu. Almanya’nın 1938’de Avusturya’yı, 1939’da Çekoslavakya’yı işgal etmesi üzerine, Mussolini de Arnavutluk’un işgalini başlattı (1939). Almanya ile ittifak antlaşması imzaladı (Mayıs 1939). 10 Haziran 1940’ta Almanya’nın yanında İkinci Dünya Savaşı’na katıldı. Ekim 1940’ta Yunanistan’a saldırdı, ancak Yunan direnişi karşısında büyük bir bozguna uğradı.

Kuzey Afrika’da da, Müttefikler karşısına durum aynı şekilde gelişti. 1943′ de Müttefiklerin Sicilya’ya girmesiyle İtalya’nın yenilgisi kesinleşti. Bunun üzerine 24-25 Temmuz’da toplanan Büyük Faşist Konsey, Mussolini’nin görevden alınmasına karar verdi. Ancak o bu kararı dikkate almayınca, ertesi gün tutuklandı. Ancak, Alman paraşütçüler tarafından kurtarıldı. Hitler’ in desteğiyle, Savoy Hanedanı’nın iktidardan düştüğünü ilan ederek, Kuzey İtalya’da Almanların yanında savaşan yeni bir hükümet kurdu. Mayıs 1945′ te, Almanya’nın teslimi üzerine, Tirol’e kaçmaya çalışırken İtalyan partizanların eline düştü; metresi Clara Petacci ile birlikte 28 Nisan 1945’te kurşuna dizilerek öldürüldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,

Kardinal Mazarin Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Ünlü bir Fransız devlet adamıdır. Sicilyalı Mazarini ailesinin oğludur. İlkin Roma Cizvit papazlarının yanında, sonra Alcala Madrit üniversitelerinde okudu, sonra diplomatlık mesleğine girdi. Başarıları üzerine 1634’te, bir görevle Paris’e gönderildi. 1640’ta Fransa hizmetine girdi. Kardinal De Richelieu, ona kardinallik derecesi kazandırdı, ölümünden sonra kendi yerine onun geçmesini istedi.

Mazarin son derece uysal görünüşlü olmakla birlikte, sezişi, siyasi anlayışı gayet yüksekti. Kraliçe onu 1643’te başbakan yaptı. Mazarin Fransa’ya çok yararlı işler gördü. Bu arada, zaman zaman mevkii sarsılmasına rağmen, ölünceye kadar bu görevde kaldı. Napoli isyanını bastırdı, Alman imparatoruna Alsace’ı Fransa’ya bıraktırdı. Yalnız, karşılaştığı mali güçlükler yüzünden giriştiği teşebbüsler halkın ondan nefret etmesine yol açtı. Parlamentoyla asillerin bozuşması üzerine, saray halkını alıp Paris’ten çıkmak zorunda kaldı. 1653’te yeniden Paris’e döndü. 1659’da Cromwell’le birleşip İspanyollar’ı kesin şekilde yendi. İspanyol prensesi Marie Therese’i XIV. Louis ile evlendirerek İspanya’ yı Fransa’ya bağladı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Gustáv Husák Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Gustáv Husák; (d. 10 Ocak 1913, Pressburg [bugün Bratislava], Avusturya-Macaristan İmparatorluğu – ö. 18 Kasım 1991, Bratislava, Çekoslovakya), 1969-87 arasında Çekoslovakya Komünist Partisi’ni (KSĞ) yöneten, 1975-89 arasında cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan devlet adamıdır.

On altı yaşında Genç Komünistler Birliği’ ne girdi. Bratislava’da hukuk öğrenimi gördü. 1933’te Slovakya Komünist Partisi’ne üye oldu. 1937’de hukuk doktorasını tamamlayarak 1938-42 arasında avukatlık yaptı.

II. Dünya Savaşı yıllarında Nazi işgaline karşı direniş hareketine katıldı. Savaştan sonra 1945’te hem Slovak, hem de Çek komünist partilerinde merkez komite üyesi oldu. Slovak Ulusal Meclisi üyeliği ve Slovakya hükümeti başkanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 1951’de “burjuva milliyetçisi” olduğu gerekçesiyle partiden atıldı. 1954’te Stalinist yönetimin kurduğu göstermelik bir mahkemede yargılanarak ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

1960’ta hapisten çıktıktan sonra üç yıl inşaat sektöründe çalıştı. 1963’te yeniden saygınlığına kavuşarak 1968’e değin Slovak Bilimler Akademisi’ne bağlı Hukuk Enstitüsü’nde çalıştı. Nisan 1968’de Cernik hükümetinde başbakan yardımcılığına getirildi. Aynı yıl 23 Ağustos’ta SSCB’nin askeri müdahalesi sırasında Cumhurbaşkanı Svoboda ile birlikte Moskova’ya gitti. 26 Ağustos’ta XIV. Kongre kararlarını geçersiz kılan Moskova Protokolü’nün imzalanmasında rol oynadı. Nisan 1969’da KSÇ’nin birinci sekreterliğine (sonradan genel sekreterlik) getirildi. Devlet ve parti yönetiminde yeni düzenlemeler getiren Prag Bahan’nı eleştirerek Sovyet müdahalesinin ülkeyi iç savaştan ve karşı devrim tehlikesinden kurtardığı görüşünü savundu ve reform deneylerinin sona erdiğini ilan etti. Federal yönetim sisteminin yerleşmesini sağladıktan ve siyasi muhaliflerini etkisizleştirdikten sonra bütünüyle ekonomik sorunlarla uğraşmaya başladı. Ama sanayi ve tarım alanındaki reformları durdurması, 1980’lerin başlarında önemli ekonomik güçlüklere yol açtı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Ahmet Fehmi Işıklar Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Ahmet Fehmi Işıklar; (d. 1941, Urfa), sendikacı, siyaset adamıdır.

ilkokulu ve sanat enstitüsünü Urfa’da bitirdi. 1958’de Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’na (MKE) bağlı Kırıkkale Mühimmat Fabrikası’nda işçiliğe başladı. Aynı dönemde Kırıkkale Akşam Tekniker Okulu’nu bitirdi. Daha sonra Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı Bolu ve Muğla Orman İşletmeleri tamirhanelerinde teknisyen olarak çalıştı. 1966’da Muğla Metal İşçileri Şendikası’nın kurucuları arasında yer aldı. İki yıl sonra Türk-İş’e bağlı Metal-İş Federasyonu’nun genel sekreterliğine getirildi. 1973’te Bursa’dal|i Renault grevi sırasında federasyon yönetimiyle anlaşmazlığa düşerek Çağdaş Metal-İş’i kurdu. Genel başkanlığını üstlendiği Çağdaş Metal-İş’in 1976’da DISK’e bağlı Türkiye Maden-İş ile birleşmesinden sonra, Maden-İş genel başkan yardımcısı oldu. Aynı yıl DİSK yürütme kurulu üyeliğine getirildi. 1977’de DİSK’in 6. Genel Kurulu’nda genel sekreterliğe seçildi. 1980’deki 7. Genel Kurul sonrasında da bu görevi sürdürdü.

