Etiket: Talat Sait Halman fotoğraf

Talat Sait Halman kimdir aslen nereli kaç yaşında hayatı biyografisi

Bakan, şair, yazar, çevirmen, akademisyen, diplomat, siyasetçi

13 Temmuz 1971 – 13 Aralık 1971 tarihleri arasında Türkiye’nin ilk Kültür bakanı olarak görev yaptı.

Talât Sait Halman, 7 Temmuz 1931 tarihinde İstanbul, Kadıköy’de doğmuştur. Babası, İhtiyat Filosu Komutanı Tümamiral Mahmut Sait Bey, annesi Nemlizade Tahsin Paşa’nın kızı Fatma İclal Hanım’dır. Aile, Mahmut Sait Bey’in Trabzon’un Holamana köyünden olması nedeniyle “Halman” soyadını almıştır. 1938 yılında Sekizinci Moda İlkokulu’nda birinci sınıfa başladı. Ağır bir romatizma rahatsızlığı geçirdiği için iki buçuk ay yatmak zorunda kaldığı hastalık dönemi onun edebiyat zevkini geliştirmesine olanak verdi. 1947 yılında Robert Kolej‘ine başladı. Lisede edebiyat bölümünü seçti ve lise yıllarında okul arkadaşları ile birlikte yarı Türkçe yarı İngilizce Hisar adında bir dergi çıkardı. Aynı zamanda spora da müthiş bir ilgisi vardı. Robert Kolej’in futbol takımının kaleciliğini yaptı ve 4 yıl üst üste takım olarak şampiyon oldular. Lise dönemi boyunca yapmış olduğu davranışlardan dolayı arkadaşları ona “ukala” lakabını taktılar. 1948 yılında babasını kaybetti. Talât Sait Halman, 1951 yılında Robert Kolej‘i bitirdikten sonra, üniversite yüksek lisansını 1954 yılında ABD‘nin New York şehrinde bulunan Columbia Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nde tamamladı.

aslennereli.com

ABD’de iken üniversite eğitimi ile birlikte 1952 yılında Hollanda firması Unilever’de tercüman olarak çalışmaya başladı. Aynı zamanda harçlığını kazanmak için Railway Express adlı firmada Noel hediyelerini dağıtım işinde çalıştı. Aynı yıl Belmant Plaza otelinde resepsiyon kâtibi oldu. Sabah derslere gidip 16.00’dan 24.00’e kadar bu işte çalıştı.

Eğitim için 1951 yılında ABD’ye giden Talât Sait Halman, 1998 yılına kadar ABD‘de New York’ta yaşadı. 1960 yılına kadar da Eylül 1953 yılından itibaren Columbia Üniversitesinde Türk Dili ve Edebiyatı dersleri vererek çalıştı. 1954 yılında Columbia Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nden mezun oldu. Aynı yıl Doktora eğitimine başladı. Doktora eğitimini sürdürürken Birleşmiş Milletler Radyosu’nda çalışmaya başladı. Burada 1500’ü aşkın radyo programı sundu.

14 Kasım 1960 tarihinde askerlik görevini yapmak üzere Türkiye’ye geldi. Askerliğine Ankara Piyade Okulu’nda eğitim alarak başladı. Yedek Subay Okulu’nu bitirmeden Devlet Planlama Teşkilatı’nın Yayın ve Temsil şubesine atandı. Yaklaşık 1,5 yıl çalıştığı Devlet Planlama Teşkilatı’ndaki görevi sırasında Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın hazırlanmasında görev aldı. Bu sivil görev sayesinde Türkiye’deki siyasi çevreyi tanıdı, askerlikten sonra 1965 yılında ABD’ye döndü.

Talât Sait Halman, ABD’ye döndükten sonra ABD’de yaşayan Ahmet Ertegün ile birlikte Atlantic Records müzik şirketinin kurucularından olan kardeşi Nasuhi Ertegün’ün daveti ve Atlantic Records’un dış ilişkilerini yönetme teklifi ile orada çalışmaya başladı. Ertesi yıl Atlantic Records müzik şirketinde çalışırken Princeton Üniversitesi’nden teklif geldi ve ertesi ders yılının başında 1966 yılında New Jersey’de yer alan Princeton Üniversitesi’ne geçti. 1967’de New York Üniversitesi’nden de bir teklif geldi. Böylece haftanın iki günü Princeton’da iki günü de New York Üniversitesi‘nde ders verdi.