Siyasal çalışmalarını Cumhuriyet Halk Par-tisi’nde (CHP) sürdüren Işıklar, bir süre CHP İşçi Bürosunu yönetti. 12 Eylül 1980 harekâtından sonra tutuklandı ve hakkında DİSK yöneticileriyle birlikte Türk Ceza Kanunu’nun 146/1 maddesini ihlalden dava açıldı. Bu dava nedeniyle yaklaşık dört yıl tutuklu kaldıktan sonra salıverildi. Sosyal-demokrat Halkçı Partinin (SHP) III. Olağanüstü Kurultayı’nda (26-29 Haziran 1987) Parti Meclisi üyesi oldu. 29 Kasım 1987 genel seçimlerinde bu partiden Bursa milletvekili seçildi.

1990’da SHP’den ayrıldı ve Halkın Emek Partisi (HEP) kurucuları arasında yer aldı; bu partinin genel başkanlığına seçildi. Seçimlere katılma hakkı olmayan HEP’in yöneticileri SHP’ye katılarak bu partinin listesinden aday gösterilince, Işıklar da 20 Ekim 1991 seçimlerinde SHP’den Diyarbakır milletvekili seçildi; TBMM başkan yardımcılığına getirildi. HEP’in Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılması üzerine, Işıklar’ın milletvekilliği düştü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Hu Yaobang Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Hu Yaobang; Wade-Giles yazımında Hu Yao-pang (d. Kasım 1915, Liuyang, Hunan -ö. 15 Nisan 1989, Pekin, Çin), 1981-87 arasında Çin Komünist Partisi (ÇKP) genel sekreteridir.

Yoksul bir köylü ailesinden gelen Hu, okula kısa bir süre devam edebildi. 1933’te Komünist Partisi’ne üye oldu. Ertesi yıl Komünistlerin kuzeybatıda yeni bir üs oluşturmak için başlattıkları Uzun Yürüyüş’e katıldı. 1930’larda sonradan parti önderi olan Deng Xiaoping’le birlikte çalıştı. Japon işgali sırasında Deng’in komutasındaki 2. Ordu’nun siyasi komiserliğini yaptı. 1940’ların sonlarında ordularının Kuomintang kuvvetlerinin denetimindeki Sichuan yönetim bölgesini ele geçirmesi üzerine Deng ile birlikte bu bölgeye gitti. 1952’de Deng’in ardından Pekin’e giderek Genç Komünistler Birliği’nin başkanı oldu.

1966’da Çin Kültür Devrimi’nin başlatılmasından sonra Deng ile birlikte iki kez tasfiye edildi. İtibarının ikinci kez iade edildiği 1977’den sonra partinin örgütlenme bölümünün başkanı oldu. Kısa bir süre sonra da Politbüro’ya girerek propaganda bölümünün başkanlığını üstlendi. Şubat 1980’de Çin Komünist Partisi genel sekreterliğine getirildi ve Politbüro içindeki etkin üyelerin oluşturduğu Daimi Komite’ ye katıldı. Haziran 1981’de Mao Zedong’un kendi ardılı olarak seçtiği Hua Guofeng’in yerine parti başkanı oldu. Bu göreve getirilmesinde önemli rol oynayan ve arka planda kalmasına karşın gerçek iktidarı elinde tutan Deng, böylece savunduğu pragmatik ekonomik çizginin benimsenmesini güvence altına almış oldu.

Hu, genel sekreterliği sırasında partinin gözden düşen Maocu görüşler yerine, “gerçeği olgularda aramak” biçiminde özetlenen daha esnek ve pragmatik bir çizgiyi benimsemesi için çalıştı. Mao örneğinde olduğu gibi, tek bir kişinin bütün parti örgütüne egemen olmasını engellemek için kolektif önderlik sistemine geçilmesi tartışmalarının gündeme geldiği 1982’deki parti kongresinde başkanlık makamının kaldırılmasını destekledi. Daha sonra Mao’nun çizgisini sürdürenlerin yanı sıra yolsuzluk yapan ve başarısızlığı görülen üyeleri partiden uzaklaştırarak, 1980’lerin ortalarında daha genç ve iyi eğitim görmüş kadroları işbaşına getirdi. 1987’nin başlarında hak ve özgürlükler üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması talebiyle başlayan ve birkaç hafta süren öğrenci gösterilerinin ardından “önemli siyasi konularda yanlışlar” yaptığı öne sürülerek istifaya zorlandı. Bununla birlikte Politbüro Daimi Komitesi üyeliğini sürdürdü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,

Hu Hanmin Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Hu Hanmin; (d. 9 Aralık 1879, Panya, Jiangxi eyaleti – ö. 12 Mayıs 1936, Guangzhou [Kanton], Çin), Çin’de 1920’lerin sonlarında Kuomintang hükümetinin denetimini ele geçirmek için Çan Kay-şek’le mücadele eden siyaset adamıdır.

Japonya’da eğitim gören Hu, Çinli milliyetçi önder Sun Yat-sen’in önderliğindeki devrimci örgüt Tongmeng hui’e (Birleşik Parti) 1905’te Tokyo’da kuruluşu sırasında katıldı. Kısa sürede partinin önde gelen sözcülerinden ve Sun’un başyardımcılarından biri oldu. 1911 Devrimi’nden sonra, Sun’un yeni cumhuriyetin geçici başkanı olmasıyla birlikte Hu da cumhurbaşkanı sekreterliğine atandı.

1913’te cumhurbaşkanı olarak Sun’un yerine geçen Yuan Shikai, Tongmeng hui’in eski üyelerini sindirmek amacıyla bir kampanya başlattı. Sun ve Hu ülkeden kaçmak zorunda kaldılar. İktidarı yeniden ele geçirmeye çalışan Sun, Kuomintang adıyla yeni bir devrimci parti kurdu ve Hu’ya gene en üst kademede görev verdi. Sun’un 1923’te Çin Komünist Partisi’yle (ÇKP) ittifaka girip Sovyetler’den askeri ve örgütsel yardım almaya başlamasından sonra Kuomintang, Guangzhou çevresindeki Güney Çin’i denetimi altına aldı.