Akademik görevleri nedeniyle 1965 yılından itibaren çalıştığı Atlantic Records müzik şirketinden 1967 yılında ayrıldı.

1968 yılında ilk şiir kitabı olan Can Kulağı yayımlandı.

Akademik çalışmalarının yanı sıra New York‘taki WBAI Radyosunda Türk şiiriyle ilgili programlar yaptı. 1968’te Abdi İpekçi Milliyet gazetesinde köşe yazarı olması için Halman’a teklifte bulundu. 1969-1971 arasında Milliyet gazetesinde köşe yazıları yayımlandı. PEN Yürütme Kurulu üyeliği, Amerika Şiir Topluluğu’nun (Poetry Society of America) üyeliği ve 1967 yılında World Literature Today’in yazı işleri kurulu üyeliği görevlerini üstlendi.

Talât Sait Halman, Türkçeye William Faulkner‘in eserlerini, William Shakespeare‘in sonelerini; İngilizceye ise Fazıl Hüsnü DağlarcaOrhan Veli Kanık gibi şairlerin şiirlerini kazandırmış bir edebiyat adamıdır aynı zamanda.

Talât Sait Halman, 1962 yılında Mahmut Tali Öngören ile birlikte birer saatlik 4 bölümden oluşan Yirminci Yüzyıl adlı bir belgesel hazırladılar. Bu yıllarda William Shakespeare’in Soneler’ini çevirmeye başladı. Çevirilerin bir kısmı Yaşar Nabi Nayır’ın Varlık Dergisinde, Yeditepe’de, Türk Dili’nde ve Dost’ta yayımlandı. Yeditepe yayınları 1964 yılında William Shakespeare’in 400. Yıl dönümü dolayısıyla Talât Sait Halman’ın 40 Sone çevirisini kullanarak Soneler adlı küçük bir kitap çıkardı.

1971 yılında 12 Mart Muhtırası’ndan sonra Türkiye’ye döndü ve birinci Nihat Erim kabinesinde oluşturulan Kültür Bakanlığı’nda ilk Kültür Bakanı olarak görev alma teklifini kabul etti. Beş ay süren bakanlığı döneminde Galata Mevlevîhânesi’nin sema gösterileri için yeniden açılması kararına imza attı. Çocukları ders saatleri içerisinde öğretmenleri ile birlikte tamamen devlet kaynakları kullanılarak tiyatro, bale ve opera gibi gösterilere götüren bir proje başlattı.

1971 Ekim ayında Türkiye’yi ziyaret eden İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth kendisini, “Sir” unvanı kullanmasını sağlayan Büyük Haç Şövalyelik Nişanı ile onurlandırdı.

Talât Sait Halman, Kültür Bakanı olarak, 1971 yılı Aralık ayında besteci Buhurizade Mustafa Itri’nin 259. ölüm yılı nedeniyle düzenlenen bir Klasik Türk müziği konseri için Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konser Salonu’nun tahsis edilmesini onayladı. Bu karar, Atatürk devrimlerine aykırı olduğu düşüncesi ile tepki topladı.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası sanatçısı keman virtüözü Suna Kan, 1971 yılında Türkiye’nin ilk kültür bakanı olan Talât Sait Halman‘ın Cumhurbaşkanlığı Konser Salonu’nda düzenlemek istediği Buhurizade Mustafa Itri konserine şiddetle karşı çıkmış, hatta Başbakan Nihat Erim‘e mektup göndererek ‘alaturka müzik o salonda icra edilirse devlet sanatçısı unvanımı geri iade ederim’ demiştir. Talât Sait Halman‘ın bütün uzlaşmacı çabalarını geri çevirerek Buhurizade Mustafa Itri konserinin iptal edilmesine neden olmuş, bu olay sonucunda Talât Sait Halman Kültür Bakanlığı görevinden istifa etmiştir.

İstifanın ardından 1972 yılında tekrar ABD’ye dönen Talât Sait Halman, Princeton Üniversitesi’nde akademik hayatına devam etti.