Sun’un 1925’te ölmesinden kısa süre sonra Kuomintang ordularının başlattığı Kuzey Seferi, yerel diktatörleri etkisizleştirerek ülkenin bütünlüğünü sağladı. Yeni yönetimin önderliğinin başlıca adaylarından biri olan Hu, Kuomintang’ın iki fraksiyona bölündüğü 1927’de kısa bir süre iktidarı ele geçirdi. Daha sonra antikomünist sağ kanadın Orta Çin’de kurduğu hükümetin başkanlığına getirildi. Ama dört ay sonra sol kanat, kendi içindeki komünist üyeleri tasfiye ederek Kuomintang orduları komutanı Çan Kay-şek’in önderliğinde sağ kanatla yeniden birleşince Hu istifa etmek zorunda kaldı.

Eylül 1928’de yönetimin beş ana organından biri olan Yasama Konseyi’nin başkanı oldu. Bir anayasa hazırlanmasına karşı çıkması, Çan’la arasının açılmasına yol açtı; gerginlik 1931’de Hu’nun tutuklanmasıyla doruğa ulaştı. Bu olay, Kuomintang içinde büyük bir ayaklanmanın patlak vermesiyle sonuçlandı ve Çan, Hu’yu serbest bırakmak zorunda kaldı. Hu 56 yaşında geçirdiği bir felç sonucunda öldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Hua Guofeng Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Hua Guofeng; Wade-Giles yazımında Hua Kuo-Feng (d. y. 1920, Shanxi yönetim bölgesi ?, Çin), 1976-80 arasında Çin Halk Cumhuriyeti başbakanı, 1976-81 arasında Çin Komünist Partisi (ÇKP) başkanıdır.

1949’da sona eren Çin İç Savaşı’ndan önceki yaşamıyla ilgili hiçbir bilgi yoktur. İç savaş sırasında, Mao Zedong’un doğum yeri olan Hunan yönetim bölgesinde yerel bir parti örgütünün sekreteriydi. 1955’te Hunan’daki Xiangtan kentinde parti örgütünün başına getirildi. 1958’de yönetim bölgesinin başkan yardımcısı oldu. Büyük Atılım döneminde (1958-59) Mao’yu bütün gücüyle destekledi. 1960’lardaki Kültür Devrimi sırasında Hu-nan’da başkaldıran gruplara karşı mücadelesinde Mao’nun onayını aldı. 1968’de yönetim bölgesinde devrim komitesinin kurulmasını, 1970’te de yönetim bölgesi parti komitesinin yeniden oluşturulmasını sağladı. 1972’nin sonlarında Hunan yönetim bölgesinde birinci adam konumuna yükseldi. Ağustos 1973’te Politbüro üyeliğine seçilerek Pekin’e gitti. Ocak 1975’te de kamu güvenliği bakanlığına getirildi.

Ocak 1976’da Başbakan Zhou Enlai’ın ölümünden sonra başbakanlığa vekâlet etti. Mao’nun karısı Jiang Qing ve üç arkadaşının (sonradan Dörtlü Çete olarak adlandırılan grup) nisanda başlattığı kampanyanın sonucunda Mao’nun desteğiyle başbakan yardımcısı Deng Xiaoping’in tasfiye edilmesi üzerine başbakanlığa asaleten getirildi. Eylül 1976’da Mao’nun ölümünden sonra ÇKP’nin başkanı oldu.

İdeolojik bakımdan esnekliğiyle tanınan Hua’nın gerek Maocu radikal grupla, gerek Deng’le ve Komünist Partisi içindeki öteki pragmatistlerle sıkı bağları yoktu. Beklenmedik biçimde yükselmesi Dörtlü Çete ile Deng’in önderlik ettikleri gruplar arasında bir uzlaşmanın sonucu olarak görülmesine karşın Hua, Mao’nun ölümünden birkaç gün sonra Dörtlü Çete’yi tutuklattı. Kısa süre sonra da Deng yeniden güç kazandı. 1977’de Hua, Deng’in saygınlığının geri verilerek yeniden başbakan yardımcılığına getirilmesini onayladı. 1980’de parti ve hükümetin üst düzey görevlilerine karşı izlenen parti politikasını gerekçe göstererek başbakanlıktan ayrıldı, yerini Deng’in yandaşlarından Zhao Ziyang’a bıraktı. Haziran 1981’de parti başkanlığından alındı; bu görevi gene Deng’in yandaşlarından Hu Yaobang üstlendi.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Hypereides Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Hypereides; (d. İÖ 390 – ö. 322), Atinalıların Makedonya egemenliğine karşı son direnişi olan Lamia Savaşı’nda (İÖ 323-322) kente önderlik eden hatiptir.

Varlıklı bir aileden gelen Hyperides’in, Platon ile İsokrates’in öğrencisi olduğu sanılır. Meslek yaşamına bir söylev yazarı olarak başladı. İO 346’dan yaklaşık İÖ 324’e değin Makedonya karşıtı devlet adamı Demosthenes’i destekledi. Ama Demosthenes’i zimmetine para geçirdiği iddiasıyla yargılayan mahkemede 10 savcı arasında görev aldı. Lamia Savaşı sırasında, yurtseverlere önderlik eden Atinalıların Teselya’ da uğradığı yenilgiden sonra yakalanarak ölüme mahkûm edildi.

Hyperides’e atfedilen 77 söylevden ancak altısının bazı bölümleri günümüze ulaşmıştır. Bunlar “Kata Philippide” (336-335 Filippides’e Karşı), “Peri Lykophoros” (333; Lykophron İçin), “Peri Euksenippou” (y. 330; Euksenippos İçin), “Kata Athenogene” (330 sonrası; Athenogenes’e Karşı), “Kata Demosthene” (323; Demosthenes’e karşı) ve bir cenaze söylevidir (322).

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,

Cordell Hull Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Cordell Hull; (d. 2 Ekim 1871, Overton ili, Tennessee – ö. 23 Temmuz 1955, Bethesda, Maryland, ABD), 1933-44 arasında ABD dışişleri bakanıdır. Gümrük vergilerini azaltmak amacıyla karşılıklı ticaret programlarını yürürlüğe koyarak, dünya ticaretinin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Birleşmiş Milletler’in (BM) kuruluşundaki rolünden dolayı 1945’te Nobel Barış Ödülü’nü almıştır.

Tennessee’de avukatlık yaptığı gençlik yıllarında Demokrat Parti’ye girdi. ABD Temsilciler Meclisi’nde 22 yıl (1907-21,1923-31), Senato’da ise üç yıl (1931-33) süreyle görev yaptı. Yeni Düzen (New Deal) döneminin başlangıcında Başkan Franklin D. Roosevelt tarafından dışişleri bakanlığına getirildi.

Bu görevi sırasında, 19. yüzyıldan beri ABD’nin dış ticaretini olumsuz yönde etkileyen yüksek gümrük duvarlarının kaldırılması için çağrıda bulundu. Amerikan ülkeleri arasında düzenlenen Montevideo Konferansında (Aralık 1933) ABD başkanının ve konferansa katılan öteki delegelerin bu önerisini onaylamalarının ardından, Karşılıklı Ticaret Antlaşmaları Yasası’nın (Mart 1934) Kongre’den geçmesini sağladı. 1948’de yürürlüğe giren Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması’nın (GATT) temelini oluşturan bu yasa, gümrük indirimlerinin “en çok kayırılan ülke kaydı” temelinde belirlenmesini öngörüyordu.

Hull, 1930’larda, sonraları İyi Komşuluk Politikası olarak adlandırılan bir politika izleyerek Latin Amerika’yla ABD arasında yakın ilişkilerin kurulması için çaba gösterdi. 1936’da Buenos Aires’te yapılan Pan-Amerikan Konferansı’na, 1940’ta da Hava-na’da düzenlenen dışişleri bakanları özel konferansına katıldı.

Doğu Asya’da giderek güçlenmekte olan Japonya’nın nüfuzunu kırmaya yönelik bir politika izledi. 1934’te “Japon Monroe Doktrini” olarak bilinen öneriler ortaya atıldığında, bunun Japonya’ya Çin’de serbestçe hareket etme olanağı tanıyacağını düşünerek, bu öneriye karşı çıktı. Japonya aynı yıl, donanma harcamalarına çeşitli kısıtlamalar getiren ve süresi 1936’da bitecek olan antlaşmaları yenilemeyeceğini bildirince, Çin’ le yakınlık politikasını sürdürdü ve ABD’ nin Büyük Okyanustaki çıkarlarını korumaya kararlı olduğunu ilan etti.

II. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte tarafsızlık politikasının Mihver Devletleri’nin saldırganlığını özendirmekten başka bir işe yaramayacağını gören Hull ve Roosevelt, Müttefiklere yardıma karar verdiler. Hull, 1941 sonbaharında Japonya’yla yapılan görüşmelerde Çin’in haklarını kararlılıkla savundu ve Japonya’nın Asya kıtasında askeri fetihlerden vazgeçmesini istedi. Öte yandan saldırgan Mihver Devletleri’ne karşı Amerikan ülkeleri arasında bir cephe oluşturmayı başardı.

ABD’nin savaşa girmesinden sonra Dışişleri Bakanlığındaki meslektaşlarıyla birlikte, savaş sonrasında barışı koruyacak uluslararası bir örgüt kurmak için hazırlıklara başladı. 1943’te Moskova’da yapılan Dışişleri Bakanları Konferansı’nda dört ülkeden, aralarındaki işbirliğini savaş sonrasında kurulacak uluslararası barış örgütü içinde sürdürme konusunda güvence aldı. Bu çalışmalarından dolayı Başkan Roosevelt tarafından “Birleşmiş Milletler’in kurucusu” olarak nitelendirildi. BM’nin kuruluşundaki rolünden dolayı Nobel Barış Ödülü’nü alan Hull, 1944 başkanlık seçimlerinin ardından görevinden ayrıldı. Anılan, Memoirs of Cordell Hull (1950; Cordell Hull’ın Anıları) başlığıyla yayımlandı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Dolores Ibárruri Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Dolores Ibárruri; lakabı La Pasionaria (Çarkıfelek) (d. 9 Aralık 1895, Gallarta, Bilbao yakınları – ö. 12 Kasım 1989, Madrid, İspanya), coşkulu bir hatip olarak efsanevi ün kazanan İspanyol komünist önderdir. İspanya İç Savaşı sırasında Cumhuriyetçilerin sloganı olan “No pasâran!” (Geçemeyecekler!) sözünün yaratıcısıdır.

Viscayalı bir madencinin 11 çocuğundan sekizincisiydi. Yoksulluk yüzünden 15 yaşında okulu bırakarak terzilik, ardından da aşçılık yaptı. Sosyalist eğilimleri bu dönemde gelişmeye başladı. La Pasionaria lakabını, ilk kez 1918’de, El Minero Vizcaino (Viscaya Madencisi) adlı gazeteye yazdığı makalede kullandı. İki yıl sonra yeni kurulan İspanya Komünist Partisi’ne girdi. Siyasal etkinliklerinden dolayı birkaç kez tutuklandığı çalkantılı bir siyasal yaşamdan sonra milletvekili olarak Cumhuriyetçi parlamentoya girdi. 1936’da başlayan İç Savaş sırasında ulusal bir kahraman oldu. Radyoda ve meydanlarda yaptığı ateşli konuşmalarla etkileyici bir hatip olarak tanındı. Bunlardan birinde, “Diz çökerek yaşamaktansa ayakta ölmek yeğdir” (Temmuz 1936) demişti.

İç Savaş 1939’da Francisco Franco’nun zaferiyle sonuçlanınca bir uçakla SSCB’ye kaçtı ve Kremlin’deki kongrelerde yıllarca partisini temsil etti. 1960’ta Santiago Carrillo onun yerine genel sekreter oldu. 1968’de SSCB’nin Çekoslovakya’yı işgaline karşı çıkan Ibarruri, Franco’nun ölümünden yaklaşık 18 ay, İspanya’da Komünist Partisi’nin yeniden yasallaşmasından 34 gün sonra, 13 Mayıs 1977’de İspanya’ya döndü. Aynı yıl yeniden milletvekili seçildiyse de sağlığı bozulduğundan parlamentodan istifa etti. İspanya Komünist Partisi’nin onursal başkanlığını ölümüne değin sürdürdü. Ibarruri, 1960’ta Lenin Nişanı’yla ödüllendirildi.

1915’te evlendiği Julián Ruiz’den 1930′ larda ayrılmıştı. Altı çocuğu olduysa da ancak ikisi yaşadı. Kızıl Ordu’da subay olan oğlu Rubén, Stalingrad Çarpışması’nda öldü. Anıları El unicó camino (1962; Faşizmi Ezeceğiz, 1975) adıyla yayımlandı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , , ,

Carlos Ibáñez del Campo Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Carlos Ibáñez del Campo; (d. 3 Kasım 1877, Chillân – ö. 28 Nisan 1960, Santiago, Şili), 1927-31 ve 1952-58 dönemlerinde Şili devlet başkanıdır.