1972’de The Humanist Poetry of Yunus Emre (Yunus Emre’nin Hümanist Şiirleri) adlı kitabı çıktı ve kısa bir süre sonra bu kitap Farsça’ya ve Urdu diline çevrildi. Aynı yıl Eski Mısır Şiiri çevirisini yayımladı. 1974’te Eski Uygarlıkların Şiiri kitabı çıktı.

1980 yılında Türkçe şiir kitabı “Canevi”Aziz Nesin, Güngör Dilmen, Tahsin Saraç ve Halman’ın birlikte kurdukları Şiir-Tiyatro Yayınevi tarafından yayımlandı. 1981 yılında Yunus Emre and His Mystical Poetry başlıklı kitabını yayımladı. 1981’de Tuyuğlar ve Başka Dörtlükler adlı kitabı çıktı.

1980 yılında 12 Eylül Darbesi’inden sonra Türkiye’nin yurt dışındaki kültür faaliyetlerini organize etmesi için Dışişleri Bakanlığı Kültür Elçisi olarak görevlendirildi.

1981 yılında Hükümet Turizm ve Kültür Bakanlıklarını tek bir bakanlık olarak birleştirmek istedi ve bu yeni oluşan bakanlığın başına Talât Sait Halman’ın gelmesini istedi. Halman kabul etti fakat daha sonra bazı anlaşmazlıklardan dolayı bu birleştirilme durduruldu ve Halman Kültür İşleri Büyükelçiliğine devam etti. 1982 yılının Mayıs’ında Kültür İşleri Büyükelçiliği’nden istifa etti.

1984’te Mevlana Celalettin Rumi hakkında bir kitap yazdı.

Akademik çalışmalarına 1984-1986 yılları arasında Pennsylvania Üniversitesi‘nde, ardından New York Üniversitesi‘nde devam etti. İslam ve İslam Kültürü ile Ortadoğu konularında dersler veren Talât Sait Halman, 1986-1996 arasında New York Üniversitesi Ortadoğu Dilleri ve Edebiyatı bölüm başkanlığını yürüttü.

Türkiye Kültür Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’nın isteği üzerine 1989 yılında UNESCO Genel Kurulu’na delege seçildi ve UNESCO genel kurullarına katılan Talât Sait Halman, 1989 yılında düzenlenen 25. genel kurulda Yunus Emre’nin 750. doğum yılının dünyada Yunus Emre Yılı olarak kutlanması kararının verilmesinde rol oynadı. 1991-1995 arasında Paris‘teki genel merkezinde UNESCO Yönetim Kurulu üyeliği yaptı; 1993 yılında Planlama Komisyonu’na başkanlık etti. 1995 yılında UNESCO’dan ayrıldı. UNESCO’da görev yaptığı yıllar boyunca “Fuzuli Yılı”, “Uluslararası Nasreddin Hoca Yılı”, “Uluslararası Hoşgörü Yılı” “Nazım Hikmet Yılı” gibi birçok tasarıyı kabul ettirdi.

Talât Sait Halman, 1996 yılında Türk Edebiyatı Bölümü kurmak şartıyla Bilkent Üniversitesi’ne geldi. 1998 yılında Bilkent Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü kurdu ve başkanlığını yaptı. 2005 yılında Bilkent Üniversitesi’nin İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi’nin dekanı oldu.

Talât Sait Halman’a 1988 yılında Boğaziçi Üniversitesi, 2006 yılında Ankara Üniversitesi, 2010 yılında Burdur, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi tarafından onursal doktor unvanı veril

1998 yılında Sessiz Soru adlı şiir kitabını çıkardı.

2000 yılında Talât Sait Halman, Erendiz Atasü ve Mustafa Şerif Onaran ile TRT’de Sözün Büyüsü adlı bir televizyon programı başlattılar.

2003 Ekim’inden itibaren UNICEF Türkiye Milli Komitesi Başkanlığı yaptı.

Talât Sait Halman, çocukken şiir yazmaya başladı ve yazdığı şiirler Cemal Nadir Güler‘in Yeni Arkadaş adlı çocuk dergisinde yayımlandı. Genç yaşlarda başladığı şiir uğraşına büyük önem vermiş ve bir şair olarak anılmak istemiştir. Ailede belli konularda şiir yazması istendiğinde bu “ısmarlama” şiirlere tepki gösteren Halman, özgürlüğüne düşkün bir edebi kişilik sergilemektedir. İngilizceden Türkçeye ilk çevirisini 1944 yılında, henüz 13 yaşındayken yapmış ve Old Black Joe (Yaşlı Zenci Joe) adlı bir türküyü Türkçeye çevirmiştir. 16 yaşında Ahmet Haşim’in ve Yahya Kemal Beyatlı’nın şiirlerini Türkçeden İngilizceye çevirdi.

1951 yılının sonlarında William Shakespeare’in Türkçeye manzum tercüme edilmesi ve Macbeth’in aruzla Türkçeye çevrilmesi başlıklı bir yazı yazdı. Bu yazısı o zamanlar Millî Eğitim Bakanlığı’nın çıkardığı Tercüme dergisinde yayımlandı. 1952 yılında yazar Yaşar Nabi Nayır’dan William Faulkner’in Knight’s Gambit adlı kitabını çevirme işini aldı. Böylece Talât Sait Halman, William Faulkner’i Türkçeye çeviren ilk yazar oldu. Bu çeviri 1952 Ekim’inde Duman adıyla yayımlandı.

Talât Sait Halman, ilk İngilizce bilimsel Türk edebiyatı dergisi olan Journal of Turkish Literature’ın baş editörlüğünü yaptı. Halman’ın kitaplarından bazıları, Almanca, Çince, Farsça, Fransızca, Hintçe, İbranice, İspanyolca, Rusça ve Urduca dillerine çevrildi.

Talât Sait Halman, yüksek lisans eğitimi için ABD, New York’ta iken Barbara Teitz ile 1954 yılında evlendi. 1957 yılında boşandı. Bu evlilikten Hür (Hugh) Talat Halman (d. 23 Şubat 1955) adında bir oğlu vardır.

Talât Sait Halman 1960 yılında ikinci eşi Seniha Taşkıranel ile evlendi. Bu evliliğinden kızı Defne Halman, 13 Mayıs 1972 tarihinde ABD, New York’da doğmuştur ve bir kaza sonucu 17 yaşında hayatını Amerika‘da kaybeden oğlu Sait Salim Halman (d.1966- ö.1983) olmuştur.

1991 yılında “Kahramanlar ve Soytarılar, Shakespeare’in Dünyası” adlı oyunu yazdı. William Shakespeare’in hayatını ve yapıtlarını anlatan bu oyun, tek kişilik bir oyun olarak, Müşfik Kenter için yazıldı ancak Halman yazdığı bu oyunu daha sonra kendisi de oynadı. İlk olarak Ankara Üniversitesi için oynadı. Başlığın çok uzun olduğu eleştirisini dikkate alarak bu oyuna daha sonra “Türk Shakespeare” adını verdi.

2008 yılından vefat ettiği 2014 yılına kadar İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın Mütevelliler Kurulu Başkanlığı görevini yaptı.

Talât Sait Halman, 5 Aralık 2014 tarihinde Ankara’da 83 yaşında kalp krizi nedeni ile ölmüştür.

2015 yılından itibaren Talât Sait Halman anısına; şiir, öykü, roman gibi edebiyat alanındaki yapıtların nitelikli Türkçe çevirilerini desteklemek amacıyla İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Talât Sait Halman Çeviri Ödülü’nü verilmektedir.

İngilizceden Türkçeye ve Türkçeden İngilizceye 5000 kadar şiir çevirdi ve çeviri, şiir, edebiyat ve sanat alanlarına çok büyük katkılarda bulundu.

Talât Sait Halman’ın gazetelerde yer alan fikir yazıları Dünya’nın ve Türkiye’nin gündemini eleştirel bir gözle ele alan, kültür-sanat olayları konusunda derinlikli incelemelerdir. Türk kültürünün Batı kültürü ile sentezlenmesi gerektiğine inandı. Ne Divan ne de Halk şiirini görmezden gelmemek gerektiğini düşünmektedir. Aruz’u sofistike bir ses sistemi, bir müzik yaşantısı olarak değerlendirmektedir. Aruz’un eski edebiyata sıkışıp kalmak demek olmadığını, reforme edilerek günümüze uygun hale getirilebileceğini savunmaktadır. Kendisini evrensele açılan bir milliyetçilikle tanımlamaktadır. Totaliter ideolojilerin tümünü adaletsiz ve suça dayanan, insanlığa aykırı yönleri bulunan ideolojiler olarak değerlendirmektedir.