Orduda 30 yıl görev yaptıktan sonra, Eylül 1924’te Arturo Alessandri Palma hükümetine karşı düzenlenen ayaklanmaya katıldı. 1925-27 arasında önce savaş bakanlığı, ardından da içişleri bakanlığı yaparak ülke yönetimini fiilen elinde tuttu. 1927’de Başkan Emiliano Figueroa Larrain’i istifaya zorladı ve onun yerine geçti. 1931’e değin süren ilk devlet başkanlığı sırasında, orduya dayanarak muhaliflerinin hemen hepsini tutuklattı ya da sürgüne gönderdi. Yabancı sermayeyi özendirerek ülke ekonomisini güçlendirmeyi amaçlayan Ibáñez, nitrat sanayisinin içinde bulunduğu bunalımı aşmak için ABD sermayesine bağımlı tekelci bir kuruluş olan Compañía de Salitre de Chile’ nin (Cosach) kurulmasına ön ayak oldu. Ama, 1929’daki Büyük Bunalım yabancı sermaye akımının durmasına ve nitrat sanayisinin çökmesine yol açtı. Ekonomik bunalım, yönetimine karşı duyulan hoşnutsuzluğu daha da artırdı ve Ibáñez Temmuz 1931’de And Dağlarını aşarak Arjantin’e kaçmak zorunda kaldı.

Mayıs 1937’de ülkesine döndükten sonra, Şilili Nazilerin desteğiyle bir darbe girişiminde bulunduysa da başarılı olamadı (Eylül 1938). Ağustos 1939’daki ikinci darbe girişimi de başarısızlıkla sonuçlandı. 1942 başkanlık seçimlerini kazanamadı. Ama, çeşitli gerici gruplarla ittifak kurarak ve kırsal kesimdeki işçilerin desteğini kazanarak, 1952’de devlet başkanı seçilmeyi başardı. İlk devlet başkanlığının tersine bu kez ılımlı bir politika izleyerek muhalefetle uzlaşma yoluna gitti. Devlet dairelerinde verimliliği artırmaya ve ülke sanayisinin gelişimini özendirmeye yönelik önlemler aldı. Ama bütün çabalarına karşın ülkenin ekonomik sorunlarını çözmeyi başaramadan 81 yaşında görevinden ayrıldı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Ahmet Tevfik İleri Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Ahmet Tevfik İleri; (d. 1911, Hemşin, Rize – ö. 31 Aralık 1961, Ankara), siyaset ve devlet adamıdır. 1950-60 arasında Adnan Menderes başkanlığında kurulan DP hükümetlerinde milli eğitim, ulaştırma, bayındırlık ve devlet bakanlıklarında, ayrıca başbakan yardımcılığında bulunmuştur.

1927’de girdiği Mühendis Mektebi’nde Talebe Cemiyeti başkanı seçildi. Daha sonra Milli Türk Talebe Birliği başkanlığında bulundu. Yükseköğrenimini tamamladıktan sonra Erzurum’da karayolları kontrol mühendisi olarak çalışmaya başladı. 1933-37 arasında gönüllü öğretmenlik yaptı; 1937-46 arasında Çanakkale ve Samsun’da devlet memurluklarında bulundu. 1946’da Demokrat Parti’nin (DP) kuruluş çalışmalarına katıldı. 1950 seçimlerinde Samsun’dan DP milletvekili (seçilerek TBMM’ye girdi. 27 Mayıs 1960 hareketinden sonra Yassıada’ da Yüksek Adalet Divanı’nda yapılan yargılama sonunda çarptırıldığı ölüm cezası ömür boyu hapse çevrildi. Cezasını çekmekte olduğu Kayseri Cezaevi’nde hastalandı ve tedavi için götürüldüğü Ankara’da öldü.

İleri, milli eğitim bakanlığı döneminde din derslerinin ilkokul öğrenim programına alınması (1951), köy enstitülerinin öğretmen okullarıyla aynı statü içinde birleştirilmesi, Türk Kültür Eserleri’nin yayımına başlanması (1951), bakanlıkça yayımlanmakta olan İnönü Ansiklopedisi’nin Türk Ansiklopedisi adıyla çıkarılması (Mart 1951), imam hatip okullarının (1951-52) ve İslam enstitülerinin açılması (1959-60) gibi uygulamalarıyla Türk siyasal yaşamında adından söz ettirmiştir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,

Hayato Ikeda Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Hayato Ikeda; (d. 3 Aralık 1899, Hiroşima ili – ö. 13 Ağustos 1965, Tokyo, Japonya), Temmuz 1960’tan Ekim 1964’e değin Japonya başbakanıdır. İzlediği politikalarla Japonya’ nın II. Dünya Savaşı sonrasındaki ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmuştur.

1925’te Kyoto İmparatorluk Üniversitesi Hukuk Okulu’nu bitirdi ve Maliye Bakanlığında çalışmaya başladı. Bir süre maliye bakanı yardımcılığı yaptıktan sonra, 1949’da Temsilciler Meclisi’ne seçildi. Aynı yıl, Yoşida Şigeru hükümetinde maliye bakanlığına getirildi. Bu görevi sırasında Sato Eisaku ile birlikte Yoşida’nın önderlik ettiği muhafazakâr politikaların başlıca uygulayıcılarından biri oldu.

Maliye bakanlığı döneminde, ABD hükümetince Japonya’nın yüksek enflasyondan kaynaklanan ekonomik sorunlarını incelemekle görevlendirilen Detroit’li banker Joseph Dodge’un önerdiği deflasyonist politikalarla ekonomiyi istikrara kavuşturmaya çalıştı. 1950’lerde Kore Savaşı’yla ilgili olarak açılan askeri ihalelerin de yardımıyla
bütçe açığının kapanmasını sağladı. ABD ile yapılan barış görüşmelerinde de önemli rol oynayan İkeda, Ekim 1952’de dış ticaret ve sanayi bakanı oldu. 1960’a değin değişik dönemlerde maliye, dış ticaret ve devlet bakanı olarak görev yaptı. Ayrıca dönem dönem Liberal Parti (sonradan Liberal Demokrat Parti) genel sekreterliğinde ve partinin siyasi işler inceleme komitesi başkanlığında bulundu.