Talât Sait Halman’ın İngilizce ve Türkçe olarak yayımlanmış, on ikisi şiir kitabı olmak üzere elli kadar kitabı, bin beş yüzden fazla gazete yazısı, beş yüze yakın bilimsel makalesi, ansiklopedi maddesi ve eleştiri yazıları bulunur. En önemli yayınları arasında eski uygarlıkların şiirlerinden oluşan bir antoloji, William Shakespeare‘in sonelerinin çevirisi, Eski Mısır, Orta Doğu ve Eskimo şiirleri, seçilmiş makalelerinden oluşan kitaplar, William Faulkner‘dan Türkçeye yaptığı çeviriler, Amerikan şairleriyle ilgili kitaplar, Mevlana ve Yunus Emre hakkındaki kitaplar sayılabilir.

Türk edebiyatının Yunus Emre, Mevlana Celaleddin Rumi, Melih Cevdet Anday, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Sait Faik Abasıyanık, Orhan Veli Kanık gibi önemli kalemlerinin İngilizcedeki çevirmenidir.

Kendi şiirlerinden oluşan iki İngilizce kitabı bulunan Halman’ın toplu şiirleri, İş Bankası Kültür Yayınları’ndan “Ümit Harmanı” başlığıyla çıktı. Shakespeare’in tüm sonelerini Türkçeye çeviren Halman’ın vefatında önceki son kitap yayını William Shakespeare: Aşk ve Anlatı Şiirleri’dir. Bu dört bin dizelik kitapla William Shakespeare’in tüm eserleri Türkçeye kazandırılmış oldu.

Talât Sait Halman’ın şiir kitapları şunlardır:
1998 – Sessiz Soru,
1991 – Uzak Ağıt,
1980 – Canevi,
1974 – Bin Bir : Özdeyiş Şiirleri,
1997 – İkiler: Özdeyiş Şiirleri,
1995 – Dört Gök Dört Gönül: Rubailer, Tuyuğlar, Kıtalar,
1968 – Can Kulağı,
1972 – The Humanist Poetry of Yunus Emre (Yunus Emre’nin Hümanist Şiirleri) 
1974 – Eski Uygarlıkların Şiiri kitabı
1981 – Yunus Emre and His Mystical Poetry
1980 – Tuyuğlar ve Başka Dörtlükler
1986 – William Shakespeare: Aşk ve Anlatı Şiirleri
1992 – Yaşayan Amerikalı Şairler
1992 – Amerikalı Kadın Şairler
2008 – Ümit Harmanı: Toplu Şiirleri

İngilizce Şiirleri :
A Last Lullaby(Son Ninni),
Shadows of Love / Les ombres de l’amour. (Aşkın Gölgeleri)

Söyleşi:
Aklın Yolu Bindir/Talât S. Halman Kitabı

Deneme :
1999 – Doğrusu
2008 – Çiçek Dürbünü

İnceleme :
1963 – William Faulkner: Hayatı, Sanatı, Eserleri
1981 – Yunus Emre and His Mystical Poetry
1982 – Contemporary Turkish Literature: Fiction and Poetry – Fairleigh Dickinson University Press / New Jersey
1983 – Modern Turkish Drama
1984 – Mevlana Celaleddin Rumî and The Whirling Dervishes
1992 – Turkish Legends and Folk Poems – Dost / İstanbul

2002 – 21. Yüzyılda Üniversite ve Kültür
2003 – A’dan Z’ye Yunus Emre
2006 – Türk Edebiyatı Tarihi (
2006 – The Turkish Muse
2007 – Rapture and revolution : essays on Turkish literature
2011 – Love is All (Mevlana Felsefesi)
2013 – A millennium of Turkish literature : a concise history

Kitap :
1963 – William Faulkner / Hayatı, Sanatı, Eseri
1984 – Mevlana Celalettin Rumi
1992 – Şiirlerle Laz Karadeniz Fıkraları 
1996 – Hepimiz Lazük 

Derleme:
2008 – Kendi Sözleriyle Yaşayan Atatürk
2008 – Atatürk Alive in His Own Words

Çevirilerilerinden Bazıları :
(İngilizceden Türkçeye):
1952 – Knight’s Gambit / Duman (William Faulkner‘dan)
1953 – Çalınan Taç (Mark Twain’den)
İki Hamlede Zafer (William Faulkner‘den)
1969 – Eskimo Şiirleri: Seçmeler (Çeviri)
1970 – Wallace Stevens: Seçme Şiirler
1971 – I am Listening to Istanbul: Selected Poems by Orhan Veli Kanık – Corinth Books / New York
1972 – The Humanist Poetry of Yunus Emre – İstanbul Matbaası / İstanbul
1972 – Eski Mısır Şiiri
1974 – On the Nomad Sea – Geronimo Books / New York
1977 – Dağlarca: Quatrains of Holland – Bahar Matbaası / İstanbul
1989 – William Shakespeare‘nin Tüm Soneleri
2003 – Baba Tahir Üryan: Âşk Çırılçıplak
2004 – Mevlana: Sevda Yüce Gözlerle
2014 – Shakespeare Aşk ve Anlatı Şiirleri

Çeviri (Türkçeden İngilizceye):
Fazıl Hüsnü Dağlarca (1969)
Langston Hughes (Melih Cevdet Anday, 1971)
I am Listening to İstanbul/Orhan Veli Kanık (1971)
The Humanist Poetry of Yunus Emre (1972)
Sait Faik Dot on the Map/Selected Stories (1983)
Old Photographs (Dinçer Sümer’den, 1990)
Yunus Emre: Selected Poems (1990)
Süleyman the Magnificent Poet (Kanuni Sultan Süleyman 1987)
I, Anatolia (Güngör Dilmen’den, 1991)
The Book of Poems (Erdem Bayazıt’tan, 2010)

Yazdığı Tiyatro Oyunu:
1991 – Kahramanlar ve Soytarılar, Shakespeare’in Dünyası / Türk Shakespeare 

Ödülleri:
Türkiye Bilimler Akademisi Hizmet Ödülü, 1999
ABD Türk Dernekleri Asamblesi: ABD‘deki en başarılı Türk bilim adamı armağanı,
Columbia Üniversitesi Thorn Wilder Çeviri Armağanı,
Rockfeller Vakfı Bilimsel Araştırma Bursu,
Dışişleri Bakanlığı Üstün Hizmet Ödülü, 2000
Kraliçe II. Elizabeth tarafından verilen Knight Grand Cross Madalyası (“Sir” karşılığı), 1971,
UNESCO Madalyası,

Talât Sait Halman’ın Şiirlerinden Örnekler:
GÜVERCİN
bu gece bir güvercin uykusuz
peşine düşmeyecek artık
güz yapraklarının
düşünüyor yalnız
geyiğin uzanıp ölmeye gittiği kuytuyu
bir güvercin uykusuz bu gece
şadırvan yorgun
yaşlı askerlerin ellerindeki
kanı yıkamaktan
yangın yerinde tütüp duran küller var
zafer türküsü bu
cennet tomurcuğu
uykusuz bir güvercin bu gece
bir eski denizi dinliyor
baykuşların gülücükleri görmeden
biliyor bu karanlık
masmavi kesilecek
tüyler
dallar
alevler
bir yüce rüzgâr beklerken
yepyeni bir aşk içinde
biliyor o rüzgâr kopup gelecektir
bu gece uykusuz bir güvercin
and içiyor uyanık kalmaya
düşündeki güneş
doğuncaya kadar
güvercin bekliyor
ecel bekliyor
bir yeni çağ
uykusuz bir güvercin

İSTANBUL
Hangi ayazmadan su içsem
Başında kaç batın
Susuzluktan ölmüştür
Irıpları çekmeyegör
Boğazda her balığa
Bir orospu gömülmüştür
Dinmişse
Saraylarda düğünler
Harem ağası gülmüştür
Yangın yerlerinde tekbir
Yoksulların
Canevinden dökülmüştür
İstanbul
Çağların görmekten korktuğu
Düştür

GÖZ / DAĞ
Aşk büyür gömgök;
küçümser göz, dağı.
Cılk yürek ummaz;
iyimser göz, dağı
Yakmadan,
nuruyla okşar, kurtarır.
Ürperir yer gök;
gülümser gözdağı.