Temmuz 1960’ta Kişi Nobusuke’nin istifası üzerine parti başkanlığına ve başbakanlığa getirildi. Göreve başladıktan sonra Kişi’nin Japonya ile ABD arasındaki güvenlik antlaşmasını uzatması nedeniyle ortaya çıkan karışıklıklara son vermeye çalıştı ve büyüme hızını yükseltmeyi amaçlayan bir ekonomik programı uygulamaya koydu. 1961’de Washington, D.C.’de Başkan John F. Kennedy ile görüştü ve iki ülke hükümeti arasında her yıl, ekonomik konuları kapsayan düzenli görüşmeler yapılmasını karara bağladı. Güney ve Güneydoğu Asya ülkelerini ziyaret etti; Japonya’nın bu bölgelere yaptığı ekonomik ve teknik yardımı artırdı. 1963’te nükleer denemelerin sınırlandırılmasını öngören antlaşmayı imzaladı ve sürdürdüğü görüşmelerle sonraki yıllarda imzalanan Japonya-Kore Antlaşması için zemin hazırladı. Ekim 1964’te sağlığının bozulması üzerine başbakanlıktan ayrıldı.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,

Inukai Tsuyoshi Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Inukai Tsuyoshi; (d. 1855, Okayama – ö. 15 Mayıs 1932, Tokyo, Japonya), Japon siyaset adamı ve başbakandır. Suikast sonucu öldürülmesiyle II. Dünya Savaşı öncesi dönemde Japonya’da parlamentoya dayalı hükümetler uygulaması son bulmuştur.

Bir samurai (savaşçı) ailesinden gelen İnukai, meslek yaşamına gazete muhabiri olarak başladı. Yandaşı olduğu demokrat siyaset adamı Okuma Şigenobu başkanlığındaki hükümette eğitim bakanı oldu (1898). Ardından Meşrutiyetçi Ulusal Parti adlı yeni bir siyasal parti kurdu. 1913’te, Başbakan Katsura Taro’nun baskıcı yönetimine karşı düzenlenen kitlesel protesto gösterilerine önderlik ederek Katsura’nın başbakanlıktan istifa etmesinde önemli rol oynadı. Katsura’ nın istifasıyla, hükümet üyelerinin Japon Parlamentosu’nda (Kokkai) çoğunluğa sahip partiler tarafından seçilmesi uygulamasının yerleşmesi yolunda önemli bir adım atılmış oldu.

1922’de Reform Kulübü adlı bir başka siyasal parti kuran İnukai, ertesi yıl ulaştırma bakanı olarak yeniden hükümete girdi. Ama 1924’te hükümetten ayrılarak Japonya’nın en büyük siyasal partisi Meşrutiyetçi Yönetim Dostları’na katılması, koalisyon hükümetinin dağılmasıyla sonuçlandı. 1929’da Meşrutiyetçi Yönetim Dostları’nın başkanlığına seçildi.

1931’de Japon birliklerinin Çin’in Mançurya’daki eyaletlerini (Kuzeydoğu Eyaletleri) işgal etmeleri, II. Dünya Savaşı sırasında Pasifik bölgesinde çıkacak çatışmaları hazırlayan olayların ilki oldu. Hükümetin bu olay nedeniyle istifa etmesi üzerine başbakanlığa getirilen İnukai, Japon ekonomisinin içinde bulunduğu bunalımı aşmak amacıyla, ilk iş olarak Japon parasını altın standardı sisteminden çıkardı. Bu kararın ardından ekonomide yaşanan ihracat patlaması, Japonya’ nın Büyük Bunalım’ı aşarak ekonomisini yeniden canlandıran ilk ülke olmasında belirleyici rol oynadı.

Ordunun yönetime el koymak için düzenlediği çeşitli girişimlere var gücüyle karşı koyan İnukai, Çin hükümetiyle görüşmelerde bulunmak üzere bu ülkeye bir temsilci yollamaya hazırlandığı ve ordunun etkinliklerini denetim altına almak için çeşitli girişimlerde bulunduğu bir sırada, aşırı milliyetçi deniz subaylarının düzenledikleri bir darbe girişimi sırasında öldürüldü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , ,

Bhimrao Ramji Ambedkar Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Bhimrao Ramji Ambedkar; (d. 14 Nisan 1893, Mhov, Hindistan – ö. 6 Aralık 1956. Yeni Delhi), Hindistan’da eskiden “dokunulmazlar” olarak bilinen ve aşağı bir kast olan Haricanların önderi, 1947-51 arasında Hindistan hükümetinin adalet bakanıdır.

Batı Hindistan’ın Mahar ailesinden bir parya olarak doğan Ambedkar, yüksek kasttan okul arkadaşlarınca aşağılanan bir çocuktu. Babası Hindistan ordusunda subaydı. Baroda’nın yöneticisince (Gaekvar) bir burs ile ödüllendirilen Ambedkar, ABD, İngiltere ve Alman üniversitelerinde öğrenim gördü. Gaekvar’ın isteği üzerine kamu hizmetine girdi, ama yüksek kasttan meslektaşlarınca kendisine iyi davranılmaması üzerine avukatlığa ve öğretmenliğe döndü. Kısa sürede Haricanların önderi oldu. Bu topluluğun görüşlerini savunan gazeteler çıkardı ve yasama meclislerinde Haricanlar için özel temsil hakkı elde etmeyi başardı. Bu kasta “dokunulmazlar” denmesini yasaklayan ve yerine Haricanlar sözcüğünün kullanılmasını sağlayan Gandhi’nin Haricanlar adına konuşmaya hakkı olmadığını öne süren, What Congress and Gandhi Have Done to the Untouchables (1945; Kongre Partisi’nin ve Gandhi’nin Dokunulmazlara Ettikleri) kitabını yazdı.

Ambedkar, 1947’de Hindistan hükümetinin adalet bakanı oldu. “Dokunulmazlar”a karşı ayrımcılık uygulanmasını yasa dışı sayan Hint Anayasası’nın hazırlanmasında ve kabul edilmesinde büyük katkıları oldu. Hükümet içindeki etkisizliğinin verdiği düş kırıklığıyla 1951’de görevinden istifa etti. Hindu inancında dokunulmazlık anlayışının sürmesinden duyduğu umutsuzlukla Ekim 1956’da Hinduizmi reddederek, yandaşı 200 bin parya ile birlikte Nagpur’da büyük bir törenle Budacılığı kabul etti.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , ,

Zakir Hüseyin (Politikacı) Hayatı

Zakir Hüseyin; (d. 8 Şubat 1897, Haydarâbad – ö. 3 Mayıs 1969, Delhi, Hindistan), 1967-69 arasında Hindistan cumhurbaşkanıdır. Ülkesinde bu göreve getirilen ilk Müslüman olmuş ve laikliği savunduğu için bazı eylemci Müslümanlarca eleştirilmiştir.

Milliyetçi önder Mohandas Karamçand Gandhi’nin hükümetin denetimindeki kurumlarda görev almama çağrısına uyarak, Aligarh’ta Cemiyetü’l-Milliyeti’l-İslamiyye adlı Müslüman üniversitesinin kuruluş çalışmalarına katıldı. 1926-48 arasında sonradan Delhi’ye taşınan bu üniversitenin rektör yardımcılığını yaptı. 1937’de Gandhi tarafından, yeni bir eğitim programı oluşturmak için kurulan Ulusal Temel Eğitim Kurulu’ nun başına getirildi.

1948’de, Aligarh Müslüman Üniversitesi’ nin (1875) rektör yardımcısı oldu; dört yıl sonra da parlamentoya girdi. 1956-58 arasında Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Yürütme Kurulu’nda çalıştı. 1957’de Bihar valiliğine atandı. 1962’de cumhurbaşkanı yardımcılığına seçildi. Hindistan Ulusal Kongresi’nin resmî adayı olarak katıldığı 1967 seçimlerinde sembolik bir makam olan cumhurbaşkanlığına seçildi ve bu görevi ölünceye değin sürdürdü.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , ,

Josef Stalin Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

Josef Stalin; Sovyet siyaset ve devlet adamıdır (Gori, Gürcistan, 1879-Moskova, 1953). Bir kunduracının oğlu olan Yosif Visarionoviç Cugaşvili Stalin, işçi çevrelerinde yoksul bir çocukluk dönemi yaşadı. Önce Gori’deki bir papaz okulunda öğrenim gördü; daha sonra annesinin isteğiyle Tiflis’teki Ortodoks Semineri’ne girdi (1894). Liberal, halkçı ve marxçı görüşleri benimseyip 1898’de Mesame Dasi adlı Gürcü sosyal demokrat örgütüne üye olunca Seminer’den çıkartıldı (1899). Bunun üzerine Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin (R.S.D.İ.P.) Tiflis’teki komitesine girdi, Koba (“başa çıkılmaz”) takma adını alarak (1913’teyse “çelik adam” anlamına gelen Stalin takma adım aldı) birçok eyleme katıldı, Gürcistan’da karışıklıklar çıkardı. 1904’te Rus sosyal demokrat hareketinin bölünmesi sırasında Bolşeviklerin yanında yer aldı, Aralık 1905’te Finlandiya’daki Tammerfors’da toplanan R.S.D.İ.P’nin ilk kongresine katıldı ve burada Lenin’le tanıştı. Yasadışı eylemleri nedeniyle çarlık polisi tarafından altı kez tutuklanıp sürgüne gönderildi. 1911’de, Lenin’in önerisi üzerine R.S.D.İ.P’nin merkez komitesine girdi ve 1912’de Marksizm ve Milli Mesele adlı kitabını yazdı (bu kitap 1913’te yayımlandı). Şubat Devrimi’nden sonra Petrograd’a dönerek, Kamenev ile birlikte Pravda (Gerçek) gazetesini yönetmeye başladı ve Nisan Tezlerini yayımlamış olan Lenin’in görüşlerini benimsedi.

Stalin, 1917 Ekim Devrimi’nden hemen sonra, milliyetler bakanı (milliyetler komiseri) olarak ilk Sovyet hükümetine (Sovnarkom: Halk Komiserleri Konseyi) girdi (Lenin, Stalin’i bu göreve Gürcü kökenli olması ve eski Rus İmparatorluğu’nda ulusal soruna ilgi duyması nedeniyle getirdi). Stalin buradaki görevi sırasında Sovyet federalizmini yarattı. İç savaşta birçok Bolşevik yöneticisi gibi askeri görevler üstlendi; ordular siyasal komiseri olarak 1918’de Çariçin’in (bu kentin adı sonradan Stalingrad, ardından da Volgograd olarak değiştirildi), 1919’da da Petrograd’ın (sonradan Leningrad oldu) savunulmasına katıldı.

1922’de Sovyetler Birliği Komünist Partisi genel sekreterliğine getirilen Stalin, başlangıçta yalnızca yönetimle ilgili olan bu görevi, bütün parti üyelerini izleyebileceği ve bütün siyasal kararların uygulanmasını denetleyebileceği bir “kilit mevki”ye dönüştürmeye girişti. Böylece, bütün herkesin uzlaşmaya çalıştığı, devletin önemli kişilerinden biri durumuna geldi. Ölümünden kısa bir süre önce tehlikeyi gören Lenin”‘vasiyetname” olarak adlandırılan notlarını yazdırdı ve burada, Stalin’in sert davranışlarından ötürü parti genel sekreterliğinden uzaklaştırılması gerektiğini öngördü. Ama bu belge Lenin’in ölümünden (21 Ocak 1924) sonra partinin merkez komitesi tarafından ortadan kaldırıldı (bu “vasiyetname” ancak 1956’da partinin XX. Kongre’sinde Kruşçev tarafından yayımlandı). Zinovyev ve Kamenev ile bir triumvirlik (troykaj oluşturan Stalin, partinin Mayıs 1924’te toplanan XIII. Kongre’sinde, genel sekreterlik görevinde kalmayı başardı. Zinovyev ile Kamenev üç yıl süreyle Stalin ile birlikte çalıştıktan sonra ondan ayrılarak Troçki ile “birleşik muhalefet’i oluşturdular.

Stalin ile Troçki arasında patlak veren çatışma, bir kişilik ayrılığından çok ideolojik görüş ayrılığından kaynaklanıyordu. Gerçekten de Stalin sosyalizmi tek bir ülkede kurmak ve Lenin’in tanımladığı Yeni İktisat Siyaseti’ni (üretimde ve ticarette atılım yapmak için geçici olarak pazar iktisadını savunmak) uygulamayı sürdürmek isterken, Troçki devrimi dünyaya yaymak istiyordu. Stalin 1927’de Troçki yanlılarının Moskova’da yaptıkları bir gösteriye tepki olarak Zinovyev ile Troçki’yi partiden çıkarttı ve sürgün etti (Troçki Şubat 1929’da Türkiye’ye geldi).

Stalin partinin sağ kanadını (Bukarin, Rikov, vb.) ortadan kaldırdıktan sonra ülkenin tek hâkimi oldu. Bu dönemden sonra Stalin’in kişiliği birkaç on yıl boyunca ülkesinin yaşamına ve gelişmesine damgasını vurdu ve Stalin özellikle sertliği ve acımasızlığıyla dikkati çekti.

Başlangıçtaki çabaları tümüyle tek bir amaca yönelikti: Sovyetler Birliği’nde sosyalist bir toplum kurmak ve bunun için de iktisadi gücün maddi temellerini sağlamak. Nitekim 1929’dan başlayarak sanayileşmeye, toprakların kolektifleştirilmesine, iktisadi büyümeyi yönlendirecek ve üretimi gereksinimlere göre ayarlayacak olan planlamaya önem verildi. Bu çabalar ürünlerini on yıl sonra 1939’da vermeye başladı ve Sovyetler Birliği iktisadi ve askeri açıdan A.B.D. ile Almanya’dan şonra üçüncü sırada yer aldı. Ancak bu gelişmeler ülke içinde birtakım sorunları da beraberinde getirdi. Nitekim ağır sanayi alanındaki gelişmelere karşın tarım alanında bir bunalım yaşandı (zengin köylüler olan kulak’lar şiddetle bastırılıp ortadan kaldırıldılar). Stalin birtakım istekleri bastırmak amacıyla büyük siyasal davalar dizisini başlatmak istiyordu; Kirov’un 1934’te öldürülmesi de bunun başlangıç noktası oldu. 1936’da Zinovyev ile Kamenev, 1937’de mareşal Tukaçevski, 1938’de Bukarin, Rikov, Yogoda yargılandı.