KUŞUN AŞKI
Âşık kuşu tutmaz en yaman ökse bile;
Dal hain, kök katil bir kökse bile,
Âşık kuş uçar özgür; İncitmez onu
Gök kubbe hasetten yarılıp çökse bile.

ÇÖL
Son ufuk yitmiş de kervan bilmiyor;
Çölde bin yol var da sarvan bilmiyor.
Vahalardan gelmez artık ses ve su-
Aşk ölüp gitmiş, şadırvan bilmiyor.

ESRAR
Devrim ölmüş… Sancı tekrar başlıyor.
Suçludan suçsuzdan ikrar başlıyor…
Süngü-tank-işkence-kan-zindan-ceset.
Baş eğen toplumda esrar başlıyor.

GÖÇEBE
Toz bizim, toprak değil- kökler yasak;
Kuş bizim, yağmur bizim- gökler yasak…
Hem tohumdur, hem mezardır terkimiz;
Her ufuk er geç bizim, her yer yasak.

YARATI
Her zorba, doyumsuz bin şeytan yaratır;
Halk, ekmeği, özgürlüğü taştan yaratır.
Gaddarlığı er geç ezecektir sevgi –
Kör tanrıyı aşkım yeni baştan yaratır.

YALNIZ
Yalnızlığı hiç bilmeyeceksin.
Kuytular, tanrılarındır.
Çağlar ve sınırlar ötesinden
Sana hep seslenecek can çekişen kurbanlar.
Hangi ıssızlığa varsan
çağrışan açlar bulacaksın
Başaklar sallanırken tâ uzaklarda
Altın ve hayırsız,
Yaşamak yorgunu açlar
Bir kapkara iman gibi davet edecek
Seni görkemli beraberliğine.
Yalnızlığı hiç bilmeyeceksin
Korkular, tanrılarındır.
Bir ülkü uğruna kurban düşen yiğitler var:
Can yoldaşı, kan kardeşisin onlar için
Bir yaman türkü söylüyorlar sana.
Tarih
Kahraman sesleri hep boğmuş bir cellat
Dün, bugün ve yarın
En uzak güneşlere türküler yakanlar,
Bir coşkulu isyan gibi davet edecek
Seni görkemli beraberliğine.
Yalnızlığı hiç bilmeyeceksin.
Tenhadaki lanetli sular, tanrılarındır.
Ve bilir belki yaşlanan ırmak
Gölge olmak değil onun yazgısı,
Baş eğmemek, yiğitçe haykırmak;
Gölden göle, dağdan denize
Özgür akarak bentleri kırmak…
Kör kuyular, tanrılarındır.
Bilge olmaktır ırmağın yazgısı,
Sormağı bilmek yanıtsız soruyu.
Susmağı bilmek ve coşup durmağı.
Köhnemiş dağlara, ham meyvalara
Taze bir ses taşıyıp bir yeni çağ açtırmak.
Akıp giden bir akıldır ölüm,
bilir bunu su.
Toprakta hep ezilse de aşkın uğultusu,
Çağıldayan o ölümsüz pınarlar, ummanlar
davet edecek
Seni görkemli beraberliğine.
Yalnızlığı hiç bilmeyeceksin.
Aşkı sönük uykular, tanrılarındır.
Sen öyle soylu ve günseviler yarattın ki
Sevgililer, tek bir ağaç olmağa
Can atan güçlü bir orman gibi davet edecek
Sen görkemli beraberliğine.
Yalnızlığı hiç bilmeyeceksin
Bin gözle bakıp okşadığın
Açlar ve yiğitler, yoksullar ve sevenler
Sönmek diye bir yazgıya başkaldırarak,
Susarken yaman türküler söyleyen
Güneşler gibi
Davet edecek
Seni görkemli beraberliğine.

Kaynak:Biyografi.info

Etiketler, , , , , , , , , , , ,