Birçok kişi ölüme mahkûm edildi. Sibirya’da toplama kampları açıldı. Stalin’in “temizlik hareketi” bütün çevrelerde etkisini göstermiş, bu da Sovyetler Birliği’ni İkinci Dünya savaşı öncesinde manevi açıdan çökertmişti.

Almanya’da nazilerin iktidara gelmesinden sonra, Stalin, Batılı komünist partilerin sosyalist partilerle anlaşma yapmalarını istedi. Ama Stalin’in bu dış siyaset stratejisi Fransa’ da ve İspanya’da başarısızlıkla sonuçlandı: İngiliz ve Fransız demokrasileri Münih’teki diktatörlüğe boyun eğdiler (1938). Hitler tehlikesi karşısında Batı desteğine güvenemeyeceğini anlayan Stalin de Alman-Sovyet saldırmazlık paktını imzaladı (23 Ağustos 1939). Stalin Almanya’nın kesin yenilgisinden ve Doğu Avrupa ülkelerinde “halk demokrasileri”nin kurulmasından sonra sosyalist blokun önderi durumuna geldi. Ama Stalin’in Doğu Avrupa’da bir Sovyet etki alanı kurması, Batı dünyasıyla 1943’ten beri zaten gergin olan ilişkilerin iyice bozulmasına yol açtı ve Stalin’in ölümüne kadar sürecek olan “soğuk savaş” dönemi başladı. Stalin sert bir tavır takındı (Berlin ablukası, 1948) ama Kore savaşına da katılamadı.

Bu sırada gerek S.S.C.B’nde, gerekse Doğu bloku ülkelerinde ciddi bunalımlar baş göstermişti; tarımsal üretim gereksinmeleri karşılayamıyordu. Polonya, Çekoslovakya ve Yugoslavya’ da çeşitli sorunlar ortaya çıktı. Stalin bunun üzerine yeniden terör havası estirmeye başladı. 1952’de parti üyelerini öldürmekle, Stalin’i öldürmeyi planlamakla suçlanan Yahudi hekimler davası açıldı (“beyaz gömlekliler” davası); halk demokrasilerinde birçok yönetici ortadan kaldırıldı, birçok kişi tutuklandı.

Bütün bu olaylardan sonra Stalin 5 Mart 1953’te öldü ve Kızıl Meydan’ da Lenin’in yanına gömüldü. Stalin’in ölümünden sonra Komünist Partisi genel sekreterliğine gelen Kruşçev “kişinin putlaştırılması”nın yanlışlığı üstünde durarak stalincilikten uzaklaşma dönemini başlattı. Stalin’in yukarıda sözünü ettiğimiz yapıtı dışındaki kitapları arasında şunlar sayılabilir: Leninizmin İlkeleri, 1924; Marksizm ve Dil, 1950; Sosyalist Ekonominin Meseleleri, 1952; vb.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,

Adnan Menderes Aslen NERELİ , kimdir , kaç yaşında ,biyografisi , hakkında

1899 yılında Aydın’da doğdu. Babası izmirli Katip-zade İbrahim Ethem Bey, annesi Aydın’lı Hacı Alipa-şazadeler’den Tevfika Hanım’dır. Anne ve babasını küçük yaşta kaybetti. O’nu anneannesi büyüttü. Tahsil hayatına İzmir İttihat ve Terakki Mektebi’nde başlayan Adnan Menderes, Kızılçulu Amerikan Koleji’nde okurken misyonerlerle başı derde girdiği için, çeşitli makamlara müracaat etti. Müracaat ettiği makamların birinin başında Celal Bayar vardı. Bayar’la böyle tanışmış oldu.

Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitiren Adnan Menderes, I. Dünya Savaşı sırasında yedeksubay olarak askerliğini yaptı. Aydın’da bazı arkadaşlarıyla birlikte Ay-yıldız Çetesi’ni kurdu. Daha sonra Sökl’de Piyade Alay Yaveri olarak savaşa katıldı. Savaştan sonra İstiklal Madalyası aldı.

Ali Fethi Okyar tarafından 1930 senesinde kurulan ancak kısa sürede kapatılan Serbest Fırka’nın Aydın Teşkilatı’nı kurarak partiden Aydın Milletvekili seçildi.

1945 senesine kadar TBMM’de komisyon raportörlüğü yapan Adnan Menderes, o yıl Saraçoğlu Hükümeti’nin getirdiği Toprak Kanunu Tasarısı’nı şiddetle reddederek komisyondan istifa etti. Partide yaptıkları muhalefetten dolayı, Refik Koraltarı ve Fuat Köprülü ile birlikte CHP Disiplin Kurulu tarafından 12 Haziran 1945’te ihraç edildiler.

Celal Bayar da hem partiden hem de milletvekilliğinden istifa etti. Bu hareketler Demokrat Parti’nin 7 Ocak 1946’da kurulmasına sebep oldu. 1946 seçimlerinde Demokrat Parti’den Kütahya Milletvekili olarak meclise girdi. Celal Bayar’dan sonra ikinci adam durumuna geldi.

14 Mayıs 1950 seçimlerinde DP oyların 53,5’ini alarak iktidar oldu. 10 senelik DP iktidarının tek başbakanı oldu ve o döneme damgasını vurdu, iktidarı zamanında 5 hükümet kurdu. Bu 10 senelik zaman içinde Türkiye’nin iç ve dış siyasetinde büyük gelişmeler oldu. Sanayileşme ve şehirleşme hamlesi başladı, köye makine girdi, ulaşım, enerji, eğitim, sağlık, sigorta ve bankacılık yeniden başladı. Türkiye kalkınma yolunda önemli adımlar attı.

27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan askeri darbeyle iktidardan indirildi. Yassıada’ya hapsedildi. Milli Birlik Komitesi tarafından kurulan Yüksek Adalet Divanı’nca idama mahkum edildi. Yassıada’da tutuklu bulundu. Bu sırada çeşitli işkencelere maruz kaldığı söylenir.

kaynak:nkfu

Etiketler, , , , , , , , , , ,